|
ÖZET: Bu Yargıtay kararında, davacı vekilinin, müvekkilinin haksız borç tahakkuku nedeniyle kesilen aylığının ve boşanmanın kesinleşmemiş olması dolayısıyla hak ettiği dul aylığının yeniden bağlanması talebi üzerine açtığı dava incelenmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak davalı kurum bu kararı istinaf etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, yapılan inceleme sonucunda, davacının eski eşinin ölümünden sonra mirasçı olduğu ve dolayısıyla dul aylığı almaya hakkı bulunduğu gerekçesiyle davalı kurumun işleminin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir.
Temyiz aşamasında, davalı kurum vekili, kararın eksik araştırmaya dayandığını öne sürerek bozulmasını talep etmiştir. Ancak Yargıtay, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğuna hükmetmiştir. Sonuç olarak, temyiz edilen karar onanmış ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bu durum, hukuki süreçte tarafların haklarının korunması açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur. |
10. Hukuk Dairesi 2024/9411 E. , 2024/8851 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2708 E., 2024/94 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 22. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/40 E., 2021/325 K.
Taraflar arasındaki Kurum işlemi iptali ve menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın, davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı ,davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle; müvekkilinin davalı kurumca kesilen haksız borç tahakkuku ile kesilen kendi aylığının ve boşanmanın kesinleşmemiş olması nedeniyle yasa gereği hak ettiği dul aylığının kesilme tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte tekrar bağlanarak ödenmesine, kesilme tarihi itibariyle tedbir yoluyla ödenmesine ve davalı kuruma 39.193,31 TL asıl ve 1.704,43 TL faizi olmak üzere 42.897,74 TL borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum cevap dilekçesinde, haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince toplanan deliller nazarında , davanın kabulüne dair karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bakırköy 1. Aile Mahkemesinin cevabi yazısı, nüfus kayıtları, kurum yazışmaları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile eski eşinin evliliğinin ölüm ile sona erdiği, boşanma kararının kesinleşmemesi nedeniyle davacının eski eşine medeni kanun hükümleri gereği mirasçı olduğu, davacının eski eşinden dul aylığı almaya hakkı olduğu bu minvalde davalı kurumun iptal işleminin yasaya ve hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile başvurunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili özetle; eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işlemi iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.