ÖZET: Başvuran, İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hekim olarak çalışmakta olup, 15 Mart 2022 tarihinde bir hastanın tanı ve tedavi sürecinde eksik değerlendirme yaptığı gerekçesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/A-1(a) maddesi uyarınca uyarma cezası almıştır. Başhekimlik tarafından verilen bu ceza, İstanbul Valiliği İl Disiplin Kurulu tarafından yapılan itiraz sonucunda onaylanmış ve başvuran, daha önce disiplin cezası almamış olmasına rağmen haksız bir ceza ile cezalandırıldığını belirterek bu kararın iptalini talep etmiştir.

İstanbul Valiliği İl İdare Kurulu Müdürlüğü, başvuranın disiplin cezasının hukuka uygun olduğunu, sürecin ilgili mevzuata uygun şekilde yürütüldüğünü ve itirazın reddedildiğini açıklamıştır. Disiplin cezalarının, kamu hizmetinin düzenli bir şekilde yürütülmesi amacıyla uygulandığı ve bu cezaların verilmesinde belirli usul ve esaslara uyulması gerektiği vurgulanmıştır. Başvuranın iddiaları ve idarenin açıklamaları değerlendirildiğinde, disiplin cezasının usul ve esas açısından yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, başvuranın talebi reddedilmiş ve bu kararın tebliği ile birlikte, ilgili idarenin işlemine karşı dava açma süresinin devam edeceği belirtilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi tarafından verilen bu karar, başvuran ve İstanbul Valiliği’ne iletilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/5046-S.24.7983

BAŞVURU NO : 2023/18143

KARAR TARİHİ : 10.05.2024

RET KARARI

Adres:

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : İSTANBUL VALİLİĞİ

BAŞVURUNUN KONUSU : Disiplin cezasının geri alınması talebi hk.

BAŞVURU TARİHİ : 15.11.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran Sendikası (Tüzel Kişi No:

) Kurumumuza yapmış olduğu başvurusunda özetle; Eğitim ve Araştırma Hastanesinde hekim olarak görevli olduğunu, 15.03.2022 tarihinde tanı ve tedavi sürecinde eksik değerlendirme yaptığı gerekçesiyle 657 sayılı Kanunun 125/A-1(a) maddesi uyarınca

Uyarma cezası ile tecziye edildiğini, Başhekimlik tarafından verilen söz konusu karara karşı yapılan itirazın

İstanbul Valiliği İl Disiplin Kurulunca reddedildiğini, daha önce hiçbir disiplin cezası almamasına rağmen haksız bir ceza ile cezalandırıldığını ifade ederek İstanbul Valiliği İl Disiplin

Kurulunun 06.09.2023 tarih ve / sayılı kararının iptalini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi-belge talebimize istinaden İstanbul Valiliği İl İdare

Kurulu Müdürlüğünün cevabi yazı ve eklerinde özetle;

2.1. Başvuranın İstanbul ili ilçesi

Hastanesinde Radyoloji uzmanı hekim olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi görev yapmakta olduğu,

2.2. Başvuruya konu olayın, 15.03.2022 tarihinde

Hastanesinde tanı ve tedavi sürecinde, acil servise baş ağrısı ve yüzünün sağ yarısında uyuşma şikayeti ile başvuran hasta için acil serviste görevli nöbetçi hekim tarafından baş ağrısına yönelik acil beyin tomografisi

tetkiki istendiği, çekilen kontrastsız Kranial Tomografisinin eksik değerlendirildiği gerekçesiyle

28.07.2023 tarihinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 125nci maddesinin A/a bendi uyarınca Uyarma

cezası ile tecziye edildiği,

2.3. Söz konusu cezaya itiraz edildiği ancak reddedildiği ve kararın İl Disiplin Kurulunca iptal edilmesinin mümkün olmadığı, açıklamalarına yer verilmiş olup, söz konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ek olarak Kurumumuza gönderilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde, “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü amirdir.

4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı

5 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü

eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmüne yer verilmiştir.

5. 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun;

5.1. “Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 11 inci maddesinde, “Devlet memurları kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar.”,

5.2. “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinde, “Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:…

Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil

ve haller şunlardır:

A – Uyarma: Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.

a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak,

5.3. “Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar” başlıklı 126 ncı maddesinin birinci fıkrasında, “ Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir.”,

5.4. “Zamanaşımı” başlıklı 127 nci maddesinde, “Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, Başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.”,

5.5. “Savunma hakkı” başlıklı 130 uncu maddesinde, “Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez.

Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.”,

5.6. “İtiraz” başlıklı 135 inci maddesinde, “Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir.

İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir.

İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır.

İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler.”,

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin reddi yönünde öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

7. Hastanesinde Radyoloji uzmanı hekim olarak görevli olan Başvuran,

15.03.2022 tarihinde tanı ve tedavi sürecinde eksik değerlendirme yaptığı gerekçesiyle 657 sayılı Kanunun

125/A-1(a) maddesi uyarınca Uyarma cezası ile tecziye edildiğini, Başhekimlik tarafından verilen söz konusu karara karşı yapılan itirazın İstanbul Valiliği İl Disiplin Kurulunca reddedildiğini, daha önce hiçbir disiplin cezası almamasına rağmen haksız bir ceza ile cezalandırıldığını ifade ederek İstanbul Valiliği İl

Disiplin Kurulunun 06.09.2023 tarih ve / sayılı kararının iptalini talep etmektedir.

8. Bilindiği üzere, Anayasanın 2 inci maddesinde Devletin temel nitelikleri arasında hukuk devleti ilkesine yer verilmiş olup, hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirlilik”tir. Bu ilkeye göre, hukuki düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi de gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup birey, yasadan, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir. Ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlar. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (AYM, 17/04/2008 tarihli, E.2005/5, K.2008/93 sayılı kararı).

9. Disiplin cezaları, gerek yargı kararlarında gerekse doktrinde belirtildiği gibi kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla; kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin emrettiği ödevleri yerine getirmeyen, uyulmasını zorunlu kıldığı hususlara uymayan ve yasakladığı işleri yapan devlet memurlarına durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre verilen cezalardır. Kamu hizmetinin belli bir düzen içerisinde yürütülmesi için gerekli önlemlerden olan disiplin cezaları, niteliği gereği öteki idari işlemlerden farklıdır.

Disiplin cezası vermeye yetkili organlar, bu organların oluşumu, çalışma usulü, karar oluşturması, bu kararlara itiraz ve bütün bu sürecin her aşaması için öngörülen süre koşulları ile disiplin cezası işlemi sıkı şekil şartına bağlı olarak uygulanmalıdır.

10. Bu açıdan, başvuruya konu disiplin cezalarına ilişkin sunulan bilgi ve belgelerde, söz konusu disiplin soruşturma süreçlerinde yürütülen iş ve işlemlerin, zamanaşımı süreleri, usulüne uygun savunma alınması, itiraz süreci, ceza vermeye yetkili makam gibi usulü işlemler açısından ilgili mevzuat hükümlerine uygun olduğu değerlendirilmiştir.

/

11. Yukarı anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuran hakkında yürütülen soruşturma sonucunda verilen disiplin cezasının usul ve esas açısından hukuken yerinde olduğu anlaşıldığından verilen uyarma cezasının kaldırılması yönündeki talebin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

12. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idarenin, başvuranla ilgili işlemlerinde bu ilkelere uyduğu görülmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

13. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Kararın başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İstanbul İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre; BAŞVURUNUN REDDİNE,

Bu kararın BAŞVURANA ve İSTANBUL VALİLİĞİNE tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi