ÖZET: Amasya Üniversitesi Eğitim Fakültesinde Dr. Öğretim Üyesi olarak görev yapan başvuran, Doçent unvanı almasına rağmen, üniversitenin belirlediği yabancı dil puanı şartını sağlamadığı gerekçesiyle doçent kadrosuna atanamamış ve bu nedenle doçentlik unvanına bağlı özlük haklarından yararlanma talebinde bulunmuştur. Başvuranın talebi, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilmiş, doçent unvanına sahip olmanın, doçent kadrosuna atanmayı gerektirdiği sonucuna varılmıştır.

Danıştay kararları ve mevcut mevzuat uyarınca, doçent unvanına sahip olup doçent kadrosunda bulunmayanların, doçentlik unvanı için belirlenen ek göstergeden yararlanamayacağı belirtilmiştir. Bu çerçevede, başvuranın özlük haklarından yararlanma talebi reddedilmiş, ancak ilgili mevzuatın yeniden düzenlenmesi için Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’na tavsiyede bulunulmuştur.

Sonuç olarak, başvuranın doçentlik unvanına bağlı özlük haklarından yararlanma talebi reddedilmiş, ancak mevzuatın güncellenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu durum, hukuk devleti ilkesinin gereklilikleri doğrultusunda, idarenin hukuka uygun hareket etmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/10928-S.23.17409

BAŞVURU NO : 2023/10562

KARAR TARİHİ : 31/08/2023

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : AMASYA ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ

YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın Doçentlik unvan şartına bağlı olan özlük haklarından yararlanma talebi hk.

BAŞVURU TARİHİ : 17/07/2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle; Amasya Üniversitesi Eğitim Fakültesinde Dr. Öğretim üyesi olarak görev yapmakta olduğunu, 28.07.2021 tarihinde Doçent unvanı almaya hak kazandığını, Üniversitenin Doçent kadrolarına atama kriteri olarak belirlediği yabancı dil puanının 65 puan olması şartını sağlamadığı gerekçesi ile kadro atamasının yapılmadığını, Doçentlik unvan şartına bağlı olan özlük haklarından yararlanmak adına

Danıştay 8. Dairesi ile İzmir ve Bolu Bölge İdare Mahkemeleri tarafından alınmış kararları emsal göstererek Eğitim Fakültesi Dekanlığına başvuruda bulunduğunu, başvurusunun kabul edilerek Doçentlik unvan şartına bağlı olan özlük haklarından yararlandırıldığını, ancak, Doçentlik kadro şartına bağlı olan özlük haklarından doğal olarak yararlandırılmadığını, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığının YÖK

Başkanlığına Doçentlik Ek Göstergesine ilişkin görüşünü bildirdiği – – sayılı yazısına istinaden Amasya Eğitim Fakültesi Dekanlığının, 08.06.2023 tarih ve – – yazısıyla, Doçentlik unvan şartına bağlı olan özlük haklarından yararlanmasının 15 Haziran maaş dönemi itibari ile sona erdirildiğini, bu konuda, Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından Akdeniz Üniversitesine, 2023/3655- sayı ve 23.03.2023 tarihli bir tavsiye kararı verildiğini iddia ederek, Doçentlik unvan şartına bağlı olan özlük haklarından yararlanmayı talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi ve belge talebi içeren yazımıza istinaden Amasya

Üniversitesi Rektörlüğü tarafından gönderilen 16.08.2023 tarih ve sayılı cevabi yazıda;

2.1. Üniversitenin Eğitim Fakültesi Dekanlığının 27.07.2023 tarihli ve sayılı yazısında, “2547 sayılı Kanunun 24. maddesi kapsamında Doçentlik unvanına sahip olup, Doçent kadrolarında bulunmayan öğretim elemanlarına uygulanması gereken ek gösterge rakamlarına ilişkin Yükseköğretim Kurulu

Başkanlığından gelen yazı ekte gönderilmiştir. Bu bağlamda 2547 sayılı Kanunun 24. maddesi kapsamında

Doçentlik unvanına sahip olup Doçent kadrolarında bulunmayan öğretim elemanlarına uygulanması gereken ek gösterge rakamlarına ilişkin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığından gelen yazıda yer alan

“Doçentlik unvanına sahip olup doçent unvanlı kadrolarda bulunmayanların, 2914 sayılı kanun hükümleri uyarınca doçent unvanlı kadrolar için belirlenmiş olan 5400 ek gösterge rakamından faydalandırılmasına imkân bulunmadığı mütalaa edilmektedir.” ifadesi gereği ilgili kişilerin ek gösterge ve ek göstergeye bağlı maaş unsurlarının doçentlik kadrosu üzerinden değil bulundukları kadro üzerinden ödenmesi gerekmektedir.” şeklinde açıklamada bulunulduğu,

2.2. 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa ekli ek gösterge cetvelinde Doçent unvanlı kadrolarda bulunanlar için 5400 (15.01.2023 tarihinden önce ise 4800) ek gösterge rakamının öngörüldüğü, bir başka ifadeyle kanun koyucu tarafından söz konusu 5400 ek gösterge rakamından faydalanacak olanların, Doçent unvanlı kadrolara atanan ve bu kadroları işgal eden kişiler olarak tespit edildiği,

2.3. Nitekim, Mülga Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve halen yürürlükte olan 6 seri Nolu Yükseköğretim Kanunu ve Yükseköğretim Personel Kanunu Genel

Tebliğinin “C- GÖSTERGE TABLOSU VE EK GÖSTERGELER” başlıklı bölümünün “i- Öğretim üyelerinin ek göstergeleri” başlıklı kısmında; “… Öğretim üyelerinin, unvanlar itibariyle belirlenen bu ek göstergelerden yararlanabilmeleri için Kanunun 5 inci maddesinde de öngörüldüğü gibi aynı Unvanlı kadroya atanmaları gerekmektedir.

ÖRNEK – Doçentlik ünvanını kazanmakla birlikte doçentlik kadrosuna atanamayan ve yardımcı doçent kadrosunda bulunan bir öğretim üyesine, doçentler için öngörülen 500 ek gösterge ödenemeyecek 400 ek göstergenin ödenmesine devam olunacaktır.” hükmüne yer verildiği,

2.4. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda, ’nin, doçent unvanından kaynaklı özlük haklarından yararlandığı, ek gösterge rakamına bağlı olan; ek gösterge, emeklilik kesintisi karşılığı, genel sağlık sigorta pirimi ve geliştirme ödeneği gibi maaş kalemlerinde ekte sunulan Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı

Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün 11.04.2023 tarihli ve – – sayılı yazısı doğrultusunda işlem yapıldığı, dolayısıyla Doçentlik unvan şartına bağlı olan özlük haklarından yararlanmasının 15 Haziran maaş dönemi itibari ile sona erdirildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığı, yalnızca ek gösterge rakamına bağlı olan alacak kalemlerinde azalma olduğu,

2.5. Şikayet konusu talebe ilişkin olarak Üniversiteye karşı açılmış herhangi bir dava bulunmadığı,

ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı T.C. Anayasasının; “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun;

5.1. “Doktor Öğretim Üyesi” başlıklı 23 üncü maddesinin (a) bendinde “Yükseköğretim kurumlarında açık bulunan doktor öğretim üyesi kadroları rektörlükçe ilan edilir. İlan edilen bu kadrolara fakültelerde dekan; diğer birimlerde müdürler, biri o birimin yöneticisi biri de o yükseköğretim kurumunun dışından olmak üzere üç profesör veya doçent tespit ederek bunlardan adayların her biri hakkında yazılı mütalaa isterler. Dekan veya ilgili müdür yönetim kurullarının görüşünü aldıktan sonra önerilerini rektöre sunar.

Atama rektör tarafından en çok dört yıl süre ile yapılır. Her atama süresinin sonunda görev kendiliğinden sona erer. Görev süresi sona erenler yeniden atanabilirler.”,

5.2. “Doçentlik ve atama” başlıklı 24 üncü maddesinde “a) Doçentlik başvuruları, Üniversitelerarası

Kurulca belirlenen takvime göre yılda en az iki kez yapılır. Doçentlik başvuruları için aşağıdaki şartlar aranır:…

b) Üniversitelerarası Kurul, adayın başvurduğu bilim veya sanat dalından beş kişilik bir jüri ve bu jüri için iki yedek üye tespit eder. İlgili bilim veya sanat dalında yeterli öğretim üyesinin bulunmaması halinde, jüri üç üye ile teşkil edilebilir.

Doçentlik sınav jürisinde yer alan asıl ve yedek üyeler, adayın yayın ve çalışmalarını değerlendirerek hazırladıkları ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını Üniversitelerarası Kurula gönderirler. Asıl üyelerin hukuken geçerli bir mazerete dayalı olarak raporunu verememesi halinde, yedek üyelerin raporları, sırasına göre değerlendirmeye esas alınır. (Değişik cümle:15/4/2020-7243/2 md.) Jüri üyelikleri, jüri, değerlendirmeye esas alınan raporlar ve başvuru sonucu ilgililere elektronik ortamda erişime açılır ve bu bilgiler, erişime açıldığı tarihi izleyen beşinci gün ilgililere tebliğ edilmiş sayılır.

c) Üniversitelerarası Kurulca yeterli yayın ve çalışmaya sahip olduğuna karar verilen adaya doçentlik unvanı verilir.

ç) Doçentlik başvurularında adayların yayın ve çalışmalarına ilişkin esas ve usuller Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

d) Yükseköğretim kurumları, doçent kadrosuna atama için, doçentlik unvanına sahip olmanın yanında

Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim veya sanat disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler. Yükseköğretim kurumlarının belirlediği ek koşullar arasında sözlü sınavın yer alması halinde bu sınav Üniversitelerarası Kurul tarafından oluşturulacak jürilerce yapılır.

e) Doçentlik unvanına sahip olanlar yükseköğretim kurumları tarafından ilan edilen doçent kadrolarına başvurur. Doçent kadrosuna başvuran adayların durumlarını incelemek üzere rektör tarafından, varsa biri ilgili birim yöneticisi, en az biri de o üniversite dışından olmak üzere üç profesör tespit edilir. Bu profesörler her aday için ayrı ayrı olmak üzere birer rapor yazarlar ve kadroya atanacak birden fazla aday varsa tercihlerini bildirirler. Üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulunun bu raporları göz önünde tutarak alacağı karar üzerine, rektör atamayı yapar.”,

6. 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununun;

6.1. “Öğretim elemanlarının sınıflandırılması” başlıklı 3 üncü maddesinde “Bu Kanuna tabi öğretim elemanlarının sınıfları ile başlangıç dereceleri aşağıda gösterilmiştir.

A) Öğretim üyeleri sınıfı:

Bu sınıf; profesörler, doçentler ve doktor öğretim üyelerinden oluşur.

a) Profesörler, profesör kadrosuna atandıkları tarihi izleyen aybaşından itibaren birinci derecenin, b) Doçentler, doçent kadrosuna atandıkları tarihi izleyen aybaşından itibaren üçüncü derecenin, c) Doktor öğretim üyeleri, doktor öğretim üyesi kadrosuna atandıkları tarihi izleyen aybaşından itibaren beşinci derecenin, ilk kademe aylığını alırlar.

Yukarıdaki (a), (b) ve (c) bentlerine göre üst dereceye atananlar, bu dereceleri kazanılmış hak olarak aldıktan sonra geçirecekleri her yıl için bir kademe ilerlemesinden yararlanırlar…”,

6.2. “Gösterge tablosu ve ek göstergeler” başlıklı 5 inci maddesinde “Üniversite öğretim elamanlarının aylıklarının hesaplanmasında, Devlet memurlarının aylıklarına esas olan gösterge tablosu ve katsayı dikkate alınır.

Aylıkların hesabında ayrıca, bu Kanuna ekli ek gösterge cetvelinde unvan ve derecelere göre belirlenen ek gösterge rakamları dikkate alınır.”

7. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 8 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Personel ve

Prensipler Genel Müdürlüğünün görevleri şunlardır:

…

j) Memur ve diğer kamu görevlilerine ilişkin mevzuat hükümlerinin uygulanmasını izlemek, uygulama birliğini sağlayıcı tedbirleri almak, uygulamayı yönlendirmek ve ortaya çıkacak tereddütleri gidermek,” hükümleri yer almaktadır.

Hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SN. SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Kısmi Tavsiye Kısmi Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9. Amasya Üniversitesi Eğitim Fakültesinde Dr. Öğretim üyesi olarak görev yapmakta olan, 28.07.2021 tarihinde Doçent unvanı almaya hak kazanan ve bu kapsamda, doçentlik unvan şartına bağlı olan özlük haklarından yararlanmakta iken, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığının – – sayılı yazısına istinaden doçentlik unvan şartına bağlı olan özlük haklarından yaralanmasının 15 Haziran maaş dönemi itibari ile sona erdirildiğini iddia eden başvuran, doçentlik unvan şartına bağlı olan özlük haklarından yararlanmayı talep etmektedir.

10. İlgili idarece gönderilen bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde, ek gösterge rakamına bağlı olan; ek gösterge, emeklilik kesintisi karşılığı, genel sağlık sigorta pirimi ve geliştirme ödeneği gibi maaş kalemlerinde, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün

11.04.2023 tarihli ve – – sayılı yazısı doğrultusunda işlem yapıldığı

anlaşılmaktadır.

11. Kurumumuz tarafından aynı talebi konu edinen 2022/14016, 2022/15277 no’lu şikayet başvurularında, bu konuda Danıştay 8. Dairesinin 09/03/2017 tarihli ve E:2012/5599, K:2017/1511 sayılı “… Bu itibarla, İdare Mahkemesince davacının emekliliğe esas derecesinin (kazanılmış hak aylığı derecesinin) ve buna bağlı olarak da yukarıda belirtilen açıklamalar da göz önünde bulundurularak, yalnız doçent kadrosuna atanmış olmaya bağlı ödentiler ile emekliliğe esas derecenin en az 3. derece kadroda bulunmaya bağlı ödentilerin ve doçent unvanını almanın yeterli olduğu ödentiler ayrı ayrı değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekmektedir…” şeklindeki kararı doğrultusunda değerlendirme yapılarak, “… 2914 sayılı

Kanunun 5 inci maddesinde ifadesini bulan “aylık”, diğer bir ifadeyle “maaş”; bu madde uyarınca standart olarak alınmakta olan ve makam tazminatı, görev tazminatı, döner sermaye, ek ders ücreti gibi herkes için geçerli olmayan ödentilerin dışında kalan Devlet memurlarının aylıklarına esas olan gösterge tablosu ve katsayının, ayrıca bu Yasaya ekli ek gösterge cetvelinde yer alan unvan ve derecelere göre belirlenen ek gösterge rakamlarının dikkate alındığı mali haklar bütünüdür. Dolayısıyla, doçentler için öngörülen mali haklar arasında; 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinde döner sermaye katkı payı, 2914 sayılı Kanunun

11 inci maddesinde ek ders ücreti, 12 inci maddesinde üniversite ödeneği, 14 üncü maddesinde geliştirme

ödeneği, Ek 1 inci maddesinde eğitim öğretim ödeneği, Ek 2 nci maddesinde de makam tazminatı ve “Görev

Tazminatı Ödenmesi Hakkında Karar” başlıklı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca “görev tazminatı” gibi ödemelere yer verilmiş olup, doçent unvanını almakla birlikte doçent kadrosuna atanmayanların doçentlik kadrosu için öngörülen maaşı alabilmeleri için bahsi geçen ödeme kalemlerinin ayrı ayrı irdelenmesi gerekmektedir… Bu kapsamda, 2914 sayılı Kanunun yukarıda yer verilen hükümleri gereğince, doçent unvanını almış olmak ve 3 üncü dereceyi kazanılmış hak olarak elde etme şartı bu unvan için öngörülen ek göstergeden yararlanmak için yeterli sayılmakta olup, Danıştay kararlarında da açıkça yer aldığı üzere emekliliğe esas derecesi en az 3 üncü derecede bulunan öğretim elemanının doçent unvanının karşılığı olan ek gösterge rakamından yararlanacağı açıktır.” ifadelerine yer verilmek suretiyle, doçentlik unvanının alındığı tarihten itibaren, doçent unvanının karşılığı olan mali hakların yasal faiziyle birlikte başvurana ödenmesi hususunda ilgili idarelere Tavsiyede bulunulması yönünde karar verildiği görülmektedir.

12. Ancak, 1.7.20222 tarih ve 7417 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi ile 2914 sayılı Yükseköğretim

Personel Kanununa ekli Ek Gösterge Cetvelinde değişiklik yapılarak, “Unvanı” şeklindeki ibarenin

“Kadro Unvanı” olarak değiştirildiği ve söz konusu değişikliğin 15.01.2023 tarihi itibariyle yürürlüğe girdiği, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununun 5 inci maddesinde yer alan “… Aylıkların hesabında ayrıca, bu Kanuna ekli ek gösterge cetvelinde unvan ve derecelere göre belirlenen ek gösterge rakamları dikkate alınır.” Şeklindeki hükümde yer alan “unvan” ibaresinde ise, herhangi bir değişikliğe gidilmediği, bunun sonucunda, çeşitli tereddütler yaşanması akabinde, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı

Kararnamesinin 8 inci maddesinin birinci fıkrasında ile memur ve diğer kamu görevlilerine ilişkin mevzuat hükümlerinin uygulanmasını izlemek, uygulama birliğini sağlayıcı tedbirleri almak, uygulamayı yönlendirmek ve ortaya çıkacak tereddütleri gidermek hususlarında yetkili kılınmış Cumhurbaşkanlığı

İdari İşler Başkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün görüşüne başvurulduğu anlaşılmaktadır.

13. Bu kapsamda, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının, konuya ilişkin görüş talebini konu edinen

01.02.2023 tarihli ve – – sayılı yazına istinaden, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler

başkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün 11.04.2023 tarih ve – – sayılı yazısında, “…2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununun; Gösterge tablosu ve ek göstergeler” başlıklı 5 inci maddesi, “Üniversite öğretim elamanlarının aylıklarının hesaplanmasında, Devlet memurlarının aylıklarına esas olan gösterge tablosu ve katsayı dikkate alınır. Aylıkların hesabında ayrıca, bu Kanuna ekli ek gösterge cetvelinde unvan ve derecelere göre belirlenen ek gösterge rakamları dikkate alınır.” hükmünü, amir olup mezkûr Kanuna ekli ek gösterge cetvelinde Doçent unvanlı kadrolarda bulunanlar için 5400 (15.01.2023 tarihinden önce ise 4800) ek gösterge rakamı öngörülmüştür. Bir başka

ifadeyle, kanun koyucu tarafından söz konusu 5400 ek gösterge rakamından faydalanacak olanlar, Doçent unvanlı kadrolara atanan ve bu kadroları işgal eden kişiler olarak tespit edilmiştir. … Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar muvacehesinde, mezkûr Kanunun 24 üncü maddesi kapsamında Doçentlik unvanına sahip olup Doçent unvanlı kadrolarda bulunmayanların, 2914 sayılı Kanun hükümleri uyarınca

Doçent unvanlı kadrolar için belirlenmiş olan 5400 ek gösterge rakamından faydalandırılmasına imkan bulunmadığı mütalaa edilmektedir. …” ifadelerine yer verilerek, 5400 ek gösterge rakamından Doçent unvanlı kadrolara atanan ve bu kadroları işgal eden kişilerin yararlanabileceği yönünde görüş bildirilmiştir.

14. Hukuk devleti, insan haklarına saygılı, bu hakları koruyan, toplum yaşamında adalete ve eşitliğe uygun bir hukuk düzeni kurmak ve bunu sürdürmekle kendini yükümlü sayan, bütün davranışlarında Anayasaya ve hukuk kurallarına uyan, işlem ve eylemleri yargı denetimine bağlı olan Devlettir. (AYM, E. 2002/38, K. 2002/89, KT: 08.10.2002) Bu kapsamda, idarenin işlem tesis ederken hukuka bağlı olması ve hukuk kuralları doğrultusunda hareket etmesi kuşkusuz hukuk devleti ilkesinin gereklerinden birini teşkil etmektedir.

15. Somut olayda, 28.07.2021 tarihinde Doçent unvanı almaya hak kazanan ancak, Dr. Öğretim üyesi olarak görev yapmakta olan başvuran tarafından her ne kadar gerek emsal nitelikteki yargı kararları ve

Kurumumuzun kararları doğrultusunda, Doçentlik unvan şartına bağlı olan özlük haklarından yararlanması gerektiği iddia edilmişse de, 1.7.20222 tarih ve 7417 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 2914 sayılı

Yükseköğretim Personel Kanununa ekli Ek Gösterge Cetvelinde değişiklik yapılarak, “Unvanı” şeklindeki ibarenin “Kadro Unvanı” olarak değiştirildiği ve söz konusu değişikliğin 15.01.2023 tarihi itibariyle yürürlüğe girdiği, yaşanan tereddütlerin akabinde, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 8 inci maddesinin birinci fıkrasında ile memur ve diğer kamu görevlilerine ilişkin mevzuat hükümlerinin uygulanmasını izlemek, uygulama birliğini sağlayıcı tedbirleri almak, uygulamayı yönlendirmek ve ortaya çıkacak tereddütleri gidermek hususlarında yetkili kılınmış Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı

Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü tarafından Doçentlik unvanına sahip olup Doçent unvanlı kadrolarda bulunmayanların, 2914 sayılı Kanun hükümleri uyarınca Doçent unvanlı kadrolar için belirlenmiş olan 5400 ek gösterge rakamından faydalandırılmasına imkan bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiş olduğu hususları göz önünde bulundurulduğunda, ilgili idarece tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu, aksinin kabulünün hukuk devleti ilkesinin açıkça ihlaline sebep olacağı değerlendirilmektedir.

16. Diğer yandan, benzer durumda yaşanabilecek tereddütleri bertaraf etmeyi teminen 7417 sayılı Kanun’un

10 uncu maddesi ile 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa ekli Ek Gösterge Cetvelinde yer alan

“Unvanı” şeklindeki ibarenin “Kadro Unvanı” olarak değiştirilmiş iken, 2914 sayılı Yükseköğretim

Personel Kanununun 5 inci maddesi hükmü metninde yer alan “unvan” ibaresinde herhangi bir değişiklik yapılmamış olduğu dikkate alındığında, söz konusu hüküm metninin, anılan Kanuna ekli Ek Gösterge

Cetveli ile uyumlu şekilde yeniden düzenlenmesi yönünde çalışma yapılması gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

17. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli

olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

18. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacak; 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacak olup, ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede Samsun İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre;

Başvuranın, Doçentlik unvan şartına bağlı olan özlük haklarından yararlanma talebinin REDDİNE,

2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununun 5 inci maddesi hükmünün, anılan Kanuna ekli Ek

Gösterge Cetveli ile uyumlu şekilde yeniden düzenlenmesi yönünde çalışma yapılması hususunda

YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,

YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞINCA bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın BAŞVURANA, AMASYA ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE ve YÜKSEKÖĞRETİM

KURULU BAŞKANLIĞINA tebliğine, yasal düzenlemeye ilişkin keyfiyetin TÜRKİYE BÜYÜK

MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA sunulmasına,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi