|
ÖZET: Başvuran, Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı olarak yürütülen disiplin soruşturmasında resmi aracı usulsüz kullandığı iddiasının haksız olduğunu, soruşturmanın tarafsız yapılmadığını ve savunma hakkının kısıtlandığını öne sürerek disiplin cezasının kaldırılmasını talep etmiştir. İdare, başvuranın disiplin soruşturmasının yasal mevzuata uygun yapıldığını ve verilen cezanın hakkaniyet ilkelerine uygun olduğunu belirterek başvuruyu reddetmiştir.
Danıştay, başvuranın usulsüz araç kullanma fiilinin sübuta erdiğini ve bu fiilin disiplin cezasını gerektirdiğini tespit etmiştir. Başvuranın, söz konusu fiilleri kabul etmesi ve idarenin takdir hakkını kullanarak cezanın hafifletilmesi, işlemin mevzuata uygun olduğunu göstermektedir. Sonuç olarak, başvuranın iddialarının yersiz olduğu ve idarenin işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/1155-S.23.1980
BAŞVURU NO : 2022/15356
KARAR TARİHİ : 27/01/2023
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI
İdari işlemin hatalı olduğu hususunun tespit edilmesi ve disiplin
BAŞVURUNUN KONUSU :
cezasının kaldırılması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 20/10/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, hakkında açılan disiplin soruşturmasına ilişkin resmi aracı usulsüz kullandığı iddiasının yersiz olduğunu, yürütülen soruşturmanın eksik ve baştan savma yapılarak lehine olan delillerin dikkate alınmadığını, soruşturmacıların objektif ve tarafsız olmadığını, siyasi düşünce ayrımı gözeterek soruşturma raporu düzenlendiğini, ihbar, müracaat ve şikâyetinin işleme konulmadığını, şikâyetine cevap verilmemesi suretiyle suç işlendiği ve böylelikle işlenen suçun zamanaşımına uğratıldığını, soruşturmacıların korunarak kişiler arasında ayrımcılık yapıldığını, kendisinden resmi yazı ile istenen soruşturma dosyasının idarece verilmeyerek savunma hakkının kısıtlandığını iddia ederek; hakkında yapılan disiplin soruşturmasının disiplin hukukuna ve yasal mevzuata uygun yapılmadığı ve disiplin cezasının hakkaniyet ve ölçülülük ilkeleri çerçevesinde verilmediği gerekçesiyle kaldırılmasını, idari mercilere usulüne uygun olarak yaptığı ihbar, şikâyet ve müracaatına cevap verilmemesinin ve bunun hakkında yasal işlem yapılmamasının idarenin takdir yetkisini açıkça amaca aykırı kullanarak kişilere (soruşturmacılara) haksız menfaat sağladığı dolayısıyla bu durumun adli ve idari yaptırım gerektirdiği hususunun karara bağlanmasını, aynı fiili işleyen kişiler arasında (suç işlemek suretiyle) disiplin cezası yaptırımında adalet ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmayacak şekilde ayrımcılık yapıldığı hususunun karara bağlanmasını ve bu durumun önlenmesini, siyasi düşünce ayrılığı nedeniyle soruşturmacıların tarafsız soruşma raporu düzenlemediği ve eksik inceleme ile soruşturma yaptığı hususlarının karara bağlanmasını, yasal mevzuat ve Danıştay İdari Dava
Daireleri Kurulu kararları açık iken hakkında düzenlenen soruşturma raporunun bir örneğinin tarafına verilmesi hakkında haklı talebini yerine getirmeyen idarenin Anayasa ve yasalarla güvence altına alınan savunma hakkını kısıtladığı hususunun karara bağlanmasını iddia ve talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kamu Denetçiliği Kurumunun 15/11/2022 tarihli ve sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden Hazine ve Maliye Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün 09/12/2022 tarih ve sayılı
/
yazı ve eklerinden; başvuran T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel
Müdürlüğü, Muhasebat Kontrolörleri İstanbul Denetim Grup Başkanlığında Muhasebat Başkontrolörü unvanı ile görev yapmakta olduğu, başvuran hakkında İdarece açılan soruşturma safahatı ve tüm soruşturma dosyası ile yapılan işleme dayanak teşkil eden mevzuat bilgisini içeren Muhasebat Başkontrolörleri ve tarafından düzenlenen 12/04/2022 tarih ve sayılı İnceleme Raporunun bir nüshası ekte sunulduğu, başvuran hakkında açılan disiplin soruşturmasına ilişkin iddiaların yersiz olduğu, başvuranın, hakkında yapılan disiplin soruşturmasının disiplin hukukuna ve yasal mevzuata uygun yapılmadığı ve disiplin cezasının hakkaniyet ve ölçülülük ilkeleri çerçevesinde verilmediği iddiasının yersiz olduğu, ilgili Raporun “IV-Sonuç” kısmında ifade edildiği üzere; kendilerine tahsis edilen Resmi aracın kullanımında kusurlu davrandığı anlaşıldığından bu eyleminden dolayı 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununun “Disiplin Cezalarının Çeşitleri ile Ceza Uygulanacak Fiil ve Haller” başlıklı 125-B-a maddesinde belirtilen “Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak” hükmü uyarınca söz konusu soruşturma dosyasında adı geçen ilgili Muhasebat Başkontrolörü ile birlikte aynı ceza, “Kınama” cezası ile cezalandırılması gerektiğine karar verildiği, ancak başvuranın son savunması, geçmiş hizmetleri sırasındaki olumlu çalışmaları, ödül ve ceza bilgileri birlikte idarece değerlendirilip takdir hakkı kullanılarak aynı
Kanunun 125 inci maddesi gereğince “Kınama” cezası “Uyarma” cezasına çevrildiği, başvuran savunmasında da, söz konusu cezaya esas fiilleri işlediğini kabul ettiği, abartmamak şartıyla söz konusu eylemlerin herkes tarafından gerçekleştirildiğini iddia ettiği, ancak hakkında yapılan disiplin soruşturmasında ve kendisince de verilen savunmada belirtildiği üzere kamuya ait aracı kendi özel işlerinde kullandığı açık olduğu, önerilen ceza kapsamındaki fiili işlemiş olduğu sabit olduğu, başvuran yasal hakkı olduğu halde, hakkında verilen disiplin cezasına karşı disiplin kuruluna başvurmadığı gibi, savunmasında hakkındaki iddialar yerine başkalarını itham eden iddialarda bulunduğu, ayrıca Kamu Denetçiliği
Kurumuna yapmış olduğu başvurularda, kurum amirlerinin adalet anlayışına güveni kalmadığı için disiplin cezasına itiraz etmediğini iddia ettiği, oysaki ilgiliden 16/06/2022 tarihinde savunması istendiği, 5/06/2022 tarihinde savunmasını verdiği, 07/07/2022 tarihinde disiplin cezası verildiği ve 22/07/2022 tarihinde kendisine tebliğ edildiği, ilgilinin, yersiz olduğu düşünülen iddiaları idare tarafından dikkate alınmış olsa dahi, söz konusu iddiaların araştırılması ve sonuçlanmasının daha uzun bir zaman alacağı, şikayetçilerin hukuki olarak süreçten haberdar olmayacakları hususu hukukun ve idari sürecin gereği olduğu gibi bu konularda denetim yapan başvuranın bu hususu (yasal süreci) bilmemesinin de mümkün olmadığı, ayrıca, soruşturmacıların, disiplin amirinin ve disiplin kurulunun farklı farklı kişilerden oluştuğu gerçeği dikkate alındığında cezaya itiraz etmeme gayesinin “kurum amirlerinin adalet anlayışına güveni kalmadığı” gerekçesine dayandırmanın da mümkün olmadığı, dolayısıyla hakkında verilen cezaya itiraz etmeme gerekçesinin yersiz ve hukuksuz olduğu, başvuranın, İdari mercilere yaptığı ihbar, şikayet ve müracaatına cevap verildiği, başvuranın soruşturma dosyasında adı geçen İlgili Muhasebat Başkontrolörü ile birlikte aynı fiilden dolayı aynı cezayı aldığı, başvuranın, soruşturmacıların da aynı fiili işlediğine yönelik iddiasının yersiz olduğu, ilgili Raporda belgeleri mevcut olduğu üzere hafta sonları farklı il ve ilçelere kendilerine görev nedeniyle tahsis edilen aracı kullanmak suretiyle gitmeleri ile soruşturmacıların bir defaya mahsus olmak üzere akşam davet üzerine katıldıkları yemeğe şoför eşliğinde gitmeleri İdarece aynı fiil olarak değerlendirilmediği, başvuranın, siyasi düşünce ayrılığı nedeniyle soruşturmacıların tarafsız soruşturma raporu düzenlemediği ve eksik inceleme ile soruşturma yaptığı iddiaları yersiz olduğu, soruşturmacı olarak görevlendirilen Muhasebat Başkontrolörleri ve farklı dönemlerde Muhasebat Genel Müdürlüğünde Daire Başkanlığı ve Genel Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulunduğu, 30 (otuz) yılın üzerinde kıdemi bulunan kontrolörler olduğu, ayrıca soruşturmacılar tarafından düzenlenen raporların Muhasebat Kontrolörleri Başkanlığında görevli daha kıdemli iki farklı Kontrolör tarafından da değerlendirildiği, Muhasebat Kontrolörleri Başkanlığınca uygun bulunarak disiplin amirine sunulduğu, disiplin amirince de gerekli değerlendirme yapılarak disiplin cezası verildiği, başvuranın
hakkında düzenlenen soruşturma raporu başvuran ilgili kısmı resmi aracın kullanımı konusu olduğu, bu konudaki iddialar, hem ilgiliden alınan ifadede, hem de savunma yazısında belirtildiği, ilgili tarafından verilen ifadede ve savunmasında da söz konusu hususlar açıkça belirtildiği, ayrıca başvuran söz konusu fiilleri işlediğini açıkça kabul ettiği fakat hizmetin gereği olduğunu, abartmamak şartıyla söz konusu eylemlerin herkes tarafından gerçekleştirildiği, hatta soruşturmacıların da benzer fiili işlediklerini iddia ettiği, dolayısıyla ilgilinin yapmış olduğu eylemlerin detaylı araştırmayı, yorumu gerektirmeyecek şekilde net olduğu, sırf hakkında düzenlenen raporun verilmemesi gerekçesiyle savunma hakkının kısıtlandığını iddia etmesi dayanaktan yoksun olduğu, ilgilinin yasal hakkı olan disiplin kuruluna itiraz etme hakkını kullanmadığı da dikkate alınarak, söz konusu iddialarının yersiz olduğu değerlendirilmekte olduğu, belirlendiği, yapılan işlemler de mevzuata dayalı tesis edildiği, tesis edilen işlem hukuk ve mevzuata uygun olduğu savunulmaktadır.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın, 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 3.2. “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” başlıklı 128 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.”, 3.3. 129 uncu maddesinin ikinci fıkrasında; “Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez.” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun, 5.1. “Disiplin amiri ve disiplin cezaları” başlıklı 124 üncü maddesinde; “(…) Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 125 inci maddede sıralanan disiplin cezalarından birisi verilir.
5.2. “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinde; “Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: A – Uyarma : Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir. Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak, (…)B – Kınama : Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı
ile bildirilmesidir. Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak, (…)” 5.3. “Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar” başlıklı 126 ncı maddesinde; “Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir.(…)
5.4. “Zamanaşımı” başlıklı 127 nci maddesinde; “Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, Başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
5.5. “Karar süresi” başlıklı 128 inci maddesinde; “Disiplin amirleri uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren 15 gün içinde vermek zorundadırlar. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren hallerde soruşturma dosyası, kararını bildirmek üzere yetkili disiplin kuruluna 15 gün içinde tevdi edilir. Disiplin kurulu, dosyayı aldığı tarihten itibaren 30 gün içinde soruşturma evrakına göre kararını bildirir. Memurluktan çıkarma cezası için disiplin amirleri tarafından yaptırılan soruşturmaya ait dosya, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kuruluna tevdiinden itibaren azami altı ay içinde bu kurulca, karara bağlanır.” 5.6. “Savunma hakkı” başlıklı 130 uncu maddesinde; “Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.” 5.7. İtiraz başlıklı 135 inci maddesinde; “Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir. İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir. İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır. İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler. Disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
6. Kamu Denetçisi tarafından, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan Ret Karar Önerisi
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran, hakkında açılan disiplin soruşturmasına ilişkin resmi aracı usulsüz kullandığı iddiasının yersiz olduğunu, yürütülen soruşturmanın eksik ve baştan savma yapılarak lehine olan delillerin dikkate alınmadığını, soruşturmacıların objektif ve tarafsız olmadığını, siyasi düşünce ayrımı gözeterek soruşturma raporu düzenlendiğini, hakkında düzenlenen soruşturma raporunun bir örneğinin tarafına verilmesi hakkında haklı talebini yerine getirmeyen idarenin Anayasa ve yasalarla güvence altına alınan savunma hakkını kısıtladığını ifade ederek idari işlemin hatalı olduğu hususunun tespit edilmesini ve disiplin cezasının kaldırılmasını talep etmektedir.
8. İdareden istenilen bilgi ve belgelerden; başvuran T.C. Hazine ve Maliye
Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü, Muhasebat Kontrolörleri İstanbul Denetim Grup Başkanlığında
Muhasebat Başkontrolörü unvanı ile görev yapmakta olduğu, başvuran hakkında açılan disiplin soruşturmasına ilişkin iddiaların yersiz olduğu, başvuranın hakkında yapılan disiplin soruşturmasının disiplin hukukuna ve yasal mevzuata uygun yapılmadığı ve disiplin cezasının hakkaniyet ve ölçülülük ilkeleri çerçevesinde verilmediği iddiasının yersiz olduğu ifade edilerek, yapılan işlemlerin mevzuata uygun olarak tesis edildiği gerekçesiyle başvuranın talebinin reddedildiği anlaşılmıştır.
9. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; 9.1. Başvuran hakkında açılan disiplin soruşturmasına ilişkin resmi aracı usulsüz kullandığı ile ilgili olarak; 12/04/2022 tarih ve sayılı İnceleme Raporuna göre 2021 yılı içinde plakalı araç için 16/10/2021 ile 21/11/2021 tarihleri arasında 7 farklı tarihte değişik yerleşim birimlerinde görüldüğü tespit edildiğinden başvuranın tahsis edilen resmi aracın kullanımında kusurlu davrandığının açık olduğu, ayrıca başvuran savunmasında söz konusu cezaya esas fiilleri işlediğini kabul ettiği, abartmamak şartıyla söz konusu eylemlerin herkes tarafından gerçekleştirildiğini iddia ettiği, böylece kamuya ait aracı kendi özel işlerinde kullandığının açık olduğu, önerilen ceza kapsamındaki fiili işlemiş olduğu sabit olduğundan idarece mevzuata göre işlem tesis edilmek suretiyle disiplin cezası tecziye edilmesi gerektiği, , 9.2. Yürütülen soruşturmanın eksik ve baştan savma yapılarak lehine olan delillerin dikkate alınmadığı, soruşturmacıların objektif ve tarafsız olmadığı, siyasi düşünce ayrımı gözeterek soruşturma raporu düzenlendiği iddiası ile ilgili olarak bu iddiayı destekleyen somut delile rastlanılmadığı gibi soruşturmacı olarak görevlendirilen Muhasebat Başkontrolörlerin farklı dönemlerde üst düzey yöneticilik yapmış 30 (otuz) yılın üzerinde kıdemi bulunan kontrolörler olduğu, ayrıca soruşturmacılar tarafından düzenlenen raporların Muhasebat Kontrolörleri Başkanlığında görevli daha kıdemli iki farklı Kontrolör tarafından da değerlendirildiği, Muhasebat Kontrolörleri Başkanlığınca uygun bulunarak disiplin amirine sunulduğu dolayısıyla başvuranın iddiasının kabul edilebilir olmadığı, 9.3. Başvuranın resmi yazı ile istediği soruşturma dosyasının idarece verilmemek suretiyle savunma hakkının kısıtlandığı iddiası hakkında elde edilen bilgiler ışığında 12/04/2022 tarih ve sayılı
İnceleme Raporu 37 sayfadan müteşekkil olup; başvuran dahil çok sayıda kamu görevlisi ile ilgili değişik iddialar ve kişisel özel bilgiler barındıran bir muhteviyatı bulunduğundan, raporda sadece başvuran ile ilgili belirli bölüm ve kısım şeklinde belirgin bölümlerin olmadığından inceleme raporunun başvuran ile paylaşılmamasının anlaşılabilir olduğu, öte yandan hakkında düzenlenen soruşturma raporunun başvuran ile ilgili kısmı resmi aracın kullanımı konusunda olduğu ve bu konuda başvuranın söz konusu fiilleri işlediğini açıkça kabul ettiğinden soruşturma dosyasının idarece verilmemesinin savunma hakkının kısıtlandığı anlamına gelemeyeceği, 9.4. Hakkında yapılan disiplin soruşturmasının disiplin hukukuna ve yasal mevzuata uygun yapılmadığı ve disiplin cezasının hakkaniyet ve ölçülülük ilkeleri çerçevesinde verilmediği konusunda başvuranın sübuta eren “Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak” fiilinin mevzuattaki karşılığının “Kınama” cezası olmakla birlikte başvuranın son savunması, geçmiş hizmetleri sırasındaki olumlu çalışmaları, ödül ve ceza bilgileri
birlikte idarece değerlendirilmek suretiyle takdir hakkı kullanılarak aynı Kanunun 125 inci maddesi gereğince “Kınama” cezası “Uyarma” cezasına çevrildiği anlaşıldığından idarenin işleminde mevzuata aykırılık bulunmadığı, ayrıca idarece Kuruma gönderilen detaylı evrak incelemesi neticesinde soruşturmanın mevzuata uygun olarak gerçekleştirildiği anlaşıldığından, 9.5. Başvuranın tüm iddiaları ile ilgili olarak yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; idarenin Anayasa ve yasalarla güvence altına alınan savunma hakkını kısıtladığı hususu söz konusu olmadığı ve tecziye edilen disiplin cezasının kaldırılması talebinin dayanaktan yoksun olduğu değerlendirilmiştir.
10. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuran hakkında açılan disiplin soruşturmasına ilişkin resmi aracı usulsüz kullandığı ile ilgili olarak başvuran savunmasında söz konusu cezaya esas fiilleri işlediğini kabul ettiği, sübuta eren ve disiplin cezası gerektiren fiilinin mevzuattaki karşılığının “Kınama” cezası olmakla birlikte idarece takdir hakkı kullanılmak suretiyle “Uyarma” ceza ile tecziye edildiği dolayısıyla idarenin işleminde mevzuata aykırılık bulunmadığı tespit edildiğinden idarenin Anayasa ve yasalarla güvence altına alınan savunma hakkını kısıtladığı hususu söz konusu olmadığı dolayısıyla
İdarenin anılan işleminde herhangi bir hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 11. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi
Yönetim İlkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde de yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği ancak idarenin başvurana karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idarenin bundan böyle bu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
12. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup; Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE,
Bu kararın BAŞVURANA ve HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞINA tebliğine
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi