TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 1797-1797 18745356- 101.07.06-E.

BAŞVURU NO : 2016/3758 2016/ 3758

KARAR TARİHİ : 08/03/2017

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURU VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü

BAŞVURUNUN KONUSU : Disiplin cezasının kaldırılması talebi

BAŞVURU TARİHİ : 09/09/2016 9.9.2016

I. USÛL

A. Başvuru Süreci

1) Başvuru, Kurumumuza elektronik başvuru yöntemiyle yapılan 09/ 09/ 2016 tarihli ve sayılı

evrak numarası ile kayıt altına alınan, şikayet başvuru belgesi vasıtasıyla yapılmıştır . Şikayet başvurusunun karara bağlanması için 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve İmza Yetkileri

Yönergesinin 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca, şikâyetin incelenmesine ve araştırmasına geçilmiş olup, 13/ 01/ 2017 tarihli ve 2016/ 3758 başvuru sayılı “Kısmen Tavsiye

Kısmen Ret Kararı Önerisi”yle Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

B. Ön İnceleme Süreci

2) Yapılan ön inceleme neticesinde, başvuru konusunun Kurumumuzun görev alanına girdiği,

başvuranın meşru, kişisel ve güncel bir menfaatinin olduğu, idari başvuru yollarının tüketildiği, başvurunun süresinde yapıldığı ve diğer ön inceleme konularında da bir eksiklik bulunmadığı, bu nedenle başvurunun incelenmesine ve araştırılmasına engel bir durumun olmadığı tespit edilmiştir .

II. OLAY VE OLGULAR

A. Başvuranın Konu Hakkındaki Açıklamaları ve İddiaları

3) Başvuran, haksız yere kamu malına zarar verdiği gerekçesi ile ‘uyarma’ cezası ile

cezalandırıldığını ancak gerçekte kendisinin böyle bir zararı vermediğini, söz konusu ‘uyarma’ cezasının haksız olduğunu, itiraz hakkının olduğunu çok geç öğrendiğini ve bu nedenle süreyi

1 / 8geçirdiğini belirterek cezanın kaldırılmasını Kurumumuzdan talep etmektedir .

B. İdarenin Başvuru Konusuna İlişkin Açıklamaları

4) Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi ve belge talebimize istinaden Maden Tetkik ve Arama

Genel Müdürlüğü’nün 27/ 10/ 2016 tarihli ve E . sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

4.1) Talep edilen belgelere ilişkin suretlerin yazı ekinde yer aldığı, ayrıca başvurucunun disiplin

amirince verilen uyarma cezasına itiraz etmediği, daha önce bir disiplin soruşturması geçirmediğinden hakkında açılmış bir dava bulunmadığı açıklaması yapılmıştır .

5) Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğünden en son alınan 08/ 12/ 2016 tarihli ve E .

sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

5.1) Bilimsel Dokümantasyon ve Tanıtma Daire Başkanlığı Tanıtma Şube Müdürlüğüne bağlı

Matbaa Servis Şefliğinde çalışmakta olan başvuru sahibinin görevi ile ilgisi olmamasına rağmen matbaa zeminini su ile ıslatmasıyla bilgisayar, yazıcı ve internet bağlantılarının olduğu prizlerin kısa devre yapmasına ve birim yöneticisi odasındaki camın kırılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle 04/ 08/ 2016 tarihinde tutulan tutanağın ilgili Şube Müdürü tarafından 05/ 08/ 2016 tarihli ve E .

sayılı yazı ile Daire Başkanlığına iletildiği, Daire Başkanlığı tarafından ilgilinin savunmasının alınması talimatıyla yazının Şube Müdürlüğüne havale edildiği, Şube Müdürlüğü tarafından başvuru sahibinden savunmasının istenildiği, 12/ 08/ 2016 tarihinde savunma yazısının teslim edildiği Servis

Şefi tarafından 12/ 08/ 2016 tarihli ve E . sayılı yazı ile Şube Müdürlüğüne ve Şube Müdürlüğü tarafından da Daire Başkanlığına sunulduğu, Daire Başkanlığınca başvuranın savunması yerinde ve yeterli bulunmayarak, ‘işyerinde sukün ve çalışma düzenini bozan davranışlarda bulunup, kamu malına zarar verdiği tespit edildiğinden’ 657 sayılı Kanunun 125. maddesi (A) fıkrasının (a) ve (e)

bendi gereğince, ‘Uyarma’ cezası ile tecziyesine karar verildiği, 15/ 08/ 2016 tarih ve E . sayılı yazı ile adı geçene kararın tebliğ edildiği ve ilgilinin itiraz hakkını kullanmadığı,

5.2) Üst disiplin amirince, konu disiplin amirine havale edilmek suretiyle disiplin amirinin muhakkik

sıfatıyla aldığı savunmanın üst disiplin amirine sunulduğu ve buna göre karar verildiği,

5.3) 12/ 07/ 2012 tarih ve 28351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maden Tetkik ve Arama Genel

Müdürlüğü Disiplin Amirleri Yönetmeliğinin eki 1 sayılı cetvelde şube müdürlüğüne bağlı personelin disiplin amirinin Şube Müdürü, üst disiplin amirinin ise Daire Başkanı olarak belirlendiği,

5.4) Daha önce herhangi bir disiplin cezası olmayan başvuranın ödül ya da başarı belgesinin de

bulunmadığı açıklamaları yapılmıştır .

C. Olaylar

6) Başvuru ve ekleri ile ilgili idare tarafından Kurumumuza iletilen belgeler doğrultusunda olaylar

aşağıda özetlenmiştir .

6.1) Başvuran, Bilimsel Dokümantasyon ve Tanıtma Daire Başkanlığı Tanıtma Şube Müdürlüğüne

bağlı Matbaa Servis Şefliğinde Programcı unvanıyla çalışmaktadır .

6.2) Matbaa zeminini su ile ıslatarak bilgisayar, yazıcı ve internet bağlantılarının olduğu prizlerin

kısa devre yapmasına ve birim yöneticisi odasındaki camın kırılmasına sebebiyet verdiği ve ilgili serviste çalışan personelle kavga ettiği, çalışma huzurunu bozduğu belirtilerek başvurucu hakkında 04/ 08/ 2016 tarihinde tutanak tutulmuştur .

6.3) 08/ 08/ 2016 tarihli ve E . sayılı yazı ile tutanak eke konularak başvuranın yazılı savunması

talep edilmiştir .

6.4) Başvuran, 12/ 08/ 2016 tarihinde yazılı savunmasını teslim etmiştir .

2 / 86.5) Daire Başkanlığınca başvuranın yazılı savunması yerinde ve yeterli görülmeyerek, 657 sayılı

Kanunun 125 inci maddesinin A fıkrasının (a) ve (e) bentleri gereğince, 15/ 08/ 2016 tarihli ve

E sayılı yazı ile ‘uyarma’ cezası verilmiştir .

6.6) Disiplin cezasına karşı idareye itiraz süresini geçiren başvuran , 09/ 09/ 2016 tarihinde söz konusu

disiplin cezasının kaldırılması talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur .

D. Kamu Denetçisi Mustafa ÖZYAR’ın İnceleme ve Araştırma Bulguları

7) Başvuru konusu uyuşmazlığın çözümüne dayanak teşkil etmek üzere 19/ 10/ 2016 tarihli ve E .

sayılı ve 23/ 11/ 2016 tarihli ve E . sayılı yazılar ile Maden Tetkik ve Arama Genel

Müdürlüğü’nden bilgi ve belge talep edilmiş olup, ilgili İdare tarafından gönderilen cevabi yazı ve eklerine ‘İdarenin Başvuru Konusuna İlişkin Açıklamaları’ ve ‘Olaylar ’ bölümünde yer verilmiştir .

III. HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. İlgili Mevzuat

8) Anayasamızın ‘Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı’ başlıklı 74 üncü

maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler . … ” hükmüne , ‘Yargı yolu’ başlıklı 125 inci maddesinde;

“İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır . … Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz . Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez .” hükmüne,

8.1) ‘Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler ’ bölümünde yer alan ‘Genel ilkeler ’ başlıklı

128 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri,

atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir . …” hükmüne,

9) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun ‘İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin

sınırı’ başlıklı 2 nci maddesinde; “… İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır . İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler .” hükmüne,

10) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun ‘Kurumun görevi’ başlıklı 5 inci

maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .” hükmüne,

11) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ‘Amaç’ başlıklı 2 nci maddesinde; “Bu Kanun,

Devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, hak, yüküm ve sorumluluklarını, aylıklarını ve ödeneklerini ve diğer özlük işlerini düzenler .

3 / 8Bu Kanunda öngörülen yönetmelikler Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulur .” hükmüne,

11.1) ‘Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller ’ başlıklı 125 inci

maddesinin A fıkrasının (a) ve (e) bentlerinde; “Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile

her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır :

A-Uyarma : Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir .

Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır :

(a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak, ….

(e) Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak,” hükmüne,

11.2) ‘İtiraz’ başlıklı 135 inci maddesinde; “Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma , kınama

ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna , kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir .

İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür . Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir .

İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır .

İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler .

Disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir .” hükmüne,

12) 24/ 10/ 1982 tarihli ve 17848 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Disiplin Kurulları ve

Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmeliğin 16 ncı maddesinde; “Disiplin amirleri , bu maddede belirtilen esaslara uyulmak ve Devlet Personel Başkanlığının görüşüne dayanılmak suretiyle, kurumların kuruluş ve görev özelliklerine göre hazırlayarak yürürlüğe koyacakları özel yönetmelikler ile tespit edilir .

Başbakan ve bakanlar başında bulundukları Başbakanlık ve Bakanlık teşkilatı ile bunlara bağlı kuruluşlarda görevli bütün memurların disiplin amiridirler . Bu sıfatla haiz bulundukları yetkileri her derecedeki memur hakkında doğrudan kullanabilirler .

Başbakanlık ve bakanlıklarda, bunların bağlı kuruluşlarında ilgisine göre Başbakanlık Müsteşarı, Bakanlık Müsteşarı, bağlı kuruluşların başında bulunan müsteşar, başkan, genel müdür , genel sekreter ve müdürler, illerde valiler, ilçelerde kaymakamlar, belediyelerde belediye başkanları, yurtdışı teşkilatında misyon şefleri buralarda görevli bütün memurların en üst disiplin amirleridirler . Daha alt seviyedeki disiplin amirlerinin astlık üstlük sıralaması bu esasa göre tespit edilir . En üst disiplin amirleri haiz oldukları yetkileri her derecedeki memur hakkında doğrudan kullanabilir .

……

4 / 8Yukarıdaki fıkrada sayılanların birinci sicil amiri oldukları memurlar ile şube müdürlerinin de idari

yönden veya sicil bakımından kendilerine bağlı memurların disiplin amiri olarak tayin ve tespit edilmeleri şarttır .

…….” düzenlemesine,

12.1) 18 inci maddesinde; “Disiplin Amirleri , kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini

sağlamak amacı ile kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin Devlet Memuru olarak emrettiği görevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre, 657 sayılı

Kanunda yazılı disiplin cezalarından yetkisi dahilinde bulunanları vermeye,… . yetkilidirler .” düzenlemesine yer verilmiştir .

13) Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü Disiplin Amirleri Yönetmeliğinin ek 1 sayılı

cetvelinde; Daire Başkanlıkları bünyesinde bulunanı şube müdürüne bağlı personelin disiplin amiri

‘Şube Müdürü’ , üst disiplin amiri ise ‘Daire Başkanı’ olarak belirlenmiştir .

B. Kamu Denetçisi Mustafa ÖZYAR’ın Kamu Başdenetçisi’ne Önerisi

14) Başvuranın görevi olmamasına rağmen iş yerinin zeminini hortum tutmak suretiyle ıslattığı

yazılı savunmasından anlaşıldığından ve bu suretle “ görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık gösterdiğinin ” sabit olduğu değerlendirildiğinden, başvuran hakkında tesis edilen disiplin cezasının kaldırılması talebinin reddine; şikayete konu disiplin cezasının verilmesine temel fiil ve hallerin ve başvuranın kusurluluğunu tüm yönleriyle ortaya koyacak bilgi, belge, tutanak, tanık beyanı, v.b. delil sunulmadığı ve disiplin cezası verilmesi sürecinde usule ilişkin kurallara uyulmadığı tespit edildiğinden, idareye bundan sonra yapılacak olan disiplin soruşturmalarında mevzuatta belirlenen usullere riayet edilmesi yönünde tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak düzenlenen Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar

Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

C. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

15) Başvuran, hakkında verilen ‘Uyarma’ cezasının haksız olduğunu, kamu malına zarar

vermediğini belirterek cezanın kaldırılması talebinde bulunmuştur .

16) Disiplin cezaları, gerek yargı kararlarında gerekse doktrinde belirtildiği gibi kamu

hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla; kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin emrettiği ödevleri yerine getirmeyen, uyulmasını zorunlu kıldığı hususlara uymayan ve yasakladığı işleri yapan devlet memurlarına durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre verilen cezalardır . Disiplin soruşturmasının ise, hukukun genel ilkeleri çerçevesinde ve tarafsız bir şekilde, suç konusu olayı incelemek, lehte ve aleyhte tüm delil ve bilgileri toplamak, konuyla ilgili bilgisi bulunan kişilerin ifadelerini ve kişinin savunmasını almak suretiyle yapılması gerekmektedir .

17) Konu ile ilgili Danıştay Kararlarında da belirtildiği üzere, kamu hizmetinin belli bir düzen

içerisinde yürütülmesi için gerekli önlemlerden olan disiplin cezası, niteliği gereği öteki idari işlemlerden farklıdır . Disiplin cezası vermeye yetkili organlar, bu organların oluşumu, çalışma usulü, karar oluşturması, bu kararlara itiraz ve bütün bu sürecin her aşaması için öngörülen süre koşulları ile disiplin cezası işlemi sıkı şekil şartına bağlı olarak uygulanabilmektedir .

5 / 818) Şikayet konusu somut olayda , başvuran hakkında 04/ 08/ 2016 tarihinde matbaa zeminini su

ile ıslatarak bilgisayar, yazıcı ve internet bağlantılarının olduğu prizlerin kısa devre yapmasına ve birim yöneticisi odasındaki camın kırılmasına sebebiyet verdiği, ilgili serviste çalışan personelle kavga ettiği ve çalışma huzurunu bozduğu belirtilerek, biri servis şefliğine vekalet eden personel olmak üzere o birimde çalışan 7 personelin imzasını taşıyan bir tutanak tutulmuş ve başvuranın 08/ 08/ 2016 tarihli yazı ile savunması istenmiş, savunma 12/ 08/ 2016 tarihinde teslim edilmiş ve 15/ 08/ 2016 tarihinde uyarma cezası tecziye edilmiştir .

19) Başvuran 12/ 08/ 2016 tarihli savunmasında, büro yerini hortumla ıslattığını kabul etmekte

ancak yerde sudan etkilenebilecek kağıt rulosu, yazıcı ve priz bulunmadığını ve bu durumun şefliğe vekalet eden personel tarafından da teyit edildiğini, servis şefliği odasındaki cam kırılmasının kendi kusurundan kaynaklanmadığını ifade edip olay günü yaşanan tartışmalara ilişkin ilgili personelin isimlerini de belirterek açıklamalarda bulunmuştur . 04/ 08/ 2016 tarihli tutanak ve başvuranın 12/ 08/ 2016 tarihli yazılı savunmasından çalışma ortamı zemininin başvuran tarafından görevi olmamasına rağmen hortumla ıslatıldığı ve bu suretle 657 sayılı

Devlet Memurları Kanununun 125/A-a bendinde yer alan “görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak” fiilinin işlendiği değerlendirilmiştir . Her ne kadar başvuran, bu fiilin neticesinde zarar oluşmadığını ifade etmişse de, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/A-a bendinde yer alan disiplin cezasının uygulanabilmesi için görevle ilgili araç ve gereçlerin “korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak” yeterli olup, ayrıca zararın oluşması şartı aranmamaktadır .

20) Disiplin cezasının verilme sürecinde usule ilişkin bazı kurallara idarece uyulmadığı

tespit edilmiştir . Öncelikle, savunma isteme yazısında, isnat edilen fiil ve hâllerin açıkça (yer, kişi, zaman ve olay belirtilerek) yazılmadığı, sadece 04/ 08/ 2016 tarihli tutanağın ek olarak konulduğu ve verilen süre içinde yazılı veya sözlü savunma yapılmadığı takdirde savunma hakkından vazgeçilmiş sayılacağına ilişkin ihtarın da bulunmadığı görülmüştür . Savunmanın disiplin amiri şube müdürü tarafından istendiği buna karşılık disiplin cezasının ise haklı bir gerekçe sunulmaksızın üst disiplin amiri olan Daire Başkanı tarafından verildiği, ayrıca, Anayasamızın 40/ 2 maddesi gereğince, disiplin kararlarında disiplin cezası verilen memura yasa yolları ve sürelerinin bildirilmesi gerekli iken somut olayımızda, verilen uyarma cezasına karşı kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde Disiplin Kurulu’na itiraz edilebileceği gibi 60 gün içinde de doğrudan idarî yargıya başvurulabileceği hususunun belirtilmediği görülmüştür .

Başvuran, şikayet başvuru belgesinde, itiraz hakkı olduğunu çok geç öğrendiği için süreyi geçirdiğini, itiraz başvurusunda bulunamadığını belirtmiştir .

21) Yukarıdan bu yana yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri, başvuranın ikrarı,

idarenin cevabi yazıları ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın disiplin cezasının iptali ile ilgili talebinin reddine karar vermek gerektiği değerlendirilmiştir .

Başvuranın görevi olmamasına rağmen iş yerinin zeminini hortum tutmak suretiyle ıslattığının yazılı savunmasından anlaşıldığı ve bu suretle “görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık gösterdiğinin” sabit olduğu görülmekle birlikte; disiplin cezası verilmesi sürecinde usule ilişkin kurallara (Bknz : 20. prgrf)

uyulmadığının tespitiyle, bundan sonra yapılacak olan disiplin soruşturmalarında mevzuattan kaynaklanan usullere riayet edilmesi yönünde Tavsiye Kararı verilmesi

6 / 8gerektiği değerlendirilmektedir .

D. İnsan Hakları Yönünden Değerlendirme

22) 2709 sayılı T .C. Anayasasının ‘Kanun Önünde Eşitlik’ başlıklı 10 uncu maddesinde ifadesini

bulan kanun önünde eşitlik ilkesinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 13 üncü maddesindeki etkili başvuru hakkının ve 17 nci maddesindeki hakları kötüye kullanma yasağının ihlal edildiğine dair herhangi bir bulgu ve bilgiye rastlanmamıştır . Ancak, savunma talep yazısında isnat edilen fiil ve hâller açıkça (yer, kişi, zaman ve olay belirtilerek) yazılmadığı gibi isnat edilen eylemi düzenleyen kanun maddesinin ve cezai karşılığının yazılı olarak şikâyetçiye açıkça bildirilmek suretiyle savunmasının alınmadığı böylece adil yargılanma hakkının bir uzantısı olan savunma hakkının kısıtlandığı tespit edilmiştir . Bunun dışında, başvuruya konu olayda, uluslararası sözleşmelerde yazılı ve güvence altına alınmış olan diğer haklara da aykırı bir durum tespit edilememiştir .

E. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme

23) Günümüzde demokratik, modern ve katılımcı yönetim anlayışında idarelerden sadece

hukuka uygun olarak hareket etmeleri değil aynı zamanda iyi yönetim ilkelerine de uygun işlem tesis etmeleri beklenmektedir .

24) 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin, ‘İyi yönetim ilkeleri’ başlıklı 6 ncı maddesinde; “ Kurum, inceleme ve araştırma yaparken idarenin, insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde; kanunlara uygunluk, ayrımcılığın önlenmesi, ölçülülük, yetkinin kötüye kullanılmaması, eşitlik, tarafsızlık, dürüstlük, nezaket, şeffaflık, hesap verilebilirlik, haklı beklentiye uygunluk, kazanılmış hakların korunması, dinlenilme hakkı, savunma hakkı, bilgi edinme hakkı, makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, kişisel verilerin korunması gibi iyi yönetim ilkelerine uygun işlem ve eylem ile tutum veya davranışta bulunup bulunmadığını gözetir ve iyi yönetim ilkelerine uyar .” hükmü yer almaktadır . Söz konusu Yönetmelik hükmünde yer alan ilkelerin kaynağını teşkil eden Avrupa Birliği Temel

Haklar Şartının 41 inci maddesinde de iyi yönetim hakkından bahsedilmekte olup, benzer ilkelere Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen ‘Avrupa Doğru İdari Davranış Yasası’nda da yer verilmiştir .

25) Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde ; Kurumumuzun bilgi ve

belge talebine süresi içinde cevap verildiği, idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde, ‘makul sürede karar verme’, ‘şeffaflık’, ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’ ilkelerine uygun davrandığı , ancak idarenin, disiplin cezasına ilişkin kararında hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle ‘ karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ’ ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir .

IV. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

A. Dava Açma Süresinin Yeniden Başlaması

26) 14/ 6/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin

7 / 8birinci fıkrası uyarınca, başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi halinde, durmuş olan dava açma

süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden; tavsiye kararı verilmesi üzerine, ilgili idare tarafından otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise, durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır .

B. Yargı Yolu

27) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının ‘Temel hak ve hürriyetlerin korunması’ başlıklı

40 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında “ Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve

mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır .” hükmü yer almakta olup, 6328 sayılı

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilgili idarenin işlemine karşı 60 günlük dava açma süresinden varsa arta kalan süre içinde Ankara İdare

Mahkemesine yargı yolu açıktır .

V. KARAR

Açıklanan gerekçeler ve dosyanın kapsamına göre, ŞİKAYETİN KISMEN REDDİ KISMEN

KABULU ile,

1) Başvuranın disiplin cezasının kaldırılması talebinin REDDİNE,

2) Bundan sonra yapılacak olan disiplin soruşturmalarında mevzuatta belirlenen usul kurallarına

riayet edilmesi yönünde MADEN TETKİK VE ARAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Maden Tetkik ve Arama Genel

Müdürlüğü’nce bu karar üzerine tesis edilecek işlem ya da tavsiye edilen çözümün uygulanabilir nitelikte görülmediği takdirde gerekçesinin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvurana ve Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’ ne tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi