|
ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın ailesinin ikamet ettiği Tokat iline uygun bir cezaevine nakil talebi incelenmiştir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3. maddesi, hükümlülerin yeniden sosyalleşmesini teşvik etmeyi ve topluma kazandırılmalarını amaçlamaktadır. Ancak, başvuranın talep ettiği cezaevinin doluluk oranı %131 olduğu için nakil talebi reddedilmiştir.
Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, bireylerin özel ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkını güvence altına alırken, hürriyeti bağlayıcı cezaların bu hakları sınırlayabileceği belirtilmiştir. Hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin sürdürülmesi, infaz rejiminin ıslah edici rolü açısından önem taşımaktadır. Bu bağlamda, başvuranın ailesinin ikamet ettiği yer ile bulunduğu cezaevinin mesafesi göz önünde bulundurularak, ziyaretlerde esneklik sağlanması gerektiği vurgulanmıştır. |
2.2 Ülke genelinde, ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların; hastalık, disiplin,
güvenlik, özellikle toplu nakiller ve tutukluların mahkeme nedeniyle yapılan sevkleri sonucu, ceza infaz kurumlarının kapasitelerinin günaşırı değişmesine neden olduğunu, bu nedenle ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin nakil taleplerinin Genel Müdürlüğe ulaştığı anda talep edilen kurumların kapasitelerinin başvuru tarihindeki verileri göz önüne alınarak değerlendirildiğini, adı geçenin talep ettiği yerlere naklinin sağlanmasının mümkün olmadığı ancak, hükümlünün talep ettiği bölgede konumuna uygun yeni bir ceza infaz kurumu veya kurumlarının açılması halinde, nakle engel bir durumun söz konusu olmaması durumunda naklinin yapılabileceği,
2.3 Başvuranın talep ettiği Tokat T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun konumuna uygun olduğu
ancak 1000 kişi olan kapasitesinin 1309 olduğu ve doluluk oranının %131 olduğu,
2.4 Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için,
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54. Maddesinin birinci
fıkrasının (e) bendi uyarınca “İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması” şartlarının gerçekleşmesi gerektiğinin belirtildiği, birçok ceza infaz kurumlarında kapasitelerin üstünde hükümlü ve tutuklu barındırıldığından, nakil taleplerinin incelenmesinde; kurumun kapasitesi ve güvenliği, suç türü ve kişilerin can güvenliği gibi hususlar göz önünde bulundurulduğunda, her talebin uygun değerlendirilemediği,
2.5 Dolayısı ile başvuranın talep ettiği ceza infaz kurumlarının kapasitelerinin dolu olması nedeniyle
nakil talebinin uygu görülmediği belirtilmiştir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “ Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir . Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz .”
3.1 “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20. maddesinin 1. fıkrasında; “ Herkes, özel hayatına ve aile
hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir .” ,
3.2 “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve
4. fıkralarında; “( 3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . ( 4)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .” Hükümlerine amirdir .
4. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Özel ve aile hayatına saygı hakkı ” başlıklı 8.
maddesinde; “ Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir . Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir .” kuralına yer verilmiştir .
2 / 125. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/ 173 sayılı kararıyla kabul
edilen “Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin Prensipler
Bütünü ” nün, ‘‘Aile mensupları ve dış dünya ile iletişim kurma hakkı’’ başlıklı 19. maddesinde
‘‘Tutulan veya hapsedilen bir kimseye kanunda veya kanuna dayanan bir düzenlemede belirtilen makul şartlara ve sınırlamalara tabi olarak, özellikle aile üyeleri tarafından ziyaret edilebilme ve onlarla haberleşme gibi, dış dünya ile iletişim kurabilmesi için kendisine yeterli imkan verilir .’’,
5.1 “İkametgahına yakın bir yerde tutulma hakkı” başlıklı 20. maddesinde; “ Tutulan veya
hapsedilen kişi talep ettiği takdirde, mümkün olduğu ölçüde ikamet ettiği yere makul uzaklıktaki bir tutukevinde veya hapishanede tutulmalıdır .” hükmü yer almaktadır .
6. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında
REC ( 2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek ‘Temel İlkeler ’ başlıklı 3. maddesi ‘‘ Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır .’’, 6.1. ‘‘Yerleştirme ve Barındırma’’ başlıklı 17.1. , 17.2. ve 17.3. maddelerinde, ‘‘ Mahpuslar, mümkün olabildiğince evlerine veya sosyal rehabilitasyon ortamlarına yakın cezaevlerine yerleştirilmelidirler .’’, ‘‘ Cezaevlerine yerleştirmede, suçun devamlı takibi, güvenlik ve emniyet gerekleri ve tüm mahpuslara uygun rejimlerin sağlanması ihtiyacı hesaba katılmalıdır .’’, ‘‘ İlk yerleştirme ve sonradan yapılacak bir cezaevinden diğerine nakil konusunda, mümkün olabildiğince mahpusa danışılmalıdır .’’, 6.2. ‘‘Dış Dünya ile İlişki’’ başlıklı 24.1., 24.4. ve 24.5. maddelerinde, ‘‘ Mahpusların mümkün olabilen sıklıkta mektup, telefon veya diğer iletişim vasıtalarıyla aileleriyle, başka kişilerle ve dışarıdaki kuruluşların temsilcileriyle haberleşmelerine ve bu kişilerin mahpusları ziyaret etmelerine izin verilmelidir .’’, ‘‘ Ziyaretler için yapılan düzenlemeler, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır .’’, ‘‘ Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bunun için onlara “uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar .’’ , 7. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un, “İnfazda Temel
Amaç ” başlıklı 3. maddesinde; “ Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır …”,
7.1 “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının ilgili
bentlerinde ‘‘Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak
düzenlenir :
c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır . Hükümlünün kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri
3 / 12esas alınır .
d) İyileştirmeye gereksinimleri olmadığı saptanan hükümlülere ilişkin infaz rejiminde, bu hükümlülerin kişilikleriyle orantılı bireyselleştirilmiş programlara yer verilmesine özen gösterilir ve bu hususlar yönetmeliklerde düzenlenir .
e) Cezanın infazında adalet esaslarına uygun hareket edilir . Bu maksatla ceza infaz kurumları kanun, tüzük ve yönetmeliklerin verdiği yetkilere dayanarak nitelikli elemanlarca denetlenir .
f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur .”,
7.2 “Hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması” başlıklı 23. Maddesinde; “Hükümlülerin gözlem
ve sınıflandırılması aşağıdaki esaslara göre yapılır :
a) Hükümlülerin kişisel özellikleri, bedensel, aklî ve sağlık durumları, suç işlemeden önceki yaşamları, sosyal çevre ve ilişkileri, sanat ve meslek faaliyetleri, ahlâkî eğilimleri, suça bakış açıları, hükümlülük süreleri ve suç türleri belirlenerek, durumlarına uygun infaz kurumlarına ayrılmaları ve bunlara göre saptanacak infaz ve iyileştirme rejimi; gözlem, inceleme ve değerlendirme yöntemiyle çalışan gözlem ve sınıflandırma merkezlerinde veya kapalı ceza infaz kurumlarının bu hizmete ayrılan bölümlerinde yapılır . Hükümlüler, işledikleri suç tiplerine, gösterdikleri eğilimlere, tutum ve davranışları nedeniyle sıkı gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekip gerekmediğine göre yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya normal güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya açık ceza infaz kurumlarına gönderilirler…”,
7.3 “Hükümlülerin gruplandırılması” başlıklı 24. Maddesinde ; “Hükümlüler;
a) İlk defa suç işleyenler, mükerrirler, itiyadî suçlular veya suç işlemeyi meslek edinenler, b) Aklî ve bedensel durumları nedeniyle veya yaşları itibarıyla özel bir infaz rejimine tâbi tutulması gerekenler, c) Tehlike hâli taşıyanlar, d) Terör suçluları, e) Suç örgütlerine veya çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olan suçlular, Gibi gruplara ayrılırlar .
( 2) Hükümlüler ayrıca yaşları, hükümlülük süreleri ve suç türleri itibarıyla da gruplandırılırlar .”,
7.4 ‘‘ Ödüllendirme ’’ başlıklı 51. maddesinde ‘‘ ( 1) Hükümlüler, kurum içindeki veya dışındaki genel
durumları, eğitim ve iyileştirme faaliyetlerine etkin katılımları, kurum düzenine karşı tutumları ve kendilerine verilen işlerdeki gayretleri dikkate alınarak teşvik esaslı ödüllerden yararlandırılabilirler .
( 2) Bu madde hükümleri, çocuk hükümlüler için de geçerlidir .
4 / 12( 3) Hükümlülere verilebilecek ödüller şunlardır :
a) Kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan evli hükümlüler, en geç üç ayda bir kez olmak üzere, üç saatten yirmidört saate kadar eşleri ile kurum veya eklentilerinde ceza infaz kurumu personelinin yakın nezareti olmaksızın mahrem şekilde görüştürülebilir .
b) Çocuk hükümlülere, en geç iki ayda bir kez olmak üzere, üç saatten yirmidört saate kadar ana ve babasıyla veya vasisiyle kurum ya da eklentilerinde ceza infaz kurumu personelinin yakın nezareti olmaksızın aile görüşmesi yaptırılabilir .
c) Haftalık ziyaret süresi iki saate kadar uzatılabilir .
d) Kapalı ziyaret yerine açık ziyaret yaptırılabilir .
e) Üst üste kullanılmayan en fazla üç haftalık ziyaret süresi toplu olarak kullandırılabilir .
f) Haftalık telefonla görüşme süresi veya sayısı iki katına kadar artırılabilir .
g) Sosyal, kültürel veya sportif etkinliklerden öncelikli veya daha uzun süreli yararlanmaları sağlanabilir .
h) Haftalık harcama miktarı yarı oranında artırılabilir .
ı) Tek kişilik odalarda televizyon bulundurma imkânı verilebilir .
j) Hediye verilebilir .
k) Takdir belgesi veya tavsiye mektubu verilebilir .
( 4) Ödüllendirme sisteminin usul ve esasları ile bu ödüllerden yararlanmanın kapsam ve şartları, suç türleri dikkate alınarak yönetmelikle belirlenir . ’’,
7.5 “Hükümlülerin nakilleri” başlıklı 53. maddesinde; “ Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu
sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler .”,
7.6 “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54. maddesinde; “ Hükümlülerin kendi istekleri ile
bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; a)Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, b)Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c)Koşullu salıverilmelerine beş aydan az süre kalmamış olması, d)İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f)Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması,
5 / 12g)Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması,
Gerekir . Çocuk hükümlüler bakımından bu fıkranın (b)bendi uygulanmaz .
Bu hükümlüler nakledildikleri kurumlarda, eğitim öğretim veya hastalık nedeniyle nakil hariç, bir yıl kalmak zorundadırlar . Çocuklar bakımından bu süre altı ay olarak uygulanır .” ,
7.7 ‘‘Ödüllendirilecek tutum ve davranışlar ’’ başlıklı 160. Maddesinde; ‘‘ ( 1) Hükümlülerin
ödüllendirilecek tutum ve davranışları şunlardır :
a) Katılması gereken iş, eğitim, öğretim ve benzeri faaliyetlerde devamsızlığı bulunmamak, b) Davranışları ile arkadaşları ve çevresine iyi örnek olmak, c) Kurum içi ve dışındaki spor, sanat, kültür ve sosyal faaliyetlerde veya yarışmalarda başarı göstermek, d) İyileştirme faaliyetlerinde gösterdiği davranışlarla bu çalışmalara katkı sağlamak, e) Kurumun araç, gereç ve donanımlarını koruma ve kullanmada örnek olmak, f) Sağlık ve güvenlik konularında örnek tutum ve davranışlar içerisinde olmak .’’ , 8. 28603 sayılı Resmi gazete yayınlanan Hükümlü ve Tutukluların Ödüllendirilmesi Hakkında
Yönetmelik’in ‘‘Temel ilkeler ’’ başlıklı 5. maddesinde; ‘‘ ( 1) Bu Yönetmeliğin uygulanması ile ilgili olarak aşağıdaki ilkelere uyulur : a) Hükümlü ve tutukluların ödüllendirilmesi ile ulaşılmak istenen temel amaç; bu kişilerin yeniden sosyalleşmesini sağlamak suretiyle insan haklarına saygılı, hukukî ve toplumsal kurallara bağlı bireyler olmalarını teşvik etmektir…ç) Hükümlü ve tutuklulara; işledikleri suçun türü, koşullu salıverilme tarihi, kişisel özellikleri ve ihtiyaçları, bedensel ve psikolojik yapısı, eğitim durumu ve mesleği göz önünde bulundurularak en uygun ödül verilir ve bu karar ilgiliye bildirilir . d) Ödüllendirmede; kurumun fizikî yapısı, personel sayısı, malî ve sosyal imkânları ile mevcut doluluk durumu dikkate alınır . e) Hükümlü ve tutuklulara, gerekli şartları taşımaları hâlinde aynı anda birden fazla ödül verilebilir…’’, 8.1. “Ödül türleri’’ başlıklı 7. maddesinde; ‘‘( 1) Hükümlü ve tutuklulara; a) Kapalı ceza infaz kurumlarındaki evli hükümlü ve tutuklulara, kurum personelinin yakın nezareti olmaksızın eşleri ile mahrem görüşme, b) Haftalık açık veya kapalı ziyaret süresini uzatma, c) Kapalı ziyaret yerine açık ziyaret yapma, ç) Üst üste kullanılmayan ziyaret sürelerini toplu olarak kullanma, d) Haftalık telefonla görüşme sayı veya süresini artırma… ödülü verilebilir .’’,
8.2 “Ödüllendirilebilecek tutum ve davranışlar” başlıklı 8. maddesinde ; “Disiplin cezası almamış
veya kaldırılmış hükümlü ve tutuklulardan aşağıda sayılan tutum ve davranışların bir veya birkaçını
6 / 12sergileyenler, diğer davranış türlerine de açıkça aykırı davranmamaları hâlinde ödüllendirilebilir :
a) Tutum ve davranışları ile diğer hükümlü ve tutuklulara iyi örnek olmak, b) İyileştirme faaliyetlerine geçerli mazeret dışında sürekli ve etkin bir şekilde katılarak kişisel gelişim göstermek, c) İş, eğitim ve öğretim faaliyetlerine geçerli mazeret dışında sürekli katılarak üstün başarı göstermek, ç) Kurumdaki kişisel ve ortak kullanım alanları ile bu yerlerde bulunan eşyaların temizlik, düzen ve korunmasına azami özen göstermek, d) Kurum içi ya da dışındaki sosyal, kültürel veya sportif faaliyetlere sürekli ve etkin bir şekilde katılarak kişisel gelişim göstermek, e) Kurum işleyişini sürdürmek için gerekli olan kurum iç hizmetlerinin yerine getirilmesinde istekli olmak ve üstün gayret göstermek, f) Uyuşturucu, alkol veya sigara bağımlısı olup da bu bağımlılıktan kurtulmak için kurumca yürütülen eğitim veya tedavi programlarına katılarak bu konuda gelişim göstermek, g) Kurum asayiş ve düzenini tehlikeye düşürebilecek hukuka aykırı bir eylemin ortaya çıkarılmasını sağlamak .”, 8.3. “Haftalık ziyaret süresinin uzatılması ödülü” başlıklı 19. maddesinde; ” ( 1) Haftalık ziyaret süresinin uzatılması ödülü verilen hükümlü ve tutukluların açık veya kapalı ziyaret süresi iki saate kadar uzatılabilir …”, 8.4.‘‘ Kullanılmayan ziyaret sürelerinin birleştirilmesi ödülü’’ başlıklı 21. maddesinde “( 1)
Hükümlü ve tutukluların üst üste kullanmadıkları en fazla üç haftalık ziyaret süresi toplu olarak kullandırılabilir .”, 8.5.‘‘Telefonla görüşme süresi veya sayısının artırılması ödülü’’ başlıklı 22. maddesinde ‘‘( 1)
Hükümlü ve tutukluların haftalık telefonla görüşme süresi veya sayısı iki katına kadar artırılabilir .; ( 2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükümlü olanlar da Kanunun 25 inci maddesine uygun olacak şekilde bu ödülden yararlanabilir .”, 9. Adalet Bakanlığının 167 sayılı Genelgesi, nakil işlemleriyle ilgili usul ve esasları göstermek, mevzuatın uygulanmasını kolaylaştırmak ve uygulamada ortaya çıkan sorunları gidermek amacıyla 05/ 06/ 2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulmuştur . 5275 sayılı Kanun’un 54. maddesi uyarınca hükümlülerin kendi istekleri ile nakilleri için aranan şartlar söz konusu Genelge ile tekrar vurgulanmıştır .
9.1 Genelgenin ‘‘Hükümlülerin Kendi İstekleri İle Nakilleri’’ başlıklı 15. maddesinde, ‘‘…e)
istekte bulunulan kurumda yer bulunması, kapsama gücü ve sınıfının uygun olması ve sadece tutuklulara tahsis edilmiş (tutukevi) olmaması…gerekir…’’ düzenlemelerine yer verilmiştir .
7 / 12IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
10. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvurucu 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; ailesinin ikamet ettiği Tokat İlindeki durumuna uygun bir cezaevine nakilinin yapılmasını talep etmektedir .
12. 5275 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde “… öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak… ” ifadeleriyle ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaca değinilmiş olup bu düzenleme doğrultusunda Kanun koyucu, bir yandan suçun karşılığı olan cezanın uygulanmasıyla benzer fiilleri engellemeyi hedeflerken; diğer yandan da, bireyi topluma kazandırarak sosyal barışın sağlanmasına çabalamaktadır . Dolayısıyla infaz rejimini, sadece suç faillerini cezalandırma ve onları toplumdan tecrit etmeye dönük bir uygulama olarak görmek mümkün değildir . Aksine hükümlülerin, devam eden yaşantılarında kurallara riayet eden ve sosyal yaşama uyumlu bireyler haline gelmesi, infaz usullerinden beklenen en önemli faydadır . Bu bakımdan, hükümlülerin yakınlarıyla olan ilişkilerinin devamının sağlanması, infaz rejiminin ıslah edici rolünün bir parçasıdır .
13. Anayasamız ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin ilgili maddeleri uyarınca, herkes özel ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir . Hürriyeti bağlayıcı cezalar ile kişi hürriyeti başta olmak üzere, kişinin seyahat hürriyeti, haberleşme hürriyeti ve “ aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı ” sınırlanmaktadır . Bir kişinin hukuka uygun olarak özgürlüğünden yoksun bırakılması, doğası gereği özel ve aile hayatına belirli düzeyde kısıtlamalar getirmektedir .
Ancak bu kısıtlamalar infaz usulünden beklenen faydayla uyumlu olduğu sürece anlamlıdır .
Bu kapsamda mahkûmun yakınları ile bağlantıda kalmasının, özel ve aile hayatına saygı hakkının esaslı unsurlarından olduğu ve cezaevi idaresinin bu konuda gerekli yardımı sağlaması gerektiği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından da çok defa vurgulanan bir husustur . ( Messina v . Italy, 25498/ 94; Epners-Gefners v . Latvia, 37862/ 02)
14. Bu kapsamda, 5275 sayılı Kanun, ilgili Tüzük ve 167 sayılı Genelge’de hükümlülerin, ailelerinin ikamet yerlerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilmelerine yönelik emredici bir hüküm içermemekle birlikte gerek 5275 sayılı Kanun, ilgili Tüzük ve 167 sayılı Genelge’ de “ Kendi istekleri ile nakil ” hükmü ile disiplin cezası, zorunlu hal, hastalık hali olmasa dahi, maddede düzenlenen şartlar oluştuğu takdirde naklin mümkün olduğunun düzenlenmiş olması, bu maddedeki nakil sebebinin hükümlüler tarafından genel olarak ‘ailelerinin ikamet ettiği yer veya ailelerine yakın yerlere nakil’ hükmü olarak değerlendirilip, nakil gerekçesinde bu hükme dayanmışlardır .
8 / 1215. Gerek AİHM kararlarında, gerek Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen,
“ Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin Prensipler Bütünü ” nün ilgili maddesinde gerek Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi
Kuralları Hakkında REC ( 2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek 17.1. maddesinde hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumuna yerleştirilmelerinin uygun olduğuna dair ifadelere yer verilmiştir . Bunlara ek olarak Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Ömür Boyu
Hapis ve Diğer Uzun Süreli Cezalara Mahkum Olanların Cezaevi İdaresince Yönetimi Hakkında R ( 2003) 23 Sayılı Tavsiye Kararı’nın, ‘‘ Ömür Boyu Hapis ve Diğer Uzun Süreli Mahkûmiyetin Zarar
Verici Etkileriyle Başa Çıkma ’’ başlıklı 22. maddesinde de hükümlünün başarılı bir şekilde toplumla bütünleşmelerini sağlamak ve tahliyelerinden sonra yasalara uyarak yaşama olasılıklarının artırılması ve geliştirilmesi amacı kapsamında hükümlünün aile bağlarının kopmaması için özel çaba gösterilmesi gerektiği vurgulanmıştır .
16. İngiltere ve Galler Bölgesi Ceza İnfaz Kurumları Denetçiliği, Yetişkin Mahkûmların
Rehabilitasyonu konulu Eylül 2014 tarihli raporda ; Hükümlülerin dış dünyayla temaslarının makul düzeyde devam ettirilmesinin, özellikle aileleriyle etkin bir iletişim kurmalarına yardımcı olunmasının, bu kişilerin rehabilitasyonu ile de yakından ilgili olduğu, aile bağlarının korunup geliştirilmesinin hükümlülerin psikolojisi açısından olumlu sonuçlar doğurduğu, yeniden sosyalleşmeleri ve tekrar suç işlemelerinin önlenmesinde önemli bir unsur olduğu sıklıkla ifade edilmektedir .
17. 5275 sayılı Kanun’da, ailesi uzakta yaşadığı için ziyaret hakkını düzenli kullanamayan mahkûmların, bu dezavantajlı durumlarını telafi edici bir düzenleme yer almamaktadır .
Bununla birlikte her ne kadar ödüllendirme başlığı altında olsa da, ceza infaz kurumlarının iyi halli hükümlülere teşvik amaçlı ödüllerden yararlandırabileceği, bu kapsamda ‘ kullanılmayan ziyaret süresinin birleştirilmesi ödülü’ verilebileceği görülmektedir . Buradan hareketle ailesi uzakta yaşadığı için ziyaret hakkını düzenli olarak kullanamayan hükümlülere, aile hayatına saygı hakkının korunması maksadıyla bu yönde bir esneklik sağlanması, bunun için de bu kişilerin ziyaret süresini biriktirerek kullanabilmesine veya benzeri tedbirlere cevaz veren münferit bir düzenleme getirilmesi önem arz etmektedir .
18. Somut olayda; İdare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde;
18.1 Başvuranın, tutuklanarak 24/ 07/ 2016 tarihinde Sincan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumuna alındığı, 14/ 07/ 2018 tarihinde kapsama gücünün aşılması nedeniyle Kayseri 1 Nolu
T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiği, 24/ 07/ 2016 tarihinden bugüne kadar nakline engel teşkil edecek herhangi bir disiplin cezası almadığı,
18.2 Başvuranın ailesinin ikamet ettiği Tokat İli Erbaa İlçesi ile başvuranın hüküm özlü
bulunduğu Kayseri İli Bünyan İlçesinde bulunan ceza infaz kurumunun mesafesine bakıldığında yaklaşık 315 km olduğu görülmüştür .
19. 5275 sayılı Kanun hükümlülerin, ailelerinin ikamet yerlerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilmelerine yönelik emredici bir hüküm de içermemektedir . Aynı Kanunun “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54. maddesinde hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan
9 / 12başka kurumlara nakledilebilmeleri için gereken şartlar belirtilmiş olup bu şartlardan biri de i stekte
bulunulan kurumda boş yerin olması, kapsama gücünün bulunması ve nakil isteminde bulunan kişinin durumunun talep edilen ceza infaz Kurumunun sınıfına uygun bulunmasıdır . Ayrıca 167 sayılı ve ‘‘ Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler ’’ konulu
Genelgesinin ‘‘Hükümlülerin Kendi İstekleri İle Nakilleri’’ başlıklı 15. maddesinde de ‘‘…e) istekte bulunulan kurumda yer bulunması, kapsama gücü ve sınıfının uygun olması ve sadece tutuklulara tahsis edilmiş (tutukevi) olmaması …” şartı düzenlenmiştir . Yukarıda belirtildiği gibi hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarında barınmalarının, rehabilitasyonları bakımından son derece önem arz ettiği bilinmekle birlikte, bu yakınlığın her hükümlü için her zaman evlerine en yakın ceza infaz kurumunda barındırılması olarak düzenlenmesi mümkün değildir . Nitekim, son zamanlarda ülkemizde yaşanılan darbe girişimi sonrasında, ceza infaz kurumları mevcudundaki artış nedeniyle kurum kapasitelerinde sıkıntı yaşandığı, ayrıca aşırı kalabalıklaşmanın yanında hükümlü ve tutuklu profilinin çeşitliliği ve örgüt sayısındaki fazlalığın kapasite sıkıntısının daha fazla hissedilmesine neden olduğu düşünüldüğünde de başvuranın, ailesinin ikamet ettiği Tokat İline, yakın olan ceza infaz kurumlarından birinde olduğu anlaşılmaktadır .
20. Başvuranın annesinin Sağlık Bakanlığı Tokat İli Kamu Hastaneleri Birliği Genel
Sekreterliği Tokat Devlet Hastanesinden alınan 29/ 11/ 2016 müracaat tarihli Engelli Sağlık
Kurulu Rapor sonucunda; Sol Hemiparezi Dm Ht teşhisi ile tüm vücut %78 fonksiyon kaybı ile ağır özürlü olduğu belirtilmiştir .
21. 5275 sayılı Kanunu’nun 51. maddesi ve Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve
Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük’ ün 159 ve devamı maddelerinde, hükümlülerin ödüllendirilebileceği düzenlenmiş olup Hükümlü ve Tutukluların Ödüllendirilmesi Hakkındaki
Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde “Hükümlü ve tutukluların ödüllendirilmesi ile ulaşılmak istenen temel amaç; bu kişilerin yeniden sosyalleşmesini sağlamak suretiyle insan haklarına saygılı, hukukî ve toplumsal kurallara bağlı bireyler olmalarını teşvik etmektir .” hükmüyle ödüllendirmenin amacından bahsedilerek hükümlülerin dış dünya ile ilişkilerine ilişkin iyileştirmelerin, hükümlülerin yeniden sosyalleşmesi ve topluma kazandırılması bakımından önem taşıdığı belirtilmiştir . Yine 5275 sayılı Kanunun “ Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler ” başlıklı 6 ncı maddesinin (b) bendinde, hükümlülerin, insan onuruna yaraşan maddî ve manevî koşullar altında düzenli bir yaşam sürdürmelerinin sağlanacağı belirtilmiştir . Bu kapsamda, idarenin söz konusu bendin gereği olarak, hükümlülerin iyi şartlar altında cezalarını çekmesini temin etme yükümlülüğü bulunmaktadır .
22. Hükümlülerin ailelerine en yakın ceza infaz kurumunda barındırılmaları, ülkemizin içinde bulunduğu şartlar ve hükümlülerin yerleştirilmelerinde dikkat edilmesi gereken hususlar nedeniyle maddi olarak her zaman uygun değilse de, aileleri tarafından ziyaret hususunda sıkıntı çeken hükümlüler bakımından birtakım kolaylıklar yapılması, hem hükümlünün rehabilitasyonu açısından önem taşımakta, hem de ailelerin yakınını (hükümlüyü) görmek, daha rahat şartlarda ziyaret edebilmek hakkının, AİHS 8. maddesi ile düzenlenen ‘‘Özel ve aile hayatına saygı hakkı’’ kapsamında kaldığı değerlendirildiğinde, söz konusu hakkın ihlal edilmemesi bakımından önem taşımaktadır . Başvuranın ailesinin ikamet ettiği Tokat İli Erbaa İlçesi ile başvuranın hüküm
10 / 12özlü bulunduğu Kayseri İli Bünyan İlçesinde bulunan ceza infaz kurumunun mesafesine
bakıldığında (yaklaşık 315 km ) başvuranın ailesinin, özel bir aracı bulunmadığı müddetçe, başvuranı ziyaretinin güç olduğu yine başvuranın tutuklandığı 24/ 07/ 2016 tarihinden bugüne kadar nakline engel teşkil edecek herhangi bir disiplin cezası da almadığı değerlendirildiğinde; bu kapsamda, ziyaret hususunda, bir esneklik ve kolaylık sağlanması hususunda, idarenin
gereken özeni göstermesi ve gerekli hassasiyetin sağlanması gerektiği değerlendirilmiştir .( Bkz :
Kamu Denetçiliği Kurumu’nun 11/ 04/ 2018 tarihli ve 2017/ 17189 Başvuru Numaralı Ret Kararı )
23. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
23.1 Son zamanlarda ülkemizde yaşanılan darbe girişimi sonrasında, ceza infaz kurumları
mevcudundaki artış nedeniyle kurum kapasitelerinde sıkıntı yaşandığı, ayrıca aşırı kalabalıklaşmanın yanında hükümlü ve tutuklu profilinin çeşitliliği ve örgüt sayısındaki fazlalığın kapasite sıkıntısının daha fazla hissedilmesine neden olduğu, başvuranın nakil talep ettiği Tokat İlinde bulunan ceza infaz kurumundaki doluluk oranı ve başvuranın ailesinin ikamet ettiği Tokat İline, yakın ceza infaz kurumlarından birinde olduğu da dikkate alındığında; idarenin başvuranın nakil talebinin yerine getirilmemesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı,
23.2 Ancak Başvuranın ailesinin ikamet ettiği Tokat İli Erbaa İlçesi ile başvuranın hüküm özlü
bulunduğu Kayseri İli Bünyan İlçesinde bulunan ceza infaz kurumunun mesafesine bakıldığında (yaklaşık 315 km ) başvuranın ailesinin, özel bir aracı bulunmadığı müddetçe, başvuranı ziyaretinin güç olduğu yine başvuranın tutuklandığı 24/ 07/ 2016 tarihinden bugüne kadar nakline engel teşkil edecek herhangi bir disiplin cezası da almadığı değerlendirildiğinde; ziyaretlerde esneklik ve kolaylık sağlanması için idarenin gereken dikkat ve özeni göstermesi gerektiği değerlendirilmiştir .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği anlaşılmıştır .
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
25. 14/ 06/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma
11 / 12süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili İdarenin işlemine karşı Ankara İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, Başvuranın ailesinin ikamet ettiği Tokat İlindeki durumuna uygun bir cezaevine nakil talebinin REDDİNE, Başvuranın ailesinin ikamet ettiği Tokat İli Erbaa İlçesi ile başvuranın hüküm özlü bulunduğu
Kayseri İli Bünyan İlçesinde bulunan ceza infaz kurumunun mesafesi ve başvuranın tutuklandığı tarihinden bugüne kadar nakline engel teşkil edecek herhangi bir disiplin cezası da almadığı değerlendirildiğinde idarenin ziyaretlerde esneklik ve kolaylığın sağlanması için gereken dikkat ve özeni göstermesi gerektiği hususunda ADALET BAKANLIĞINA
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
Adalet Bakanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Tavsiye Kararının BAŞVURANA VE ADALET BAKANLIĞINA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi