ÖZET: Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın disiplin cezasının iptali talebini değerlendirirken, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 127. maddesindeki zamanaşımı sürelerinin uygulanabilirliğini inceledi. Kurum, disiplin cezasının verildiği tarihten itibaren iki yıl içinde ceza verilmediği takdirde, ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağını belirtti. Ancak, eğer disiplin cezasına karşı açılan bir dava varsa ve bu dava sonucunda ceza iptal edilmişse, mahkeme kararının gerekçesi idareye yeni bir disiplin işlemi tesis etme yetkisi tanıyorsa, zamanaşımı sürelerinin dikkate alınmayacağına hükmetti. Bu bağlamda, başvuranın durumu, önceki disiplin cezasının iptal edilmesi ve yeni bir ceza verilmesi açısından hukuki bir çerçeve içinde değerlendirildi. Sonuç olarak, idarenin verdiği kınama cezasında hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilmediği sonucuna varıldı.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/64686-S.20.70049

BAŞVURU NO : 2020/3504

KARAR TARİHİ : 10/07/2020

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Disiplin cezasının iptal edilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 20/02/2020

I.BAŞVURANIN İDDİALARI VE TALEPLERİ

1. Başvuran, tarafına 2016 yılı Şubat ayında facebook mesajı ile ilgili olarak verilen Kademe

İlerlemesini Durdurma Cezası hakkında İdare ve Bölge İdare Mahkemelerinin lehine karar hükmettiğini, Savcılığa yapılan şikayet üzerine takipsizlik kararı verildiğini, zamanaşımı yönünden incelenmeyen davaya konu işleme istinaden Vergi Denetim Kurulu tarafından yeniden 11/10/2019 tarih ve sayılı yazıyla Kınama cezası verildiğini, Merkez Disiplin Kurulunca İtirazının da 13/02/2020 tarihinde reddedildiğini ifade ederek verilen Kınama cezasının yerinde olmadığını ve iptal edilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkında 26/03/2020 tarihli ve S sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden Hazine ve Maliye Bakanlığının 16/04/2020 tarihli ve E. sayılı cevabi yazısı ve eklerinde;

2.1. İzmir Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığının 13/01/2017 tarihli ve 1980 sayılı yazısında yer alan hususlarla ilgili olarak Başkanlık Makamının 30/01/2017 tarihli ve sayılı yazısıyla araştırma ve inceleme yapmak üzere görevlendirilen Vergi Müfettişi tarafından düzenlenen 19/04/2017 tarihli ve sayılı Görüş ve Öneri Raporunda, Vergi Müfettiş

Yardımcısı ’in 2016 yılı Şubat sonu veya Mart başında sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, yetki sınav komisyonu üyelerine ithafen “güruh” kelimesinin kullanıldığı, bu ifadeyle söz konusu komisyon üyelerinin saygınlığının rencide edildiği, söz konusu ifadenin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 125 inci maddesinde hüküm altına alınan “hakaret” suçunun unsurlarına sahip olduğu, Vergi Müfettiş Yardımcısı hakkında 5237 sayılı Türk

Ceza Kanunu 125 inci maddesi uyarınca ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği açıklamalarına yer verildiği, (Eski) Vergi Müfettiş Yardımcısı hakkında Bakanlık Merkez Disiplin Kurulu Başkanlığının 24/10/2017 tarihli ve sayılı kararıyla

1 yıl Süreyle “Kademe İlerlemesinin Durdurulması” cezasının verildiği, söz konusu karar ile bu karar

üzerine Bakanlık Makamından alınan 03/11/2017 tarihli ve sayılı Onayın birer örneğinin 15/11/2017 tarihinde adı geçene tebliğ edildiği,

2.2. Konu ile ilgili işlemin iptali istemiyle açılan davada, İzmir 3. İdare Mahkemesinin 25/12/2018 tarihli ve E: , K: sayılı kararında; “…davacının başarısız olduğu 5. dönem vergi müfettiş yardımcıları yetki sınavı sonrası sosyal medya paylaşımında kullanmış olduğu “güruh” kelimesinden yola çıkılarak yetkili sınav komisyonuna hakaret ettiği gerekçesiyle 657 sayılı Devlet Memurları

Kanununun 125. maddesinin D/l maddesi gereğince 1 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilmiş ise de anılan paylaşım bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının söz konusu eyleminin

657 sayılı Kanunun 125/D-l hükmünde yer alan tanıma uymadığı, disiplin hukukunda yer alan tipiklik

şartının gerçekleşmediği anlaşılmış olup, davacının fiilinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/B-h maddesinde yer alan “İş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak” suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varıldığı” açıklamalarına yer verildiği, (eski) Vergi

Müfettiş Yardımcısı ‘in “Kademe İlerlemesinin Durdurulması” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptal edildiği, söz konusu iptale ilişkin Onayın 19/03/2019 tarihinde adı geçene tebliğ edildiği,

2.3. Bu defa İzmir 3. İdare Mahkemesinin 25/12/2018 tarihli ve E , K sayılı “dava konusu işlemin iptaline” ilişkin kararına karşı Bakanlık tarafından istinaf yoluna gidilmesi sonucu, İzmir

Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince verilen 30/05/2019 tarihli ve E

K sayılı kararda; “istinaf başvurusunun reddine” kararı verildiği,

2.4. İzmir 3. İdare Mahkemesinin 25/12/2018 tarihli ve E: , K sayılı kararı uyarınca (eski) Vergi Müfettiş Yardımcısı ‘in 657 sayılı Kanunun 125 inci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin “h” alt bendinde belirtilen, “İş arkadaşlarına ve İş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak” fiili kapsamında “Kınama” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Başkanlık

Makamının 11/10/2019 tarihli ve sayılı Oluru adı geçene 19/10/2019 tarihinde tebliğ edildiği, adı geçen tarafından 21/10/2019 tarihli dilekçe ile söz konusu cezaya itiraz edildiği, Bakanlık Merkez

Disiplin Kurulu Başkanlığının 13/02/2020 tarihli ve sayılı kararıyla işlediği fiilin sabit, verilen cezanın da bu fiile uygun olduğu belirtilerek itirazının reddedildiği.” şeklindedir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük

Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” hükmünü amirdir,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci

Maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmüne haizdir,

5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununu; 5.1. “Davranış ve işbirliği” başlıklı 8 inci maddesi; “Devlet memurları, resmi sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduklarını hizmet içindeki ve dışındaki davranışlarıyla göstermek zorundadırlar.

Devlet memurlarının işbirliği içinde çalışmaları esastır.” 5.2. “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesi;

“Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:(….)

B – Kınama : Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.

Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: (….)

h) İş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak,(….)

D – Kademe ilerlemesinin durdurulması: Fiilin ağırlık derecesine göre memurun, bulunduğu kademede ilerlemesinin 1 – 3 yıl durdurulmasıdır.

Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: (….)

l) Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek,(…)” 5.3. “Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar” başlıklı 126 ncı maddesi; “ (Değişik birinci fıkra: 29/11/1984 – KHK-243/27 md.) Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan

hallerde Valiler tarafından verilir. (Değişik fıkralar: 12/5/1982 – 2670/32 md):

Devlet memurluğundan çıkarma cezası amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verilir.

Disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur, cezayı kabul veya reddeder. Ret halinde atamaya yetkili amirler 15 gün içinde başka bir disiplin cezası vermekte serbesttirler. Özel kanunların disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullarla ilgili hükümleri saklıdır” 5.4. “Zamanaşımı” başlıklı 127 nci maddesi; “Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, Başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.” 5.5. “Karar süresi” başlıklı 128 nci maddesi; “Disiplin amirleri uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren 15 gün içinde vermek zorundadırlar.

Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren hallerde soruşturma dosyası, kararını bildirmek üzere yetkili disiplin kuruluna 15 gün içinde tevdi edilir. Disiplin kurulu, dosyayı aldığı tarihten itibaren

30 gün içinde soruşturma evrakına göre kararını bildirir.

Memurluktan çıkarma cezası için disiplin amirleri tarafından yaptırılan soruşturmaya ait dosya, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kuruluna tevdiinden itibaren azami altı ay içinde bu kurulca, karara bağlanır.” Şeklindedir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

6. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; idare tarafından başvurana verilen kınama cezasının 657 sayılı Kanunun 127 nci maddesinde de belirtilen zamanaşımı açışından değerlendirildiğinde söz konusu idari işlemin hukuk ve hakkaniyet yönünden bir aykırı olduğu tespit edildiğinden, başvurunun kabulü yönünde hazırlanan

“Tavsiye Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

7. Başvuru, başvuranın 2016 yılı Şubat ayında Facebook mesajı ile ilgili olarak kendisine verilen

Kademe İlerlemesini Durdurma Cezası hakkında İdare ve Bölge İdare Mahkemesinin lehine karar hükmetmesi sonrasında zamanaşımı yönünden incelenme imkanı bulunmayan davaya konu işleme istinaden Vergi Denetim Kurulu tarafından yeniden 11/10/2019 tarih ve sayılı yazıyla verilen

Kınama cezası hakkında Merkez Disiplin Kuruluna İtirazının da 13/02/2020 tarihinde reddedilmesi dolayısıyla verilen Kınama cezasının iptal edilmesi talebi hakkındadır.

8. İlgili İdare olan Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından verilen cevap yazısında özetle; Vergi Müfettiş

Yardımcısı ’in 2016 yılı Şubat sonu veya Mart başında sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, yetki sınav komisyonu üyelerine ithafen “güruh” kelimesinin kullandığı gerekçesi ile araştırma ve inceleme yapmak üzere görevlendirilen Vergi Müfettişi tarafından düzenlenen 19/04/2017 tarihli ve sayılı Görüş ve Öneri Raporunda, söz konusu ifadenin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 125 inci maddesinde hüküm altına alınan “hakaret” suçunun unsurlarına sahip olduğunun ifade edildiği, ilgili hakkında Bakanlık Merkez Disiplin Kurulu

Başkanlığının 24/10/2017 tarihli ve sayılı kararıyla 1 yıl Süreyle “Kademe İlerlemesinin

Durdurulması” cezasının verildiği, konu ile ilgili işlemin iptali istemiyle açılan davada, İzmir 3. İdare

Mahkemesinin 25/12/2018 tarihli ve E , K: sayılı kararında işlemin iptaline kararı verildiği, idarece “Kademe İlerlemesinin Durdurulması” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptal edildiği, söz konusu iptaline ilişkin karara karşı Bakanlık tarafından istinaf yoluna gidilmesi sonucu, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince verilen 30/05/2019 tarihli ve

E , K sayılı kararda; “istinaf başvurusunun reddine” kararı verildiği, İzmir 3. İdare

Mahkemesinin kararında belirtildiği üzere bu defa 657 sayılı Kanunun 125 inci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin “h” alt bendinde belirtilen, “İş arkadaşlarına ve İş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak” fiili kapsamında “Kınama” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Başkanlık Makamının 11/10/2019 tarihli ve sayılı Oluru adı geçene 19/10/2019 tarihinde tebliğ edildiği, adı geçen tarafından 21/10/2019 tarihli dilekçe ile söz konusu cezaya itiraz edildiği, Bakanlık Merkez Disiplin

Kurulu Başkanlığının 13/02/2020 tarihli ve sayılı kararıyla işlediği fiilin sabit, verilen cezanın da bu fiile uygun olduğu belirtilerek itirazının reddedildiği, ayrıca başvurunun dostane çözüm kapsamında sonuçlandırılması mümkün bulunmadığı savunulmuştur.

9. Mevzuat yönünden yapılan inceleme ve araştırma kapsamında; 657 sayılı Devlet memurları

Kanununun “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesine göre; Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller; h) İş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak, Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve haller; l) Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek, “Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar” başlıklı 126 ncı maddesine göre; Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir. “Zamanaşımı” başlıklı 127 nci maddesine göre; Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, b)

Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, Başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar, “Karar süresi” başlıklı 128 nci maddesine göre; Disiplin amirleri uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren 15 gün içinde vermek zorundadırlar hükmünü haiz olduğu tespit edilmiştir.

10. Kararımızın 9 uncu paragrafından yer verildiği üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun

“Zamanaşımı” başlıklı 127 nci maddesine göre, disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrayacaktır. Ancak, konu ile ilgili olarak Danıştay 11. Dairesinin (Esas No: 2012/2857

Karar No: 2013/11887) ve Danıştay 8. Dairesinin (Esas No:1996/3070 Karar No:1996/2443)

kararlarında özetle;657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 127 nci maddesinde düzenlenen, zamanaşımı sürelerine uyularak verilen disiplin cezalarına karşı açılan davalarda, yargı mercilerince iptal kararı verilmesi ve bu kararın gerekçesinin idareye yeni bir disiplin işlemi tesis etme yetkisi tanıması halinde, makul bir sürede işlem tesis edilmesi kaydıyla 127 nci maddedeki zamanaşımı hükümlerinin dikkate alınmayacağı yönündedir. Sonuç olarak; 657 sayılı Kanunun 127 nci maddesinde yer alan zamanaşımı sürelerinde ilk disiplin işlemi göz önünde alınacak, eğer disiplin cezasına karşı açılan bir dava var ise dava sonucunda disiplin cezası iptal edilmiş ve karar gerekçesi idareye yeni bir disiplin işlemi tesis etme imkanı sunuyorsa, bu halde 657 sayılı Kanunun

127 nci maddesindeki zamanaşımı süreleri dikkate alınmayacaktır.

11. Diğer yandan, somut olayda başvuran tarafından disiplin cezasının iptali için İzmir 3. İdare

Mahkemesine açılan dava sonucunda mahkeme tarafından disiplin cezasının hukuki açıdan değerlendirildiği ve bu değerlendirmede söz konusu fiilin “Kademe İlerlemesinin Durdurulması” değil “Kınama” cezasını olması gerektiği yönünde tespitte bulunulduğu görülmüştür. Söz konusu kararda İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince onanmıştır. Disiplin cezasının mahkeme tarafından değerlendirilmiş olup, yargı kararları Kurumumuzun görev yetki alanı dışında kaldığı için “Kınama” cezasının esas yönünden değerlendirilmesine girilmemiştir.

12. Yukarıdan beri anlatılan hususlar, şikâyetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Vergi Müfettiş Yardımcısı

’in 2016 yılı Şubat sonu veya Mart başında sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, yetki sınav komisyonu üyelerine ithafen “güruh” kelimesinin kullandığı gerekçesi ile araştırma ve inceleme yapmak üzere 13/01/2017 tarihinde Vergi Müfettişi ’in görevlendirildiği, inceleme sonucunda paylaşımın “hakaret” suçunun unsurlarına sahip olduğunun ifade edildiği, başvuran hakkında Bakanlık Merkez Disiplin Kurulu Başkanlığının 24/10/2017 tarihli ve sayılı kararıyla 1 yıl Süreyle “Kademe İlerlemesinin Durdurulması” cezasının verildiği, konu ile ilgili işlemin iptali istemiyle açılan davada, İzmir 3. İdare Mahkemesinin 25/12/2018 tarihli ve

E , K sayılı kararında işlemin iptaline kararı verildiği, idarece istinaf yoluna gidilmesi sonucu, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince verilen 30/05/2019 tarihli ve

E , K: sayılı kararda; “istinaf başvurusunun reddine” kararı verildiği, bu defa aynı konuda başvurana “Kınama” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Başkanlık Makamının 11/10/2019 tarihli ve sayılı Oluru adı geçene 19/10/2019 tarihinde tebliğ edildiği, adı geçen tarafından 21/10/2019 tarihli dilekçe ile söz konusu cezaya itiraz edildiği, Bakanlık Merkez Disiplin Kurulu

Başkanlığının 13/02/2020 tarihli ve sayılı kararıyla işlediği fiilin sabit, verilen cezanın da bu fiile uygun olduğu belirtilerek itirazının reddedildiği anlaşılmış olup; İdarece gerekçe olarak belirtilen fiilin

2016 yılının Şubat sonu Mart başında işlendiği idarece verilen disiplin cezasının 11/10/2019 tarihinde

verildiği tespit edildiğinden, verilen disiplin cezasına ilişkin fiilin işlendiği tarih ile disiplin cezasının

İdarece tecziye edildiği tarih arasında yaklaşık 30 ay olduğu ancak yargı kararlarında da görüldüğü üzere

657 sayılı Kanunun 127 nci maddesinde yer alan zamanaşımı süreleri ilk defa disiplin işlemi aşamasında

göz önünde alınacak, eğer disiplin cezasına karşı açılan bir dava var ise dava sonucunda disiplin cezası iptal edilmiş ve karar gerekçesi idareye yeni bir disiplin işlemi tesis etme imkanı sunuyorsa, bu halde

657 sayılı Kanunun 127 nci maddesinde zamanaşımı süreleri dikkate alınmayacaktır.

13. Sonuç olarak, 657 sayılı Kanunun 127 nci maddesinde yer alan zamanaşımı süreleri ilk defa disiplin işlemi aşamasında göz önünde alınacak, eğer disiplin cezasına karşı açılan bir dava var ise dava sonucunda disiplin cezası iptal edilmiş ve karar gerekçesi idareye yeni bir disiplin işlemi tesis etme imkanı sunuyorsa, bu halde 657 sayılı Kanunun 127 nci maddesindeki zamanaşımı süreleri dikkate alınmayacak olup, bu nedenle idareye yeni bir disiplin işlemi tesis etme imkanı sunan mahkeme kararına istinaden idarece verilen Kınama cezası işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

14. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin

“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; disiplin cezasının iptalinin kesinleşmesinden 5 ay sonra idarece yeni bir disiplin cezasının verilmiş olması nedeniyle idarenin

“makul sürede karar verme” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bu ilkelere uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

15. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İzmir İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURANA ve HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi