|
ÖZET: Bu karar, Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde gerçekleşen doğumda, hastane ve hekim hatalarından dolayı anne ve bebekte meydana gelen zarar iddialarını incelemektedir. Başvuran, idarenin kusurunun tespit edilerek maddi ve manevi zararlarının tazminini talep etmiştir. Hastane, doğum sırasında acil bir durumun ortaya çıktığını ve gerekli tıbbi müdahalelerin yapıldığını, bebeğin kafa derisinde meydana gelen küçük bir yaralanmanın ise tıbbi bir hata değil, doğumun doğal bir komplikasyonu olduğunu belirtmiştir.
Bilirkişi raporları, yapılan müdahalelerin tıbben uygun olduğunu ve herhangi bir gecikme yaşanmadığını ortaya koymuştur. Ayrıca, doğumda meydana gelen yaralanmanın %1.5-1.9 oranında görülen normal bir komplikasyon olduğu vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvuranın iddiaları ve tazminat talebi, malpraktis olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Bu karar, sağlık hizmetlerinde komplikasyon ve malpraktis kavramlarının net bir şekilde ayrımını yaparak, tıbbi uygulamaların hukuki değerlendirmesini sağlamaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 6768-6768 |sayi|94019529-101.07.05-E.94019529-101.07.05-E.
BAŞVURU NO : 2017/12885 2017/ 12885
KARAR TARİHİ : 18/04/2018 |tarih|
RET KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : Av.
BAŞVURUYA KONU İDARE : SBÜ Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı
Eğitim ve Araştırma Hastanesi
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuru, adı geçen Hastanede gerçekleşen doğumda hastane ve hekim hatalarından dolayı Anne ve Bebek
’in zarar gördüğü iddiasıyla idarenin kusurunun tespiti ve maddi-manevi tazminat talebi hakkındadır .
BAŞVURU TARİHİ : 26/10/2017 26.10.2017
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuz kayıtlarına 26/ 10/ 2017 tarihinde giren şikayet başvuru formunda; Zekai Tahir Burak
Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gerçekleşen doğum sonucunda, hastane ve hekim hatalarından dolayı Anne ve Bebek ’te zarar meydana geldiği iddia edilerek, idarenin kusurunun tespiti ile için maddi ve manevi zararlarının tazmini talep edilmiştir .
2. Şikayet başvuru formu ekinde yer alan belgelerden özetle; 2.1. Anne ’in 10/ 06/ 2017 tarihinde saat 13:30 sularında Dr . Zekai Tahir Burak Kadın
Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Bölümüne doğum için giriş yaptığı, ilk muayenesini yapan doktorun annenin doğum suyunun gelmiş olması nedeniyle “doğum sancısı odasına” çıkarılmasına karar verdiği, annenin ivedi şekilde doğuma alınması gerekmekte iken uzun süre doğum sancısı odasında bekletildiği, saat 19:03 ’te sezaryen ile doğumun gerçekleştirildiği, 2.2. Doğum sırasında yapılan sezaryen nedeniyle anneye gerekenden fazla dikiş atıldığı,
1 / 102.3. Ayrıca Bebek ’te ise doğum esnasında kafa derisinde gözle görülür büyüklükte
laserasyon (yırtılma-yara) oluştuğu, bunun üzerine bebek ’in kafasına dikiş atıldığı, bu durumun fark edilmesi üzerine Baba tarafından 14/ 06/ 2017 tarihinde adı geçen hastaneden bilgilendirme talep edildiği, gelen cevabi yazıda “ bebek hayatı ön planda tutularak yapılan cerrahi işlem sırasında bebeğin kafa derisinde 0,8 cm’lik küçük bir laserasyon tespit edilmiştir .” şeklinde cevap verildiği, yeni doğan bir bebeğin kafa derisinde doğum esnasında yaralanmaya sebep olmanın herhangi bir bahanesinin olmayacağı, bunun tam anlamıyla doğumu gerçekleştiren doktorların veya diğer hastane görevlilerinin sorumsuz davranışları ve hataları nedeniyle meydana geldiği, Hastane tarafından verilen cevapta “0,8 cm’lik küçük bir laserasyon” denilerek yaptıkları hata ve bebekte oluşan bu ciddi yaralanmanın küçümsendiği, yeni doğan bir bebeğin vücut ölçüleri düşünüldüğünde bu yaralanmanın ciddi olduğu, zira bebek vücudu büyüdükçe bu yaranın boyutunun da büyüyeceği, o bölgede ileride saçının çıkmama ihtimali olduğu, 2.4. Doğumun geç yapılması nedeniyle bebeğin sağlığının bozulduğu, doğumdan sonra bebeğin aile sağlık merkezine götürüldüğü ve kan değerlerinin çok yüksek çıkması üzerine Yenimahalle
Devlet Hastanesine götürüldüğü, burada da kan değerlerinin yüksek olduğunun tespit edildiği, muayeneyi yapan doktor tarafından şifai olarak bu durumun doğumun yapıldığı hastanede söylenmesi gerektiğinin belirtildiği, doğumun gerçekleştiği Hastanede bebekle ilgili böyle bir uyarının yapılmadığı, 2.5. Anne ve babasının bebeklerini bu şekilde yaralı görmeleri nedeniyle derin üzüntü ve elem yaşadıkları, hekim ve hastane hatalarından dolayı anne, baba ve bebeğin gerek fiziki gerek ise psikolojik olarak sağlık durumlarının bozulduğu, bu durumlardan dolayı manevi olarak yıprandıkları, tedavi süreçlerinin uzaması nedeniyle de maddi olarak da büyük sıkıntılar yaşamakta oldukları, ayrıca hastane ve doktor hatalarından dolayı anne ve bebekte geçici ve kalıcı maluliyetler oluştuğu, 2.6. Ayrıca Sağlık Bakanlığına 26/ 07/ 2017 tarihli dilekçe ile maddi ve manevi zararlarının ödenmesi için başvurulduğu ve bugüne kadar herhangi bir cevap verilmediği, 2.7. Yukarıda açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle; Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı
Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gerçekleşen doğum sonucunda hastane ve hekim hatalarından dolayı Anne ve Bebek ’te meydana gelen zararlara ilişkin idarenin kusurlu olduğu, 2.8. İddia edilerek, idarenin kusurunun tespiti ile müvekkillerin maddi ve manevi zararlarının tazminine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür .
3. Kurumumuzca bebeğin kafasında meydana geldiği belirtilen laserasyona ilişkin resimler, Yenimahalle Devlet Hastanesinde yapılmış olan tetkik sonuçları ile Bilirkişi tarafından anne ve bebek muayene edilmek istenir ise kendilerine ulaşılabilmeleri için telefon numarası talep edilmiş olup, ilgili bilgi ve belgeler başvuranların vekili tarafından elektronik posta ile
Kurumumuza gönderilmiş ve dosyaya eklenmiştir . Ayrıca, Yenimahalle Devlet Hastanesinden de 25/ 01/ 2018 tarih ve sayılı yazımız ile Bebek ’e ait hasta dosyası talep edilmiş ve adı geçen Hastanenin 02/ 02/ 2018 tarih ve sayılı yazısı ekinde yukarıda bahsi geçen evraklar Kurumumuza iletilmiştir .
2 / 10II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
4. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Sağlık Bakanlığından 13/ 11/ 2017 tarih ve sayılı yazımız ile şikayet konusuyla ilgili olarak inceleme başlatılıp başlatılmadığı, inceleme başlatılmış ise hangi aşamada olduğu ve bu zamana kadar yapılmış tüm iş ve işlemlere ilişkin bilgi ve belgeler ile inceleme başlatılmamış ise gerekçesi talep edilmiş olup, yazımıza cevaben SBÜ Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 01/ 12/ 2017 tarih ve sayılı yazısında özetle; 4.1. Konuyla ilgili hastanelerinde herhangi bir inceleme başlatılmadığı, 4.2. Söz konusu Gebe ’nin 10/ 06/ 2017 tarihindeki doğumu sırasında bebek kalp atımlarında bozulma ve erken membran rüptürü (suyun erken gelmesi) ile bebeğin hayatını tehdit eden ve acil müdahale gerektiren bir tıbbi durum meydana geldiği, görevli doktorlar tarafından güncel tıbbi bilgilere ve uygulamalara uygun şekilde acil sezaryen ameliyatı yapıldığı, ameliyatın usulüne uygun olarak tamamlandığı, sonuçta anne ve bebeğin sağlıklı bir şekilde sorunsuz taburcu edildiği, 4.3. Kayıtların incelenmesinde acil sezaryen işlemi sırasında bebeğin kafa saçlı derisinde cilt seviyesinde yüzeyel küçük bir laserasyon (yaralanma) meydana geldiği ve takiben tedavi için sütüre edildiği, söz konusu cilt yaralanmalarının acil sezaryen ameliyatlarında ve özellikle erken membran rüptürü vakalarında belli oranlarda rastlanabilen yaralanma türlerinden olduğu, yaralanmalar içinde en küçük, kalıcı sekel bırakmayan yaralanma olduğu, literatür taraması yapıldığında sezaryen sırasında bebeğin yaralanmasının %1.5 – 1.9 oranında görüldüğü, bu oranların acil sezaryenlerde daha da arttığı, bu yaralanmalar arasında uzun kemik kırıkları, felce neden olan kalıcı nörolojik hasarların dahi görülebildiği, 4.4. Söz konusu hastayla ilgili yapılan işlemlerin güncel tıbbi bilgilere uygun olduğu, telafisi imkansız bir sağlık sorununa, kalıcı bir uzuv zafiyetine veya hasarına neden olmadığı, tamamen iyileşebilen, kafa saçlı derisi üzerinde yüzeyel ve küçük bir cilt laserasyonu şeklinde hafif bir komplikasyon meydana geldiği, 4.5. Yukarıda izah edilen nedenlerden dolayı söz konusu durumla ilgili bir inceleme ve soruşturmaya gerek duyulmadığı, 4.6. Gebenin eşinin verdiği açıklama talepli dilekçesine cevap verildiği, ( 14/ 06/ 2017 tarihli dilekçeye cevaben düzenlenmiş hitaplı 20/ 06/ 2017 tarih ve sayılı yazının ekte sunulduğu), Belirtilmiştir .
5. Bunun üzerine, Kurumumuzun 13/ 12/ 2017 tarih ve sayılı yazısı ile Anne ve Bebek ’e ait hasta dosyasının (muayene, tetkik, gözlem, tahlil, ameliyat ile diğer tüm iş ve işlemlere ait belgelerin) onaylı birer örneği talep edilmiş olup, SBÜ Zekai Tahir Burak
Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 18/ 12/ 2017 tarih ve sayılı yazısı ekinde gönderilen evrakların başka bir ’e ait olduğu anlaşıldığından, 10/ 01/ 2018 tarih ve sayılı yazımız ile tekrar hasta dosyası talep edilmiş ve adı geçen Hastanenin 15/ 01/ 2018 tarih ve sayılı yazısı ekinde talep edilen evraklar Kurumumuza gönderilmiştir . Hasta dosyası içerisinde; 10/ 06/ 2017 tarih ve 13:40 saatinin kaydı düşülerek, ’e “ okudum, anladım,
3 / 10kabul ediyorum .” yazdırılıp imzalatılan “ doğum eylem süreci ve doğumda bakım rıza belgesi ” yer
aldığı görülmüştür .
III. İLGİLİ MEVZUAT
6. Anayasamız ın 6.1. “ Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı ” başlıklı 17’inci maddesi ; “ Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir .
Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz…” 7. 74’üncü maddesi ; “ …Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir .
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler… ”
8. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu nun:
8.1. “ Kurumun görevi ” başlıklı 5’inci maddesi nin birinci fıkrası; “ Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .” 8.2. “Bilirkişi görevlendirilmesi ve tanık dinlenmesi ” başlıklı 19’uncu maddesi nin birinci fıkrasında; “İnceleme ve araştırma konusu ile ilgili olarak Başdenetçi veya denetçiler bilirkişi görevlendirebilir .” 9. 5013 Sayılı Biyoloji ve Tıbbın Uygulanması Bakımından İnsan Hakları ve İnsan
Haysiyetinin Korunması Sözleşmesi : İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesinin
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanunun :
9.1. 4’üncü maddesi : “Mesleki standartlar : Araştırma dahil, sağlık alanında herhangi bir müdahalenin, ilgili mesleki yükümlülükler ve standartlara uygun olarak yapılması gerekir .” 9.2. 5’inci maddesi : “ Genel kural : Sağlık alanında herhangi bir müdahale, ilgili kişinin bu müdahaleye özgürce ve bilgilendirilmiş bir şekilde muvafakat etmesinden sonra yapılabilir . Bu kişiye, önceden, müdahalenin amacı ve niteliği ile sonuçları ve tehlikeleri hakkında uygun bilgiler verilecektir . İlgili kişi, muvafakatini her zaman, serbestçe geri alabilir .”
10. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun un :
10.1. 69’uncu maddesi ; “Tabipler, diş tabipleri, dişçiler ve ebeler bu kanunda tasrih edilmiyen ve sair kavanin ve nizamat ile kendilerine tevdi edilmiş olan bilcümle vezaifin ifasiyle mükelleftirler .
10.2. 70’inci maddesi : “ Tabipler, diş tabipleri ve dişçiler yapacakları her nevi ameliye için hastanın, hasta küçük veya tahtı hacirde ise veli veya vasisinin evvelemirde muvafakatını alırlar . Büyük ameliyei cerrahiyeler için bu muvafakatin tahriri olması lazımdır .” 10.3. Ek 12’nci maddesinin birinci fıkrası; “(Ek : 21/ 1/ 2010- 5947/ 8 md.) Kamu sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışan tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar, tıbbi kötü uygulama nedeniyle kendilerinden talep edilebilecek zararlar ile kurumlarınca
4 / 10kendilerine yapılacak rüculara karşı sigorta yaptırmak zorundadır . Bu sigorta priminin yarısı
kendileri tarafından, diğer yarısı döner sermayesi bulunan kurumlarda döner sermayeden, döner sermayesi bulunmayan kurumlarda kurum bütçelerinden ödenir . “
11. Tıbbi Deontoloji Nizamnamesinin :
11.1. 2’nci maddesi ; “Tabip ve diş tabibinin başta gelen vazifesi, insan sağlığına, hayatına ve şahsiyetine ihtimam ve hürmet göstermektir . Tabip ve diş tabibi; hastanın cinsiyeti, ırkı, milliyeti, dini ve mezhebi, ahlâki düşünceleri, karakter ve şahsiyeti, içtimai seviyesi, mevkii ve siyasi kanaatı ne olursa olsun, muayene ve tedavi hususunda âzami dikkat ve ihtimamı göstermekle mükelleftir . “ 11.2. 6’ncı maddesi ; “Tabip ve diş tabibi, sanat ve mesleğini icra ederken, hiç bir tesir ve nüfuza kapılmaksızın, vicdanî ve meslekî kanaatına göre hareket eder . Tabip ve diş tabibi, tatbik edeceği tedaviyi tâyinde serbesttir . ” 11.3. 13’üncü maddesi ; “Tabip ve diş tabibi, ilmî icaplara uygun olarak teşhis koyar ve gereken tedaviyi tatbik eder . Bu faaliyetlerinin mutlak surette şifa ile neticelenmemesinden dolayı, deontoloji bakımından muaheze edilemez . ”
12. Hasta Hakları Yönetmeliğinin :
12.1. 5’ inci maddesinin (d) bendi; “Tıbbi zorunluluklar ve kanunlarda yazılı haller dışında, rızası olmaksızın kişinin vücut bütünlüğüne ve diğer kişilik haklarına dokunulamaz .” 12.2. 11’inci maddesi; “Hasta, modern tıbbi bilgi ve teknolojinin gereklerine uygun olarak teşhisinin konulmasını, tedavisinin yapılmasını ve bakımını istemek hakkına sahiptir . Tababetin ilkelerine ve tababet ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı veya aldatıcı mahiyette teşhis ve tedavi yapılamaz .” 12.3. 14’üncü maddesi; “Personel, hastanın durumunun gerektirdiği tıbbi özeni gösterir . Hastanın hayatını kurtarmak veya sağlığını korumak mümkün olmadığı takdirde dahi, ıstırabını azaltmaya veya dindirmeye çalışmak zorunludur .” 12.4. 15’inci maddesi (Başlığı ile birlikte değişik : RG- 8/ 5/ 2014- 28994) ; “Hastaya; a) Hastalığın muhtemel sebepleri ve nasıl seyredeceği, b) Tıbbi müdahalenin kim tarafından nerede, ne şekilde ve nasıl yapılacağı ile tahmini süresi, c) Diğer tanı ve tedavi seçenekleri ve bu seçeneklerin getireceği fayda ve riskler ile hastanın sağlığı üzerindeki muhtemel etkileri, ç)
Muhtemel komplikasyonları, d) Reddetme durumunda ortaya çıkabilecek muhtemel fayda ve riskleri, e) Kullanılacak ilaçların önemli özellikleri, f) Sağlığı için kritik olan yaşam tarzı önerileri, g) Gerektiğinde aynı konuda tıbbî yardıma nasıl ulaşabileceği hususlarında bilgi verilir .” 12.5. 24’üncü maddesi (Değişik : RG- 8/ 5/ 2014- 28994) ; “Tıbbi müdahalelerde hastanın rızası gerekir…” 12.6. “ Rıza Formu” başlıklı 26’ncı maddesi (Başlığı ile birlikte değişik : RG- 8/ 5/ 2014- 28994)
“Mevzuatta öngörülen durumlar ile uyuşmazlığa mahal vermesi tıbben muhtemel görülen tıbbi müdahaleler için sağlık kurum ve kuruluşunca 15 inci maddedeki bilgileri içeren rıza formu hazırlanır . Rıza formunda yer alan bilgiler; sözlü olarak hastaya aktarılarak rıza formu
5 / 10hastaya veya kanuni temsilcisine imzalatılır . Rıza formu iki nüsha olarak imza altına alınır ve
bir nüshası hastanın dosyasına konulur, diğeri ise hastaya veya kanuni temsilcisine verilir . Acil durumlarda tıbbi müdahalenin hasta tarafından kabul edilmemesi durumunda, bu beyan imzalı olarak alınır, imzadan imtina etmesi halinde durum tutanak altına alınır . Rıza formu bilgilendirmeyi yapan ve tıbbi müdahaleyi gerçekleştirecek sağlık meslek mensubu tarafından imzalanır . Verilen bilgilerin doğruluğundan ilgili sağlık meslek mensubu sorumludur . Rıza formları arşiv mevzuatına uygun olarak muhafaza edilir .” 12.7. 42’nci maddesi; “ Hastanın ve hasta ile ilgili bulunanların, hasta haklarının ihlali halinde, mevzuat çerçevesinde her türlü müracaat, şikayet ve dava hakları vardır .”, 13. 6023 sayılı Türk Tabipler Birliği Kanununa dayanılarak çıkarılan ve Türk Tabipler Birliği
Büyük Kongresinde kabul edilen Hekimlik Meslek Etiği Kurallarının :
13.1. 8’inci maddesi : “Hekim, mesleğini uygularken vicdani ve mesleki bilimsel kanaatine göre hareket eder . ” 13.2. 13’üncü maddesi : “Bilgisizlik, deneyimsizlik ya da ilgisizlik nedeniyle bir hastanın zarar görmesi “hekimliğin kötü uygulaması” anlamına gelir . ” 13.3. 21’inci maddesi : “ Hekim hastasının sağlığı ile ilgili kararlar alırken; bilgilenme hakkı, aydınlatılmış onam hakkı, tedaviyi kabul ya da red hakkı, vb . hasta haklarına saygı göstermek zorundadır .” 13.4. “ Aydınlatılmış Onam ” başlıklı 26’ıncı maddesi : “ Hekim hastasını , hastanın sağlık durumu ve konulan tanı, önerilen tedavi yönteminin türü, başarı şansı ve süresi, tedavi yönteminin hastanın sağlığı için taşıdığı riskler , verilen ilaçların kullanılışı ve olası yan etkileri, hastanın önerilen tedaviyi kabul etmemesi durumunda hastalığın yaratacağı sonuçlar, olası tedavi seçenekleri ve riskleri konularında aydınlatır . Yapılacak aydınlatma hastanın kültürel, toplumsal ve ruhsal durumuna özen gösteren bir uygunlukta olmalıdır . Bilgiler hasta tarafından anlaşılabilecek biçimde verilmelidir . Hastanın dışında bilgilendirilecek kişileri, hasta kendisi belirler . Sağlıkla ilgili her türlü girişim, kişinin özgür ve aydınlatılmış onamı ile yapılabilir .
Alınan onam, baskı, tehdit, eksik aydınlatma ya da kandırma yoluyla alındıysa geçersizdir .”
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
14. Başvuranın iddiaları, idarelerin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek hazırlanan “ Ret Kararı Önerisi ” Kamu
Başdenetçisine sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 15. Şikayet başvurusunda özetle; Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gerçekleşen doğum sonucunda, hastane ve hekim hatalarından dolayı Anne ve
Bebek ’te zarar meydana geldiği iddia edilerek, idarenin kusurunun tespiti ile için maddi ve manevi zararlarının tazmini talep edilmiştir (Ayrıntı için bkz . 2’inci paragraf) .
16. SBÜ Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesinin açıklamalarında özetle;
6 / 10konuyla ilgili hastanelerinde herhangi bir inceleme başlatılmadığı, Gebe ’nin
10/ 06/ 2017 tarihindeki doğumu sırasında bebek kalp atımlarında bozulma ve erken membran rüptürü (suyun erken gelmesi) ile bebeğin hayatını tehdit eden ve acil müdahale gerektiren bir tıbbi durum meydana geldiği, görevli doktorlar tarafından güncel tıbbi bilgilere ve uygulamalara uygun şekilde acil sezaryen ameliyatı yapıldığı, ameliyatın usulüne uygun olarak tamamlandığı, sonuçta anne ve bebeğin sağlıklı bir şekilde sorunsuz taburcu edildiği belirtildikten sonra, kayıtların incelenmesinde acil sezaryen işlemi sırasında bebeğin kafa saçlı derisinde cilt seviyesinde yüzeyel küçük bir laserasyon (yaralanma) meydana geldiği ve takiben tedavi için sütüre edildiği, söz konusu cilt yaralanmalarının acil sezaryen ameliyatlarında ve özellikle erken membran rüptürü vakalarında belli oranlarda rastlanabilen yaralanma türlerinden olduğu, yaralanmalar içinde en küçük, kalıcı sekel bırakmayan yaralanma olduğu, literatür taraması yapıldığında sezaryen sırasında bebeğin yaralanmasının %1.5 – 1.9 oranında görüldüğü, bu oranların acil sezaryenlerde daha da arttığı, bu yaralanmalar arasında uzun kemik kırıkları, felce neden olan kalıcı nörolojik hasarların dahi görülebildiği, söz konusu hastayla ilgili yapılan işlemlerin güncel tıbbi bilgilere uygun olduğu, telafisi imkansız bir sağlık sorununa, kalıcı bir uzuv zafiyetine veya hasarına neden olmadığı, tamamen iyileşebilen, kafa saçlı derisi üzerinde yüzeyel ve küçük bir cilt laserasyonu şeklinde hafif bir komplikasyon meydana geldiği belirtilmiştir .
17. Şikayete konu iddiaların çözüme kavuşturulabilmesi için öncelikle malpraktis ve komplikasyon kavramlarının açıklanması gerekmektedir .
18. 1219 sayılı Kanunda “ tıbbi kötü uygulama”, Hekimlik Mesleği Etik Kurallarında is e “hekimliğin kötü uygulaması” olarak ifadesini bulan malpraktis ; 1992 yılında yapılan 44. Dünya Tabipler
Birliğinin Genel Kurulunda kabul edilen, Tıpta Yanlış Uygulama (Malpraktis) Konulu Marbella
Bildirgesi’nin 2’nci maddesinin (a) fıkrasında; hekimin tedavi sırasında standart uygulamayı yapmaması, beceri eksikliği veya hastaya tedavi vermemesi ile oluşan “ zarardır ” şeklinde tanımlanmıştır . Geniş anlamda ele alındığında; ihmal, dikkatsizlik, bilgisizlik, beceri eksikliği ve hasta bakımında yetersizlik neticesinde malpraktis ortaya çıkmakta ve hekimin sorumluluğuna gidilebilmektedir .
19. Diğer taraftan komplikasyon ise tıbbi standartlara uygun müdahale yapılmasına ve her türlü tedbir alınmasına rağmen meydana gelen olumsuzluk olarak tanımlanmaktadır . Tıbbın kabul ettiği normal riskler / komplikasyonlar zamanında fark edilmezse, fark edilmesine rağmen önlem alınmazsa, fark edilip önlem alınmasına rağmen yerleşmiş standart tıbbi tedavi ve müdahalede bulunulmazsa malpraktis söz konusu olur ve yine hekimin sorumluluğuna gidilebilir .
20. Dolayısıyla, somut olayımızda hekimin / hekimlerin sorumluluğu olup olmadığının tespiti gerektiğinden bilirkişi görüşüne ihtiyaç duyulmuş olup, SBÜ Etlik Zübeyde Hanım Sağlık
Uygulama Araştırma Merkezinden 26 / 01/ 2018 tarih ve sayılı yazımız ile bilirkişi görevlendirilmesi talep edilmiş, adı geçen Hastanenin 26/ 02/ 2018 tarih ve sayılı yazısı ekinde bilirkişi olarak görevlendirilen Kadın Hastalıkları ve Doğum ve Perinatoloji Uzmanı Prof .
Dr . ile Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ve Neonatoloji Uzmanı Doç . Dr .
tarafından düzenlenmiş Bilirkişi Raporu Kurumumuza iletilmiştir .
21. Kadın Hastalıkları ve Doğum ve Perinatoloji Uzmanı Prof . Dr . ile Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ve Neonatoloji Uzmanı Doç . Dr . tarafından düzenlenen
7 / 10Bilirkişi Raporunda;
21.1. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Anne ve Bebek ’e yapılan müdahalelerin tıbben uygun olup olmadığı, herhangi bir gecikme olup olmadığı hususunda; 21.1.1. Hasta ’in 10/ 06/ 2017 tarihinde saat 13:30 sularında Zekai Tahir Kadın
Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesinin acil bölümüne doğum için giriş yaptığı ( 37 hafta 5 gün, G1), hastanın muayene edilmesini takiben doğum salonuna yatışının yapıldığı, dilekçede belirtildiği gibi suyu gelen her hastanın ivedi şekilde doğuma alınmasının gerekmediği, yapılması gerekenin yatışının yapılıp doğum sancıları ve bebek kalp atışları için takip edilmesi olduğu, hastanın izleminde gelişen bebek kalp atışlarındaki yavaşlama nedeniyle hastanın acil sezaryene alındığı, sezaryen ameliyatının hayat kurtarıcı bir ameliyat olduğu, bu ameliyat sırasında rahime, karın duvarı katlarına ve cilt altına dikişler atıldığı, sonrasında hastanın ağrısı olabileceği, buna yönelik ameliyat sonrası dönemde ağrı kesici ilaçlar verildiği, ’e yapılan müdahalelerin tıbben uygun olduğu ve herhangi bir gecikme olmadığı, 21.1.2. Sezaryen ameliyatında literatürde de belirtildiği gibi bebeğin yaralanma riski olduğu (Accidental fetal lacerations during cesarean delivery : Experience in an Italian level III university hospital Salvatore Dessole et al . American Journal of Obstetrics and
Gynecology ( 2004) 191, 1673e 7), 21.1.3. ’in doğumu sırasında da kafa derisinde 0.8 cm laserasyon (kesi) geliştiği, mevcut yaralanmaya henüz bebek doğum odasında iken dikiş atılarak müdahale edildiği, bebeğin takibinde fetal distres, cilt kesisi ve erken membran rüptürü olması nedeniyle antibiyotik tedavisi başlandığı ve 5 gün tedavi verildiği, taburculuk sonrası kontrole çağrıldığı, üfürüm duyulması nedeniyle yapılan ekokardiyografıde sekundum ASD ve duktus arteriozus saptandığı ve kontrolü planlandığı, Be bek ’e yapılan müdahalelerin tıbben uygun olduğu, herhangi bir gecikme olmadığı ve kalıcı herhangi bir zararın söz konusu olmadığı, 21.1.4. Söz konusu bebek ile ilgili yapılan işlemlerin güncel tıbbi bilgilere ve uygulamalara uygun olduğu, telafisi imkansız bir sağlık sorununa, kalıcı bir uzuv zaafıyeti veya hasarına neden olmadığı ve tamamen iyileşebilen, kafa saçlı derisi üzerinde gelişen yüzeyel bir cilt laserasyonu olduğu, laserasyon bölgesinin saçlı deri içinde yer alan küçük bir alan olduğu ve bu bölgede uzun dönemde saç çıkmama sorununun olacağının öngörülemeyeceği, alanın küçük olması nedeniyle bu konunun kozmetik bir soruna yol açmayacağı kanatine varıldığı, cilt laserasyonuna zamanında tanı konulduğu ve tedavisinin yapıldığı, herhangi bir gecikmenin söz konusu olmadığı, 21.1.5. Hasta yatış işleminde onam belgelerinin imzalamış olduğu, söz konusu belgelerde de bebek için riskler bölümünde bebek cildinde kesi olabileceğinin açıkça belirtildiği, 21.2. Sezaryen doğum sırasında bebeğin yaralanmasının komplikasyon yada tıbbi hata olup olmadığı hususunda; Sezaryen sırasında bebeğin yaralanma riskinin olduğu, cilt yaralanmalarının acil sezaryen ameliyatlarında ve özellikle erken membran rüptürü vakalarında belli oranlarda rastlanabilen yaralanma türlerinden olduğu, yaralanmalar içinde küçük ve kalıcı
8 / 10sekel bırakmayan yaralanmalar olduğu, literatüre bakıldığında sezaryen sırasında bebeğin
yaralanmasının % 1.0- 2.0 oranında görüldüğünün bildirildiği, bu oranların acil sezaryen ameliyatlarında ve suyu gelen hastaların ameliyatlarında daha da arttığı (Accidental fetal lacerations during cesarean delivery : Experience in an Italian level III university hospital
Salvatore Dessole et al . American Journal of Obstetrics and Gynecology ( 2004) 191, 1673e 7), söz konusu durumun tıbbi bir hata olmadığı, 21.3. Bebeğe ait Yenimahalle Devlet Hastanesinde yapılmış 12- 17- 24/ 07/ 2017 tarihli test sonuçları da göz önünde bulundurularak, Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve
Araştırma Hastanesinde bebeğin müdahale/teşhis/bakım/gözlem/tetkik/takibinde herhangi bir eksiklik bulunup bulunmadığı hususunda; 21.3.1. Yenimahalle Devlet Hastanesinde 12/ 07/ 2017 tarihinde tiroid fonksiyon testleri, antitiroglobulin antikor ve anti TPO bakıldığı, Serbest T 4’ün sınırda düşük, TSH’ın sınırda yüksek, diğer testlerin ise normal sınırlarda bulunduğu, bu testlerin istenme sebebinin yenidoğan tarama testlerinde (topuk kanı) TSH değerinin yüksek olması olduğunun düşünüldüğü, çocuk endokrinoloji uzmanının laboratuvar sonuç formunda görülen notlarından santral hipotiroidi olmasından endişelenmesi nedeniyle ön hipofız hormonlarından ACTH ve ACTH’a bağlı adrenal korteksten salınan kortizol hormonlarını istediği, izlemde tiroid fonksiyon testlerinin normal sınırlarda geldiği, 21.3.2. Ülkemizde konjenital hipotiroidi açısından yenidoğan taraması yapıldığı, tarama için topuktan doğumda (hastanın daha sonra başvurmaması riski nedeni ile) ve 3. günden sonra (hastanede yatıyorsa hastanede, yatmıyor ise aile hekimliğinde) olmak üzere kan alındığı ve sonuçlarda anormallik olursa aile hekimliği tarafından sadece aileye ulaşılarak bilgi verildiği, ailenin ileri tetkik ve tedavi açısından yönlendirildiği, hastanın doğduğu veya yattığı hastanenin bu açıdan bilgilendirilmesinin ve doktorların haberinin olmasının mümkün olmadığı, bu nedenle ailenin dilekçesinde belirttiği gibi ‘ bu durunun doğum yapıldığı hastanede size söylenmesi gerekirdi ‘ şeklinde bir durumun olmasının mümkün olmadığı, yenidoğan taraması yapıldığı için bebeklerden rutin olarak tiroid fonksiyon testleri çalışılmadığı, tarama testlerinde sonuçlar anormal olursa ileri tetkik ve tedavi için kan tetkiklerinin alındığı ve ultrasonografi ile tiroid bezinin değerlendirilmesinin, santral kaynaklı hipotiroidi düşünülür ise ön hipofız hormonlarına bakılması gerektiği, Yenimahalle Devlet Hastanesinde bakılan testlerin aileye tarama testinde anormallik olduğunun bildirilmesi sonucu yapıldığının düşünüldüğü, 21.3.3. Bebeğin müdahale / teşhis / bakım / gözlem / tetkik / takibinde herhangi bir eksiklik bulunmadığı, 21.4. Yukarıdaki verilen bilgilerin ışığında yapılan dosya incelenmesinde; Zekai Tahir Kadın
Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi ilgili uzman hekimlerinin belirtilen tıbbi müdahale ve tedavi sürecinde; tıbbi kanaat ve değerlendirmelerinden dolayı, uzmanlıklarının gerektirdiği kurallara aykırılık, tıbbi mesleki açıdan eksiklik, yanlış uygulama veya ihmali bulunmadığı kanaatine varıldığı, Belirtilmiştir .
22. Ayrıca, hasta dosyası içerisinde yer alan Doğum Eylem Süreci ve Doğumda Bakım Rıza
9 / 10Belgesinin tarafından “ okudum, anladım, kabul ediyorum .” yazılmak suretiyle
imzalandığı; bu belgede tedavi yönteminin, işlemlerin alternatiflerinin, risklerinin, komplikasyonlarının, tedavi kabul edilmez ise karşılaşılacak sonuçların ayrıntılı olarak belirtildiği; belgede “ Sezaryenlerin yüzde birinden daha azında doğum sırasında bebek yaralanabilir . Olduğunda da genelde küçük bir yaralanmadır .” bilgisinin yer aldığı görülmüştür .
23. Sonuç olarak, başvuranın iddiaları, idarelerin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde : Anne ve Bebek
’in Zekai Tahir Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki tedavisinde malprakstis (tıbbi kötü uygulama / hekimliğin kötü uygulaması) olduğuna dair bir kanaatin oluşmadığı ve tazminat talepli başvurunun yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “iyi yönetim ilkeleri ” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin, başvuru sahibine verdiği cevapta hangi sürede hangi merciye başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdareden bahse konu ilkeye uygun davranması beklenmektedir .
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
25. 14/ 06/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli ret kararının başvurana tebliğinden itibaren dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçeler BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA, SAĞLIK BAKANLIĞINA ve SBÜ ZEKAİ TAHİR BURAK
KADIN SAĞLIĞI EĞİTİM ve ARAŞTIRMA HASTANESİNE tebliğin e , Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi