|
ÖZET: Başvuran, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa’da Mühendislik doktora programında yer alan tezinin kabul edilmesine rağmen, kaydının silinmesi nedeniyle mezuniyet belgesi ve unvan talep etmektedir. Başvuru, 2 Temmuz 2024 tarihinde yapılmış olup, başvuranın iddiaları, kaydının silinmesine dair mahkeme kararları ve eğitim sürecine ilişkin belgelerle desteklenmiştir. Başvuran, kaydının silinmesinin ardından, mahkeme kararları doğrultusunda yeniden kaydının açıldığını ve tez aşamasını başarıyla tamamladığını belirtmektedir.
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Rektörlüğü, başvuranın kaydının silinmesine ilişkin işlemlerin hukuki gerekçelerini sunmuş, ancak başvuranın mezuniyet koşullarını yerine getirdiği ve kaydının silinmesine neden olan eksikliklerin giderildiği tespit edilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın mezuniyet belgesi ve unvanının verilmesi yönünde tavsiyede bulunmuş, bu kararın idareye bildirilmesi için 30 günlük süre tanımıştır. Sonuç olarak, başvuranın doktora programını başarıyla tamamladığı ve mezuniyet belgesinin düzenlenmesi gerektiği yönünde bir karar alınmıştır. İlgili idarenin, bu tavsiye kararına uygun olarak işlem yapması beklenmektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/11276-S.24.17184
BAŞVURU NO : 2024/8195
KARAR TARİHİ : 16.10.2024
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ-CERRAHPAŞA REKTÖRLÜĞÜ
Başvuranın doktora programından ilişiğinin kesilmesine itirazı
BAŞVURUNUN KONUSU :
hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 02.07.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle; doktora öğrencisi olarak Mühendisliği Anabilim Dalında Mühendisliği doktora programında “
” isimli tez çalışmasını İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Fen
Bilimleri Enstitüsüne teslim ettiğini, 23.03.2023 tarihli tutanak ile başarılı bulunduğunu ve doktora tezinin kabul edildiğini, ne var ki tezini tamamlamış olmasına rağmen kaydının sonraki tarihli mahkeme kararı nedeniyle silindiğini, kaydı silinmeden önce süreci tamamlamış olduğundan kazanılmış hakkı olduğunu, diğer yandan İstanbul 10. İdare Mahkemesi / E. / K. sayılı kararına istinaden eğitimine devam etmekte olduğu için 5 Temmuz 2022 tarihli 7417 sayılı Kanun ile getirilen aftan faydalanmasının mümkün olmadığını, aftan faydalanıp hâlihazırda eğitimine devam edebilme imkânının da elinden alındığını ileri sürerek doktorasını tamamladığına dair mezuniyet belgesinin ve unvanının düzenlenerek tarafına verilmesini, aksi halde aftan faydalanarak kaydının yapılmasını ve eğitimi tamamlamasının sağlanmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun bilgi ve belge talebi üzerine, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Rektörlüğü tarafından gönderilen 26.08.2024 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Başvuran, 22.02.2006 tarihinde İstanbul Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Mühendisliği
Doktora programına kayıtlı iken, 08.11.2017 tarih ve sayılı karar ile kaydının silindiği, aynı Enstitü
tarafından, İstanbul 10. İdare Mahkemesinin / Esas sayılı ve 08.03.2018 tarihli kararı ile “teminat alınmaksızın yürütmenin durdurulmasına” karar verildiği için, 28.03.2018 tarihinde öğrencinin kaydının yeniden açıldığı, Ancak 24.03.2023 tarihli İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdare Dava Dairesinin
Esas: / Karar: / sayılı ve 08.03.2023 günlü kararı ile davanın reddine karar verildiğinden, Enstitüleri 12.04.2024 tarih ve sayılı Yönetim Kurulunun nolu kararı ile ilgili mahkeme kararı dikkate alınarak kaydının silindiği, ayrıca 7417 sayılı kanun ile 2547 sayılı kanuna eklenen geçici madde uygulama ilkeleri doğrultusunda, süresi içinde af başvurusunda bulunmadığından öğrencilik işlemlerinin devam etmediği, 2.2. Başvuranın doktora tezi kabul edildikten sonra mezuniyeti için başka şart gerekmediği, ancak mezuniyet başvurusunda bulunan her öğrencinin, Enstitü Yönetim Kurulu Kararı alınarak mezun edilmekte olduğu, başvuranın mezuniyet başvurusu yaptığı hafta Mahkeme kararı Enstitülerine tebliğ edildiğinden ve hâlihazırda mezuniyet kararı alınmadığından Mahkeme kararı uygulanarak öğrencinin ilişiğinin kesildiği, 2.3. Başvuranın doktora programında tez aşamasında iken ilişiğinin kesildiği, İstanbul 10. İdare
Mahkemesinin / E. / K. sayılı ilişik kesme işleminin iptaline ilişkin kararına istinaden, başvuranın 29.03.2018 tarih ve sayılı yazı ile 28.03.2018 tarihli yönetim kurulunun 37 sayılı kararı alınarak kaydının açılmasına karar verildiğine ilişkin bilgi ve belgeler, başvuranla ilgili bu tarihten
23.03.2023 tarihinde gerçekleştirilen tez savunmasına kadar neler yaptığı, başvuranın kaydının silinmesine
ilişkin İstanbul Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitü Yönetim Kurulu kararına karşı iptal davası açtıktan sonraki sürece ilişkin kronolojik olarak detaylı bilgi ve açıklamalar, ilk derece, istinaf ve temyiz mercilerinin kararları üzerine gerçekleştirilen iş ve işlemlere ilişkin Enstitü Yönetim Kurulu kararları dâhil tüm belgelerin onaylı örneklerinin ekte sunulduğu belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Cumhuriyetin nitelikleri” kenar başlıklı 2’nci maddesi:
“Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” kenar başlıklı 74’üncü maddesinin
dördüncü ve beşinci fıkraları:
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. […]”
3.2. “Mahkemelerin bağımsızlığı” kenar başlıklı 138’inci maddesinin dördüncü fıkrası:
“Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci
fıkrası:
/
“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kararların sonuçları” başlıklı 28’inci maddesinin
birinci fıkrası:
“(Değişik:10/6/1994-4001/13 md.) Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. (İptal cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 10/7/2013 tarihli ve E.: 2012/107 K.: 2013/90
sayılı Kararı ile.) (…) (Ek cümleler: 21/2/2014-6526/18 md.; Değişik üçüncü ve dördüncü cümleler:
10/9/2014-6552/97 md.; İptal üçüncü cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 25/11/2015 tarihli ve E.: 2014/86, K.: 2015/109 sayılı Kararı ile.) (…) (İptal dördüncü cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 25/11/2015 tarihli ve
E.: 2014/86, K.: 2015/109 sayılı Kararı ile.) (Ek cümle: 10/9/2014-6552/97 md.) (…) ancak disiplin hükümleri saklıdır.”
5.1. “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49’uncu maddesi:
“(Değişik: 18/6/2014-6545/22 md.) 1. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar.
b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar.
2. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması, sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozar.
3. Kararların kısmen onanması ve kısmen bozulması hâllerinde kesinleşen kısım Danıştay kararında belirtilir.
4. Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50 nci madde hükümleri kıyasen uygulanır.
5. Temyize konu edilen kararı veren ya da karara katılan hâkim aynı davanın temyiz incelemesinde görev alamaz.”
5.2. “Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem” başlıklı 50’nci maddesi:
“(Değişik: 18/6/2014-6545/23 md.) 1. Temyiz incelemesi sonucunda verilen karar, dosyayla birlikte kararı veren mercie gönderilir. (Ek cümle: 20/7/2017-7035/7 md.) Ancak Danıştay ilgili dairesinin onamaya
ilişkin kararları, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği de bölge idare mahkemesine gönderilir. Bu kararlar, dosyanın geldiği tarihten itibaren yedi gün içinde taraflara tebliğe çıkarılır.
2. Temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ilgili merci, dosyayı öncelikle inceler ve varsa gerekli tahkik işlemlerini tamamlayarak yeniden karar verir.
3. Bölge idare mahkemesi, Danıştayca verilen bozma kararına uyabileceği gibi kararında ısrar da edebilir.
4. Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır.
5. Bölge idare mahkemesi, bozmaya uymayarak kararında ısrar ederse, ısrar kararının temyizi hâlinde, talep, konusuna göre Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulunca incelenir ve karara bağlanır.
Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulması zorunludur.” 6. 29.08.2018 tarihli ve 30520 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İstanbul Üniversitesi – Cerrahpaşa
Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği’nin “Diploma” kenar başlıklı 50’nci maddesi:
“ (1) Bu Yönetmelikte doktora programı için belirlenen bütün koşulları başarıyla sağlayan ve ilgili enstitüce istenen diğer işlemleri de yerine getiren öğrenciye, üzerinde öğrencinin kayıtlı olduğu anabilim dalındaki programın onaylanmış adı bulunan doktora diploması verilir.
(2) Mezuniyet koşullarını yerine getirmeyen öğrenci, bu koşulları yerine getirinceye kadar diplomasını alamaz, öğrencilik haklarından yararlanamaz ve azami süresinin dolması halinde ilişiği kesilir.
(3) Mezuniyet tarihi, tezin sınav jürisi tarafından imzalanmış nüshasının enstitüye teslim edildiği tarihtir.
(4) Tezin bir kopyası, tezin teslim tarihinden itibaren üç ay içinde elektronik ortamda YÖK’e gönderilir.” hükümlerini haizdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
7. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuru, Mühendisliği Anabilim Dalında Mühendisliği doktora programı öğrencisi başvuranın, 23.03.2023 tarihli tutanak ile doktora tezinin kabul edilmesine karşın sonraki tarihli mahkeme kararı nedeniyle ilişiğinin kesilmesine itirazı ile mezuniyet belgesi ve unvanının düzenlenmesi, aksi takdirde 7417 sayılı Kanun ile getirilen aftan faydalandırılması talepleri hakkındadır.
9. Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; 9.1. Başvuranın 22.02.2006 tarihinde İstanbul Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Mühendisliği
Doktora programına kayıt olduğu, eğitim programı kapsamında gerekli dersleri başarıyla tamamladığı,
ardından doktora yeterlik sınavında başarılı olduğu ve tez adı önerisinin uygun bulunduğu, başvuran tez aşamasında iken tez izleme komitesi raporlarını süresinde sunmadığından bahisle İstanbul Üniversitesi
Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği’nin 49/8 hükmü gereğince 08.11.2017 tarihli ve sayılı
Yönetim Kurulunda kaydının silinmesine karar verildiği, başvuran tarafından yapılan itirazın da 22.11.2017 tarih ve 48 sayılı Yönetim Kurulunda alınan kararla reddedildiği, 9.2. Başvuranın kaydının silinmesine ilişkin itirazının reddedilmesi üzerine, doktora programından kaydının silinmesi işlemine karşı yürütme durdurma talepli iptal davası açtığı, İstanbul 10. İdare
Mahkemesinin / esasına kayıtlı yürütülen yargılamada Mahkemece 08.03.2018 tarihinde dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, söz konusu yürütmenin durdurulması kararının gereği olarak 28.03.2018 tarih ve sayılı Enstitü Yönetim Kurulunda alınan karar uyarınca kaydının yeniden açıldığı, İstanbul 10. İdare Mahkemesinin / esas, / karar numaralı ve
04.07.2018 tarihli kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği,
9.3. Başvuranın kaydının Mahkeme kararı gereğince açılmasından sonra kendisine danışman atanmasına, tez adı değişikliği önerisinin kabulüne, tez izleme komitesi oluşturulmasına, başvuranın tez önerisi savunma sınavına alınmasına dair Yönetim Kurulu kararları alındığı, tez izleme komitesince tez önerisinin kabulüne dair oybirliğiyle karar alındığı, başvuranın 2018-2019 güz, 2018-2019 bahar, 2019-2020 güz, 2020-2021 güz, 2021-2022 güz, 2021-2022 bahar dönemlerine ilişkin sunduğu tezine dair ara raporların tez izleme komitesi tarafından oybirliğiyle başarılı bulunduğu, nihayetinde başvuranın 23.03.2023 tarihinde tez savunma sınavına girdiği ve oybirliği ile tezin kabulüne karar verildiği, 27 03.2023 tarihinde ciltli tezini teslim ederek mezuniyet talebinde bulunduğu, 9.4. Ancak, başvuranın doktora programından kaydının silinmesine yönelik işlemin iptaline dair açtığı davanın İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdare Dava Dairesinin Esas: / Karar: / sayılı ve 08.03.2023 günlü kararı ile temyiz yolu açık olarak reddine karar verildiği, kararın İstanbul ÜniversitesiCerrahpaşa Rektörlüğüne 24.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği, Hukuk Müşavirliğinin 05.04.2023 tarihli ve sayılı yazısı ile Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürlüğüne bildirildiği, Enstitü Yönetim Kurulunun
12.04.2023 tarih ve sayılı nolu kararı ile başvuranın kaydının silindiği,
9.5. Başvuranın temyiz yoluna başvurması üzerine İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava
Dairesinin 08.03.2023 tarihli, / esas ve / karar sayılı ilamının Danıştay 8. Dairesinin
21.11.2023 tarihli, / esas ve / karar sayılı ilamıyla kesin olarak onandığı, kararın
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Rektörlüğüne 10.01.2024 tarihinde tebliğ edildiği, Hukuk Müşavirliğinin
15.01.2024 tarihli ve sayılı yazısı ile Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürlüğüne bildirildiği,
9.6. Bunun üzerine başvuranın öncelikle doktora programını tamamlamış olduğundan bahisle mezuniyet belgesinin ve unvanının tarafına verilmesi aksi takdirde 7417 sayılı Kanun ile 2547 sayılı Kanuna eklenen madde uyarınca öğrenci affından faydalandırılması taleplerini içerir 06.05.2024 tarihli dilekçesi ile
Kurumumuza başvurduğu tespit edilmiştir.
10. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğu belirtilmiş; 138. maddesinin son fıkrasında da, yasama, yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda oldukları, bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hüküm altına alınmıştır.
11. 2577 sayılı Kanun’un “Kararların sonuçları” başlıklı 28. maddesinin birinci fıkrasında da, “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin
kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur.
Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez.” hükmüne yer verilmiştir.
12. Başvuranın; yukarıda belirtildiği üzere tez izleme komitesi raporlarını süresinde sunmadığından bahisle kaydının silinmesi işlemine karşı açtığı davada verilen yürütmenin durdurulması kararı uyarınca yeniden kaydının yapıldığı, bu kaydın yapılmasının yukarıda Anayasa ve Kanun ile teminat altına alınan idarenin mahkeme kararlarını uyma yükümlülüğünden kaynaklandığı, dolayısıyla başvuranın yeniden kaydının yapılması işleminin hukuki ve meşru bir nedene dayandığı, bu hukuki ve meşru nedene dayalı olarak doktora programına devam eden başvuranın, süreç içerisinde kaydının ilk kez silinmesine neden olan eksiklikleri giderdiği, yani tez izleme komitesi raporlarını sunduğu ve bu raporların başarılı bulunduğu, netice itibariyle başvuranın kaydının silinmesine dair idari işlemin sebep unsurunun ortadan kalktığı anlaşılmıştır.
13. Diğer yandan, başvuranın ilk kayıt silme işleminin sebep unsuru olan tez izleme komitesi raporlarının sunulmaması hususunu ortadan kaldırdığı gibi doktora programını başarıyla tamamlamış olmak için gerekli sair tüm aşamaları da tamamladığı İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Lisansüstü Eğitim ve Öğretim
Yönetmeliği’nin 50’nci maddesinde doktora programı için belirlenen bütün koşulları başarıyla sağlayan ve ilgili enstitüce istenen diğer işlemleri de yerine getiren öğrenciye, üzerinde öğrencinin kayıtlı olduğu anabilim dalındaki programın onaylanmış adı bulunan doktora diploması verileceği, mezuniyet tarihinin, tezin sınav jürisi tarafından imzalanmış nüshasının enstitüye teslim edildiği tarih olduğu hükmünün düzenlendiği, bu çerçevede başvuranın 23.03.2023 tarihinde gerçekleştirilen tez savunma sınavında jüri tarafından oybirliği ile tezinin kabulüne karar verildiği, 27.03.2023 tarihinde tezini Enstitüye teslim ettiği, anılan Yönetmelik hükmü uyarınca bu tarihte mezuniyete hak kazanmış olduğu, nitekim idare tarafından başvuranın yeniden kaydı yapıldıktan sonra doktora öğrenimi süresince başarısız olduğuna dair bir iddiada da bulunulmadığı, dolayısıyla başvuranın mezuniyete hak kazanmış olduğu 27.03.2023 tarihinden sonra, idare tarafından 12.04.2023 tarihinde ikinci kez kayıt silme işlemi tesis edildiği görülmüştür.
14. Dosya kapsamından, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü tarafından Hukuk Müşavirliğinden görüş istenmesi üzerine Hukuk Müşavirliği’nin 12.04.2023 tarihli ve sayılı yazısı ile “Her ne kadar İstanbul Bölge
İdare Mahkemesi 7. İdare Dava Dairesinin Esas: / Karar: / sayılı kararı ile davası reddedilmiş olsa da; İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliğinin 50/3
Maddesi ‘Mezuniyet tarihi, tezin sınav jürisi tarafından imzalanmış nüshasının enstitüye teslim edildiği tarihtir.’ hükmü uyarınca ilgili öğrenci 27.03.2023 tarihinde mezun olmuş sayılacağından, bu durumun öğrenci için kazanılmış hak doğuracağı da gözetildiğinde kişi hakkında bir mezuniyet kararı varsa bu kararın iptal edilmemesinin uygun olacağı tarafımızca değerlendirilmiştir.” şeklinde mütalaa bildirildiği görülmüştür.
15. Gerçekten de başvuranın, doktora programının tüm aşamalarını tamamladığı, yalnızca mezun olduğuna dair Yönetim Kurulu kararı alınmadığı anlaşılmakla birlikte Yönetim Kurulu kararının inşai nitelikte olacağına dair mevzuatta herhangi bir düzenleme yer almadığı, başvuranın tezin sınav jürisi tarafından imzalanmış nüshasını enstitüye teslim ettiği tarih itibariyle mezuniyete hak kazandığı, bu itibarla öğrencinin mezun olduğuna dair alınacak Yönetim Kurulu kararının tespit edici nitelikte olacağı değerlendirilmiştir.
16. Başvuranın mezuniyete hak kazanmış olduğu bu noktada, her ne kadar idare tarafından İstanbul Bölge
İdare Mahkemesi’nin davanın reddine dair kararı dayanak gösterilerek kayıt silme işlemi tesis edilmişse de, söz konusu Mahkeme kararının başvuranın kaydının ilk kez silinmesine dair işleme yönelik olduğu ve yerleşik idari yargının uygulamasına esas ‘idari işlemin tesis edildiği tarihe göre değerlendirilmesi’ ilkesi esas alınarak değerlendirme yapıldığı, bu nedenle İdare tarafından başvuranın kaydının ikinci kez silinmesinin söz konusu Mahkeme kararının bir gereği olmadığı değerlendirilmiştir.
17. Nitekim Kurumumuzca başvuruya konu olay bakımından hakkaniyete uygunluk yönünden yapılan incelemede de; başvuranın kaydının silinmesi işlemine karşı açtığı davada yürütmenin durdurulması kararı uyarınca yeniden kaydının yapıldığı ve ilk derece mahkemesi tarafından dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, henüz Bölge İdare Mahkemesi ve Danıştay tarafından istinaf ve temyiz incelemesinin devam ettiği ve kesin kararın verilmediği süreçte, 05.07.2022 tarihli ve 7417 sayılı Kanun ile 2547 sayılı Kanun’a eklenen geçici 83’üncü madde ile “öğrenci affı” öngörüldüğü, bu kapsamda, yükseköğretim kurumlarında hazırlık dâhil bütün sınıflarda intibak, önlisans, lisans tamamlama, lisans, lisansüstü öğrenimi gören ve kanunda anılan istisnalar hariç her ne sebeple olursa olsun ilişiği kesilen öğrencilere, dört ay içinde ilişiklerinin kesildiği yükseköğretim kurumuna başvuruda bulunmaları şartıyla 2022-2023 eğitim-öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilme imkânı getirildiği, ancak kanunda öngörülen tarihlerde başvuranın açmış olduğu dava hakkındaki iptal kararı dolayısıyla öğrencilik statüsü devam ettiği için bu imkândan faydalanmasının da mümkün olmadığı, gelinen aşamada ise süreleri kaçırdığı için öğrenci affından faydalandırılmasının mümkün olmadığı, bu durumun hakkaniyetle de bağdaşmadığı değerlendirilmiştir.
18. Tüm bu açıklamalar çerçevesinde; başvuranın yeniden doktora programına kaydedilmesinin hukuki ve meşru bir nedene dayandığı, doktora programına ilişkin tüm aşamaları başarıyla tamamlayarak mezun olma şartlarını sağladığı, idare tarafından da aksine bir iddiada bulunulmadığı, yeniden kayıt silme işlemine dayanak gösterilen Mahkeme kararının ilk kayıt silme işlemine ilişkin o tarih itibariyle değerlendirilen bir hüküm olduğu, bu nedenle davacının mezun edilmeme ve kaydının silinmesine dair başvuruya konu işlemde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine, Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Anılan madde hükmü uyarınca, inceleme ve araştırma kapsamında ilgili idarenin iyi yönetim ilkelerine uygun işlem ve eylem ile tutum veya davranışta bulunup bulunmadığı hususları da Kurum tarafından gözetilmektedir.
20. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından zamanında ve gerekçeli olarak iletildiği, böylece “kararların gerekçeli olması” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı değerlendirilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
21. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre, Kamu
Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup anılan Kanun’un 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Bu hükme göre, ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı (varsa)
dava açma süresinden arta kalan sürede İstanbul İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvuranın doktora diplomasının ve unvanının düzenlenerek tarafına verilmesi yönünde İSTANBUL
ÜNİVERSİTESİ-CERRAHPAŞA REKTÖRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ-CERRAHPAŞA REKTÖRLÜĞÜ tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ-CERRAHPAŞA REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi