|
ÖZET: Bu karar, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı Türk Akreditasyon Kurumu’nda (TÜRKAK) görevli bir çalışanın, hakkında açılması talep edilen disiplin soruşturmasına ilişkin şikayetinin işleme konulmaması üzerine yapılan başvurunun reddine ilişkindir. Başvuran, şikayet dilekçesinin Bakanlık makamına sunulduğunu, ancak herhangi bir işlem yapılmadığını belirterek, disiplin soruşturması açılmasını talep etmiştir. Dışişleri Bakanlığı’nın cevabi yazısında, disiplin soruşturması açma yetkisinin Bakanlık makamında olduğu ve bu yönde bir emir verilmediği ifade edilmiştir.
Uyuşmazlık, başvuranın şikayetinin işleme alınmaması ve disiplin soruşturması açılmaması üzerine yoğunlaşmaktadır. İnceleme sonucunda, idarenin disiplin soruşturması açma yetkisini kullanma konusunda takdir yetkisine sahip olduğu ve bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanıldığı sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla, başvuranın talebinin zımni olarak reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/13883-S.21.22262
BAŞVURU NO : 2021/8252
KARAR TARİHİ : 28/09/2021
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI
Disiplin soruşturması açılması talebi hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 18/04/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran; Dışişleri Bakanlığının ilgili Kurumu olan Türk
Akreditasyon Kurumunda (TÜRKAK) hâlihazırda olarak görev yaptığını, 06/01/2021 tarihli ve 32 sayılı dilekçesindeki açıklama ve delillerini Dışişleri Bakanlığına ve Türk
Akreditasyon Kurumuna sunarak Türk Akreditasyon Kurumunda hâlihazırda olarak görev yapan hakkında şikâyetçi olduğunu, TÜRKAK’ın, 21/01/2021 tarihli ve 327 sayılı yazısında “06/01/2021 tarihli ve 32 sayılı şikâyet dilekçesinin Bakanlık Makamına sunulduğunu” tarafına bildirdiğini, tüm bunlara rağmen dilekçesine konu şikâyetin işleme konulmayarak herhangi bir işlem yapılmadığını ve anılan şikâyet dilekçesine konu talebinin zımnen reddedildiğini, yürürlükte olan 2011/2 sayılı Genelgenin 6 ncı maddesi uyarınca şikâyet dilekçesine konu hususların incelenip en kısa sürede sonuçlandırılması gerekirken anılan şikâyet dilekçesinin işleme konulmaması ve dilekçesine konu hususların incelenmemesinin ilgili mevzuata ve hukuka aykırı olduğunu belirterek anılan şikâyetlerinin araştırılmasını ve hakkında disiplin soruşturması açılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun bilgi belge isteme yazısına istinaden Dışişleri Bakanlığı Türk Akreditasyon
Kurumundan alınan 06/08/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazıda özetle; 2.1. Başvurucunun şikâyet dilekçesinde yer alan hususları Bakanlık Makamına sunulmak üzere Kuruma ilettiği ve konu ile ilgili en üst disiplin amiri olan Bakana şikâyetin arz edildiğinin görüldüğü, 657 sayılı
Kanunun “Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar” başlıklı 126 ncı maddesinde “Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir.” hükmünün yer aldığı,
2.2. Bahse konu iddialarla ilgili soruşturma açılmasını isteyecek makamın Bakanlık Makamı olduğu, Bakanlık Makamından konu ile ilgili iddialara ilişkin, Dışişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin
“Görevlendirilme” başlıklı 11 inci maddesine göre “Soruşturma veya önceden Bakanlık tarafından onaylanmış yıllık denetim programları dışındaki denetlemelerle ilgili olarak Teftiş Kurulunun görevlendirilmesi, Bakanın emri ve onayı üzerine Teftiş Kurulu Başkanlığına yazılı olarak yapılır.” düzenlemesi kapsamında Dışişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı’na bu yönde bir emir ve onayın verilmediği, 2.3. Başvurucunun hizmet dökümü ve kadro durumunun dosya ekinde gönderildiği, 2.4. Başvurucu hakkında “İnsan Kaynakları Müdürü” olarak görev yaptığı 2020/05, 2020/05, 2020/05 ve 2020/09 dönemlerine ilişkin olarak aylık prim ve hizmet belgelerinin belirlenen süre içinde bildirilmemesinden kaynaklanan idari para cezalarının Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından 09/11/2021, 11/11/2020, 25/01/2021 ve 29/01/2021 tarihlerinde Kuruma tebliğ edilmesi üzerine, başvurucunun görevden alınarak, konunun Dışişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığına intikal ettirildiği, söz konusu idari para cezalarının, TÜRKAK tarafından ödenmiş olmakla birlikte, ortaya çıkan kamu zararının rücu edilmesini teminen ilgililerin tespiti amacıyla Dışişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu
Başkanlığı’nca soruşturma yürütüldüğü, Yürütülen soruşturma sonucunda, düzenlenen raporda “ yeterli denetim yapmakta kusurlu davrandığı” fiillerinin maiyetindeki personeli yönlendirme ve kontrol yükümlüklerini karşılamadığı ” ifade edildiği, rapor sonucuna göre, başvurucuya kamu zararı çıkarıldığı ve “kınama” cezası da verilebilecekken yerine bir alt ceza olan “uyarma” cezası ile yetinildiği, 2.5. İdari para cezalarının Kuruma ulaşmasıyla başvurucunun görevden alındığı, görevden alınması ile ilgili olarak Kuruma, üst amirlerine ve özelikle karşı takıntılı, saldırgan ve hasmane tutum içerisine girerek konuyu kişisel husumet noktasına taşımaya çalıştığı, işbu şikâyetin de bu kapsamda yapılmış olduğunun düşünüldüğü, bahse konu soyut ve subjektif iddiaları içeren, başvurucunun 06/01/2021 tarihli ve 32 sayılı dilekçesinin yukarda bahsi geçen idari para cezası olayına ilişkin Dışişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından Kurumda yürütülen teftiş kapsamında rapora da konu edilerek Bakanlık Makamına arz edildiği, 2.6. Raporun 4. sayfasının 4. maddesinde başvurucunun şikâyet dilekçesindeki hususlar özetlenerek bahse konu iddiaların yürütülen teftiş kapsamı dışında olduğu, Bakanlık Makamı takdir ederse ayrıca bu konuya ilişkin bir tahkikat yürütülebileceği ifade edilmekle birlikte aradan geçen bu sürede yukarıda da değinildiği üzere Bakanlık Makamının bu yönde bir iradesinin olmadığı, 2.7. Başvurucunun talep ettiği 09/11/2020-13/11/2020 tarihleri arasındaki yıllık izin talebi iddia edildiğinin aksine iptal edilmek yerine sadece, talep edilen süre kadar yıllık iznin kullanılmasına izin verilmediği, belgenet akışında da görüleceği üzere, aynı tarihlerde Sayıştay denetiminin olması ve denetimin başvurucunun “İnsan Kaynakları Müdürü” olarak görev yaptığı birimin konuları ile ilgili (özlük dosyaları, maaş hesaplamaları vb.) bulunması nedeniyle 2 gün olarak onaylandığı, 657 sayılı Kanunun yıllık izinle ilgili düzenlemelerine bakıldığında “yıllık izinlerin kullanışı” başlıklı 130 üncü maddede “yıllık izinler, amirin uygun bulacağı zamanlarda, toptan veya ihtiyaca göre kısım kısım kullanılabilir” hükmünün yer aldığı, böylelikle, personelin amirin uygun bulacağı zamanlarda yıllık izin kullanmasına dair yasal düzenlemeye de aykırılık teşkil edecek bir eylem bulunmadığı, ayrıca başvurucunun yıllık izin talebine ilişkin onay süreci tamamlanmadan görev yerini terk ettiği ve onay verilmeden izne ayrıldığının görüldüğü, 2.8. Başvuru konusu şikâyetle bağlantılı olarak başvurucunun, Kuruma ve diğer kurumlara (KDK, CİMER, Dışişleri Bakanlığı, Büro Memur Sen, Savcılık ) 40’a yakın dilekçe ve işleme alınmayan suç duyuruları ile başvurmuş olduğunun bilindiği, art arda yaptığı tutarsız başvurularla zaman ve kaynak kaybına neden
/
olduğu, hâlihazırda başvurucunun “davacı” ve TÜRKAK’ın “davalı” olduğu görevden alma ve sicil ikramiyesi talebine ilişkin iki adet dava dosyası bulunduğu, bu nedenle başvurucu ile şikâyete ilişkin olayların dostane çözülmesi yönünde bir çözüm yolunun mümkün görünmediği, Hususları bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesi; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.” 3.2. “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49 uncu maddesinin ikinci fıkrası; “Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.” 3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun, “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesi; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”, 5. 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun; 5.1. “Amir durumda olan devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası; “Amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır. Amirlik yetkisini kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslar içinde kullanır.” 5.2. “Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 11 inci maddesinin birinci fıkrası; “Devlet memurları kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar.” 5.3. “Disiplin amiri ve disiplin cezaları” başlıklı 124 üncü maddesinin ikinci fıkrası;
“Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 125 inci maddede sıralanan disiplin cezalarından birisi verilir.” 5.4. “Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar” başlıklı 126 ncı maddesi; “Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir.
Devlet memurluğundan çıkarma cezası amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verilir.
Disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur, cezayı kabul veya reddeder. Ret halinde atamaya yetkili amirler 15 gün içinde başka bir disiplin cezası vermekte serbesttirler.
Özel kanunların disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullarla ilgili hükümleri saklıdır.” 6. 14/04/2006 tarihli ve 26139 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Dışişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu
Yönetmeliğinin “Görevlendirilme” başlıklı 11 inci maddesi; “Soruşturma veya önceden Bakanlık tarafından onaylanmış yıllık denetim programları dışındaki denetlemelerle ilgili olarak Teftiş Kurulunun görevlendirilmesi, Bakanın emri ve onayı üzerine Teftiş
Kurulu Başkanlığına yazılı olarak yapılır.”
Hükmünü amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7. Kamu Denetçisi tarafından, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan Ret Karar Önerisi
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Kurumumuza başvuruda bulunan başvuran özetle; Türk Akreditasyon Kurumunda hâlihazırda olarak görev yapan hakkında şikâyetçi olduğunu, TÜRKAK’ın, 21/01/2021 tarihli ve 327 sayılı yazısında “06/01/2021 tarihli ve sayılı şikâyet dilekçesinin Bakanlık
Makamına sunulduğunu” tarafına bildirdiğini, tüm bunlara rağmen dilekçesine konu şikâyetin işleme konulmayarak herhangi bir işlem yapılmadığını ve anılan şikâyet dilekçesine konu talebinin zımnen reddedildiğini, belirterek anılan şikâyetlerinin araştırılmasını ve hakkında disiplin soruşturması açılmasını talep etmektedir.
9. Dışişleri Bakanlığı tarafından gönderilen cevabi yazıda ise özetle; soruşturma açılmasını isteyecek makamın Bakanlık Makamı olduğu, Bakanlık Makamından konu ile ilgili iddialara ilişkin, Dışişleri
Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin “Görevlendirilme” başlıklı 11 inci maddesine göre “Soruşturma
veya önceden Bakanlık tarafından onaylanmış yıllık denetim programları dışındaki denetlemelerle ilgili olarak Teftiş Kurulunun görevlendirilmesi, Bakanın emri ve onayı üzerine Teftiş Kurulu Başkanlığına yazılı olarak yapılır.” düzenlemesi kapsamında Dışişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı’na bu yönde bir emir ve onayın verilmediği hususları ifade edilmiştir.
10. Başvuranın iddiaları ve idarenin cevabi yazısı incelendiğinde uyuşmazlığın; başvuranın çalıştığı
Kurumda olarak görev yapan hakkında Bakanlık makamına disiplin soruşturması açılması talebiyle başvuru yaptığı ancak şikâyeti ile herhangi bir işlem yapılmadığı ve disiplin soruşturması açılmadığı noktasında toplandığı görülmektedir.
11. Başvuranın hizmet belgesinin tetkiki neticesinde; Türk Akreditasyon Kurumunda unvanı ile 25/01/2010 tarihinde göreve başladığı, 15/10/2012 tarihinde Akreditasyon Uzmanı kadrosuna atamasının yapıldığı, 12/02/2013 tarihinde TÜRKAK Müdür Vekilliği, 05/01/2015 tarihinde ise TÜRKAK İnsan Kaynakları Müdür kadrosunda görev yaptığı, 27/11/2020 tarihinde ise
TÜRKAK Deney ve Akreditasyon Başkanlığında Akreditasyon kadrosunda görevlendirildiği tespit edilmiştir.
12. İdare tarafından kurumumuza gönderilen bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde; 03/11/2020 ve 11/01/2020 tarihlerinde Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan TÜRKAK’a gönderilen yazıda; 2020 yılı Mayıs, Temmuz ve Eylül aylarına ait bildirimlerin mevzuatın öngördüğü süreler içinde iletilmemesi nedeniyle 18,613 TL idari para cezası uygulanacağının bildirildiği, bahse konu idari para cezasının ödendiği, ortaya çıkan kamu zararının telafisi amacıyla cezaya konu iş ve işlemlerin sorumlularının tespiti ve ödenen idari para cezasının bu kişilere rücu edilmesi için denetim ve soruşturma başlatılması talebi 30/10/2020 tarihinde
TÜRKAK tarafından Dışişleri Teftiş Kurulu Başkanlığı’na iletildiği, 25/12/2020 tarihli Bakanlık Oluru çerçevesinde 28/12/2020 – 31/12/2020 tarihleri arasında konu ile ilgili teftiş gerçekleştirildiği bilgileri edinilmiştir.
13. Yürütülen soruşturma ve alınan ifadeler çerçevesinde; başvuran maiyetinde çalışan personeli yönlendirmekle ve bu personel tarafından yerine getirilen işlemleri kontrol etmekle yükümlü olduğu, bu sorumlulukları hiç veya gereği gibi yerine getiremediği, tecrübesi nedeniyle vakıf olduğu veya vakıf olması gereken bilgileri maiyetindeki personele zamanlı ve doğru biçimde aktarmadığı, personelin aldığı bu talimatlara itimat ederek zaman kısıtlaması olan işlemlerde dahi rehavet içinde hareket ettiğinin saptandığı ve teftişe konu olaylar bakımından sorumlu olduğu, bu sebeple Devlet Memurları
Kanununun 125 inci maddesinin birinci fıkrasının (B-a) alt bendi uyarınca “Kınama” cezasıyla tecziye edilmesi gerektiği sonucuna varıldığı görülmüştür.
14. Dışişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu tarafından yürütülen soruşturma esnasında; başvuran 29/12/2020 tarihinde ifadesine başvurulduğu, ifadesine ek olarak 30/12/2020 tarihinde ifadelerine ek nitelikte bazı bilgiler sunmak istediği, 06/01/2021 tarihinde ise Bakanlığa ulaştırılmak üzere
TÜRKAK’a ilettiği dilekçesinde, Kurumumuza başvurusunun da temelini oluşturan ve kendisine yönelik olarak işyerinde mobbing kapsamında olduğu iddia edilen fiillerinin araştırılması talebinde bulunduğu görülmektedir. Raporda bu talebin ve
Bakanlığa intikal eden dilekçenin hâlihazırda yürütülen soruşturma kapsamı dışında olduğu, Bakanlık makamının takdiri tecellisinde ayrı ve sadece bu konuya yönelik bir tahkikatın yürütülebileceği değerlendirmesine yer verilmiştir.
15. Başvuru konusu ile ilgili mevzuat incelendiğinde;
15.1. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 124 üncü maddesinde kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre disiplin cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin yani disiplin suçlarının neler olduğu 657 sayılı Devlet Memurları
Kanunu’nun 125 inci maddesinde belirtilmektedir. Disiplin cezası vermeye yetkili makamların neler olduğu ise yine Devlet Memurları Kanunu’nun 126 ncı maddesinde belirlenmiştir.
15.2. Dışişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliğinin 11 inci maddesinde; soruşturma veya önceden
Bakanlık makamı tarafından onaylanmış denetim programları haricinde, ayrıca bir soruşturma ve denetim yapılabilmesi için Bakan emri ve onayı şartı aranmıştır. Bakanlık makamının oluru olmadan Teftiş Kurulunun re’sen soruşturma yürütemeyeceği, Bakanlığa intikal eden soruşturma taleplerinin Teftiş Kuruluna yazılı olarak Bakanca onay verilmesi halinde soruşturma yürütebileceği öngörüldüğünden anılan olayda da soruşturma açılmasının takdir yetkisi kapsamında olduğu değerlendirilmektedir.
16. Yukarıda anlatılanlar kapsamında; soruşturmayı başlatma yetkisi disiplin amirine tanınmıştır.
Disiplin soruşturması ise, disiplin suçu sayılacak mahiyette bir fiilin işlenmesinin ardından bu fiilin disiplin amirince öğrenilmesi ve beraberinde soruşturmacının görevlendirilmesiyle başlamaktadır. Disiplin soruşturması aşamalarının bir tanesi de disiplin amirinin, suça konu olacak fiili veya filleri öğrenmesidir.
Bunlar birçok çeşitte olabilmektedir. Bunlar özetlenecek olursa; ; İddia, ihbar, şikâyet, denetim kapsamında yapılan tespitler, yine denetim sırasında müfettişlerce ortaya çıkarılan hususlar, haber veya topluma hitap eden yayınlarda ortaya çıkan ibareler aracılığı ile disiplin amiri bu disiplin cezası gerektirecek suçları öğrenebilecektir. İlgili soruşturma hakkında 657 Sayılı Kanunda açık bir hüküm bulunmamaktadır.
Ancak 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununda ise “ Disiplin cezası verilmesini gerektiren bir fiilin işlendiğini öğrenen disiplin amiri yazılı olarak disiplin soruşturması başlatır…” hükmü ile disiplin amirine soruşturma başlatma yetkisi tanınmaktadır. Aynı husus Genel Kolluğa İlişkin 7068 sayılı
Kanunun 14 üncü maddesinde “Maiyetinden birinin disiplinsizlik teşkil eden bir fiilini veya mesleğe aykırı tutum ve davranışını herhangi bir şekilde öğrenen disiplin amirleri, olayın araştırılmasının gerektiğine kanaat getirirse bizzat ya da yazılı olarak görevlendireceği soruşturmacılar vasıtasıyla disiplin soruşturması yapar.” olarak tezahür etmiştir.
17. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak Kurumumuzca yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; başvuranın şikâyetlerinin araştırılması ve TÜRKAK hakkında disiplin soruşturması açılması talebiyle
Dışişleri Bakanlığı’na 06/01/2021 tarihinde başvurduğu, ilgili mevzuat incelendiğinde disiplin amirlerinin belirlendiği ve disiplin soruşturması açmaya yetkili makamların açıkça belirtildiği, soruşturmaya başlanmak üzere ilgili mevzuatta disiplin amirine takdir yetkisinin tanındığının görüldüğü, idarenin iş ve işlemlerinde kamu yararına ve hizmet gereklerine riayet etmesi, yasal ve makul gerekçeye dayanması, nesnel ve adil olması, eşitlik ve hakkaniyet ölçütlerini gözetmesi hukuk devleti olmanın gereği olduğu, idarenin yasalarla kendisine tanınan takdir yetkisini bu ilke ve ölçütleri göz önünde tutarak kullanması gerektiği, açıklanan gerekçeler göz önünde bulundurulduğunda, İdarenin yasalarla kendisine tanınan takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığı yönünde bir bulgu ortaya konulamadığı gibi başvuranın talebinin zımni olarak reddine ilişkin işlemde kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık tespit edilemediğinden başvuruya konu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; İdarenin “karara karşı başvuru yolları gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkelere de uygun hareket etmesi önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
19. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa)
dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosyanın kapsamına göre, BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve DIŞİLERİ BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi