|
ÖZET: Başvuran, 2015 Ekim döneminde doçentlik başvurusunda bulunmuş, ancak 675 sayılı KHK ile görevden ihraç edilmesi nedeniyle başvurusu iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin 9.11.2022 tarihli kararıyla, bu iptale neden olan 7085 sayılı Kanun’un 4. maddesi iptal edilmiştir. Başvuran, bu karar doğrultusunda doçentlik sınav sonucunun açıklanmasını talep etmiş, ancak Üniversitelerarası Kurul, iptal kararlarının geriye yürümeyeceği gerekçesiyle talebi reddetmiştir.
Yapılan incelemelerde, başvuranın doçentlik başvurusunun iptal edilmesinin hukuki dayanağının, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen kanun hükmüne dayandığı belirtilmiştir. Bu durum, başvuranın akademik kariyerine yönelik olumsuz etkiler doğurmuş, mevcut başvuru şartlarını sağlama konusunda zorluklar yaşamasına yol açmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, bu bağlamda, başvuranın durumunun ve benzer durumdaki diğer adayların taleplerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Sonuç olarak, başvurunun kısmen reddedilmesine ve kısmen kabul edilmesine karar verilmiş, Üniversitelerarası Kurul’a, iptal edilen doçentlik başvurularının hakkaniyete uygun bir şekilde yeniden değerlendirilmesi yönünde tavsiyede bulunulmuştur. Bu karar, başvuranın ve benzer durumda olanların haklarının korunması açısından önem taşımaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/2655-S.24.4255
BAŞVURU NO : 2023/15789
KARAR TARİHİ : 08.03.2024
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : ÜNİVERSİTELERARASI KURUL BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Doçentlik başvuru sürecinin tamamlanması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 03.10.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, tarihinde Kurumumuzca kayıt altına alınan başvurusunda özetle; 2015 Ekim döneminde doçentlik başvurusunda bulunduğunu ve sonuçlar açıklanmak üzere iken 675 sayılı Kanun
Hükmünde Kararname (KHK) hükümleri kapsamında üniversite bünyesindeki görevinden ihraç edildiğini; müteakiben doçentlik başvurusunun da ilgili KHK hükmü kapsamında iptal edildiğini; Anayasa
Mahkemesinin 9.11.2022 tarihli ve E:2018/80, K: 2022/136 sayılı kararı ile (Resmi Gazete tarih ve sayısı:
20.07.2023 – 32254) 7085 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 4’üncü maddesinin iptaline karar verildiğini; söz konusu karar uyarınca doçentlik sınav sonucunun açıklanmasını talep ettiğini ancak olumsuz cevap aldığını belirtmiş ve Ekim 2015 döneminde yapmış olduğu doçentlik başvuru sonucunun açıklanmasını, bu bağlamda sonuç olumlu ise tarafına doçentlik belgesinin verilmesini, olumsuz ise gerekli bildirimin yapılmasını talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvurunun ön inceleme şartlarını taşıdığının tespiti üzerine inceleme ve araştırma aşamasına geçilmiş ve İdareden başvuru konusu hakkındaki açıklamaları ile birlikte ilgili bilgi ve belgeleri Kurumumuza iletmesi istenmiştir.
3. İdarenin 14.11.2023 tarihli ve sayılı cevap yazısında özetle; Üniversitelerarası Kurul Yönetim Kurulunun 07 Ağustos 2023 tarihli ve sayılı toplantısında, Anayasa Mahkemesinin 2018/80 E. 2022/136 K. sayılı iptal kararının Resmi Gazetede yayımlanmasından önce 7085 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesi uyarınca haklarında kamu görevinden çıkarılma veya mahkûmiyet kararı nedeniyle doçentlik başvuruları iptal edilen doçent adayları hakkında, Anayasa’nın 153’üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü uyarınca
yapılacak bir işlem bulunmadığına karar verildiği; bu bağlamda başvuranın talebi hakkında yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı ifade edilmiştir.
4. Başvuru sürecine ilişkin belgeler, İdarenin mezkûr yazısı ekinde Kurumumuza iletilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
5. Anayasa’nın ilgili hükümleri uyarınca:
II. Cumhuriyetin nitelikleri
Madde 2 – Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.
[…]
V. Devletin temel amaç ve görevleri
Madde 5 – Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.
[…]
XI. Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü
Madde 11 – Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.
[…]
I. Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması
Madde 13 – Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.
[…]
IV. Özel hayatın gizliliği ve korunması
A. Özel hayatın gizliliği
Madde 20 – Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.
[…]
VII. Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı
Madde 74 – […] Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.
[…] 8. Anayasa Mahkemesinin kararları
Madde 153 – Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.
Anayasa Mahkemesi bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.
Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde
Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın
Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.
İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.
İptal kararları geriye yürümez.
Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.
6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 5’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca:
Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.
7. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Doçentlik ve atama” başlıklı 24’üncü maddesinin ilgili
hükümleri uyarınca:
Madde 24 – a) Doçentlik başvuruları, Üniversitelerarası Kurulca belirlenen takvime göre yılda en az iki kez yapılır.
Doçentlik başvuruları için aşağıdaki şartlar aranır:
[…] (3) Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek yeterli sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmak.
b) Üniversitelerarası Kurul, adayın başvurduğu bilim veya sanat dalından beş kişilik bir jüri ve bu jüri için iki yedek üye tespit eder. İlgili bilim veya sanat dalında yeterli öğretim üyesinin bulunmaması halinde, jüri üç üye ile teşkil edilebilir.
Doçentlik sınav jürisinde yer alan asıl ve yedek üyeler, adayın yayın ve çalışmalarını değerlendirerek hazırladıkları ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını Üniversitelerarası Kurula gönderirler. Asıl üyelerin hukuken geçerli bir mazerete dayalı olarak raporunu verememesi halinde, yedek üyelerin raporları, sırasına göre değerlendirmeye esas alınır. Jüri üyelikleri, jüri, değerlendirmeye esas alınan raporlar ve başvuru sonucu ilgililere elektronik ortamda erişime açılır ve bu bilgiler, erişime açıldığı tarihi izleyen beşinci gün ilgililere tebliğ edilmiş sayılır.
c) Üniversitelerarası Kurulca yeterli yayın ve çalışmaya sahip olduğuna karar verilen adaya doçentlik unvanı verilir.
adayları hakkında ise doçentlik başvuru dosyalarında farklı hukuki durumların ve aşamaların ortaya çıkması hususları göz önüne alındığında doçentlik süreci durdurulan adaylarla ilgili doçentlik dosyalarının
Anayasa mahkemesinin ilgili kararı doğrultusunda tek tek değerlendirilmesinin uygun olduğuna, – Bu konu ile ilgili yapılan başvuruların inceleme ve değerlendirilmesinin de Doçentlik Komisyonu’nca yapılmasının uygun olacağı kanaatine varılmıştır.
IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
10. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde hazırlanan “Kısmen Tavsiye
Kısmen Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 1. Olay ve Olgular 11. Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden anlaşıldığı üzere; 12. Başvuran, 2015 Ekim döneminde “313-Dünya Dilleri ve Edebiyatları” bilim alanından doçentlik başvurusunda bulunmuştur.
13. Başvuran hakkında 29.10.2016 tarihli ve 29872 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 675 sayılı Kanun
Hükmünde Kararname’nin ekli listesinde kamu görevinden çıkarılma kararı verildiğinin anlaşılması 1 üzerine; 683 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4’üncü maddesi uyarınca başvuranın 2015 Ekim dönemi doçentlik başvurusu iptal edilmiş ve durum Üniversitelerararası Kurul Başkanlığının (ÜAK)
23.02.2017 tarihli ve sayılı yazısı ile bildirilmiştir.
14. Başvuran, ÜAK’a muhatap 18.09.2018 tarihli dilekçesi ile Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından hakkında verilen beraat kararı bulunduğunu ve olağanüstü hal döneminin bittiğini ifade ederek
2015 Ekim döneminde yapmış olduğu doçentlik sürecinin devamının sağlanmasını ve eser incelemesi
sonucunun tarafına bildirilmesini talep etmiştir.
15. Başvuruna iletilen 21.11.2018 tarihli ve sayılı yazısında; “Komisyonumuzca; kamu görevinden ihraç edilen adaylarla ilgili olarak ilgili mercilerden verilen takipsizlik, beraat vs gibi kararlar eklenmek suretiyle Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı’na müracaat edilerek doçentlik işlemlerinin devamı yönündeki taleplerin, adayın kamu görevine iade edilmediği müddetçe, 7085 sayılı Kanundaki “Bunlardan haklarında kamu görevinden çıkarılma veya mahkûmiyet kararı verilenlerin doçentlik başvuruları iptal edilir” açık hüküm çerçevesinde dikkate alınamayacağı ve bu yönde herhangi bir işlem tesisinin de mümkün olmadığına ÜAK Yönetim Kurulu’nun 17.10.2018 tarih ve sayılı toplantısında karar verilmiştir.” şeklindeki açıklamaya yer verilmek suretiyle talebi uygun görülmemiştir.
16. Başvuranın müteakiben yapmış olduğu diğer başvuruları da reddedilmiştir.
17. Anayasa Mahkemesinin 09.11.2022 tarihli ve E:2018/80, K:2022/136 sayılı kararı ile 7085 sayılı
Kanun’un 4’üncü maddesinin, Anayasa’nın 13’üncü ve 20’nci maddelerine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Söz konusu karar 20.07.2023 tarihli ve 32254 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış ve anılan madde hükmü kararın yayım tarihi itibarıyla yürürlükten kalkmıştır.
1
Söz konusu hüküm, 7085 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile kabul edilerek aynı şekilde yasalaşmıştır (Bkz. §8).
18. Başvuranın 11.09.2023 tarihli dilekçesi üzerine ÜAK tarafından başvuruna iletilen 14.09.2023 tarihli ve sayılı cevap yazısında, Anayasa’nın 153’üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “İptal kararları geriye yürümez” hükmü uyarınca yapılacak bir işlem bulunmadığına karar verildiğinden talep hakkında yapılacak bir işlem bulunmadığı ifade edilmiştir.
2. Değerlendirme 19. Başvuran özetle, Anayasa Mahkemesinin 9.11.2022 tarihli ve E:2018/80, K: 2022/136 sayılı kararını gerekçe göstererek Ekim 2015 döneminde yapmış olduğu doçentlik başvuru sonucunun açıklanmasını; bu bağlamda sonuç olumlu ise tarafına doçentlik belgesinin verilmesini, olumsuz ise gerekli bildirimin tarafına yapılmasını talep etmektedir.
20. İdare tarafından konuya ilişkin olarak sunulan açıklamada, Üniversitelerarası Kurul Yönetim
Kurulunun 07.08.2023 tarihli ve sayılı toplantısında alınan karar uyarınca Anayasa’nın 153’üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “İptal kararları geriye yürümez” hükmü gereği yapılacak bir işlem bulunmadığı ifade edilmiştir.
21. 7085 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinde, hüküm kapsamında yürütülecek işlemler açısından ikili bir ayrıma gidildiği görülmektedir.
22. Anılan madde hükmünün birinci cümlesi uyarınca, belirli sebeplerle görevden uzaklaştırılan veya haklarında adli soruşturma ya da kovuşturma yapılan doçent adaylarının, görevden uzakta geçirdikleri süre boyunca veya adli soruşturma ya da kovuşturma sonuçlanıncaya kadar doçentlik başvurularına ilişkin işlemler durdurulmaktadır. Dolayısıyla bu durumda doçentlik işlemleri askıya alınmakta ve sebep unsurunda gösterilen görevde uzaklaştırma işlemenin veya adli soruşturma ya da kovuşturma işleminin sonucuna göre tekrar işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
23. Madde hükmünün ikinci cümlesinde ise haklarında kamu görevinden çıkarılma veya mahkûmiyet kararı verilen doçent adaylarının doçentlik başvurularının iptal edileceği düzenlenmiştir. Bu durumda doçentlik başvurusu ortadan kalkmak suretiyle süreç nihayete ermektedir. Buna mukabil, söz konusu iptal işleminin o tarihte yürürlükte bulunan mezkûr Kanun hükmüne dayanılarak alınmış olması ve Anayasa’nın 153’üncü maddesinde düzenlenen iptal kararlarının geriye yürümeyeceğine ilişkin kural birlikte gözetildiğinde; hükmün iptaline yönelik Anayasa Mahkemesince verilen karar sonucunda, doçentlik başvuru sürecinin kendiliğinden canlanmış sayılacağını söylemek mümkün gözükmemektedir.
24. Bununla birlikte konuya ilişkin olarak yapılacak değerlendirmede, iptal kararlarının geriye yürümeyeceğine ilişkin kuralın temel amacı ile anılan kuralın mutlak bir şekilde uygulanmasının kişilerin temel hak ve hürriyetleri üzerinde doğurabileceği etkiler göz önünde bulundurulmalı; bu kapsamda
Anayasa Mahkemesinin söz konusu iptal kararının gerekçesinin ve buna karşılık hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak İdare tarafından yapılması gerekli düzeltici işlemler olup olmayacağının irdelenmesi gerekmektedir.
25. Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararlarının geriye yürümeyeceğine ilişkin kuralın, hukuki güvenlik ve istikrar ilkesinin sağlanmasına yönelik olduğunu, bu bağlamda özellikle kazanılmış hakları ortadan kaldıracak nitelikteki sonuçların ortaya çıkmasının önüne geçilmesinin amaçlandığını söylemek mümkündür. Bununla birlikte söz konusu ilkenin mutlak şekilde uygulanması halinde temel hak ve hürriyetlerin zarar görmesi ihtimalinin doğabileceği de açıktır.
26. Kamu Denetçiliği Kurumunun 2023/3694 başvuru numaralı dosya ile ilgili olarak vermiş olduğu
19.01.2024 tarihli ve sayılı kararında;
“[…] Doktrinde Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümemesinin gerekçesi olarak iptal kararlarının, “kazanılmış hakları” ortadan kaldırıcı bir sonuç doğurmasının önlenmesi belirtilmektedir.
[…] Bir kanun maddesi ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’ne başvurmaktaki temel amaç, anayasaya aykırı olduğu düşünülen düzenlemenin uygulanmasına bir an önce son verilmesidir. Zira Anayasa’ya aykırı olan bir hükmün uygulanması nedeniyle bireysel kazanılmış hakların ortaya çıkabilme ihtimali olduğu gibi, bireylerin temel haklarının çok ciddi zarar görmesi, ihlal edilmesi de gündeme gelebilir. Anayasa’nın 153’üncü maddesindeki “İptal kararları geriye yürümez” kuralının, sadece lafzen yorumlanması hukuk devleti ilkesine ve bu ilke içinde var olan adalet ve eşitlik ilkelerine aykırı sonuçlar doğurabilir. Bu noktadan hareketle yukarıda belirtildiği üzere doktrinde, iptal kararlarının geriye yürümemesi kuralının iptal kararından önce yapılmış hukuksal işlemlerden kaynaklı kazanılmış hakların muhafazasına yönelik olduğu, iptal edilen kanunlardan dolayı hakları ihlal edilenler bakımından, hakların geri elde edilebilmesi bakımından iptal kararlarının geriye yürümesi gerektiği yönünde görüşler bulunmaktadır.
Şeklindeki açıklamalara yer verilmek suretiyle bu hususlar vurgulanmıştır.
27. Anayasa Mahkemesinin 9.11.2022 tarihli ve E:2018/80, K: 2022/136 sayılı kararının “C. Kanun’un 4.
Maddesinin İncelenmesi” başlığı altında özetle; “[…] kişilerin doçentlik başvurularına bağlı olarak doçentlik unvanını iktisap etme hakkından yararlandırılmamasını öngören kural, Anayasa’nın 20. maddesi kapsamındaki özel hayata saygı gösterilmesini isteme hakkına sınırlama getirmektedir.
[…]
Doçentlik başvurusu iptal edilen kişilerin zaten kamu görevinden çıkarılan veya haklarında mahkûmiyet kararı verilen dolayısıyla kamu görevine girme şartlarını kaybeden kişiler oldukları gözetildiğinde bu kişilerin doçentlik başvurusunun iptalini öngören kuralın doçentlik unvanın kamu görevi dışında başka alanlarda kullanılmasına da engel teşkil ettiği görülmektedir. Doçentlik unvanının bilimsel yeterliliğe bağlı olarak iktisap edilebilecek bir unvan olduğu dikkate alındığında bu unvanın iktisabının dolayısıyla kamu görevi dışında kalan faaliyet alanlarında kullanımının engellenmesinin zorunlu bir toplumsal ihtiyaca cevap vermediği anlaşılmaktadır. Bu itibarla kuralla özel hayata saygı gösterilmesini isteme hakkına getirilen sınırlamanın demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 13. ve 20. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
[…]”
Şeklindeki gerekçelere yer verilmiş ve anılan Kanun’un 4’üncü maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
28. 7085 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinin, Anayasa’nın 20’inci maddesinde düzenleme altına alınan
“Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.” hükmüne aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında; mezkûr
Kanun hükmüne dayanılarak gerçekleştirilen iptal işlemlerinin de esasen ilgili kişilerin temel haklarının ihlal edilmesi sonucunu doğurduğu çıkarımında bulunmak mümkündür.
29. 7085 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinin iptal edilmesinden sonraki süreçte, ilgili kişilerin doçentlik başvurusunda bulunmalarının önündeki söz konusu engelin artık kalktığı ve diğer şartları taşımları halinde tekrar doçentlik başvurusunda bulunabilecekleri açıktır. Bu husus telafi edici bir etkiye sahip olmakla birlikte, arada geçen süre içerisinde doçentlik başvurusu sürecine ilişkin düzenlemelerde meydana gelen değişikliklerin ve bunların ilgili kişiler üzerinde yarattığı muhtemel etkilerin göz ardı edilmemesi gereklidir.
30. Örneğin somut olayda başvuran 2015 Ekim döneminde doçentlik başvurusunda bulunmuş olup belirtilen dönemde yürürlükte bulunan “Doçentlik Sınav Yönetmeliği” hükümlerine tabidir. Anayasa
Mahkemesince verilen iptal kararının yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sürede Doçentlik Sınav
Yönetmeliğinde bir takım değişiklikler yapılmış ancak en önemlisi 15.04.2018 tarihli ve 30392 sayılı Resmi
Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Doçentlik Yönetmeliği” uyarınca Doçentlik Sınav Yönetmeliği yürürlükten kaldırılarak doçentlik değerlendirmesine ilişkin usul ve esaslar kapsamında önemli değişikliklere gidilmiştir. Geçen süre içerisinde, başta yayım şartları ve eğitim-öğretim faaliyetlerine ilişkin şartlar olmak üzere doçentlik için aranan asgari başvuru şartlarında da kapsamlı değişikliklere gidildiği anlaşılmaktadır.
31. Başvuranın ve benzer durumda olan kişilerin haklarında kamu görevinden çıkarılma veya mahkûmiyet kararı verilmiş olması sebebiyle doçentlik başvurularının iptal edilmiş olduğu göz önüne alındığında, akademik kariyerlerinden uzak kalmış olmalarının bir sonucu olarak mevcut asgari başvuru şartlarının sağlanması hususunda zorluklarla karşılaşabilecekleri açıktır. Bu durum ise hakkaniyete aykırı sonuçlar ortaya çıkartacaktır.
32. Diğer yandan konunun değerlendirilmesinde başvuranın öznel durumu tek başına gözetilmemelidir.
Başvuran ve benzer durumda bulunan başkaca kişilerin doçentlik başvuru süreçlerinin farklı farklı aşamalarda sonlandırılmış olması muhtemeldir. Bu durumda, genel olarak doçentlik başvurusu iptal edilenlere ilişkin sürecin kaldığı yerden devam ettirilmesi gerektiği yönündeki bir çıkarımın da hukuki istikrarın bozulmasına sebep olabileceği değerlendirmeye alınmalıdır.
33. Keza, Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı Yönetim Kurulunun 07.08.2023 tarihli ve sayılı toplantısında alınan kararda, “7085 sayılı Kanunun 4. Maddesi uyarınca […] doçentlik başvurularına ilişkin işlemleri durdurulan doçent adayları hakkında ise doçentlik başvuru dosyalarında farklı hukuki durumların ve aşamaların ortaya çıkması hususları göz önüne alındığında doçentlik süreci durdurulan adaylarla ilgili doçentlik dosyalarının Anayasa mahkemesinin ilgili kararı doğrultusunda tek tek değerlendirilmesinin” uygun olacağı ifade edilmiştir.
34. İdarenin, iptal kararlarının geriye yürümeyeceğine ilişkin kuralı mutlak bir şekilde uygulamak yerine, doçentlik başvurusu iptal edilen adaylar hakkında da benzer bir yol izlemesi kanaatimizce mümkündür. Bu bağlamda, İdare tarafından konuya ilişkin düzeltici tedbirleri almak üzere bir düzenleme getirilebilir ve ilgili kişilerin durumları tek tek değerlendirilmek suretiyle sürecin yürütülmesi ve sonuçlandırılması sağlanabilir. Böyle bir yaklaşım kişilerin temel haklarının korunması ve hakkaniyete uygun sonuçların ortaya çıkartılması açısından önem arz etmektedir.
35. Açıklanan tüm bu hususlar birlikte gözetildiğinde; başvuranın Ekim 2015 döneminde yapmış olduğu doçentlik başvuru sonucunun doğrudan açıklanması ve bu bağlamda sonuç olumlu ise tarafına doçentlik belgesinin verilmesi, olumsuz ise gerekli bildirimin yapılması yönündeki talebinin reddi gerektiği; diğer yandan iptal kararlarının geriye yürümeyeceği kuralına istinaden İdare tarafından hiçbir düzeltici işlem yapılmamasının da hukuka ve hakkaniyete aykırı sonuçlar doğuracağı, dolayısıyla yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde ÜAK tarafından konuya ilişkin değerlendirmenin yapılmasının; gerekli düzenleyici işlemlerin tesis edilmesinin ve doçentlik başvurusu iptal edilen adaylar açısından da sürecin hakkaniyete uygun şekilde ilerletilmesinin uygun olacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 36. İyi yönetim ilkelerine, Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Anılan madde hükmü uyarınca, inceleme ve araştırma kapsamında ilgili idarenin iyi yönetim ilkelerine uygun işlem ve eylem ile tutum veya davranışta bulunup bulunmadığı hususları da Kurum tarafından gözetilmektedir.
37. Bu kapsamda yapılan değerlendirme neticesinde; başvurana verilen cevaplarda “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uyulmadığı tespit edildiğinden bundan sonraki işlemlerde söz konusu ilkelere uyulması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
38. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Söz konusu 21’inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır.
39. Buna göre ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede
Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle başvurunun KISMEN REDDİ, KISMEN KABULÜNE; Başvuranın Ekim 2015 döneminde yapmış olduğu doçentlik başvuru sonucunun doğrudan açıklanması ve bu bağlamda sonuç olumlu ise tarafına doçentlik belgesinin verilmesi, olumsuz ise gerekli bildirimin yapılması yönündeki talebinin REDDİNE, Gerekçede belirtilen açıklamalar gözetilerek, konuya ilişkin değerlendirmenin yapılmasının; gerekli düzenleyici işlemlerin tesis edilmesinin ve bu bağlamda doçentlik başvurusu iptal edilen tüm adaylar açısından sürecin hakkaniyete uygun şekilde ilerletilmesinin sağlanması hususunda
ÜNİVERSİTELERARASI KURUL BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
ÜNİVERSİTELERARASI KURUL BAŞKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve ÜNİVERSİTELERARASI KURUL BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi