ÖZET: Başvuru, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörlüğü’nde görevli bir enstitü sekreterinin, disiplin soruşturması açılması talebiyle Kamu Denetçiliği Kurumu’na yaptığı şikayet üzerine gerçekleşmiştir. Başvuran, 2020 yılında enstitülerin birleştirilmesi sonrasında, öğrenci işleri daire başkanlığına atandığını, ancak bu süreçte çeşitli mağduriyetler yaşadığını iddia etmektedir. Özellikle, kendisine mobbing uygulandığını ve disiplin soruşturması açılmasına neden olan eylemlerin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Başvuran, ayrıca, idareye karşı yaptığı suç duyurularının sonuçsuz kaldığını ifade etmektedir.

İdare, başvuranın iddialarını değerlendirerek, disiplin soruşturması açılmasına gerek olmadığına karar vermiştir. Bu karar, başvuranın iddialarının yeterli kanıtla desteklenmediği ve idarenin işlemlerinin münferit olduğu gerekçesiyle alınmıştır. İdare, başvuranın çalışma koşullarının uygun olduğunu ve kendisine yönelik herhangi bir kasıtlı eylem bulunmadığını savunmuştur.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebini reddederek, idarenin kararında hukuka aykırılık bulunmadığına hükmetmiştir. Başvuran, bu karara karşı yargı yoluna başvurma hakkına sahiptir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/11567-S.24.17581

BAŞVURU NO : 2024/10384

KARAR TARİHİ : 22.10.2024

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : BOLU ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Soruşturma açılarak yargılama izni verilmesi taleplidir.

BAŞVURU TARİHİ : 20.08.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran 2020 yılında Enstitülerin (Sağlık, Fen, Eğitim ve Sosyal Bilimler Enstitüsü) tek çatı altında toplanmasından sonra, enstitü sekreterliğine eşdeğer kadrolar (Fakülte/Yüksekokul Sekreteri) boş iken kadro ve kariyerine aykırı birim olan öğrenci işleri daire başkanlığı emrine enstitü sekreteri olarak 17/03/2020 tarihli ve sayılı yazı ile 2547 sayılı Kanunun 13/b-4 maddesine göre görevlendirildiğini, Öğrenci işleri daire başkanlığında dört yıldır hiçbir şekilde şube müdürü olarak görevlendirilmemesine rağmen, enstitü sekreterinin alt kadrosu olan şube müdürü unvanı ubys sistemine tanımlatılarak, destek hizmetleri şube müdürü statüsünde dört yıldır görev yaptığını, ancak 17.04.2024 tarihinde, disipline aykırı hiçbir eylem ve fiili olmamasına rağmen hakkında “amirine saygısız davranmak” fiilini işlediği gerekçesi suç isnat ederek disiplin soruşturması açıldığını ve o dönem genel sekreter vekili olan ve aynı zamanda rektör yardımcısı olan . ile soruşturmacı . hakkında savcılığa iftira suçunu işledikleri gerekçesi ile haklarında suç duyurusunda bulunduktan sonra, ilgililer hakkında hiçbir işlem yapılmadığını, bu nedenle ilgili konu hakkında 27.05.2024 tarihli ve dosya numaralı başvuru yaptığını, ilgili suç duyurusundan sonra görev yerinin 22.05.2024 tarihinden itibaren değiştirilerek yine kadro ve kariyerine aykırı birim olan ve ne iş yapacağı belli olmayan Kütüphane ve Dokümantasyon Daire

Başkanlığında 2547 sayılı kanunun 13/b-4 maddesine göre enstitü sekreteri olarak görevlendirildiğini, halen ilgili birimde enstitü sekreteri unvanı ile görev yaptığını, öğrenci işleri daire başkanlığında, göreve başladığı günden itibaren, ilgili daire başkanı . ’nun kendisine, sistematik biçimde devam eden, yıldırma, pasifize etme, işten uzaklaştırmayı amaçlayan; kötü niyetli, kasıtlı, olumsuz tutum ve davranışlar içinde olduğunu, bu minvalde göreve başladığı gün kendisine makam odası verilmediği depo olarak kullanılan bir oda verildiğini, asıl unvanı Enstitü Sekreteri olmasına rağmen UBYS sistemi üzerinden şube müdür olarak tanımlandığını, imza yetkisinin tanımlatılmadığını, sistem üzerinden tarafına gönderilmesi gereken evrakların kasıtlı olarak gönderilmediğini, hava koşulları nedeni ile rektörün yazılı emri ile evden çalışma yaptığı gün göreve gelmediği iddiasıyla tutanak tutulduğunu, bilgisayarı bozulmasına rağmen kendisine yeni bilgisayar verilmediğini atıl durumda olan bir bilgisayar kullandığını, ilgili daire başkanının bu keyfi,

garaz ve kini dolayısıyla kendisine uyguladığı bu tutum, davranış ve eylemleri nedeniyle birçok mağduriyet yaşadığını onun rektörün yazılı talimatı ile hava muhalefeti nedeniyle evden çalışma yaptığı günde, göreve gelmediği gerekçesi ile tuttuğu ve gerçeğe aykırı tutanağı esas alınarak hakkında disiplin soruşturması açılmış ve disiplin cezası verildiğini, konunun istinaf aşamasında olduğunu, görev yaptığı süre içerisinde kendisine karşı tutum ve davranışları ile görevi kötüye kullanma suçunu işlemekle birlikte, kendisine uyguladığı hukuka aykırı eylemleri aynı zamanda Mobbing olma niteliği de taşıdığını, bu nedenle

22.05.2024 tarihinde Bolu Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu Savcılık makamının

görevsizlik kararı verdiğini, BAİBÜ Disiplin ve Ceza İsleri Birimi tarafından 07/08/2024 tarihli ve sayılı kararı ile . hakkında “soruşturma açılmasına gerek olmadığına” dair karar verildiğini, hukuka aykırı bir şekilde, hiçbir işlem yapılmadan soruşturma açılmasına gerek olmadığına karar verilmiş ise de, ilgili kişinin görevini kötüye kullanmak suretiyle, bu suçu işlediği, ekte sunulan belgeler ile hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edildiğini, bu nedenle ilgili kişi hakkında ceza soruşturması açılması gerektiğini, belirterek ilgili hakkında yapılacak soruşturma neticesinde men-i muhakeme veya lüzum-u muhakeme verilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi ve belge talebimize istinaden Bolu Abant İzzet Baysal

Üniversitesi Rektörlüğünün 20.09.2024 tarihli ve – – sayılı cevabi yazısı ve eklerinde, Konuya dair Öğrenci İşleri Daire Başkanı . ’nun 26.07.2024 tarihli ve sayılı yazı ekinde sunduğu açıklamada özetle; “ . ’ın, enstitü sekreteri unvanına sahip olması nedeniyle kendisini daire başkanından yüksekte gördüğü, bu nedenle de olayları kişiselleştirmek suretiyle gerek şube müdürlerini gerekse daire başkanlarını ve daha üst yöneticileri hasım olarak görerek, huzur ortamını bozmak istediği, kendisini daha üst görevlere atamadığı gerekçesiyle şikâyet dilekçesinden de anlaşılacağı üzere Üniversite üst yönetimine de tepkisi bulunduğu, bunların göstergesi olarak da görevlendirildiği birimde huzursuzluk çıkardığı, çalışma ortamını bozduğu, yapılan düzenlemelere karşı geldiği, aslı olmayan yersiz şikayetlerde bulunarak, bu şikayetlerle birimleri meşgul ettiği ve boşa mesai harcanmasına sebep olduğu” . ’ın şikayetlerine ilişkin ayrıntılı cevapların yer aldığı açıklama doğrultusunda, konu hakkında herhangi bir soruşturma açılmasına gerek olmadığına karar verildiği ve karara karşı başvuru yolu da gösterilerek şikayetçi . ‘a ardından Bolu Cumhuriyet Başsavcılığına bildirildiği belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. Yükseköğretim Kanununun

5.1. “Genel esaslar” başlıklı 53 üncü maddesinde “Yükseköğretim üst kuruluşları başkan ve üyeleri ile yükseköğretim kurumları yöneticilerinin, kadrolu ve sözleşmeli öğretim elemanlarının ve bu kuruluş ve

kurumların 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlarının görevleri dolayısıyla ya da görevlerini yaptıkları sırada işledikleri ileri sürülen suçlar hakkında yetkili makamlarca inceleme başlatılabilir, inceleme sonucunda soruşturma açılmasına karar verilmesi ya da doğrudan soruşturma başlatılması hâlinde aşağıdaki hükümler uygulanır. (1) İlk soruşturma: Yükseköğretim Kurulu Başkanı için, kendisinin katılmadığı, Milli Eğitim Bakanının başkanlığındaki bir toplantıda, Yükseköğretim Kurulu üyelerinden teşkil edilecek en az üç kişilik bir kurulca, diğerleri için, Yükseköğretim Kurulu Başkanınca veya diğer disiplin amirlerince doğrudan veya görevlendirecekleri uygun sayıda soruşturmacı tarafından yapılır. Öğretim elemanlarından soruşturmacı tayin edilmesi halinde, bunların, hakkında soruşturma yapılacak öğretim elemanının akademik unvanına veya daha üst akademik unvana sahip olmaları şarttır.

(2) Son soruşturmanın açılıp açılmamasına; a) Yükseköğretim Kurulu Başkan ve üyeleri ile Yükseköğretim

Denetleme Kurulu Başkan ve üyeleri hakkında Danıştayın 2 nci Dairesi, b) Devlet ve vakıf yükseköğretim kurumu rektörleri, rektör yardımcıları ile üst kuruluş genel sekreterleri hakkında, Yükseköğretim Kurulu üyelerinden teşkil edilecek üç kişilik kurul,60 c) Üniversite, fakülte, enstitü ve yüksekokul yönetim kurulu üyeleri, fakülte dekanları ve dekan yardımcıları, enstitü ve yüksekokul müdürleri ve yardımcıları ile üniversite genel sekreterleri hakkında, rektörün başkanlığında rektörce görevlendirilen rektör yardımcılarından oluşacak üç kişilik kurul, d) Öğretim elemanları, fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterleri hakkında üniversite yönetim kurulu üyeleri arasından oluşturulacak üç kişilik kurul, e) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlar hakkında, mahal itibariyle yetkili il idare kurulu, Karar verir.”

5.2. “Disiplin soruşturması ve savunma hakkı” başlıklı 53/A maddesinde- (Ek: 2/12/2016 – 6764/27 md.)

“Disiplin soruşturmasında uyulacak esaslar şunlardır:

a) Disiplin cezası verilmesini gerektiren bir fiilin işlendiğini öğrenen disiplin amiri yazılı olarak disiplin soruşturması başlatır. Üst disiplin amirinin soruşturma açtığı veya açtırdığı disiplin olayında alt disiplin amiri ayrıca soruşturma yapamaz veya yaptıramaz. Daha önce açılmış soruşturma varsa bunlar üst amirin açtığı veya açtırdığı soruşturma ile birleştirilir.” 5.3. Zamanaşımı başlıklı 53/c maddesinde

“Disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan veya ücretten kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme cezalarında bir ay içinde, b) Üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezasında altı ay içinde, disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin soruşturması açılamaz.

Disiplin cezası verilmesini gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezasını gerektiren fiil açısından altı yıl geçmiş ise disiplin cezası verilemez.

Bilimsel bir eserin akademik atama ve terfilerde kullanılması ya da kısmen veya tamamen yeniden yayımlanması hâlinde ikinci fıkrada belirtilen zamanaşımı süreleri yeniden işlemeye başlar.

Disiplin cezasının yargı kararıyla iptal edilmesi hâlinde, kararın idareye ulaştığı tarihten itibaren kalan disiplin ceza zamanaşımı süresi içerisinde, zamanaşımı süresinin dolması veya üç aydan daha az süre kalması hâlinde en geç üç ay içerisinde karar gerekçesi dikkate alınarak yeniden disiplin cezası tesis edilebilir.”

İzin vermeye yetkili merci, bu Kanun kapsamına giren bir suç işlediğini bizzat veya yukarıdaki maddede yazılı şekilde öğrendiğinde bir ön inceleme başlatır.

(Ek fıkra: 17/7/2004-5232/3 md.) Cumhuriyet başsavcılıkları ile izin vermeye yetkili merciler ihbar ve şikâyetler konusunda daha önce sonuçlandırılmış bir ön inceleme olması halinde müracaatı işleme koymazlar.

Ancak ihbar veya şikâyet eden kişilerin konu ile ilgili olarak daha önceki ön incelemenin neticesini etkileyecek yeni belge sunması halinde müracaatı işleme koyabilirler.

Ön inceleme, izin vermeye yetkili merci tarafından bizzat yapılabileceği gibi, görevlendireceği bir veya birkaç denetim elemanı veya hakkında inceleme yapılanın üstü konumundaki memur ve kamu görevlilerinden biri veya birkaçı eliyle de yaptırılabilir. İnceleme yapacakların, izin vermeye yetkili merciin bulunduğu kamu kurum veya kuruluşunun içerisinden belirlenmesi esastır. İşin özelliğine göre bu merci, anılan incelemenin başka bir kamu kurum veya kuruluşunun elemanlarıyla yaptırılmasını da ilgili kuruluştan isteyebilir. Bu isteğin yerine getirilmesi, ilgili kuruluşun takdirine bağlıdır.

Yargı mensupları ile yargı kuruluşlarında çalışanlar ve askerler, başka mercilerin ön incelemelerinde görevlendirilemez.

Ön inceleme ile görevlendirilen kişiler birden fazla ise içlerinden biri başkan olarak belirlenir.”

6. 19.03.2011 tarihli ve 27879 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İşyerlerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi konulu 2011/2 sayılı Başbakanlık Genelgesinde; kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işyerlerinde gerçekleşen psikolojik tacizin, çalışanların itibarını ve onurunu zedelediği, verimliliğini azalttığı ve sağlığını kaybetmesine neden olarak çalışma hayatını olumsuz etkilediği belirtilmiş, kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerde ortaya çıkan psikolojik tacizin önlenmesinin gerek iş sağlığı ve güvenliği gerekse çalışma barışının geliştirilmesi açısından çok önemli olduğu vurgulanmıştır.”

Hükümlerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin reddi yönünde hazırlanan Ret Karar Önerisi, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8. Başvuran, kendisine mobbing uyguladığı gerekçesiyle hakkında idari soruşturma açılmasına sebep olan ve yürüten personel hakkında soruşturma açılmasını talep etmektedir.

9. Dosyada bulunan başvuranın iddiaları, idarenin savunması birlikte değerlendirildiğinde başvuranın, enstitülerin tek bir çatı altında lisansüstü enstitüsü olarak toplanması nedeniyle 17/03/2020 tarihli ve sayılı yazı ile 2547 sayılı Kanunun 13/b-4 maddesi gereğince Üniversitenin Sağlık Bilimleri

Enstitüsü’nde enstitü sekreteri olarak görev yapmakta iken, Kütüphane ve Dökümantasyon Daire

Başkanlığımızda görevlendirildiği, 17.03.2020 tarihinde ilgili daire başkanlığında yeterli oda bulunmadığı için başka bir odaya geçici süreli yerleştirildiği, 11.05.2020 tarihinde de asıl çalışma odası olarak

düzenlenen odaya geçtiği anlaşılmıştır. Ayrıca Ubys ile ilgili işlemlerde yetkili birimin Bilgi İşlem Daire

Başkanlığı olduğu ilgili birime “Üniversite Bilgi Yönetim Sistemi” (ÜBYS) üzerinde Daire Başkanlığımız personelinin izin ve vekalet işlemlerindeki süreçlerin daha sağlıklı yürütülmesi ve Başkanlığımız iç evrak akışının daha düzenli olmasını sağlamak amacıyla Başkanlığımız “birim iç yapılanması” hazırlanarak

ÜBYS’ne girişi için ilişikte gönderilmiştir.” Şeklinde Kütüphane ve Dökümantasyon Daire Başkanlığı tarafından yazı gönderildiği, bunun nedeninin de başvurana ek görevlerin verilmiş olduğunun .

tarafından belirtilmiş olduğu görülmüştür.

10. Bahsi geçen olaylar çerçevesinde Başvurana arşiv odasının tahsis edilmesinin sebebinin henüz asıl görev yapacağı odanın düzenlenmemiş olduğu, izinli personelin odasını da başvuranın kullanmak istememesinden kaynaklandığı anlaşılmıştır. Ekte idare tarafından gönderilen oda resimlerinden anlaşıldığı üzere ilgili odada çalışma masası, sandalyesi, dolap ve klasörlü dosyaların bulunduğu rafların olduğu görülmüştür. Bu nedenle başvuranın geçici süre kullandığı odanın depodan ziyade arşiv odası olduğu ve çalışma şartlarına uygun olduğu değerlendirilmiştir.

11. . tarafından verilen savunmada Bilgi İşlem Daire Başkanlığının talebi üzerine Başkanlıkta da alt birimler oluşturulduğu, bu birimlerden Destek Hizmetleri Şube Müdürlüğü görev alanı içerisinde adı geçenin yürütmekle sorumlu olduğu hizmetler olması nedeniyle enstitü sekreteri unvanına herhangi bir müdahalede bulunulmadan Şube Müdürlüğü görevini yürütmek üzere UBYS’de tanımlandığı, hazırlanan belgelerde adı geçenin unvanının “Enstitü Sekreteri” olarak yer aldığı belirtilmiştir. Buna ek olarak da başvuranın bilgi yönetim sistemi birimine atmış olduğu mailde tarafına üç rol tanımlandığı, öğrenci işleri daire başkanlığında enstitü sekreteri olduğu, şube müdürü olmadığını ancak rol olarak destek hizmetleri biriminde şube müdürlüğünün de tanımlandığını belirtmiştir. Dolayısıyla enstitü sekreteri görevinin halen muhafaza edildiği anlaşılmaktadır.

12.Kendisine eski bilgisayar verildiğine ilişkin beyanı ile ilgili olarak başvuranın idareye yapmış olduğu bir talep ya da şikayet görülmemiştir.

13. Hava koşullarının olumsuz olması nedeniyle yönetici kadro hariç evden çalışma yapılması gerektiğinin idarece kararlaştırılmasına rağmen başvuranın göreve gitmemesi nedeniyle hakkında soruşturma açıldığı, sonucunda verilen disiplin cezasının iptal edildiği ancak yargılamanın halen istinaf aşamasında devam ettiği anlaşılmıştır.

14. Mobbingden bahsedilebilmesi için belli bir süre devam etmiş olması, idare tarafından yapılan kasıtlı ve sistematik işlemler olması gerekmektedir. İlgili olaya bakıldığında başvurana arşiv odasının geçici süreliğine tahsis edildiği, enstitü sekreterliği görevinin yanında bir de şube müdürlüğü görevi verildiği, söz konusu göreve gelmediğine ilişkin tutanağın da başvuranın hakkında tutanak tutulduğunun şikayet etmesi neticesinde üst birimlerin talebiyle verildiği anlaşılmıştır. Söz konusu işlemler münferit işlemler olup, her bir olayın kendine özgü durumuna göre işlem tesis edildiği, başvurana yönelik kasıtlı herhangi bir işlemin olmadığı zaten oda ile ilgili şikayetinin çözümlendiği görülmüştür.

15. Yükseköğretim Kanununun “Genel esaslar” başlıklı 53 üncü maddesinde “Yükseköğretim üst kuruluşları başkan ve üyeleri ile yükseköğretim kurumları yöneticilerinin, kadrolu ve sözleşmeli öğretim elemanlarının ve bu kuruluş ve kurumların 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlarının görevleri dolayısıyla ya da görevlerini yaptıkları sırada işledikleri ileri sürülen suçlar hakkında yetkili makamlarca inceleme başlatılabilir, inceleme sonucunda soruşturma açılmasına karar verilmesi ya da doğrudan soruşturma başlatılması hâlinde aşağıdaki hükümler uygulanır.” Hükmü mevcuttur. İdarenin

şikayet hakkında inceleme başlattıktan sonra inceleme neticesinde soruşturma açıp açmama konusunda takdir yetkisi tanındığı görülmektedir. Başvuranın şikayeti neticesinde şikayet edilen ilgili personelden cevap istendiği, özellikle oda verilmediği yönündeki şikayette belirtilen beyanların tam olarak gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle inceleme aşamasından soruşturma evresine geçilmediği görülmüştür.

16. İdare takdir yetkisini kullanırken kamu yararı ve hizmet gereklerini esas alarak işlem tesis etmelidir.

Aksi halde ilgili işlem maksat unsuruna aykırılık oluşturur. Ancak ilgili işlemlere bakıldığında kamu yararını ve hizmet işleyişini olumsuz etkileyecek bir idari işlemin varlığına rastlanmamıştır.

17. Yapılan değerlendirme neticesinde; idare tarafından soruşturma açılmaması işleminde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; ilgili ilkelere aykırılık saptanmamıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede Bolu İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE,

Kararın BAŞVURANA ve BOLU ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi