ÖZET: Bu Danıştay kararı, başvuranın doktora sınavı için saatlik izin talebinin reddedilmesi ve idareci ile yaşadığı mobbing iddialarını ele almaktadır. Başvuran, yıllık izin kullanmak zorunda bırakıldığını ve idarecinin kendisine yönelik farklı muamelede bulunduğunu savunmuştur. İnceleme sonucunda, başvuranın izin taleplerinin karşılanmaması ve sürekli disiplin soruşturmalarına maruz kalması nedeniyle çalışma ortamında psikolojik baskıya maruz kaldığı tespit edilmiştir.

Kararda, başvuranın daha önce idareyle sorun yaşamadığı, ancak 2017 yılından itibaren idareci ve diğer personel tarafından sürekli disiplin işlemleriyle hedef alındığı belirtilmiştir. İdarenin, başvuranın izin taleplerine yönelik sunduğu gerekçelerin yetersiz olduğu ve bu durumun başvuranın çalışma barışını olumsuz etkilediği vurgulanmıştır.

Sonuç olarak, başvuranın saatlik izin taleplerinin objektif kriterler çerçevesinde adil bir şekilde değerlendirilmesi, mobbing uygulamalarının sonlandırılması ve çalışma ortamında huzurun sağlanması için gerekli tedbirlerin alınması yönünde tavsiyelerde bulunulmuştur. Bu karar, idarecilerin çalışanlara karşı hakkaniyetli davranma yükümlülüğünü de hatırlatmaktadır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/10433-S.22.16093

BAŞVURU NO : 2022/2601

KARAR TARİHİ : 17/08/2022

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ERCİYES ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ

Başvuranın görev yerinin değiştirilmesi, idarecinin farklı muamele

BAŞVURUNUN KONUSU :

yaptığı saatlik izin konusunda uygulamanın iyileştirilmesi ve idarecinin uyguladığı mobbingin sonlandırılması talepleri hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 18/02/2022

I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda, başvuran özetle; Erciyes Üniversitesi Hastanelerinde Sosyal Hizmet

Uzmanı olarak görev yaptığını, toplam üç Sosyal Hizmet Ünitesinde üç Sosyal Çalışmacı/Sosyal Hizmet

Uzmanı bulunduğunu, 6 ayda bir Sosyal Hizmet Uzmanlarının görev yeri değiştirilerek rotasyon yapıldığını, çevrimdışı olan doktora sınavı için 2 saat izin verilmediği gerekçesiyle 13.01.2022 tarih ve sayılı dilekçeyle Hastane Müdür Yardımcısı Hastane Müdürlüğümüze şikayet ettikten sonra Çocuk Hastanesi Sosyal Hizmet Ünitesindeki görev yerinin değiştirilerek Mayıs 2021 ve

Kasım 2021 tarihleri arasında görev yaptığı – Hastanesinde bulunan Sosyal Hizmet

Ünitesine tekrar gönderildiğini, – Hastanesinde bulunan Sosyal Hizmet Ünitesi fiziksel koşulları ve ısınma probleminden dolayı diğer Sosyal Hizmet Uzmanlarının da çalışmak istemediği bir yer olduğunu, 10.02.2022 tarih ve sayılı dilekçe ile mevcut görev yerinde devam etmeyi veya Gevher

Nesibe Hastanesi Sosyal Hizmet Ünitesinde görevlendirilmeyi talep ettiği halde Hastane Müdürlüğünce talebinin reddedildiğini, Hastane Müdür Yardımcısı Müdürlüğe şikâyet ettiği ve

Müdürlükten olumsuz cevap alması üzerine Müdürlüğü de CİMER’e şikâyet ettiği gerekçesiyle cezalandırıldığını, üstelik saatlik izin uygulaması ile ilgili şikâyetini içeren 13.01.2022 tarih ve sayılı dilekçesine Müdürlükçe verilen 26.01.2022 tarih ve sayılı cevapta saatlik izin uygulamasının herhangi bir mevzuatta yer almadığının ancak amirin mazereti uygun görmesi halinde izin verilebileceğinin ifade edildiğini, doktora eğitimiyle ilgili 14 Ocak 2022 tarihinde gireceği online sınav için saatlik izin

Hastane Müdür Yardımcısı tarafından uygun görülmezken, meslektaşı ’in 20 Ocak

2022 tarihinde amirinden saatlik izin alabildiğini, Hastane Müdürlüğünün dilekçelerine olumsuz cevap

vermesi üzerine Rektörlüğe iletilmek üzere verdiği 02.02.2022 tarih ve sayılı dilekçeye de benzer

cevaplar verildiğini, daha önce de şahsına mobbing yapıldığı gerekçesiyle Hastane Müdür Yardımcısı ve Hastane Müdürlüğünü Rektörlüğe, YÖK ve CİMER’e birçok defa şikâyet ettiğini, şikâyet dilekçelerinin yine şikâyet ettiğim kişi ve birimlerce cevaplandığını, bu cevapların CİMER, YÖK ve

Rektörlükçe yeterli görüldüğünü, hiçbir kişi veya birimin mobbing yaptığını kabul etmeyeceğinin herkes tarafından da çok iyi bilindiğini, Hastane Müdür Yardımcısı elindeki kamu gücü ve yetkisini şahsına karşı olan kişisel husumetlerinden dolayı olabildiğince aleyhine kullandığını, Hastane Müdür

Yardımcısı daha önce yabancı uyruklu bir ailenin çocuğunu ailenin rızasına dayalı olmaksızın, babaya da kendisinin yanında ağır hakaretler ederek, bağırıp çağırarak, aşağılayarak kendisi aracılığıyla Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı bir kuruluşa yerleştirmek istediğini, ancak bunu reddettiği ve gerekli işlemleri başlatmadığı için kendisi hakkında soruşturma açıldığını, suçsuz olduğunun ispatlandığını, söz konusu olay hakkında CİMER dahil ilgili tüm birimleri somut delillerle bilgilendirdiğini, hiçbir sonuç alamadığını ifade ederek saatlik izinin objektif kriterler çerçevesinde herkese adil bir şekilde verilmesi, saatlik izin konusunda yetkili amirin keyfiyet ve takdirine son verilmesi, sosyal hizmet uzmanları için uygulanan rotasyon sürecinin adil bir şekilde işletilmesi, şahsına uygulanan mobbing sürecinin sonlandırılması, konusu idari ve adli suç oluşturan şikayetleri için gereğinin yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 07/03/2022 tarihli bilgi ve belge yazısına cevaben Erciyes Üniversitesi Rektörlüğü

Personel Daire Başkanlığı İdari Personel ve Kadro Şube Müdürlüğü 12/04/2022 tarihli yazısında özetle;

2.1. Sağlık hizmet sunumunda ihtiyaç ve beklentileri karşılamak, hasta ve çalışan memnuniyetini ön planda tutmak üniversite hastanemizin temel politikasıdır. Bu hizmeti verirken hasta ve çalışan haklarını gözetmek iş sağlığı ve çevre güvenliğini sağlamak ana prensibimizdir. Konuya ve talebe verdiğimiz önemden kaynaklı olarak Kalite Politikamız ile konuya giriş yaparak kurumumuzun hasta ve çalışan memnuniyetine verdiği önem ve çalışan haklarının ne derece önemsendiğini, kurumumuza iletilen tüm talepleri, istekleri, şikâyetleri çözüm odaklı bir yaklaşım sergileyerek karşılamak ve/veya çözmek için ne derece gayret gösterdiğimizi, karşılaşılan en basit sorun ile en ciddi sorun arasında herhangi bir ayrım yapmadan tarafların penceresinden bakarak, kendi penceremizi de kapatmadan sorun odaklı değil çözüm odaklı olduğumuzu belirtmek isteriz.

2.2. Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezimizde faaliyetler Gevher Nesibe Hastanesi, Mehmet Kemal

Dedeman Onkoloji Hastanesi, Yılmaz ve Mehmet Öztaşkın Kalp Hastanesi, Semiha- Asım Kibar Organ

Nakli ve Diyaliz Hastanesi, Mustafa Eraslan ve Fevzi Mercan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi ile

Şahinur Dedeman Kemik İliği Nakil ve Kök Hücre Tedavi Merkezi ve Nazende-Nuri ÖZKAYA Gündüz

Tedavi Merkezi, Gülser ve Dr. Mustafa GÜNDOĞDU Kapsamlı Hizmet Laboratuvarında sürdürülmekte olup, hastanelerimizdeki Sosyal Hizmet faaliyetleri ise hastalarımızın ve yakınlarının ilgili hizmete en kısa sürede ulaşabilmesi amacıyla üç ayrı birimde toplamda üç Sosyal Çalışmacı ile sürdürülmektedir.

2.3. Sosyal Çalışmacı olarak görev yapan çalışanların, motivasyonunun artırılması ve hizmet sunumunda anılan birime ait tüm işlemler hakkında bilgi sahibi olmaları amacıyla 01/11/2018 tarih ve (Ek-1)

sayılı yazımız ile 6 (altı) aylık sürelerle rotasyona tabi tutularak çalıştırılmalarına karar verilmiştir.

2.4. Başvuranın görev yapmakta olduğu ve Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları

Hastanesindeki idari amiri Hastane Müdür Yardımcısı hakkındaki iddiaları ile farklı konularda sürekli adı geçen amiri hakkındaki şikayetleri nedeni ile idari amirinin değişmesi için

Sosyal Çalışmacıların rotasyon uygulaması sonlandırılarak Müdürlüğümüzün 09/02/2022 tarih ve

(Ek-2) sayılı yazısı 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 13/b-4 maddesi uyarınca 14/02/2022 tarihinden itibaren yeni görev yerleri ilgili personele tebliğ edilmiştir. Kişinin görev yeri değişikliği diğer Sosyal

Hizmet Uzmanlarında olduğu gibi sadece çalışacağı hastane olarak belirlenmiş olup kadro ve unvanı dışında herhangi bir alanda görevlendirmesi yapılmamıştır.

2.5. Adı geçen çalışanımızın kurumunuza yaptığı başvurusunda belirtilen saatlik izin hususu ile ilgili olarak; idaremize vermiş olduğu 13/01/2022 tarih ve sayılı dilekçesine istinaden idaremiz tarafından ön inceleme yapılarak Hastane Müdür Yrd. ’nun yazılı bilgisine müracaat edilmiştir. Hastane Müdür Yardımcısı hastanemiz idaresine; Sosyal Çalışmacı 14/01/2022 tarihinde doktora eğitimi ile ilgili online sınava gireceği için talep ettiği saatlik izin isteğini; Sosyal Hizmet Ünitesinde kendisinin sunduğu hizmeti ikame edebilecek başka bir personel olduğunu söyleyerek senelik izin verdiğini beyan etmiştir.

2.6. Yapılan değerlendirmede Sosyal Çalışmacı izin verilmemesi gibi bir karar ya da kanaatin olmadığı ve adı geçenin herhangi bir mağduriyet yaşamasına zemin oluşturacak bir kararın verilmediği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 103. Maddesinin “Yıllık izinler, amirin uygun bulacağı zamanlarda, toptan veya ihtiyaca göre kısım kısım kullanılabilir.” açık hükmü ile doğru orantılı olarak ilgili birim amiri tarafından keyfi bir işlem yapılmadığı gibi personelin talebini karşılayacak alternatif çözümler üretildiği anlaşılmıştır. Konu hakkında adı geçen personele 26/01/2022 tarih ve sayılı yazımız ile de bilgi verilmiştir. Konu hakkında yapılan Ön İnceleme Evrakları (Ek-3) ile tarafınıza sunulmuştur.

2.7. Ayrıca ilgili personelin aynı konu ile ilgili 2018 yılında yapmış olduğu başvurulara istinaden

Müdürlüğümüzün 06/07/2018 tarih, sayılı yazısı ve 20/09/2018 tarih, sayılı yazısı ile eğitim programını hastanelerimiz Sosyal Hizmet Ünitesi’ndeki görevini aksatmayacak şekilde yapması ve hastanelerimizde görev yapmakta olan sosyal çalışmacılardan en az bir personelin görevi başında bulunduğu zamanlarda yıllık izninizi kullanarak ilgili eğitim programına katılması hususunda bilgilendirme yazısı yazılmıştır. İlgili evraklar ekte sunulmuştur. (Ek-4)

2.8. Sosyal Çalışmacı ün; mobbing unsurunu özellikle vurgulayarak iddia ettiği talebini/taleplerini Yükseköğretim Kurulu Hukuk Müşavirliği ve Üniversitemiz Rektörlüğü’ne daha önceden de yapmış olup, Merkez Müdürlüğümüzün 06/05/2019 tarihli ve E. sayılı ve 12.07.2019 tarihli ve sayılı yazıları ile (Ek-5); görev yapmakta olan personelimiz ile Hastane İdaresine arz edilen her türlü müracaat, talep ve şikâyetlerin mahiyetinin ciddiyeti ve gerçekliliğini araştırmak üzere Hastane

İdaresi tarafından ilgili mevzuat hükümleri gereği ve disiplin işlemleri kapsamında ön soruşturma icra edildiği, bahse konu ön soruşturma işlemlerinde ilgili personelin konuyla ilgili bilgisine/ifadesine yazılı olarak müracaat edildiği, personel tarafından verilen savunma yazılarının yine Hastane İdaresi tarafından incelendiği, yapılan araştırma kapsamında diğer personelinde bilgisine müracaat edildiği ya da ilgili birimden konuyla ilgili bilgi belge istemi yapıldığı, idaremizce yapılan isteklere cevap verilmesinin ise personelin yükümlülüğü olduğu, idaremiz tarafından personele yapılan bildirimlerin konunun aydınlatılması amacıyla yapıldığı, yapılan ifade/bilgi isteğinin mobbing ya da ceza olarak nitelendirilmemesi gerektiği, adı geçen personel ile ilgili yapılan işlemlerle ilgili de şeffaf olduğunu düşündüğümüz değerlendirmelerimizin ve talebi hakkında ilgili anabilim dalı başkanlığına göndermiş olduğumuz yazının da tarafınızca incelendiğinde herhangi bir taraf ya da yanlı bir işlem olmadığı gibi personelimizin de penceresinden bakarak objektif kriterler çerçevesinde sorunun çözümüne yönelik bir yaklaşım sergilendiğinin görüleceği kanaatindeyiz.

2.9. Ancak adı geçen çalışanımız yaşamış olduğu sorunla ilgili olarak kendisinin ve mesleğinin itibarsızlaştırıldığı, yıldırma süreci bulunduğu gibi soyut iddialar öne sürerek ısrarla ilgili Hastane Müdür

Yardımcısı ve süreçte bulunan diğer personel hakkında işlem tesis edilmesini talep etmiştir. Hastanelerimiz hizmet yoğunluğuna bakıldığında gerek sağlık hizmeti sunumunda bulunan akademik personelimizin gerekse sağlık hizmeti yönetiminde etkin rol alan idarecilerimizin penceresinden bakıldığında Hasta

Taşıma Hizmetleri, Tıbbi Sekreterlik Hizmetleri, Yemek Dağıtım Hizmetleri, Halkla İlişkiler vb.

birimlerimizin azımsanamayacak ve bu yazımız içerisinde sayılamayacak genel sorunları düşünüldüğünde suç teşkil etmeyen ve sonucundan hiç kimsenin bir mağduriyet yaşamayacağı idaremizce ön görülen bir konunun adı geçen çalışanımızca farklı yönlere çekilerek uzatılması/uzatılmaya çalışılması ise iyi niyet göstergesi olmadığı yönündedir. Nitekim ilgi yazınız ekinde adı geçenin belirttiği üzere taleplerine/şikâyetlerine idaremizce verilen kararlar ya da cevapların YÖK, Rektörlük, CİMER tarafından yeterli görüldüğüne ilişkin ifadelerden konunun çözümlenmemiş gibi bir algı oluşturulmaya çalışıldığının göstergesidir. İdaremizce verilen kararlarda eksiklik ya da haksızlık olduğu düşünülse idi ilgili kurumlarca idaremize gerekli bildirimlerin yapılacağı aşikârdır.

2.10. Yukarıda belirtilen hususlar ile ilgili olarak Hastane Müdür Yardımcısı

Başmüdürlük Makamına davet edilerek Hastane Başmüdürü ile görüşmüş olup, ilgili iddialara yönelik yapılan işlemler ve süreçleri hakkında bilgilendirmeler yapılarak, ilgili hususlar çözüm odaklı çerçevede mütalaa edilmiştir.

2.11. Müdürlüğümüzün 24/03/2022 tarih ve sayılı yazısı ile (Ek-6) yazı yazılmıştır. Saatlik izin uygulaması ile ilgili olarak; Hastanelerimizde görev yapmakta olan çalışanların izin (yıllık, saatlik, hastalık, mazeret, idari izin vb.) kullanımında uygulama birliğinin sağlanması amacıyla; Üniversitemiz Personel

Daire Başkanlığının 19/10/2021 tarih ve (Ek-7) sayılı izin kullanımları konulu yazısı doğrultusunda tüm idarecilerimiz tarafından işlem tesis edilmekte olup, hastanelerimiz bünyesindeki birimlerde de sorumlu idari amirler tarafından aynı hassasiyet gösterilmekte ve çalışanlarımızın mağdur edilmemesi adına izinler kişilerin mazereti ve çalışılan birimin uygunluğuna göre verilmektedir.

2.12. Ayrıca hastanemiz Sosyal Hizmet Ünitesinde görev yapan diğer Sosyal Hizmet Uzmanları ile başvurana ait bir yıllık saatlik izin dökümler, yazımız ekinde gönderilmiştir. (Ek-8) İlgili evraklar incelendiğinde diğer sosyal çalışmacılara saatlik izin verilirken isimli personelimize özellikle izin verilmemesi gibi bir durumun olmadığı ve personel mağduriyeti yaşanmadığı görülecektir.

Kaldı ki kişiye yukarıda da bahsedildiği üzere 2018 yılında eğitim programını hastanelerimiz Sosyal

Hizmet Ünitesindeki görevini aksatmayacak şekilde yapması ve hastanelerimizde görev yapmakta olan sosyal çalışmacılardan en az bir personelin görevi başında bulunduğu zamanlarda yıllık izninizi kullanarak ilgili eğitim programına katılması hususunda bilgilendirme yazısı yazılmıştır. (Ek-4)

2.13. Müdürlüğümüz bünyesindeki görevlendirmeler çalışanın kadro ve unvanı göz önünde bulundurularak yapılmakta olup başvurana ait son üç yıllık görevlendirme yazıları yazımız ekinde gönderilmiştir. (Ek-9)

İlgi yazılar incelendiğinde Hastanemiz Sosyal Hizmet Ünitesine görev yapmakta olan tüm personellerin görevlendirmelerinin aynı şartlarda yapıldığı görülecektir.

2.14. Müdürlüğümüzün 24/03/2022 tarih ve sayılı yazısı ile (Ek-6) tüm idarecilerimize ilgi yazı doğrultusunda bilgilendirme yazısı yazılmıştır.

2.15. Müdürlüğümüzün 24/03/2022 tarih ve sayılı yazısı ile (Ek-6) tüm idarecilerimize ilgi yazı doğrultusunda bilgilendirme yazısı yazılmıştır.

2.16. Başvuruya konu Hastane Müdür Yardımcısı hakkında diğer personelce yapılmış benzer şikâyet bulunmamaktadır.

2.17. Başvuran Sosyal Çalışmacı hakkında başlatılmış olan disiplin soruşturmaları ile ilgili olarak Personel Daire Başkanlığından ayrıntılı bilgi alınması uygun olacaktır. Ayrıca kişinin hastanemizde bulunan özlük dosyasında bulunan Müdürlüğümüz tarafından başlatılmış olan ve kendisine de tebliğ edilmiş olan disiplin soruşturmaları sonuçları hususundaki yazılarımız ve söz konusu soruşturmalar ile ilgili kişinin yargı organlarına müracaatı sonucu müdürlüğümüze gönderilen mahkeme kararları yazımız ekinde gönderilmiştir. (Ek-10)

2.18. Başvuranın konuya ilişkin dilekçe örnekleri ile kendisine sunulan cevap yazıları yazımız ekinde gönderilmiştir. (Ek-4)

2.19. Başvuru konusuyla ilgili başvuranın veya üçüncü kişilerin taraf olduğu yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlıklar hususunda idaremize bildirilmiş olan herhangi bir bilgi belge bulunmamaktadır.

2.20. Sosyal Çalışmacı kendisine yönelik olarak yapılan tüm işlemlerde art niyet aradığı, tüm konularla ilgili olarak Üniversitemiz Rektörlüğü, CİMER, YÖK vb. mercilere başvurduğu ve hatta disiplin işlemleri ile ilgili yargıya başvurduğu ve hiçbir başvurusunda haklı görülmediği, bu başvurusundan da tatmin olmayacağı tekrar şikayetlerine devam edeceği düşünülmektedir. Adı geçen kişi kendisine yönelik eğer mobbing yapıldığını düşünüyorsa yargıya başvurma hakkı bulunmaktadır.

Hususları bildirilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın, VII. Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı başlıklı 74 üncü maddesinde “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun;

5.1. “İzin” başlıklı 23 üncü maddesinde “Devlet memurları, bu Kanunda gösterilen süre ve şartlarla izin hakkına sahiptirler.”

5.2. “Yıllık izin” başlıklı 102 nci maddesinde “Devlet memurlarının yıllık izin süresi, hizmeti 1 yıldan on yıla kadar (On yıl dahil) olanlar için yirmi gün, hizmeti on yıldan fazla olanlar için 30 gündür. Zorunlu hallerde bu sürelere gidiş ve dönüş için en çok ikişer gün eklenebilir.

5.3. “Yıllık İzinlerin Kullanılışı” başlıklı 103 üncü maddesinde “Yıllık izinler, amirin uygun bulacağı zamanlarda, toptan veya ihtiyaca göre kısım kısım kullanılabilir. Birbirini izleyen iki yılın izni bir arada verilebilir.

Cari yıl ile bir önceki yıl hariç, önceki yıllara ait kullanılmayan izin hakları düşer. Öğretmenler yaz tatili ile dinlenme tatillerinde izinli sayılırlar. Bunlara, hastalık ve diğer mazeret izinleri dışında, ayrıca yıllık izin verilmez. Hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele, her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izni verilir.”

5.4. “Davranış ve işbirliği” başlıklı 8 inci maddesinde “Devlet memurları, resmi sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduklarını hizmet içindeki ve dışındaki davranışlarıyla göstermek zorundadırlar.”

5.5. “Amir durumda olan devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında; “Amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır. Amirlik yetkisini kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslar içinde kullanır.”

6. Sağlık Bakanlığı Tıbbi Sosyal Hizmet Uygulama Yönergesinin “Sosyal Hizmet Birimlerinin

Teşkili, Çalışma Usul ve Esasları ile Birim Çalışanlarının Görev ve Sorumlulukları Sosyal hizmet birimi” başlıklı 9 uncu maddesinde “(1) Bünyesinde sosyal çalışmacı olan hastanelerde bu Yönergenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç bir ay içinde; bünyesinde sosyal çalışmacı bulunmayan hastanelerde ise sosyal çalışmacının göreve başladığı tarihten itibaren en geç bir ay içinde sosyal hizmet birimi kurulur. Sosyal hizmet birimi, başhekime bağlı olarak faaliyet gösterir.”

7. 19.03.2011 tarihli ve 27879 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İşyerlerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi konulu 2011/2 sayılı Başbakanlık Genelgesinde “Kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işyerlerinde gerçekleşen psikolojik tacizin, çalışanların itibarını ve onurunu zedelediği, verimliliğini azalttığı ve sağlığını kaybetmesine neden olarak çalışma hayatını olumsuz etkilediği belirtilmiş, kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerde ortaya çıkan psikolojik tacizin önlenmesinin gerek iş sağlığı ve güvenliği gerekse çalışma barışının geliştirilmesi açısından çok önemli olduğu vurgulanmış, bu doğrultuda çalışanların psikolojik tacizden korunması amacıyla birtakım tedbirler alınmıştır.”

Hükümleri düzenlenmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde hazırlanan “Kısmi Tavsiye Kısmi

Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9. Kurumumuza yapılan başvuruda, başvuran özetle; Erciyes Üniversitesi Hastanelerinde Sosyal Hizmet

Uzmanı olarak görev yaptığını, birçok kez görev yerinin değiştirildiğini, doktora sınavı için izin verilmediğini, Hastane Müdür Yardımcısını şikâyet ettiğini, CİMER’e yaptığı şikâyet nedeniyle cezalandırıldığını, idarecinin kamu gücü ve yetkisini şahsına karşı olan kişisel husumetlerinden dolayı olabildiğince aleyhine kullandığını, hakkında soruşturma açıldığını, suçsuz olduğunun ispatlandığını, CİMER dahil ilgili tüm birimleri somut delillerle bilgilendirdiğini, hiçbir sonuç alamadığını ifade ederek saatlik izinin objektif kriterler çerçevesinde herkese adil bir şekilde verilmesini, saatlik izin konusunda yetkili amirin keyfiyet ve takdirine son verilmesini, Sosyal Hizmet Uzmanları için uygulanan rotasyon sürecinin adil bir şekilde işletilmesini, şahsına uygulanan mobbing sürecinin sonlandırılmasını, konusu idari ve adli suç oluşturan şikayetleri için gereğinin yapılmasını talep etmektedir.

10. Başvurunun incelenmesi için idareden temin edilen bilgi belgeler incelendiğinde; güncel uyuşmazlığın asıl olarak doktora sınavı için başvurana saatlik izin kullandırılmamasından kaynaklı olduğu, saatlik izin taleplerinin karşılanmaması nedeniyle başvuranın sürekli yılık izin kullanmak durumunda bırakıldığı, başvuranın, 17/09/2018 tarihi itibariyle Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Felsefe ve Din Bilimleri doktora programına ders kaydını yaptırdığını idareye bildirdiği ve belirli günlerde yıllık izinlerini kullanmayı talep ettiği halde izin kullanımı konusunda sorun yaşadığı, başvuranın, başvuruya konu idareci .

hastane yönetimi ve bazı doktorlarla yaşadığı uyuşmazlığın 2017 yılından bu yana devam ettiği anlaşılmaktadır.

11. Başvurana verilen disiplin cezaları, yargılamaya konu olması nedeniyle Kurumumuzun görev alanında bulunmamakla birlikte 2017 yılından bu yana gelişen olayların daha iyi anlaşılması bakımından başvuranla ilgili disiplin işlemleri ve yargı kararlarına ilişkin sunulan belgeler üzerinden olay geçmişi incelenmiştir.

Buna göre başvuran ve Hastane Müdür Yardımcısı . arasında izin konusunda ilk husumetin

2017 yılında yaşandığı, kendisine yıllık izin vermeyen amiri . devlet memurluğuna

yakışmayacak hal ve hareketlerde bulunduğu gerekçesiyle başvurana soruşturma açılarak kınama disiplin cezası verildiği, disiplin soruşturması sonucunun 31/08/2018 tarihli yazıyla başvurana tebliğ edildiği, yazıda özetle “Birim amirlerinize uygunsuz hitaplarda bulunarak devlet memurluğuna yakışmayacak hal ve hareketlerde bulunduğunuz, kendi sorumluluğunuzda olan işlerde ise sorumluluk almayarak hastane işleyişini aksattığınız iddiaları ile hastane idaresine vermiş olduğunuz 07/07/2017 tarihli dilekçenizde hastane idarecileri hakkında asılsız iddialarda bulunduğunuzun tespit edilmiş olması ile ilgili olarak hakkınızda başlatılan disiplin soruşturması sonucunda mevzuat uyarınca aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmanızın uygun olacağına ancak sicil durumunuz incelendiğinde daha önceki çalışmalarınızın olumlu olduğu tespit edildiğinden çalışmaları olumlu olan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanması gerektiğinden tarafınıza bir alt ceza olan kınama cezası verilmesine karar verilmiştir.” hususları kaydedilmiştir.

11.1. Söz konusu disiplin işleminin iptali istemiyle Kayseri 2. İdare Mahkemesi’nde / esasına kayıtlı olarak açılan ve başvuran aleyhine sonuçlanan davada “Dava dosyasının incelenmesinden; (…)

Olayda, davacının hastane kayıtlarına 04.07.2017 tarih ve sayı ile giren dilekçesi ile 05.07.2017 tarihinde 10.30’da Kırıkkale’de, 13.30’da Ankara’da doktora mülakat sınavına katılabilmek için bir günlük izin talep ettiği, ancak izni onaylanmadan 05.07.2017 tarihli mesaisine gelmeyerek söz konusu mülakatlara katıldığı, 06.07.2017 tarihinde mesaisine döndüğünde de hastane müdür yardımcısının izin almak için neden gelmediğini sorduğunda kendisine izin verilmediği için izin almaksızın doktora mülakatlarına gittiği, ardından aralarında geçen konuşma/tartışma sırasında davacının sesini yükselttiği, odadan gelen sesler üzerine özel güvenlik görevlilerinin odaya gittiği ve tartışmanın sona erdiği anlaşılmaktadır.” yönünde tespitlere yer verilmiştir.

11.2. Yine başvuran hakkında 2018 yılında Pediatri Hematoloji Kliniğinde kendisini şikayet eden görevli doktorlara bağırdığı gerekçesiyle Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Araştırına Görevlisi .

tarafından tutulan 07/02/2018 tarihli tutanak doğrultusunda iş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak fiilinden dolayı kınama cezası verildiği, disiplin soruşturması sonucunun 21/12/2018 tarihli yazıyla başvurana tebliğ edildiği, yazıda . ’nın “(…) olayın çözülmediği hakkında sorumlu kişilere sözlü bilgi verildiğini ve yazılı tutanak haline getirmesinin önerildiğini, daha tutanak tutmamışken, isimli şahısın saat 16:40 sularında servise gelerek ‘kim o benimle telefonda konuşan doktorlar? Neden bu doktorlar ve hemşireler beni sürekli şikâyet ediyorlar? Kim beni şikâyet edenler?” diyerek servisin ortasındaki çalışma masasının önünde eliyle kendilerini işaret ederek tehditkâr şekilde bağırdığını (…) hastanemiz özel güvenlik görevlilerinin çağrıldığını ve şahsın uzaklaştırıldığını (…)”

yönündeki ifadesinden . ’nın “sorumlu kişilere” başvuran hakkında sözlü bilgi verdiği ve kendisine başvuranla ilgili hususları “yazılı tutanak haline getirmesinin önerildiği” kaydedilmiştir. Bu öneri doğrultusunda anılan tutanağa dayanılarak başvurana disiplin işlemi yapıldığından, çalışma ortamında anlık gelişen, diyalog ve yapıcı iletişim ile çözüm sağlanabilecek durumlarda dahi alternatif çözümlere başvurulmadan doğrudan “sorumlu kişiler” başka bir ifadeyle idarecilerce başvurana yönelik disiplin mekanizmasını işletilmesinin tercih edildiği anlaşılmaktadır.

11.3. İdarenin 21/12/2018 tarihli disiplin işleminin iptali istemiyle Kayseri 2. İdare Mahkemesinde / esasına kayıtlı olarak açılan davada, dosyada başvuranın “işlemin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hastane idarecilerince şahsına mobbing uygulandığını, verilen cezanın da bu nitelikte olduğunu, üzerine atılı eylemleri gerçekleştirmediğini” ileri sürdüğü ancak soruşturma raporu, eki ifade tutanakları, olay günü tutulan tutanak, güvenlik görevlilerince tutulan beyaz kod olay tutanağı birlikte incelendiğinde, davacının, doktorlarla yaptığı telefon görüşmelerinin ardından Onkoloji Servisine gelerek yüksek sesle bağırdığı hususunun sabit olduğu görüldüğünden / sayılı kararla dava reddedilmiştir.

11.4. Yine başvuran 04/09/2019 tarihinde Başhekim ile görüşme isteğini bildirdiği halde Başhekimlik

Sekreterliğinin randevu yoğunluğunu gerekçesiyle Başhekimin uygun olmadığını ancak görüşme talebini

Başhekime ileteceğini söylemesine rağmen ısrarcı ve devlet memuruna yakışmayacak üslup ve tavırlar ile söylemlerine devam ettiği ve güvenlik görevlilerinin başvuranla konuşması neticesinde Başhekimlik

Makamı sekreterliğinden ayrıldığı iddiaları ile ilgili olarak başvuran hakkında 26/9/2019 tarihinde başlatılan diğer bir disiplin soruşturması neticesinde “İş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak” fiillerini işlediği gerekçesiyle başvurana kınama cezası verildiği ancak 03/09/2018 tarihinde

“Özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek ve görev sırasında amirine sözle saygısızlık etmek” suçundan ve 25/12/2018 tarihinde “İş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak” suçundan dolayı iki kez kınama cezası aldığı için mevzuat gereğince bir üst ceza olan, DMK 125 nci maddenin C bendine göre 1/30 oranında Aylıktan Kesme cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, soruşturma sonucunun 11/9/2020 tarihli yazıyla başvurana bildirildiği görülmüştür.

12. Başvuran ile Hastane Müdür Yardımcısı . arasındaki husumetin yalnızca izin konusunda olmadığı, başvuranın iddiaları ve idarece sunulan belgelerdeki kayıtlara göre, . daha önce yabancı uyruklu bir ailenin çocuğunu ailenin rızasına dayalı olmaksızın başvuran aracılığıyla Aile ve

Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı bir kuruluşa yerleştirmek istediği, ancak başvuranın bunu reddettiği, gerekli işlemleri başlatmadığı için hakkında soruşturma açılmasına neden olduğu ve nihayetinde suçsuz olduğunun ispatlandığı belirtilmiştir. Konuyla ilgili 29.03.2019 tarihli savunma dilekçesinde başvuran tarafından kaydedilen “Daha önce de Müdürlüğümüz ve Rektörlüğümüze vermiş olduğum dilekçelerimde belirtmiş olduğum gibi özellikle Temmuz 2017 yılından bu tarafa bazı doktorlar, bazı idareciler, bazı hemşirelerimizin de içinde olduğu kişilerce hakkımda işimi yapmadığım ile ilgili bir algı oluşturulmaya çalışıldığı, mesleki olarak itibarsızlaştırıldığım, ilgili kişiler tarafından hakarete uğradığım, başkalarının yanında küçük düşürüldüğüm, yıldırma sürecine dahil olan kişi sayısının ise giderek arttığı tarafımca yazılı olarak bildirilmiştir.(…) Ayrıca böyle bir idari görevi olmadığı halde söz konusu hastanın

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı kurumlarda bakım altına alınması hususunda çocuğun babası zorlayarak, yine şahsıma baskı yaparak mesleki kararlarımı sorgulamıştır.(…) Tarafına gönderilen ifade isteğinin de bahsi geçen hastaya neden refakat edilmediği ile ilgili olmayıp, taleplere karşı agresif tavırların sergilendiği ve gerginlik yaşanmasına sebebiyet verildiği hususundaki iddialardır.(…)” ifadelerinden başvuranın, . ile yaşadığı uyuşmazlıkta gelişen olaylar çerçevesinde çalışma ortamında baskı, mesleki kararlarının sorgulanması ve mesleki itibarsızlaştırma, küçük düşürme, yıldırma, hakaret içeren olumsuz tutum ve davranışlara maruz kaldığını dile getirdiği anlaşılmaktadır.

13. Konuyla ilgili olarak Başhekim a. Başhekim Yardımcısı Prof.Dr. tarafından imzalanan 08/04/2019 tarihli E. sayılı yazıda, “ ve Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları

Hastanesi yenidoğan matür servisinde tedavi görmekte olan anne ve babasının gelmemeleri ve ilgilenmemeleri nedeniyle devrinin yapılamadığı, konuya ilişkin nasıl bir yol izlenmesi gerektiği hususu ile ilgili olarak Sosyal Çalışmacı yapılan yardım talebinde her defasında agresif tavırlar sergilediği ve gerginlik yaşanmasına neden olarak yardımcı olmadığı iddialarına yönelik, adı geçenin ifadesine başvurulmuştur. Yapılan incelemede 08/03/2019 tarih ve 15/03/2019 tarihli sosyal hizmet istek formu ile sosyal hizmetler birimine yapılan istekler doğrultusunda ilgili sosyal çalışmacı tarafından adı geçen hastanın yakınına ulaşıldığı, hastanın babası tarafından ailevi durum sebebiyle çocuğuna refakat edemeyeceği, tedavi süreci sonunda çocuğunu alabileceği ve herhangi bir devlet kurumuna verilmesini istemediği hususunda talebinin alındığı anlaşılmıştır. Ayrıca hastanelerimizde tedavi görmekte olan hastaların kliniklere devri ile ilgili olarak sosyal çalışmacı olarak görev yapan personelin refakat etmesi ise söz konusu olmayıp, birimler arasında gerekli koordinasyonun sağlanması gerekmektedir.” hususları belirtilerek başvuranın refakatinin söz konusu olmadığının açıkça ifade edildiği, dolayısıyla yazının, başvuranın görev tanımı dışında bir işlem yapmaya zorlandığı ve kendisine baskı yapıldığı iddialarını teyit eden mahiyette olduğu değerlendirilmektedir.

14. Başvuranın görev tanımı kapsamında çalıştırılmamasına ve bu minvaldeki idari işleyişle ilgili iddiaları incelendiğinde; Erciyes Üniversitesi Tıbbi Sosyal Hizmet Uygulama Yönergesine göre; Hastane

Başmüdürü, idari hizmetler koordinatörü olarak idari, mali ve teknik hizmet sorumluluğunu yürütmek üzere

Merkezde (Hastane) görevlendirilen kişiyi; Merkez Müdürü (Başhekim) Erciyes Üniversitesi Sağlık

Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürünü, Sosyal Çalışmacı ise Merkeze başvuran hastaların psikososyal ve sosyo-ekonomik sorunlarını tespit eden, sorunlarıyla ilgili sosyal hizmet müdahalesini planlayan ve uygulayan, üniversitelerin lisans düzeyinde eğitim veren sosyal hizmet bölümlerinden mezun olan sağlık personelini ifade etmektedir.

14.1. Üniversite Senatosunun 24.11.2017 tarih ve 29 sayılı toplantısında alınan karar gereği Tıbbi Sosyal

Hizmet Uygulama Yönergesinin 4. maddesinin 1. fıkrasında yapılan değişiklik neticesinde “Sosyal Hizmet

Ünitesi” başlıklı 4 ncü maddenin birinci fıkrasının “Yönergenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren

Merkez’de Sosyal Hizmet Ünitesi kurulur. Sosyal Hizmet Ünitesi Hastane Başmüdürlüğü’ne bağlı olarak faaliyet gösterir.” hükmü doğrultusunda sosyal hizmet ünitesi hastane başmüdürlüğüne bağlanmıştır.

Yönergenin kapsam ve dayanağını oluşturan Sağlık Bakanlığının 10.09.1982 tarihli ve 8/5319 sayılı

Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulan Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği ve 16.2.2011 tarihli 7465 sayılı yazı ekindeki Tıbbi Sosyal Hizmet Uygulama Yönergesi hükümlerinde ise Sosyal Hizmet

Biriminin başhekime bağlı olarak faaliyet göstereceği düzenlenmiştir. Dolayısıyla sosyal hizmet ünitesinin

Başhekimliğe bağlanması yerine idarece hastane başmüdürlüğüne bağlanması, başvuranın idari işleyişle ilgili şikayetlerinden ilk derece amiri nezdinde sonuç alamamasına ve/veya doğrudan Başhekimliğe sunduğu dilekçelerin objektif değerlendirilmeden sonuçlandırılmasına yol açmış olabileceği değerlendirilmektedir.

14.2. İdari işleyişle ilgili olarak idarece özetle sosyal hizmet faaliyetlerinin üç ayrı birimde toplamda üç

Sosyal Çalışmacı ile sürdürüldüğü, arak Müdürlüğün 09/02/2022 tarih ve sayılı yazısı 2547 sayılı

Yükseköğretim Kanunu’nun 13/b-4 maddesi uyarınca 14/02/2022 tarihinden itibaren yeni görev yerlerinin ilgili personele tebliğ edildiği, kişinin görev yeri değişikliğinin diğer Sosyal Hizmet Uzmanlarında olduğu gibi sadece çalışacağı hastane olarak belirlendiği, kadro ve unvanı dışında herhangi bir alanda görevlendirme yapılmadığı bildirilmiştir.

15. Başvuranın Sosyal Hizmet Uzmanları için uygulanan rotasyon sürecinin adil bir şekilde işletilmesi ve görev yeri değişikliği talebi yönünden yapılan incelemede; üç Sosyal Çalışmacının 04.11.2021 tarihli sayılı yazıyla 6 aylık sürelerle rotasyona tabi tutulmalarının uygun görüldüğü, 08/11/2021 tarihinden itibaren rotasyon planı doğrultusunda başvuranın, . Hastane Müdür

Yardımcısı olduğu Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nde 09/05/2022 tarihine kadar görevlendirildiği, ancak daha sonra başvuranın görev yapmakta olduğu

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesindeki idari amiri Hastane Müdür

Yardımcısı . hakkındaki iddiaları ile farklı konularda sürekli adı geçen amiri hakkındaki şikayetleri nedeni ile idari amirinin değişmesi için Sosyal Çalışmacıların rotasyon uygulamasının

09.02.2022 tarihli sayılı yazıyla iptal edildiği, görülen lüzum üzerine 2547 sayılı Yükseköğretim

Kanunu’nun 13/b-4 maddesi uyarınca 14/02/2022 tarihinden itibaren başvuranın – Kalp Hastanesi, Kibar Organ Nakli ve Diyaliz Hastanesi ve

Hematoloji-Onkoloji Hastanesi, Kemik iliği Nakil ve Kök Hücre Tedavi Merkezi

Hastanesi birimlerinde görevlendirildiği anlaşılmaktadır.

15.1. Dolayısıyla başvuranın birim değişikliği talebi yönünden idarece hem rotasyonla 6 aylık görevlendirme yapıldığı, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nde

Müdür Yardımcısı . ile yaşadığı uyuşmazlığın devam etmesi ve diğer nedenlerle rotasyonun sonlandırıldığı ve başvuranın sabit görev yeri belirleme yoluna gidilerek diğer birimlerde görevlendirildiği, bu şekilde idarenin alternatif çözümlere başvurduğu ve her iki çalışma usulünü de uyguladığı anlaşıldığından hizmet gereği ve personel ihtiyacı bakımından idarenin işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu değerlendirilmektedir.

16. Başvuranın . ile ilgili güncel şikayetini içeren 13/01/2022 tarihli dilekçesi incelendiğinde ise; saatlik izin talebinin karşılanması için daha önce böyle bir uygulama yapılmadığı halde amirince resmi belgelendirme talep edildiği, Sivas Üniversitesince 14/1/2022 tarihinde yapılan sınava katılacağını belirttiği halde amiri . bunun yeterli olmadığını, sadece zaruri ve çok önemli durumlarda saatlik izin verebileceğini ifade ettiği, bu ifadenin objektiflikten uzak olduğu hususlarına yer verildiği görülmektedir. Ayrıca başvuranın 13/01/2022 tarih ve sayılı dilekçesine istinaden idarece saatlik izin hususu ile ilgili olarak ön inceleme yapıldığını belirterek Hastane Müdür Yardımcısı

. konuyla ilgili yazılı bilgisine başvurulduğunu bildirdiği, . idareye sunduğu yazıda özetle “Konuyla ilgili Merkez Müdürlüğümüz bünyesinde görev yapmakta olan Sosyal

Çalışmacı 14.01.2022 tarihinde doktora eğitimi ile ilgili online sınava gireceği için talep ettiği saatlik izin isteğini; Sosyal Hizmet Ünitesinde kendisinin sunduğu hizmeti ikame edebileceğimiz bir personel olduğu için senelik izin alıp gitmesinin uygun olduğunu söyledim ve senelik izin verdim, dolayısı ile kendisini mağdur etmedim. Kendisine nasıl bir mobbing uygulamışım anlayamadım.” hususlarını ifade ettiği aktarılmıştır. İdarece başvurana 26/01/2022 tarihli yazı ile konu hakkında bilgi verildiği belirtilmiş olsa da idarenin, . başvurana neden saatlik izin vermediğini açıklamadığı, bu konuda idarece de bilgi bilge yazısında idarecinin takdir yetkisinin kullanımının kamu yararı, hizmet gereği vb.

yönden herhangi bir gerekçe sunmadığı görülmektedir.

17. Başvuranın ve emsali diğer iki Sosyal Çalışmacının 2019-2022 yılları arasını kapsayan yıllık izin dökümleri incelendiğinde Sosyal Çalışmacı . ’nın 6 kez, Sosyal Çalışmacı . ’nin 25 kez, başvuranın ise 16 kez 1 günlük yıllık izin kullandığı görülmüştür. Saatlik izin dökümleri incelendiğinde ise; 2017 yılında . ’nın 3 günde toplam 8 saat, . ’nin 11 günde toplam 16 saat, başvuranın 6 günde toplam 6 saat kullandığı; 2018 yılında . ’nın 8 günde toplam 22 saat, . ’nin 11 günde toplam 18 saat, başvuranın 11 günde toplam 20 saat kullandığı; 2019 yılında . ’nın 4 günde toplam 13 saat, . ’nin 12 günde toplam 27 saat, başvuranın 10 günde toplam 14 saat kullandığı; 2020 yılında . ’nın 5 günde

toplam 14 saat, . ’nin 18 günde toplam 32 saat, başvuranın 4 günde toplam 7 saat kullandığı; 2021 yılında . ’nın 6 günde 18 saat, . ’nin 18 günde toplam 34 saat, başvuranın 4 günde toplam 11 saat, bilgi belge yazısı tarihi itibariyle, 2022 yılında . ’nın 1 günde toplam 2 saat, . 4 günde toplam 6 saat saatlik izin kullandığı, başvuranın ise 2022 yılında saatlik izin kullanmadığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda başvuranın, yıllık ve saatlik izinlerini asgari ölçülerde kullandığı anlaşılmakta doktora eğitimine başlamasıyla birlikte idareden belirli günlerde izin kullanabilmeyi talep etmiş olmakla birlikte yıllık ve saatlik izin kullanımında herhangi bir artış kaydedilmediği hatta sınırlı düzeyde kullandığı görülmektedir.

17.1. Devlet Personel Başkanlığı, devlet memurlarına saatlik olarak verilen idari izinlerle ilgili görüşünde (02/09/2014–4645) özetle; çalışanların izin haklarının kanunla düzenleneceğinin Anayasada güvence altına alındığını ve 657 sayılı Kanunda izinler konusunun detaylı bir şekilde düzenlendiğini vurgulayarak kamu kurum ve kuruluşları memurun mesai saatleri dışında yerine getirme imkanı olmayan özel durumları için gün içerisinde birim amirinin bilgisi dahilinde belli bir saate kadar izin vermekte olduğunu ve bu izin türünün uygulamada saatlik izin olarak anıldığını, kurum içi uygulamalar sonucu ortaya çıkan ve saatlik izin olarak anılan konuda ise herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığını belirtmiştir. Nitekim başvuruda, idarenin sunduğu saatlik izin kağıdı örneklerinden diğer kamu kurumları gibi Erciyes Üniversitesi hastanelerinde de saatlik izin uygulamasına başvurulduğu anlaşılmaktadır.

17.2. Başvuranın saatlik izin talepleriyle ilgili işlemler incelendiğinde; başvurana verilen bilginin mevzuatın izinlere ilişkin hükümlerine atıfla genel bilgi mahiyetinde olduğu, başvuranın izin taleplerine yönelik idarece sunulan herhangi bir alternatif çözümün tespit edilemediği, başvuranın dilekçelerindeki izin talebinin gerekçeli olarak cevaplandırılmadığı, başvurana izin kullanımı konusunda idarece kolaylık sağlanmadığı, başvuranın izin taleplerinde idareci . ile yaşadığı uyuşmazlıklar neticesinde disiplin işlemi yapıldığı, yıllardır devam eden sorunun, başvuran açısından idarenin işleyişinde çalışma barışı ve hizmet kalitesini olumsuz etkilediği, başvuranın hastane idaresine olan güvenini sarstığı, idarecilerle ve diğer bazı personelle iletişim sorunu yaşamasına yol açtığı, temelde başvurana yönelik olumsuz tutum ve davranışlar ile iletişim eksikliğinden kaynaklı olduğu anlaşılan uyuşmazlıklarda sürekli disiplin soruşturmalarına başvurulduğu, başvuranın bu şekilde baskı altında tutulduğu değerlendirilmektedir.

18. Başvuruda mobbing iddiasına yer verilmesi nedeniyle başvuru hakkında Kurumumuz Sosyal Hizmet

Uzmanı tarafından hazırlanan Mesleki Görüşme ve Değerlendirme Raporu’nda vakayla ilgili olarak özetle; işyerinde mobbing uygulandığına dair kuşku uyandıracak olguların ileri sürülmesinin yeterli olduğu (sürekli yer değiştirme gibi), dosyada olay ve olguların mobbingi doğrular nitelikte olduğu, kişinin saatlik izin konusundaki talebinin objektif kriterler çerçevesinde başvurana ve diğer tüm personele adil bir şekilde verilmesi gerektiği, saatlik izin konusunda yetkili amirin keyfiyet ve takdirine son verilmesi için açıklayıcı şekilde düzenlenmeye gidilmesinin uygun olacağı değerlendirilmiştir.

19. Konuyla ilgili Başbakanlık Genelgesinde; psikolojik tacizin, çalışanların itibarını ve onurunu zedelediği, verimliliğini azalttığı ve sağlığını kaybetmesine neden olarak çalışma hayatını olumsuz etkilediği belirtilmiş, kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerde ortaya çıkan psikolojik tacizin önlenmesinin gerek iş sağlığı ve güvenliği gerekse çalışma barışının geliştirilmesi açısından çok önemli olduğu vurgulanmış ve bu doğrultuda çalışanların psikolojik tacizden korunması amacıyla birtakım tedbirler alındığı düzenlenmiştir.

19.1. Mobbing konusunda hazırlanan Türkiye Büyük Millet Meclisi Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu

İşyerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) ve Çözüm Önerileri Komisyon Raporu’nda (Nisan 2011) ise

psikolojik tacize maruz kalan bireylerin bıktırma, yıldırma, aşağılanma, dışlanma gibi olumsuz tutum ve davranışlar ile kurumun hizmetlerinden yoksun bırakılma, izin ve görevlendirilmelerde yararlandırılmama, zorla tayin vb. uygulamalara maruz kalabildikleri, işyerinde psikolojik taciz olarak kabul görmesi için anılan davranışlar ve/veya uygulamaların tekrarlanması, bazı evreler içinde ardışık gerçekleşmiş olması, uzun süre devam etmesi ve davranış tarzlarının kişiye yönelik kötü muamele şeklinde olması gerektiği, mobbinge neden olabilecek idari işlemler arasında ise görev yeri değişikliği ve/veya geçici görevlendirme, mesleğin (unvanın) gerektirdiği görevleri vermeme, atama/atamama ve/veya özlük haklarının yerine getirilmemesi ile disiplin soruşturması açılması olarak sayıldığı görülmektedir.

19.2. Yargı kararlarında ise genel olarak “İşyerinde gerçekleşen, sistematik hale gelen, kasıtlı olarak yapılan ve süreklilik gösteren, yıldırma ve işten uzaklaştırma amacı taşıyan, kişinin kişiliğinde, sağlığında ve mesleki durumunda zarar doğuran davranışlar” psikolojik taciz (mobbing) olarak ifade edilmektedir.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin mobbing ile ilgili tespitlere yer verdiği 27/12/2013 tarihli ve E.2013/693, K.2013/30811 sayılı Kararında ise “…Mobbingin varlığı için kişilik haklarının ağır şekilde ihlaline gerek olmadığı, kişilik haklarına yönelik haksızlığın yeterli olduğu, ayrıca mobbing iddialarında davacı işçinin, kendisine işyerinde mobbing uygulandığına dair kuşku uyandıracak olguları ileri sürmesinin yeterli olduğu, işyerinde mobbing gerçekleşmediğinin ispat külfetinin davalıya düştüğü…” belirtilmiştir.

19.3. Bu çerçevede başvuru dosyası bütüncül bir yaklaşımla ele alındığında ve 2017 yılından bu yana gelişen süreç incelendiğinde; başvuranın devlet memuru statüsünden kaynaklı izin haklarını sınırlı ölçüde kullanabildiği, görev yaptığı sosyal hizmet birimi başvuranın kadro unvanına ve görev tanımına uygun görevlerin yürütüldüğü bir birim niteliğinde olmakla birlikte idari işleyişten kaynaklı olarak bazı durumlarda görev tanımında bulunmayan işlerin başvurandan talep edildiği, birimde çalışan diğer Sosyal

Hizmet Uzmanlarıyla birlikte farklı hastanelerde rotasyonla veya çeşitli sürelerle kurum içi yer değişikliği yapıldığı, idarecinin birimdeki tüm Sosyal Hizmet Uzmanlarına eşit muamelede bulunmadığı, dosyadan

2017 yılına kadar başvuran hakkında açılmış disiplin soruşturmasının bulunmadığının ancak 2017 yılından

sonra idareci . ile çalıştığı dönemde süregelen disiplin cezalarına maruz bırakıldığı, idari amirince gerçekleştirilen işlemler neticesinde çalışma ortamında mesleki yeterliliğinin sorgulandığı, görev tanımı dışında işlem yapması için başvuran üzerinde baskı kurulduğu, çalışma ortamında başvuranın onurunun zedelendiği, mesleki itibarsızlaştırmaya ve çalışma arkadaşları arasında küçük düşürülmeye maruz bırakıldığı, dolayısıyla idarecinin başvurana yönelik işlemlerinin içtihatta yer verildiği üzere kasıt, süreklilik ve sistematik nitelik taşıdığı, başvuranın iş ortamında psikolojik tacize maruz bırakıldığı, başvuranın, Mesleki Görüşme ve Değerlendirme Raporunda yer verilen ifadeleri ve mesleki değerlendirmeyle bu duruma yönelik tespitlerin desteklendiği ve Başhekimlikçe bu konuda herhangi bir tedbir alınmadığı kanaatine varılmıştır.

19.4. Ombudsmanın mobbing konusunda verdiği emsal kararlarda (2018/17444, 2019/18067) ise başvurucuların mobbing iddiasına yönelik yeterli ve ikna edici açıklamaları ortaya koyduğundan ve idarenin hakkaniyeti esas alan bir tutum içinde olmadığı sonucuna varıldığından bahisle tavsiyede bulunulmuştur. Söz konusu tavsiye kararlarında “(…) Yukarıda izah edilen tespitler ışığında, somut olay açısından başvuranın, maruz kaldığı mobbing iddiasına yönelik olarak hukuk literatüründe “ilk görünüş ispatı” olarak tanımlanan yeterli ve ikna edici açıklamaları ortaya koyduğu, idarenin bu aşamadan sonra üzerine düşen tarafsızlığa dair ispat külfetini gereğince yerine getirememesi ve yaptığı muamelelerin hukuka ve hakkaniyete uygunluğunu ispat edici nitelikte açıklamalarda bulunamaması nedeniyle, kamu görevlisi olan başvurana yönelik eylemlerin etkileri ve yoğunluk derecesi gibi unsurlar dikkate alındığında, başvuranın -idarenin şikâyete konu uygulamalarının kendisine mobbing (yıldırma) amacıyla uygulandığıiddiasının gerçek olduğu, idarenin hakkaniyeti esas alan bir tutum içinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Bu kapsamda; Anayasanın 125 inci maddesinin son fıkrasında yer alan, idarenin kendi eylem işlemlerden

doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükmü de göz önünde bulundurularak (…) mobbinge taraf kişiler hakkında gerekli incelemenin başlatılması ve bundan sonraki süreçte mobbing olarak algılanacak uygulamalara fırsat verilmemesi yönünde idareye tavsiyede bulunulması gerektiği” hususları vurgulanmıştır.

20. Yukarıdaki açıklamalar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları, konuya ilişkin Mesleki Görüş ve Değerlendirme Raporu ile Ombudsmanın emsal kararları birlikte değerlendirildiğinde;

20.1. Başvuranın görev yeri değişikliği ve Sosyal Hizmet Uzmanları için uygulanan rotasyon sürecinin adil bir şekilde işletilmesi talepleri yönünden yapılan incelemede, idarenin farklı alternatifler gözeterek yaptığı görevlendirmelerde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı,

20.2. Başvuranın, saatlik izinin objektif kriterler çerçevesinde herkese adil bir şekilde verilmesi, saatlik izin konusunda yetkili amirin keyfiyet ve takdirine son verilmesi talebi yönünden yapılan incelemede; başvuranın izin taleplerine yönelik idarece sunulan herhangi bir alternatif çözümün tespit edilemediği, başvuranın dilekçelerindeki izin talebinin gerekçeli olarak cevaplandırılmadığı, başvurana izin kullanımı konusunda idarece kolaylık sağlanmadığı, başvuranın doktora eğitiminin anılan idareci tarafından resmi bir gerekçe olarak kabul edilmemesinin iyi niyetli olmadığı, başvuran hakkındaki disiplin işlemlerinin bazılarının başvuranın izin taleplerinin uygun şekilde karşılanmamasından kaynaklandığı, yıllardır devam eden sorunun, başvuran açısından idarenin işleyişinde çalışma barışı ve hizmet kalitesini olumsuz etkilediği, başvuranın hastane idaresine olan güvenini sarstığı, idarecilerle ve diğer bazı personelle iletişim sorunu yaşamasına yol açtığı, temelde başvurana yönelik olumsuz tutum ve davranışlar ile iletişim eksikliğinden kaynaklı olduğu, başvuranın izin kullanımlarının diğer personele kıyasla zora sokulduğu ve başvuranın sıklıkla bir günlük izin kullanmak zorunda bırakıldığı, yıllık izin kullanımı taleplerinin ve idareci . ile arasında geçen uyuşmazlığın idare tarafından her yönüyle ele alınarak tüm taraflar açısından objektif bir değerlendirme yapılarak incelenmediği, mevcut uyuşmazlıklarda sürekli disiplin soruşturmalarına başvurulduğu, başvuranın bu şekilde baskı altında tutulduğu tespit edildiğinden, somut olayda başvuranın saatlik ve yıllık izin kullanımıyla ilgili maruz kaldığı süregelen zorlukların ortadan kaldırılması ve izin kullanımında hukukun genel ilkeleri, insan haklarına saygıyı da kapsayacak şekilde değerlendirilerek ve olayın hakkaniyet yönü de gözetilerek idarece uygulamanın iyileştirilmesi ve hizmet esasları aksatılmaksızın personelin eğitim hakkını teşvik etmek amacıyla izin kullanımında başvurana kolaylık sağlanması, saatlik izinlerin objektif esaslarla tüm birimlerde ve tüm idarecilerce personel arasında ayrım gözetmeksizin çalışma barışını bozmayacak şekilde kullandırılması, saatlik izin ile karşılanabilecek ihtiyaçlar için personelin sıklıkla yıllık izin kullanımına yönlendirilmemesi için gerekli tedbirlerin alınması gerektiği, devlet memurlarının, resmi sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduklarını hizmet içindeki ve dışındaki davranışlarıyla göstermek zorunda oldukları gibi amir pozisyonundakilerin de maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranması gerektiği, amirin yetkisini mevzuatta belirtilen esaslar içinde kullanması görev ve sorumlulukları arasında sayıldığının idareye ve idarecilere hatırlatılması gerektiği, başvuranın, izin konusunda amirince kendisine yönelik farklı muamele yapıldığı iddiasını kanıtlamasının, izinlerle ilgili mevzuat ve mevcut idari hiyerarşide oldukça zor olduğu dikkate alındığında idarenin işlemlerinin hakkaniyete aykırı olduğu,

20.3. Başvuranın, şahsına uygulanan mobbing sürecinin sonlandırılması talebi yönünden yapılan incelemede; somut olayda tüm süreç bir bütün olarak ele alındığında, başvuranın çalışma geçmişinde daha önce idareyle herhangi bir sorun yaşamadığı, hatta bazı çalışmaları nedeniyle takdirle ödüllendirildiği, 2017 yılından bu yana gelişen süreçte ise idareci . ve ona bağlı çalışan diğer personelin başvuran aleyhindeki ifadeleri doğrultusunda başvurana yönelik sürekli disiplin işlemleri yapıldığı, başvuranın iş

arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak fiillerini işlediği sabit olduğundan başvurana disiplin cezaları verildiği, hukuka aykırı bir eylem ya da davranışın birden fazla yaptırımla cezalandırılması mümkün olmadığı açık olup disiplin cezası almış bir personelin geçmişte işlediği fiiller nedeniyle çalışma ortamında idarecilerin süregelen psikolojik baskısına maruz bırakılmasının hukuka, hakkaniyete ve insan haklarına aykırı olduğu, başvuranın, izin konusunda amirince kendisine yönelik farklı muamele yapıldığı iddiasını kanıtlamasının, izinlerle ilgili mevzuat ve mevcut idari hiyerarşide oldukça zor olduğunun mobbing değerlendirmesinde dikkate alınması gerektiği, başvuru dosyasındaki ifadelerden ve gelişen olaylardan idarecilerin bu dezavantajın farkında olarak işlem yaptıkları, başvuranın idareci .

ve Başhekimlik ile yaşadığı uyuşmazlıklarda çalışma ortamında baskı, mesleki kararlarının sorgulanması ve mesleki itibarsızlaştırma, küçük düşürme, yıldırma, hakaret içeren olumsuz tutum ve davranışlara maruz kaldığını dile getirmesine rağmen idarece başvuranın şikayetlerinin görmezden gelindiği, bu konuda yeterli ve makul düzeyde araştırma yapılmadığı anlaşılmakta, içtihatta mobbinge dayanan iddialarda yüzde yüzlük bir ispatın aranmadığı, vicdani kanaatin oluşmasına yetecek kadar bir ispatın yeterli olduğu, delillerin sıhhat ve kuvvetinde tereddüt edilmesi halinde çalışan lehine yorum ilkesinin uygulanması gerektiği yönündeki kriterler gözetilerek, başvuranın idari amirince gerçekleştirilen işlemler neticesinde sürekli disiplin soruşturmalarıyla tecziye edildiği yıllar içerisinde çalışma ortamında onurunun zedelendiği, mesleki itibarsızlaştırmaya ve çalışma arkadaşları arasında küçük düşürülmeye maruz bırakıldığı, bu nedenlerle idarecinin başvurana yönelik işlemlerinin kasıtlı, sürekli ve sistematik nitelik taşıdığı, başvuranın iş ortamında psikolojik tacize maruz bırakıldığı, başvuranın, Mesleki Görüşme ve Değerlendirme Raporunda yer verilen ifadeleri ve mesleki değerlendirmeyle bu durumun desteklendiği, Başhekimlikçe başvuranın şikayetlerinin dinlenmediği ve mobbing iddialarına ilişkin herhangi bir tedbir alınmadığı, dolayısıyla idarenin işlemlerinin hakkaniyete ve insan haklarına aykırı olduğu, mobbinge dahil olan idarecilerin mobbingi sonlandırmasına ve çalışma ortamında mobbingin ortadan kaldırılmasına yönelik Başhekimlik tarafından tüm tedbirlerin alınması gerektiği,

sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup başvuruya konu idarenin söz konusu ilkelere uygun davrandığı değerlendirilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

22. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden varsa arta kalan sürede Kayseri İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ KISMEN

REDDİNE;

Başvuranın görev yeri değişikliği ve Sosyal Hizmet Uzmanları için uygulanan rotasyon sürecinin adil bir şekilde işletilmesi talepleri yönünden başvurunun reddi; başvuranın, saatlik izinin objektif kriterler çerçevesinde herkese adil bir şekilde verilmesi talebi yönünden başvurunun kabulü ile saatlik izinlerin objektif esaslarla tüm birimlerde ve tüm idarecilerce personel arasında ayrım gözetmeksizin çalışma barışını bozmayacak şekilde kullandırılması, saatlik izin ile karşılanabilecek ihtiyaçlar için personelin sıklıkla yıllık izin kullanımına yönlendirilmemesi için gerekli tedbirlerin alınması; başvuranın, şahsına uygulanan mobbing sürecinin sonlandırılması talebi yönünden ise başvurunun kabulü ile başvurana yönelik mobbing oluşturan ve/veya mobbing olarak algılanabilecek idari uygulamaların ve mobbinge dahil olan idarecilerin mobbing içeren tutum ve davranışlarının sonlandırılması, çalışma ortamında iş barışının ve huzurunun sağlanması için gerekli tedbirlerin alınması yönünde ERCİYES ÜNİVERSİTESİ

REKTÖRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; ERCİYES

ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın BAŞVURANA ve ERCİYES ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi