| ÖZET: Bu karar, başvuranın bilgi edinme talebinin reddedilmesine ilişkin hukuki değerlendirmeleri içermektedir. Başvuran, savcılığa suç duyurusunda bulunmak için disiplin soruşturmasına konu tutanağın bir örneğini talep etmiştir. Bilgi edinme hakkı, bireylerin idareden bilgi ve belge talep etme yetkisini güvence altına alan bir insan hakkıdır. Ancak, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 19. maddesi uyarınca, belirli istisnalar nedeniyle bazı bilgilerin verilmesi engellenebilir. Somut olayda, tutanakta imzası bulunan görevlilerin hayatının tehlikeye girebileceği gerekçesiyle, başvuranın talebi reddedilmiştir. Bu durum, bilgi edinme hakkının sınırlarını ve idarenin bilgi verme yükümlülüğünü belirleyen yasal çerçeve içinde değerlendirilmiştir. Dolayısıyla, başvuranın talebinin reddi, hukuki bir dayanağa sahiptir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/8719-S.13399
BAŞVURU NO : 2019/6396
KARAR TARİHİ : 19/09/2019
TAVSİYE KARARI
ANKARA ÇOCUK KAPALI CEZA İNFAZ KURUMU
BAŞVURUYA KONU İDARE :
MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın bilgi edinme talebinin karşılanmadığından bahisle mağduriyetinin giderilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 20/03/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza … … (T.C Kimlik No:…) tarafından yapılmış olan şikayet başvurusunda özetle; Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında 30/01/2018 tarihli dilekçe ile … Çocuk
Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğüne başvurduğunu, başvurusunun 30/01/2018 tarih ve
…/…sayılı yazı ile reddedildiğini, ret gerekçesinin mevzuata aykırı olduğunu belirterek; söz konusu dilekçesinde belirttiği bilgi ve belgelerin tarafına verilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 19/04/2019 tarih ve … sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla … Çocuk Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. … Çocuk Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü tarafından gönderilen 06/05/2019 tarih, …/… sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
2.1 Başvuranın 30/01/2018 tarihli dilekçesine, 30/01/2018 tarihli ve …/… sayılı yazı ile cevap
verildiği ve yazısının 01/02/2018 tarihli tebliğ tebellüğ belgesi ile tebliğ edildiği,
2.2 Başvuranın, 30/01/2018 tarihli dilekçesinde savcılığa suç duyurusunda bulunmak üzere
hakkında düzenlenen ve bir idari disiplin soruşturmasına konu tutanağın bir örneğini talep ettiğini,
2.3 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunun 19. maddesi hükmü gereğince … …
hakkında düzenlenen 02/01/2018 tarihli tutanakta imzası bulunan görevlilerin hayatı ya da güvenliğinin tehlikeye düşebileceği değerlendirildiğinden, soruşturmaya konu edilen 02/01/2018 tarihli tutanağın bir örneğinin başvurana verilmesinin uygun görülmediği,
2.4 Ayrıca 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 129. maddesi gereğince başvuran
hakkında bahsi geçen disiplin soruşturmasının da memurluktan çıkarma cezası istenilen bir disiplin soruşturması olduğu,
2.5 Adalet Bakanlığı Disiplin Yönetmeliği’nin Savunma Hakkı başlıklı 28. maddesinin 1 .
bendi “Memura savunma hakkı tanınmadan disiplin cezası verilemez. Hakkında soruşturma yapılan memura, isnat edilen fiil ve hâller açıkça belirtilmek suretiyle, yedi günden az olmamak üzere verilen şiire içerisinde bizzat veya vekili aracılığıyla yazılı veya sözlü olarak savunma yapması, aksi hâlde savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı hususu yazılı olarak bildirilir. Memur disiplin soruşturması evrakını inceleyebilir ve istediği belgelerin bir örneğini masrafını karşılamak kaydıyla alabilir. ” hükmü ele alındığında, idarenin nasıl bir işlem yapacağının emredici bir biçimde verilmediği ve bir takdir yetkisi tanındığı,
2.6 … Çocuk Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda İnfaz ve Koruma Memuru olarak görev
yapmaktayken komisyon için naklen atanarak … … … …. Ceza İnfaz Kurumunda görev yapmaya başlayan … …’in, Kurum Müdürlüğüne vermiş olduğu 30/01/2018 tarihli dilekçesinde her ne kadar savcılığa yapacağı suç duyurusunda kullanılmak üzere, Kurum
Disiplin Amirliği tarafından yürütülen disiplin soruşturmasına konu edilen 02/01/2018 tarihli tutanağın adli makamlarca talep edilmesi durumunda talebin derhal yerine getirileceği, başvuranın, örneği verilmeyen tutanak olmadan da adli mercilere suç duyurusunda bulunmasının önünde bir engel olmadığı belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2.maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir”,
3.1 “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan
faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”,
3.2 “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40. maddesinde; “ Anayasa ile tanınmış
hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir.
Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”,
3.3 ”Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü
maddesinde; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve
Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,
3.4 “Yargı yolu” kenar başlıklı 125. Maddesinde; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden
doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesine göre; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir…”, 5. 4982 Sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun;
5.1 “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4. maddesinde; “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir…”
5.2 “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5. maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda
yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler. Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.”,
5.3 “Gizli bilgileri ayırarak bilgi veya belge verme” başlıklı 9. maddesinde; “İstenen bilgi
veya belgelerde, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler ile açıklanabilir nitelikte olanlar birlikte bulunuyor ve bunlar birbirlerinden ayrılabiliyorsa, söz konusu bilgi veya belge, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler çıkarıldıktan sonra başvuranın bilgisine sunulur. Ayırma gerekçesi başvurana yazılı olarak bildirilir. ”,
5.4 “Başvuruların cevaplandırılması” başlıklı 12. maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, bilgi
edinme başvurularıyla ilgili cevaplarını yazılı olarak veya elektronik ortamda başvuru sahibine bildirirler. Başvurunun reddedilmesi hâlinde bu kararın gerekçesi ve buna karşı başvuru yolları belirtilir.”
5.5 “İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler ” başlıklı 19. maddesinde; “Kurum ve
kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idarî soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde; a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak, b) Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek, Bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır. ”,
5.6 “ Özel hayatın gizliliği” başlıklı 21. maddesinde; “Kişinin izin verdiği hâller saklı kalmak
üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır. Kamu yararının gerektirdiği hâllerde, kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.”, 6. Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında
Yönetmelik’in;
6.1 “İdari soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 30. maddesinde; “Kurum ve
kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idari soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması halinde; a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak, b) Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek, bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır”
6.2 “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 32. maddesinde; “Kişinin izin verdiği haller saklı kalmak
üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması halinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, mesleki ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır. Kamu yararının gerektirdiği hallerde, kurum ve kuruluşların kayıtlarında bulunan kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
7. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran, 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda savcılığa suç duyurusunda bulunmak üzere hakkında düzenlenen idari disiplin soruşturmasına konu tutanağın bir örneğini talep etmektedir.
9. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 19. maddesinde herkesin düşünce ve anlatım özgürlüğü hakkı olduğu bu hakkın bilgi ve düşünceleri her yoldan araştırmak, elde etmek ve yaymak hakkını gerekli kılacağı düzenleme altına alınmıştır.
10. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “İfade özgürlüğü” başlıklı 10. maddesinde ise herkesin ifade özgürlüğü hakkına sahip olduğu, bu hakkın kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, haber, görüş alma ve verme özgürlüğünü de kapsayacağı belirtilmiştir.
11. Anayasamız da 26. maddesinde; herkesin, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahip olduğunu, bu hürriyetin resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestisini de kapsayacağını belirtmek suretiyle bilgi edinme hakkının düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin ayrılmaz bir parçası olduğunu kabul etmektedir.
12. Bilgi edinme hakkı, idarenin tek taraflı iradesiyle, kişilerin ve toplumun hukuki durumunda değişiklik oluşturan eylem, işlem ve kararlarına ilişkin bilgilerin herhangi bir özel yararın ispatına gerek olmaksızın bireyler tarafından elde edilebilmesini garanti altına alan bir insan hakkıdır ve hakkın sahibi olan kişiye idareden bilgi ve belge elde edebilme yetkisi verirken hakkın muhatabı olan idareye ise bilgi ve belge verme ödevi yüklemektedir. (Yrd.Doç.Dr. Ayhan DÖNER, Şeffaf Devlette Bilgi Edinme Hakkı ve
Sınırları, On İki Levha Yayıncılık, 1. Baskı, İstanbul, Kasım 2010, s.98)
13. Anayasamızın 74. maddesinde; herkesin, bilgi edinme hakkına sahip olduğunu belirterek de bilgi edinme hakkını ayrıca ve açıkça güvence altına almıştır. Söz konusu madde genel bir düzenleme olup hakkın sınırı konusunda ayrıca bir düzenleme içermemektedir. Ancak elbette ki, söz konusu hak da mutlak bir hak değildir. Dolayısı ile hakkın Anayasa madde 13 kapsamında belli bazı kısıtlamalara tabi tutulması hayatın olağan akışına aykırı olmayacaktır. Nitekim yasa koyucu da demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemek amacıyla 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı
Kanunu çıkarmıştır.
14. Kanunun temel amacı açısından serbesti kural olmakla birlikte, 4982 sayılı Kanunun 4.
Bölümünde bilgi edinme hakkının sınırları düzenlenmiş ve 13 adet istisnaya yer verilmiştir.
Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu (BEDK) söz konusu hususu 22/06/2005 tarihli ve 2005/476 Karar sayılı kararında; “…4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 4’üncü maddesinin 1’inci fıkrası “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir” hükmünü amirdir. Bu hükme göre bilgi edinme hakkının başvuru yoluyla kullanılabilmesi için ilgililik şartı aranmamaktadır. 4982 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinin 1’inci fıkrası ise “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.” hükmünü amirdir. Dolayısıyla
4982 sayılı Kanun kapsamındaki bir bilgi edinme başvurusu ancak yine bu Kanun’un
getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilir.” şeklinde belirtmiştir.
15. Somut olayda; idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden; bilgi edinme hakkı kapsamında talep edilen belgenin, disiplin soruşturmasına konu tutanak olduğu anlaşılmaktadır.
16. Talebin idare tarafından 4982 sayılı Kanunun 19. maddesi kapsamında kaldığından bahisle reddedildiği anlaşılmaktadır.
17. 4982 sayılı Kanunun 19. maddesi kapsamında yapılan incelemede;
17.1 Hakkın sınırı açısından 13 istisnadan biri, Kanunun 19. maddesinde düzenleme altına
alınmıştır. Madde düzenlemesine baktığımızda; kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idarî soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde; kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak, kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek nitelikte olan idarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgelerdir.
17.2 Yukarıda belirtilen hüküm bilgi verme yükümlüsü olan kamu kurumlarının idari
soruşturmalarla ilgili istenen bilgi ve belgeleri vermekten kaçınabilecekleri dört adet istisnai durumu göstermektedir. Dolayısıyla idari soruşturmalarla ilgili olarak istenen bilgi ve belgeler bu istisnalardan en az birisinin kapsamına girmiyorsa başvuru sahibine verilmek zorundadır. Salt 19. madde kapsamında bilgi edinme başvurusunun reddedilebilmesi için sadece idari soruşturmanın varlığı yeterli olmayıp, ilgili hükümde düzenlenen diğer şartlardan birinin de gerçekleşmiş olması ve hangi şartın gerçekleştiğinin de maddi olaylara dayanarak açıklanması, olayların gerçekleştiğinin belgelendirilmesi ve olayların hukuku nitelendirmesinin doğru yapılmış olması gerekmektedir. 4982 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesi “İstenen bilgi veya belgelerde, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler ile açıklanabilir nitelikte olanlar birlikte bulunuyor ve bunlar birbirlerinden ayrılabiliyorsa, söz konusu bilgi veya belge, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler çıkarıldıktan sonra başvuranın bilgisine sunulur. Ayırma gerekçesi başvurana yazılı olarak bildirilir” hükmünü amirdir. Anayasamız Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik bir hukuk devleti olduğunu değiştirilemez hükümleri arasında belirtmiştir. Demokratik bir hukuk devletinde hak ve özgürlükler asıl, sınırlamalar ise istisnadır. Dolayısıyla bilgi edinme hakkı geniş, bu hakkın istisnaları ise dar ve amaca uygun yorumlanmak zorundadır.
(Bkz: BEDK 2005/476 Karar sayılı 22/06/2005 tarihli kararı, BEDK 2005/422 Karar Sayılı, 01/06/2005 Karar tarihli Kararı)
17.3 Başvuru sahibinin itiraz dilekçesinde hakkında düzenlenen bir ön inceleme raporunun
bulunduğu ve buna göre disiplin cezası almış olduğunu belirttiği ve hakkında düzenlenen müfettiş raporlarının kendisine verilmesi talebine ilişkin olarak BEDK …/… Karar sayılı 31/01/2005 tarihli kararında; kişinin çalışma hayatını ve meslek onuru etkileyecek nitelikte sonuçlar doğuran müfettiş raporlarının kendisine verilmesi gerektiğini, bu nitelikteki raporların Bilgi Edinme Hakkı Kanunun 19 uncu maddesi kapsamında mütalaa edilemeyeceğini, Raporun 4982 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinde yer alan; Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak, kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek bilgi ve belgelerden kabulünün mümkün olmadığını belirtmiştir.
18. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; 02/01/2018 tarihli tutanakta imzası bulunan görevlilerin hayatı ya da güvenliğinin tehlikeye düşebileceği değerlendirildiğinden, soruşturmaya konu edilen 02/01/2018 tarihli tutanağın bir örneğinin başvurana verilmesinin idare tarafından uygun görülmediği belirtmiştir.
İdarenin ret işlemi 4982 sayılı Kanunun 19/b kapsamında haklı bir gerekçeye dayanmaktaysa da, 4982 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesi “İstenen bilgi veya belgelerde, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler ile açıklanabilir nitelikte olanlar birlikte bulunuyor ve bunlar birbirlerinden ayrılabiliyorsa, söz konusu bilgi veya belge, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler çıkarıldıktan sonra başvuranın bilgisine sunulur. Ayırma gerekçesi başvurana yazılı olarak bildirilir” hükmünü amirdir. Bu kapsamda başvuruya konu tutanağın ayrıca bir disiplin soruşturmasına konu edildiği de dikkate alındığında, disiplin soruşturmasına konu talep edilen tutanağın 3. kişilere ait kimlik bilgileri ile kimliğinin ortaya çıkmasına neden olabilecek bilgiler çıkarıldıktan sonra başvuru sahibinin erişimine açılması gerektiği değerlendirilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; … Çocuk Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünden istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği, bu bakımdan kanunlara uygunluk ilkesine uygun davranıldığı, ancak başvurana gönderilen ret yanıtında karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uyulmadığı anlaşılmış olup, bu ilkeye uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
20. 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ilgili idarece tavsiye kararı üzerine 30 gün içerisinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresinden arta kalan sürede Ankara İdare
Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN KABULÜ ile; Başvuranın, bilgi edinme talebinin kararda belirtilen hususlarda dikkate alınarak karşılanmasına yönelik makul sürede işlem tesisi için SİNCAN ÇOCUK KAPALI CEZA
İNFAZ KURUMU MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası
uyarınca, … Çocuk Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Tavsiye Kararının BAŞVURANA ve … ÇOCUK KAPALI CEZA İNFAZ KURUMU
MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi