|
ÖZET: Başvuran, doğum tarihinin mahkeme kararıyla düzeltilmesi işleminin maddi hata düzeltmesi olduğunu savunarak, bu tarihin emeklilik yaşının belirlenmesinde dikkate alınmasını talep etmiştir. Ancak Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), mahkeme kararına dayanan düzeltmelerin emeklilik işlemlerinde geçerli olmadığını belirterek başvuruyu reddetmiştir. Başvuran, bu durumun hatalı olduğunu ve düzeltmenin maddi hata kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmiştir.
SGK’nın açıklamalarında, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 57. maddesi gereği, sigortalılık başlangıç tarihinden sonra yapılan yaş düzeltmelerinin dikkate alınmadığı belirtilmiştir. Ayrıca, Nüfus Hizmetleri Kanunu’na göre, maddi hataların düzeltilebilmesi için dayanak belgede hatalı veya eksik bilgi bulunması gerektiği vurgulanmıştır. Başvuranın doğum kaydının, muhtar bildirimiyle yapıldığı ve bu kaydın hatalı olmadığının tespit edildiği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum olmadığını değerlendirerek, ret kararını uygun bulmuştur. Başvuran, bu karara karşı yargı yoluna başvurma hakkına sahiptir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/6083-S.22.9311
BAŞVURU NO : 2021/19708
KARAR TARİHİ : 11/05/2022
RET KARARI
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
Başvuranın, mahkeme kararıyla doğum tarihinin değiştirilmesi
BAŞVURUNUN KONUSU :
işleminin maddi hatanın düzeltilmesi niteliğinde olduğu iddiası ve düzeltilen doğum tarihinin emeklilik yaşının belirlenmesinde dikkate alınması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 17/11/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle, ilgili hastaneden aldığı doğum belgesini dayanak göstermek suretiyle, nüfus idaresince yapılan maddi hatanın giderilmesi ve doğum tarihinin tashihi için açtığı davanın lehine sonuçlandığını ve doğum tarihinin düzeltildiğini, bunun üzerine yaşlılık aylığı bağlanması talebiyle Sosyal Güvenlik Kurumu
Başkanlığına (SGK) müracaat ettiğini, SGK tarafından emeklilik işlemlerinde maddi hata nedeniyle nüfus idaresince yapılan yaş düzeltmelerinin dikkate alındığı ancak mahkeme kararına dayanan yaş düzeltmelerinin dikkate alınmadığı gerekçe gösterilerek talebinin reddedildiğini, oysa mevcut durumunda yaş düzeltme işleminin maddi hatanın düzeltilmesi olduğunu, nüfus idaresinin iç işleyişine bağlı sebeplerle (düzeltme işleminin idarece yapılabileceği ancak dosyaların ve kayıtların Ankara’da tutulduğu) ve şifahi yönlendirmesiyle (yaş düzeltme işleminin mahkeme kararı kanalıyla da yapılabileceği) pandemi şartlarını da dikkate alarak mahkemeye müracaat ettiğini, yani maddi hatanın iki yolla da giderilebilmesine imkân olmasına rağmen salt mahkeme kararına dayandığı için yaş düzeltme işleminin kabul edilmeyerek yaşlılık aylığının bağlanmasının hatalı olduğunu belirterek yapılan düzeltmenin maddi hatanın düzeltilmesi olarak kabulünü ve emekli aylığı bağlanma talebinin düzeltilen yaşı dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 27/01/2022 tarihli ve sayılı yazı ve eklerinde ilgili mevzuat hükümlerine yer verilmekle birlikte özetle; 2.1. 5510 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 57 nci maddesi gereğince uzun ve kısa vadeli sigortalar ile genel sağlık sigortasından yararlanmada sigortaların yararlanmaya başlamadan önceki yaş düzeltmeleri kabul edildiği, sigortalılıkları başlatılanların sigortalılık başlangıç tarihinden sonra yaptıkları yaş düzeltmeleri ise dikkate alınmadığı, 2.2. Diğer taraftan, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 38 inci maddesinde, aile kütüklerine tescil edilmesi gereken bilgilerden; dayanak belgesinde bulunduğu halde nüfus kütüklerine hatalı veya eksik olarak tescil edilen ya da hiç yazılmayan bilgiler veya mükerrer kayıtlar maddi hata kapsamında değerlendirildiği, bu tür maddi hataların Nüfus İşleri Genel Müdürlüğü ya da nüfus müdürlükleri tarafından düzeltildiği veya tamamlandığı, nüfus kütüğüne hatalı veya eksik tescil edilen kayıtlarla ilgili düzeltmelerin mahkemeye gerek kalmaksızın Nüfus İşleri Genel Müdürlüğü ya da nüfus müdürlükleri tarafından düzeltilebildiği, bu hususların belgelenmesi halinde kayıt düzetilmesi Kanunun 57 nci maddesine aykırı düşmediğinden düzeltilmiş yaş dikkate alınarak işlem yapıldığı, 2.3. Başvuranın bilgilerinin incelenmesi neticesinde, Küçükçekmece 5 no’lu Asliye Hukuk
Mahkemesi’nin 07.01.2021 tarihinde kesinleşen esas ve kararına göre İstanbul – Küçükçekmece ilçesi tarafından doğum tarihi bilgisinin 20.04.1973 iken 17.05.1971 olarak düzeltildiğinin anlaşıldığı, mahkeme kararının başvuran adına ilk defa uzun vade sigorta primlerinin bildirildiği
01.11.1987 tarihinden sonra kesinleştiği, bu itibarla uzun vade sigorta kollarına ilişkin yaş ile ilgili
hükümlerin uygulanması işlemlerinde başvuranın doğum tarihinin 17.05.1971 olarak dikkate alınmasının mümkün olmadığı, 3. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden alınan 07/02/2022 tarihli ve sayılı yazıda ilgili mevzuat hükümlerine yer verilmek suretiyle özetle; 3.1. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 7 nci maddesinde aile kütüklerinde yer alacak bilgilerin sayıldığı, 38 inci maddesinde ise Kanunun 7 nci maddesinde sayılan bilgilerden dayanak belgesinde bulunduğu halde nüfus kütüklerine hatalı veya eksik olarak tescil edilen ya da hiç yazılmayan bilgilerin maddi hata kapsamında değerlendirildiği ve Genel Müdürlükçe ya da nüfus müdürlüklerince düzeltildiği, 3.2. Başvuranın nüfus kayıtlarının incelenmesinde başvuranın doğum bildiriminin sağlık kuruluşu raporu olmaksızın sözlü olarak ve anılan dönemdeki mevzuata uygun olarak yapıldığı ve nüfus kayıtlarına tescil işleminde maddi hata bulunmadığının tespit edildiği, başvuranın anılan doğum tarihinin mahkeme kararı olmaksızın idarece düzeltilmesine imkan bulunmadığı, İfade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ”, /
5. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Yaş” başlıklı 57 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrası; “Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına ilişkin yaş ile ilgili hükümlerin uygulanmasında, sigortalıların ve hak sahibi çocuklarının, mülga 02/06/1949 tarihli ve 5417 sayılı Kanun ve mülga 04/02/1957 tarihli ve 6900 sayılı Kanun ile 17/07/1964 tarihli ve 506 sayılı, 02/09/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı ve 08/06/1949 tarihli ve 5434 sayılı kanunlara, 17/07/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine tabi sandıklara veya bu Kanuna göre ilk defa malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olduğu tarihte, nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihleri, sigortalının bu Kanuna göre ilk defa çalışmaya başladığı tarihten sonra doğan çocuklarının ise nüfus kütüğüne ilk olarak yazılan doğum tarihleri esas alınır.
İş kazası, meslek hastalığı, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından gelir ve aylık tahsisleri ile sermaye değerinin hesabında, iş kazasının olduğu veya meslek hastalığının hekim raporuyla ilk defa tespit edildiği veya sigortalıların bu Kanuna ve bu Kanunla yürürlükten kaldırılmış kanunlara tâbi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten sonraki yaş düzeltmeleri dikkate alınmaz.”, 7. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunun “Aile kütüklerinde bulunması gereken kişisel bilgiler” başlıklı 7 nci maddesi; “(1) Her mahalle veya köy için ayrı aile kütüğü tutulur. Aile kütüklerinde aşağıdaki
bilgiler bulunur:
a) Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası.
b) Kayıtlı bulunduğu il, ilçe, köy veya mahalle adı ile cilt, aile ve birey sıra numarası.
c) Kişinin adı ve soyadı, cinsiyeti, baba ve ana adı ile soyadları, evli kadınların önceki soyadları.
ç) Doğum yeri ile gün, ay ve yıl olarak doğum tarihi ve kütüğe kayıt tarihi.
d) Evlenme, boşanma, soybağının kurulması veya reddi, ölüm, vatandaşlığın kazanılması veya kaybedilmesi gibi kişisel durumda meydana gelen değişiklik veya yetkili makamlarca yapılan düzeltmeler.
e) Dini.
f) Medeni hali.
g) Yerleşim yeri adresi.
ğ) Fotoğrafı.
h) Biyometrik verisi.
ı)Velayete ve vesayete ilişkin bilgileri.
(a), (g), (ğ), (h) ve (ı) bentlerinde belirtilen kayıtlar sadece elektronik ortamda tutulur…”, 8. “Kayıtların düzeltilmesi” başlıklı 35 inci maddesi; “(1) Kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz. Ancak olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddi hatalar nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir.”, 9. “Maddi hatalar” başlıklı 38 inci maddesi; “(1) Bu Kanunun 7 nci maddesinde sayılan aile kütüklerine tescil edilmesi gereken bilgilerden; dayanak belgesinde bulunduğu halde nüfus kütüklerine hatalı veya eksik olarak tescil edilen ya da hiç yazılmayan bilgiler veya mükerrer kayıtlar maddi hata
/
kapsamında değerlendirilir. Bu tür maddi hatalar Genel Müdürlükçe ya da nüfus müdürlükleri tarafından düzeltilir veya tamamlanır.”, Şeklindedir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuran hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun bulunmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran özetle, mahkeme kararıyla nüfus kaydında yapılan doğum tarihi düzeltmesinin maddi hatanın düzeltilmesi niteliğinde olduğunu belirterek emeklilik yaşının tespitinde düzeltilen doğum tarihinin dikkate alınmasını talep etmektedir.
12. SGK tarafından özetle, başvuranın mahkeme kararına dayanarak doğum tarihinin düzeltilmesi işleminin maddi hatanın düzeltilmesi niteliğinde olmadığı, bu nedenle emeklilik yaşının tespitinde dikkate alınmasına imkân bulunmadığı ifade edilmektedir.
13. Bu çerçevede uyuşmazlığın, başvuranın doğum tarihinin düzeltilmesi işleminin maddi hatanın düzeltilmesi niteliğinde olup olmadığı ile düzeltilen tarihin emeklilik yaşının tespitinde dikkate alınıp alınmayacağı noktalarında düğümlendiği anlaşılmaktadır.
14. Aile kütüklerinde yer alacak bilgiler 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 7 nci maddesinde sayılmıştır. Bunlardan “Doğum yeri ile gün, ay ve yıl olarak doğum tarihi ve kütüğe kayıt tarihi” bilgilerine maddenin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer verilmiştir.
15. Öte yandan 5490 sayılı Kanunun 35 inci maddesinde kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydının düzeltilemeyeceği, kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamayacağı ancak olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddi hataların nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltileceği, 38 inci maddesinde ise Kanunun 7 nci maddesinde sayılan bilgilerden; dayanak belgesinde bulunduğu halde nüfus kütüklerine hatalı veya eksik olarak tescil edilen ya da hiç yazılmayan bilgilerin maddi hata kapsamında değerlendirildiği ve Genel
Müdürlükçe ya da nüfus müdürlüklerince düzeltileceği düzenlenmiştir. Buna göre ilgililerin doğum tarihinin maddi hata kapsamında değerlendirilerek idarece düzeltilebilmesi için doğum tarihinin kayıt işlemine dayanak belgede yer alması ancak söz konusu tarihin hatalı veya eksik işlenmiş ya da hiç işlenmemiş olması gerekmektedir. Bunlar dışındaki kayıt düzeltme işlemleri ise ancak yargı kararları vasıtasıyla yapılabilmektedir.
16. Somut olayda başvuranın doğum kaydının, kaydın yapıldığı tarihteki mülga 1487 sayılı Nüfus
Kanunun 5 inci maddesine göre sağlık kuruluşu raporu olmaksızın muhtar tarafından yapılan bildirime dayanarak yapıldığı, dolayısıyla başvuranın doğum kaydına dayanak belgenin anılan muhtar bildirimi olduğu anlaşılmıştır. Başvuranın söz konusu dayanak belgede olduğu halde nüfus kütüğüne hatalı veya eksik olarak (dayanak belgedekinden farklı şekilde) tescil edilmiş ya da hiç yazılmayan bir bilgi bulunduğu iddiası bulunmamaktadır. Nitekim Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünce de başvuranın doğum tarihinin anılan dayanak belgeye uygun olarak tescil edildiği bildirilmiştir.
/
17. Öte yandan doğum tarihinin dayanak belgeye uygun olarak tescil edilmiş olması söz konusu kaydın mutlak olduğu ve hiç bir zaman değiştirilemeyeceği anlamına gelmemektedir. Dayanak belgeye uygun olarak tescil edilmiş doğum tarihleri doğal olarak yargı kararıyla değiştirilebilmektedir. Nitekim başvuranın dayanak belgeye uygun olarak tescil edilen doğum tarihi de Küçükçekmece 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 07/01/2021 tarihinde kesinleşen 07/10/2020 tarihli ve sayılı kararına dayanarak düzeltilmiştir.
18. Bununla birlikte 5510 sayılı Kanunun 57 nci maddesini ikinci fıkrasında malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına ilişkin yaş ile ilgili hükümlerin uygulanmasında sigortalının önceki sosyal güvenlik kanunlarına veya bu Kanuna göre ilk defa malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olduğu tarihte nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihin ilk defa çalışmaya başladığı tarih olarak esas alınacağı, 3 üncü fıkrasında da sigortalılara gelir ve aylık bağlanırken sigortalıların bu Kanuna ve bu Kanunla yürürlükten kaldırılmış kanunlara tâbi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten sonraki yaş düzeltmelerinin dikkate alınmayacağı düzenlenmiştir. Buna göre, ilk defa sigortalı olduktan sonra yapılan doğum tarihi düzeltmeleri emeklilik şartlarının belirlenmesi yönünden dikkate alınmamaktadır.
19. Diğer yandan 57 nci maddenin 3 üncü fıkrasının anayasaya aykırı olduğu ileri sürülerek yapılan itiraz başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi söz konusu kuralı; sosyal hukuk devletinin niteliği ve tanımı, sosyal güvenlik hakkının kapsamı, sosyal güvenliğin esasları ve amaçları, devletin istihdam politikası ve aktüeryal dengenin sürdürülmesinin önemi, mevcut kuralın amacı eşitlik ilkesi, mahkeme kararlarının niteliği ve bağlayıcılığı ile hukuki etkisi yönlerinden tartışmış ve nihayetinde Anayasaya aykırı olmadığına karar vermiştir (AYM, E.2019/5, K.2019/24, 11/04/2019).
20. Bu çerçevede Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, başvuranın doğum tarihinin ilk defa sigortalı olduğu tarihten sonra mahkeme kararına dayanarak düzeltildiği, anılan düzletme işleminin dayanak belgede olan bilgilerin kayda hatalı veya eksik tescil edilmesinden ya da hiç tescil edilmemesinden kaynaklanmadığı, bu nedenle maddi hatanın düzeltilmesi niteliği taşımadığı ve idari işlemle yapılmasına imkan bulunmadığı anlaşıldığından başvuranın emeklilik işlemlerinde düzeltilen doğum tarihinin esas alınması talebinin reddedilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkeleri yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; SGK’dan istenen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği, anılan idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, hesap verilebilirlik, makul sürede ve gerekçeli karar verme, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun hareket ettiği, ancak başvurana hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, dolayısıyla iyi yönetim ilkelerinden karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı anlaşılmış olup idarelerin bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
22. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İstanbul İş Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine; /
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/