|
ÖZET: Başvuran, Elazığ’daki Cumhuriyet İlkokulu müdürü olarak görev yaparken hakkında başlatılan disiplin soruşturmasının taraflı ve hukuksuz olduğunu iddia ederek, verilen uyarma cezasının iptalini talep etmiştir. Soruşturma sonucunda, başvuranın mesai saatleri içinde okulda bulunmadığı, öğretmenlere mobbing uyguladığı ve okulda huzursuz bir çalışma ortamı yarattığı tespit edilmiştir. Disiplin soruşturması, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/B-(g) maddesi uyarınca kınama cezası ile sonuçlanmış, ayrıca başvuranın başka bir okula atanması önerilmiştir.
Yapılan incelemelerde, başvuranın okulda çalışanlarla olan ilişkilerinin yıpranmış olduğu, öğretmenlerin okuldan ayrılma taleplerinin arttığı ve bu durumun öğrencilerin eğitimine olumsuz etki edebileceği belirlenmiştir. Soruşturma sürecinin usulüne uygun yürütüldüğü, başvuranın iddialarının desteklenmediği ve disiplin cezasının mevzuata uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle başvurunun reddine karar verilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/14319-S.23.22620
BAŞVURU NO : 2023/6794
KARAR TARİHİ : 08/11/2023
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : ELAZIĞ VALİLİĞİ
Hakkında verilen disiplin cezasının iptal edilmesi talebi hk.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 15/05/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle; hakkında açılan disiplin soruşturmasına konu olan dosyanın Bakanlıkça tekrar değerlendirilerek düzeltilme yoluna gidilmesinin istendiği, cezanın tekrar onandığı, ardından disiplin amirinin kurul üyesi olarak kurulda bulunması yönünden ikinci kez iptal edildiği, bu iki süreçte de disiplin amiri değişmesine ve verilen ceza yeni olmasına rağmen savunmasının alınmaması nedeniyle 07.12.2022
̈ ̈ ̈ tarihinde uç uncu defa tekrar İl Disiplin Kurulu’na itiraz etmesinin istendiği, ekte yer alan dilekçedeki itirazlarına rağmen İl Disiplin Kurulunun 13.01.2023 tarihli kararı ile talebinin reddedildiği ve 31.01.2023
̆ tarihinde cezanın tarafına teblig edildiğini ancak hakkındaki disiplin soruşturmasının herhangi bir kimsenin adı ve imzası olmadan, kişi, yer, olay, zaman belirtilmeden hazırlanan bir tutanakla başlatıldığını, tutanaktaki iddiaların hemen hemen hiç birinin ifadesi alınanlara sorulmadığını, kendisinin sunduğu bilgi, belge ve yazışmaların göz önünde bulundurulmadığını, kamera kayıtlarının izlenmediğini, gösterdiği şahitlerin dinlenmediğini, lehinde hiçbir delil toplaması yapılmadığını özetle taraflı davranıldığını, soruşturmaya başlanan konu ile sonucun farklı olduğunu iddia ederek, hukuksuz bir şekilde tutulan tutanak çerçevesinde yapılan soruşturmanın iptal edilip verilen uyarma cezasının kaldırılmasını, gerekiyorsa konunun muhatapları ile hakkaniyet ö lç ü sü nde tekrar incelenip soruşturulmasını, dilekçelerinde adı geçen ve görev ile yetkilerini kötüye kullananlar hakkında idari tahkikatın yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddia hakkında istenen bilgi ve belge talep yazımıza istinaden Elazığ Valiliği tarafından gönderilen cevabi yazı ve eklerinde özetle;
2.1. Elazığ ili, Çatalçeşme İlkokulunda görev yapan başvurana dair “mesai saatleri içerisinde okulda bulunmadığı,
vaktinin çoğunu Mahallesi, Yapı altında bulunan Kırtasiye’de geçirdiği, okula gelen velilerin muhatap bulamadığı, okulda bulunduğu zamanlarda ise velilerle tartışma yaşadığı, okulda yaşanan yönetim sorunundan dolayı okul müdürü olan davacının vaktinin çoğunu ifade vermekle geçirdiği, eğitim kurumunda görevli personellerin okulda yaşanan inceleme ve soruşturmalar ile davacının okulu yönetmekten uzak, insani ilişkiler noktasındaki olumsuz tavırları nedeniyle rahatsızlık duyduklarına yönelik beyanlarının ve bu yönde düzenlenmiş tutanakların söz konusu olduğu, yine okulda çalışan öğretmenlere karşı davacının mobbing uyguladığı, öğretmenlerin geçici görev veya başka bir sebeple okuldan ayrılmaya çalıştıkları yönünde beyanlarının mevcut olduğu” iddialarıyla hakkında başlatılan disiplin soruşturması neticesinde 21/12/2021 tarih ve sayılı soruşturma raporunun düzenlendiği,
2.2. Disiplin Soruşturma Raporu’nun ‘Sonuç’ kısmında özetle; başvuranın disiplin açısından 657 sayılı Devlet
Memurları Kanununun 125/B-(g) maddesi uyarınca kınama cezası ile tecziyesi yönünde; idari yönden ise, “okul çalışanları ile olan ilişkilerindeki yıpranmışlık, okulda yönetici olarak geçirdiği inceleme ve soruşturmaların çokluğu, çalışanların büyük kısmının kendisine karşı olan güvensizliği, bu ortamda kurumdaki iş ve işlemleri yürütme noktasında yaşanan ve yaşanacak olan zorluklar, davacının tavırları nedeniyle okuldan ayrılanların sayısı ve bu çalışanların sayılarının artma olasılığı ile tüm bu hususların öğrencilerin eğitimine olumsuz olarak etki edebileceği göz önüne alındığında; kamu hizmetlerinin kurumda daha iyi sunulabilmesi, görevin iş birliği içinde ve uyumlu bir şekilde yapılabilmesi, okuldaki eğitim ve öğretimin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi amacıyla kamu yararı ve hizmetin gerekleri uyarınca davacının il içerisinde başka bir okula yönetici olarak atamasının yapılmasının” teklif edildiği,
2.3. Başvuran hakkındaki 21.12.2021 tarih ve sayılı soruşturma raporu sonucu verilen Uyarma cezasının kesinleştiği, bu nedenle bu aşamada yapılacak herhangi bir işlem olmadığı belirtilmiş ve başvuran hakkında düzenlenen soruşturma raporu yazı ekinde gönderilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 5.1. “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinde, “Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:…
B – Kınama: Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.
Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
g) İş arkadaşlarına, maiyetindeki personele ve iş sahiplerine kötü muamelede bulunmak, …
Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir.”
5.2. “Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar” başlıklı 126 ncı maddesinin birinci fıkrasında, “ Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir.”,
5.3. “İtiraz” başlıklı 135 inci maddesinde, “Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir.
İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir.
İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır.
İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler.”,
düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SN. SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Ret
Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
7. Başvuran, hakkında yapılan soruşturmada taraflı davranıldığını, soruşturmaya başlanan konu ile sonucun farklı olduğunu iddia ederek, hukuksuz bir şekilde tutulan tutanak çerçevesinde yapılan soruşturmanın iptal
̈ ̈ ̈ edilip verilen uyarma cezasının kaldırılmasını, gerekiyorsa konunun muhatapları ile hakkaniyet olç usunde tekrar incelenip soruşturulmasını, dilekçelerinde adı geçen ve görev ile yetkilerini kötüye kullananlar hakkında idari tahkikatın yapılmasını talep etmektedir.
8. Dosya kapsamında yapılan incelemede;
8.1. Elazığ ili, İlkokulunda görev yapan başvurana dair “mesai saatleri içerisinde okulda bulunmadığı, vaktinin çoğunu Mahallesi, Yapı altında bulunan Kırtasiye’de geçirdiği, okula gelen velilerin muhatap bulamadığı, okulda bulunduğu zamanlarda ise velilerle tartışma yaşadığı, okulda yaşanan yönetim sorunundan dolayı okul müdürü olan davacının vaktinin çoğunu ifade vermekle geçirdiği, eğitim kurumunda görevli personellerin okulda yaşanan inceleme ve soruşturmalar ile davacının okulu yönetmekten uzak, insani ilişkiler noktasındaki olumsuz tavırları nedeniyle rahatsızlık duyduklarına yönelik beyanlarının ve bu yönde düzenlenmiş tutanakların söz konusu olduğu, yine okulda
çalışan öğretmenlere karşı davacının mobbing uyguladığı, öğretmenlerin geçici görev veya başka bir sebeple okuldan ayrılmaya çalıştıkları yönünde beyanlarının mevcut olduğu” iddialarıyla hakkında başlatılan disiplin soruşturması neticesinde 21/12/2021 tarih ve sayılı soruşturma raporunun düzenlendiği,
8.2. Disiplin soruşturması kapsamında beyanlarına başvurulan ve halen Cumhuriyet İlkokulunda görev yapmakta olan öğretmenlerden sınıf öğretmeni ‘nin ifadesinde; “Kanser hastası olan çocuğunun rahatsızlığını defalarca kez ifade etmesine rağmen okul müdürü olan davacıdan beklediği yardımı göremediği, okulda öğretmenlerde huzursuzluk yaratan bir idari boşluğun mevcut olduğu, okul idaresinin öğretmenler üzerinde aşırı zorlama şekilde yansıyan bir tavrının söz konusu olduğu, hangi öğretmene ne zaman bir sıkıntı geleceğini öngöremediğinden bunun tedirginliğini yaşadığı” hususunu beyan ettiği,
Rehber öğretmen .’nin ifadesinde “3 yıldır bu okulda öğretmen olarak görev yaptığı, 2021 yılı il içi tayin döneminde kendi isteği ile tayin istediğini, Cumhuriyet İlkokulunda öğretmen arkadaşlarının mobinge uğradığını defalarca gözlemlediği gibi kendisinin de birkaç kez bu davranışlara maruz kaldığını, özellikle soruşturma esnasında farklı tutanaklar tutulması ve imzalanması için baskı altında tutulduğu, Müdür Beyin yetkisini kullanarak Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Hizmetleri Yönetmeliğine ve ilkelerine aykırı emirler verdiğini ve kendisini bu görüşmeleri yapması için defalarca aradığını” beyan ettiği,
Sınıf öğretmeni .’nin ifadesinde “yaklaşık 6 yıldır bu okulda öğretmen olarak görev yaptığı, bir önceki sene gerçekleştirdiği tayin talebinin kabul edilmemesi nedeniyle mevcut görev yerinde çalışmaya devam etmek durumunda kaldığı, davacının kendileri üzerinde aşırı derecede baskıcı bir tutumunun söz konusu olduğu, öğretmenlere ve diğer çalışanlara karşı mobbing uyguladığı, sorunlarını idareye aktardığı zamanlarda çözüm bulamadığı, okuldaki bütün öğretmenlerin ayrılma taleplerinin bulunduğu, daha önce ayrılan diğer öğretmenlerin de zaten yaşanan baskıdan kurtulmak için tayin istedikleri, okul müdürünün tavırları nedeniyle kendisini bu okulda sürekli olarak sözlüye kalkmış bir öğrenci gibi hissettiği” beyanlarında bulunduğu,
Sınıf öğretmeni .’nın ifadesinde; “Her ne kadar işini rahat bir şekilde yerine getirmek istemesine rağmen okul idaresinin baskıları nedeniyle bu durumun gerçekleşmediği, basit mevzuların dahi bu baskıcı tavırlar nedeniyle çözülemediği, okulda uygulanan katı kurallar bütününe uyulmadığı taktirde problem yaşayacağına emin olduğu” beyan ettiği,
Sınıf öğretmeni .’nin ifadesinde, “Kendisi okul idaresi ile şu ana kadar bir sorun yaşamamış olsa da diğer öğretmenlerin başlarına gelen sorunları gözlemlediğinde tedirginlik hissettiği, okul müdürü olan davacının üslubunun mobbing uygulama şeklinde olduğu, öğretmenlerin okul müdürünün baskılarından korktukları için kendilerini rahat bir şekilde ifade edemedikleri, şu anda okutmakta olduğu 3. sınıfları mezun ettikten sonra okuldan bir an önce ayrılmayı talep edeceği, önceki süreçte okulda görev yapan çok başarılı öğretmenlerin de davacının tavır ve davranışları sebebiyle tayin isteyerek okuldan ayrıldıkları” beyanında bulunduğu,
Sınıf öğretmeni ‘nin ifadesinde; “İdarenin okul personeli üzerinde çok ciddi bir baskısı olduğundan huzur ortamının bulunmadığı, okulda daha önce görev yapan birçok öğretmenin ve hizmetlinin sırf bu
/
ortam nedeniyle tayin isteyerek başka okullara gittikleri, kendisinin ise şu an 4. sınıf öğrencilerini okuttuğu için onları mezun etmek amacıyla duygusal bağından dolayı tayin talebinde bulunmadığı, okul idaresinin karşılaştıkları problemlere karşı kayıtsız davrandığı, öğretmenlerin ve diğer çalışanların bu ortamdan ciddi şekilde rahatsız oldukları, ancak korktukları için hiçbir şekilde kaygılarını dile getiremedikleri” hususlarını ifade ettiği,
Diğer yandan, soruşturma tarihinde başka okullara atanmış olan ve hizmetli olarak görev yapan ‘nin ifadelerinde ise ortak bir şekilde; “Okul müdürünün hal ve tavırları ile okul çalışanlarına defalarca kez baskı uyguladığı, okulda ciddi bir huzursuzluk ortamı yaratıldığı, görevlerini gereği gibi yapmakta yaşadıkları kaygılar ve somut problemler nedeniyle okuldan ayrılma yolunu seçtikleri” yönünde beyanlarda bulundukları görülmektedir
8.3. Disiplin Soruşturma Raporu’nun ‘Değerlendirme’ kısmında özetle; “a) Cumhuriyet İlkokulu Müdürü
‘ ın okulda bulunmadığı, vaktinin çoğunu mahallesi yapı altında bulunan Kırtasiyede geçirdiğini, okula gelen velilerin muhatap bulamadığı, çalışanlara mobbing uygulandığı, öğrenci velilerinin öğrencilerini okuldan aldığı beyanlarında bulundukları, insani ilişki kurmayı bilmediği iddiaları sübuta ermemektedir. Okulda çalışanlar üzerinde baskı kurulduğu anlaşılsa da; bu baskının çalışanlar üzerinde sistematik olarak uygulanmadığı, süreklilik arz etmediği, personelin zarara uğramadığı (kişiliğinde, mesleki durumunda veya sağlığında zarar oluşturmadığı) anlaşıldığından, bu baskı Mobbing olarak değerlendirilmemiştir.
b) Okulda bulunduğu zamanlarda ise velilerle tartışmaya girdiği, okulda yaşanan yönetim sorunundan dolayı okul müdürünün vaktinin çoğunu ifade vermekle geçirdiği, okulda yaşanan inceleme ve soruşturmalardan bıktıkları, okul müdürünün okulu yönetmekten uzak olduğu, herhangi bir sorunu okul müdürüne götürmeye korktukları, okulda çalışan öğretmenlerin huzursuz olduğu, öğretmenlerin geçici görev veya başka sebeplerden okuldan ayrılmaya çalıştıkları iddiası; Okuldan ayrılan öğretmenlerin ayrılma nedenlerini okul müdürü/yönetiminin olumsuz yaklaşımlarına dayandırdıkları, okul yönetimi hakkında yapılan inceleme soruşturma işlemlerinin olağanın üstünde olduğu, okulda olumlu bir çalışma ikliminin bulunmadığı, yöneticilerin çalışanlar üzerinde çeşitli bürokratik araçlar ve diğer unsurlarla baskı kurulduğu, çalışanların büyük bölümünün huzursuz olduğu, kurum üyesi olmanın verdiği güven duygunun zedelendiği, kurumda huzursuz ve güvenli bir çalışma ortamının bulunmadığı şeklinde ortaya çıkmaktadır.
İddiası sübut bulmuştur.”
8.4. Disiplin Soruşturma Raporu’nun ‘Sonuç’ kısmında özetle; başvuranın disiplin açısından 657 sayılı
Devlet Memurları Kanununun 125/B-(g) maddesi uyarınca kınama cezası ile tecziyesi yönünde; idari yönden ise, “okul çalışanları ile olan ilişkilerindeki yıpranmışlık, okulda yönetici olarak geçirdiği inceleme ve soruşturmaların çokluğu, çalışanların büyük kısmının kendisine karşı olan güvensizliği, bu ortamda kurumdaki iş ve işlemleri yürütme noktasında yaşanan ve yaşanacak olan zorluklar, davacının tavırları nedeniyle okuldan ayrılanların sayısı ve bu çalışanların sayılarının artma olasılığı ile tüm bu hususların öğrencilerin eğitimine olumsuz olarak etki edebileceği göz önüne alındığında; kamu hizmetlerinin kurumda daha iyi sunulabilmesi, görevin iş birliği içinde ve uyumlu bir şekilde yapılabilmesi, okuldaki eğitim ve öğretimin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi amacıyla kamu yararı ve hizmetin gerekleri uyarınca davacının il içerisinde başka bir okula yönetici olarak atamasının yapılmasının” teklif edildiği,
anlaşılmıştır.
9. Kamu görevlilerinin disipline aykırı eylem ve işlemleri nedeniyle haklarında disiplin cezası verilebilmesi için, anılan eylem ve işlemlerin sübut bulup bulmadığının usulüne göre yürütülen soruşturma ile ortaya konulması, tespit edilen disipline aykırı davranışlar nedeniyle de yasada öngörülen cezanın verilmesi disiplin hukukunun temel ilkelerindendir.
10. Somut olayda, Valilik Makamının 21/11/2021 tarih ve sayılı soruşturma emirleri ve 20/10/2021 tarih ve sayılı İnceleme emirleri gereği yapılan çalışmalar neticesinde; 02.11.2021 tarihinde Okul Müdürü ve Müdür Yardımcısı huzurunda rastgele seçilen öğretmenlerin ifadelerine başvurulduğu, okuldan tayin ya da görevlendirme İsteyen 6 öğretmen ve 1 hizmetli olduğunun tespit edildiği, Cumhuriyet İlkokulu soruşturma özetlerinin incelendiği, yapılan inceleme sonucunda 2021 yılında sonuçlanan ya da devam eden toplam 7 (yedi) adet inceleme-soruşturmanın tespit edildiği, bir okulda bir yıl içinde 7 (yedi) adet inceleme-soruşturmanın yapılmasının olağan bir durum olmadığı kanaatine varıldığı, yapılan soruşturma neticesinde okuldan ayrılan öğretmenlerin ayrılma nedenlerini okul müdürü/yönetiminin olumsuz yaklaşımlarına dayandırdıkları, okul yönetimi hakkında yapılan inceleme soruşturma işlemlerinin olağanın üstünde olduğu, okulda olumlu bir çalışma ikliminin bulunmadığı, yöneticilerin çalışanlar üzerinde çeşitli bürokratik araçlar ve diğer unsurlarla baskı kurulduğu, çalışanların büyük bölümünün huzursuz olduğu, kurum üyesi olmanın verdiği güven duygunun zedelendiği, kurumda huzursuz ve güvenli bir çalışma ortamının bulunmadığı iddialarının sübuta erdiği ve bu nedenle başvurana
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/B-(g) maddesi uyarınca kınama cezası verildiği ve bir alt ceza
uygulanarak “Uyarma” cezası ile cezalandırılmasına ayrıca kamu yararı ve hizmetin gerekleri uyarınca başvuranın İl içerisinde başka bir okula yönetici olarak atamasının yapılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
11.Soruşturmanın usul yönünden Elazığ İdare Mahkemesinin 29.09.2022 tarih sayılı kararı ile incelendiği ve iptal edildiği ardından İdarenin eksikleri düzelterek yine aynı cezayı verdiği ayrıca soruşturma raporu sonucunda yapılan teklif sonucu başvuranın görev yeri değişikliğinin iptal edilmesi hususunda başvuranın açtığı davanın ise Elazığ 2. İdare Mahkemesinin sayılı kararı ile reddedildiği görülmektedir. Bununla birlikte, Kurumumuza yapılan ‘Uyarma’ cezasının taraflı davranılarak hukuksuz tutulan tutanaklarla verildiği gerekçesiyle iptal edilmesi talebi doğrultusunda
İdare tarafından Kurumumuza gönderilen ifade tutanaklarında yer alan beyanlar göz önünde tutulduğunda beyanların birbirini destekler nitelikte olduğu, ayrıca başvuranın iddialarında yer aldığı gibi hakkında yapılan soruşturmada taraflı davranıldığı ve hukuksuz bir şekilde tutulan tutanak çerçevesinde soruşturma yapıldığına dair herhangi bir bilgi ve belgeye de rastlanılamadığından bahsi geçen soruşturmanın usul ve esaslara uygun olarak yapıldığı kanaatine varılmıştır.
12. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; Başvuran hakkında yürütülen disiplin soruşturması kapsamında alınan tanık ifadeleri neticesinde başvuranın görev yaptığı okuldaki personelin çoğunluğuyla iyi bir iletişim kuramadığı, çalışma ortamının huzursuz ve baskıcı olduğu iddialarının soruşturma sonucunda sübuta erdiği anlaşıldığından, başvuran hakkında yürütülen disiplin soruşturması süreci ile ilgili olarak esas ve usul açısından mevzuata aykırılık teşkil eden bir unsur bulunmadığı
soruşturma safahatının ve sonucunda verilen disiplin cezasının mevzuata uygun olduğu sonucuna varılmıştır
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 13. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi
Yönetim İlkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede; başvuru kapsamında Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
14. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Elazığ İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE,
Kararın BAŞVURAN ile ELAZIĞ VALİLİĞİNE tebliğine
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi