ÖZET: Başvuran, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü’nde özel hukuk öğrencisi olarak, tez savunmasında yaptığı eleştiriler nedeniyle aldığı kınama cezasının iptalini talep etmiştir. Disiplin cezası, 22 Şubat 2024 tarihinde kendisine bildirilmiş ve başvuranın itirazı 30 Mart 2024 tarihinde reddedilmiştir. Başvuran, kendisine isnat edilen fiilin net bir şekilde belirtilmediğini, savunma hakkının kısıtlandığını ve disiplin soruşturmasının mevzuata uygun olarak zamanında sonuçlandırılmadığını ifade etmiştir.

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Rektörlüğü, disiplin soruşturmasının 22 Eylül 2023 tarihinde başladığını, 19 Ekim 2023 tarihinde bir soruşturmacı atandığını ve raporun 13 Aralık 2023’te sunulduğunu belirtmiştir. Rektörlük, başvuranın sözlerinin eleştiri niteliğinde olduğunu kabul etse de, disiplin cezasının verilmesinin gerekliliğini savunmuştur. Ancak, disiplin soruşturmasının mevzuat gerekliliklerine uygun olarak zamanında tamamlanmadığı tespit edilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını, idarenin açıklamalarını ve ilgili mevzuatı değerlendirerek, disiplin cezasının hukuka uygun olmadığını belirtmiştir. Bu bağlamda, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Rektörlüğü’ne, başvuran hakkında verilen disiplin cezasının iptal edilmesi yönünde tavsiyede bulunulmuştur.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/9298-S.24.14418

BAŞVURU NO : 2024/4481

KARAR TARİHİ : 02.09.2024

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : İSTANBUL MEDENİYET ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ

Başvuranın, hakkında verilen disiplin cezasının iptal edilmesi talebi

BAŞVURUNUN KONUSU :

hk.

BAŞVURU TARİHİ : 01.04.2024

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. tarafından Kurumumuza yapılan tarihli başvuruda özetle; başvuran, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Özel hukuk Anabilim dalı öğrencisi olduğunu, tez savunma sınavındaki sözleriyle yükseköğretim kurumu personelinin şeref ve haysiyetini zedelediği gerekçesiyle verilen kınama cezasının 22/02/2024 tarihinde kendisine bildirildiğini, Üniversite Yönetim

Kuruluna yaptığı itirazın reddine ilişkin kararın 30/03/2024 tarihinde tebliğ edildiğini, kendisine isnat edilen ve suç teşkil ettiği iddia olunan fiilin açıkça belirtilmediği, kime karşı hangi sözü söylediğinin veya hangi fiili işlediğinin ve hangi suça sebebiyet verdiğinin açıkça ortaya konulması gerektiğini, ifadelerinin genel eleştiri mahiyetinde olduğunu, disiplin soruşturmasının somut delillerle ortaya konulmadığı için savunma hakkının kısıtlandığını, disiplin soruşturması sürecinin mevzuata yer alan “Soruşturma, onay tarihinden itibaren on beş gün içinde sonuçlandırılır.” hükmüne uygun olmadığını, disiplin soruşturması başlatıldığının 01/11/2023 tarihinde kendisine bildirildiğini, kınama cezasının 22/02/2024 tarihinde tebliğ edildiğini, tezinin haksız ve keyfî olarak reddedildiği için dava açacağını söylediği için hakkında disiplin soruşturması açıldığını belirterek disiplin soruşturması neticesinde verilen kınama cezasının iptal edilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuru konusu hakkında İstanbul Medeniyet Üniversitesi Rektörlüğünden alınan 09/07/2024 tarihli ve

E sayılı yazı eklerinde;

2.1. Hukuk Fakültesi Özel Hukuk Bölümü Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi .’nin, 22/09/2023 tarihinde tez savunması esnasında aday ve jüri üyeleri arasında yaşanan tartışma sonrasında, Özel Hukuk Tezli Yüksek Lisans Programında kayıtlı hakkındaki şikayeti üzerine

/

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü tarafından disiplin soruşturması açıldığı,

2.2. Prof. Dr. . ’nin 19/10/2023 tarihinde soruşturmacı olarak görevlendirildiği, soruşturmacı tarafından jüri üyelerinin ve başvuranın savunma ve ifadelerinin alındığı ve düzenlenen soruşturma raporunun 13/12/2023 tarihinde Enstitüye sunulduğu,

2.3. Başvuranın, tez savunmasında söylediği sözlerin eleştiri mahiyetinde olduğunu belirttiği, danışman hocasına önyargılı olduğunu ve tezsiz yüksek lisansa geçmesine yönelik teklifinin yersiz olduğunu belirterek reddettiği, jürinin ön yargılı olduğunu ve bu ön yargının danışman hocadan jüriye sirayet ettiğini ifade ettiği,

2.4. Dr. Öğr. Üyesi nin, tezsiz yüksek lisansa geçmesine yönelik teklifinin iyi niyetli bir teklif olduğunu, kendisinden daha kıdemli olan diğer jüri üyelerini etkilemesinin söz konusu olmadığını ifade ettiği; jüri üyesi Prof. Dr. . ’nin diğer jüri üyelerinden farklı olarak başvuranın tezi hakkında başlangıçta kabul yönünde oy kullandığını, bunun sebebi olarak da tezdeki eksikliklere rağmen savunmadan sonraki bir aylık süreçte yoğun ve iyi bir çalışmayla tezin geçebilecek seviyeye gelebileceğini düşündüğünü, ancak öğrencinin karar açıklandıktan sonra jüri üyelerinin önyargılı ve danışman tarafından telkin altında oldukları, geçebilecek seviyedeki tezinin bu şekilde telkinlerle geçirilmediği şeklindeki söz ve tavırlarından ötürü kendisinin de oyunu olumsuz olarak değiştirdiğini, öğrencinin açıkça jüri üyeleri olarak kendilerinin bağımsız ve tarafsız olmadıklarını iddia ederek mesleki haysiyet ve şereflerine, mesleki onurlarına saldırdığını ve kişilik haklarını ihlal ettiğini ifade ettiği, jüri üyesi .’nin de yazılı ifadesinde, başvuranın tezinin başarısız bulunduğunun söylenmesi üzerine öğrencinin, tez danışmanını diğer üyeleri etkilemekle itham ettiğini, yapılan eleştirilerin geçerli olmadığını, tezinin geçmesi gerektiğini, tezine kasten ret verildiğini, jüri üyelerinin objektif olmadığını beyan ederek ve saygı sınırlarını aşarak dava açacağını söylediğini ifade ettiği,

2.5. Soruşturma raporunda, “…Bütün ifadeleri ayrıntılı bir şekilde incelediğimizde öğrencinin kendi çalışmasına yönelik iyiniyetli düşüncelerinin, danışman ve jüri üyelerinin düşüncelerinin önüne geçtiğini, bu sebeple çalışmasına yönelik eleştirileri şahsi algılayarak kendisinin öğretim üyelerine karşı bir ön yargıya sahip olduğu görülmektedir. Bir tez çalışmasının başarılı kabul edilmesi gibi bir zorunluluk bulunmamaktadır. Jüri üyeleri ve dahi danışman, tezi akademik sınırlar içerisinde kalmak koşuluyla eleştirilebilir, reddedebilir. Bu sebeple jüri üyelerine yönelik olarak sarf edilen, telkin altında oldukları, ön yargılı oldukları, savunmadan önce kalacağına karar verildiği yönündeki beyanlar eleştiri sınırlarını aşmaktadır.” ifadelerine yer verilerek 2547 sayılı YÖK Kanununun 54 üncü maddesinin ilgili hükümleri uyarınca, başvuranın söz ve davranışlarının “Yükseköğretim kurumundan bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma” cezası ile cezalandırılması gerektirdiği, ancak soruşturulan öğrencinin gerek eğitim durumu gerekse şimdiye kadar herhangi bir disiplin cezası almadığı göz önüne alınarak ilgili maddedeki en hafif ceza olan kınama cezasının verilmesi gerektiği kanaatine varıldığı,

2.6. Disiplin soruşturması neticesinde, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü

Müdürlüğü tarafından verilen kınama cezasının 16/02/2024 tarihli yazı ile başvurana bildirildiği,

2.7. Başvuranın kendisine verilen kınama cezasına yaptığı itirazın 20/03/2024 tarihinde oybirliğiyle reddedildiği

hususlarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın:

3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 3.2.“Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi” başlıklı 42’nci maddesinde; “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz…” 3.3. “Yükseköğretim kurumları” başlıklı 130’uncu maddesinde; “Çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversiteler Devlet tarafından kanunla kurulur… Üniversiteler ve bunlara bağlı birimler, Devletin gözetimi ve denetimi altında olup, güvenlik hizmetleri Devletçe sağlanır… Yükseköğretim kurumlarının kuruluş ve organları ile işleyişleri ve bunların seçimleri, görev, yetki ve sorumlulukları üniversiteler üzerinde Devletin gözetim ve denetim hakkını kullanma usulleri, öğretim elemanlarının görevleri, unvanları, atama, yükselme ve emeklilikleri, öğretim elemanı yetiştirme, üniversitelerin ve öğretim elemanlarının kamu kuruluşları ve diğer kurumlar ile ilişkileri, öğretim düzeyleri ve süreleri, yükseköğretime giriş, devam ve alınacak harçlar, Devletin yapacağı yardımlar ile ilgili ilkeler, disiplin ve ceza işleri, malî işler, özlük hakları, öğretim elemanlarının uyacakları koşullar, üniversitelerarası ihtiyaçlara göre öğretim elemanlarının görevlendirilmesi, öğrenimin ve öğretimin hürriyet ve teminat içinde ve çağdaş bilim ve teknoloji gereklerine göre yürütülmesi, Yükseköğretim Kuruluna ve üniversitelere Devletin sağladığı malî kaynakların kullanılması kanunla düzenlenir.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir…”, 5. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun; 5.1.“Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde, “Bu kanunun amacı; yükseköğretimle ilgili amaç ve ilkeleri belirlemek ve bütün yükseköğretim kurumlarının ve üst kuruluşlarının teşkilatlanma, işleyiş, görev, yetki ve sorumlulukları ile eğitim-öğretim, araştırma, yayım, öğretim elemanları, öğrenciler ve diğer personel ile ilgili esasları bir bütünlük içinde düzenlemektir.”, 5.2. “Yükseköğretim Kurumlarının görevleri” başlıklı 12 nci maddesinde, “Bu kanundaki amaç ve ana ilkelere uygun olarak yükseköğretim kurumlarının görevleri; a. Çağdaş uygarlık ve eğitim – öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde, toplumun ihtiyaçları ve kalkınma planları ilke ve hedeflerine uygun ve ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim – öğretim, bilimsel araştırma, yayım ve danışmanlık yapmak, b. Kendi ihtisas gücü ve maddi kaynaklarını rasyonel, verimli ve ekonomik şekilde kullanarak, milli eğitim politikası ve kalkınma planları ilke ve hedefleri ile Yükseköğretim Kurulu tarafından yapılan plan ve programlar doğrultusunda, ülkenin ihtiyacı olan dallarda ve sayıda insan gücü yetiştirmek, … d.

Örgün, yaygın, sürekli ve açık eğitim yoluyla toplumun özellikle sanayileşme ve tarımda modernleşme

/

alanlarında eğitilmesini sağlamak, … f. Eğitim – öğretim ve seferberliği içinde, örgün, yaygın, sürekli ve açık eğitim hizmetini üstlenen kurumlara katkıda bulunacak önlemleri almak, …”, 5.3. “Öğretim üyelerinin görevleri” başlıklı 22 nci maddesinde; “a. Yükseköğretim kurumlarında ve bu kanundaki amaç ve ilkelere uygun biçimde önlisans, lisans ve lisansüstü düzeylerde eğitim – öğretim ve uygulamalı çalışmalar yapmak ve yaptırmak, proje hazırlıklarını ve seminerleri yönetmek, b.

Yükseköğretim kurumlarında, bilimsel araştırmalar ve yayımlar yapmak, c. İlgili birim başkanlığınca düzenlenecek programa göre, belirli günlerde öğrencileri kabul ederek, onlara gerekli konularda yardım etmek, bu kanundaki amaç ve ana ilkeler doğrultusunda yol göstermek ve rehberlik etmek, d. Yetkili organlarca verilecek görevleri yerine getirmek, e. Bu kanunla verilen diğer görevleri yapmaktır.”, 5.4. “Öğrencilerin disiplin işleri” başlıklı 54 üncü maddesinin; 5.4.1. “(Değişik:2/2/2023-7437/2 md.) Disiplin cezaları ve disiplin cezalarını gerektiren disiplin

suçları” başlıklı birinci fıkrasında, “(1) Disiplin cezaları ve disiplin cezalarını gerektiren disiplin suçları:

a) Kınama: Öğrenciye öğrencilikle ilgili kusurlu davranışlarından dolayı kınandığının yazılı olarak bildirilmesidir. Kınama cezasını gerektiren eylemler şunlardır: 1) Yükseköğretim kurumu yetkililerince istenilen bilgileri yanıltmak amacıyla eksik veya yanlış bildirmek, 2) Ders, seminer, sınav, uygulama, laboratuvar, atölye çalışması, bilimsel toplantı ve konferans gibi çalışmaların düzenini bozmak, 3) (İptal alt bent: Anayasa Mahkemesinin 22/2/2024 tarihli ve E: 2023/78, K: 2024/55 sayılı Kararı ile), 4)

Yükseköğretim kurumunca veya yükseköğretim kurumunun izniyle asılmış güncel duyuruları, program ve benzerlerini koparmak, yırtmak, değiştirmek, karalamak veya kirletmek, 5) Sınavlarda kopyaya teşebbüs etmek, 6) Üniversite kampüsünde üniversite senatosu tarafından belirlenen alanlar dışında, sigara ve diğer tütün ürünleri ile elektronik sigara kullanmak, b) Yükseköğretim kurumundan bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma: Öğrenciye, yükseköğretim kurumundan bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırıldığının ve bu süre içerisinde derslere ve sınavlara katılamayacağının yazı ile bildirilmesidir. Yükseköğretim kurumundan bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezasını gerektiren eylemler şunlardır: 1) Öğrenme ve öğretme hürriyetini engelleyici veya yükseköğretim kurumlarının işleyiş ve huzurunu bozucu eylemlerde bulunmak, 2) Disiplin soruşturmalarının usulüne uygun bir şekilde yürütülmesini engellemek, 3) Yükseköğretim kurumundan aldığı kendine hak sağlayan bir belgeyi başkasına vererek kullandırmak veya başkasına ait bir belgeyi kullanmak, 4) Yükseköğretim kurumunda kişilerin şeref ve haysiyetini zedeleyen sözlü veya yazılı eylemlerde bulunmak, 5) Yükseköğretim kurumu personelinin, kurum içinde ya da dışında, şeref ve haysiyetini zedeleyen sözlü veya yazılı eylemlerde bulunmak, 6) Yükseköğretim kurumunda alkollü içki içmek, 7) (İptal alt bent: Anayasa Mahkemesinin 22/2/2024 tarihli ve E: 2023/78, K: 2024/55 sayılı Kararı ile) 8) Yükseköğretim kurumu personeli veya öğrencilerini tehdit etmek”.

5.4.2. “Disiplin amirleri” başlıklı üçüncü fıkrasında, “a) Bir fakülte, enstitü, konservatuvar, yüksekokul veya meslek yüksekokulu içinde öğrencilerin işlemiş oldukları disiplin suçlarından dolayı soruşturma açmaya ilgili fakülte dekanı, enstitü, konservatuvar, yüksekokul veya meslek yüksekokulu müdürü yetkilidir…”, 5.4.3. “Soruşturmanın süresi ve zamanaşımı” başlıklı dördüncü fıkrasında, “a) Disiplin soruşturmasına, disipline konu olay öğrenilince derhal başlanılır ve soruşturma en geç otuz gün içinde sonuçlandırılır. Soruşturma bu süre içinde tamamlanamaz ise soruşturmacı gerekçeli olarak ek süre talep edebilir. Disiplin amiri sunulan gerekçeyi ve zamanaşımı sürelerini dikkate alarak her defasında otuz günü

geçmemek üzere altmış güne kadar, toplu olarak işlenen suçlarda ise doksan güne kadar ek süre verebilir…”, 5.4.4. “Savunma hakkı” başlıklı beşinci fıkrasında, “a) Hakkında disiplin soruşturması açılan öğrenciye isnat edilen suçun neden ibaret olduğu, savunmasını yapacağı tarihten en az yedi gün önce yazılı olarak bildirilir; ayrıca öğrenci bilgi sistemi üzerinden veya elektronik posta ya da kısa mesaj ile de bildirilebilir.

Bu yazıda; öğrenciden belirtilen gün, saat ve yerde savunmasını yapmak üzere hazır bulunması istenilir. b)

Savunma yapmak üzere gelen kişi, savunmasını sözlü olarak yapabileceği gibi yazılı olarak da sunabilir.

Yazılı savunma sunulduktan sonra soruşturmacı öğrenciye ek sorular yöneltebilir…”, 5.4.5. “Disiplin soruşturmasında uyulacak esaslar” başlıklı altıncı fıkrasında, “…g) Soruşturma sonuçlandığında bir rapor düzenlenir. Raporda soruşturma onayı, soruşturmaya başlama tarihi, soruşturulanın kimliği, isnat edilen suç konuları, soruşturmanın safhaları, deliller ve alınan savunma özetlenir. İsnat edilen suçun sabit olup olmadığı tartışılır ve sabit bulunması halinde eyleme uyan disiplin cezası teklif edilir. Soruşturmayla ilgili belgelerin asıl veya suretleri bir dizi pusulasına bağlanarak rapora eklenir. Soruşturma raporu, dosya ile birlikte soruşturmayı açan mercie tevdi edilir…”, 5.4.6. “Disiplin cezası verme yetkisi” başlıklı yedinci fıkrasında, “a) Kınama ve yükseköğretim kurumlarından bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezaları ilgili fakülte dekanı, enstitü, konservatuvar, yüksekokul veya meslek yüksekokulu müdürünce verilir. b) Müşterek mekânlarda işlenen disiplin suçlarından dolayı kınama ve yükseköğretim kurumlarından bir aya kadar uzaklaştırma cezası verme yetkisi rektöre aittir. c) Yükseköğretim kurumundan bir veya iki yarıyıl için uzaklaştırma cezası ile yükseköğretim kurumundan çıkarma cezaları, yetkili disiplin kurulunca verilir. ç) Fakülte, enstitü, konservatuvar, yüksekokul veya meslek yüksekokulunca yürütülen soruşturmalarda bu birimlerin yönetim kurulları, rektörlük tarafından yürütülen soruşturmalarda ise üniversite yönetim kurulu, disiplin kurulu görevini yerine getirir.”, 5.4.7. “Oylama, karar ve karar süreleri” başlıklı dokuzuncu fıkrasında, “…ç) Disiplin cezası vermeye yetkili amirler kınama, yükseköğretim kurumundan bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezalarına soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren en geç on gün içinde karar vermek zorundadır. Diğer disiplin cezalarının verilmesini gerektiren hallerde, dosya derhal disiplin kuruluna havale edilir. Disiplin kurulu, dosyayı aldığı tarihten itibaren en geç on gün içinde karar verir.”, 5.4.8. “Disiplin soruşturmasının sonucunun bildirilmesi, başvuru yolları ve cezaların uygulanması:” onuncu fıkrasında, “a) Disiplin soruşturmasının sonucu, hakkında disiplin soruşturması yürütülen öğrenci ile varsa mağdura bildirilir. b) Disiplin soruşturması sonunda verilen disiplin cezası, soruşturma açmaya yetkili amir tarafından yukarıda sayılanlara ilaveten; öğrenciye burs veya kredi veren kuruluşa ve yükseköğretim kurumuna bildirilir. c) Disiplin cezası vermeye yetkili amir veya kurul kararlarında hangi tarihten itibaren uygulanacağı belirtilmediği takdirde, disiplin cezaları verildikleri tarihten itibaren uygulanırlar. ç) Disiplin amirleri ve kurullarınca verilen disiplin cezalarına karşı on beş gün içinde üniversite yönetim kuruluna itiraz edilebilir. Dosya kapsamında, disiplin suçunu oluşturan fiil sebebiyle doğrudan mağdur olan kişi de aynı usulle karara itiraz edebilir. Cezalar öğrencinin dosyasına işlenir. d)

İtiraz halinde, üniversite yönetim kurulu, on beş gün içinde itirazı kabul veya reddeder. İtirazın kabulü halinde yetkili disiplin amiri veya kurulu kabul gerekçesini dikkate alarak otuz gün içinde karar verir. e)

Öğrencilere verilen disiplin cezalarına karşı, itiraz hakkı kullanılmadan da idari yargı yoluna başvurulabilir.”

hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

6. Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü tarafından açılan disiplin soruşturması neticesinde kendisine verilen disiplin cezasının iptal edilmesini talep etmektedir.

8. İstanbul Medeniyet Üniversitesi, hakkında Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü tarafından açılan disiplin soruşturması dosyasını Kurumumuza iletmiş olup söz konusu dosyanın incelenmesinden, olayda 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun 54 üncü maddesinin 1/b fıkrasının 5 inci bendinde yer alan, Yükseköğretim Kurulu personelinin, kurum içinde ya da dışında, şeref ve haysiyetini zedeleyen sözlü ve yazılı eylemlerde bulunmak fiilinin vuku bulduğu kanaatine varıldığı, ancak başvuranın daha önce herhangi bir disiplin cezası almadığı göz önüne alınarak daha hafif olan kınama cezasının verildiği görülmüştür.

9. İlgili mevzuat kısmında 5 numaralı paragraflarda yer verildiği üzere, Yükseköğretim Kanununun 54 üncü maddesinde, yükseköğretim kurumları öğrencilerine verilecek disiplin cezaları ile soruşturmalara ilişkin usul ve esaslar düzenlemiş olup; maddenin dördüncü fıkrasında, disiplin soruşturmasının en geç otuz gün içinde sonuçlandırılacağı, soruşturma bu süre içinde tamamlanamaz ise soruşturmacının gerekçeli olarak ek süre talep edebileceği, altıncı fıkrasında, disiplin soruşturmasında uyulacak esasların neler olduğu, yedinci fıkrasında, kınama ve yükseköğretim kurumlarından bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezalarının ilgili fakülte dekanı, enstitü, konservatuvar, yüksekokul veya meslek yüksekokulu müdürünce; yükseköğretim kurumundan bir veya iki yarıyıl için uzaklaştırma cezası ile yükseköğretim kurumundan çıkarma cezalarının yetkili disiplin kurulunca verileceği, dokuzuncu fıkrasında, disiplin cezası vermeye yetkili amirlerin kınama, yükseköğretim kurumundan bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezalarına soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren en geç on gün içinde karar vermek zorunda oldukları belirtilmiştir.

10. Başvuru konusu olayda soruşturma dosyasının incelenmesinden; 22/09/2023 tarihinde gerçekleşen tez savunması sırasında, aday ve jüri üyeleri arasında yaşanan tartışma sonrasında, tez danışmanının Özel

Hukuk Tezli Yüksek Lisans Programında kayıtlı hakkındaki şikayeti üzerine İstanbul

Medeniyet Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü tarafından disiplin soruşturması açıldığı, Prof. Dr. .’nin 19/10/2023 tarihinde soruşturmacı olarak görevlendirildiği, soruşturmacı tarafından jüri üyelerinin ve başvuranın savunma ve ifadelerinin alındığı ve düzenlenen soruşturma raporunun 13/12/2023 tarihinde Enstitüye sunulduğu, başvurana verilen kınama cezasının 16/02/2024 tarihli yazı ile başvurana bildirildiği anlaşılmıştır.

11. 2547 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında, “Disiplin soruşturmasına, disipline konu olay öğrenilince derhal başlanılır ve soruşturma en geç otuz gün içinde sonuçlandırılır. Soruşturma bu süre içinde tamamlanamaz ise soruşturmacı gerekçeli olarak ek süre talep edebilir. Disiplin amiri sunulan gerekçeyi ve zamanaşımı sürelerini dikkate alarak her defasında otuz günü geçmemek üzere altmış güne kadar, toplu olarak işlenen suçlarda ise doksan güne kadar ek süre verebilir.” denilmesine rağmen

/

olayda, Prof. Dr. . ’nin 19/10/2023 tarihinde soruşturmacı olarak görevlendirilmesiyle başlayan disiplin soruşturmasına dair soruşturma raporunun 13/12/2023 tarihinde Enstitüye sunulduğu, dolayısıyla en geç otuz gün içinde sonuçlandırılması gereken soruşturmanın bu süre içinde tamamlanamadığı, soruşturmacı tarafından ek süre talebinde de bulunulmadığı; ayrıca, 54 üncü maddenin dokuzuncu fıkrasında, “Disiplin cezası vermeye yetkili amirler kınama, yükseköğretim kurumundan bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezalarına soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren en geç on gün içinde karar vermek zorundadır.” denilmesine rağmen olayda kınama cezasının 16/02/2024 tarihli yazı ile başvurana bildirildiği dolayısıyla soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren en geç on gün içinde karar verilmediği görülmüştür.

12. İdare olarak üniversitenin hizmet sunduğu bireylere, yani öğrencilerine, üniversite içinde kabul edilmiş olan düzen kurallarına uymamaları halinde yaptırım uygulama yetkisine sahip olduğu açıktır. Ancak disiplin hukukunun kaynağını oluşturan bu yetkinin, Anayasa çerçevesinde, yasalarla belirlenen koşullarda kullanılacağının ve idarenin, yasal belirleme ve dayanak olmadan herhangi bir davranışın yaptırım gerektirdiğini takdir edip kendi yetkisiyle bu konuda kural koyamayacağının göz ardı edilmemesi gerekmektedir. Ayrıca disiplin soruşturması yapılırken ve disiplin cezası verilirken de disiplin hukukuna hâkim olan temel ilkelerin gözden kaçırılmaması gerekmektedir. Bu kapsamda Yükseköğretim Kanunun ilgili hükümlerinde, soruşturmanın ne şekilde yapılacağına ilişin usul ve esaslara ayrıntılı bir şekilde yer verilmiştir.

13. Bu bağlamda, bir öğrenci hakkında verilecek disiplin cezasının ilgili mevzuatında belirtilen usul ve esaslara uygun şekilde verilmesi gerekliliği disiplin hukukunun temel ilkelerinden olduğu gibi hukuki güvenlik ilkesinin de bir gereğidir.

14. Disiplin soruşturmasının, soruşturmacının ek süre talebinin bulunmaması halinde, en geç otuz gün içinde sonuçlandırılması gerektiği açık olduğundan, başvuran hakkında usulüne uygun olarak verilmemiş olan disiplin cezasının süre yönünden iptali gerekmektedir.

15. Yukarıda yer alan açıklamalar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde, başvuran hakkında usulüne uygun olarak verilmeyen disiplin cezasında hukuka ve hakkaniyete uyarlık olmadığı sonucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı

6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde, idarenin

Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkelerine uygun davrandığı görülmüştür.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse dava açma süresinden (varsa) arta kalan süre işlemeye devam edecek olup İstanbul İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvuran hakkında verilen disiplin cezasının geri alınması hususunda İSTANBUL MEDENİYET

ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA;

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca;

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Rektörlüğü tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Bu kararın BAŞVURANA ve İSTANBUL MEDENİYET ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/