|
ÖZET: Başvuru, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Veteriner Fakültesi Gıda Hijyeni ve Teknolojisi Anabilim Dalı Başkanı tarafından, doçent unvanı almasının ardından kadro ilanı talebiyle yapılmıştır. Başvuran, 19.06.2023 tarihinde doçent unvanına hak kazandığını, ancak Dekanlık tarafından özlük hakları talebinin bir yıl bekletilerek Rektörlüğe iletildiğini iddia etmektedir. Bu durumu incelemesi için Kamu Denetçiliği Kurumuna başvuruda bulunmuş ve doçent kadrosunun kendisine verilmesini talep etmiştir.
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Rektörlüğü, kadro taleplerinin öncelikle sağlık alanındaki acil ihtiyaçlar doğrultusunda değerlendirildiğini belirtmiştir. Rektörlük, başvuranın iddialarına karşılık, kadro taleplerinin zamanında iletildiğini ve başvuranın bekletilme iddialarının asılsız olduğunu ifade etmiştir. Ayrıca, doçent unvanının alınmasının otomatik olarak kadro atanmasını gerektirmediği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın kadro taleplerinin incelenmesi talebini reddetmiş, ancak doçent kadrosu ilanı için Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Rektörlüğüne tavsiyede bulunmuştur. Rektörlüğün, bu karar doğrultusunda 30 gün içinde işlem yapması gerektiği belirtilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2025/2498-S.25.3756
BAŞVURU NO : 2024/11556
KARAR TARİHİ : 03.03.2025
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : TEKİRDAĞ NAMIK KEMAL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Kadro ilanına çıkılması talebi hk.
BAŞVURU TARİHİ : 18.09.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan şikâyet başvurusunda başvuran özetle, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, Gıda Hijyeni ve Teknolojisi Bölüm ve Anabilim Dalı Başkanı olduğunu 19.06.2023 tarihinde doçent unvanı almaya hak kazandığını, Dekanlığa hitaben yazdığı ve özlük haklarını talep ettiği
11.07.2023 tarihli yazının Dekanlık tarafından bir yıl bekletilerek Rektörlüğe 26.06.2024 tarihinde
iletildiğini iddia ederek Dekanlığın söz konusu yazıyı Rektörlüğe göndermeden bekletmesi durumunun incelenmesini ve tarafına doçent kadrosunun verilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi ve belge talebi içeren yazımıza istinaden Tekirdağ Namık
Kemal Üniversitesi Rektörlüğü tarafından gönderilen 31.12.2024 tarih ve – sayılı cevabi yazı ve eklerinde;
2.1. Rektörlüğün kadro çalışmaları hakkında yapılan değerlendirmelerde tüm birimlerden kadro talep edildiği ancak eğitim ve öğretim dönemi içerisinde sağlık alanında bulunan akademik kadrolarında istifa, emeklilik, nakil vb. gibi ayrılmalar oluştuğundan sağlık işlemleri ve tedavi süreçlerinde ciddi anlamda aksamalar yaşanmaması adına öncelikli olarak en elzem olan ana bilim dallarına kadroların kullanılması zaruriyeti doğduğu ve mevzuat gereği kadro taleplerinin bu minvalde değerlendirildiği,
2.2.Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının 11.04.2023 tarihli ve sayılı yazısında kadro ilanlarında ilgili mevzuatlara uygun olmayan, bilimsellikten uzak, sübjektif, kişiye özgü ve bir adayı tanımlayan şartlara yer verilmemesi durumunun özellikle vurgulandığı,
2.3. Başvuranın dilekçesinin Rektörlüğe 1 yıl gibi sürede gönderildiği iddiasına karşın Veteriner Fakültesi
Dekanlığı ilgili yazısıyla; 01.12.2023 tarihinde Dekanlıktan ana bilim dalı başkanlıklarına giden yazıya istinaden ana bilim dalınca kadro talebinde bulunulduğu ancak bu talebe ilişkin dönüş yapılmadığı, Daire
Başkanlığının 27.11.2023 tarihli “Norm Kadro Pozisyonları” konulu yazısına istinaden Dekanlığın
30.11.2023 tarihli ve sayılı yazı ile fakültedeki tüm anabilim dalı başkanlıklarına bilgilendirme
yaptığı, Gıda Hijyeni ve Teknolojisi Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından 01.12.2023 tarihli ve sayılı yazı ile iletilen 1 adet Doçent ve 1 adet Araştırma Görevlisi kadrosu taleplerinde herhangi bir değişiklik yapılmaksızın 04.12.2023 tarihli ve sayılı yazı ile Daire Başkanlığına iletildiği, konuya ilişkin olarak; Rektörlük Makamından Dekanlığa herhangi bir cevabi yazı iletilmediği, 2547 Sayılı
Yükseköğretim Kanunu’nun 13. ve 16. maddeleri uyarınca, üst makam olarak Rektörlüğün aldığı bilgilerin sonucunu alt birimlere bildirmekle yükümlü olmadığı, aynı şekilde Dekanlığın da ana bilim dalı başkanlıklarına göre üst makam konumunda olduğu, ilgili kanun ve yönetmelikler gereği elde edilen bilgilerin sonucunu ana bilim dalı başkanlıklarına bildirme yükümlülüğünün olmadığı, bu nedenle ana bilim dalı başkanlığına herhangi bir cevap yazılmasının uygun görülmediği hususlarının Rektörlüğe bildirildiği,
ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. 6/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun;
5.1. “Yükseköğretim Kurulunun Görevleri” başlıklı 7. maddesinin 4/f fıkrasında “Üniversitelerin ihtiyaçlarını, eğitim – öğretim programlarını, bilim dallarının niteliklerini, araştırma faaliyetlerini, uygulama alanlarını, bina, araç, gereç ve benzeri imkanlar ve öğrenci sayılarını ve diğer ilgili hususları dikkate alarak; üniversitelerin profesör, doçent ve doktor öğretim üyesi kadrolarını dengeli bir oranda tespit etmek,”
5.2. “Doçentlik ve atama” başlıklı 24’üncü maddesinin (e) fıkrasında, “e) Doçentlik unvanına sahip olanlar yükseköğretim kurumları tarafından ilan edilen doçent kadrolarına başvurur. Doçent kadrosuna başvuran adayların durumlarını incelemek üzere rektör tarafından, varsa biri ilgili birim yöneticisi, en az biri de o üniversite dışından olmak üzere üç profesör tespit edilir. Bu profesörler her aday için ayrı ayrı olmak üzere birer rapor yazarlar ve kadroya atanacak birden fazla aday varsa tercihlerini bildirirler.
Üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulunun bu raporları göz önünde tutarak alacağı karar üzerine, rektör atamayı yapar.”
6. 12.06.2018 tarihli ve 30449 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve
Atanma Yönetmeliğinin,
6.1. “Atanma şartı” başlıklı 8’inci maddesinde, “(1) Doçent kadrolarına atanabilmek için, 2547 sayılı
Kanunun 24 üncü maddesi uyarınca doçentlik unvanını almış bulunmak veya yurt dışında alınan doçentlik unvanının, 2547 sayılı Kanunun 27 nci maddesi gereğince Üniversitelerarası Kurul tarafından Türkiye’de geçerli sayılmış olması gereklidir.
(2) Yükseköğretim kurumlarının 2547 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi uyarınca doçent kadrolarına atama için belirlediği ek koşullar arasında sözlü sınavın yer alması halinde Üniversitelerarası Kurul tarafından oluşturulacak jüriler tarafından yapılacak bu sınavda başarılı olmak gereklidir. Ancak sözlü sınav sonucunda doçentlik unvanını kazananlar için ek koşul olarak sözlü sınavdan başarılı olma şartı getirilemez.”
6.2. “İlan ve başvuru” başlıklı 9’uncu maddesinde, “(1) Bir üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsündeki açık bulunan doçent kadroları, Resmî Gazete’de ve üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsünün internet ana sayfasında rektörlükçe ilan edilerek duyurulur. Bu ilanda adaylara on beş günden az olmamak üzere başvuru süresi tanınır ve son başvuru tarihi belirtilir.
(2) Adaylar özgeçmişlerini, bilimsel çalışma ve yayınlarını kapsayan bir dosyayı dört nüsha olarak, ilanda belirtilen süre içerisinde rektörlüğe teslim eder.”
7. 02.11.2018 tarihli ve 30583 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Devlet Yükseköğretim
Kurumlarında Öğretim Elemanı Norm Kadrolarının Belirlenmesine ve Kullanılmasına İlişkin
Yönetmeliğin,
7.1. “Norm kadroların belirlenmesi” başlıklı 4. Maddesinde; “(1) Yükseköğretim kurumları, norm kadro planlamalarını bu Yönetmelikte belirlenen esaslar çerçevesinde yapar. Norm kadrolar, önlisans ve lisans düzeyinde öğrenci alan birimler ile bünyesinde lisans eğitimi olmamakla birlikte servis dersi veren birimlere ve bünyesinde anabilim/anasanat dalı bulunan enstitülere tahsis edilir. Fakülte veya bölüme öğrenci alan lisans programlarında toplam öğretim üyesi kadrosu, asgari kadro sayısından az olamaz.
(2) Yükseköğretim kurumları, asgari kadro sayısının iki katına kadar norm kadro planlaması yapabilir.
Yükseköğretim Kurulu tarafından Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşma kapsamında belirlenen yükseköğretim kurumları, ihtisas alanlarıyla doğrudan ilgili birimleri için asgari kadro sayısının üç katına kadar; Araştırma Üniversitesi olarak belirlenen yükseköğretim kurumları ise dört katına kadar norm kadro planlaması yapabilir. Araştırma Üniversiteleri tarafından planlama yapılırken önlisans ve lisans programlarındaki öğrenci sayısı, lisansüstü programlardaki öğrenci ve mezun sayısı, programların yürütülmesindeki ders ağırlıkları, araştırma ve geliştirme ile hizmet sunumu gibi akademik faaliyetler çerçevesinde değerlendirilecek hususlar dikkate alınır. (Değişik cümle:RG-3/3/2022-
31767) Bu fıkra kapsamında asgari kadro sayısı dışındaki norm kadrolar, ilgili anabilim/anasanat dalı ve
bölüm kurulu ile birim yönetim kurulunun görüşü alınarak rektör tarafından planlanır.
(3) (Değişik cümle:RG-3/3/2022-31767) Yükseköğretim kurumlarında norm kadroların yeterli olmaması halinde norm dışı kadro talebi, ilgili anabilim/anasanat dalı ve bölüm kurulu ile ilgili birim ve üniversite yönetim kurulunun görüşü alınarak rektör tarafından Yükseköğretim Kuruluna iletilir. Bu talep, öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısı, ileri düzey araştırma ve geliştirme faaliyetleri, (Değişik ibare: RG28/4/2020-31112) doktora ve dengi programlarından mezun sayısı, üniversitenin eğitim ve öğretim dışında yürüttüğü hizmetler dikkate alınarak Yükseköğretim Kurulu tarafından karara bağlanır.
(4) Fakülte veya bölüm lisans programı için norm kadrolar, üniversiteler tarafından anabilim/anasanat dalı çeşitliliği göz önünde bulundurularak fakülte veya bölümü oluşturan anabilim/anasanat dallarının her birine bir öğretim üyesi düşecek şekilde planlanır. (Değişik cümle:RG-3/3/2022-
31767) Anabilim/anasanat dalları dikkate alınarak belirlenen norm kadro sayısı, ilgili
anabilim/anasanat dalı ve bölüm kurulu ile ilgili fakülte ve üniversite yönetim kurulunun görüşü alınarak rektör tarafından bölüm veya fakülte düzeyinde iki katına kadar artırılabilir.
(5) (Değişik:RG-28/4/2020-31112) Anabilim/anasanat dalı ve programa öğrenci alan önlisans ve lisans programları ile bünyesinde lisans eğitimi olmamakla birlikte servis dersi veren birimler için öğretim elemanı norm kadro sayısı, anabilim/anasanat dalı ve (Değişik ibare:RG-3/3/2022-31767) bölüm kurulu ile ilgili birim yönetim kurulunun görüşü alınarak rektör tarafından asgari kadro sayısının iki katına kadar belirlenebilir…”
7.2. “Norm kadroların kullanılması” başlıklı 5. Maddesinde; “ (1) Kadrolara atamalar, ilgili mevzuat çerçevesinde ve ilgili yükseköğretim kurumunun Yükseköğretim Kurulu tarafından onaylanmış akademik yükseltme ve atama ölçütleri uyarınca yapılır.
(2) (Değişik:RG-28/4/2020-31112) Asgari kadrolar ile Yükseköğretim Kurulu tarafından uygun görülen norm dışı kadroların kullanımı rektör tarafından gerçekleştirilir. Öğrencisi bulunan birimlerin asgari kadrolarında boşalma olması halinde asgari kadro sayısını temin için uygun kadroya ilk ilanda yer verilir.
(3) (Değişik:RG-3/3/2022-31767) Asgari kadro sayısı dışındaki norm kadrolar, ilgili birim ve üniversite yönetim kurulunun görüşü alınarak rektör tarafından kullanılabilir…”
hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SN. SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan
Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9. Başvuran, 19.06.2023 tarihinde doçent unvanı almaya hak kazandığını, özlük haklarını talep ettiği yazının Dekanlık tarafından bir yıl bekletilerek Rektörlüğe 26.06.2024 tarihinde iletildiğini iddia ederek,
Dekanlığın yazmış olduğu yazıyı Rektörlüğe göndermeden bekletmesi durumunun incelenmesini ve tarafına doçent kadrosunun verilmesini talep etmektedir.
10. İdare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde, Rektörlüğün kadro çalışmaları hakkında yapılan değerlendirmelerde tüm birimlerden kadro talep ettiği ancak eğitim ve öğretim dönemi içerisinde sağlık alanında bulunan akademik kadrolarında istifa, emeklilik, nakil vb. gibi ayrılmalar oluştuğundan sağlık işlemleri ve tedavi süreçlerinde ciddi anlamda aksamalar yaşanmaması adına öncelikli olarak en elzem olan ana bilim dallarına kadroların kullanılması zaruriyeti doğduğu ve mevzuat gereği kadro taleplerinin bu minvalde değerlendirildiği, ayrıca Gıda Hijyeni ve Teknolojisi Anabilim Dalı
Başkanlığı tarafından 01.12.2023 tarihli ve sayılı yazı ile iletilen 1 adet Doçent ve 1 adet Araştırma
Görevlisi kadrosu taleplerinde herhangi bir değişiklik yapılmaksızın 04.12.2023 tarihli ve sayılı yazı ile Personel Daire Başkanlığına iletildiği açıklamalarında bulunulduğu görülmektedir.
11. Somut olayda, Veteriner Fakültesi Dekanlığın 30.11.2023 tarihli ve sayılı yazı ile fakültedeki tüm anabilim dalı başkanlıklarına bilgilendirme yaptığı Gıda Hijyeni ve Teknolojisi Anabilim Dalı
Başkanlığı tarafından 01.12.2023 tarihli ve sayılı yazı ile iletilen 1 adet Doçent ve 1 adet Araştırma
Görevlisi kadrosu taleplerinde herhangi bir değişiklik yapılmaksızın 04.12.2023 tarihli ve sayılı yazı ile Üniversitenin Personel Daire Başkanlığına talebin iletildiği İdare tarafından gönderilen belgelerden anlaşıldığından başvuranın Dekanlığın kadro talepleriyle ilgili yazıyı Rektörlüğe göndermeden bir yıl bekletmesi durumunun incelenmesi talebi hakkında inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.
12. Başvuranın tarafına doçent kadrosunun verilmesi talebi ile ilgili olarak, 2547 sayılı Yükseköğretim
Kanununa göre doçent unvanını almış olmak doçentlik kadrosuna atanabilmek için gerekli olan bir koşul olsa da doçent unvanının alınmış olması mutlaka doçentlik kadrosuna atanılacağı anlamına gelmemektedir.
Yine de İdare kamu hizmetinin etkin ve verimli şekilde yürütülmesi için gerekli önlemleri almakla ve bu kapsamda öğretim üyeliğine yükseltilme ve atamaları kurala bağlama, kadro açıklarını kapatma, öğrencilerin eğitim hakkını korurken liyakatli akademisyenleri göreve getirme, buna göre planlar yaparak kanunlara uygun genel düzenleyici işlemler ihdas etme ile yükümlüdür.
13. Dolayısıyla idareye tanınan takdir yetkisi, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmemektedir. Takdir yetkisi, birçok Danıştay kararında da belirtildiği gibi kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır. Dolayısıyla hukuka uygun olmayan ve somut bilgi ve belgelere dayanan haklı bir gerekçe gösterilmeksizin alınan kararlar hukuka aykırılık teşkil edecektir.
14. Akademik kadro üniversitelerde kalitenin ve üretkenliğin en önemli belirleyicilerinden biridir. Atanma ve yükseltme kriterleri de akademik kadroların kalitesini denetlemenin en önemli araçlarından biridir.
Yapılan düzenlemeler, doçentlik konusundaki inisiyatifleri büyük ölçüde üniversitelere aktarmış olsa da idarenin takdir yetkisini kullanarak gerçekleştirdiği işlemlerden kaynaklanan çeşitli anlaşmazlıkların çözümünde sıkça başvurulan genel ilkeler belirlilik ve idari istikrar ilkeleridir. Bu ilkeler, idari işlem ve eylemlerin devamlılığını sağlayarak idari işleyişin düzenli ve hukuka uygun bir şekilde yürütülmesine olanak tanır.
15. Uygulamada üniversitelerde, bölümlerde ve birimlerde yaşanan belirsizliklerin, kadro ilanlarının gecikmesi gibi aksamaların yaşanmasıyla ortaya çıktığı ve kurumlarda çalışan öğretim elemanlarının akademik terfilerinde yaşanan bu belirsizliklerin bireysel kaygıları arttıracağı dolayısıyla motivasyon, iş tatmini, örgütsel bağlılık, örgütsel barış gibi insan kaynakları yönetiminin önemli değerlerinin zedeleneceği açıktır.
16. Somut olay kapsamında da, ilgili idare tarafından sahip olunan takdir yetkisinin doktrin ve yargı içtihatları ile belirlenen kamu yararı ve hizmet gerekleri kriterleri dikkate alınmak suretiyle kullanılıp kullanılmadığı incelenecek olunursa, ilgili idare tarafından, sadece Üniversitenin elzem olan ana bilim dallarında kadroların kullanıldığı yönündeki açıklamasının, Rektör tarafından sahip olunan bu yetkinin, kamu yararı ve hizmet gerekleri kriterleri dikkate alınmak suretiyle kullanıldığının ispatı bakımından yeterli olmadığı, Rektörce sahip olunan bu yetkinin, akademik birimlerde ihtiyaç bulunup bulunmadığı, yükseköğretim eğitimine hakim olan ilkeler, eğitim- öğretime yönelik bilimsel kaliteyi artırma, liyakatli akademisyenleri göreve getirme gibi kriterlerin göz önünde bulundurulması suretiyle kullanılıp kullanılmadığına ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadığı gibi bu kriterlerin dikkate alındığını gösterir herhangi bir somut bilgi ve belgenin de Kurumumuza ibraz edilmediği, kadro ihtiyaç tespiti yapılırken göz önünde bulundurulan kriterlere ilişkin bir açıklamaya da yer verilmediği, bu kapsamda fakülteler arası farklılıkların akademik açıdan fırsat eşitliğini zedeleyecek şekilde bir ayrıma yol açtığı ve kadro dağılımında adaletsizliğin ortaya çıktığı anlaşılmaktadır.
17. Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; doçent unvanını 19.06.2023 tarihinde alan başvuranın doçentlik kadrosuna atanma başvurusu yapabileceği doçent kadro ilanına çıkılmaması işleminde somut bilgi ve belgelere dayanan gerekçelerin ortaya konulamadığı, ayrıca ilgili idarece elzem durumların ne olduğu, ne zaman sona ereceği gibi İnsan kaynakları yönetimi planlamasının nasıl yapıldığının da belirtilmediği hususları göz önünde bulundurulduğunda, ilgili idarece, takdir hakkının kamu yararı ve hizmet gerekleri kriterlerinin dikkate alınması suretiyle kullanıldığını kabule imkân bulunmadığı değerlendirilmektedir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde gönderdiği, bu anlamda “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkesine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19. 6328 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma
süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden arta kalan sürede yetkili ve görevli mahkemelerde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre;
Başvuranın, Dekanlığın kadro talepleriyle ilgili yazıyı Rektörlüğe göndermeden bir yıl bekletmesi durumunun incelenmesi talebinin REDDİNE,
Başvuranın, görev yapmakta olduğu bölüm için doçent kadrosu ilanına çıkılması talebi hususunda
TEKİRDAĞ NAMIK KEMAL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
TEKİRDAĞ NAMIK KEMAL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNCE bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın BAŞVURANA ve TEKİRDAĞ NAMIK KEMAL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Mehmet AKARCA
Kamu Başdenetçisi