|
ÖZET: Başvuran, müteveffa sigortalı eşinden aldığı dul emekli maaşının, yasal düzenlemelerle belirlenen taban emekli aylığı miktarı olan 5.500,00 TL ile eşitlenmesini talep etmiştir. Başvurusunda, mevcut maaşının 4.700,00 TL olduğunu ve CİMER üzerinden yaptığı başvurunun olumsuz sonuçlandığını belirtmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), başvuranın ölüm aylığının 5510 sayılı Kanun’un 34. maddesi uyarınca %75 hisse oranıyla hesaplandığını ve bu durumda 4.125,00 TL olarak belirlenen taban aylık tutarının altında bir ödeme yapılmadığını ifade etmiştir.
SGK’nın açıklamalarına göre, başvuranın aldığı toplam ölüm aylığı, ek ödemelerle birlikte 4.794,03 TL olup, bu tutar taban aylık miktarından yüksektir. Dolayısıyla, başvuranın aylığında herhangi bir hata bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun reddedilmesi yönünde öneride bulunmuş ve yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu belirtmiştir. Sonuç olarak, başvuranın talebi, ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirildiğinde, hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum tespit edilmediğinden reddedilmiştir. Başvuru sahibinin, bu karara karşı yargı yoluna başvurma hakkı bulunmaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/9698-S.23.15638
BAŞVURU NO : 2023/2461
KARAR TARİHİ : 01/08/2023
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın müteveffa sigortalı eşinden kaynaklı almakta olduğu ölüm aylığının taban emekli aylığı miktarıyla denkleştirilmesi talebi hk.
BAŞVURU TARİHİ : 19/02/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; eşinin vefat etmesi sonucu dul emekli maaşı almakta olduğunu, yapılan yasal düzenlemeler sonucunda en düşük emekli aylığının 5.500,00
TL’ye çıkarıldığını, tarafına 4.700,00 TL ödeme yapıldığını, CİMER üzerinden yapmış olduğu başvurusuna olumsuz yanıt aldığını ifade ederek almakta olduğu emekli maaşının 5.500,00 TL olarak düzeltilmesi ve eksik ödenen kısımların tarafına ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 29/03/2023 tarihli ve E- – – sayılı yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Başvuranın 18/01/2023 tarihinde CİMER üzerinden başvuruda bulunduğu, 15/02/2023 tarihinde ilgili mevzuatın da yer aldığı bilgilendirici bir açıklamayla kendisine cevap verildiği, 2.2. Kurumumuz müteveffa sigortalısı hak sahibi eşi olan başvurana bağlanan ölüm aylığının 5510 sayılı Kanun’un 34’üncü maddesinin birinci fıkrası (a) bendi gereğince % 75 hisse oranı üzerinden hesaplandığı, 2.3. 5510 sayılı Kanun’un Ek 19’uncu maddesinde düzenleme altına alınan taban emekli aylığı miktarının 12/01/2023 tarihli ve 7431 sayılı Kanun’un 2’nci maddesinde 5.500,00 TL olarak belirlenip yine anılan ek maddede ölüm sigortasından yapılan ödemeler toplamının ise bu miktarın hak sahiplerinin hisseleri oranı esas alınarak tespit olunacak tutardan az olamayacağının öngörüldüğü, /
2.4. Başvuranın hak sahibi olduğu ölüm aylığı üzerinden yapılacak hesaplamada taban emekli aylığı miktarı olan 5.500,00 TL tutarın hak sahiplerinin hisseleri oranı (% 75) esas alınarak tespit olunmasında ortaya çıkan miktar (5.500*0,75=) 4.125,00 TL olup ölüm sigortasından yapılacak ödemeler toplamı bu tutardan az olamayacağı ve hak sahibi başvuran da bahsedilen tutardan daha yüksek olarak ek ödeme dâhil 4.794,03 TL ölüm aylığı aldığından hak sahibinin aylığında bir hata bulunmadığı, ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.
5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun; 5.1. “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlıklı 34’üncü maddesi; “Ölen sigortalının 33 üncü madde hükümlerine göre hesaplanacak aylığının; a) Dul eşine % 50’si; aylık bağlanmış çocuğu bulunmayan dul eşine ise bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri hariç bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaması veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olması halinde % 75’i, b) Bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri hariç bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan;
1) 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını
doldurmayanların veya,
2) Kurum Sağlık Kurulu kararı ile çalışma gücünü en az % 60 oranında yitirip malûl olduğu
anlaşılanların veya,
3) Yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan
kızlarının, her birine %25’i, c) (b) bendinde belirtilen çocuklardan sigortalının ölümü ile anasız ve babasız kalan veya sonradan bu duruma düşenlerle, ana ve babaları arasında evlilik bağı bulunmayan veya sigortalının ölümü tarihinde evlilik bağı bulunmakla beraber ana veya babaları sonradan evlenenler ile kendisinden başka aylık alan hak sahibi bulunmayanların her birine %50’si,
d) Hak sahibi eş ve çocuklardan artan hisse bulunması halinde her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olması ve diğer çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması şartıyla ana ve babaya toplam
%25’i oranında; ana ve babanın 65 yaşın üstünde olması halinde ise artan hisseye bakılmaksızın yukarıdaki şartlarla toplam %25’i, oranında aylık bağlanır. Ancak, hak sahibi çocuklardan 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde
20 yaşını, yükseköğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmayanların, bu Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılmaları, bunlara aylık bağlanmasına engel oluşturmaz.
Sigortalı tarafından evlât edinilmiş, tanınmış veya soy bağı düzeltilmiş veya babalığı hükme bağlanmış çocukları ile sigortalının ölümünden sonra doğan çocukları, bağlanacak aylıktan yukarıda belirtilen esaslara göre yararlanır.
Hak sahiplerine bağlanacak aylıkların toplamı sigortalıya ait aylığın tutarını geçemez. Bu sınırın aşılmaması için gerekirse hak sahiplerinin aylıklarından orantılı olarak indirimler yapılır.”, 5.2. Ek 19’uncu maddesi; “Bu Kanun veya bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümlerine göre malullük ve yaşlılık sigortasından ödenen aylıklar ve aylıklar ile birlikte her ay itibarıyla yapılan ödemeler toplamı dosya bazında, 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesi uyarınca yapılacak ek ödeme dâhil 7.500 Türk lirasından [30/03/2023 tarihli ve 7447 sayılı
Kanun ile 5.500 ibaresi 7.500 şeklinde değiştirilmiştir.] az olamaz. Ölüm sigortasından yapılan ödemeler toplamı ise bu tutarın hak sahiplerinin hisseleri oranı esas alınarak tespit olunacak tutarından az olamaz.
Bu Kanun kapsamında hesaplanan aylıklar, bu madde ile belirlenen tutardan düşükse aradaki fark
Hazineden tahsil edilir.
Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri gereğince bağlanan kısmi aylıklar için bu madde hükümleri uygulanmaz.”, hükmünü amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuran hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun bulunmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran özetle; müteveffa sigortalı eşinden kaynaklı hak sahibi olduğu dul emekli aylığının 4.700,00 TL olup bu tutarın emekli taban aylık miktarı olarak koyulan 5.500,00 TL’den az olduğunu belirterek söz konusu aylığın 5.500,00 TL olarak düzeltilmesini ve eksik ödenen kısımların tarafına ödenmesini talep etmektedir.
8. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle; ölüm sigortasından yapılan ödemeler toplamının emeklilik taban aylık tutarı olarak belirlenen 5.500,00 TL üzerinden hak sahiplerinin hisseleri oranı esas
alınarak tespit olunacak tutardan az olamayacağı öngörülmüş olup başvurana müteveffa sigortalı eşinden kaynaklı hak sahibi olduğu ölüm aylığının % 75 hisse oranında bağlandığı göz önüne alındığında başvuran açısından ortaya çıkan taban aylık tutarının (5.500*0,75=) 4.175,00 TL şeklinde bulunduğu, kendisinin ek ödeme dâhil aldığı ölüm aylığının ise bahsedilen miktardan daha yüksek bir tutar olan 4.794,03 TL olduğundan başvuranın aylık hesabında bir hata olmadığı ifade edilmiştir.
9. Bu çerçevede başvuruya konu uyuşmazlığın; başvuranın müteveffa sigortalı eşinden kaynaklı hak kazandığı ölüm aylığı miktarının 5510 sayılı Kanun’un Ek 19’uncu maddesinde düzenlenen taban emekli aylığı tutarından az olup olamayacağı hususunda kilitlendiği anlaşılmaktadır.
10. 5510 sayılı Kanun’un 34’üncü maddesinde ölüm aylığına hak kazanan kişilere nasıl bir paylaşım yapılacağı düzenlenmiş olup ölen sigortalının dul eşine % 50, aylık bağlanmış çocuğu bulunmayan dul eşine ise belirli şartlar dâhilinde % 75 oranında ölüm aylığı bağlanacağı hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda başvuranın durumuna bakıldığında kendisinin anılan Kanun hükmü uyarınca % 75 hisse oranı üzerinden ölüm aylığına hak kazandığı anlaşılmaktadır.
11. Yine aynı Kanun’un Ek 19’uncu maddesinde ise malullük ve yaşlılık aylığı için taban aylık miktarı öngörülmüştür. Burada belirlenen tutar zaman içerisinde farklı kanunlar yoluyla değiştirilmiş olup son olarak 30/03/2023 tarihli ve 7447 sayılı Kanun’un getirdiği değişiklikten itibaren 7.500,00 TL olarak düzenlenmiştir. Bunun öncesinde 12/01/2023 tarihli ve 7431 sayılı Kanun ile ortaya koyulan taban aylık miktarı ise 5.500,00 TL olarak belirlenmiştir. Başvuru konusu uyuşmazlığın gerçekleştiği tarihte ise
7431 sayılı Kanun ile 5.500,00 TL şeklinde düzenlenen tutar taban aylık miktarına denk düşmektedir.
Bununla beraber ölüm sigortasından yapılan ödemeler toplamına dair koyulan asgari miktarın ise belirtilen tutarın hak sahiplerinin hisseleri oranı esas alınarak tespit olunacak tutar olarak düzenlendiği görülmektedir.
12. Bu itibarla başvuruya konu olan somut olaya bakıldığında; başvuranın müteveffa sigortalı eşinden kaynaklı kendisine bağlanan ölüm aylığı hisse oranının % 75 olduğu, 12/01/2023 tarihli ve 7431 sayılı
Kanun’un getirdiği değişiklik ile 5510 sayılı Kanun’un Ek 19’uncu maddesinde öngörülen taban emekli aylığının 5.500,00 TL olarak belirlendiği, bu miktarın hâlihazırda malullük veya yaşlılık aylığı alanlar için geçerli olduğu, aynı Ek Madde’nin birinci fıkrasının devam eden cümlesine göre ise başvuranın müteveffa eşinin ölüm sigortasından yapılan ödemeler toplamının 5.500,00 TL taban aylık tutarının % 75 hisse oranıyla tespit olunacak miktarından az olamayacağının düzenlendiği, bu durumda bahsi geçen hesaplamayla tespit olunan (5.500*0,75) 4.125,00 TL tutarın başvuranın almakta olduğu ölüm aylığı açısından asgari sınırı oluşturduğu, dolayısıyla başvuranın ek ödeme dâhil 4.794,03 TL ölüm aylığı aldığı ve bu tutarın da anılan asgari tutardan yüksek olduğu görüldüğünden başvurana bağlanan söz konusu aylık miktarında herhangi bir yanlışlık bulunmadığı açıktır.
13. Buna göre yukarıda aktarılmış olan başvuranın iddiaları, idarenin konuya dair açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak
Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın hak sahibi olduğu ölüm aylığının hesaplanmasında 5510 sayılı Kanun’un 34’üncü maddesinde öngörülen paylaşım/hisse oranları esas alındığından Sosyal Güvenlik Kurumunca başvurana bağlanan ölüm aylığı miktarının aynı Kanun’un
Ek 19’uncu maddesinde belirlenen taban emekli aylık tutarının altında kalması durumunda hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 14. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
15. 6328 sayılı Kanun’un 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararı’nın başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İş Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi