ÖZET: Başvuran, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 41. maddesi uyarınca, doğum borçlanması talebinde bulunmuş ve bu borçlanma ile 2023 yılı Haziran ayında emekliliğe hak kazanacağını belirtmiştir. Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, başvuranın talep ettiği doğum tarihleriyle ilgili nüfus kayıtlarını incelediğinde, bu tarihlerde doğum yapmadığını tespit etmiş ve dolayısıyla borçlanma talebini geçersiz saymıştır. Başvuran, e-devlet üzerinden yapılan başvurularda, sigortalılık statüsünün başlangıcından önceki doğum tarihlerinin borçlanmaya esas alınamayacağını iddia etmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin hukuka uygun olup olmadığını değerlendirmiştir. İnceleme sonucunda, başvuranın doğum borçlanması hakkının bulunmadığı belirlenmiştir. Ancak, başvuranın doğum tarihlerini bildirdiği dönemlerde başka bir sigortalılık statüsünde olup olmadığı ve bu durumun borçlanma taleplerini nasıl etkilediği konusunda idarenin bir değerlendirme yapması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, Sosyal Güvenlik Kurumu’na başvuranın taleplerinin yeniden gözden geçirilmesi yönünde tavsiyede bulunulmuştur.

Sonuç olarak, başvuranın doğum borçlanması taleplerinin yeniden değerlendirilmesi için gerekli işlemlerin yapılması önerilmiştir. Bu süreçte, idarenin başvuru sistemindeki olası sorunları tespit etmesi ve sigortalıların mağduriyet yaşamaması için gerekli önlemleri alması önem arz etmektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/1508-S.24.2447

BAŞVURU NO : 2023/12934

KARAR TARİHİ : 09.02.2024

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Borçlanma işlemleri hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 11.08.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran, sigorta sicil numarası ile 11/11/1997 tarihinde sigortalılığının başladığını,

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 41. maddesi kapsamında 17/7/2002

ve 21/4/2004 doğumlu çocukları için doğum borçlanması başvurusunda bulunduğunu, borçlanma ile birlikte 2023 yılı Haziran ayı itibarıyla emekliliğe hak kazanacağını belirterek borç tahakkukunun tarafına gönderilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 6/10/2023 tarihli

ve sayılı, 4/1/2024 tarihli ve sayılı yazılarında özetle;

2.1) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 41. maddesinin birinci fıkrasının

(a) bendi gereğince 4. maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalı kadının, üç defaya mahsus olmak üzere, her doğum için doğum tarihinden itibaren geçen en fazla iki yıllık süreleri, bu sürelerde uzun vadeli sigorta kolları açısından sigortalı sayılmaması ve çocuklarının yaşaması şartıyla borçlandırıldığı, Kanun’un 41. maddesi gereğince doğum borçlanması kapsamındaki sürelerin, sigortalının borçlandığı tarihteki 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının ilgili bendi kapsamındaki sigortalılık statüsüne göre değerlendirildiği, ayrıca 5510 sayılı Kanun’un 41. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında yapılan borçlanmaların, doğum yapılan tarihten itibaren iki yıllık süreyi kapsayan dönem için yapıldığı ve borçlanılan prime esas gün sayısının borçlanılan ilgili aylara mal edildiği,

2.2) Doğum borçlanması taleplerine ilişkin işlemlerin, 2006/10316 sayılı e-devlet Kapısının Kurulması,

İşletilmesi ve Yönetilmesine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı, 3/9/2016 tarihli ve 22818 sayılı E-Devlet

Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 41. maddesi, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği ve 2013/11 sayılı

Sigortalılık İşlemleri Genelgesi hükümleri doğrultusunda yürütüldüğü, bu çerçevede e-devlet üzerinden alınan doğum borçlanması başvuru taleplerinin, doğum tarihi fark etmeksizin son sigortalılık statüsüne göre alındığı,

2.3) Başvuranın e-devlet üzerinden 30/12/2022 tarih, sayılı talebi ile 17/7/2012-17/7/2014,

30/12/2022 tarih ve sayılı talebi ile 1/1/2012-1/1/2014 ve 30/12/2022 tarih ve sayılı talebi ile 1/1/2014-1/1/2016 tarihleri arasındaki dönem için doğum borçlanması talebinde bulunduğu, diğer taraftan nüfus kayıtlarında yapılan incelemede talepte bulunduğu sürelerde doğum yapmamış olduğu, bu sebeple doğum borçlanması talebinin geçersiz sayıldığı,

2.4) Öte yandan başvuranın ilk kez 11/11/1997 tarihinde 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci

fıkrasının (a) bendi kapsamında (SSK) çalışmaya başladığı, 4/1-(a) kapsamında 590 gün, 4/1-(b)

kapsamında (Bağ-Kur) 5.642 gün olmak üzere toplam 6.232 prim ödeme gün sayısının bulunduğu ve son

7 yıllık hizmet süresi içerisinde en çok 4/1-(b) kapsamında hizmeti bulunduğundan, 2829 sayılı Kanun

gereğince 4/1-(b) kapsamında yaşlılık aylığı koşullarının belirlenmesi gerektiği, bu doğrultuda 4/1-(b)

kapsamında yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarının, 1479 sayılı Kanun’un geçici 10. maddesine göre;

20 tam yıl (7200 gün) prim ödenmesi veya 56 yaş ve 15 tam yıl (5400 gün) prim ödenmesi şeklinde

oluştuğu, buna göre, henüz 56 yaş koşulu sağlamayan başvuranın, 56 yaşını tamamlaması veya mevcut prim ödeme gün sayısını 7200 güne tamamlaması (çalışarak veya borçlanarak) ve yazılı istekte bulunması halinde tarafına yaşlılık aylığı bağlanmasının mümkün olacağı açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı”

başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5. maddesinin

birinci fıkrasında;

“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Sigortalıların

borçlanabileceği süreler” başlıklı 41. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde;

“Bu Kanuna göre sigortalı sayılanların;

Kanunları gereği verilen ücretsiz doğum ya da analık izni süreleri ile 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalı kadının, üç defaya mahsus olmak üzere doğum tarihinden sonra iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla borçlanılacak sürelerde uzun vadeli sigorta kolları açısından sigortalı sayılmaması ve çocuğunun yaşaması şartlarıyla talepte bulunulan süreleri, …

kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları ve talep tarihinde 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere, kendilerince belirlenecek günlük kazancın %32’si üzerinden hesaplanacak primlerini borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılarak, borçlandırılan süreleri sigortalılıklarına sayılır.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

6) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kabul

edilmesi hususunda hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

7) Bir numaralı paragrafta da ifade edildiği üzere başvuran, 5510 sayılı Kanun’un 41. maddesinin birinci

fıkrasının (a) bendi kapsamındaki borçlanma başvurusuna ilişkin işlemlerinin gerçekleştirilmesini talep etmektedir.

8) Bilindiği üzere, 5510 sayılı Kanun’un 41. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde sigortalı kadına,

doğuma dayalı borçlanma hakkı tanınmıştır. Buna göre sigortalılar, üç defaya mahsus olmak üzere doğum tarihinden sonra iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla borçlanılacak sürelerde uzun vadeli sigorta kolları açısından sigortalı sayılmaması ve çocuğunun yaşaması şartlarıyla talepte bulunulan süreleri borçlanarak sigortalılıklarına saydırma imkânına sahiptirler.

9) Öte yandan somut olayda, başvuranın nüfus kayıtlarında yapılan incelemede borçlanma talebinde

bulunduğu sürelerde doğum yapmamış olduğu, bu sebeple doğum borçlanması talebinin geçersiz sayıldığı anlaşılmaktadır. Buna karşılık başvuran ise e-devlet üzerinden alınan başvurularda başvuru tarihindeki sigortalılık statüsünün başlangıcından önce başka bir sigortalılık statüsünde sigortalı iken yapılan doğum tarihlerinin, borçlanmaya esas tarihler olarak bildirilemediğini iddia etmektedir.

10) Bu noktada başvuranın, ilk defa 11/11/1997 tarihinde sigortalılık başlangıcının bulunduğu, 17/7/2002

ve 21/4/2004 tarihlerinde doğum yaptığı görülmektedir. Yine başvuranın 506 sayılı Kanun kapsamında başlayan sigortalılığının 30/6/1999 tarihinde sona erdiği, 1/10/2005 tarihinde ise 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının başladığı anlaşılmaktadır. Öte yandan başvuranın toplam 6232 prim ödeme gün sayısının bulunduğu, yaşlılık aylığına hak kazanma koşulu yönünden borçlanma ile elde edeceği sigortalılık günleri ile gerekli prim ödeme gün sayısını tamamlayacağı görülmektedir. Belirtmek gerekir

ki, somut olayda başvuranın doğuma dayalı borçlanma yapmak istediği tarihleri 17/7/2012-17/7/2014, 1/1/2012-1/1/2014 ve 1/1/2014-1/1/2016 olarak bildirdiği noktasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Nitekim bu husus başvuranın da kabulündedir. Bu durumda, başvuranın 5510 sayılı Kanun’un 41. maddesi kapsamında borçlanma hakkının bulunmadığı belirgindir.

11) Ne var ki, e-devlet üzerinden alınan doğum borçlanması taleplerine ilişkin olarak sigortalıların başvuru

tarihindeki sigortalılık statüsünün başlangıcından önce ancak farklı bir sigortalılık statüsünün başlangıcından sonraki tarihin doğum tarihi olarak bildirilip bildirilemeyeceği, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılamadığı gibi idare tarafından da başvuranın bu yöndeki iddiası karşılanmış değildir. Zira yaşlılık aylığına hak kazanma koşulları yönünden, yapacağı borçlanmalar ile prim ödeme gün sayısını tamamlayacağı anlaşılan başvuranın, borçlanma imkânı olmadığı tarihleri borçlanmaya esas doğum tarihleri olarak bildirmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğundan bahsetmek mümkün değildir. Bu noktada, idarenin sigortalıların borçlanma işlemleri yönünden başvuru sisteminden kaynaklanan bir sorunun olup olmadığını test ve tespit etme imkânı bulunduğu gibi sorunun tespit edildiği durumda da sigortalıların mağduriyet yaşamaması için gerekli önlemleri almakla yükümlü olduğu açıktır.

Hal böyle iken, her ne kadar başvuranın doğum borçlanması talebinin reddine yönelik işlemde hukuka aykırılık tespit edilememekle birlikte, borçlanma işlemleri yönünden başvuru sisteminden kaynaklanan bir sorunun olup olmadığının idare tarafından ortaya konulması gerektiği değerlendirilmiştir.

12) Kurumumuzca yapılan inceleme neticesinde; başvuranın, 5510 sayılı Kanun’un 41. maddesinin birinci

fıkrasının (a) bendi kapsamındaki borçlanma başvurusunun, başvuru sisteminde başvuru tarihindeki sigortalılık statüsünün başlangıcından önce başka bir sigortalılık statüsünde sigortalı iken yapılan doğum tarihlerinin, borçlanmaya esas tarihler olarak bildirilip bildirilemeyeceğinin ortaya konularak yeniden değerlendirilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

13) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece “kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

14) 6328 sayılı Kanun’un 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının tebliğ tarihinden

itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Diyarbakır İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle;

E-devlet üzerinden alınan doğum borçlanması taleplerine ilişkin olarak sigortalıların başvuru tarihindeki sigortalılık statüsünün başlangıcından önce ancak farklı bir sigortalılık statüsünün başlangıcından sonraki bir tarihin doğum tarihi olarak bildirilip bildirilemeyeceğinin test ve tespit edilerek sonuca göre başvuranın borçlanma taleplerinin yeniden değerlendirilmesine yönelik gerekli işlemlerin tesis edilmesi hususunda

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tavsiyede bulunulmasına,

Kararın başvurana ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tebliğine,

6328 sayılı Kanun’un 20. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Sosyal Güvenlik Kurumunca bu karar

üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın başvurana ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi