TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 18546-18546 |sayi|18745356-101.07.06-E.18745356-101.07.06-E.

BAŞVURU NO : 2018/6325 2018/ 6325

KARAR TARİHİ : 07/11/2018 |tarih|

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURU VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : –

BAŞVURUYA KONU İDARE : İzmir Valiliği

Hazine ve Maliye Bakanlığı

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın tarafına tecziye edilen disiplin cezasının iptali ve Milli Emlak

Müdürlüğündeki görevine iadesi talebi hakkındadır .

BAŞVURU TARİHİ : 09/05/2018 9.5.2018

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, İzmir Defterdarlığı Milli Emlak Dairesi Başkanlığı Emlak Müdürlüğü kadrosunda Defterdarlık olarak çalışmakta iken kendisine 31/ 01/ 2018 tarihinde 1 (Bir) Yıl

Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezası tecziye edildiğini, söz konusu disiplin cezasına konu disiplin soruşturma raporunda, milli emlak dairesinde çalışmasının uygun olmadığı yönünde değerlendirme yer aldığından Mal Müdürlüğü Muhasebe Birimine atamasının yapıldığını belirterek tarafına hukuka aykırı biçimde tecziye edilen disiplin cezasının iptalini ve Milli Emlak

Dairesindeki görevine iadesini talep etmektedir .

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzca istenen bilgi ve belge üzerine Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından gönderilen 31/ 08/ 2018 tarihli ve sayılı yazıda; 2.1. Başvuruya konu disiplin soruşturmasına ve disiplin cezasına ilişkin Defterdarlık Uzmanı tarafından düzenlenen 24/ 10/ 2017 tarih ve sayılı Ön İnceleme

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi

Raporu, 21/ 11/ 2017 tarih ve D.S.R.2017- 7/ 01 sayılı Disiplin Soruşturma Raporu, söz konusu disiplin

1 / 10soruşturma raporundaki öneri doğrultusunda İzmir İl Disiplin Kurulunun 31/ 01/ 2018 tarih ve 17

sayılı kararı ile 1 (Bir) Yıl Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin karar, savunma istem yazısı, savunması ve tebliğ-tebellüğ belgesi, soruşturma sırasında İzmir

Valiliğinin 15/ 09/ 2017 tarih ve sayılı görevden uzaklaştırılmasına ilişkin onayı ve tebliğ-tebellüğ belgelerinin ekte gönderildiği, 2.2. Adı geçen hakkında düzenlenen 21/ 11/ 2017 tarih ve sayılı Disiplin Soruşturma

Raporunda; “Milli Emlak dışında başka bir görevde ve mümkünse başka bir yerde görevlendirilmesinin uygun olacağı …” önerisi üzerine, ilgili 11/ 12/ 2017 tarihli Bakanlık Makamı onayı ile İzmir Milli Emlak Dairesi Başkanlığından (İzmir) Malmüdürlüğüne atandığı, ayrıca adı geçenin yeniden Milli Emlak Dairesi Başkanlığındaki görevine iadesinin İdarelerince uygun görülmediği, 2.3. Başvuranın görev yeri değişikliği öncesinde sürdürmekte olduğu görev, doğrudan mükelleflerle ilgili, Devlete ait taşınmazların (Milli Emlak) satılması, kiraya verilmesi, irtifak, tahsis gibi işlemlerin yürütülmesi olduğu, bu nedenle başvuranın görevini yürüttüğü sırada meydana gelen soruşturma konusu olay hem idarenin hem de adı geçenin hakkında mükellef nezdinde olumsuz bir intiba uyandıracağı düşünülerek görev yeri ve birimi değiştirilmek suretiyle hem kendisinin hem de kurumlarının korunmasına özen gösterildiği, Açıklamalarına yer verilmiştir .

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük

Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”, 5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun; 5.1. Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller başlıklı 125 inci maddesinde; “Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren

fiil ve haller şunlardır :

…

D – Kademe ilerlemesinin durdurulması : Fiilin ağırlık derecesine göre memurun, bulunduğu kademede ilerlemesinin 1 – 3 yıl durdurulmasıdır .

Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır :

a) Göreve sarhoş gelmek, görev yerinde alkollü içki içmek, b) Özürsüz ve kesintisiz 3 – 9 gün göreve gelmemek,

2 / 10c) Görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlamak,

d) Amirine veya maiyetindekilere karşı küçük düşürücü veya aşağılayıcı fiil ve hareketler yapmak, e) Görev yeri sınırları içinde herhangi bir yeri toplantı, tören ve benzeri amaçlarla izinsiz kullanmak veya kullandırmak, f) Gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek, g) (Mülga :17 / 9/ 2004 – 5234/ 33 md.) h) Ticaret yapmak veya Devlet memurlarına yasaklanan diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak, ı) Görevin yerine getirilmesinde dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımı yapmak, kişilerin yarar veya zararını hedef tutan davranışlarda bulunmak, j) Belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak, k) Açıklanması yasaklanan bilgileri açıklamak, l) Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek, m) Diplomatik statüsünden yararlanmak suretiyle yurt dışında, haklı bir sebep göstermeksizin ödeme kabiliyetinin üstünde borçlanmak ve borçlarını ödemedeki tutum ve davranışlarıyla Devlet itibarını zedelemek veya zorunlu bir sebebe dayanmaksızın borcunu ödemeden yurda dönmek, n) Verilen görev ve emirleri kasten yapmamak, o) Herhangi bir siyasi parti yararına veya zararına fiilen faaliyette bulunmak .” 5.2. “Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar” başlıklı 126 ncı maddesinde; “Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir .” 5.3. “Görevden Uzaklaştırma” başlıklı 137 nci maddesinde; “Görevden uzaklaştırma, Devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülecek Devlet memurları hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir .” 6. 6292 sayılı Orman Köylülerinin Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına

Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında

Kanunun; 6.1. “Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; 31/ 8/ 1956 tarihli ve

6831 sayılı Orman Kanununun 2 nci maddesi gereğince, Hazine adına orman sınırları dışına

çıkarılan yerlerin değerlendirilmesi, yeni orman alanlarının oluşturulması, nakline karar verilen

Devlet ormanları içinde veya bitişiğinde bulunan köyler halkının yerleştirilmesi ve orman köylülerinin kalkındırılmasının desteklenmesi ile Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir .” 6.2. “Hak sahibi, başvuru ve doğrudan satış” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “ 2/B alanlarında bulunan taşınmazlar hakkında bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenen güncelleme listelerine veya kadastro tutanaklarına ya da kesinleşmiş mahkeme kararlarına göre oluşturulan tapu kütüklerinin beyanlar hanesine göre; bu taşınmazların 31 / 12/ 2011 tarihinden önce kullanıcısı ve/veya üzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilen kişilerden bu taşınmazları satın almak için süresi içerisinde idareye başvuran ve idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul edenler bu Kanuna göre hak sahibi sayılır .”, üçüncü fıkrasında; “Hak sahiplerinden birinci fıkra kapsamında olanlar bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı

3 / 10ay içinde, ikinci fıkra kapsamında olanlar ise, güncelleme listelerinin tescil edildiği veya kadastro

tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren sekiz ay içinde idareye başvurarak, bu taşınmazların bedeli karşılığında kendilerine doğrudan satılmasını isteyebilirler .”, dördüncü fıkrasında; “Hak sahiplerine doğrudan satılacak olan taşınmazların satış bedeli; dört yüz metrekareye kadar olan kısmı için rayiç bedelin yüzde ellisi, fazlası için rayiç bedelin yüzde yetmişi üzerinden hesaplanır .

Birden fazla taşınmazda hak sahibi olunması hâlinde yüzde elli satış bedeli hesaplaması, hak sahibinin tercih edeceği sadece bir taşınmaz için uygulanır . Bir taşınmazdaki hak sahipliğinin devredilmesi hâlinde yüzde elli satış bedeli hesaplaması, taşınmazın sadece dört yüz metre karesi için ve hak sahiplerinin hisselerine oranlanarak uygulanır . (Ek cümle : 6/ 3/ 2013- 6444/ 1) Ancak, tamamen ve münhasıran bilfiil tarımsal amaçlı olarak kullanılan ve üzerinde tarımsal amaçlı yapılar (mandıra, sera, ağıl, kümes vb .) ile sürekli ikamet amacıyla kullanılan konut hariç yapı bulunmayan yerler için satış bedeli, rayiç bedelin yüzde ellisi üzerinden hesaplanır, bu şekilde satılan taşınmazların sonradan farklı amaçla kullanılması hâlinde, taşınmazın satış tarihi itibarıyla rayiç bedelinin yüzde yetmişi üzerinden hesaplanacak bedel esas alınarak aradaki fark kanuni faiziyle birlikte ecrimisilin tarh, tahakkuk ve tahsiline ilişkin hükümler uyarınca kayıt malikinden tahsil edilir .” onuncu fıkrasında; “Hak sahibi olunmasında kanuni halefiyet, hak sahibinin veya mirasçılarının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra noter tarafından düzenlenecek muvafakatname vermeleri hâlinde ise akdî halefiyet hükümleri geçerlidir .”

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurana tecziye edilen disiplin cezasının hukuka ve hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğundan bahisle iptali gerektiği, milli emlak dairesinde görevine iadesi talebinin ise reddi gerektiği yönünde idareye tavsiyede bulunulması yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran, İzmir Defterdarlığı Milli Emlak Dairesi Başkanlığı Emlak Müdürlüğü kadrosunda Defterdarlık olarak çalışmakta iken kendisine 31/ 01/ 2018 tarihinde 1 (Bir) Yıl

Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezası tecziye edildiğini, söz konusu disiplin cezasına konu disiplin soruşturma raporunda, milli emlak dairesinde çalışmasının uygun olmadığı yönünde değerlendirme yer aldığından Mal Müdürlüğü Muhasebe Birimine atamasının yapıldığını belirterek tarafına hukuka aykırı biçimde tecziye edilen disiplin cezasının iptalini ve Milli Emlak

Dairesindeki görevine iadesini talep etmektedir .

9. Şikâyet başvurusuna ilişkin uyuşmazlığın anlaşılabilmesi amacıyla olay süreci önem arz etmektedir . Başvuran, İzmir İli, Bornova İlçesi, Mahallesinde bulunan vasıflı taşınmazı arkadaşları ile birlikte hak sahibinden devralmıştır . Söz konusu taşınmaza ilişkin devir işlemleri aynı zamanda başvuranın o dönemde görev yapmakta olduğu Bornova Emlak Müdürlüğü yetki ve görevinde olduğundan, devir işlemlerinin tamamlandığı süreçte, ilgili emlak müdürlüğünce başvuranın söz konusu taşınmazı devraldığından haberdar olunmuş ve başvuranın görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine ve aile efradına menfaat sağladığı değerlendirmesi yapılarak bu süreç ile ilgili soruşturma başlatılmıştır . Takiben başvuran 15/ 09/ 2017 tarihinde üç ay süre ile görevden uzaklaştırılmıştır . Söz konusu disiplin soruşturması sonucu

4 / 10başvurana 1 (Bir) Yıl Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezası tecziye edilmiştir . Başvuran

kendisi ve arkadaşları adına ilgili taşınmazı devralma sürecinde, söz konusu arazi hazine adına kayıtlı 2/B vasıflı olduğundan, hazineden satın alma noktasında herhangi bir sorun yaşamamak ve yapılan işlemi garantiye almak amacıyla kendisinin de çalıştığı ve ilgili mal müdürlüğünde görevli

Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni dan dosyada bir sıkıntı olup olmadığı hususunda bilgi almak istemiş ve her vatandaşın bu tip bilgileri sorduğu ve kendisinin de gizli olmayan bu bilgileri her vatandaş ile paylaştığından bahisle dosyada iki adet muvafakat olduğu bilgisini başvuran ile paylaşmıştır . Bu sebepten dolayı da Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni ’ya aylıktan kesme cezası tecziye edilmiştir .

10. 21/ 11/ 2017 tarihinde Defterdarlık Uzmanı . tarafından düzenlenen disiplin soruşturması raporunda; yapılan incelemelerden elde edilen bilgiler ile hakkında ön inceleme yapılanlar ve tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulan kişilerin beyanları da dikkate alındığında;

“Başvuran ve arkadaşlarının, yatırım yapmak ve/veya daha sonra değerlendirerek kazanç elde etmek amacıyla 2/B ve/veya özel mülkiyete konu başka bir taşınmaz satın almak niyetiyle kendi aralarında karar aldıkları, almayı düşündükleri taşınmazın belirlenmesi amacıyla, başvuranın daha önce tanıştığı ve sosyal bir takım paylaşımlar vesilesiyle münasebetlerini kuvvetlendirdiği adlı kişiyle irtibata geçildiği, adlı kişinin de kendi bağlantılarını kullanmak suretiyle taşınmaz satın alma iradesini ortaya koyan adı geçenlere, içerisinde soruşturmaya konu 2/B taşınmazının da olduğu bir takım yerler önerdiği, başvuran ve arkadaşlarının, kendilerine önerilen yerlerden

Köyünde bulunan 2/B taşınmazını görmek suretiyle beğendikleri ve bu taşınmazı almaya karar verdikleri, ancak, daha sonra sorun yaşamamak adına, söz konusu taşınmazın satın alma hakkını devralma noktasında herhangi bir problem olup olmadığını öğrenmek amacıyla başvuranın, Bornova Emlak Müdürlüğünde görev yapan ve söz konusu taşınmaza ilişkin iş ve işlemlerin yürütülmesinden sorumlu dosya personeli . aracılığı ile taşınmaz dosyasında yer alan bilgilere ulaşmak suretiyle bu konudaki tereddütlerini giderdiği, taşınmaz dosyası açısından dosyasında herhangi sorun olmadığı anlaşıldıktan sonra, önceki 2/B akdi halefler olan . ve . adlı kişilerle 06/ 09/ 2017 tarihinde 725.000 TL bedel üzerinden anlaşma yapıldığı, bu anlaşma uyarınca peşinatların verildiği ve 2/B başvurusunun son günü olan 07/ 09/ 2017 tarihinde noterden muvafakatname düzenlemek suretiyle söz konusu 2/B taşınmazını doğrudan satın alma haklarını devraldıkları, devir işleminden sonra ise, başvuranın; kendisi ve adı geçen diğer kişiler namına başvuru işlemlerinin tekemmül ettirilmesine yönelik işlemleri yürüttüğü ve başvuru bedellerini ödediği” anlaşılmaktadır .

11. Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin değerlendirilmesi, yeni orman alanlarının oluşturulması, nakline karar verilen Devlet ormanları içinde veya bitişiğinde bulunan köyler halkının yerleştirilmesi ve orman köylülerinin kalkındırılmasının desteklenmesi ile Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla, 6292 sayılı Orman Köylülerinin

Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle

Hazineye Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun çıkarılmıştır . Bu kanunun 6 ncı maddesinde;

Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan ( 2/B) taşınmazlarının, bu taşınmazlarla ilgili işlemleri yürütsün veya yürütmesin kamu görevlilerince satın alınmasını yasaklayan herhangi bir hüküm bulunmamaktadır . Bu sebeple başvuranın söz konusu taşınmazı akdi halef sıfatıyla satın alma şeklinde fiil ve eylemde herhangi bir suç unsuru bulunmamaktadır . Nitekim bu durum hem ilgili disiplin soruşturması raporunda hem de İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/ 11744 karar numaralı Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararında tespit edilmiştir .

12. Başvuran taşınmaz satın alma sürecinde görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağladığından bahisle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası tecziye edilmiştir . Bu sebeple

5 / 10şikâyet başvurusuna konu olayda önem arz etmekte olan husus, söz konusu taşınmazın satın

alınmasından ziyade, satın alma sürecinde, kamu görevlisi personellerin sahip oldukları görev, yetki ve bilgileri kendi amaç ve çıkarları doğrultusunda kullanıp kullanmadıkları noktasında toplanmaktadır . Yani, söz konusu taşınmazın nasıl belirlendiği, satışı yapan önceki akdi haleflerle irtibatın nasıl kurulduğu ve taşınmaz dosyasında yer alan bilgilere bir şekilde ulaşılıp ulaşılmadığı ve nihayet bu süreç sonrasında herhangi bir çıkar sağlayıp sağlamadıkları hususu önem arz etmektedir .

Bu hususlar araştırılırken ilgili disiplin soruşturması raporundan faydalanılmıştır .

13. Söz konusu disiplin soruşturması raporunda iki ihtimal üzerinde durulmuştur . Birinci ihtimal, akla ilk gelen ve hayatın olağan akışına uygun olan ihtimal olarak değerlendirilmiş ve bu ihtimalde başvuranın 2/B taşınmazını satın alma yönünde harekete geçerken söz konusu taşınmazı yürütmekte olduğu görev sebebiyle sahip olduğu ve niteliği itibariyle gizli kalması gereken bilgiler veya yetkilerden faydalanmak suretiyle belirlemiş olabileceğidir . Ancak soruşturmacı tarafından gerek bu yönde yapılan araştırmalar gerekse alınan ifadelerden söz konusu taşınmazın belirleniş şeklinin planlı bir hareketin sonucunda gerçekleştiğine yönelik bir bulguya rastlanamamış, başvurulan tüm kişilerin beyanları ve ifadeleri ile diğer hususlar da dikkate alındığında spontane bir şekilde gerçekleştiğinin anlaşıldığı belirtilmiştir . Bunlara ek olarak, ilgili disiplin soruşturması raporunda akdi haleflerden muvafakat alma ve Defterdarlığa başvurma işlemleri, başvuru süresinin son gününe ancak yetiştirilebilmiş olduğuna ve başvuranın ve V.H.K.İ . ’nın da ifadelerinden de dosyada sorun olup olmadığı yönündeki bilgilere de hemen hemen aynı zamanda erişilerek düşüncesizce hareket edilmiş olduğuna işaret edilmiştir . Aynı şekilde başvuran tarafından yapılan özel bir araştırma neticesinde ilgili taşınmaz belirlenmiş ve gerekli hazırlıklar yapılmış olsa idi gayrimenkul şirketi sahibi olan ’nın rehberliğine hiç ihtiyaç duyulmayacağı, devir işlemlerini hak sahipliği bulunan ve başvuranın daha önceden de tanıdığı ile doğrudan başlatabileceği değerlendirilmiştir . Disiplin soruşturması raporunda belirtilen ikinci ihtimal ise; satın alınması düşünülen taşınmazda 6292 sayılı Kanunda yer alan hükümler açısından herhangi bir sorunu olup olmadığı belirlenirken başvuranın sahip olduğu yetkiyi ve görevini kendi çıkarı doğrultusunda kullanıp kullanmadığıdır . Bu doğrultuda yapılan incelemelerde; disiplin cezası tecziye ile sonuçlanan olay, hak sahipliğinin devri için adı geçenler tarafından 725.00 TL gibi yüksek sayılabilecek bir ödeme yapıldığı, dolayısıyla dosyada yer alabilecek bir problem nedeniyle akim kalma ihtimali olan işlemin garanti altına alınması gerektiği bu sebeple de taşınmaz dosyası ile ilgili işlemleri yürüten

V.H.K.İ . ’dan dosyada sorun bulunup bulunmadığı bilgisinin alınmak istenmesi ve iki farklı muvafakatname bulunduğu bilgisinin alınmasıdır . Bu doğrultuda bahsi geçen disiplin soruşturması raporunda başvuranın iş arkadaşı olan V.H.K.İ . ile iletişime geçerek menfaatlerini sağlama alma yönünde hareket ettiğinden bahisle bu fiil ve eylemlerinin 657 sayılı Kanunun 125 inci maddesinin (D) fıkrasının (c) bendinde yer alan, ‘göreviyle ilgili her ne suretle olursa olsun çıkar sağlamak’ hükmü kapsamında değerlendirilerek ‘Kademe İlerlemesinin Durdurulması’ cezasıyla cezalandırılması gerektiği kanaatine varıldığı belirtilmiştir .

14. Söz konusu disiplin soruşturmasında üzerinde durulan ihtimaller Kurumumuzca değerlendirildiğinde, bu ihtimalde başvuranın 2/B taşınmazını satın alma yönünde harekete geçerken söz konusu taşınmazı yürütmekte olduğu görev sebebiyle sahip olduğu ve niteliği itibariyle gizli kalması gereken bilgiler veya yetkilerden faydalanmak suretiyle belirlemediği, özel hayatında iletişim kurduğu üçüncü kişiler vasıtasıyla belirlediği, ikinci ihtimalde ise taşınmaz dosyası ile ilgili işlemleri yürüten V.H.K.İ . ’dan dosyada sorun bulunup bulunmadığı bilgisinin istenmesinin ise; söz konusu bilgilerin gizli olmaması, bu yolla taşınmaz edinmek isteyen her vatandaşın gelip bu bilgileri edinmesinin mümkün olduğu hususları ile birlikte değerlendirildiğinde görevi ile ilgili olarak herhangi bir şekilde çıkar sağladığı sonucuna ulaşılamamaktadır . Ayrıca başvuran söz konusu taşınmazı edinilmesinde ilgili taşınmazın bedeli, tespiti, edinimi gibi süreçlerde herhangi bir hukuka

6 / 10aykırılığa sebebiyet vermemiş, söz konusu taşınmazı ilgili idarenin öngördüğü bedel üzerinden ve

ilgili kanunda düzenlenmiş usulün takip edilmesi suretiyle edindiği anlaşılmıştır .

15. Bilindiği üzere idari işlem, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarından oluşmaktadır . Bu unsurlardan herhangi biri bakımından bir sakatlık halinin varlığı o idari işlemi hukuka aykırı kılmaktadır . Nitekim 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2 nci maddesinin birinci fıkrasında, iptal davasında idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka aykırılık iddialarının inceleneceğine işaret edilmiştir . İdari işlemin unsurları arasında yer alan sebep ve konu ögesi, birbiriyle yakın ilişki içerisinde olup idari işleme temel formunu kazandırmaktadır .

Bu bakımdan işlemin denetlenmesi gerektiğinde dikkatle üzerinde durulması gereken unsurlar, ilgili işlemin sebebi ve konusu dur . Sebep unsuru, ilgili mercii idari işlem tesis etmeye sevk eden hukuki veya fiili etkenlere ilişkindir . İdari işlemin tesis edilmesi için kanunda veya alt düzenleyici işlemlerde sebep unsuruna açıkça veya belirsiz bir biçimde yer verilebileceği gibi hiç değinilmemiş de olabilir . Konu unsuru ise, idari işlem ile birlikte hukuk âleminde meydana gelen değişikliği içermektedir ve sebebe bağlanan hukuki sonuç olarak ortaya çıkmaktadır .

16. Şikâyet başvurusuna konu edilen idari işlemde; 1 (Bir) Yıl Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezası tecziye edilmesi ilgili idari işlemin konusu yani ilgili idari işleme bağlanan hukuki sonuçtur .

Disiplin cezası işleminin sebep unsuru ise 657 sayılı Kanunun 125 inci maddesinin D fıkrasının c bendinde; görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlamak olarak belirlenmiştir .

Gerek ilgili idarece Kurumumuza gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden gerekse ilgili disiplin soruşturma raporunun tetkikinden başvuranının görevi ile ilgili olarak sahip olduğu yetkiyi kullandığı ve bu suretle de kendisine ve yakınlarına çıkar sağladığı sonucuna ulaşılamamıştır .

Başvuran her vatandaş gibi edinme hakkı olan taşınmazı satın alma sürecinde gerekli işlemleri yapmış ve gizli olmayan bilgileri almak amacıyla her vatandaş gibi ilgili memura başvurmuştur . Bu süreçte de ilgili idarece tespit edilen taşınmaz ücretini tamamlayarak gerekli ödemeyi gerçekleştirmiştir . Hal böyle iken başvuranın görevi ile ilgili olarak herhangi bir çıkar sağladığı tespiti yapılamadığından, sebep unsuru bakımından hukuka aykırı olan söz konusu idari işlemin hukuk âleminde herhangi bir geçerliliği kalmamıştır .

17. Kanun koyucu, hukuk devletinde kamu hizmetlerinin gereği gibi uyum ve düzen içinde yürütülmesini sağlamak ve ihmal veya dikkatsizlik sonucu ortaya çıkması muhtemel sorunların önüne geçmek amacıyla, hizmeti sunan kamu görevlilerine yönelik olarak, mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan disiplin düzenlemeleri içeren çeşitli kurallar ve yaptırımlar öngörebilmektedir . Bu açıdan, disiplin cezaları, kamu görevlilerinin görev, yetki ve sorumlulukları kapsamında kamu hizmetlerinin yürütülmesi ve kamu yararının devamlılığının sağlanması amacıyla yasal olarak düzenlenmiş yaptırımlar olarak karşımıza çıkmaktadır . Memurlar hakkındaki disipline dair hükümler 657 sayılı Kanunun 124 ile 144 üncü maddeleri arasında düzenlenmiştir . Söz konusu mevzuata göre; disiplin cezaları, kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla; kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin emrettiği ödevleri yerine getirmeyen, uyulmasını zorunlu kıldığı hususlara uymayan ve yasakladığı işleri yapan devlet memurlarına durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre verilen cezalardır . Ayrıca kamu hizmetinin belli bir düzen içerisinde yürütülmesi için alınan önlemlerden biridir . Disiplin cezalarının personelin kusurlu hareketlerinin bir daha tekrar edilmemesi ve personelin bundan sonraki davranışlarında daha dikkatli davranmasını teminen tesis edilmektedir . Bu kapsamda başvuranın ödev ve sorumlulukları ifa etme ve mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunma gibi bir takım işlemler ve eylemlerinin bulunduğuna ilişkin somut bir veri sunulamadığından ve mevcut veriler aksini işaret ettiğinden ve ilgili idari işlemin ölçülük ilkesine aykırı olduğu değerlendirildiğinden, başvurana

7 / 10tecziye edilen 1 (Bir) Yıl Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezasının hukuka aykırı olduğu tespit

edilmiştir .

18. Bununla birlikte; ilgili soruşturma raporunda; başvuranın görevi sebebiyle irtibat kurduğu kişilerle olan münasebetlerini, memur-mükellef/vatandaş sınırlarının ötesinde bir boyuta taşıdığına şahit olunduğunun, uyuşmazlık konusu olayda da 2/B taşınmazı satın alma amacıyla irtibata geçtiği ile ilişkilerini geliştirdiğinin, söz konusu münasebetini ortak işler yapma aşamasına getirdiğinin, bunu yaparken de söz konusu işin görevi ile ilgili olan yönüne aldırış edilmediğinin anlaşıldığı belirtilmiştir . Yine ilgili soruşturma raporunda; yürüttüğü milli emlak iş ve işlemleri vesilesiyle vatandaşlarla sıkı ilişkiler içine girdiği tespit edilen başvuranın, niteliği itibariyle vatandaşla zaman zaman diyaloglar kurma ihtiyacı doğuran Milli Emlak işlerinde çalıştırılmasının doğru olmayacağı, bu sebeple başvuranın Milli Emlak Dairesi Başkanlığından alınarak Milli Emlak dışında başka bir göreve ve mümkünse başka bir yerde görevlendirilmesinin uygun olacağının değerlendirildiği belirtilmiştir .

19. Takdir yetkisi, idarenin belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan bir serbestiye ya da belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması olarak tanımlanmaktadır . İdari işlemler tesis edilirken, İdareler, bağlı yetki veya takdir yetkisi çerçevesinde karar alırlar . Bu doğrultuda, idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarının tümünün hukuk kuralları tarafından önceden belirlenerek, idareye belli bir yönde hareket etme hususunda bir tercih tanınmamışsa veya idareye belli bir tasarrufta bulunması kesin olarak emredilmişse bağlı yetkiden, idarenin nerede ve nasıl bir tasarrufta bulunacağının hukuk kuralları ile önceden kesin bir şekilde belirlenmediği durumlarda ise idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir .

20. İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması idarenin görevlerinin niteliği gereği zorunludur . Ancak, idareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına da gelmez . Bu doğrultuda idare takdir yetkisini kullanırken yasanın koyduğu sınırlar içinde kalmalı, eşitlik ilkesine önem vermeli, bu yetkiyi kamu yararı için kullanmalı, yasanın öngördüğü amaçtan başka ya da kamu yararı dışında bir amaç için kullanamamalı ve bu yetkiyi gerekçeli olarak kullanmalıdır . Ayrıca öğretide de, idarenin takdir yetkisini kullanırken yasaların koyduğu sınırlar içerisinde hareket etmesi, eşitlik ilkesine riayet etmesi, kamu yararı için kullanılması ve gerekçeli olması gibi ilkelere uygun şekilde işlem tesisinin Hukuk Devleti açısından zorunlu olduğu belirtilmektedir . Bu doğrultuda, idarenin iş ve işlemlerinde kamu yararına ve hizmet gereklerine riayet etmesi, yasal ve makul gerekçeye dayanması, nesnel ve adil olması, eşitlik ve hakkaniyet ölçütlerini gözetmesi hukuk devleti olmanın gereği olup, idarenin yasalarla kendisine tanınan takdir yetkisini bu ilke ve ölçütleri göz önünde tutarak kullanması gerekir .

21. Kamu hizmetlerinin sürekliliği ilkesi çerçevesinde, kamu hizmetlerinin sürekli, düzenli, etkili ve verimli bir biçimde yürütülmesi gerekmektedir . Aksi halde kamu yararının gerçekleşmemesi gibi bir tehlike bulunduğundan, uygulamada yetkili amirlerin bunun için hukuka uygun her türlü önlemi almaları söz konusu olmaktadır . Bu açıdan, personelin hizmetine ihtiyaç duyulan yere görevlendirilmesi idarelerin takdir yetkisinin dâhilinde olup, yetkili amirlerin ihtiyacın az olduğu yerlerdeki personeli ihtiyaç duyulan yerlerde görevlendirmeleri, kamu kaynaklarının etkili ve verimli bir şekilde kullanılması açısından bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır .

22. Başvuranın görev yeri değişikliği öncesinde sürdürmekte olduğu görev, doğrudan mükelleflerle

8 / 10ilgili, Devlete ait taşınmazların (Milli Emlak) satılması, kiraya verilmesi, irtifak, tahsis gibi

işlemlerin yürütülmesi olduğu, bu nedenle başvuranın görevini yürüttüğü sırada meydana gelen soruşturma konusu olay hem idarenin hem de adı geçenin hakkında mükellef nezdinde olumsuz bir intiba uyandıracağı düşünülerek görev yeri ve birimi değiştirilmek suretiyle hem kendisinin hem de kurumlarının korunmasına özen gösterildiği belirtildiğinden, başvuruya konu olayda kamu yararı, hizmet gerekleri, kamu hizmetinin sürekli ve düzenli yürütülmesi ilkeleri gereğince, başvuruya konu idarenin sebeple başvuranın Milli Emlak Dairesi Başkanlığından alınarak Milli Emlak dışında başka bir göreve ve mümkünse başka bir yerde görevlendirilmesinin uygun olacağı değerlendirilerek Milli

Emlak Dairesindeki görevine iadesi talebinin reddinde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum tesis edilememiştir .

23. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvurana tecziye edilen 1 (Bir) Yıl

Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezasının hukuk ve hakkaniyet ilkelerine aykırı biçimde tespit edildiği değerlendirilmiş, ancak başvuranın Milli Emlak Dairesindeki görevine iadesi talebinin reddinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır .

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir .

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

25. 14/ 06/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Kısmi Tavsiye Kısmi Ret Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İzmir İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle başvurana tecziye edilen disiplin cezasının iptali talebine ilişkin olarak

BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Başvurana tecziye edilen 1 (Bir) Yıl Kademe İlerlemesinin Durdurulması Cezasının iptali yönünde işlem tesisi yönünde İZMİR VALİLİĞİNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA, Başvuranın Milli Emlak Dairesindeki görevine iadesi talebinin reddine,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca;

İZMİR VALİLİĞİ tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza

9 / 10bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın BAŞVURANA, İZMİR VALİLİĞİNE ve HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi