|
ÖZET: Başvuran, Tire Belediye Başkanlığı tarafından verilen uyarma disiplin cezasının iptalini talep etmektedir. Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesi gereği, hukuki düzenlemelerin belirlilik, açıklık ve öngörülebilirlik içermesi gerektiği vurgulanmaktadır. Başvuranın işe geç kalma fiili, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesi çerçevesinde değerlendirildiğinde, uyarma cezasını gerektiren bir durum olarak kabul edilmiştir. Ancak, disiplin kurulunun usulüne uygun oluşturulmadığı ve itiraz sürecinin hukuka aykırı şekilde sonuçlandığı tespit edilmiştir.
Bu bağlamda, başvuranın itirazının yeniden değerlendirilmesi için disiplin kurulunun mevzuata uygun bir şekilde oluşturulması gerektiği belirtilmiştir. Dolayısıyla, başvuranın uyarma cezası talebi reddedilmiş, ancak disiplin kurulunun oluşumu ve itiraz sürecinin hukuka uygun hale getirilmesi yönünde Tire Belediye Başkanlığı’na tavsiyede bulunulmuştur. Bu karar, kamu yönetiminde iyi yönetim ilkelerine uyulması gerektiğini de ortaya koymaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/14674-S.22.22480
BAŞVURU NO : 2022/7746
KARAR TARİHİ : 14/11/2022
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
:
BAŞVURUYA KONU İDARE : TİRE BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın tarafına verilen uyarma cezasının iptali talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 30/05/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle; Tire Belediye Başkanlığına bağlı olarak kadrosunda görev yapmakta olduğunu, 17-19.11.2021 tarihleri arasında işe geç kaldığı için savunmasının istendiğini, 11.02.2022 tarihinde vermiş olduğu savunmasında görev yaptığı Gökçen Hizmet Binasının kırsal bir mahallede olduğunu, pandemi koşulları, kötü hava koşulları ile bu hatta çalışan minibüslerden kaynaklanan sebeplerden dolayı işe geç kaldığını ifade ettiğini, ancak 23.02.2022 tarihinde uyarma cezasıyla cezalandırıldığının tarafına bildirildiğini, 08.03.2022 tarihinde yapmış olduğu disiplin cezası itirazının
12.04.2022 tarihinde reddedildiğini, eski Tire Belediye Başkanın yeğeni olması nedeniyle sistematik
mobbing’e maruz kaldığını ve disiplin soruşturmasının hakkaniyet içerisinde yapılmadığını belirtmekte olup, tarafına verilen uyarma cezasının iptalini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi-belge talebimize istinaden Tire Belediye Başkanlığının 09/08/2022 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
2.1. Başvuran hakkında yürütülen soruşturma dosyası ile başvuranın uyarma disiplin cezası ile tecziyesine dayanak teşkil eden mevzuat bilgisinin yazı ekinde sunulduğu,
2.2. Başvurana verilen disiplin cezası için mevzuat gereği uzlaşma yolu bulunmamakla birlikte başvuranın ilgili başvuruya konu teşkil eden işe geç gelme fiilini işlemeye devam ettiği,
açıklamalarına yer verilmiş olup, söz konusu başvuruya ve başvuranın disiplin cezasına itirazına ilişkin bilgi ve belgeler ek olarak Kurumumuza gönderilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde, “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü amirdir.
4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı
5 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü
eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmüne yer verilmiştir.
5. 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun;
5.1. “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinde, “Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller
şunlardır:
A – Uyarma : Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.
Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak, b) Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terketmek, c) Kurumca belirlenen tasurruf tedbirlerine riayet etmemek, d) Usulsüz müracaat veya şikayette bulunmak, e) Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak, f) Görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak, g) Belirlenen kılık ve kıyafet hükümlerine aykırı davranmak, h) Görevin işbirliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak.
…
Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir.”,
5.2. “Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar” başlıklı 126 ncı maddesinin birinci fıkrasında, “Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir.”,
5.3. “Zamanaşımı” başlıklı 127 nci maddesinde, “Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, /
b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, Başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.”,
5.4. “Karar süresi” başlıklı 128 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren hallerde soruşturma dosyası, kararını bildirmek üzere yetkili disiplin kuruluna 15 gün içinde tevdi edilir. Disiplin kurulu, dosyayı aldığı tarihten itibaren 30 gün içinde soruşturma evrakına göre kararını bildirir.”,
5.5. “Savunma hakkı” başlıklı 130 uncu maddesinde, “Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez.
Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.”,
5.6. “Disiplin kurulları ve disiplin amirleri” başlıklı 134 üncü maddesinde, “Disiplin ve soruşturma işlerinde kanunlarla verilen görevleri yapmak üzere Kurum merkezinde bir Yüksek Disiplin Kurulu ile her ilde, bölge esasına göre çalışan kuruluşlarda bölge merkezinde ve kurum merkezinde ayrıca Milli Eğitim müdürlüklerinde birer Disiplin Kurulu bulunur.
Bu kurulların kuruluş, üyelerinin görev süresi, görüşme ve karar usulü, hangi memurlar hakkında karar verebilecekleri ve disiplin amirlerinin tayin ve tespitinde uygulanacak esaslar ile bunların yetki ve sorumlulukları gibi hususlar Cumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”
5.7. “İtiraz” başlıklı 135 inci maddesinde, “Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir.
İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir.
İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır.
İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler.”,
6. Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliğinin;
6.1. “Disiplin amirleri” başlıklı 5 inci maddesinde, “(1) 657 sayılı Kanun ve bu Yönetmelik kapsamında disiplin hükümlerinin uygulanması bakımından; a) Cumhurbaşkanı, tüm kamu idarelerinde, b) Bakanlar, bakanlık teşkilatında, c) Üst yöneticiler, başında bulundukları kamu idarelerinde veya kendilerine bağlı birimlerde, ç) Bölge müdürleri, taşra teşkilatı bölge kuruluşlarında, d) Valiler, taşra teşkilatı il ve ilçe kuruluşlarında, e) Kaymakamlar, taşra teşkilatı ilçe kuruluşlarında, f) Belediye başkanları, belediye ve bağlı kuruluşlarında, g) Misyon şefleri yurt dışı teşkilatında, görevli bütün memurlar hakkında disiplin amirliği yetkisini haizdir.”,
6.2. “Mahallî idarelerin disiplin kurulu” başlıklı 13 üncü maddesinde, “(2) Belediye disiplin kurulu;…
c) İl ve ilçe belediyelerinde, belediye başkanı tarafından belirlenen belediye başkan yardımcısının başkanlığında, hiyerarşik konumları dikkate alınarak belediyedeki memurlar, arasından ilgili belediye başkanınca görevlendirilen dört üye ile varsa memurun üyesi olduğu sendikanın temsilcisinden oluşur.”,
6.3. “Disiplin kurullarının görev ve yetkileri” başlıklı 14 üncü maddesinde, “(1) Disiplin kurulları; b) Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı yapılan itirazları değerlendirmeye, …yetkilidir.”,
6.4. “Disiplin cezalarına karşı itiraz” başlıklı 35 inci maddesinde, “(1) Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir.
(2) İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür.
(3) Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir.”
hükümlerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun kısmen kabul-kısmen reddi yönünde hazırlanan “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8. Başvuran, işe geç kalması nedeniyle hakkında verilen uyarma disiplin cezasının kaldırılmasını talep etmektedir.
9. Bilindiği üzere, Anayasanın 2 inci maddesinde Devletin temel nitelikleri arasında hukuk devleti ilkesine yer verilmiş olup, hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirlilik”tir. Bu ilkeye göre, hukuki düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi de gereklidir.
10. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup birey, yasadan, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir. Ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlar. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (AYM, 17/04/2008 tarihli, E.2005/5, K.2008/93 sayılı kararı).
11. Başvuruya konu disiplin cezasına ilişkin sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde,
11.1. Başvuranın 17-19/11/2021 tarihlerinde işe geç geldiğinin “Perkotek” personel takip programından alınan bilgiler doğrultusunda tespit edilmesi sonrasında Tarımsal Hizmetler Müdürlüğünün 14/12/2021 tarihli yazısı üzerine Başkanlık Makamının 06/01/2022 tarihli yazısı ile muhakkik görevlendirilerek başvuran hakkında disiplin soruşturmasının açıldığı,
11.2. İnceleme konusu ile ilgili olarak muhakkikçe hazırlanan Soruşturma Raporu kapsamında, başvuran tarafından birim amirinin bilgisi dahilinde saatlik izin formunun doldurularak kuruma gönderilmediği dolayısıyla başvuranın fiil ya da halinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 inci maddesinin A/b bendinde yazan “Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek” hükmü kapsamında değerlendirilerek başvurana uyarma cezası verilmesi gerektiği kanaati çerçevesinde soruşturma dosyasının İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğüne iletildiği,
11.3. Başvuranın disiplin amiri sıfatıyla Belediye Başkanı tarafından 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununun 125 inci maddesinin A/b bendi hükmü uyarınca başvuranın uyarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün 23/02/2022 tarihli ve sayılı yazısı ile 02/03/2022 tarihinde başvurana tebliğ edildiği ve 7 gün içerisinde Disiplin
Kuruluna itirazda bulunma ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre 60 gün içerisinde idari yargıya başvuru hakkı bulunduğu bilgisi ile başvuranın bilgilendirildiği,
11.4. Başvuranın 08/03/2022 tarihli dilekçesi ile Disiplin Kuruluna itirazda bulunduğu, Disiplin Kurulunun, belediye başkan yardımcısı, mali hizmetler müdür vekili ve uzman unvanlı bir personel olmak üzere 3 kişiden oluştuğu, Disiplin Kurulunun 4/4/2022 tarihli ve 2022/03 sayılı toplantısında, hükmolunan disiplin cezasında hukuka aykırılık görülmediğinden itirazın reddine oybirliği ile karar verildiği,
anlaşılmaktadır.
12. Öte yandan, başvuranın işe geç kaldığı süre yönünden mevzuatta bir kural bulunmamakla birlikte, yargı kararlarında ve doktrinde bu durumun ne kadar sıklıkla gerçekleştiği ve yapılan işin niteliği göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerektiği görüşü ileri sürülmektedir. Somut olay özelinde, başvuranın 1719/11/2021 tarihlerinde işe geç geldiğinin “Perkotek” personel takip programından alınan bilgiler doğrultusunda tespit edildiği, ayrıca idare tarafından gönderilen bilgi ve belgeler uyarınca başvuranın işe geç gelme fiilini işlemeye devam ettiği, dolayısıyla başvuranın bahse konu geç kalma fiilini sıklıkla işlediği, diğer taraftan başvuranın çalıştığı birimde veznedar olarak görev yaptığı için yapılan işin niteliği itibarıyla doğrudan vatandaşla temas ettiği ve işe geç kalması durumunda birimde yürütülen işlerin aksayacağı değerlendirilmektedir.
13. Disiplin cezaları, gerek yargı kararlarında gerekse doktrinde belirtildiği gibi kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla; kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin emrettiği ödevleri yerine getirmeyen, uyulmasını zorunlu kıldığı hususlara uymayan ve yasakladığı işleri yapan devlet memurlarına durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre verilen cezalardır. Kamu hizmetinin belli bir düzen içerisinde yürütülmesi için gerekli önlemlerden olan disiplin cezaları, niteliği gereği öteki idari işlemlerden farklıdır.
Disiplin cezası vermeye yetkili organlar, bu organların oluşumu, çalışma usulü, karar oluşturması, bu kararlara itiraz ve bütün bu sürecin her aşaması için öngörülen süre koşulları ile disiplin cezası işlemi sıkı şekil şartına bağlı olarak uygulanmalıdır.
14. Bu kapsamda, disiplin cezası işlemlerine ilişkin düzenlenen şekil şartları açısından başvuruya konusu disiplin soruşturmasında yürütülen iş ve işlemler incelendiğinde, her ne kadar zamanaşımı ve karar süreleri, usulüne uygun savunma alınması, ceza vermeye yetkili makam gibi usulü işlemler açısından ilgili mevzuat hükümlerine uygun olduğu değerlendirilmekle birlikte, başvuranın hakkında tecziye edilen uyarma cezasına itirazı kapsamında oluşturulması öngörülen disiplin kurulunun usulüne uygun oluşturulmadığı, ilgili mevzuat kapsamında belediye başkan yardımcısının başkanlığında, hiyerarşik konumları dikkate alınarak belediyedeki memurlar arasından ilgili belediye başkanınca görevlendirilen dört
üye ile varsa memurun üyesi olduğu sendikanın temsilcisinden oluşması öngörülmekle birlikte, Tire
Belediye Başkanlığı Disiplin Kurulunun belediye başkan yardımcısı başkanlığında mali hizmetler müdür vekili ve uzman unvanlı bir personel olmak üzere üç kişiden oluşması ile söz konusu Disiplin
Kuruluna başvuranın üyesi olduğu sendika temsilcisinin katılımının sağlanmamasında şekil unsuru açısından hukuka aykırılık bulunduğu anlaşılmakta olup, ilgili mevzuat gereğince usulüne uygun oluşturulmayan disiplin kurulunca başvuranın söz konusu cezaya ilişkin itirazın reddine karar verilerek disiplin cezasına ilişkin itiraz sürecinin usulüne uygun olmaksızın kesinleştiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
15. Ayrıca, başvuranın Tire Belediye Başkanlığı tarafından verilen kademe durdurma cezasının kaldırılması talebi ile Kurumumuza yapmış olduğu 2022/7172 numaralı başvuru kapsamında
Kurumumuzca 10/10/2022 tarihinde verilen 2022/13139- sayılı Tavsiye Kararında;
“13. Bu kapsamda, disiplin cezası işlemlerine ilişkin düzenlenen şekil şartları açısından başvuruya konusu disiplin soruşturmasında yürütülen iş ve işlemler incelendiğinde, her ne kadar zamanaşımı ve karar süreleri, usulüne uygun savunma alınması, ceza vermeye yetkili makam gibi usulü işlemler açısından ilgili mevzuat hükümlerine uygun olduğu değerlendirilse de,
13.1. Başvuran hakkında tecziye edilen kademe ilerlemesinin durdurulması cezası kapsamında oluşturulması öngörülen disiplin kurulunun usulüne uygun oluşturulmadığı, ilgili mevzuat kapsamında belediye başkan yardımcısının başkanlığında, hiyerarşik konumları dikkate alınarak belediyedeki memurlar arasından ilgili belediye başkanınca görevlendirilen dört üye ile varsa memurun üyesi olduğu sendikanın temsilcisinden oluşması öngörülmekle birlikte, Tire Belediye Başkanlığı Disiplin Kurulunun belediye başkan yardımcısı başkanlığında mali hizmetler müdür vekili ve uzman unvanlı bir personel olmak üzere üç kişiden oluşması ile söz konusu Disiplin Kuruluna başvuranın üyesi olduğu sendika temsilcisinin katılımının sağlanmamasında şekil unsuru açısından hukuka aykırılık bulunduğu,
13.2. İlgili mevzuat gereğince, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına itirazın bir üst mercii olan yüksek disiplin kuruluna yapılması ve itirazın yüksek disiplin kurulu tarafından karar bağlanması gerekirken, disiplin cezasının tebliği yapılan yazıda başvuranın itirazının disiplin kuruluna yapabileceği yönünde bilgilendirme yapıldığı ve başvuranın da yüksek disiplin kurulu yerine disiplin kuruluna itirazda bulunduğundan disiplin cezasına karar veren disiplin kurulunca söz konusu cezaya ilişkin itirazın reddine karar verilerek disiplin cezasına ilişkin itiraz sürecinin usulüne uygun olmaksızın kesinleşmesinde yetki yönünden hukuka aykırılık bulunduğu
anlaşılmakta olup, bu hususlar çerçevesinde başvuran hakkında verilen kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının hukuken yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.”
gerekçeleri ifade edilmek suretiyle başvuran hakkında uygulanan kademe ilerlemesinin durdurulması disiplin cezasının geri alınması yönünde Tire Belediye Başkanlığına tavsiyede bulunulduğu tespit edilmiştir.
16. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuzun yukarıda belirtilen emsal kararı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın uyarma cezası yetkili disiplin amiri tarafından mevzuata uygun olarak tecziye edildiği anlaşılmakla birlikte, başvuranın disiplin cezasına ilişkin itirazda bulunduğu disiplin kurulunun ilgili mevzuat gereğince usulüne uygun oluşturulmadığı ve itirazın reddine karar verilerek
disiplin cezasına ilişkin itiraz sürecinin usulüne uygun olmaksızın kesinleştiği tespit edildiğinden, disiplin kurulunun mevzuata uygun şekilde oluşturularak başvuranın uyarma cezasına itirazının yeniden değerlendirilmesi yönünde idareye tavsiyede bulunmak gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
17. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idarenin başvuranın disiplin cezasına itirazı kapsamında disiplin kuruluna ilişkin düzenlemelere uygun olmaksızın işlem tesis ettiği anlaşıldığından iyi yönetim ilkelerinden kanunlara uygunluk ilkesine uymadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
18. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı (varsa)
dava açma süresinden arta kalan sürede İzmir İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre,
Başvuranın tarafına verilen uyarma cezasının iptali talebinin REDDİNE,
Başvuranın hakkında uygulanan uyarma cezasına itirazı kapsamında, disiplin kurulunun mevzuata uygun şekilde oluşturularak başvuranın itirazının yeniden değerlendirilmesi yönünde TİRE BELEDİYE
BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanun’un 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, TİRE BELEDİYE BAŞKANLIĞINCA
bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde başvurana ve Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın BAŞVURANA ve TİRE BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi