|
ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın Diyanet İşleri Başkanlığı’na yaptığı disiplin soruşturması ile ilgili itirazları incelenmiştir. Başvuran, hakkında oluşturulan mesnetsiz şikayetlerin kendi kurum müfettişleri tarafından değerlendirilmemesi ve daha önceki başvurusunun yeniden gözden geçirilmesini talep etmiştir. Ancak, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yürüttüğü disiplin soruşturması sonucunda başvuranın, Daire Başkanı’na mesnetsiz ithamlarda bulunduğu tespit edilmiştir.
Yapılan incelemelerde, başvuranın iddialarının delil yetersizliği nedeniyle geçersiz olduğu ve disiplin soruşturmasının yürütülmesinde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, başvuranın taleplerinin reddedilmesine karar verilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın disiplin soruşturmasının kendi kurum müfettişleri tarafından değerlendirilmemesi talebi, hukukun temel ilkeleri ve ilgili mevzuat çerçevesinde soyut bir iddia olarak değerlendirilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/2413-S.21.3892
BAŞVURU NO : 2020/98705
KARAR TARİHİ : 10/02/2021
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Disiplin soruşturması ve 21.01.2020 tarihli başvurusunun yeniden değerlendirilmesi talebi hk.
BAŞVURU TARİHİ : 18/10/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle; Bir başmüfettiş tarafından hakkında oluşturulan mesnetsiz şikayetin kendi kurumlarının müfettişleri tarafından değerlendirilmemesi, dinlenilen şahitlerin Kurumumuzca tekrar dinlenilmesi ve 21.01.2020 tarihli başvurusuna istinaden yapılan soruşturmanın da yenilenmesi talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen 27/11/2020 tarih ve E.
sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; Başvuranın, Strateji Geliştirme Başkanlığı Bilgi
İşlem Daire Başkanlığında tekniker olarak görev yaptığı sırada işlemiş olduğu fiiller ile ilgili, hakkında yürütülen soruşturma sonucunda düzenlenen 08.10.2020 tarihli ve sayılı soruşturma raporunda; başvuranın, Daire Başkanı ’ya mesnetsiz ithamlarda bulunduğunun dosya muhteviyatı bilgi ve belgeler ile tespit edildiği ve eylemine uyan “Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak” sebebiyle
657 sayılı Kanunun 125. Maddesi gereğince kınama cezası ile tecziyesinin teklif edilmesi
üzerine, 19.10.2020 tarihli ve sayılı yazı ile savunmasının istendiği, akabinde şikayetçinin savunmasının elde edilen bilgi ve belgeler ile birlikte değerlendirilmesi sonrasında
10.11.2020 tarihli ve sayılı yazı ile kendisine Kınama cezası verildiği,
2.1 Anılan soruşturma raporunda ayrıca; yine başvuranın, “04.08.2020-11.08.2020 tarihleri
arasında 8 gün izinsiz ve mazeretsiz olarak göreve gelmediğinin tespit edilmesi üzerine başvuranın, bu eylemine uyan 657 sayılı Kanunun 11. maddesini ihlal ettiği, bu sebeple aynı
Kanun’un 125. maddesinin D/b fıkrası gereğince 3 yıl süreyle Kademe İlerlemesinin
Durdurulması cezası ile tecziye edilmesinin” teklif edilmesi üzerine, 19.10.2020 tarihli ve sayılı yazı ile savunmasının istendiği ve anılan disiplin cezasının Disiplin Kurulunda görüşülmesinin devam ettiği,
2.2 Başvuranın, 15.09.2020 tarihli ve sayılı CİMER müracaatıyla, hakkında
devam eden soruşturmanın yanlı ve taraflı yürütüldüğünü öne sürerek soruşturma görevi verilen müfettişler Dr. ve hakkında reddi muhakkik talebinde bulunduğu, kendisine
30.09.2020 tarihinde yine CİMER üzerinden verilen cevapta ise; “Disiplin hukukunda “reddi
müfettiş/muhakkik” talebinde bulunulmasıyla ilgili düzenleme olmamakla birlikte, hukukun temel ilkeleri, Anayasa’nın 36’ıncı maddesiyle tanınan “hak arama hürriyeti” 5271 sayılı Ceza
Muhakemesi Kanununun 22’nci maddesi ve Denetim Görevlilerinin Uyacakları Mesleki Etik
Davranış İlkeleri Hakkında Yönetmeliğin 4/a maddesi hükümleri birlikte ele alındığında; İnceleme ve soruşturma görevi tevdi edilen müfettişin, a) İddia konusu olayla yarar yahut zarar cihetiyle irtibatının olması, b) Müşteki, mağdur veya şüpheliyle arasında kan veya kayın hasımlığından üstsoy veya altsoy yakınlığının bulunması, c) Müşteki veya şüpheliyle, sonradan kalkmış olsa bile, evlilik, vesayet yahut kayyımlık ilişkisinin olması, d) Şüpheli veya mağdurla arasında üçüncü derece dahil kan hısımlığının bulunması, e) Şüpheli veya mağdurla evlat edinme bağlantısının olması, f) Şüpheli veya mağdurla aralarında evlilik sona ermiş bile olsa ikinci derece kayın hısımlığının bulunması gibi, tarafsızlığa etki edebilecek somut olgular nedeniyle soruşturmadan çekilmesinin istenebileceği, ancak başvuranın ileri sürdüğü hususların soyut değerlendirmelerden ibaret olduğu” gerekçesiyle talebinin reddedildiği,
2.3 Şikayetçi hakkında idari ve disiplin yönden soruşturma yapmak üzere görevlendirilen
müfettişlerin, 633 sayılı Kanunun 7/g-1 maddesi ve Diyanet İşleri Başkanlığı Rehberlik ve
Teftiş Başkanlığı Yönetmeliğinin 7/1-a maddeleri uyarınca Diyanet İşleri Başkanı tarafından görevlendirildiği ve söz konusu müfettişlerin, Diyanet İşleri Başkanlığı Rehberlik ve Teftiş
Başkanlığı Yönetmeliğinin 12/1-c maddesinde sayılan görevlerini yerine getirdikleri,
2.4 Başvuranın daha önceki tarihli tahkikatında da yine (2.3) numaralı paragrafta açıklanan
usulle ilk başta Başmüfettiş ve Müfettiş ’nın görevlendirildiği, Başmüfettiş ’nün vefatını müteakip yerine Başmüfettiş ’nın görevlendirildiği ve tahkikatın tamamlandığı, Müfettişlerin bu tahkikatın aşamalarında Diyanet İşleri Başkanlığı Rehberlik ve Teftiş
Başkanlığı Denetim Standartları ve İlkeleri’nde belirtilen usul ve esaslar ile mesleki etik kurallarına riayet ettikleri, bunun aksi bir durumla karşılaşılmadığı,
2.5 Başvuranın reddi muhakkik talebine ilişkin Başkanlık kayıtlarında yargı organlarında
açılmış herhangi bir dava veya karar bulunmadığı, diğer taraftan şikayetçi hakkında yapılan idari soruşturma sonucu gerekli iş ve işlemler tamamlanmış olduğundan hakkında Başkanlıkça yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununun “Hâkimin davaya bakamayacağı hâller” başlıklı 22 nci maddesinde; “Hâkim; a) Suçtan kendisi zarar görmüşse, b) Sonradan kalksa bile şüpheli, sanık veya mağdur ile aralarında evlilik, vesayet veya kayyımlık ilişkisi bulunmuşsa, c) Şüpheli, sanık veya mağdurun kan veya kayın hısımlığından üstsoy veya altsoyundan biri ise, d) Şüpheli, sanık veya mağdur ile aralarında evlât edinme bağlantısı varsa, e) Şüpheli, sanık veya mağdur ile aralarında üçüncü derece dahil kan hısımlığı varsa, f) Evlilik sona ermiş olsa bile, şüpheli, sanık veya mağdur ile aralarında ikinci derece dahil kayın hısımlığı varsa, g) Aynı davada Cumhuriyet savcılığı, adlî kolluk görevi, şüpheli veya sanık müdafiliği veya mağdur vekilliği yapmışsa, h) Aynı davada tanık veya bilirkişi sıfatıyla dinlenmişse, Hâkimlik görevini yapamaz.” 6. 22.02.2012 tarih ve 28212 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, Diyanet
İşleri Başkanlığı Disiplin Amirleri Yönetmeliğinin “Disiplin amirlerinin belirlenmesi” başlıklı 5 inci maddesinde; “Diyanet İşleri Başkanı bu Yönetmelik kapsamına giren bütün personelin yurt içinde ve yurt dışında disiplin amiridir. Bu sıfatla haiz bulunduğu yetkileri her derecedeki memur hakkında doğrudan kullanabilir.” 7. Diyanet İşleri Başkanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Yönetmeliğinin, “Rehberlik ve
Teftiş Başkanlığının görev ve yetkileri” başlıklı 7 nci maddesinde; “a) Başkanlığın merkez, taşra ve yurtdışı teşkilatı ile personelin idari, mali ve hukuki bütün iş ve işlemlerinin Başkan adına, müfettiş ve müfettiş yardımcıları marifetiyle eğitici, öğretici ve usulsüzlükleri önleyici bir anlayışla teftiş edilmesini, iş ve işlemler ile personelin denetlenmesini, inceleme ve soruşturma yapılmasını sağlamak.”
7.1 “Görevlendirme” başlıklı 13 üncü maddesinde;” (1) Müfettiş ve müfettiş yardımcıları,
Başkanın onayı üzerine rehberlik ve teftiş başkanından aldıkları talimatla görev yaparlar.”
7.2 “Müfettişlerin uyacakları hususlar ve etik kurallar” başlıklı 14 üncü maddesinde; “(7)
Aralarında üçüncü dereceye kadar (üçüncü derece dahil) kan ve ikinci dereceye kadar (ikinci derece dahil) kayın hısımlığı veya çıkar birliği olan yahut tarafsızlığı hakkında kuşku uyandıracak derecede uyuşmazlık halleri bulunan personelle ilgili işlere bakamazlar, kendilerine bu mahiyette bir iş verilmesi halinde, durumu yazılı olarak Rehberlik ve Teftiş
Başkanlığına bildirirler.”
Düzenlemeleri bulunmaktadır.
IV. KAMUDENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
8. Başvuranın iddiaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın talebinin reddi yönünde hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran, hakkında oluşturulan mesnetsiz şikayetin kendi kurumlarının müfettişleri tarafından değerlendirilmemesi, dinlenilen şahitlerin Kurumumuzca tekrar dinlenilmesi ve
21.01.2020 tarihli başvurusuna istinaden yapılan soruşturmanın da yenilenmesi talebiyle
Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.
10. Konuya ilişkin olarak idarece gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde; başvuranın, 21/01/2020 tarihli başvurusundaki iddialara ilişkin olarak Diyanet İşleri Başkanlığının 11/02/2020 tarihli ve – sayılı oluru üzerine hazırlanan 06/07/2020 tarihli İnceleme Raporunda; a- Bilgi Yönetimi ve İletişim Daire Başkanı ve birimdeki bazı personelin başvurana baskı yaptıkları ve mobbing uyguladıkları iddiasının elde edilen bilgi ve belgeler neticesinde delilden yoksun olduğu anlaşıldığından söz konusu iddia ile ilgili olarak Başkanlıkça yapılacak bir işlem olmadığı, b- ile başvuran arasında Whatsapp üzerinden yapılan yazışmalarda tehdit unsurunun bulunmadığı, bu yazışmaların baskı ve mobbing sayılamayacağı, iki kişi arasındaki iyi niyete dayanan bir konuşma olduğu değerlendirildiğinden mezkur iddia ile ilgili olarak Başkanlıkça yapılacak bir işlem olmadığı, c- numaralı odada ve ‘ nin oturduğu, daha öncesinde ise mezkûr odanın, Bilgi
Yönetimi ve İletişim Daire Başkanlığına dışardan teknik destek veren firmalarla yapılan toplantılar için kullanıldığı, dolayısıyla Daire Başkanı ‘nın, Daire Başkanlığı yerleşkesinde bulunan nolu odayı sigara içme yeri olarak kendisine tahsis ettiği, gelen misafirler ve
Başkanlıktaki bazı yönetici arkadaşları ile birlikte burada sigara içtiği iddiasının delilden yoksun olduğu anlaşıldığından Başkanlıkça yapılacak bir işlem olmadığı sonucuna ulaşıldığı, 11. Bu defa başvuranın, aynı iddialarla ilgili Cumhuriyet Savcılığına yapmış olduğu müracaat üzerine Diyanet İşleri Başkanlığının, 22/06/2020 tarihli ve – . sayılı oluru üzerine hazırlanan 06/07/2020 tarihli Ön İnceleme Raporunda ise; Bilgi Yönetimi ve
İletişim Daire Başkanı ve Avrasya Ülkeleri Daire Başkanı (Vekaleten görevlendirme
Özel Kalem Müdürü) hakkında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin
Yargılanması Hakkında Kanun kapsamında soruşturma izni verilmemesinin uygun olacağı sonucuna ulaşıldığı görülmüştür.
12. Başvuranın, kendisi hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda düzenlenen
08.10.2020 tarihli ve sayılı soruşturma raporunda ise; Daire Başkanı ’ya
mesnetsiz ithamlarda bulunduğunun dosya muhteviyatı bilgi ve belgeler ile tespit edildiği ve itiraz yoluna gidebileceği, İtiraz süresinin, yetkili merciin kararının tebliğinden itibaren on gün olduğu, İtiraza, 3 üncü maddenin (e), (f), g (Cumhurbaşkanınca verilen izin hariç) ve (h)
bentlerinde sayılanlar için Danıştay İkinci Dairesi, diğerleri için yetkili merciin yargı çevresinde bulunduğu bölge idare mahkemesi tarafından bakılacağı kurala bağlanmış olup başvuranın, 21/01/2020 tarihli müracaatında belirttiği iddialar temelinde, Diyanet İşleri
Başkanlığının, 22/06/2020 tarihli ve sayılı oluru üzerine yaptırılan ön inceleme sonucunda hazırlanan, 06/07/2020 tarihli Ön İnceleme Raporu üzerine herhangi bir itirazda bulunup bulunmadığı hususu anlaşılamamışsa da bahse konu itiraz müessesesinin, süresinde kullanılabilmesine engel bir durum da görülememiştir.
18. Başvuranın, hakkında oluşturulan mesnetsiz şikayetin kendi kurumlarının müfettişleri tarafından değerlendirilmemesine yönelik talebi açısından yapılan incelemede ise; Diyanet
İşleri Başkanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Yönetmeliğinin, “Rehberlik ve Teftiş
Başkanlığının görev ve yetkileri” başlıklı 7 nci maddesinde; “a) Başkanlığın merkez, taşra ve yurtdışı teşkilatı ile personelin idari, mali ve hukuki bütün iş ve işlemlerinin Başkan adına, müfettiş ve müfettiş yardımcıları marifetiyle eğitici, öğretici ve usulsüzlükleri önleyici bir anlayışla teftiş edilmesini, iş ve işlemler ile personelin denetlenmesini, inceleme ve soruşturma yapılmasını sağlamak.” “Görevlendirme” başlıklı 13 üncü maddesinde;” (1) Müfettiş ve müfettiş yardımcıları, Başkanın onayı üzerine rehberlik ve teftiş başkanından aldıkları talimatla görev yaparlar.” “Müfettişlerin uyacakları hususlar ve etik kurallar” başlıklı 14 üncü maddesinde; “(7) Aralarında üçüncü dereceye kadar (üçüncü derece dahil) kan ve ikinci dereceye kadar (ikinci derece dahil) kayın hısımlığı veya çıkar birliği olan yahut tarafsızlığı hakkında kuşku uyandıracak derecede uyuşmazlık halleri bulunan personelle ilgili işlere bakamazlar, kendilerine bu mahiyette bir iş verilmesi halinde, durumu yazılı olarak Rehberlik ve Teftiş Başkanlığına bildirirler.” Düzenlemelerine yer verildiği görülmüştür.
19. Disiplin hukukunda “reddi müfettiş/muhakkik” talebinde bulunulmasıyla ilgili düzenleme bulunmamakla birlikte, konuya ilişkin idari yargı organlarınca verilen kararlarda; “soruşturma yapmakla görevlendirilenlerin ve cezayı verecek olan disiplin amirlerinin soruşturmaya konu olayla hiçbir ilgisi bulunmayan, hakkında soruşturma yapılan kamu görevlisinin soruşturma konusu eyleminden zarar gören veya yarar sağlayan veya soruşturulanın veya olayın mağduru durumundaki kişilerden etkilenecek konumda bulunmayan tamamen tarafsız kişi veya kişilerden olmaları, kıdem ve görev bakımından en az soruşturulan ile aynı seviyede veya üst düzeyde bulunmaları gerekmektedir.” Hususlarına vurgu yapılmaktadır.
20. Bu bağlamda başvuran her ne kadar şikayet eden başmüfettişin mesai arkadaşlarının dosyaya bakmasının objektifliğe gölge düşüreceği bu sebeple hakkında yürütülen disiplin soruşturmasının kendi kurumlarının müfettişleri tarafından değerlendirilmemesi talebinde bulunmuşsa da gerek hukukun temel ilkeleri gerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 22’nci maddesi ve Denetim Görevlilerinin Uyacakları Mesleki Etik Davranış İlkeleri Hakkında
Yönetmeliğin 4/a maddesi hükümleri birlikte ele alındığında başvuranın, salt mesai arkadaşlığından yola çıkarak başkaca bir bilgi ve belgeyle desteklenmeyen “soruşturmanın objektifliğine gölge düşeceği” iddiasının soyut nitelikte bir iddiadan ibaret olduğu kaldı ki başvuran hakkında yürütülen disiplin soruşturması neticesinde düzenlenen 08.10.2020 tarihli ve sayılı soruşturma raporunda; Daire Başkanı ’ya mesnetsiz ithamlarda bulunduğunun dosya muhteviyatı bilgi ve belgeler ile tespit edildiği ve başvuranın kınama cezası ile tecziye edildiği yine başvuran hakkında yürütülen aynı disiplin soruşturmasında; başvuranın, – tarihleri arasında 8 gün izinsiz ve mazeretsiz olarak göreve gelmediğinin tespit edilmesi üzerine, kendisinin Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezası ile tecziye edilmesinin” teklif edildiği anlaşılmış olup Kurumumuz SYS sistemi üzerinden yapılan sorgulamada da başvuranın bahse konu Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezası işlemine karşı Ankara 6.İdare Mahkemesinde dava açtığı görülmüştür.
21. Tüm bu açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; başvuranın, gerek 21/01/2020 tarihli müracaatına konu iddialarının yeniden değerlendirilmesine yönelik talebinin, gerekse hakkında yürütülen disiplin soruşturmasının kendi kurumlarının müfettişleri tarafından değerlendirilmemesine yönelik talebinin reddedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
23. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararın başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle; Başvurunun REDDİNE, Bu Ret Kararının BAŞVURANA ve DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞINA tebliğ edilmesine
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi