ÖZET: Başvuran, Dicle Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde asistan olarak görev yapan bir kişinin ortodonti uzmanı olarak kendisini tanıtması sonucu ciddi sağlık sorunları yaşadığını ve bu durumla ilgili olarak Rektörlükten bilgi talep ettiğini belirtmiştir. Başvurusuna yanıt alamadığını ve daha sonra yapılan görüşmede soruşturmanın tamamlandığını öğrendiğini ifade eden başvuran, soruşturma dosyasının kendisine verilmesini talep etmiştir. Dicle Üniversitesi Rektörlüğü ise, disiplin soruşturmasının sonucunda ilgili personele ceza verildiğini, ancak başvuranın talebinin bazı kısımlarda reddedildiğini açıklamıştır.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın bilgi edinme hakkının ihlal edildiği sonucuna varmıştır. Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde, başvuranın soruşturma dosyasına erişim talebinin, özel hayatın gizliliği ihlali olmaksızın karşılanması gerektiği belirtilmiştir. Bu bağlamda, başvuranın talebinin, üçüncü şahıslara ait kimlik bilgileri gizlenerek yerine getirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Sonuç olarak, Dicle Üniversitesi Rektörlüğü’ne, başvuranın bilgi edinme talebinin uygun bir şekilde karşılanması için tavsiyede bulunulmuştur. Rektörlüğün, bu tavsiye kararına uygun olarak 30 gün içinde işlem yapması gerekmektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/6506-S.24.10211

BAŞVURU NO : 2024/194

KARAR TARİHİ : 14.06.2024

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : DİCLE ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Bilgi edinme talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 05.01.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1.Başvuran, Siirt’te kendisini ortodonti uzmanı olarak tanıtan ancak daha sonra ortodonti uzmanı olmadığını ve halen Dicle Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde asistan olduğunu öğrendiği ’nın sağlığı üzerinden çok ciddi bir şekilde sonuçlar doğuran müdahalesi nedeniyle mağdur edildiğini, uzun süredir tedavisinin devam ettiğini ve hala maske takmak zorunda kaldığını, 02.01.2023 tarihinde Dicle

Üniversitesi Rektörlük Makamına şikayet dilekçesi yazarak bu kişinin cezalandırılmasını ve soruşturma sonucunun tarafıma bildirilmesini talep ettiğini, ifadesinin alınmasına ve aradan aylar geçmesine rağmen tarafına hiçbir sonuç bildirilmemesi üzerine anılan Rektörlük ile şifahen yaptığı görüşmede soruşturmanın bitirildiğini ve sonuçlandırıldığını öğrendiğini, tarafı olduğu tüm soruşturma dosyasının bir örneğini

18.07.2023 tarihli sayılı CİMER başvurusu ile talep ettiğini ancak olumsuz cevap aldığını,

bunun üzerine 19.09.2023 tarihinde Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna itiraz başvurusunda bulunduğunu, Kurul başvurusuna “Kısmı Kabul Kısmı Ret Kararı” verdiğini, adı geçen Kurulun sadece soruşturmanın sonucunu öğrenebilmesine karar verdiğini, tüm soruşturma dosyasının tarafına gönderilmemesini ise hukuka uygun bulunduğunu iddia ederek tarafı ve mağduru olduğu soruşturma dosyasının bir örneğinin tarafına verilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Dicle Üniversitesi Rektörlüğünün başvuru konusuna ilişkin 05/02/2024 tarih ve sayılı yazısı ve ekinde özetle; 2.1. Başvuran tarafından 02.01.2023 tarihinde iletilen şikayet başvurusu üzerine Diş Hekimliği Fakültesi

Ortodonti Anabilim Dalında Görev yapan Dt. hakkında soruşturma başlatıldığı, bu

soruşturma sonucunda Dt. ‘nın 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 53. maddesinin 4.

Fıkrasının (m) bendi gereğince “kademe İlerlemesi Durdurulması” cezası teklif edilmiş ancak 2547 sayılı

Yükseköğretim Kanununun 53/D maddesinin 3. Fıkrasına istinaden bir alt ceza olan “1/30 Oranında

Aylıktan Kesme” cezası ile tecziye edilmesi Üniversite Disiplin Kurulunca uygun görüldüğü, 2.2. Süreç içerisinde başvuran tarafından Dekanlığa birden fazla başvuru ( , , , , , , , , ) yapıldığı ve tüm başvurular süresi içerisinde cevaplandığı, bunlar içerisinde soruşturma tamamlanmadığı için talepleri reddedilen soruşturma evraklarını isteme taleplerinin de bulunduğu, daha sonra başvuran tarafından 19.09.2023 tarihinde Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna başvuru yapıldığı ve Kurulun istediği tüm belgeler kurula gönderildiği, ancak Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu talebin bir kısmını kabul edip bir kısmını reddettiği, süreç içerisinde tüm iş ve işlemler mevzuat çerçevesinde gerçekleştirildiği, İfade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 1982 Anayasasının; 3.1. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20’nci maddesi: “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. … Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.” 3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesi: “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrası: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun; 5.1. “Amaç” başlıklı 1’inci maddesi: “Bu Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.”, 5.2. “Gizli bilgileri ayırarak bilgi veya belge verme” başlıklı 9’uncu maddesi: “İstenen bilgi veya belgelerde, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler ile açıklanabilir nitelikte olanlar birlikte bulunuyor ve bunlar birbirlerinden ayrılabiliyorsa, söz konusu bilgi veya belge, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler çıkarıldıktan sonra başvuranın bilgisine sunulur. Ayırma gerekçesi başvurana yazılı olarak bildirilir.”,

5.3. “İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 19’uncu maddesi: “Kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idarî soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde; a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak, b) Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek, Bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.”, 5.4. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 21 inci maddesi: “Kişinin izin verdiği haller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında açıklanması halinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref haysiyetine, mesleki ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.

Kamu yararının gerektirdiği hâllerde, kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.”, hükümlerini ihtiva etmektedir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi

Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Birinci numaralı paragrafta yer verildiği üzere başvuran; Dicle Üniversitesi Rektörlüğüne muhatap

CİMER üzerinden numaralı başvuru ile daha önce kendisinin şikayeti sonucunda ilgili personel hakkında başlatılan disiplin soruşturması dosyasının ekleriyle birlikte tamamının, idare tarafından tesis edilen kararı da kapsayacak şekilde dosyanın bir örneğinin tarafına gönderilmesini istediğini, ancak anılan idare tarafından talebine olumsuz cevap verildiğini iddia ederek söz konusu disiplin soruşturması dosyasının ekleriyle birlikte 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde tarafına bildirilmesini talep etmektedir.

8. Somut olayda başvuranın, anılan Rektörlükte görev yapan ilgili personel hakkında disiplin soruşturması yapılması için İdareye başvuru yaptığı, bunun üzerine soruşturma başlatıldığı, soruşturmanın 04/10/2023 tarihinde sonuçlandığı incelenen belgelerden anlaşılmıştır. Başvuran, Kurumumuza yaptığı başvurusunda, kendisinin başvurusu üzerine başlatılan soruşturmaya ait tüm belgelerin, kendisi ile bilgi edinme hakkı mevzuatı uyarınca paylaşılmasını talep etmektedir. Bu bağlamda aşağıda, söz konusu disiplin soruşturma dosyasının, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu hükümleri uyarınca başvuranla paylaşılıp paylaşılamayacağının açıklığa kavuşturulmasına çalışılmıştır.

9. Yönetimde şeffaflığın, demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün gereklerinden olan bilgi edinme hakkı; bireylere daha yakın bir yönetimi ve halkın denetimine açıklığı sağlamada önemli bir rol oynamaktadır.

Anayasa ile güvence altına alınan bilgi edinme hakkının kullanımının zorlaştırılması veya imkânsız hale getirilmesinin önüne geçmek amacı ile 4982 sayılı Kanunun 5’inci maddesi ile kamu kurum ve kuruluşları, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlü kılınmıştır.

10. Bütün haklarda olduğu gibi bu hak da sınırsız değildir. Esasında temel hak ve özgürlüklerin daha verimli ve etkin kullanılabilmeleri amacıyla, özlerine dokunulmaksızın sınırlandırılmaları, bu şekilde kamusal çıkarlarla aralarında bir denge oluşturulması zorunludur. Bilgi Edinme Hakkı Kanununda (BEHK), bilgi edinme hakkının istisnaları yani sınırları düzenlenmiştir. BEHK’nın 15 ve 28’inci maddeler arasında geniş bir çerçevede sayılan bu sınırlama sebeplerinden bir kısmı ise; istihbarata ilişkin bilgi ve belgeler, özel hayatın ve haberleşmenin gizliliği, kurum içi düzenlemeler, kurum içi görüş, bilgi notu ve tavsiyeler olduğu görülmektedir.

11. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu (BEDK) söz konusu hususu 22/06/2005 tarihli ve 2005/476 Karar sayılı kararında; “…4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 4’üncü maddesinin 1’inci fıkrası “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir” hükmünü amirdir. Bu hükme göre bilgi edinme hakkının başvuru yoluyla kullanılabilmesi için ilgililik şartı aranmamaktadır. 4982 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinin 1’inci fıkrası ise “Kurum ve kurulular, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.” hükmünü amirdir.

Dolayısıyla 4982 sayılı Kanun kapsamındaki bir bilgi edinme başvurusu ancak yine bu Kanun’un getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilir.” şeklinde belirtmiştir.

12. Bir kimsenin hak ve özgürlüklerinin bir başka kimsenin hak ve özgürlüklerinin başladığı noktada biteceği hukukun bilinen ilkelerindendir. Herkes bilgi edinme hakkına sahip olduğu gibi özel hayatının gizliliği ve korunması hakkına da sahiptir. Her ikisi de demokratik hukuk devletinin vazgeçilmezi olan bu iki hak arasında kabul edilebilir hassas bir dengenin kurulması zorunludur. Bilgi edinme hakkını düzenleyen 4982 sayılı Kanunda özel hayatın gizliliği, bilgi edinme hakkının sınırlarından biri olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle bilgi edinme hakkı başvuruları bir başka kimsenin özel hayatının gizliliğini ihlal ettiğinde kural olarak reddedilecektir (GÖK Hasan, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu Kararlarında

Özel Hayatın Gizliliği İstisnası, TBB Dergisi 2012 (99), s.153-154 ).

13. Kişilerin bilgi edinme haklarının yanında, kamunun ve diğer kişilerin hak ve özgürlükleri de hukuk tarafından korunma altına alınmıştır. Dolayısıyla bilgi edinme hakkının kullanılması, kamunun ortak yararını ve kişilerin bireysel yararlarını dikkate alan adil bir dengeye dayanmalıdır. Kanunun ilgili bölümünde bilgi edinme hakkının sınırları tek tek sayılmak suretiyle belirlenmiş olmakla birlikte, yasal sınırlama nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediğini belirlenmesi noktasında idare takdir yetkisini kullanmaktadır. Bu bağlamda bilgi verme yükümlülüğü istisnasında idare, bilginin paylaşılmasının sağlayacağı kamu yararıyla/bireysel yararla bilginin saklanmasının sağlayacağı kamu yararının/bireysel yararın hangisinin daha üstün ve ağırlıklı olduğuna karar vererek bilgi edinme talebini yanıtlayacaktır (http://www.ilkercolak.com.tr/bilgi-edinme-hakkinin-sinirlari-ve-sinirlama-olcutleri/).

14. Konu ile ilgili Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu kararlarında; 14.1. Üçüncü kişiler hakkındaki soruşturma dosyaları ve müfettiş raporları özel hayat istisnası kapsamında değerlendirildiği ve başvuruların reddedildiği görülmekle, soruşturma raporu üçüncü kişi hakkında olmakla birlikte, bilgi edinme başvurusu yapan kişiyi ilgilendiren bilgiler de içeriyorsa bu durumda raporda üçüncü kişinin özel hayatının gizliliğini ihlal eden bilgiler olsa bile bilgi edinme başvurusu reddedilemez. Ancak, burada 9. madde hükmü doğrultusunda üçüncü kişilerin kimlik bilgileri kapatılarak belge başvuranın erişimine sunulmalıdır (BEDK, 2005/299 K, 27.04.2005).

14.2. Üçüncü kişi ile ilgili olan soruşturma dosyasına ulaşmanın mümkün olduğu bir diğer hal de bilgi edinme talebinde bulunan kişinin bu soruşturmanın açılmasına neden olan şikayetçi olmasıdır.

BEDK’ye göre; “…soruşturmanın açılmasına neden olmuş olan şikayetçi ile soruşturma neticesinde mağduriyeti söz konusu olan diğer kişilere, genel olarak Kanunda bilgi edinme hakkının kullanılabilme şartı olarak aranmayan ancak istisnai olarak burada aranması zorunlu olan “ilgililik” şartını gerçekleştirmiş oldukları kabul edildiğinden, talep etmiş oldukları 3.kişilerle ilgili soruşturma raporlarının

Kanun’un 19. ve 9. maddeleri çerçevesinde değerlendirilerek verilmesi mümkün olacaktır.” (BEDK, 2005/664 K- 2005/665 K 21.09.2005 Aynı Yönde 2006/83 K, 15.02.2006) Böylece şikayetçi ve/veya mağdur soruşturmanın gidişatı hakkında bilgi sahibi olabilecek ve soruşturma sonuçlarından memnun kalmazsa diğer yasal haklarını kullanabilecektir. (GÖK, s. 158)

14.3. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun bir kararında; “…talep ettiği soruşturma raporunun bir suretinin, söz konusu Müdürlükçe varsa üçüncü kişilere ait bilgiler çıkarıldıktan sonra adı geçene verilmesine oy birliği ile karar verildi.” (BEDK, 05/04/2004 tarihli ve 2004/16 sayılı kararı); bir başka kararında “Başvuru sahibinin talep ettiği bilgi ve belgelerden (1), (2), (3), (6), (7), (8), (9), (10), (11), (12), (13), (14), (15), (16) ve (17) numaralı maddelerde istenen soruşturma dosyaları ile yazıların içeriklerinin incelenerek, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 18 ve 19 ve 21 inci maddeleri kapsamına giren bilgi ve belgeler ile üçüncü şahıslarla ilgili bilgi ve belgeler çıkarıldıktan sonra kalan açık bilgi ve belgelerin başvuru sahibinin erişimine sunulmasının gerektiği,..” (31/08/2004 tarihli ve 2004/57 sayılı kararı); yine bir diğer kararında, “…4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun “İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 19. maddesinin (a) ve (d) bentleri gereğince başvuru sahibince bilgi edinme başvurusuna konu edilen soruşturmaya ilişkin Soruşturma Raporunda yer alan “Sonuç-Kanaat-Teklif” bölümünün kendisi ve şikayet ettiği kişi hakkındaki kısımların- üçüncü şahıslara ait kimlik bilgileri ile kimliklerin tespitine imkan veren her türlü bilgi ve ifade, aynı Kanunun 9 uncu maddesi çerçevesinde çıkarılmak/karartılmak suretiyle- başvuru sahibinin erişimine sunulması gerektiğinin….karar verilmiştir.” (21/12/2017 tarihli ve 2017/2173 sayılı kararı) hususları vurgulanmıştır.

15. Kurumumuza benzer konuda yapılan 2022/339 şikayet başvurusunda; başvuran tarafından yapılan şikayet sonrası başlatılan soruşturmaya ait araştırma raporu ve ekleri ile ilgili bilgi ve belge talebinin üçüncü şahıslara ait kimlik bilgileri ile kimliklerin tespitine imkan veren her türlü bilgi ve ifade, 4982 sayılı

Kanunun 9’uncu maddesi çerçevesinde çıkarılmak/karartılmak suretiyle, özel hayatın ihlaline mahal vermeyecek bilgilerin, başvuru sahibinin erişimine sunulması gerektiği değerlendirmesine yer verilmiştir.

16. Somut olayda başvuranın, disiplin soruşturması yapılması için başvuru yapması üzerine İdare tarafından bir soruşturma başlatıldığı, hatta soruşturma sırasında ifadesine başvurulduğu anlaşılmaktadır. Ancak İdare,

başvuranın, soruşturmaya ait araştırma raporuyla ilgili bilgi ve belge talebini 4982 sayılı Kanunun 19’uncu maddesi gerekçe göstererek reddedildiği anlaşılmaktadır.

17. Yukarıda da açıklandığı üzere bilgi edinme hakkının sınırları yasa ile çizilmiştir. Yasa koyucu hangi durumlarda bunun sınırlandırılacağını maddeler halinde açıklamıştır. İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgelerin hangi durumlarda kişilerle paylaşılmayacağı 4982 sayılı Kanunun 19’uncu maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Ayrıca uygulamaya ilişkin karşılaşılan sorunlarla ilgili nasıl hareket edileceği hususunda

Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun kararları yol gösterici olmuştur. BEDK, idari soruşturmaya ilişkin bilgi taleplerinde; başvuruyu yapan kişileri ilgilendiren bilgilerin bulunması (14.1. numaralı paragraf) ya da bilgi edinme başvurusunda bulunan kişinin başvurusu üzerine inceleme başlatılması (14.2. numaralı paragraf) gibi hususların bulunduğu durumlarda gizliliğe riayet edilerek bilgilerin paylaşılabileceği yönünde kararlar vermiştir. Bu çerçevede, başvuranın şikayeti üzerine soruşturma başlatılması ve ifadesine başvurulması hususları ile bilgi edinme hakkı düzenlemesinin amacı dikkate alındığında, başvuranın soruşturma konusundan tamamen bağımsız olmadığı, konunun ilgilisi olduğu, dolayısıyla soruşturma hakkında bilgi ve belgelere sahibi olması gerektiği açıktır.

18. Bu kapsamda başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın başvuru sonrası başlatılan soruşturmaya ait soruşturma dosyası ile ilgili bilgi ve belge talebinin üçüncü şahıslara ait kimlik bilgileri ile kimliklerin tespitine imkan veren her türlü bilgi ve ifade, 4982 sayılı Kanunun 9’uncu maddesi çerçevesinde çıkarılmak/karartılmak suretiyle, özel hayatın ihlaline mahal vermeyecek bilgilerin, başvuru sahibinin erişimine sunulması gerektiği değerlendirilmektedir. Bu doğrultuda başvuranın bilgi edinme talebinin 4982 sayılı Kanunun 19’uncu maddesi gerekçe göstererek reddedilmesinin hukuka uyarlı olmadığı kanaat ve sonucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20. 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Diyarbakır İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE,

Başvuranın, söz konusu disiplin soruşturma dosyası ilgili bilgi edinme talebinin, soruşturma dosyasında bulunana belgelerde özel hayatın ihlaline mahal verebilecek kısımlarının çıkartılması/karartılması suretiyle karşılanması amacıyla makul sürede işlem tesisi için DİCLE ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE

TAVSİYEDE bulunulmasına,

6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Dicle Üniversitesi Rektörlüğünce

bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURAN ile DİCLE ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi