|
ÖZET: Bu karar, İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü bünyesinde çalışan bir Sosyal Güvenlik Denetmeni’nin doğum sonrası aylıksız izin talebinin reddine ilişkin hukuki değerlendirmeyi içermektedir. Başvuran, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 108. maddesi uyarınca doğum sonrası analık izni süresinin bitiminden itibaren 24 aya kadar aylıksız izin hakkına sahip olduğunu belirtmiştir. İdare, başvuranın mevcut görevlerini tamamlamadığı gerekçesiyle izni vermemiştir. Ancak, hukuki değerlendirmede, idarenin bu takdir yetkisinin kamu yararı ile sınırlı olduğu ve keyfi uygulamalara yer vermemesi gerektiği vurgulanmıştır.
Başvuranın, koronavirüs tedbirleri nedeniyle görevlerini yerine getiremediği ve doğum iznini kullandığı göz önüne alındığında, idarenin sunduğu gerekçenin hukuken yeterli olmadığı sonucuna varılmıştır. İdarenin, başvuranın görevlerini tamamlamaması nedeniyle izin talebini reddetmesi, hukuka aykırı bulunmuş ve başvuranın aylıksız izin hakkından faydalandırılması yönünde tavsiyede bulunulmuştur. Bu durum, kamu hizmetinin etkinliği ve çalışan haklarının korunması açısından önem taşımaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/13143-S.21.21081
BAŞVURU NO : 2021/11464
KARAR TARİHİ : 14/09/2021
TAVSİYE KARARI
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
İZMİR SOSYAL GÜVENLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Aylıksız izin hakkından faydalanma talebi hk.
BAŞVURU TARİHİ : 28/06/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran,
1.1. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü bünyesinde Sosyal Güvenlik
Denetmeni olarak görev yapmakta olduğunu, 8/3/2021 tarihinde doğum yaptığını, doğum iznini kullandığını, akabinde ücretsiz izin talebinde bulunduğunu ancak talebinin mevcut görevlerini tamamlamamış olması nedeniyle uygun görülmediğini ancak 657 sayılı Kanun hükmünün ilgili idarelere takdir yetkisi vermediğini ve diğer il müdürlüklerinde bu yönde bir uygulamanın da bulunmadığını,
1.2. Başkanlık tarafından gerekçe olarak sunulan 2019 yılında verilen görevlerle birlikte sektörel denetimler ve acil görevler de dahil olmak üzere çok sayıda saha araştırması gerektiren görevin tarafına zimmetlendiğini, 2019 yılında tamamlanamayan bu görevlerin 2020 yılına sarktığı ancak Kurum
Başkanlığının 2020 yılı Nisan ayında Sosyal Güvenlik Denetmenliği Yeterlik sınavı yapılmasını planladığını, ayrıca 2020 yılı Mart ayında tüm dünyada yayılan Korona virüs nedeniyle sokağa çıkma yasaklarının başladığı ve evden çalışmaya geçildiği, bu dönemde mevzuat çalışması yapılmakla birlikte evden yapılabilecek kayıt inceleme, muvazaalı boşanma, hak sahipliği gibi işler tamamlanarak raporlarının yazıldığı,
1.3. Aylıksız izin almasına engel teşkil eden sahte işyeri ve sahte sigortalılık görevlerinin her biri için 50-
100 vatandaşın kuruma davet edilerek ifadelerinin alınması gerekmekte olup, sokağa çıkma yasakları ve
Korona virüsün risk teşkil etmesi nedeniyle bu görevlerin yapılmasının nitelik itibariyle mümkün olmadığı,
1.4. 17/11/2021 tarihinde 24. hafta gebeliği nedeniyle idari izninin başladığını, 08/03/2021 tarihindeki doğumuna kadar sürdüğünü, görevlerin 2020 yılında tamamlanamama sebeplerinin Koronavirüs tedbirleri
/
kapsamında sokağa çıkma yasaklarının olması, evden çalışmaların olması ve işlerin nitelikleri itibariyle evden çalışmaya uygun olmaması, kuruma davet edilen vatandaşların çoğunluğunun virüs nedeniyle ya karantinada olması ya da gelmekten imtina etmiş olması olduğunu,
1.5. 2021 yılında ise gebeliği nedeniyle riskli sınıfta yer alması ve idari izinli olması, Mart ayında da doğum yaparak doğum iznini kullanmış olması görevlerin tamamlanmasına imkan bulunmadığını
belirterek doğum sonrası aylıksız izin hakkının kanuna uygun olarak kullandırılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddialar hakkındaki bilgi ve belge talep yazımıza istinaden İzmir Sosyal Güvenlik
İl Müdürlüğü tarafından gönderilen 16/8/2021 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle;
2.1. Sosyal Güvenlik Denetmeni başvurana yapılmış görevlendirmelerin hali hazırda 15 adet olduğu, bu görevlerden en eski tarihli görevlendirmenin 22.01.2019’da ve en yeni görevlendirmenin ise 20.05.2019 tarihli olduğu, 2020 yılında 2 adet ve 2021 yılında 3 adet olmak üzere elinde bulunan iş yeri ve sicillerine ait yeni tarihli görev emirleri eski tarihlilerle birleştirildiği, sonuçlandırılması gereken 10 adet raporun beklendiği,
2.2. 2020/39 sayılı Sosyal Güvenlik Denetmenleri İş ve İşlemleri Genelgesinin 3.4.1. Genel Esaslar başlığı
17 inci paragrafında; “Denetim gerekçelerinin en geç tevdi tarihini takip eden iki ay içinde
sonııçlandmlması esastır, işyerinin mevcut durumunun, gerektiğinde ruhsatsız yapılmış olanlar da dâhil olmak üzere özel bina inşaatlarının yapı, sınıf ve grubunun belirlenmesi için inşaatın niteliğinin ve yüzölçümünün, yarım kalan inşaatların yapılmış olan kısımlarının seviyelerinin, başlama ve bitiş tarihlerinin tespitine ilişkin denetim gerekçelerinin ise en geç onbeş gün içinde tamamlanması gerekir.
Belirlenen sürede tamamlanamayan görevlerde, sonuçlandırılamama nedeni makul gerekçelerle açıklanabilir olmalıdır. Geçerli bir neden olmaksızın denetim gerekçesi sonuçlandırılmamışsa, öncelikli sorumluluk ilgili denetmene ve yetkili denetmen yardımcısına aittir.” denildiği,
2.3. Başvuranın elindeki görevlerden bir tanesinin zimmet tarihinden itibaren 15 gün içerisinde sonuçlandırılması gereken diğerlerinin 2 ay içinde sonuçlandırılması gereken görevlerden olduğu, tamamlanmamış 1 adet inşaat denetimi, 2 adet işveren tarafından yasal süresi dışında Sosyal Güvenlik
Kuramuna verilen belgelerin doğruluğunun denetimi konulu ve 1 adet muhteviyatı kayıt incelme olan denetim görevi zimmetlendiği,
2.4. Genelgede böyle bir sürenin konulmasının sebebinin kamu hizmetinin amacına ulaşacak şekilde kamu yararı gözetilerek Kurum kaybı, işçi, işveren ve hak sahiplerinin mağduriyetine sebebiyet verilmemesi olduğu, sahte işyeri ve sahte sigortalı incelemelerinin sonucuna göre ise Kurum tarafından sigortalılara yersiz ödenmiş gelir ve aylıklar olabileceği gibi, bu iş yerlerindeki hizmetleri nedeni ile tahsis talebinde bulunan sigortalılardan da ilgili alt mevzuat gereği aylık bağlanıp bağlanmayacağına karar verilmekte ve tamamlamamış her bir incelemenin sigortalıyı doğrudan etkilemekte olduğu,
2.5. Bunun yanında başvuranın zimmetinde bulunan inşaat işyeri denetim konulu görev emrinin tamamlanmamasından kaynaklı olarak ilgili inşaat firması denetim sonucu oluşmadığı için Kurumdan çıkabilecek prim borçlarının ödemesini yapamayacağı ve akabinde ilgili belediyeden yapı kullanma izin belgesi alamayacak, buna bağlı olarak dairelerin su, elektrik ve doğalgaz gibi abonelikleri ilgili
kuramlardan açılamadığı için daire sahiplerinin mağduriyeti oluşacağı, yasal süresinde verilmeyen belgelerin incelemesinde ise, yapılacak denetim sonrası işleme alınması veya alınmaması yönünde görev emri tamamlanmadığında kanaat bildirilmemesi sigortalıların varsa Kuramdan alacağı gelir, aylık, ödenek veya GSS hizmetine ulaşmalarına engel olduğu,
2.6. Tamamlanmamış tüm görev emirleri kamu yararını doğrudan etkilediği ayrıca her yetkili denetmen yardımcısına uygulanan yeterlik sınav öncesi makul bir süre yeterlik sınavı sonrası il değişikliği olabileceği göz önünde bulundurularak zimmetlerinde bulunan görev emirlerinin bitirilmesi için görev emri tevdiinin yapılmadığı, başvurana da 2019/12. aydan itibaren pandemi sürecinin başlangıcında doğum öncesi ve sonrası izinlerini kullandığı sürelerde dahil olmak üzere yeni görev emri zimmetinin yapılmadığı, pandemi süreci sonrası normalleşme ile birlikte tüm denetmen ve yetkili denetmen yardımcılarının Müdürlük
Makamının 07.07.2020 tarih sayılı yazısı ile zimmetlerindeki görev emirlerinin tamamlanması ve pandemi sürecinde yapılamamış işlerin bitirilmesi için 30.09.2020 tarihine kadar süre verilerek görev emri zimmeti yapılmadığı, başvurana ve İzmir İl Müdürlüğünde görev yapan tüm Sosyal Güvenlik
Denetmenlerine/Yetkili Denetmen Yardımcılarına Müdürlük Makamının 01.10.2020 tarih sayılı talimat yazısı gönderilerek zimmetlerindeki işlerin bitirilememe nedenlerinin sorulduğu, ilgili yazı akabinde Müdürlük Makamınca bitirilememe nedenleri makul ve zorlayıcı bir sebebe bağlı olmayan
Denetmenlere/yetkili denetmen yardımcılarına yazılı uyarı gönderildiği ve 20.04.2021 tarih ve sayılı yazı ile görev emirlerinin derhal tamamlanıp raporlaştırılarak teslim edilmesinin talimatlandırıldığı, tüm bu sürede yeni görev emri zimmeti yapılmamış olan başvuran zimmetindeki işlerin bir kısmını tamamlamış olmakla birlikte, ilgili yazılara konu görev emirlerinin çoğunluğunu tamamlamadığı ya da hiç başlamadığı, yapılan talimatlara rağmen ilgili denetmenin zimmetinde uzun sürelerdir sonuçlandırmadığı görev emirlerinin sonuçlandırarak ücretsiz izne ayrılması kararının kamu yararı gözetilerek alındığı,
2.7. İlgili denetmenden görev emirlerinin iade alınıp başka bir denetmen görevlendirilmesi durumunda, yeni görevlendirme tarihi en erken sayılı genelge gereği iade tarihini takip eden bir sonraki ayın 20. günü ve sonrası olacağı, yeni görevlendirilen denetmende de süreçlerin en başından başlayarak iki aylık inceleme süresi tekrar işlemeye başlayacağından yeni görevlendirmenin Kurum zararına, işçi, işveren ve hak sahipleri açısından mağduriyetine neden olabileceği,
2.8. İl Müdürlüğü bünyesinde 135 Sosyal Güvenlik Denetmeni, Sosyal Güvenlik Denetmen Yardımcısı 61 (2 yetkisiz olmak üzere) toplamda 196 Sosyal Güvenlik Denetmeni/Denetmen Yardımcısı bulunduğu
açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı
74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine
başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu
Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı
5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü
eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun
5.1. “Mazeret izni” başlıklı 104 üncü maddesinin A bendinde, “Kadın memura; doğumdan önce sekiz, doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam onaltı hafta süreyle analık izni verilir. Çoğul gebelik durumunda, doğum öncesi sekiz haftalık analık izni süresine iki hafta eklenir. Ancak beklenen doğum tarihinden sekiz hafta öncesine kadar sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu tabip raporuyla belgeleyen kadın memur, isteği hâlinde doğumdan önceki üç haftaya kadar kurumunda çalışabilir. Bu durumda, doğum öncesinde bu rapora dayanarak fiilen çalıştığı süreler doğum sonrası analık izni süresine eklenir. Doğumun erken gerçekleşmesi sebebiyle, doğum öncesi analık izninin kullanılamayan bölümü de doğum sonrası analık izni süresine ilave edilir. Doğum öncesi analık izninin başlaması gereken tarihten önce gerçekleşen doğumlarda ise doğum tarihi ile analık izninin başlaması gereken tarih arasındaki süre doğum sonrası analık iznine ilave edilir.”,
5.2. “Aylıksız izin” başlıklı 108 inci maddesinin B bendinde, “Doğum yapan memura, 104 üncü madde uyarınca verilen doğum sonrası analık izni süresinin veya aynı maddenin (F) fıkrası uyarınca verilen izin süresinin bitiminden; eşi doğum yapan memura ise, doğum tarihinden itibaren istekleri üzerine yirmidört aya kadar aylıksız izin verilir.”
hükümleri düzenlenmiş bulunmaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kabulü ve tavsiyede bulunulması yönünde öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
7. İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü bünyesinde Sosyal Güvenlik Denetmeni olarak görev yapmakta olan başvuran, 8/3/2021 tarihinde doğum yaptığını, doğum iznini kullandığını, akabinde ücretsiz izin talebinde bulunduğunu ancak talebinin mevcut görevlerini tamamlamamış olması nedeniyle uygun görülmediğini belirterek 657 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde aylıksız izin hakkından faydalandırılmasını talep etmektedir.
8. Bilindiği üzere, Anayasanın 2 inci maddesinde Devletin temel nitelikleri arasında hukuk devleti ilkesine yer verilmiş olup, hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirlilik”tir. Bu ilkeye göre, hukuki düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi de gereklidir. Ayrıca, idarenin işlem tesis ederken hukuka bağlı olması ve hukuk kuralları içinde hareket etmesi hukuk devletinin bir diğer ilkesidir. Bu kapsamda, bir idari işlemin belli bir sebebe dayanması gerekmekte olup, idari işlemin dayanağı olan sebebin açıkça kanunlarda gösterilerek bağlı yetkinin bulunduğu durumlarda idarenin, kanunun koyduğu sınırlar içinde kalması, sebep ve konu yönünden kanun ile belirtilen koşullara uyması gerekir. İdarenin takdir yetkisinin söz konusu olması halinde dahi keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmez. İdareye yasalarla tanınan takdir yetkisi mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır.
9. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu gereğince, doğum yapan memura, doğum sonrası analık izni süresinin bitiminden itibaren istekleri üzerine yirmidört aya kadar aylıksız izin verileceği hükme bağlanmış olup, söz konusu iznin kullanımında, doğum yapan memurun, analık izin sürelerini kullanmış ve talepte bulunmuş olması unsurlarına yer verildiği, başkaca herhangi bir şartın öngörülmediği ve söz konusu haktan faydalanılmasında ilgili idarelere takdir yetkisinin verilmediği görülmektedir.
10. Öte yandan, İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce, başvuranın aylıksız izin hakkından faydalanabilmesi için öncelikle tarafına 2019 yılında tevdii edilen işlerin tamamlanması hususunun şart koşulduğu, aksi halde aylıksız izin hakkından faydalanma imkanının olmadığı belirtilmiştir.
11. İlgili idare tarafından Kurumumuza sunulan bilgi ve belgelerde, başvurana tevdii edilen işlerin tamamlanmaması veya başka personele devredilmesi nedeniyle doğacak zarara ilişkin bilgilere yer verilerek kamu yararı gereğince başvuranın izin hakkından faydalandırılmadığı ifade edilmekle birlikte, başvuranın belirttiği üzere, tarafına tevdi edilen görevlerin korona virüs tedbirleri kapsamında görevlerin yerine getirilemediği ve askıya alındığı, ayrıca başvuranın 8/3/2021 tarihinde doğum yaptığı ve buna uygun olarak doğum öncesi ve sonrası analık izinlerini kullandığı göz önünde bulundurulduğunda, 2019 yılında tevdi edilen ve 2021 yılı itibariyle tamamlanmayan raporların tamamlanmaması veya başkaca personele devri nedeniyle ilgililer hakkında telafisi güç ve imkansız zararların doğabileceği kanaati oluşmamaktadır.
12. Ayrıca, ilgili idare tarafından sunulan gerekçe ile izin hakkından faydalanılması hususu arasında neden sonuç ilişkisinin kurulamadığı, ilgili mevzuat gereğince bağlı yetki içerisinde olan idarece başvuranın görevini yerine getirmemesi nedeniyle kullanılan takdir yetkisinin kamu yararı gereğince kullanılmasının da hukuken mümkün olmadığı ve bu kapsamda başvuranın analık izni sonrası aylıksız izin talebinin reddedilmesine yönelik tesis edilen işlemlerin hukuken yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.
13. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak; başvuranın ilgili mevzuat çerçevesinde aylıksız izin hakkından faydalandırılması yönünde ilgili idareye tavsiyede bulunmak gerektiği sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
14. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, başvuru kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, ancak hukuka aykırı işlem nedeniyle “kanunlara uygunluk” ilkesine ve başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idareden bundan böyle bu ilkelere uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
15. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İzmir İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan nedenlerle BAŞVURUNUN KABULÜNE,
Başvuranın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 108 inci maddesinin B bendi kapsamında aylıksız izin hakkından faydalandırılması yönünde İZMİR SOSYAL GÜVENLİK İL MÜDÜRLÜĞÜNE
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanun’un 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İZMİR SOSYAL GÜVENLİK İL
MÜDÜRLÜĞÜNCE bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Bu kararın BAŞVURANA, SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA ve İZMİR SOSYAL
GÜVENLİK İL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/