ÖZET: Başvuran, 2022 Aralık ayında doğum borçlanması için Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) E-devlet üzerinden başvurduğunu, ancak PTT’nin tebligatı usulsüz bir şekilde muhtara teslim etmesi nedeniyle borçlanma süresini kaçırdığını iddia etmektedir. Başvuran, bu durumun kendisine maddi zarar verdiğini belirterek, 2023 yılı tutarı üzerinden doğum borçlandırmasının yapılmasını talep etmiştir. SGK, tebligatın usulüne uygun yapıldığını savunarak, başvuranın borçlanma başvurusunun geçerli olmadığını ifade etmiştir.

PTT, tebligatın 14 Şubat 2023 tarihinde dağıtım görevlisi tarafından muhtara teslim edildiğini ve ilgili haber kağıdının kapıya yapıştırıldığını belirtmiştir. Ancak, başvuranın tebligattan haberdar olmaması nedeniyle, SGK’nın borçlanma işlemini gerçekleştirmesi mümkün olmamıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve SGK’nın açıklamalarını değerlendirerek, tebligatın hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir.

Sonuç olarak, Kamu Denetçisi, SGK’ya doğum borçlanması işlemlerinin yeniden gerçekleştirilmesi yönünde tavsiyede bulunmuş ve bu kararın 30 gün içinde SGK tarafından bildirilmesini talep etmiştir. Bu durum, başvuranın hak arama özgürlüğünün korunması açısından önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/9373-S.24.14516

BAŞVURU NO : 2024/4232

KARAR TARİHİ : 04.09.2024

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Doğum borçlanması işlemleri hk.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 25.03.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle, 2022 yılı Aralık ayında doğum borçlanması için Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) E-devlet üzerinden başvuru yaptığını, SGK tarafından borçlanma talebinin onaylanarak Posta ve

Telgraf Teşkilatı (PTT) aracılığı ile şahsına tebligat gönderilmiş olmasına rağmen PTT görevlisinin anılan tebligatı adresine getirmeden ve kapısına tebligat gönderi kağıdı yapıştırmadan evde olmadığı gerekçesiyle usule aykırı olarak direk muhtara teslim etmesi nedeniyle tebligattan haberi olmadığı için borçlanma ödeme süresinin geçtiğini, anılan durumu Alo 170 SGK hizmetini aradığında öğrendiğini, akabinde Foça PTT şubesine giderek dilekçe ile şikayet başvurusu yaptığını, şahsına şifahen: “6 şubat depremi nedeniyle olay günü çalışan kişinin deprem bölgesine gittiğini ve tüm evrakların direk muhtara teslim edildiğini, ayrıca yasal olarak kapıya bırakılması gereken haber kağıdının da bu sebeple mevcut olmadığı yani bırakılmadığının tarafına bildirildiğini, PTT şubesi yetkilileri ile yaptığı görüşmeden sonra PTT şubesinin durumu anlatan yazısı ile SGK müdürlüğüne durumu anlatan dilekçe başvurduğunu ancak halen bir sonuç alamadığını, bu bağlamda şahsına tebliğ edilmeyen tebligat nedeniyle 2023 yılında yaklaşık 80 bin TL ödeyerek yapacağı doğum borçlanması için şu an için yaklaşık 300 bin TL ödemesi karşılığında yapabilecek olmasının şahsını maddi olarak zarara uğratacağını belirterek durumun araştırılmak suretiyle tarafına yapılmayan tebligat sebebiyle yaşadığı mağduriyetin giderilerek 2023 yılı tutarı üzerinden doğum borçlandırmasının yaptırılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 02/04/2024 tarihli ve S. sayılı bilgi belge isteme yazısına cevaben

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından

gönderilen 10.05.2024 tarihli ve E- – – sayılı yazıda ilgili mevzuat hükümlerine de yer verilmek suretiyle özetle; 2.1. 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesinde “Bu Kanuna göre sigortalı sayılanların; …, kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları ve talep tarihinde 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere, kendilerince belirlenecek günlük kazancın % 32’si üzerinden hesaplanacak primlerini borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılarak, borçlandırılan süreleri sigortalılıklarına sayılır.” hükmünün amir olduğu, 2.2. 2013/11 sayılı Genelge’nin “Hizmet Borçlanmaları” başlıklı onuncu kısmının, “Kanunun 41 inci

Maddesine Göre Yapılan Borçlanmalar” isimli birinci bölümünün (3) numaralı bendinde bildirime dair hususlar: ” … Sigortalının borçlanmaya esas günlük kazancının tespitinde, adi posta veya kargo ile gönderilen veya Kuruma doğrudan verilen borçlanma dilekçesinin Kurum kayıtlarına intikal ettiği tarih, (Değişik, 24/4/2019 tarihli ve 2019/9 sayılı Genelge) taahhütlü, iadeli taahhütlü, acele posta servisi, PTT

Alo Post veya PTT Kargo ile gönderilenlerde postaya veya kargoya verildiği tarih, e-devlet başvurularında ise başvurunun yapıldığı tarih esas alınacaktır. Tahakkuk ettirilen borç tutarı, ilgiliye iadeli taahhütlü olarak tebliğ edilecek, (EK-26) (EK-27) PTT alındısının ilgiliye teslim edildiği tarih borcun tebliğ tarihi olacaktır. Hesaplanan borç, tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde sigortalı veya hak sahipleri tarafından Kuruma ya da Kurumun anlaşmalı olduğu bankalara ödenecek, bir ay içinde ödenmeyen borçlanmalar ise geçerli sayılmayacaktır. Borcun bir ay içinde tamamının ödenmemesi halinde, ödenen miktara karşılık gelen süre sigortalılık süresi olarak değerlendirilecektir. Kuruma yazılı olarak başvurup dilekçeleri ekinde borçlanma belgeleri bulunmayanlardan bir ay içinde söz konusu belgeleri ibraz etmeyenlerin hizmet borçlanma tutarları, belgenin Kurum kayıtlarına ibraz edildiği tarihte geçerli olan prime esas günlük kazanç miktarlarına göre hesaplanacaktır” düzenlemesiyle açıklandığı, 2.3. Başvurana tebligatın usulüne göre yapılıp yapılmadığı hususunda tetkik yapıldığını belirten

Küçükçekmece PTT Merkez Müdürlüğünün 07/08/2023 tarihli ve – – sayılı yazısına istinaden borçlanma işleminin, tebligatın durumu netleşene kadar bekletildiği ve 24.08.2023 tarih ve sayılı yazı ile Küçükçekmece PTT Merkez Müdürlüğünden bilgi istenildiğini, 2.4. PTT Müdürlüğünün 23.11.2023 tarih ve – – sayılı yazısı ile tebligatın usullere uygun bir şekilde teslim edildiği ve tebliğ tarihi olarak 14.02.2023 tarihinin belirlendiğinin Sosyal Güvenlik

Kurumuna bildirildiği, PTT’ye ait bildirim sorgulama ekranından yapılan tetkikinde de mezkur borçlanma işlemine dair takip numaralı evrakın ilgiliye teslim edildiği, 2.5. Tebligat mevzuatı gereği tebligatı yapmakla yetkili ve görevli kurumun usule uygun tebligat yapıldığı beyanına karşı Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılabilecek herhangi başkaca bir işlem bulunmadığı, 2.6. Başvuranın borçlanma başvurusu dışında SGK’ ya bu hususta yapmış olduğu herhangi bir başvurusunun kayıtlarda bulunmadığı, başvurana borçlanma işlemine dair evrak dışında bu hususta başka bir tebligat yapılmadığı, 2.7. Kurumun söz konusu tebligatın usulsüz olup olmadığı hususunda karar verme yetkisi bulunmadığı, bu hususta ilgili tarafından açılmış olan bir dava ile sonuçlanmış, işlemin usulsüz tebliğ edildiğine dair herhangi bir yargı kararı da mevcut olmadığından, talep tarihindeki tutar üzerinden borçlanma işleminin yenilenmesinin hukuken mümkün olmadığı, /

2.8. Kurum ile sigortalı arasında yargı organları arasında görülen ve karara bağlanan uyuşmazlık bulunmadığı, Hususları bildirilmiştir.

3. Kurumumuzun 03/04/2024 tarihli ve S. sayılı bilgi belge isteme yazısına cevaben Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Posta ve Kargo Hizmetleri Daire Başkanlığı tarafından gönderilen Kurum kayıtlarımıza 08.05.2024 tarihinde giren E- – – sayılı yazıda özetle; 3.1. Söz konusu tebligat için 14.02.2023 tarihinde dağıtıcısı tarafından adrese gidildiği, muhatabın adreste bulunamaması ve tebligatın MERNİS olması sebebiyle Tebligat Kanununun 21/2 maddesi gereğince mahalle muhtarı imzasına teslim edildiği ve 2 nolu haber kağıdının da kapıya yapıştırıldığı hususunda dağıtıcının beyanı bulunduğu ancak anılan tarihe ait Cihet Teslim Listesine ulaşılamadığı, 3.2. Foça PTT Müdürlüğümüzün Küçükçekmece Sosyal Güvenlik Merkezine muhatap 07.08.2023 tarih ve sayılı yazısında söz konusu tebligat ile ilgili gerekli incelemenin başlatılacağı belirtilmiş ise de konuyla ilgili herhangi bir incelemenin olmadığının anlaşıldığı, 3.3. Bu nedenle, konunun soruşturulması için İşletme Kontrolörünün görevlendirildiği ve sonucuna göre detaylı bilgi verileceği, Açıklamalarına yer verilmektedir.

4. Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Posta ve Kargo Operasyonları Daire Başkanlığının

Kurumumuz kayıtları 16/07/2024 tarihinde intikal eden E- – – sayılı yazısı

ekinde yer alan 07/06/2024 tarihli ve / – no.lu inceleme ve araştırma raporunda özetle:

4.1. Olay tarihi itibari ile ilgili cihet dağıtıcısının kullanmış olduğu el terminalinin CBS (Coğrafi Bilgi

Sistemi) kayıtları, yine aynı tarih itibari ile aynı dağıtıcının kullanmış olduğu motosikletin ATS (Araç

Takip Sistemi) kayıtlarının incelemesinde dağıtıcının, muhatabın ikamet adresinin bulunduğu bölgede dağıtım hizmetlerini yaptığının anlaşılması üzerine dağıtıcının yazılı ve sözlü ifadeleri olan 14.02.2023 tarihinde dağıtıcısı tarafından adrese gidildiği, muhatabın adreste bulunamaması ve tebligatın MERNİS olması sebebiyle Tebligat Kanununun 21/2 maddesi gereğince mahalle muhtarına teslim edildiği ve 2 no.lu haber kağıdının da kapıya yapıştırıldığı hususlarına itibar edilmesi gerektiğinden tebligatın usulüne uygun bir şekilde yapıldığı ve tebliğ tarihinin 14.02.2023 tarihi olduğu, 4.2. Öte yandan Yakınmada bulunan hiçbir belge veya sistem kayıtlarına dayanmayan kendi tahminlerini içeren bilgileri vererek müşterilerimizin yanlış bilgilenmesine sebebiyet veren Menemen

PTT Müdürlüğü dağıtıcısı . nin (olay tarihinde Foça PTT Müdürlüğünde), bilgi ve belgeye dayanmayan bilgiler vermemesi hususunda yazılı olarak ikaz edilmesi gerektiği, İfadelerine yer verilmektedir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” 6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü

eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 7. 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesinde: “Bu Kanuna göre sigortalı sayılanların; …, kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları ve talep tarihinde 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere, kendilerince belirlenecek günlük kazancın % 32’si üzerinden hesaplanacak primlerini borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılarak, borçlandırılan süreleri sigortalılıklarına sayılır.” 8. Anılan Kanunun “Sosyal güvenlikle ilgili düzenlemeler ve bildirimler” başlıklı 99 uncu maddesinde: “Sosyal güvenlik hak ve yükümlülükleri ile ilgili yapılacak her türlü kanunî düzenlemeler bu

Kanunda yapılır. Bu Kanun gereğince yapılacak bildirimler hakkında, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı

Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır.” 9. 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar İle Diğer Kurum ve

Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 432 nci maddesi; “(1) Bu

Bölüm gereğince yapılacak tebligatlar hakkında 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır.” 10. 7201 sayılı Tebligat Kanununun; 10.1. “Tebligatın yapılması” başlıklı 1’inci maddesin; “Kazaî merciler, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idareler, (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlar, (IV) sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları ile vakıf yükseköğretim kurumları, il özel idareleri, belediyeler, köy hükmî şahsiyetleri, barolar ve noterler tarafından yapılacak elektronik ortam da dâhil tüm tebligat, bu Kanun hükümlerine göre Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel

Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla yapılır.” 10.2. “Bilinen adreste tebligat” başlıklı 10 uncu maddesi; “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir.

Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” 10.3. “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21 inci maddesi; Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.

Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve

tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır.

İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.

…” 10.4. “Usulüne aykırı tebliğin hükmü” başlıklı 32’nci maddesi; “Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur.” 11. 2013/11 sayılı Genelge’nin “Hizmet Borçlanmaları” başlıklı onuncu kısmının, “Kanunun 41 inci Maddesine Göre Yapılan Borçlanmalar” isimli birinci bölümünün (3) numaralı bendinde bildirime dair hususlar: ” … Sigortalının borçlanmaya esas günlük kazancının tespitinde, adi posta veya kargo ile gönderilen veya Kuruma doğrudan verilen borçlanma dilekçesinin Kurum kayıtlarına intikal ettiği tarih, (Değişik, 24/4/2019 tarihli ve 2019/9 sayılı Genelge) taahhütlü, iadeli taahhütlü, acele posta servisi, PTT Alo Post veya PTT Kargo ile gönderilenlerde postaya veya kargoya verildiği tarih, e-devlet başvurularında ise başvurunun yapıldığı tarih esas alınacaktır. Tahakkuk ettirilen borç tutarı, ilgiliye iadeli taahhütlü olarak tebliğ edilecek, (EK-26) (EK-27) PTT alındısının ilgiliye teslim edildiği tarih borcun tebliğ tarihi olacaktır. Hesaplanan borç, tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde sigortalı veya hak sahipleri tarafından Kuruma ya da Kurumun anlaşmalı olduğu bankalara ödenecek, bir ay içinde ödenmeyen borçlanmalar ise geçerli sayılmayacaktır. Borcun bir ay içinde tamamının ödenmemesi halinde, ödenen miktara karşılık gelen süre sigortalılık süresi olarak değerlendirilecektir. Kuruma yazılı olarak başvurup dilekçeleri ekinde borçlanma belgeleri bulunmayanlardan bir ay içinde söz konusu belgeleri ibraz etmeyenlerin hizmet borçlanma tutarları, belgenin Kurum kayıtlarına ibraz edildiği tarihte geçerli olan prime esas günlük kazanç miktarlarına göre hesaplanacaktır”

Hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SN. CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

12. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan

“Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 13. Başvuran özetle, 2022 yılı Aralık ayında doğum borçlanması için Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) E-devlet üzerinden başvuru yaptığını ancak PTT tarafından usulüne uygun tebligat yapılmadığından ödeme süresini kaçırdığını bu sebeple ödemesi gereken meblağın artması dolayısıyla mağdur olduğundan bahisle tebliğ edilemeyen borç tahakkuk cetvelinin tarafına tebliğini ve bu tutar üzerinden borçlandırılmasını talep etmektedir.

14. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle; başvurana tebligatın usulüne göre yapılıp yapılmadığı hususunda tetkik yapıldığını belirten Küçükçekmece PTT Merkez Müdürlüğünün 07/08/2023 tarihli ve

– – sayılı yazısına istinaden borçlanma işleminin, tebligatın durumu netleşene kadar bekletildiği ve 24.08.2023 tarih ve sayılı yazı ile Küçükçekmece PTT Merkez Müdürlüğünden bilgi istenildiğini, PTT Müdürlüğünün 23.11.2023 tarih ve – – sayılı yazısı ile tebligatın usullere uygun bir şekilde teslim edildiği ve tebliğ tarihi olarak 14.02.2023 tarihinin

/

belirlendiğinin Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiği, tebligat mevzuatı gereği tebligatı yapmakla yetkili ve görevli kurumun usule uygun tebligat yapıldığı beyanına karşı Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılabilecek herhangi başkaca bir işlem bulunmadığı ifade edilmektedir.

15. Posta ve Telgraf Teşkilatı tarafından özetle: söz konusu tebligat için 14.02.2023 tarihinde dağıtıcısı tarafından adrese gidildiği, muhatabın adreste bulunamaması ve tebligatın MERNİS olması sebebiyle

Tebligat Kanununun 21/2 maddesi gereğince mahalle muhtarı . imzasına teslim edildiği ve 2 nolu haber kağıdının da kapıya yapıştırıldığı hususunda dağıtıcının beyanı bulunduğu ancak anılan tarihe ait Cihet

Teslim Listesine ulaşılamadığı, Foça PTT Müdürlüğümüzün Küçükçekmece Sosyal Güvenlik Merkezine muhatap 07.08.2023 tarih ve sayılı yazısında söz konusu tebligat ile ilgili gerekli incelemenin başlatılacağı belirtilmiş ise de konuyla ilgili herhangi bir incelemenin olmadığının anlaşıldığı, bu nedenle, konunun soruşturulması için İşletme Kontrolörünün görevlendirildiği, 15.1. Başvuru konusu hakkındaki soruşturma neticesinde oluşturulan raporda özetle: cihet dağıtıcısının kullanmış olduğu el terminalinin CBS (Coğrafi Bilgi Sistemi) kayıtları, yine aynı tarih itibari ile aynı dağıtıcının kullanmış olduğu motosikletin ATS (Araç Takip Sistemi) kayıtlarının incelemesinde dağıtıcının, muhatabın ikamet adresinin bulunduğu bölgede dağıtım hizmetlerini yaptığı ve 14.02.2023 tarihinde dağıtıcısı tarafından adrese gidildiği, muhatabın adreste bulunamaması ve tebligatın MERNİS olması sebebiyle Tebligat Kanununun 21/2 maddesi gereğince mahalle muhtarına teslim edildiği ve 2 no.lu haber kağıdının da kapıya yapıştırıldığı hususlarına itibar edilmesi gerektiğinden tebligatın usulüne uygun bir şekilde yapıldığı ve tebliğ tarihinin 14.02.2023 tarihi olduğu, ifade edilmektedir.

16. Bu çerçevede uyuşmazlığın; adına tahakkuk ettirilen doğum borçlanması tutarının başvurana usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği noktasında düğümlendiği anlaşılmaktadır.

17. Somut olayda başvuranın E-devlet üzerinden 26/12/2022 tarihli borçlanma talep dilekçesine istinaden 26/01/2023 tarihli ve E- – sayılı doğum borçlanması tahakkukuna ilişkin belgenin hazırlandığı, anılan belgenin başvurana tebliği ile tahakkuk edilen borcun 1 ay içinde ödenmesi halinde doğum borçlanması işleminin idarece gerçekleştirileceği değerlendirilmektedir.

18. Ancak tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı noktasında Sosyal Güvenlik Kurumunca da tereddüte düşülmesi sebebiyle borçlanma işleminin, tebligatın durumu netleşene kadar bekletilerek

Küçükçekmece PTT Merkez Müdürlüğünden bilgi talep edildiği, anılan merkez müdürlüğünce 23.11.2023 tarih ve – – sayılı yazısı ile tebligatın usullere uygun bir şekilde teslim edildiği ve tebliğ tarihi olarak 14.02.2023 tarihinin belirlendiği görülmektedir.

19. Öte yandan PTT den kurumumuza iletilen bilgilerden söz konusu tebligat için 14.02.2023 tarihinde dağıtıcısı tarafından adrese gidildiği, muhatabın adreste bulunamaması ve tebligatın MERNİS olması sebebiyle Tebligat Kanununun 21/2 maddesi gereğince mahalle muhtarına teslim edildiği ve 2 no.lu haber kağıdının da kapıya yapıştırıldığı hususunda dağıtıcının yazılı ve sözlü beyanı olsa da anılan tarihe ait Cihet

Teslim Listesine ulaşılamadığı, söz konusu tebligat ile ilgili gerekli inceleme başlatılarak inceleme ve araştırma raporunun kurumumuza iletildiği görülmektedir.

20. 7201 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde 5018 sayılı Kanununa ekli (IV) sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları tarafından yapılacak tüm tebligatın bu Kanun hükümlerine göre yapılacağı düzenlenmektedir.

21. 5510 sayılı Kanunun “Sosyal güvenlikle ilgili düzenlemeler ve bildirimler” başlıklı 99 uncu maddesinde, Bu Kanun gereğince yapılacak bildirimler hakkında, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat

Kanunu hükümleri uygulanacağının düzenlendiği görülmektedir.

22. Yine 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Sosyal Güvenlik Kurumunun kuruluş, teşkilat, görev ve yetkilerine ilişkin usul ve esasları düzenlendiği otuzuncu bölümü altındaki “Tebligat” başlıklı 432 nci maddesinde bu bölüm gereğince yapılacak tebligatlar hakkında Tebligat Kanunu hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmektedir.

23. Bu durumda, 5510 sayılı Kanun kapsamında borçlanma işlemleri bakımından ilgilisine tebliği ile borçlanmaya ilişkin sürenin başlayacağı, 5510 sayılı Kanunun 99 uncu maddesi, 7201 sayılı Kanunun ve 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin açık hükümleri karşısında Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak ilgililere tebliğ edilmesi gerektiği hususunda tereddüt bulunmamaktadır.

24. Tebligat, yetkili makamlarca birtakım hukuki işlemlerin bu işlemin hukuki sonuçlarından etkilenmeleri amaçlanan kişilere kanuna uygun şekilde bildirimi ve bu bildirimin usulüne uygun olarak yapıldığının belgelendirilmesi işlemidir. Usulüne uygun işlemlerin kendilerine bağlanan hukuki sonuçları doğurabilmesi için muhatabına bildirilmesi gerekir. Usulüne uygun olarak yapılan tebligat, Anayasa’da güvence altına alınmış olan iddia ve savunma hakkının tam olarak kullanılabilmesinin ve bireylere tanınan hak arama hürriyetinin önemli güvencelerinden biridir (AYM, 27.9.2012, E.2021/20, K.2012/132;

13/11/2014, E.2013/95, K.2014/176).

25. Bu doğrultuda söz konusu hak ve hürriyetlerin güvence altına alınmasını teminen tebligatın yapılmasına ilişkin usul ve esaslar 7201 sayılı Tebligat Kanunuyla düzenlenmiştir.

26. 7201 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde SGK’nın da aralarında yer aldığı Kanun kapsamındaki idareler, 10 uncu maddesinde bilinen adreste tebligatın ne şekilde yapılacağı, 21 inci maddesinde tebliğ imkansızlığı halinde yapılacaklar, 23’üncü maddesinde tebliğ mazbatası ve içeriği ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

27. Diğer yandan 2013/11 sayılı Genelge’nin “Hizmet Borçlanmaları” başlıklı onuncu kısmının, “Kanunun 41 inci Maddesine Göre Yapılan Borçlanmalar” isimli birinci bölümünün (3) numaralı bendinde bildirime dair hususlarda: Kurumca tahakkuk ettirilen borç tutarının ilgiliye iadeli taahhütlü olarak tebliğ edileceği, posta alındısının ilgiliye teslim edildiği tarihin borcun tebliğ tarihi olduğu düzenlenmiştir.

28. Somut olayda doğum borçlanması tutarı tahakkukunu bildiren yazının tebliği bakımından SGK tarafından iletilen yazı ve eklerinden başvurana takip numaralı evrak haricinde doğum borçlanmasına ilişkin evrak gönderilmediği, tebligat işlemini gerçekleştiren PTT’ den Kurumumuza iletilen cevap yazılarından da anılan evrakın tebliğinin tebligatın MERNİS olması sebebiyle Tebligat Kanununun 21/2 maddesi gereğince yapıldığı görülmektedir.

29. 2013/11 sayılı Genelge’nin “Hizmet Borçlanmaları” başlıklı onuncu kısmının, “Kanunun 41 inci

Maddesine Göre Yapılan Borçlanmalar” isimli birinci bölümünün (3) numaralı bendinde bildirime dair hususlarda: Kurumca tahakkuk ettirilen borç tutarının ilgiliye iadeli taahhütlü olarak tebliğ edileceği, posta alındısının ilgiliye teslim edildiği tarihin borcun tebliğ tarihi olduğu, somut olayda PTT’ den Kurumumuza iletilen cevap yazılarından tebligatın doğrudan Tebligat Kanununun 21/2 maddesi gereğince yapılmasının

Sosyal Güvenlik Kurumunun ilgili genelgesine uygun olmadığı değerlendirilmektedir.

30. Öte yandan konuyla ilgili Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 19/09/2013 tarih ve E: 2013/21372, K:

2013/29142 sayılı kararında yer alan değerlendirmelerde; gerçek kişilere yapılacak tebligatlarda iki aşamalı bir yolun benimsendiği, ilk önce muhatabın bilinen en son adresine normal tebligat çıkarılması gerektiği, bu adresin adres kayıt sistemindeki veya başkaca bir adres olması arasında bilinen en son adres niteliği açısından fark bulunmadığı, eğer söz konusu ilk tebligat bila tebliğ iade edilirse bu sefer muhatabın adres

kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine 21/2’ye göre tebligatın çıkarılacağı, buna göre 7201 sayılı

Kanun’un 10/2 ve 21/2 maddelerinin yorumu yoluna gidilerek muhatabın başka bir adresi bilinmemesi nedeniyle adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine doğrudan 21/2’ye göre tebligat çıkarılmasının uygun olmayacağı, böyle bir durumun Anayasa’nın 36’ncı maddesine aykırılık oluşturup savunma hakkına yönelik bir kısıtlama anlamına geleceği ifade edilmiştir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel

Kurulunun 21/2’ye göre yapılacak tebliğle ilgili benzer değerlendirmeler içeren içtihadı birleştirme kararı için bkz. E: 2019/2, K: 2020/3, T: 20/11/2020).

31. Bu bağlamda posta alındısının ilgililere teslim edilemeyip iade olunduğu ve ilgililerin de borç tahakkukundan haberdar olduğuna dair açık tespitin yapılamadığı durumlarda tebliğin geçerli olduğunun kabulüne imkan bulunmamaktadır. Aksi durum tebligata bağlanan sonuçlar ile kullanılabilecek hakkı ve hak arama özgürlüğünün kullanılabilmesine yönelik hukuki yararı ortadan kaldıracağı değerlendirildiğinde

“Tebligat Kanunu kapsamındaki kurum ve kuruluşlar tarafından yapılacak tebligatlarda, söz konusu şekli hükümlerin en ufak ayrıntılarına kadar uygulanması yasal zorunluluktur.” (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E: 2017/1090, K: 2017/2178, T: 16/03/2017). Hükmü kapsamında işlem tesis edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

32. PTT’den alınan cevaplar ve uygulama incelendiğinde, PTT’nin yapılacak tebligatın Kanunun hangi maddesi uyarınca yapılacağı noktasında bir takdir hakkı olmadığı, tebligatı yapmak isteyen idarenin talebine bağlı olarak gönderi işlemlerini gerçekleştirdiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle somut olayda tebligatı yapmak isteyen kurum olan SGK’nın tebliğin Kanunun hangi hükmü /usulü çerçevesinde yapılmasını istediğini ortaya çıkarmak gerekmektedir.

33. SGK gönderimlerinin hangi usullerde yapıldığı hakkında SGK ile haricen yapılan görüşmelerde; SGK sisteminde öncelikle Amme alacaklarının tahsiline ilişkin tebligatlar ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu kapsamındaki tebligatlar olmak üzere ikili bir ayrım olduğu, 34. Tebligat Kanunu kapsamındaki tebligatlar seçildiğinde ise “MERNİS adresidir, 7021 Sy. T.K’ nun 21/2. mad. Gereğince Tebliği Rica Olunur.” kutucuğunun işaretlenmemesi halinde tebligat kanunu 21/1 kapsamında tebliğ sürecinin gerçekleştirildiği; ancak kutucuğun işaretlenmesi halinde 7201 sayılı

Tebligat Kanunu 21/2 ye göre tebligat işleminin gerçekleştirilmesi için PTT sisteminde kayıt oluşturulduğu tespit edilmiştir.

35. Bu haliyle somut olayda PTT’den alınan cevaplarda tebligatın 7201 sayılı Kanunun 21/2 uyarınca tebliğ edildiği tespiti yapılmış olduğundan, SGK tarafında bu şekilde bir talep oluşturulduğu (kutucuğun işaretlenmiş olduğu) sonucuna varılmıştır.

36. Ancak yargı içtihatları incelendiğinde, tebligatlarda beyan edilen adres ile MERNİS adresi aynı olsa bile doğrudan Tebligat Kanununun 21/2 maddesi kapsamında tebliğe çıkarılmasının hukuka uygun olmayacağı, böyle bir durumun Anayasa’nın 36’ncı maddesine aykırılık oluşturup savunma hakkına yönelik bir kısıtlama anlamına geleceği ifade edilmiştir.

37. Bu itibarla SGK tarafından gönderilen tebligatlarda beyan edilen adres ile MERNİS adresi aynı olsa bile doğrudan Tebligat Kanununun 21/2 maddesi kapsamında tebliğ işleminden önce Tebligat Kanununun 21/1 maddesi kapsamında tebliğ yolunun tüketilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.

38. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri, yargı kararları ve açıklamalar çerçevesinde, başvuru konusu işleme ilişkin tebligatın Sosyal Güvenlik Kurumunun 2013/11 sayılı Genelgesine aykırı olarak doğrudan MERNİS kayıtlı 7201 sayılı Kanunun 21/2 maddesi çerçevesinde yapmış olduğu, söz konusu tebligatın 7201 sayılı Kanunun 21/1 e göre yapılmadan; doğrudan 21/2 maddesi kapsamında yapılması şeklinde tebliğe çıkarmasının yerleşmiş yargı içtihatlarına göre de usulüne uygun yapılmadığının kabulünü gerektirmektedir. Dolayısıyla doğum borçlanması borç tahakkuku işleminde tebligatın usulüne uygun yapılmadığı anlaşıldığından idarece tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 39. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı

6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde

gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

40. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İzmir İş Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuran adına yapılan tebligatın hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından, doğum borçlanması işlemlerinin yeniden gerçekleştirilmesi hususunda SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Sosyal

Güvenlik Kurumunca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA TEBLİĞİNE;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/