ÖZET: Başvuran, hakkında düzenlenen disiplin soruşturması sonucunda görevden uzaklaştırılmasının ağır bir tedbir olduğunu belirterek, bu süreci yürüten müfettişler hakkında inceleme yapılmasını talep etmiştir. İlgili soruşturma raporunda, başvuranın başka bir çalışana mobbing uyguladığı ve bu nedenle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası önerildiği, ayrıca Ankara Valiliği tarafından maaşında kesinti yapılmasına karar verildiği belirtilmiştir. Başvuranın, görevden uzaklaştırılmasının idari tedbir niteliğinde olduğu ve bu durumun soruşturmanın seyrini olumsuz etkileyebileceği değerlendirilmiştir.

İdare, başvuranın görevde kalmasının sorunları derinleştirebileceği ve bu nedenle uzaklaştırma tedbirinin yerinde olduğunu ifade etmiştir. Başvuranın, müfettişlerin raporunu kin ve garezle yazdığını iddia etmesine rağmen, bu iddialarını destekleyecek bir kanıt sunamadığı belirtilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın talebi reddedilmiş ve idarenin işlemlerinde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/11572-S.22.17730

BAŞVURU NO : 2021/5873

KARAR TARİHİ : 12/09/2022

RET KARARI

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Hakkında yapılan disiplin soruşturmasında görevlendirilen müfettişler için soruşturma açılması talebi hakkındadır

BAŞVURU TARİHİ : 11/03/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran : Kendisi hakkında yapılan bir soruşturmada, kanunlar en ağır şekliyle uygulanarak, görevden uzaklaştırıldığı, bu hususta Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğu, Cumhuriyet Savcılığı 25.01.2021 tarihli kararı ile başvurunun “işleme konulmamasına” kararı verdiği,

1.1. İnceleme yapılmadan yeterli kişilerin ifadesine başvurulmadan subjektif kriterlere göre rapor hazırlayanlar hakkında, görevden uzaklaştırılmasından dolayı Devlet Memurları Kanunu 139 uncu maddesinde kin garez gibi durumların tespiti için, soruşturma açılarak tespiti gerektiği,

1.2. Zaman aşımına dikkat etmeyen aynı zamanda kendi şikayetinden dolayı verilen soruşturma izninde kendi adının olmadığı, bu soruşturma onayına ilgi tutarak rapor düzenleyen denetçi/müfettiş hakkında inceleme yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Bilgi – belge isteme yazımıza istinaden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından gönderilen 08.07.2021 tarihinde gönderilen cevabi yazıda;

2.1. “ Başvuran hakkında, 30.03.2020 tarih ve sayılı Olur’a istinaden, açılan soruşturmada iş başmüfettişi . . ve Denetçi . .’nin görevlendirildiği, ilgili Olur’da “Yenimahalle Görme Engelliler

Rehabilitasyon Merkezi Müdürü olan başvuran, kuruluşta öğretmen olarak görev yapan . .’ya mobbing

uyguladığı, amirleri küçük düşürücü ve aşağılayıcı resmi yazı yazarak ast-üst ilişkisine ve devlet memuriyetine yarışır şekilde davranmadığı” iddiaları ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü

. . .’nin başvurana mobbing uyguladığı” iddialarının incelenmesinin talimatlandırıldığı,

2.2. Soruşturma kapsamında incelenen konularda ilgili fiil tarihleri net olarak yer aldığı, herhangi bir zamanaşımının tespit edilemediği,

2.3. Başvuran verdiği örneklerde “kronik rahatsızlığından dolayı izin verilmediği” kabul ev ettiği ancak ifadesinde bu şekilde beyanı bulunmadığı, başvuran ikinci örnek olarak “şikayetçinin odasının değiştirildiği, eşyalarının dağıtıldığı”nın tanık ifadeleri ile sabit olduğu, başvuranın da bu hususu kabul ettiği, Kamu Denetçiliği’ne yaptığı başvuruda “güneşli odaya taşındığı” şeklinde ikrarda bulunduğu,

2.4. Başvuran şikayet dilekçesinde “İl Müdürü . . hakkında küçük düşürücü ifadelere yer verdiği ayrıca cinayetten bahsederek tehdit içeren ifadeler kullandığı”, soruşturma başlangıcında hemen uzaklaştırma tedbirine başvurulmadığı, mevcut çalışma ortamının gözlemlendiği, başvuran ile yapılan görüşmede başvuranın gergin bir ruh halinde olduğunun gözlemlendiği,

2.5. Başvuranın İl Müdürünün oturmakta olduğu lojmanı satın almak için girişimde bulunduğu ve ihalede

İl Müdürü’nün kendisini ölümle tehdit ettiği, akabinde başvuranın İl Müdürü hakkında Savcılığa suç duyurusunda bulunduğu ve müfettişlerle görüşme isteğinde bulunması üzerine alınan ifadesinde “mobbing nedeniyle psikolojisinin bozulduğu ve ilişkilerin gergin olması nedeniyle her an her şey olabileceği” yönündeki beyanları karşısında görev başında bulunmasının istenmeyen olaylara neden olabileceği, gelinen aşamada işbaşında kalmasında sakınca olduğu değerlendirilerek idari tedbir mahiyetinde uzaklaştırma tedbirinin uygulandığı, uzaklaştırma tedbiri kararının yüzüne karşı okutularak kendisinin de imzaladığı, savcılığa “ölüm tehdidi” iddiasıyla suç duyurusu yapıldığı bir ortamda müfettişlerin bu yetkiyi kullanmamasının, olası bir olumsuz durumda, müfettişler için de sıkıntı yaratabileceği,

2.6. Başvuran hakkındaki iddialara istinaden 03.09.2020 tarihli – sayılı Soruşturma Raporu ve . . .

hakkındaki iddialara istinaden 14.12.2020 tarihli – sayılı İdari İdari inceleme raporu düzenlendiği,

2.7. . . . hakkındaki iddiaların incelenmesinin uzun sürmesi, başvuranın konu hakkında CİMER’e verdiği dilekçelerinden kaynaklandığı”,

İfade edilmiştir.

3. Aile ve Sosyal Hizmet Bakanlığı’nın 27.07.2021 tarihli cevabi yazısında; Başvuran hakkında düzenlenen

– sayılı Soruşturma Raporunda başvuran hakkında “Kademe İlerlemesi’nin Durdurulması” ile tecziye edildiği ancak Ankara Valiliği İl İdare Kurulunun 16.02.2021 tarih ve – – sayılı Kararında

“teklif edilen cezanın yerinde olacağı ancak personelin yükselebileceği derecenin en üstü kademesinde olması nedeniyle maaşından ¼ oranında kesinti yapılması ile tecziye edilmesinin uygun olacağı”na karar verildiği ve ilgili cezanın başvuran için uygulandığı,

3.1. Başvuranın mobbing iddialarına ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğu, . . hakkında düzenlenen 170 sayılı öninceleme raporunda “soruşturma izni verilmemesine” karar verildiği, bu karar başvuran tarafından yapılan itiraza istinaden Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3.

İdari Dava Dairesi Başkanlığının 15.01.2021 tarihli / sayılı kararında “iddiaların araştırılmasına yönelik yeterince tanık dinlenilmediği ve yeniden öninceleme” yapılması gerektiğine karar verildiği,

akabinde düzenlenen 31.05.2021 tarihli ve sayılı Öninceleme Raporuna istinaden 02.06.2021 tarih ve

/ sayı ile “Soruşturma İzni Verilmemesi” kararı alındığı,

İfade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. “18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,

5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında ; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

6. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun;

6.1. “Görevden uzaklaştırma” başlıklı 137. Maddesinde: “Görevden uzaklaştırma, Devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülecek Devlet memurları hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir. Görevden uzaklaştırma tedbiri, soruşturmanın herhangi bir safhasında da alınabilir”,

6.2. “Görevden uzaklaştıran amirin sorumluluğu” başlıklı 139 uncu maddesinde: “Görevinden uzaklaştırılan Devlet memurları hakkında görevden uzaklaştırmayı izleyen 10 iş günü içinde soruşturmaya başlanması şarttır. Memuru görevden uzaklaştırdıktan sonra memur hakkında derhal soruşturmaya başlamayan, keyfi olarak veya garaz veya kini dolayısıyla bu tasarrufu yaptığı, yaptırılan soruşturma sonunda anlaşılan amirler, hukuki, mali ve cezai sorumluluğa tabidirler.”,

hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin reddi yönündeki öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran; 03.09.2020 tarih ve – sayısıyla düzenlenen soruşturma raporu kapsamında görevinden uzaklaştırılmasının ağır bir tedbir olduğunu ifade ederek raporu düzenleyen müfettişler hakkında inceleme yapılmasını talep etmektedir.

9. Somut olayda; Başvuran hakkındaki, 30.03.2020 tarih ve sayılı Olura istinaden, iddiaların incelenmesi için müfettiş görevlendirmesi yapıldığı, yapılan inceleme neticesinde 03.09.2020 tarihli

Soruşturma Raporunda başvuranın Kademe İlerlemesinin Durdurulması Cezası ile tecziye edilmesi önerildiği ancak Ankara Valiliği İl İdare Kurulunun 16.02.2021 tarih ve – – sayılı Kararında “teklif edilen cezanın yerinde olacağı ancak personelin yükselebileceği derecenin en üstü kademesinde olması

nedeniyle maaşından ¼ oranında kesinti yapılması ile tecziye edilmesinin uygun olacağı”na karar verildiği ve ilgili cezanın başvuran için uygulandığı, diğer taraftan, başvuranın 07.07.2020 tarihli yazı ile görevinden, İdari tedbir mahiyetinde, uzaklaştırıldığı anlaşılmıştır.

10. Başvuran; Ankara Nöbetçi İdare Mahkemesi Başkanlığı’na vermiş olduğu 04.08.2021 tarihli dilekçesiyle, Ankara Valiliği İl İdare Kurulunca verilen Ankara Valiliğinin 16.02.2021 tarih ve – – sayılı Kararı ile “maaşından ¼ oranında kesinti yapılması” işleminin kaldırılmasına yönelik itirazının reddedildiğini ifade ederek mezkur cezanın kaldırılmasını talep ettiği görülmüştür.

11. 30.03.2020 tarih ve sayılı Olur ve 22.06.2020 tarih ve sayılı OLUR’a istinaden

03.09.2020 tarih ve – sayısıyla “Başvuranın Yeni Mahalle Görme Engelliller Rehabilitasyon Merkezi

Müdürlüğü’nde görevli öğretmen . .’ya mobbing uyguladığı, amirleri küçük düşürücü ve aşağılayıcı yazı yazarak ast-üst ilişkisine ve devlet memuriyetine yarışır şekilde davranmadığı” iddialarına binaen düzenlenen soruşturma raporunda, yapılan tespit ve ifadelerin; 11.1. “ . .’nın 14.09.2020 tarihinde ilgili Kuruluşta Müdür V. Olarak görevlendirildiği, başvuranın

16.05.2020 tarihinde kuruluşta Müdür olarak görevlendirilmesi akabinde önce müdür yardımcılığı

görevinden alındığı, akabinde odasının değiştirilerek bazı eşyalarının dağıtıldığı, 11.1.2. “ . .’nı nöbet ücretinin ödenmediği izin olarak kullandırıldığı”, 11.1.3. “ . .’nın okulda ders görevlendirmelerinin yapılmadığı”, 11.1.4. “Başvuran imzalı 20.08.2019 tarihli yazıda “ . .’nın hizmetine ihtiyaç duyulmaması sebebiyle başka bir Kuruluşa görevlendirilmesinin yapılması”nın talep edildiği, 11.1.5. “ . .’nın 18.03.2020 tarihinde Saray Engelsiz Yaşam Bakım ve Rehabilitasyon Merkezinde görevlendirildiği, 20.03.2020 tarihinde kronik rahatsızlığı nedeniyle idari izin talep ettiği, başvuran imzalı

23.03.2020 tarihli yazıda ‘ . .’nın başka bir kuruluşta görevlendirildiği’ gerekçesiyle . ’ya izin

verilmediği, . . ifadesinde ‘görevlendirme yapılana kadar kronik Covid-19 Genelgesi ve kronik rahatsızlığı olmasına rağmen idari izin kullandırılmadığı’ 11.1.6. Başvuran imzalı 02.12.2019 tarihli sayılı yazıda: “Strateji şubesinin bu değerlendirmesinin bilgi yetersizliği… Arapça bilmeyen matematik öğretmenine Arapça dersi verdirmekten farksızdır” ifadelerinin yer aldığı, 11.1.7. Başvuranın 03.06.2020 tarihli ve sayılı şikayet dilekçesinde: “ İl Müdürümüzün mahkemeye intikal etmiş olan bir davada ne olduğu belli olmayan bir muhakkik raporuna istinaden ödenmesini istemesini … hatta bu konuda uyduruk gerekçelerle yerinden uzaklaştırmaya kadar götürmüştür… İl Müdürü ya bir yerlerden talimat almış veya birileri İl Müdürü’ne ulaşmıştır… İl Müdürü benim gururu incitmekte olduğu.. bu gibi durumlarda bazen intihar olayları bazen de cinayetle sonuçlandığı görülmüştür. Her insanın tahammül sınırı vardır” ifadelerine yer verildiği, 11.1.8. Başvuran 07.07.2020 tarihinde İl Müdürü . . .’nin kendisini ölümle tehdit ettiği Cumhuriyet

Başsavcılına suç duyurusunda bulunması üzerine alınan ifadesinde: “ 03.06.2020 tarihli ifadesini ilgili süreçte psikolojisinin bozulması üzerine verdiğini, ilişkilerin gergin olması nedeniyle her an her şey olabileceğini, ifadesinin 2 taraflı olduğunu,” ifade ettiği, 11.1.9. Başvuranın 21.07.2020 tarihli yazılı ifadesinde: “Evde bakım heyeti İl Müdürlüğü’ne taşındıktan sonra oda değişikliği ile ilgili yeni düzenlemelere gidildiği, eşyaların dağıtılmadığı, kilit altında olanların

kilit altında tutulduğu, kilit altında olmayanların kendi odasında bekletildiği, diğer taraftan . .’nın müdür yardımcılığından daha önceden kendi isteği ile ayrıldığı, istifa edince diğer müdür yardımcısının önerisi üzerine görevlendirildiği, 15 metrekare alanda iki eğitmenin eğitim vermesinin zorluğu ve gereksizliği gördüğünden ayrıca kursiyerlerin bağımsız beceri kazabilmeleri için talebinin uygun bulunmadığı, Cumhurbaşkanlığı’nın 13.03.2020 tarihli yazılarının son paragrafına istinaden ‘pandemi döneminde görevlendirildikleri kuruluşun değerlendirmeleri daha uygun olur’ gerekçesiyle koah hastalığı haricinde rahatsızlıklar için idari izin vermediği ” diğer taraftan, 03.06.2020 tarihli dilekçesindeki “bazen de cinayetle sonuçlandığı görülmüştür. Her insanın tahammül sınırı vardır” ifadesinin açıklaması olarak, baskılardan ruh sağlığının olumsuz etkilendiği, gece 2-3 saatten fazla uyumadığı, psikiatrist tarafından 80 gün ilaç tedavisine başlanıldığını” beyan ettiği, Olduğunun görüldüğü,

11.2. Soruşturma raporundaki başvuranın özlük dosyası incelenmesinde:

11.2.1. Başvuran hakkında düzenlenen 15.12.2015 tarih sayılı disiplin soruşturması raporunda:

“Başvuranın taşınır kontrol yetkilisi . .’ya usulsüz olarak 5.627,80 TL. zimmet çıkardığı, . .’ya mobbing uyguladığı gerekçesiyle gerekçesiyle KINAMA cezası, 11.2.2. Başvuranın . . hakkında tesis ettiği disiplin cezasında “yasal yolları, itiraz mercini”, Ankara İl

Müdürlüğü’nün 24.06.2015 tarihli yazısına rağmen, göstermemesine binaen Uyarma ile cezalandırılması, 11.2.3. Başvuranın özel hizmet alım personeli . .’ye mobbing uyguladığı gerekçesiyle Kınama cezası ile, 11.2.4. Başvuranın kriz anında sorunlara çözüm getiremediği, tutum ve davranışları ile krizi kronikleştirdiği gerekçesiyle kuruluş müdürlüğü görevinin uhdesinden alınarak il içerisinde başka bir kurumda görevlendirilmesi, önerildiği, 11.3. 05.05.2016 tarih ve sayılı Bakanlık Makam Onaylı 23.06.2017 tarih ve sayılı Disiplin soruşturması raporunda; Çeşitli iddialara istinaden başvurana yazılı uyarı verilmesi teklif edildiği, 11.4. 03.09.2020 tarih ve – sayılı disiplin soruşturmasının sonuç bölümünde: “ Başvuranın . .’ya uyguladığı mobbingin 23.03.2020 tarihine kadar uzun bir süreç devam ettiği, İl Müdürlüğü’nün “ . .’ya haftalık 15 saat ek ders ücreti ödenmesi” hususunda talimatın başvuran tarafından yerine getirilmediği, 11.4.1. Başvuranın . .’nın zararını hedef alan davranışlarda bulunduğu gerekçesiyle Kademe

İlerlemesinin Durdurulması cezası ile tecziye edilmesi, idari yönden, daha önce de benzer sorunlar yaşadığı göz önünde bulundurulduğunda, başvurana Kuruluş Müdürü görevi verilememesinin uygun olacağı, 11.4.2. Başvuranın dilekçelerindeki “ne olduğu belli olmayan muhakkik raporu … .. Kuruluş müdürünü uyduruk gerekçelerle yerinden uzaklaştırmasına … İl Müdürü ya bir yerlerden talimat almış veya birileri İl

Müdürü’ne ulaşmıştır” ifadeleri ile amirlerine karşı küçük düşürücü ve aşağılayıcı ifadelerde bulunduğu, ayrıca “bu gibi durumlarda bazen intihar olayları bazen de cinayetle sonuçlandığı görülmüştür…” şeklinde amirine karşı tehdit içeren ifadelerde bulunması göz önünde bulundurulduğunda Kademe İlerlemesinin

Durdurulması, İdari yönden ise, başvuranın psikolojisinin bozuk olması göz önünde bulundurularak Ankara

İli dışında bir kurumda görevlendirilmesinin uygun olacağı” sonucuna varıldığı, Görülmüştür.

11.5. Başvurana tebliğ edilen 07.07.2020 tarihli yazıda: 657 sayılı Kanunun 138. Maddesi gereğince, işbaşında kalmasının tahkikatı güçleştireceği gerekçesiyle “idari tedbir mahiyetinde” başvuran görevinden uzaklaştırılmıştır.

12. Yapılan inceleme neticesinde; 12.1. Başvuran soruşturma Olurunda adının geçmediğini ifade ettiği ancak 30.03.2020 tarih ve sayılı OLUR yazısında: “ . .’nın dilekçelerinde kuruluş Müdürü olan başvuranın maddi ve manevi olarak mobbing uyguladığı…sorumlu personel hakkında soruşturma yapılması” ifadelerine yer verildiği hususları göz önünde bulundurulduğu başvuranın Olur yazısında adının geçmediği iddiasının gerçeği yansıtmadığı,

12.2. . .’ya uygulanan mobbing uzun bir süreç içerisinde gerçekleştiği, bu durumun raporda da belirtildiği, bu bağlamda başvuranın incelemede “zamanaşımına riayet edilmediği” iddiasının kabul edilemeyeceği,

12.3. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Görevden uzaklaştırma” başlıklı 137. Maddesinde açıklanan memurun görevden uzaklaştırılması, memurun görevini ifa etmesinde sakınca görülen durumlarda alınan ihtiyati bir tedbir olup soruşturmanın her safhasında bu tedbire başvurulabilinmektedir.

Başvuran 07.07.2020 tarihli görevden uzaklaştırma tedbirinin çok ağır bir tedbir olduğunu iddia etmektedir.

Başvuranın ifadelerinde ve İdareye yaptığı başvurularında “bu gibi durumlarda bazen intihar olayları bazen de cinayetle sonuçlandığı görülmüştür” ifadelerine yer verdiği, başvuranın psikolojisinin bozuk olduğunu bu nedenle uzun süredir çok az uyuduğunu ifade ettiği, diğer taraftan, karşılıklı iddialara istinaden açılan soruşturmaların bulunduğu, hususları göz önünde bulundurulduğunda, başvuranın görevde kalmasının süreci daha kötü hale getirebileceği taraflar arasında sorunları daha derinleştirileceği anlaşılmış olup idarenin tedbir olarak başvuranın görevden uzaklaştırması yoluna başvurmasının yerinde olduğu değerlendirilmiş bu bağlamda soruşturmayı yürüten müfettişler hakkında bu hususta inceleme yapılmasına gerek olmadığı, diğer taraftan, başvuran mezkur raporun kin ve garezle yazıldığını ifade ettiği, 657 sayılı

Kanunun 139 uncu maddesinde “kin ve garezle memurun görevden uzaklaştırılması” hususunun açıklandığı, ancak soruşturma raporu kapsamında bu iddiayı ispat edecek bir veriye ulaşılmadığı gibi müfettişlerin “kin ve garez”le raporu yazması için bir nedenin başvuran tarafından sunulmadığı, ayrıca başvuran hakkında düzenlenen diğer soruşturmalarda başvuranın başka personele mobbing uyguladığının tespit edildiği, hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, İdare’nin işleminde hukuka aykırılık tespit edilememiştir varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

13. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin; başvuranla ilgili işlemlerinde

“kanunlara uygunluk”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uygun davrandığı, ancak işleme karşı başvuru yollarını belirtmemesi nedeniyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

14. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURANA ve ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi