ÖZET: Başvuran, 28.12.2022 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) doğum borçlanması talep dilekçesi vermiştir. Ancak, başvurusunda yalnızca ikinci çocuğu için 552 gün borçlanma talep ettiğini belirtmesine rağmen, SGK tarafından sehven 720 gün borçlanma süresi eklenerek toplamda 1272 gün üzerinden tahakkuk yapılmıştır. Başvuran, 06.02.2023 tarihinde bu tutarı ödemesine rağmen, 29.09.2023 tarihinde emeklilik başvurusunda bulunduğunda, doğum borçlanma gün sayısının eksik olduğu gerekçesiyle yaşlılık aylığı bağlanamamıştır. Başvuran, bu durumun düzeltilmesini ve doğum borçlanmasının kabul edilerek emeklilik aylığının bağlanmasını talep etmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın talep ettiği 552 gün yerine 1272 gün üzerinden borçlandırılmasının hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Ancak, başvuranın ödediği tutar ve sürenin geçerliliği konusundaki belirsizlik, idarenin uygulamalarının güvenilirliğini sorgulatmaktadır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın doğum borçlanmasının geçerli kabul edilmesi ve yaşlılık aylığının bağlanması yönünde tavsiyede bulunmuştur. İdarenin, başvuranın talebine uygun hareket etmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Sonuç olarak, başvurunun kabulü ile birlikte, başvuranın doğum borçlanmasının geçerli sayılması ve emeklilik aylığının bağlanması için Sosyal Güvenlik Kurumu’na tavsiyede bulunulmuştur. İdarenin, bu karar doğrultusunda gerekli işlemleri 30 gün içinde tamamlaması beklenmektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/6974-S.24.10913

BAŞVURU NO : 2024/1402

KARAR TARİHİ : 04.07.2024

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Borçlanma talep dilekçesinde yer verilmediği gerekçesiyle başvuranın

BAŞVURUNUN KONUSU :

720 günlük doğum borçlanmasının geçersiz sayılması hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 24.01.2024

I. BAŞVURANIN İDDİALARI VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; 28.12.2022 tarihinde doğum borçlanması yapmak üzere SGK’ye müracaat ettiğini, borçlanma tutarının 06.02.2023 tarihinde elden tebliğ edildiğini, aynı gün iki ayrı dekont ile Akbank aracılığı ile ödemeyi yaptığını, 29.09.2023 tarihinde emeklilik müracaatında bulunduğunu, ancak yaptığı kontrolde doğum borçlanma gün sayısının eksik olduğunu fark etmesi üzerine SGK ile yaptığı görüşmelerde borçlanma tutarını tam olarak ödemediğinden söz konusu sürelerin iptal edildiği, yeniden müracaat etmesi gerektiği, bu şartlarla emekli aylığının bağlanamayacağı bilgilerini şifahen edindiğini, bu duruma ilişkin tarafına yazılı bir bildirimde bulunmasını istediğinde bundan imtina edildiğini, geçerli bir borçlanması olmasına rağmen aylardır emeklilik işlemlerinin yapılmadığını belirterek doğum borçlanmasının kabulü ile 29.09.2023 tarihli emeklilik başvurusuna istinaden yaşlılık aylığının bağlanmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünden alınan 08.05.2024 tarihli ve sayılı yazıda ilgili mevzuat hükümlerine yer verilmekle özetle; 2.1. Başvuranın 28.12.2022 tarihinde e-devlet uygulaması üzerinden borçlanma talep dilekçesi ile ikinci çocuğu için 08.02.2012 ila 21.08.2013 tarihleri arasındaki 552 günlük süreyi borçlanma talebinde bulunduğu, Kurumca başvuru sahibinin ilk çocuğuna ilişkin 720 günlük borçlanılabilecek sürenin de sehven dahil edilmesiyle birlikte toplam 1272 günlük borçlanma tahakkuk ettirildiği, söz konusu tahakkuk tutarının başvurana 06.02.2023 tarihinde elden tebliğ edildiği, 06.02.2023 tarihinde 1272 gün karşılığı tahakkuk ettirilen 87.793,44 TL tutarın başvurucu tarafından ödendiği,

2.2. Başvuranın yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarının 506 sayılı Kanunun geçici 81 inci maddesinin (B) bendinin (o) alt bendine göre 20 yıl sigortalılık süresi ve en az 5975 günün tamamlanması olduğu, 2.3. Başvuranın 29.09.2023 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, tahsis talep tarihi itibariyle 20 yıl sigortalılık süresini yerine getirdiği ancak 5975 gün şartını tamamlamadığı ve mevcut prim ödeme gün sayısının 552 borçlanma gün sayısı ile birlikte toplam 5312 gün olması sebebiyle tarafına yaşlılık aylığı bağlanamadığı, 2.4. 2013/11 sayılı Sigortalılık İşlemleri Genelgesinin Onuncu Kısım Birinci Bölüm “3- Borçlanma

müracaatının yapılması, borçlanma tutarının hesabı, tebliği ve ödenmesi” başlıklı alt bölümünde:

“Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendine tabi sigortalıların yapacakları hizmet borçlanmalarına ait borçlanma tutarı “Borçlanma Talep Dilekçesi” ile beyanda bulundukları prime esas kazanç üzerinden, prime esas kazanç beyanında bulunulmaması halinde ise borçlanma tutarı, asgari günlük kazanç tutarı üzerinden hesaplanacaktır.” denilmek suretiyle sigortalının beyanına dayalı olan borçlanma işleminin, borçlanma talep dilekçesine istinaden yapılacağının hüküm altına alındığı, diğer bir deyişle hizmet borçlanması işlemleri Kurumumuzca sigortalıların beyanı esas alınarak yürütüldüğü, 2.5. Bu kapsamda başvuru sahibinin beyanı doğrultusunda ikinci çocuğuna ait 552 günlük borçlanılan süre geçerli olmakla birlikte sehven işleme alınan ilk çocuğuna ait 720 günlük borçlanılan sürenin yer verilen düzenleme gereğince geçersiz sayıldığı, 2.6. Diğer taraftan 2013/11 sayılı Genelgenin Onuncu Kısım İkinci Bölüm “3.4- Borçlanmaların iadesi

” başlıklı bölümünde aylık bağlanmamış olması şartıyla borçlanma tutarının tamamının sigortalının talebi halinde faiz uygulanmaksızın her zaman iade edilebileceğinin düzenlendiği, başvuru sahibinin talepte bulunması halinde ilk çocuğuna ait geçersiz sayılan 720 günlük süre karşılığı ödemiş olduğu tutar tarafına iade edilebileceği, ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun “Sigortalıların borçlanabileceği süreler” başlıklı 41 inci maddesi; “Bu Kanuna göre sigortalı sayılanların; a) (Değişik bend: 10.09.2014 – 6552 S.K/Madde 43) TARİHÇE Kanunları gereği verilen ücretsiz doğum ya da analık izni süreleri ile 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalı kadının, üç defaya mahsus olmak üzere doğum tarihinden sonra iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla borçlanılacak sürelerde uzun vadeli sigorta kolları açısından sigortalı sayılmaması ve çocuğunun yaşaması şartlarıyla talepte bulunulan süreleri, …

kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları ve talep tarihinde 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere, kendilerince belirlenecek

günlük kazancın % 32’si üzerinden hesaplanacak primlerini borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılarak, borçlandırılan süreleri sigortalılıklarına sayılır…

Bir ay içinde ödenmeyen borçlanmalar için ise yeni başvuru şartı aranır. Primi ödenmeyen borçlanma süreleri hizmetten sayılmaz. Borçlanma sürelerinin ne şekilde belgeleneceğini belirlemeye Kurum yetkilidir.

…

Borçlanılan süreler, uzun vadeli sigorta ve genel sağlık sigortası bakımından; a) (Değişik bend: 04.07.2012 – 6353 S.K/Madde 37) Birinci fıkranın (a), (b), (d), (e), (f), (g), (h) ve (j)

bentleri gereği borçlananlar, borçlandığı tarihteki 4 üncü maddenin birinci fıkrasının ilgili bendine göre, …

sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.

…” 6. Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin “Borçlanmaya ilişkin süreler” başlıklı 66 ncı maddesi; “…

(2) Sigortalıların veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları ve talep tarihinde Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere, kendilerince belirlenecek günlük kazancın %32’si, (i) bendi kapsamında borçlanılacak sürelere ilişkin genel sağlık sigortası primlerinin ödenmiş olması halinde, genel sağlık sigortası primi ödenmiş bu sürelere ilişkin borçlanma tutarının % 20’si üzerinden hesaplanacak primlerini borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödemeleri şarttır. Tahakkuk ettirilen borç tutarı, ilgiliye iadeli taahhütlü olarak tebliğ edilir. PTT alındısının ilgiliye teslim edildiği tarih borcun tebliğ tarihidir. Bir ay içinde ödenen tutara isabet eden süre geçerli sayılır. Tebliğ edilen borcunu süresi içinde ödemeyenler ile kısmi ödeme yapanların kalan sürelerinin borçlandırılması için yeni başvuru şartı aranır.

…

(11) Kanunun 41 inci maddesine göre yapılan borçlanmalarda aylık bağlanmamış olması şartıyla Kuruma yazıyla müracaat edilmesi halinde borçlanmadan vazgeçilebilir. Ödenen borçlanma tutarının tamamı faiz uygulanmaksızın iade edilir. Kısmi iade yapılmaz. Yanlış veya yersiz olarak yapılmış borçlanma tutarları da faiz uygulanmaksızın ilgililere iade edilir. Borçlandıkları hizmetler dikkate alınarak aylık bağlanmış olanların ödedikleri borçlanma tutarı ile sigortalıların vefatından önce yapmış olduğu borçlanmalara ilişkin borçlanma tutarları hak sahiplerine iade edilmez.

…” şeklindedir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

7. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8. Başvuran özetle; idarece adına tahakkuk ettirilen ve ödediği doğum borçlanmasının, ödenmediği gerekçesiyle dikkate alınmaması nedeniyle yaşlılık aylığının bağlanmadığını belirterek borçlanmasının geçerli kabul edilmesini ve yaşlılık aylığının bağlanmasını talep etmektedir.

9. İdarece özetle; başvuran tarafından 552 gün için borçlanma talebinde bulunulmasına rağmen sehven

1272 gün için borçlanma tahakkuk yapıldığı, tahakkuk ettirilen tutarın ödendiği ancak 720 günlük sürenin

başvuran tarafından borçlanma talebine konu edilmemesi nedeniyle daha sonra geçerli kabul edilmediği,

720 gün süre kabul edilmeyince aylığa hak kazanma şartlarını taşımadığı anlaşılan başvuranın aylık

bağlanması talebinin reddedildiği ifade edilmiştir.

10. Başvuru dosyası içeriğindeki bilgi ve belgelerden; başvuranın 28.12.2022 tarihinde e-devlet uygulaması üzerinden borçlanma talep dilekçesi ile ikinci çocuğu için 08.02.2012 ila 21.08.2013 tarihleri arasındaki 552 günlük süreyi borçlanma talebinde bulunduğu, Kurumca başvuru sahibinin ilk çocuğuna ilişkin 720 günlük borçlanılabilecek sürenin de sehven dahil edilmesiyle birlikte toplam 1272 günlük borçlanma tahakkuk ettirildiği, söz konusu tahakkuk tutarının başvurana 06.02.2023 tarihinde elden tebliğ edildiği, 06.02.2023 tarihinde 1272 gün karşılığı tahakkuk ettirilen 87.793,44 TL tutarın başvurucu tarafından ödendiği, başvuranın 29.09.2023 tarihli tahsis talebinin ise sehven borçlandırılan 720 günlük sürenin borçlanma talep dilekçesinde konu edilmemesi nedeniyle geçersiz kabul edilmesine bağlı olarak başvuranın prim ödeme gün sayısının eksik olması nedeniyle reddedildiği anlaşılmıştır. Diğer yandan, borçlanma süresinin tamamının geçerli kabul edilmesi halinde, tahsis talebinde bulunduğu 29.09.2023 tarihi itibarıyla başvuranın aylığa hak kazanma şartlarını taşıdığı görülmüştür.

11. Bu çerçevede uyuşmazlığın esasen, talep ettiği 552 gün yerine idarece 1272 gün üzerinden borçlandırılan ve borcun tamamını ödeyen başvuranın 720 günlük süresinin geçerli kabul edilip edilmeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.

12. 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesinde sigortalı kadınların üzere doğum tarihinden sonra iki yılla kadar olan sürelerden talepte bulundukları kadarını en fazla üç doğum için olmak üzere borçlanabilecekleri, borçlandırılan tutarı bir ay içerisinde ödemeleri halinde söz konusu sürelerin sigortalılıklarına sayılacağı, bir ay içinde ödenmeyen borçlanmalar için ise yeni başvuru şartı aranacağı düzenlenmiştir.

13. Buna koşut olarak Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 66 ncı maddesinde de borçlanma tutarının, borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödenmesinin şart olduğu, tahakkuk ettirilen borç tutarının, ilgiliye iadeli taahhütlü olarak tebliğ edileceği, PTT alındısının ilgiliye teslim edildiği tarihin borcun tebliğ tarihi olduğu, bir ay içinde ödenen tutara isabet eden sürenin geçerli sayılacağı, tebliğ edilen borcunu süresi içinde ödemeyenler ile kısmi ödeme yapanların kalan sürelerinin borçlandırılması için yeni başvuru şartı aranacağı, diğer yandan yanlış veya yersiz olarak yapılmış borçlanma tutarlarının da faiz uygulanmaksızın ilgililere iade edileceği düzenlenmiştir.

14. Buna göre, borçlanma süreleri belirlenirken idarece sigortalıların taleplerinin esas alınması ve borç tutarının söz konusu süreler esas alınarak borç tahakkukunun yapılması gerekmektedir.

15. Somut olayda 28.12.2022 tarihinde başvuran tarafından idareye 552 günlük sürenin borçlanma talebiyle başvurulduğu ancak başvuranın talep dilekçesinde yer almamakla beraber idarece başvuranın ilk çocuğundan dolayı borçlanabileceği 720 günlük sürenin de eklenmesiyle başvuran adına 1272 gün karşılığı 87.793,44 TL doğum borçlanması bedeli tahakkuk ettirildiği, borçlanma bedelinin, üstünde “… 1272 gün karşılığı 87.793,44 TL doğum borçlanması bedelinin tebligat tarihinden itibaren 1 Ay içerisinde Sosyal

Güvenlik Kurumunun anlaşma yaptığı bankalardan birisine ödenmesi gerekmektedir.” ifadesinin yer aldığı yazı ile 06.02.2023 tarihinde başvurana elden tebliğ edildiği, borçlanma bedelinin aynı gün başvuran tarafından ödendiği, söz konusu borçlanma tutarına ya da süresine ilişkin olarak başvuran tarafından idareye yapılmış herhangi bir itirazın bulunmadığı görülmüştür.

16. Somut olayda, başvurana tebliğ edilen yazıda, borçlandırılan sürenin 1272 gün olduğu ve tutarın bunun karşılığı olarak belirlendiği şeklindeki açık ifadeler bulunduğu, başvuranın tebliğ edilen borçlanma tutarına ya da süresine herhangi bir itirazın bulunmadığı ve tebliğ edilen borcu tebligatın yapıldığı gün ödediği hususları bir arada göz önüne alındığında, başvuranın borçlanılacak süreye ilişkin iradesini 1272 gün olarak ortaya koyduğu değerlendirilmektedir.

17. Anayasa’nın 2’nci maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan devlet olarak tanımlanmaktadır. Diğer yandan hukuk devleti ilkesi, idarenin “belirlilik”, “istikrar”, “öngörülebilirlik” ve “haklı beklenti” ilkelerine uygun davranmasını içermektedir. Buna göre, idarenin vatandaşların güvenini boşa çıkaracak uygulamalardan kaçınması gerekir.

18. Somut olayda, borçlanma gün sayısı ve tutarının belirlenmesi idarenin tasarrufu ve gözetimi altında yapılmıştır. Bu noktada idarenin borçlanma işlemlerini yasal düzenlemelerde belirtilen şartlara uygun yapılmasını sağlama görevinin olduğunu vurgulamak gerekir. Ayrıca idarenin borçlanma işlemlerinin bu şartlara uygun yapılıp yapılmadığını denetlemek görevinin olduğu da belirtilmelidir.

19. Bu durumda, başvuranın talep dilekçesinde yer alan 552 gün borçlanma talebi yerine başvuran adına

1272 gün borçlanma tahakkuku yapılmasının, borçlanma işlemini hukuka aykırı kılacağından söz edilemez.

Dolayısıyla, idarenin tebligatı üzerine yapılan ödeme neticesinde, başvuranın ödediği tutar karşılığı sürenin hukuka uygun şekilde sigortalılık olarak kazanıldığı anlaşılmaktadır. Nitekim bir hukuk kuralı veya idari işlem yürürlükte iken kişilerin bunlara uygun olarak bütün sonuçları ile edindikleri haklar kazanılmış hak kapsamındadır. Kazanılmış bir hakkın geriye etkili bir işlemle ihlal edilmesi hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz.

20. Öte yandan, 06.02.2023 tarihinde borçlanma tutarının ödenmesinin ve 29.09.2023 tarihinde aylık bağlanması talebinde bulunulmasının ardından, borçlanma işleminin geçerliliği yönelik olarak idarece yapıldığı tespit edilen ilk işlem idarenin 27/12/2023 tarihli iç yazışmasıdır. Bununla beraber, başvurunun inceleme ve araştırma aşamasında Kurumumuza verilen 08.05.2024 tarihli cevaba değin idarece başvurana herhangi bir cevap verilmediği görülmektedir. Ayrıca, idarenin geçersiz olduğunu ifade ettiği 720 gün karşılığı tutarın iadesine yönelik olarak da başvurana herhangi bir bildirim yapılmadığı, başvuranın ödediği tutarın 06.02.2023 tarihinden bu yana idarenin tasarrufunda bulunduğu anlaşılmaktadır.

21. Bu durumda, idarenin sunduğu tebligattaki gün sayısı ve ödeme tutarı üzerinden, idareye güvenerek yapılan borçlanmanın, borçlanmanın üzerinden on beş ay, aylık bağlanması talebinin üzerinden yedi aydan fazla bir süre geçtikten sonra salt borçlanma dilekçesinde o kadar gün belirtilmediği gerekçesiyle geçersiz kabul edilmesi, başvurana 29.09.2023 tarihinden geçerli olmak üzere aylık bağlanması imkânını da ortadan kaldırmaktadır. Bu durumun idareye güven ilkesiyle de bağdaştığından söz edilemez.

22. Somut olayda başvuranın doğum borçlanmanın hukuka uygun olduğu sonucuna ulaşılmış olmasına rağmen bir an için aksinin kabulü halinde dahi doktrin ve içtihatlarda; hukuka aykırı olarak tesis edilen idari işlemlerden dolayı ilgili yararına hak veya korunması gereken yerleşmiş bir durum veya hukuki statü doğmuş ise, bu işlemin ancak yokluk ve mutlak butlan halleri ile malül olması, kişinin gerçek dışı beyan veya hilesinin ya da idarenin mevzuatta açıkça öngörülen hükmün uygulanmasında hataya düşmesi sonucunda tesis edildiğinin anlaşılması hallerinde, idare tarafından herhangi bir süre şartına bağlı olmaksızın geriye doğru yürür şekilde her zaman geri alınabileceği, aksi durumda hak doğuran idari işlemlerin ancak iptal davası süresi içerisinde geri alınabileceği; bu sürenin geçmiş olması halinde ise, idareye güven ve idari istikrar prensipleri gereğince bu tür idari işlemlerin yapay bir kesinlik kazanacağı kabul edilmektedir (Danıştay Sekizinci Dairesinin 28/5/2019 tarihli ve E.2015/11791, K.2019/5170 sayılı kararı).

23. Yukarıda yer verilen mevzuat, açıklama ve değerlendirmeler çerçevesinde, başvuranın, borçlanma talep dilekçesinde belirtilmediği gerekçesiyle 720 günlük borçlanmanın geçersiz kabul edilmesi ile buna bağlı olarak aylığa hak kazanma şartlarını taşımadığı gerekçesiyle tahsis talebinin reddedilmesi işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve

Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak gönderildiği, bu yönüyle “kanunlara uygunluk ve hesap verebilirlik” ilkelerine uygun davranıldığı; diğer taraftan idarece başvurana verilen cevabi yazıda ilgili işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı anlaşılmış olup idarenin söz konusu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA HÜRRİYETİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

25. 6328 sayılı Kanun’un 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararı’nın idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İzmir İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle; BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvuranın 1272 gün karşılığı doğum borçlanmasının geçerli kabul edilmesi ve başvurana 29.09.2023 tarihli tahsis talebi esas alınarak yaşlılık aylığı bağlanması hususunda SOSYAL GÜVENLİK KURUMU

BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare

tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğunun idareye hatırlatılmasına, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi