|
ÖZET: Başvuran, Gümüşhane Müdürlüğü’nde temizlik personeli olarak çalışmakta ve hakkında açılan disiplin soruşturması nedeniyle Kurumla yaptığı yazışmaların kendisine verilmediğini iddia etmektedir. Bu durumun, savunma ve bilgi edinme haklarını ihlal ettiğini belirterek, ilgili belgelerin kendisine sunulmasını talep etmektedir. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, başvuranın talebine ilişkin yaptığı açıklamada, disiplin soruşturmasının yürütülmesi sırasında, başvuranın savunma hakkının kısıtlanmadığını ve gerekli bilgilendirmelerin yapıldığını ifade etmiştir.
Kurum, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 19. maddesi gereğince, idari soruşturmalarla ilgili belgelerin açıklanmasının bazı durumlarda yasak olduğunu belirtmiştir. Ancak, başvuranın talep ettiği belgelerin, soruşturmanın tamamlanmasının ardından kendisine sunulması gerektiği yönünde bir karar verilmiştir. Bu bağlamda, başvuranın bilgi edinme hakkının kullanımı açısından gerekli adımların atılması gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvuranın talebinin kabul edilmesi yönünde bir tavsiye kararı verilmiş ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na, başvuranın kendisiyle ilgili bilgilerin, üçüncü şahıslara ait kimlik bilgileri gizlenerek sunulması gerektiği bildirilmiştir. Bu karar, başvuranın hak arama özgürlüğü ve bilgi edinme hakkının korunması açısından önem taşımaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/10756-S.24.16408
BAŞVURU NO : 2024/7407
KARAR TARİHİ : 04.10.2024
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI
Başvuranın, bilgi edinme talebi hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 10.06.2024
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuran özetle, Gümüşhane Müdürlüğü’nde temizlik personeli olarak görev aldığını, hakkında disiplin soruşturma açıldığını, buna istinaden Kurumla yaptığı tüm yazışmaları talep ettiğini; ancak Müdürlükçe evrakların tarafına verilmediğini, savunma ve bilgi edinme haklarının elinden alındığını, disiplin soruşturmalarında evrakları inceleme hakkının bilgi edinme hakkı ile de doğrudan bağlantılı bir hak olduğunu iddia ve ifade ederek; savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle bu durumun düzeltilmesi ve bilgi edinme hakkının elinden alınması nedeniyle de kurumun dikkat etmesi gereken hususlar yönünden tavsiye kararı verilmesini; ayrıca kurum ile yapmış olduğu yazışmaların bir örneğinin kurumdan istenmesi hususunda gereğinin yapılmasını Kurumumuzdan talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuz 7/8/2024 tarihli ve S. sayılı, 3/9/2024 tarihli ve S. sayılı bilgi ve belge isteme yazılarına istinaden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Strateji Geliştirme Daire
Başkanlığı’nın 26/8/2024 tarihli ve E- – – sayılı ile 4/9/2024 tarihli ve E– – sayılı cevabi yazıları ve yazı eklerinde özetle; 2.1. Söz konusu bilgi belgelerde; kişi hakkında düzenlenen tutanağa istinaden muhakkik tarafından tanzim edilen Soruşturma Raporunda, İl Müdürlüğünde görevli diğer personelin yazılı ifadelerinin mevcut olduğu, soruşturma raporunun ilgiliye tebliğ edilmesi halinde raporda ifadesi bulunan personel arasında şahsi husumetin meydana gelebileceği, ayrıca raporun ilgiliye tebliği halinde bu durumun 4982 sayılı Bilgi
Edinme Kanunu’nun 19 uncu maddesinde yer alan hususlara ters düşeceğinin belirtildiği; /
2.2. Başvuranın savunmasını yapabilmesi amacıyla isnat, isnat sebepleri ve niteliği, yazılı savunma, savunma süresi, savunma haklarına ilişkin kendisinin haberdar edildiği, kişi hakkında mütalaa edilen ceza miktarının ve cezanın verilme gerekçelerinin izah edildiği, görevli muhakkik tarafından soruşturma konusu ve süreci hakkında bilgilendirmenin yapıldığı; 2.3. Soruşturma usulüne uygun olarak Gümüşhane Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünce başvurana bilgi verildiği, 4982 sayılı Kanun kapsamında gerekli açıklamaların yapıldığı ve İş Yeri Disiplin Kurulunda bu hususlara yer verildiği; ayrıca 4982 sayılı Kanun kapsamında kişiye yazılı olarak da bilgi verildiği; 2.4. 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu’nun “İdari soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 19 uncu maddesinde; “a) Kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idari soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması halinde Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak, b)Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek, bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.” hükmünü amir olduğu; ayrıca 27/4/2004 tarihli ve 25445 sayılı Resmi Gazete ‘de yayımlanarak yürürlüğe giren Bilgi Edinme
Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik’in “Kanunda istisna sayılan bilgi veya belgelere ilişkin talepler” başlıklı 23 ncü maddesinde, “Kanunda bilgi edinme hakkının istisnaları olarak düzenlenen konularda yapılan bilgi edinme başvuruları reddedilir ve ret kararı başvuru sahibine gerekçeli olarak bildirilir” hükmünün yer aldığı belirtilerek anılan mevzuat hükümleri uyarınca başvurucunun savunma ve bilgi edinme hakkını kullanmasının engellenmediği; 2.5. Öte yandan, başvuruya konu olan hususların 6698 Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve mevzuatı kapsamı dışında kaldığı ve istisnalardan sayıldığı görülmekte ve başvurucunun savunma ve bilgi edinme hakkım kullanmasının engellenmediği; 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun “İstisnalar” başlıklı 28 inci maddesinde; “(l) Bu Kanun hükümleri aşağıdaki hallerde uygulanmaz: (2) Bu Kanunun amacına ve temel ilkelerine uygun ve orantılı olmak kaydıyla veri sorumlusunun aydınlatma yükümlülüğünü düzenleyen 10 uncu, zararın giderilmesini talep etme hakkı hariç, ilgili kişinin haklarını düzenleyen II inci ve Veri Sorumluları Siciline kayıt yükümlülüğünü düzenleyen 16 ncı maddeleri aşağıdaki hallerde uygulanmaz: a) Kişisel veri işlemenin suç işlenmesinin önlenmesi veya suç soruşturması için gerekli olması. b) İlgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş kişisel verilerin işlenmesi. c) Kişisel veri işlemenin kanunun verdiği yetkiye dayanılarak görevli ve yetkili kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca, denetleme veya düzenleme görevlerinin yürütülmesi ile disiplin soruşturma veya kovuşturması için gerekli olması. ç) Kişisel veri işlemenin bütçe, vergi ve mali konulara ilişkin olarak Devletin ekonomik ve mali çıkarlarının korunması için gerekli olması.” hükmünün yer aldığı ve başvuranın savunmasını yapabilmesi amacıyla isnat, isnat sebepleri ve isnadın niteliği, yazılı savunma süresi ve savunma haklarına ilişkin bilgilendirmenin yapıldığı, kişi hakkında mütalaa edilen ceza miktarının ve cezanın verilme gerekçelerinin izah edildiği, görevli muhakkik tarafından soruşturma konusu ve süreci hakkında bilgilendirmenin yapıldığı başvurucunun savunma ve bilgi edinme hakkını kullanmasının engellenmediği mütalaa edildiği; 2.6. Hakkında disiplin soruşturması açıldığını belirterek İdare ile yaptığı tüm yazışmaları talep ettiği başvuru konusuna ilişkin olarak muhakkik belirlendiği, soruşma sonucunda kararların kesinleştiği,
2.7. Başlatılan disiplin soruşturması sonucunda verilen disiplin cezasına ilişkin olarak; başvuran tarafından
Gümüşhane Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne Gümüşhane Asliye Hukuk Mahkemesi (İş
Mahkemesi Sıfatıyla)’nde 9/8/2024 tarihinde / Esas No.lu “İşçiye verilen disiplin cezasının iptali” konulu dava açıldığı; ayrıca başvuran tarafından açılan “işçi ve işveren ilişkisinden kaynaklanan alacak davasının” Ankara 26. İş Mahkemesi / Esas No.lu dosya kapsamında görülmekte olduğu ve söz konusu uyuşmazlıkların henüz karara bağlanmadığının tespit edildiği; Açıklamalarına yer verilmektedir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın,
3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir”,
3.2. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13 üncü maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”,
3.3. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.”, üçüncü fıkrasında; “Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.”,
3.4. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ıncı maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.
Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”, 3.5. “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40 ıncı maddesinde; “Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.
Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.
Kişinin, Resmi görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”, 3.6. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…
Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler.
…”,
4. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 19 uncu maddesinde; “Herkes, görüş ve ifade özgürlüğü hakkına sahiptir: Bu hak, müdahale söz konusu olmaksızın … bilgi ve düşünceleri her türlü medya yoluyla aramak, almak ve yaymak özgürlüğünü içerir.”,
5. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 10 uncu maddesinde; “Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak, … haber ve görüş alma ve de verme özgürlüğünü de kapsar.…Görev ve sorumluluklar da yükleyen bu özgürlüklerin kullanılması, yasayla öngörülen ve demokratik bir toplumda…başkalarının şöhret ve haklarının korunması, gizli bilgilerin yayılmasının önlenmesi…için gerekli olan bazı formaliteler, koşullar, sınırlamalar veya yaptırımlara tabi tutulabilir.”,
6. 9/10/2003 tarihli ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun;
6.1. “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4 üncü maddesinde, “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir. …”, 6.2. “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5 inci maddesinde, “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idari ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler. Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.”, 6.3. “Gizli bilgileri ayırarak bilgi veya belge verme” başlıklı 9 uncu maddesinde, “İstenen bilgi veya belgelerde, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler ile açıklanabilir nitelikte olanlar birlikte bulunuyor ve bunlar birbirlerinden ayrılabiliyorsa, söz konusu bilgi veya belge, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler çıkarıldıktan sonra başvuranın bilgisine sunulur. Ayırma gerekçesi başvurana yazılı olarak bildirilir.”,
6.4. “Başvuruların cevaplandırılması” başlıklı 12 inci maddesinde, “Kurum ve kuruluşlar, bilgi edinme başvurularıyla ilgili cevaplarını yazılı olarak veya elektronik ortamda başvuru sahibine bildirirler.
Başvurunun reddedilmesi halinde bu kararın gerekçesi ve buna karşı başvuru yolları belirtilir.”,
[1] 6.5. “İtiraz usulü” başlıklı 13 üncü maddesinde, “Bilgi edinme istemi (…) reddedilen başvuru sahibi, yargı yoluna başvurmadan önce kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde Kurula itiraz edebilir.
Kurul, bu konudaki kararını otuz iş günü içinde verir. Kurum ve kuruluşlar, Kurulun istediği her türlü bilgi veya belgeyi on beş iş günü içinde vermekle yükümlüdürler.
Kurula itiraz, başvuru sahibinin idari yargıya başvurma süresini durdurur.”,
6.6. “Yargı denetimi dışında kalan işlemler” başlıklı 15 inci maddesinde, “Yargı denetimi dışında kalan idari işlemlerden kişinin çalışma hayatını ve mesleki onurunu etkileyecek nitelikte olanlar, bu Kanun kapsamına dahildir. Bu şekilde sağlanan bilgi edinme hakkı işlemin yargı denetimine açılması sonucunu doğurmaz.”, 6.7. “İdari soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 19 uncu maddesinde, “Kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idari soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması halinde; a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak, b) Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek, bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.”,
6.8. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 21 inci maddesinde, “Kişinin izin verdiği haller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması halinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, mesleki ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.
Kamu yararının gerektirdiği hallerde, kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.”,
7. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun;
“Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
8. 24/3/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun; 8.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı, kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları düzenlemektir.” 8.2. “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde; “Bu Kanun hükümleri, kişisel verileri işlenen gerçek kişiler ile bu verileri tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla işleyen gerçek ve tüzel kişiler hakkında uygulanır.” 8.3. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde; “Bu Kanunun uygulanmasında; … d) Kişisel veri: Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi… ifade eder.”
/
8.4. “Kişisel verilerin işlenme şartları” başlıklı 5 inci maddesinde; “(1) Kişisel veriler ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemez. (2) Aşağıdaki şartlardan birinin varlığı halinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın kişisel verilerinin işlenmesi mümkündür: a) Kanunlarda açıkça öngörülmesi. … e) Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması.” 8.5. “Özel nitelikli kişisel verilerin işlenme şartları” başlıklı 6 ncı maddesinde; “(1) Kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verileri özel nitelikli kişisel veridir. (2) Özel nitelikli kişisel verilerin, ilgilinin açık rızası olmaksızın işlenmesi yasaktır. (3) Birinci fıkrada sayılan sağlık ve cinsel hayat dışındaki kişisel veriler, kanunlarda öngörülen hallerde ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir. Sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbi teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.” 8.6. “Veri güvenliğine ilişkin yükümlülükler” başlıklı 12 nci maddesinde; “(1) Veri sorumlusu; a)
Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini önlemek, b) Kişisel verilere hukuka aykırı olarak erişilmesini önlemek, c) Kişisel verilerin muhafazasını sağlamak, amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almak zorundadır. …”
8.7. “İstisnalar” başlıklı 28 inci maddesinde; “(l) Bu Kanun hükümleri aşağıdaki hallerde uygulanmaz:
a) Kişisel verilerin, üçüncü kişilere verilmemek ve veri güvenliğine ilişkin yükümlülüklere uyulmak kaydıyla gerçek kişiler tarafından tamamen kendisiyle veya aynı konutta yaşayan aile fertleriyle ilgili faaliyetler kapsamında işlenmesi. … c) Kişisel verilerin milli savunmayı, milli güvenliği, kamu güvenliğini, kamu düzenini, ekonomik güvenliği, özel hayatın gizliliğini veya kişilik haklarını ihlal etmemek ya da suç teşkil etmemek kaydıyla, sanat, tarih, edebiyat veya bilimsel amaçlarla ya da ifade özgürlüğü kapsamında işlenmesi. … d) Kişisel verilerin soruşturma, kovuşturma, yargılama veya infaz işlemlerine ilişkin olarak yargı makamları veya infaz mercileri tarafından işlenmesi. … (2) Bu Kanunun amacına ve temel ilkelerine uygun ve orantılı olmak kaydıyla veri sorumlusunun aydınlatma yükümlülüğünü düzenleyen 10 uncu, zararın giderilmesini talep etme hakkı hariç, ilgili kişinin haklarını düzenleyen II inci ve Veri Sorumluları
Siciline kayıt yükümlülüğünü düzenleyen 16 ‘ncı maddeleri aşağıdaki hallerde uygulanmaz: a) Kişisel veri işlemenin suç işlenmesinin önlenmesi veya suç soruşturması için gerekli olması. b) İlgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş kişisel verilerin işlenmesi. c) Kişisel veri işlemenin kanunun verdiği yetkiye dayanılarak görevli ve yetkili kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca, denetleme veya düzenleme görevlerinin yürütülmesi ile disiplin soruşturma veya kovuşturması için gerekli olması. ç) Kişisel veri işlemenin bütçe, vergi ve mali konulara ilişkin olarak
Devletin ekonomik ve mali çıkarlarının korunması için gerekli olması.” , 9. 27/4/2004 tarihli ve 25445 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan Bilgi Edinme Hakkı Kanununun
Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik’in; 9.1. “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 5 inci maddesinde, “Herkes, Kanun ve bu Yönetmelikte belirlenen esas ve usuller çerçevesinde bilgi edinme hakkına sahiptir.
/
Türkiye’de ikamet eden yabancılar ile Türkiye’de faaliyette bulunan yabancı tüzel kişiler, isteyecekleri bilgi kendileriyle veya faaliyet alanlarıyla ilgili olmak kaydıyla ve karşılıklılık ilkesi çerçevesinde, Kanun ve bu Yönetmelik hükümlerinden yararlanırlar. Bu kapsamdaki başvurular Türkçe olarak yapılır. Karşılıklılık ilkesi kapsamında bulunan ülkeler Dışişleri Bakanlığınca Resmi Gazetede ilan edilir.
Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerden doğan hak ve yükümlülükleri saklıdır.”,
9.2. “Gizli bilgileri ayırarak bilgi veya belge verme” başlıklı 21 inci maddesinde, “İstenen bilgi veya belgelerde, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler ile açıklanabilir nitelikte olanlar birlikte bulunuyor ve bunlar birbirlerinden ayrılabiliyorsa, söz konusu bilgi veya belge, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler çıkarıldıktan sonra başvuranın bilgisine sunulur. Ayırma gerekçesi başvurana yazılı olarak bildirilir.”,
9.3. “Kanunda istisna sayılan bilgi veya belgelere ilişkin talepler” başlıklı 23 üncü maddesinde, “Kanunda bilgi edinme hakkının istisnaları olarak düzenlenen konularda yapılan bilgi edinme başvuruları reddedilir ve ret kararı başvuru sahibine gerekçeli olarak bildirilir.”,
9.4. “İdari soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 30 uncu maddesinde, “Kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idari soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması halinde; a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak, b) Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek, bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.”,
9.5. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 32 inci maddesinde, “Kişinin izin verdiği haller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması halinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, mesleki ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.
Kamu yararının gerektirdiği hallerde, kurum ve kuruluşların kayıtlarında bulunan kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.”,
10 Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmelik’in;
10.1. “Kurumun görevi” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum; a) Merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarının, mahalli idarelerin, mahalli idarelerin bağlı idarelerinin, mahalli idare birliklerinin, döner sermayeli kuruluşların, /
kanunlarla kurulan fonların, kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşların, kamu iktisadi teşebbüslerinin, sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait kuruluşlar ile bunlara bağlı ortaklıklar ve müesseselerin, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, b) Kamunun ortak, sürekli ve kamusal bir ihtiyacını karşılayan ve idari düzenleme, denetim ve gözetim altında kamu hizmeti yürüten özel hukuk tüzel kişilerinin, her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarına ilişkin şikayetleri inceler, araştırır ve önerilerde bulunur.”, 10.2. “Tavsiye kararı” başlıklı 32 inci maddesinde; “İnceleme ve araştırma sonucunda şikayetin yerinde olduğu kanaatine varılması halinde tavsiye kararı verilir.”, Hükmünü amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
11. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar
Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. Kurumumuza şikayet başvurusunda bulunan başvuran, 1 No.lu paragrafta açıklandığı üzere, Gümüşhane Müdürlüğü’nde temizlik personeli olarak görev aldığını, hakkında disiplin soruşturma açıldığından Kurumla yaptığı tüm yazışmaları talep ettiğini; ancak
Müdürlükçe evrakların tarafına verilmediğini, savunma ve bilgi edinme haklarının elinden alındığını belirterek savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle bu durumun düzeltilmesi ve bilgi edinme hakkının elinden alınması nedeniyle de kurumun dikkat etmesi gereken hususlar yönünden tavsiye kararı verilmesini; ayrıca kurum ile yapmış olduğu yazışmaların bir örneğinin kurumdan istenmesi hususunda gereğinin yapılmasını talep etmektedir.
13. İdareden alınan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; 13.1. Başvuranın, 13/3/2024 tarihli dilekçe ekinde sunduğu Gümüşhane Devlet Hastanesi’nin 12/3/2024 tarihli ve No.lu Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporuna istinaden ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılmaması konusunun değerlendirilmesini talep ettiği, talebine 13/3/2024 tarihinde görev tanımındaki işlerin “Ağır ve Tehlikeli İş” tanımı içerisinde yer almadığı belirtilerek görev tanımı içerisindeki görevini icra etmesi gerektiğinin bildirildiği, bunun üzerine başvuran tarafından 19/3/2024 tarihinde kararın tekrar değerlendirilerek sağlık mazeretlerine uygun bir alanda çalıştırılma talebini ilettiği; ancak bu husustaki beyan ve talebini destekler bilgi ve belge ibrazı halinde tekrar değerlendirme yapılacağı idarelerince mütalaa edildiği; 13.2. Başvuranın 29/3/25024 tarihli Gümüşhane Müdürlüğü hitaplı dilekçesinde, hakkında tutanaklar düzenlendiğini şifahi olarak öğrendiğini ve tutanakların onaylı bir suretinin tarafına verilmesini talep ettiği; ancak Gümüşhane
/
Müdürlüğü’nün 1/4/2024 tarihli ve E- – – sayılı cevabi yazı ile başvurana, 21/3/2024 ve 22/3/2024 tarihli tutanaklar düzenlendiği ve muhakkik talebi ile İl Müdürlüğüne gönderildiği, tutanakların başvuranla paylaşılma zorunluluğunun bulunmadığı ve muhakkik tarafından ifadesinin/savunmasının alınacağı belirtilerek disiplin sürecinin sağlıklı devam etmesi için talebinin olumsuz değerlendirildiği, talebinin muhakkike iletmesi gerektiğinin bildirildiği, 13.3. Başvuran ile muhakkik arasında “disiplin soruşturması” tebligat konulu, 3/5/2024 tebligat tarihli ve
E-98810416-000(000)-1136737 sayılı “tebliğ tebellüğ belgesi” düzenlendiği ve yürütülen soruşturma kapsamında, başvuranın ifadesine başvurulmak üzere hazırlanan soruların gönderildiği ve 10/5/2024 tarihi mesai bitimine kadar yazılı cevapları muhakkikin şahsına teslim edilmesinin iletildiği, 13.4. Başvuranın 9/5/2024 tarihli dilekçesinden, etkin savunma hakkını kullanabilmesi için hakkında yürütülen soruşturmaya esas olmak üzere soruşturma dosyasının tamamının bir suretinin tarafına ivedilikle teslim edilmesini aksi durumda savunma hakkının kısıtlanacağının da bilinmesini tüm yasal haklarının mahfuz kalmak kaydı ile talep ettiği; Gümüşhane Müdürlüğü’nün 9/5/2024 tarihli dilekçeye konu olan kuruluşlarının kayıtlarında mevcut belgelerin onaylı suretlerinin yazı ekinde başvurana sunulduğu, 13.5. Gümüşhane Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürlüğü’nce disiplin soruşturmasının tamamlanarak hazırlanan soruşturma dosyasının Gümüşhane Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne; İl
Müdürlüğünce de muhakkik raporunun Gümüşhane Müdürlüğü’ne gönderildiği, 13.6. Gümüşhane Müdürlüğü’nün 29/5/2024 tarihli ve E– sayılı yazısı ile başvuran hakkında muhakkik tarafından düzenlenen Soruşturma
Raporunda; “Disiplin İşleri Hk.” konulu yazı ile “İş ile ilgili olarak verilen emir ve işleri yapmamak” fiilini işlenmesi nedeni ile 3 (üç) yevmiye kesintisi cezası, “Amire yönelik saygısız ve kaba ifadeleri” nedeni ile 5 (beş) yevmiye kesintisi cezası ile “İş arkadaşına yönelik saygısız ve kaba ifadeleri” nedeni ile ihtar cezası ile toplam 8 (sekiz) yevmiye kesintisi ve ihtar cezası ile tecziye edilmesi kanaatine varıldığı; ayrıca İşletme Toplu İş Sözleşmesi’nin 43 üncü maddesinde yer alan hükmünce başvuran hakkında düzenlenecek Disiplin Karar Tutanağına esas olacak yazılı savunmanın yasal süre içerisinde kuruluş idaresine ibraz etmesinin iletildiği ve 29/5/2024 tarihinde anılan yazının başvurana tebliğ ve tebellüğ edildiği, 13.7. Başvuranın 31.05.2024 tarihli Gümüşhane Müdürlüğü’ne hitaben yazdığı dilekçeden etkin savunma hakkını kullanabilmesi için hakkında yürütülen soruşturmaya esas olmak üzere muhakkik tarafından tanzim edilen ve tarafına bir kısım ceza verilmesi öngörülen soruşturma raporunun ivedilikle tarafına tebliğ edilmesini talep ettiği; ancak Gümüşhane
Müdürlüğü’nün talebe dair başvurana 31.05.2024 tarihli ve E- – – sayılı cevabi yazıda, 4982 sayılı Kanuna atıfta bulunarak muhakkik tarafından tanzim edilen Soruşturma
Raporunun tarafına tebliğ edilmesi talebinde bulunduğunu; ancak anılan raporda başvuran dışında
Müdürlüklerinde görevli diğer personellerin yazılı ifadelerinin mevcut olduğu, soruşturma raporunun başvurana tebliğ edilmesi halinde soruşturma raporunda ifadesi bulunan personellerin aralarında şahsi husumete yol açabileceği, ayrıca 4982 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinde yer alan hususlara da ters
/
düşeceği mütalaa edildiği; ayrıca soruşturma raporunda başvurana mütalaa edilen cezaların miktarı ve verilme gerekçeleri izah edildiği, muhakkik tarafından soruşturmanın konusu ve süreci hakkında gerekli bilgilendirmenin yapıldığı, savunma hakkının sınırlandırılmadığının düşünüldüğü belirtilerek başvuranın talebinin uygun bulunmadığı, yazılı savunmasını 29.05.2024 tarihli ve E- – – sayılı yazıda belirtilen bilgiler ile muhakkik tarafından yapılan bilgilendirmeler ışığında tanzim etmesi gerektiği, Toplu İş Sözleşmesi’nin 43 üncü maddesi gereği Kuruluş idarelerine yasal süre içinde ibraz etmesi gerektiğinin bildirildiği; ayrıca 31/5/2024 tarihli tebliğ tebellüğ belgesi ile başvurana anılan yazının tebliğ ve tebellüğ edildiği; başvuranın ise 3/6/2024 tarihinde Gümüşhane Aile ve Sosyal Hizmetler İl
Müdürlüğü’ne hitaplı savunma dilekçesi ile tarafına ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi talebi ile ibraz ettiği, 13.8. Gümüşhane Müdürlüğü’nün 30/7/2024 tarihli ve
No.lu Disiplin Kararlarına yer verildiği ve başvurana 4/6/2024 tarihinde tebliğ ve tebellüğ edildiği; 13.9. Gümüşhane Müdürlüğü’nün 19/7/2024 tarihli ve E– sayılı yazı ile başvurana hakkında verilen 8 (sekiz) yevmiye kesintisi ihtar cezasının kesinleştiğinin söz konusu yevmiye kesintisi cezasının İş kanunun “Ücret Kesme Cezası” başlıklı 38 inci maddesince Ağustos 2024 maaş döneminden başlamak üzere uygulanacağının bildirildiği, Hususları anlaşılmaktadır.
14. (4) ve (5) numaralı paragraflarda değinilen ve Ülkemizin taraf olduğu uluslararası bildirge ve sözleşmelerde herkesin ifade özgürlüğü hakkına sahip olduğu, bu hakkın haber ve görüş alma ve verme özgürlüğünü kapsadığı, gerekli hallerde hakkın sınırlamalar veya yaptırımlara tabi tutulabileceği belirtilmiştir. Anayasanın 26 ncı maddesinde de; herkesin, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahip olduğu, bu hürriyetin Resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestisini de kapsayacağı belirtilmiş, bu suretle bilgi edinme hakkının düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin ayrılmaz bir parçası olduğu kabul edilmiştir.
15. Anayasanın 74 üncü maddesinde ise herkesin bilgi edinme hakkına sahip olduğu belirtilerek, bilgi edinme hakkı ayrıca ve açıkça güvence altına alınmıştır. Söz konusu madde genel bir düzenleme olup hakkın sınırı konusunda ayrıca bir düzenleme içermemektedir; ancak bilgi edinme hakkı da mutlak bir hak olmayıp, ilgili mevzuatı kapsamında belli bazı kısıtlamalara tabi tutulabilecektir.
16. Bilgi edinme hakkının kanuni çerçevesi ise 9/10/2003 tarihinde yürürlüğe giren 4982 sayılı Bilgi
Edinme Hakkı Kanunu ile belirlenmiştir. Kanunun amacı, demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.
17. Anayasa ile güvence altına alınan bilgi edinme hakkının kullanımının zorlaştırılması veya imkansız hale getirilmesinin önüne geçmek amacı ile Kanunun 4 üncü maddesinde herkesin bilgi edinme hakkı olduğu belirtilmiş; Kanunun 5 inci maddesinde ise kamu kurum ve kuruluşları, anılan Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme
/
başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idari ve teknik tedbirleri almakla yükümlü kılınmıştır. Buna göre, bilgi edinme herkes için kanuni bir hak, bilgi vermek ise kamu kurum ve kuruluşları için, Kanunun istisna saydığı haller dışında, kanuni bir yükümlülüktür.
18. Bütün haklarda olduğu gibi bu hak da sınırsız değildir. 4982 sayılı Kanunun Dördüncü Bölümünde 15 ila 28 inci maddeler arasında bilgi edinme hakkının sınırları düzenlenmiş ve on dört istisnaya yer verilmiştir. 4982 sayılı Kanun kapsamında yapılan bir bilgi edinme başvurusu; ancak yine bu Kanun’un getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilir ki Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu bu istisnaların uygulanma biçimini 22/06/2005 tarihli ve 2005/476 Karar sayılı kararında; “…4982 sayılı Bilgi Edinme
Hakkı Kanunu’nun 4’üncü maddesinin 1’inci fıkrası “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir” hükmünü amirdir. Bu hükme göre bilgi edinme hakkının başvuru yoluyla kullanılabilmesi için ilgililik şartı aranmamaktadır. 4982 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinin 1’inci fıkrası ise “Kurum ve kuruluşlar, bu
Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doru sonuçlandırmak üzere, gerekli idari ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.” hükmünü amirdir. Dolayısıyla 4982 sayılı Kanun kapsamındaki bir bilgi edinme başvurusu ancak yine bu Kanun’un getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilir.” (KDK Başvuru No : 2024/7407 2022/15441 Karar Tarihi : 04.10.2024 10/4/2023, https://kararlar.ombudsman.gov.tr/Arama/Download?url=20221022\224030\Yayin\Karar-202215441.pdf&tarih=2023-04-10T17:21:43.41865 Erişim Tarihi: 30/9/2024.) şeklinde belirtmiştir.
19. Anayasa Mahkemesinin 4.12.2014 tarihli ve E:2013/114 ve K:2014/184 sayılı kararında da “Bilgi edinme hakkı, yönetilenlerin yönetenleri denetleyebilmesinin, dolayısıyla hukukun üstünlüğünün sağlanabilmesinin çok önemli bir aracı olarak işlev görmektedir. Bilgi edinme hakkı, devletin demokratik niteliğinin geliştirilmesi ve bireyin temel hak ve özgürlüklerinin korunması hususlarında önemli bir rol oynadığından, demokratik hukuk devletinde vazgeçilmez bir hak niteliğine sahip bulunmaktadır. Bu hakkın sınırlanmasını öngören düzenlemelerin de Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen güvencelere ve bu bağlamda ölçülülük ilkesine uygun olması gerektiği açıktır.” denilmek suretiyle bilgi edinme hakkına getirilecek sınırlamanın çerçevesi çizilmiştir.
20. Somut dosyada başvuran, hakkındaki soruşturmaya esas olmak üzere muhakkik tarafından tanzim edilen ve tarafına bir kısım ceza verilmesi öngörülen soruşturma raporu ile kurum ile yaptığı yazışmaların bir örneğinin tarafına verilmesini talep etmektedir.
21. Soruşturma Raporunun incelenmesinden; başvuran hakkında tutanaklar düzenlendiğini şifahi olarak öğrendiğini ve tutanakların onaylı bir suretinin tarafına verilmesini talep ettiği; ancak muhakkik talep edildiği ve tutanakların paylaşılma zorunluluğunun bulunmadığı, muhakkik tarafından ifadesinin/savunmasının alınacağı belirtilerek disiplin sürecinin sağlıklı devam etmesi için talebinin olumsuz değerlendirildiği, talebinin muhakkike iletmesi gerektiğinin bildirildiği, 3/5/2024 tarihinde başlatılan inceleme sürecinde 31/5/2024 tarihinde başvuran tarafından hakkındaki soruşturmaya esas olmak üzere muhakkik tarafından tanzim edilen ve tarafına bir kısım ceza verilmesi öngörülen soruşturma raporunun tarafına verilmesi talep edildiği; ancak 4982 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinde yer alan idari soruşturmalarla ilgili hüküm gerekçe gösterilerek talebin reddedildiği tespit edilmiştir.
/
22. Bilgi edinme hakkının istisnalarından biri, 4982 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinde düzenlenen “idari soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgelere” ilişkindir. Anılan madde hükmünde, kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idari soruşturmalarla ilgili olup açıklanması veya zamanından önce açıklanması halinde; kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak, kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek nitelikte olan bilgi ve belgeler
Kanunun kapsamı dışında bırakılmıştır.
23. Nitekim Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’nun 28.09.2022 tarihli ve / karar sayılı kararında “… kendisi hakkındaki “Disiplin Soruşturması” dosyasında bulunan bilgi ve belgelere yönelik olduğu dikkate alındığında başvuru sahibinin itirazına konu kendisi hakkındaki soruşturmanın tekemmül etmiş olması halinde başvuranın söz konusu verilere erişiminde güncel, somut, meşru ve kişisel menfaatinin bulunduğu, başvuru sahibi tarafından talep olunan belgelerin çalışma hayatına ve mesleki onuruna ilişkin olduğu, başvuru sahibinin bu belge ve bilgilere erişiminin anayasal bir hak olan hak arama hürriyetinin kullanılabilmesi bakımından gerekli ve zorunlu olduğu ve Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerine uygun olacağı sonucuna varıldığından başvuru sahibinin taleplerinin demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak bilgi edinme hakkının kullanımı kapsamında olduğu, ancak 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı
Kanununun “İdari soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 19 uncu maddesinin (a) ve (d) bentleri gereğince, söz konusu başvuru sahibinin itirazına konu kendisi hakkındaki soruşturmanın tekemmül etmiş olması halinde “Disiplin Soruşturması” dosyasında bulunan söz konusu bilgi ve belgelerin özel hayatın korunmasına riayet edilerek üçüncü şahıslara ait kimlik bilgileri ile kimliklerinin tespitine imkan veren her türlü bilgi ve ifade karartılmak ve ifade tutanakları ile tanık ifadeleri, gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek, bilgi veya belgeleri içeren kısımlar çıkartılmak/kapatılmak suretiyle, söz konusu kanununun “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5’inci maddesi gereğince kendisiyle ilgili bilgilerin başvuru sahibinin erişimine sunulması gerektiği …”
(https://bedk.adalet.gov.tr/Resimler/SayfaDokuman/310120230915292022-1257.pdf, Erişim Tarihi:
17/9/2024.) denilmek suretiyle tamamlanmış idari soruşturmalarda Kanunun 19 uncu maddesine atıfla bilgi edinme taleplerinin reddedilemeyeceği belirtildiğinden 4982 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinde yer alan
“kurum ve kuruluşlar tarafından yürütülen idari soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması halinde; … kanun kapsamı dışındadır.” ifadesinin devam eden bir soruşturma ile ilgili olarak bilgi edinme başvurusunun reddedilebileceği anlaşılırken, Kanun koyucunun, tekemmül etmiş idari soruşturmalara ilişkin bilgi ve belgelerin Kanunun 19 uncu maddesi bakımından bir istisna niteliği taşımadığı yönünde irade oluşturduğu görülmektedir.
24. Bilgi edinme başvurusuna konu edilen bilgi veya belgelerin idari soruşturma kapsamında kalması durumunda da, doğrudan talebin bilgi edinme hakkının kapsamı dışında kaldığı söylenemeyeceği; muhatap olan idarenin, Kanunun 19 uncu maddesinde belirtilen dört bent halinde belirtilen istisna(lar)dan hangisinin kapsamında değerlendirildiği somut ve gerekçeli açıklamalar ile başvuruyu değerlendirmesi gerektiği görülmektedir. Yani, idari soruşturmalarla ilgili olarak istenen bilgi ve belgeler 4982 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinde yer alan istisnalardan en az birisinin kapsamına girmiyorsa başvuru sahibine verilmek
/
zorunda olup 19 uncu madde kapsamında bilgi edinme başvurusunun reddedilebilmesi için sadece idari soruşturmanın varlığı yeterli olmayıp, ilgili hükümde düzenlenen diğer şartlardan birinin de gerçekleşmiş olması ve hangi şartın gerçekleştiğinin de maddi olaylara dayanarak açıklanması, olayların gerçekleştiğinin belgelendirilmesi ve olayların hukuki nitelendirmesinin doğru yapılmış olması gerekmektedir.
25. Kanunun 19 uncu maddesinin (a) bendinde, yürütülen idari soruşturmalarla ilgili olup kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak bilgi ve belgeler bilgi edinme hakkının dışında sayılmıştır. Özel hayatın gizliliği, idari soruşturmalar bakımından bir istisna teşkil etmesinin yanı sıra
Kanunun 21 inci maddesinde de ayrıca bir istisna hali olarak düzenlenmiştir.
26. Bilgi edinme hakkının kapsamı içerisinde olduğu ifade edilen Kanun’un 21 inci maddesindeki niteliklere sahip bir bilgi veya belgenin genel, objektif bir şekilde sayılması ve tanımlanması da mümkün değildir. Bu noktada idare, somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yapmalı, bilgi veya belgelere erişimde kişilerin çıkarı ile bilgi ve belgelerin gizliliğindeki kamu yararı arasında adil bir denge kurarak, hakkın özünün ortadan kaldırmayacak şekilde Kanunda yer alan istisnaları dar yorumlamalıdır.
27. Başvuru sahibinin 29/3/25024 tarihli Gümüşhane Müdürlüğü hitaplı dilekçesinde, hakkında tutanaklar düzenlendiğini şifahi olarak öğrendiğini ve tutanakların onaylı bir suretinin tarafına verilmesini talep ettiği; ancak Gümüşhane
Müdürlüğü’nün 1/4/2024 tarihli ve E- – – sayılı cevabi yazı ile başvurana, 21/3/2024 ve 22/3/2024 tarihli tutanaklar düzenlendiği ve muhakkik talebi ile İl Müdürlüğüne gönderildiği, tutanakların başvuranla paylaşılma zorunluluğunun bulunmadığı ve muhakkik tarafından ifadesinin/savunmasının alınacağı belirtilerek disiplin sürecinin sağlıklı devam etmesi için talebinin olumsuz değerlendirildiği, talebinin muhakkike iletmesi gerektiğinin bildirildiği; ayrıca başvuranın
31.05.2024 tarihli Gümüşhane Müdürlüğü’ne hitaben yazdığı
dilekçelerden etkin savunma hakkını kullanabilmesi için hakkında yürütülen soruşturmaya esas olmak üzere muhakkik tarafından tanzim edilen ve tarafına bir kısım ceza verilmesi öngörülen soruşturma raporunun ivedilikle tarafına tebliğ edilmesini talep ettiği; ancak Gümüşhane
Müdürlüğü’nün talebe dair başvurana 31.05.2024 tarihli ve E- – – sayılı cevabi yazıda, 4982 sayılı Kanuna atıfta bulunarak muhakkik tarafından tanzim edilen Soruşturma
Raporunun tarafına tebliğ edilmesi talebinde bulunduğunu; ancak anılan raporda başvuran dışında
Müdürlüklerinde görevli diğer personellerin yazılı ifadelerinin mevcut olduğu, soruşturma raporunun başvurana tebliğ edilmesi halinde soruşturma raporunda ifadesi bulunan personellerin aralarında şahsi husumete yol açabileceği, ayrıca 4982 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinde yer alan hususlara da ters düşeceği mütalaa edildiği; ayrıca soruşturma raporunda başvurana mütalaa edilen cezaların miktarı ve verilme gerekçeleri izah edildiği, muhakkik tarafından soruşturmanın konusu ve süreci hakkında gerekli bilgilendirmenin yapıldığı, savunma hakkının sınırlandırılmadığının düşünüldüğü belirtilerek başvuranın talebinin uygun bulunmadığı, yazılı savunmasını 29.05.2024 tarihli ve E- – – sayılı yazıda belirtilen bilgiler ile muhakkik tarafından yapılan bilgilendirmeler ışığında tanzim etmesi gerektiği, Toplu İş Sözleşmesi’nin 43 üncü maddesi gereği Kuruluş idarelerine yasal süre içinde ibraz etmesi gerektiğinin bildirildiği görülmektedir.
28. Konu ile ilgili Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu kararlarına bakıldığında; 31.01.2005 tarihli ve
/ sayılı kararda kurum içi husumetin ortaya çıkacağı gerekçesiyle açıklanmayan bir bilgi edinme
/
başvurusunda; “… Üçüncü kişilerin ifadelerinin açıklanmasının bunların özel hayatına müdahale oluşturacak olması da geçerli kabul edilmemelidir. Herkesin kendisi hakkında kimin hangi suçu isnat ettiğini öğrenme hakkı vardır. …” denilmek suretiyle, kendisi hakkında sonuç doğuran bir idari soruşturmayla ilgili bilgi ve belgelere erişiminin kişilerin özel hayatına haksız müdahale doğurmayacağına işaret ederken; 20.9.2004 tarihli ve / sayılı karara göre de bu kapsamda yapılan başvurularda, Kurul tarafından örneğin teftiş kurulu ve müfettiş tahkikat raporlarının veya soruşturma ve ceza raporlarının ilgili kişiye verilmesi gerektiğine karar verildiği görülmektedir. Ayrıca, 17.1.2005 tarihli ve / sayılı kararda ise ““Kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idari soruşturmalarla ilgili olup açıklanması veya zamanından önce açıklanması halinde kişilerin özel hayatına açıkça müdahale sonucunu doğuracak bilgi ve belgeler” bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır. Dolayısıyla neticelenen bir idari soruşturmaya ilişkin bu hükmün ileri sürülebilmesi mümkün değildir. Ayrıca başvurucunun kendisi hakkında sonuç doğuran bir idari soruşturmayla ilgili bilgi ve belgelere erişimin kişilerin özel hayatına haksız müdahale doğurması da söz konusu değildir. Kanun uyarınca başvurucuya bilgi ve belgelerin verilmesi gerekmektedir.” denildiği görülmektedir (KDK Başvuru No : 2024/7407 2022/5886, Karar tarihi: 18.08.2024 https://kararlar.ombudsman.gov.tr/Arama/Download?url=20220419\214474\Yayin\Karar-20225886.pdf&tarih=2022-08-18T19:48:04.253309 Erişim Tarihi: 30/09/2024.).
29. Kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları düzenleyen 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 3 üncü maddesinde kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi “kişisel veri” olarak tanımlanmakta olup veri sorumluları kişisel verilere hukuka aykırı olarak erişilmesini önlemekle yükümlüdür.
30. Özel hayatın gizliliği hakkının özel bir biçimi olan kişisel verilerin korunması hakkı Anayasanın 20 inci maddesinin “özel hayatın gizliliği” başlıklı maddenin son fıkrasında düzenlenerek, herkesin kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahip olduğu, bu hakkın kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi kapsadığı ifade edilmektedir.
31. Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nda istisnalar arasında sıralanan 21 inci maddesinde ise “Özel hayatın gizliliği” başlığı altında “Kişinin izin verdiği haller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması halinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, mesleki ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır. Kamu yararının gerektirdiği hallerde, kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.” düzenlemesi ile özel hayatın gizliliği hakkının kişisel verilerin korunmasını da kapsadığı anlaşılmaktadır. Öyle ki, kişilerin bilgi edinme haklarının yanında, kamunun ve diğer kişilerin hak ve özgürlükleri de hukuk tarafından koruma altına alınmıştır.
32. Ayrıca; 4982 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesinde “İstenen bilgi veya belgelerde, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler ile açıklanabilir nitelikte olanlar birlikte bulunuyor ve bunlar birbirlerinden ayrılabiliyorsa, söz konusu bilgi veya belge, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler çıkarıldıktan sonra başvuranın bilgisine sunulur. Ayırma gerekçesi başvurana yazılı olarak bildirilir” hükmünü amirdir. Bilgi edinme hakkı çerçevesinde talep edilen bilgi veya belgelerde kişisel
verilerin bulunması durumunda, söz konusu kişisel verilerin kapatılarak verilmesi mümkünse ve bu halde verilen bilgiler bilgi edinme hakkının etkin bir şekilde kullanımına olanak sağlıyorsa, talep edilen bilgi veya belgelerin bu şekilde paylaşılması gerektiği; bu kapsamda, bilgi veya belgelerdeki bir başkasına ait kişisel verilerin, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu gereğince “açıklanması yasaklanan bilgiler” olarak kabulü gerektiği ve 9 uncu madde hükmü uyarınca kişisel veriler içeren bilgi veya belgelerde uygulanması gerektiği değerlendirilmektedir.
33. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’nun kararlarında “… 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun
“İdari soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 19 uncu maddesinin (a) ve (d) bentleri gereğince, söz konusu başvuru sahibinin itirazına konu kendisi hakkındaki soruşturmanın tekemmül etmiş olması halinde “Disiplin Soruşturması” dosyasında bulunan söz konusu bilgi ve belgelerin özel hayatın korunmasına riayet edilerek üçüncü şahıslara ait kimlik bilgileri ile kimliklerinin tespitine imkan veren her türlü bilgi ve ifade karartılmak ve ifade tutanakları ile tanık ifadeleri, gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek, bilgi veya belgeleri içeren kısımlar çıkartılmak/kapatılmak suretiyle, söz konusu kanununun “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5’inci maddesi gereğince kendisiyle ilgili bilgilerin başvuru sahibinin erişimine sunulması gerektiği …” (28.09.2022 tarihli ve 2022/1257 karar sayılı Bilgi edinme Değerlendirme Kurul Kararı,
https://bedk.adalet.gov.tr/Resimler/SayfaDokuman/310120230915292022-1257.pdf, Erişim Tarihi:
17/9/2024.) denilmek suretiyle kendileri hakkındaki soruşturma raporlarına, sicil raporlarına ve özlük dosyalarına ulaşmak isteyen başvurucuların talepleriyle ilgili olarak varsa üçüncü kişilere ait bilgiler çıkarıldıktan sonra talep edilen belgelerin onaylı suretlerinin başvuruculara verilmesini kararlaştırdığı görülmektedir.
34. Benzer şekilde, Kurumumuza yapılan başvurular üzerine verilen Tavsiye Kararlarında da üçüncü şahıslara ait kimlik bilgileri ile kimliklerin tespitine imkan veren her türlü bilgi ve ifadenin, 4982 sayılı
Kanunun 9 uncu maddesi çerçevesinde çıkarılmak/karartılmak suretiyle başvuru sahiplerinin erişimine sunulmasına karar verildiği tespit edilmiştir. (9/8/2019 tarihli ve 2019/2185 başvuru numaralı ile 29/08/2019 tarihli ve 2019/5350 başvuru numaralı Kamu Denetçiliği Kurumu Kararları, https://kararlar.ombudsman.gov.tr/Arama/Indexim Erişim Tarihi: 26/9/2024.)
35. Son olarak, demokratik ve şeffaf bir yönetimin gereği olan bilgi edinme hakkının kendisi vazgeçilmez haklardan biri olmakla birlikte, diğer temel hakların kullanılmasında önemli bir rol oynadığı; somut dosya bağlamında, özellikle idarenin kamu gücüne dayanarak tesis ettiği ve kişilerin hukuksal durumlarını etkileyen işlemler karşısında “hak arama yollarının” etkin bir şekilde kullanabilmesinin çok önemli bir aracı olduğu ifade edilmelidir.
36. Danıştay Sekizinci Dairesi, 2014/8893 Esas No.lu ve 2015/3715 Karar No.lu kararında, iddia ve savunma hakkı ile adil yargılanma hakkının Anayasanın 36 ıncı maddesinde düzenlenen “hak arama hürriyetinin temelini” oluşturduğunu ifade ederken “Bu hakkın öngörülen şekilde kullanılabilmesi, idari işlem veya eylemle ilgili tüm tespit ve kanıtların bilinmesi, buna bağlı argümanlar geliştirilerek aksi yönde tespit ve kanıtların sunulmasıyla mümkündür. Bu kapsamda, bireylerin dilek ve şikayetleri hakkında idari makamlara başvuruda bulunmaları ve bilgi edinme haklarını kullanmaları, eşitlik, tarafsızlık hukuki güvenlik ve açıklık ilkeleri temelinde demokratik ve şeffaf yönetimin bir gereğidir. Bu nedenle, kamusal
yetki kullanılırken bireylerin tam ve gereğince bilgilendirilmeleri gerekmektedir.” denilmek suretiyle bilgi edinme hakkının hak arama hürriyetinin önemli bir parçası olduğunu vurgulamıştır.
37. Yukarıdan yapılan açıklamalar kapsamında Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırma sonucunda; 37.1. Somut dosyada başvuran hakkındaki soruşturmaya esas olmak üzere muhakkik tarafından tanzim edilen ve tarafına bir kısım ceza verilmesi öngörülen soruşturma raporu ile kurum ile yaptığı yazışmaların bir örneğini tarafına verilmesini talep edildiği, diğer bir ifadeyle raporun talebe konu edildiği tarihte tamamlanmamış olduğu, dolayısıyla 4982 sayılı Kanunun idari soruşturmalara ilişkin bilgi ve belgeler için istisna hallerini düzenleyen 19 uncu maddesinin başvuru bakımından uygulanma imkanı mevcut iken; İdarenin 26/8/2024 ve 4/9/2024 tarihli cevabi yazılar ve eklerinden anılan soruşturmanın tekemmül ettiği anlaşıldığından 4982 sayılı Kanunun idari soruşturmalara ilişkin bilgi ve belgeler için istisna hallerini düzenleyen 19 uncu maddesinin başvuru bakımından uygulanmasının imkanı kalmadığı; başvurunun, kendisi hakkındaki “Disiplin Soruşturması” dosyasında bulunan bilgi ve belgelere yönelik olduğu dikkate alındığında başvuru sahibinin itirazına konu kendisi hakkındaki soruşturmanın tekemmül ettiğinden söz konusu verilere erişiminde güncel, somut, meşru ve kişisel menfaatinin bulunduğu, başvuru sahibi tarafından talep olunan belgelerin çalışma hayatına ve mesleki onuruna ilişkin olduğu, başvuru sahibinin bu belge ve bilgilere erişiminin anayasal bir hak olan hak arama hürriyetinin kullanılabilmesi bakımından gerekli ve zorunlu olduğu ve Anayasa’nın 36 ıncı maddesinde güvence altına alınan silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerine uygun olacağı sonucuna varıldığından başvuru sahibinin taleplerinin demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak bilgi edinme hakkının kullanımı kapsamında olduğu, 37.2. Öte yandan, bahse konu raporlarda kişinin kendisiyle ilgili olmayan kişisel bilgilerin de yer aldığı anlaşılmış olup; 4982 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi uyarınca “Disiplin Soruşturması” dosyasında bulunan söz konusu bilgi ve belgelerin özel hayatın korunmasına riayet edilerek üçüncü şahıslara ait kimlik bilgileri ile kimliklerinin tespitine imkan veren her türlü bilgi ve ifade karartılmak ve ifade tutanakları ile tanık ifadeleri, gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek, bilgi veya belgeleri içeren kısımlar çıkartılmak/kapatılmak/karartılmak suretiyle, söz konusu kanununun “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı
5 inci maddesi gereğince kendisiyle ilgili bilgilerin başvuru sahibinin erişimine sunulması gerektiği,
Değerlendirilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 38. İyi yönetim ilkelerine 28/3/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazıları incelendiğinde “makul sürede karar verme”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği, ancak idare tarafından başvuranın dilekçesine verilen cevabi yazıda yukarıda açıklanan bilgi edinme hakkı ile ilgili ilkelere ve “karara karşı başvuru yollarının
gösterilmesi” ilkesine uygun hareket edilmediği değerlendirilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkelere de uygun hareket etmesi beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
39. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Erzurum İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜ ile; Başvuranın talebine konu bilgi ve belgelerin, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun “İdari soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 19 uncu maddesinin (a) ve (d) fıkraları gereğince, özel hayatın korunmasına riayet edilerek üçüncü şahıslara ait kimlik bilgileri ile kimliklerin tespitine imkan veren her türlü bilgi ve ifade karartılmak, ifade tutanakları ile tanık ifadeleri içeren kısımlar çıkartılmak suretiyle kendisiyle ilgili bilgilerin başvuru sahibinin erişimine sunulması yönünde işlem tesis edilmesi hususunda AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis edilecek işlemin
veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın, BAŞVURANA ve AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI’NA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/