|
ÖZET: Başvuru, Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yönelik bir ödemenin gerçekleştirilmesi talebine ilişkindir. Şikayetçi, Diyarbakır Bağlar İlçesi’ndeki Necip Fazıl Kısakürek Anadolu Lisesi tarafından yapılan bir ihale kapsamında malzeme teslim ettiğini, ancak okul müdürlüğü tarafından düzenlenen fatura bedelinin ödenmediğini iddia etmektedir. Şikayetçi, bu süreçte icra takibi başlatmış ve ilgili idarenin 40.000 TL’lik bir ödeme yaptığını belirtmiştir. Ancak, kalan alacaklarının tahsil edilemediğini ifade ederek, ödemenin gerçekleştirilmesini talep etmektedir.
Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Milli Eğitim Bakanlığı’ndan bilgi talep etmiş ve alınan yanıtta, okulun acil ihtiyaçları için 31.000 TL’lik bir ödeneğin kullanıldığı, ancak alacaklı firmaya yalnızca 13.531,21 TL’lik bir ödemenin yapıldığı bildirilmiştir. İlgili idare, borcun neden ödenmediği konusunda net bilgiye sahip olmadığını belirtmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, şikayetçi ve idarenin açıklamalarını değerlendirerek, ödemenin en kısa sürede gerçekleştirilmesi yönünde tavsiyede bulunmuştur. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruya ilişkin tavsiye kararında, ilgili idarelerin hukuka uygun hareket etmesi gerektiğini vurgulamış ve borcun kapatılması için gerekli ödeneğin gönderilmesini önermiştir. İdarelerin, bu tavsiye kararına uygun olarak hareket etmesi ve 30 gün içinde gerekli işlemleri bildirmesi zorunludur. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2508-2508
BAŞVURU NO : 2018/10350
KARAR TARİHİ : 05/02/2019
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü
BAŞVURUNUN KONUSU : Ödemenin gerçekleştirilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 16/08/2018
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Şikayetçi adına vekil; “Diyarbakır İli Bağlar İlçesi Necip Fazıl Kısakürek Anadolu Lisesi
Müdürlüğü tarafından yapılan ihale neticesinde ihale konusu malzemeleri teslim ettiklerini buna karşılık düzenlenen fatura bedelinin ilgili Okul Müdürlüğü’nce ödenmediğini, alacakla ilgili olarak Diyarbakır 3. İcra Dairesine başvurduklarını ve icra takibinin başladığını, bu süreçte ilgili İdarenin şirketlerine 40.000 TL’lik ödeme yaptığını, kalan alacaklarını ise tahsil edemediklerini, bu hususa ilişkin olarak 2017 yılı içerisinde Kurumumuza başvurduklarını, bu çerçevede Kurumumuzca İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nden istenilen bilgi ve belge isteme yazımıza ilgili idarenin “Şikayetçinin alacağının ödenmesi maksadıyla ödenek talep edildiğini” bildirmesi üzerine sorunun çözüm aşamasına girmesi sebebiyle şikayetten vazgeçtiklerini ancak geçen süre zarfında ilgili idarenin ödeme yapmadığını iddia ederek Diyarbakır 3. İcra
Dairesi’nin 2016/13939 Esas sayılı bakiye borç hesap özeti konulu yazısı çerçevesinde ödemenin gerçekleştirilmesini” talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. 26/09/2018 tarihli ve … sayılı yazıyla Milli Eğitim Bakanlığı’ndan başvuruya ilişkin bilgi-belge talebinde bulunulmuştur. Bu kapsamda Milli Eğitim Bakanlığı’ndan 30/11/2018 tarihli ve … sayılı cevabi yazı Kurumumuza ulaşmıştır.
2.1. Milli Eğitim Bakanlığı anılan yazısının, ilgili Müdürlüklerden gelen cevabi yazılarından ibaret olduğu, gelen cevabi yazılarda özetle; “Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelere ilişkin olarak Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nce Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile yazışmalar yapıldığını, bu çerçevede Bağlar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nce bahse konu harcamayı yaparak kamu zararına sebebiyet veren sorumlu hakkında yasal işlem başlatıldığının İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bildirildiği, Necip fazıl Kısakürek Anadolu Lisesi
Müdürlüğü’nce 2018 yılında gönderilen 31.000 TL ödenek ile okulun acil donatım ihtiyaçlarının giderildiği, alacaklı firmaya da 13.531,21 TL’lik bir ödemenin gerçekleştirildiği, önceki okul yönetimince borcun neden ödenmediğinin bilinmediğini, borç hakkında sağlıklı bilgiye sahip olunmadığını, gelecek yeni ödenekle alacaklı firmaya ödemenin gerçekleştirileceğinin İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bildirildiği” tespit edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü Maddesi’nin üçüncü ve dördüncü fıkraları;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 5.1. “Ödeme emri ve muhtevası” başlıklı 60 ıncı Maddesi; “İcra müdürü takip talebinin bu
Kanunda öngörülen şartları içerdiğine karar verirse ödeme emri düzenler. Talebin kabul edilmemesi halinde verilen karar tutanağa yazılır.
Emir:
1.Alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58 inci maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtları, 2.Borcun ve masrafların yedi gün içinde icra dairesine ait ödeme emrinde yazılı olan banka hesabına ödenmesi, borç, teminat verilmesi mükellefiyeti ise teminatın bu süre içinde gösterilmesi ihtarını, 3. Takibin dayandığı senet altındaki imza kendisine ait değilse yine bu yedi gün içinde bu cihetin ayrıca ve açıkça bildirilmesi; aksi halde icra takibinde senedin kendisinden sadır sayılacağı, Senet altındaki imzayı reddettiği takdirde icra mahkemesi önünde yapılacak duruşmada hazır bulunması; buna uymazsa vakı itirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verileceği, Borcun tamamına veya bir kısmına yahut alacaklının takibat icrası hakkına dair bir itirazı varsa bunu da aynı süre içinde beyan etmesi, İhtarını, 4. Senet veya borca itirazını bildirmediği takdirde yukarda yazılı yedi günlük süre içinde
74 üncü maddeye göre mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapisle tazyik olunacağı; mal
beyanında bulunmaz veya hakikate aykırı beyanda bulunursa ayrıca hapisle cezalandırılacağı ihtarını, 5. Borç ödenmez veya itiraz olunmazsa cebri icraya devam edileceği beyanını, İhtiva eder.
Ödeme emri iki nüsha olarak düzenlenir. Bir nüshası borçluya gönderilir, diğeri icra dosyasına konulur. Alacaklı isterse kendisine ayrıca tasdikli bir nüsha verilir. Nüshalar arasında fark bulunduğu takdirde borçludaki muteber sayılır.
Alacaklıya verilen nüsha hiçbir resim ve harca tabi değildir.” 5.2. “Menfi tespit ve istirdat davaları” başlıklı 72 nci Maddesi; “Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.
İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.
İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir.
Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.
Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.
Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.
Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir.
Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur.” 6. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “Kısmen ödeme” başlıklı 100 üncü Maddesi;
“Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz.
Alacaklı, alacağın bir kısmı için kefalet, rehin veya başka bir güvence almış ise, borçlu kısmen yaptığı ödemeyi, güvence altına alınan veya güvencesi daha iyi olan kısma mahsup etme hakkına sahip değildir.” 7. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun; 7.1. “Ödeneklerin kullanılması” başlıklı 20 nci Maddesinin (d) fıkrası; “Kamu idareleri, bütçelerinde yer alan ödeneklerin üzerinde harcama yapamaz. Bütçeyle verilen ödenekler, tahsis edildikleri amaçlar doğrultusunda yılı içinde yaptırılan iş, satın alınan mal ve hizmetler ile diğer giderlerin karşılanmasında kullanılır. Ancak, ait olduğu malî yılda ödenemeyen ve emanet hesabına alınamayan zamanaşımına uğramamış geçen yıllar borçları ile ilama bağlı borçlar, ilgili kamu idaresinin cari yıl bütçesinden ödenir.” 7.2. “Yüklenmeye girişilmesi” başlıklı 26 ncı Maddesi; “Yüklenme, usulüne uygun olarak düzenlenmiş sözleşme esaslarına veya kanun hükmüne dayanılarak iş yaptırılması, mal veya hizmet alınması karşılığında geleceğe yönelik bir ödeme yükümlülüğüne girilmesidir. Bütçede yeterli ödeneği bulunmayan işler için yüklenmeye girişilemez. Yüklenme süresi malî yılla sınırlıdır. Harcama yetkilileri, tahsis edilen ödenekler dahilinde yüklenmeye girebilirler.
Yüklenmeye girişilen tutara ait ödenekler saklı tutulur; başka iş yaptırılması, mal veya hizmet alınması için kullanılamaz.” 7.3. “Harcama yetkisi ve yetkilisi” başlıklı 31 inci Maddesi; “Bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir.
Ancak, teşkilât yapısı ve personel durumu gibi nedenlerle harcama yetkililerinin belirlenmesinde güçlük bulunan idareler ile bütçelerinde harcama birimleri sınıflandırılmayan idarelerde harcama yetkisi, üst yönetici veya üst yöneticinin belirleyeceği kişiler tarafından; mahallî idarelerde İçişleri Bakanlığının, diğer idarelerde ise Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine yürütülebilir.
Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur.
Yükseköğretim Kurulu ile üniversiteler ve yüksek teknoloji enstitülerinde, harcama yetkilileri ödenek gönderme belgesiyle belirlenir. Bu idarelerde ödenek gönderme belgesi ile ödenek gönderilen birimler harcama birimi, kendisine ödenek gönderilen birimin en üst yöneticisi ise harcama yetkilisidir. Bütçe ödeneklerinin ilgili birimlere dağılımının planlanması, ödenek gönderme belgesine bağlanması ve kullanılmasına ilişkin usûl ve esaslar Maliye Bakanlığı tarafından belirlenir.
Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinde; idareler, merkez ve merkez dışı birimler ve görev unvanları itibarıyla harcama yetkililerinin belirlenmesine, harcama yetkisinin bir üst yönetim kademesinde birleştirilmesine ve devredilmesine ilişkin usûl ve esaslar Maliye
Bakanlığınca belirlenir. Harcama yetkisinin devredilmesi, yetkiyi devredenin idarî sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Harcama yetkilileri bütçede öngörülen ödenekleri kadar, ödenek gönderme belgesiyle kendisine ödenek verilen harcama yetkilileri ise tahsis edilen ödenek tutarında harcama yapabilir.” 7.4. “Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32 nci Maddesi; “Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” 7.5. “Kamu zararı” başlıklı 71 inci Maddesi; “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde; a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması, b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması, c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması, d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması, e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması, f) (Mülga:22/12/2005-5436/10 md.)
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, Esas alınır.
Kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte ilgililerden tahsil edilir.
Alınmamış para, mal ve değerleri alınmış; sağlanmamış hizmetleri sağlanmış; yapılmamış inşaat, onarım ve üretimi yapılmış veya bitmiş gibi gösteren gerçek dışı belge düzenlemek suretiyle kamu kaynağında bir artışa engel veya bir eksilmeye neden olanlar ile bu gibi kanıtlayıcı belgeleri bilerek düzenlemiş, imzalamış veya onaylamış bulunanlar hakkında Türk
Ceza Kanunu veya diğer kanunların bu fiillere ilişkin hükümleri uygulanır. Ayrıca, bu fiilleri işleyenlere her türlü aylık, ödenek, zam, tazminat dahil yapılan bir aylık net ödemelerin iki katı tutarına kadar para cezası verilir.
Kamu zararının, bu zarara neden olan kamu görevlisinden veya diğer gerçek ve tüzel kişilerden tahsiline ilişkin usûl ve esaslar, Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” 8. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Temel ilkeler” başlıklı 5 inci Maddesi; “İdareler, bu Kanuna göre yapılacak ihalelerde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumludur.
Aralarında kabul edilebilir doğal bir bağlantı olmadığı sürece mal alımı, hizmet alımı ve yapım işleri birarada ihale edilemez.
Eşik değerlerin altında kalmak amacıyla mal veya hizmet alımları ile yapım işleri kısımlara bölünemez.
Bu Kanuna göre yapılacak ihalelerde açık ihale usulü ve belli istekliler arasında ihale usulü temel usullerdir. Diğer ihale usulleri Kanunda belirtilen özel hallerde kullanılabilir.
Cumhurbaşkanlığı hizmetlerinin özelliği ve güvenlik şartlarına uygun şekilde yerine getirilme zorunluluğu nedeniyle Cumhurbaşkanlığınca gerçekleştirilecek her türlü mal ve hizmet alımları ile yapım işlerine ilişkin ihaleler bu Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (c)
bendine göre yapılabilir.
Ödeneği bulunmayan hiçbir iş için ihaleye çıkılamaz.
İlgili mevzuatı gereğince Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporu gerekli olan işlerde ihaleye çıkılabilmesi için ÇED olumlu belgesinin alınmış olması zorunludur. Ancak, doğal afetlere bağlı olarak acilen ihale edilecek yapım işlerinde ÇED raporu aranmaz.” 9. 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk
Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin “Hukuk birimlerinin görevleri” başlıklı 4 üncü Maddesi; “(1) Hukuk birimleri; idarelerde muhakemat hizmetleri ile hukuk danışmanlığına ilişkin iş ve işlemleri yürütmekle görevli ve sorumludur.
(2) Hukuk birimleri muhakemat hizmetleri kapsamında; a) İdarenin taraf olduğu adli ve idari davalarda, iç ve dış tahkim yargılamasında, icra işlemlerinde ve yargıya intikal eden diğer her türlü hukuki uyuşmazlıklarda idareyi temsil eder, dava ve icra işlemlerini vekil sıfatı ile takip eder….” 10. 19/10/2006 tarihli ve 26324 sayılı resmi Gazete’de yayımlanan; Kamu Zararlarının
Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5 inci ve 6 ncı Maddeleri;
“MADDE 5- (1) Kanunun ilgili maddeleri gereğince, kamu görevlileri; kamu kaynaklarının etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, yönetilmesinden, kullanılmasından, korunmasından, kötüye kullanılmaması ve her an hizmete hazır bulundurulması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludurlar.
(2) Kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararının geri ödenmesi sürecine, kamu görevlileri ile birlikte ilgililer de dahil edilir.
MADDE 6- (1) Kamu zararının belirlenmesinde; a) Yapılan iş, alınan mal veya hizmet karşılığı olarak ilgili mevzuatında belirtilen ya da mevzuatında öngörülen karar, onay, sözleşme ve benzeri belgelerde belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması, b) İlgili mevzuatında öngörülen haller dışında, iş yaptırılmadan, mal veya hizmet alınmadan önce ödeme yapılması, c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması, ç) İlgili mevzuatı gereğince görevlendirilen komisyon veya kişilerce rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla iş yaptırılması, mal veya hizmet alınması, d) Kamu idarelerine ait malların kiraya verilmesi, tahsisi, yönetimi, kullanımı ve elden çıkarılması işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması, e) Görevlilere teslim edilen taşınırların zarara uğraması, f) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması, g) Kamu idaresinin yükümlülüklerinin mevzuatına uygun bir şekilde yerine getirilmemesi nedeniyle kamu idaresine faiz, tazminat, gecikme zammı, para cezası gibi ek malî külfet getirilmesi, ğ) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, esas alınır.” 11. Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 119 uncu
Maddesi; “Okullarda; kontenjan belirleme komisyonu, rehberlik hizmetleri yürütme komisyonu, ihale komisyonu, muayene ve kabul komisyonu, kalite kontrol komisyonuyla diğer komisyonlar ilgili mevzuatı doğrultusunda kurulur ve görevlerini yürütür.” 12. Harcama Yetkilileri Hakkında 1 Seri No’lu Tebliğin 2 nci Maddesinin ikinci fıkrası; “…..Çeşitli bakanlık ve kuruluşlara bağlı; ilköğretim, ortaöğretim ve dengi okullar, başkanlık, hastane, dispanser, sağlık ocağı, sağlık merkezi, müze ve kütüphaneler, ceza ve tevkif evleri gibi birimlere ödenek gönderme belgesi ile ödenek gönderilmesi halinde bu birimlerin okul müdürü, başhekim, tabip, başkan, müdür gibi unvanlara sahip en üst yöneticileri harcama yetkilisidir.”
IV. KAMU DENETÇİSİ HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
13.Şikayetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
14. Şikayet, Diyarbakır İli Bağlar İlçesi Necip Fazıl Kısakürek Anadolu Lisesi Müdürü iken mazul olan Müdür tarafından usulüne göre yapılmayan alıma karşılık bedelin alacaklıya ödenmesi talebi hakkındadır.
15. Şikayet konusu ile ilgili olarak şikayetçi avukatı tarafından 14/11/2017 tarihinde yapılan başvuru çerçevesinde, Kurumumuzca 29/12/2017 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı’ndan bilgi ve belge talebinde bulunulmuş, ilgili Bakanlık ve Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında yapılan yazışma neticesinde, 19/01/2018 tarihinde İl Milli Eğitim Müdürlüğü; borcun
40.000 TL’lik kısmının ödendiğini, geri kalan bakiye ile ilgili olarak Bakanlıktan ödenek talep
edildiğini ve ödeneğin gönderilmesiyle birlikte alacaklıya ödeme yapılacağını bildirmiş, bu çerçevede alacaklı avukatı 31/01/2018 tarihinde sorunun şimdilik çözüme kavuşması nedeniyle şikayet dosyasının kapatılmasını talep etmiş, Kurumumuzca şikayet başvurusu hakkında
Dostane Çözüm Kararı verilmişti.
16. Ancak aradan geçen süre zarfında ilgili İdarelerce borcun kapatılmaması neticesinde, şikayetçi şirketin avukatı aracılığıyla tarihinde Kurumumuza yeniden başvuru yapılmıştır. Bu çerçevede Kurumumuzca ödeneğin Bakanlıkça gönderilecek olması nedeniyle ve ilgili Müdürlüklerle koordinasyonun sağlanması maksadıyla, Milli Eğitim Bakanlığı’ndan;
Diyarbakır 3. İcra Dairesi Tarafından gönderilen ödeme emrine rağmen borcun neden ödenmediği, bu süreçte davalarının açılıp açılmadığı, 19/01/2018 tarihli İl Milli Eğitim
Müdürlüğü’nün cevabi yazıları çerçevesinde usulsüz alıma rağmen 40.000 TL’lik ilk ödemenin neden gerçekleştirildiği, ilgililer hakkında ne gibi yasal işlemlerin yapıldığı ve ödeme yapılacaksa buna ilişkin bilgi ve belgeler sorulmuştur.
17. Yazımız neticesinde, Milli Eğitim Bakanlığı Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün, Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne; son 3 yılda okula gönderilen 97.000 TL ödenekle borcun neden kapatılmadığını, İcra Müdürlüğünün ödeme emrine neden uyulmadığını, ödenek yokken neden alım yapıldığını, ilgililer hakkında ne gibi yasal işlemler yapıldığını sorduğu, bahse konu yazıya cevap olarak; Bağlar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nce harcamayı gerçekleştiren sorumlu hakkında yasal işlemin başlatıldığının bildirildiği, Necip Fazıl
Kısakürek Anadolu Lisesi Müdürlüğü’nce 2018 yılında gönderilen ödeneğinde donatım ihtiyaçlarının giderilmesinde kullanıldığı, önceki yönetimden kalan borç hakkında sağlıklı bilgiye sahip olunmadığının bildirildiği tespit edilmiştir.
18. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Görevden alınan Okul
Müdürünün, okula ait herhangi bir ödenek yok iken ve herhangi bir alım komisyonu kurulmadan, şahsen şikayetçi firmaya giderek mal alımı yaptığı, sonrasında ödeme alamayan firmanın 2016 yılının Kasım ayında Diyarbakır 3. İcra Dairesi marifetiyle 58.529,50 TL’lik alacak için ilamsız icra yoluna başvurduğu, Okul Müdürlüğü’nce 25/12/2016 tarihinde borcun
40.000 TL’lik kısmının ödendiği, 2017 yılında okula gönderilen 26.000 TL’lik ödeneğe rağmen
borcun kapatılmasına yönelik herhangi bir işlem gerçekleşmediği, yine 2017 yılında Diyarbakır
İl Milli Eğitim Müdürlüğü vekillerince kalan borca ilişkin olarak, borçlu okulun harcama yetkisinin olmadığı ve husumetin yanlış idareye yöneltildiği iddiasıyla, idare adına açılan icra takibinin durdurulmasının talep edildiği, ancak itirazın 7 gün içinde gerçekleştirilememesi nedeniyle İcra Dairesi’nce talebin reddedildiği, yeni Okul Yönetimince de 2018 yılı ödeneği ile malzeme alımı yapıldığı borcun kapatılmasına yönelik işlem gerçekleştirilmediği anlaşılmıştır.
19. Yukarıda bahsedilen ilgili mevzuatlar çerçevesinde ilgili Okul Müdürlüğü’nce ödenek yok iken harcama gerçekleştirilmesiyle ortaya çıkan kamu zararının, İcra Dairesine süresinde itiraz edilmemesi, buna karşılık borcu kabul eder anlama gelecek şekilde kısmi ödeme yapılması veya borcun en kısa sürede kapatılıp ilgililerden rücu yoluna gidilmesi yolları yerine, ilgili İdarelerce hukuken sessiz kalınarak, borcun İcra Dairesine intikali ile ana para borcuna vekalet ücretleri ve faizlerin eklenmesi yoluyla arttırıldığı, ayrıca 2016 yılı doğrudan temin limitleri üzerinde kalan malzeme alımının hangi ihale usulüne göre alınmaya çalışıldığı anlaşılamamakla birlikte, ödeneksiz alım yapılmaması hususu, yukarıda bahsedilen mevzuat hükümlerine ek olarak, Milli Eğitim Bakanlığı Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün 18/05/2016 tarihli ve 5586473 sayılı yazılarında da açıkça yasaklanmıştır. Bu çerçevede azledilen Müdürün sorumluluğuna ilişkin hususta muğlak bir nokta bulunmamaktadır.
20. Yeni Okul Müdürlüğünün; bahse konu borç hakkında sağlıklı bilgiye sahip olunamaması nedeniyle ödemenin gerçekleştirilmediğine ilişkin cevabi yazısı ve eklerinin incelenmesinden, 2018 yılında okula gelen ödeneğinde, öncelikle borçların kapatılarak, kalan bakiye çerçevesinde harcama yapılması gerekmekte iken, ödeneğin talep edilme sebebi çerçevesinde harcanmadığı gözlemlenmektedir. Önceki alışverişten alacaklı olan şikayetçi firmadan 2018 yılı ödeneği çerçevesinde yapılan 13.640,80 TL’lik yeni alışverişe ait faturanın incelenmesinden, yeni yönetimin alım yaparken eski borçtan haberdar olmaması ve borç hakkında sağlıklı bilgi sahibi olunmadığı iddiası hayatın olağan akışı ile uyumlu değildir.
21. Şikayetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Alacaklıya ödemenin yapılmaması, kısmi ödeme yapılarak kamu zararına sebebiyet verilmesi, itirazların süresinde yapılmaması, menfi tespit ve istirdat davaları yoluyla hukuki hakların aranmaması, konuya vakıf olunduğu andan itibaren alınan malzemelerin sayımının yapılmamasına ilişkin işlemlerin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı değerlendirilmiştir.
22. Bu çerçevede kalan bakiyenin hesaplanarak, ödenek gönderilmesi yoluyla borcun en kısa sürede ödenmesi gerektiği yönünde kanaate varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; 23.1. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde, başvuru konusuyla ilgili olarak, Kurumumuzca Dostane Çözüm Kararı verilmesine rağmen ödemenin gerçekleştirilmemesi ve borcun ödenmemesinin haklı bir gerekçeye dayandırılmamasına ilişkin olarak; iyi yönetim ilkelerinden; “Kanunlara uygunluk, hesap verilebilirlik, haklı beklentiye uygunluk, makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması ve karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uygun davranılmadığı tespit edilerek bahse konu ilkelere uygun davranılması önerilmektedir. VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT 24. 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse dava açma süresinden (varsa) arta kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜ ile, Diyarbakır 3. İcra Dairesi’nin 2016/13939 Esas numaralı kesinleşen ödeme emri çerçevesinde tespiti yapılan borca ilişkin gerekli ödemenin en kısa sürede gerçekleştirilebilmesi maksadıyla ödenek gönderilmesi hususunda MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
Gelen ödenek çerçevesinde borcun en kısa sürede kapatılması hususunda NECİP
FAZIL KISAKÜREK ANADOLU LİSESİ MÜDÜRLÜĞÜ’NE TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ilgili idarelerce bu karar
üzerine tesis edilecek işlemlerin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın ŞİKÂYETÇİ ile MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA ve BAĞLAR
KAYMAKAMLIĞI NECİP FAZIL KISAKÜREK ANADOLU LİSESİ
MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi