|
ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın duruşmaya giderken ceket ve kravatının çıkarılması ile yanında bulundurduğu kalemlerin bırakılması üzerine yaptığı itiraz incelenmiştir. Başvuran, duruşma öncesinde alınan bu tedbirlerin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu savunmuş, duruşma sırasında ceket ve kravat ile hazır bulunmanın önemine vurgu yapmıştır.
İdarenin, güvenlik gerekçesiyle bu tedbirleri aldığı belirtilmiş, ancak duruşma esnasında sanığın kendini savunma hakkının sağlanabilmesi için uygun kıyafetle mahkemeye çıkmasının gerekliliği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvurunun kabulü ile sanıkların duruşmalara ceket ve kravat ile katılmalarını engelleyen tedbirin kaldırılması yönünde Adalet Bakanlığı’na tavsiyede bulunulmuştur. Bu karar, sanıkların yargılama sürecindeki haklarının korunması açısından önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/6338-S.20.10038
BAŞVURU NO : 2019/18686
KARAR TARİHİ : 20/04/2020
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : Adalet Bakanlığı
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, sanık olarak yargılandığı duruşmaya götürülürken uygulanan tedbirlerle ilgili gereğinin yapılması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 25/10/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza başvuruda bulunan başvuran 22/01/2019 tarihinde, Yargıtay 9. Ceza
Dairesi’nde görülecek duruşması için bir gün öncesinden Kandıra 1 No’lu F Tipi Ceza İnfaz
Kurumu’ndan Sincan 2 No’lu F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na getirildiğini, gelirken üzerine spor kıyafetler giydiğini, duruşma için ceket ve kravat getirdiğini, duruşma için hazırlandıktan sonra, ceza infaz kurumu görevlilerince, önce kravatının çıkarılmasının istendiğini, sonra ceketinin çıkarılmasının istendiğini, daha sonra ise yanına almış olduğu kalemlerinin geri bırakıldığını, bunları yapmaması halinde, duruşmaya götürülmeyeceğinin söylendiğini, bu konuda tutanak tutma talebinin reddedildiğini, daha sonra ise uygun olmayan kıyafetlerle duruşmaya gitmek zorunda kaldığını ifade ederek, gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuranın söz konusu talebi ile ilgili ilk başvurusu üzerine Gönderme Kararı verilmiş, Gönderme Kararı üzerine Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 08/11/2019 tarih, E. / sayılı yazıda, 2.1. “Tutuklu 22/01/2019 tarihinde Yargıtay 9. Ceza Dairesinde yapılacak duruşmasına katılması amacıyla 21/01/2019 tarihinde Sincan 2 Nolu F Tipi Yüksek
Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna sevk edildiği, 2.2. Hükümlü ve tutukluların duruşmalara götürülüp getirilirken ring araçlarında, toplu tutuldukları yerlerde birbirlerine zarar vermemeleri için jandarmanın gözettiği güvenlik unsurlarına önemle riayet edilmesi ve kravat, ayakkabı bağcığı ve bu ise elverişli kemerlerin çıkartılarak duruşmalara sevk işlemlerinin yaptırılması gerektiği, ayrıca duruşmalarda herhangi bir olumsuz durumun yaşanmaması adına benzer tedbirlerin ve güvenlik önlemlerinin alınabildiği, 2.3. Ayrıca, uygulamanın kişi ve kamu güvenliği açısından meydana gelebilecek olumsuz olayların önüne geçilmesi amacıyla gerçekleştirildiği, kurum personelinin herhangi bir kusur veya ihmalinin bulunmadığı anlaşıldığından adlî veya idarî yönden işlem yapılmasına yer olmadığının değerlendirildiği,”
Bilgisi edinilmiştir.
3. Gönderme Kararı üzerine Sincan 2 No’lu F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü tarafından gönderilen 19/04/2019 tarih, / sayılı yazıda, 3.1. “Ceza İnfaz Kurumumuz kayıtlarının incelenmesi sonucunda başvurucu
‘m Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkitevleri Genel Müdürlüğü ‘nün 14.12.2018 tarih ve / sayılı duruşma nedeniyle sevk emirleri gereğince Yargıtay 9. Ceza
Dairesi’nde 22/01/2019 tarihinde yapılacak olan duruşması nedeniyle, duruşma süresi, yol mesafesi, varış ve dönüş süreleri, bu zaman içerisinde yol emniyeti ve hava şartları dikkate alındığında aynı gün sevkinin yapılmaması durumunda geçici olarak Ceza İnfaz Kurumumuza sevk edilmesi, bir sonraki duruşmasının 30 günden daha sonraki bir tarihe ertelenmesi halinde geldiği Kuruma iade edilmek üzere Kocaeli 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz
Kurumundan 21.01.2019 tarihinde sevk edilerek Ceza İnfaz Kurumumuza alınmıştır.
3.2. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 17/03/2017 tarih ve / (Cezaevi S.) sayılı
Güvenlik Önlemleri konulu yazılarında; “Sincan Cezaevi Jandarma Tabur Komutanlığı’nın yazıları gereğince, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü kapsamında tutukluların, birbirlerine suçlayıcı beyanları, ast-üst ilişkileri çerçevesinde bazı tutuklular arasında menfaat çatışmasının olması ve birbirlerine zarar verecekleri hususunda alınan duyumlar nedeni ile duruşmalara götürülüp getirilirken ring araçlarında, toplu tutuldukları yerlerde birbirlerine zarar vermemeleri için jandarmanın gözettiği güvenlik unsurlarına önemle riayet edilmesi, kravat, ayakkabı bağcığı ve bu işe elverişli kemerlerin çıkartılarak duruşmalara sevk işlemlerinin yaptırılması” gerektiği bildirilmiştir.
3.3. Yine, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü ‘nün 24.04.2017 tarih ve sayılı “Duruşmalarda Tedbir Alınması” konulu yazılarında, “Sincan Cezaevi Jandarma Tabur Komutanlığı’nın “Sincan Ceza İnfaz Kurumlan Kampüs
Duruşma Salonunda yapılan yargılamalar sırasında, mahkeme tarafından verilen kararlara itiraz eden FETÖ mensubu tutukluların, komuta kademesinde görev yaparken darbeye teşebbüs olaylarını planlayan diğer tutuklulara ve müdahil avukatlara yönelik saldırı girişiminde bulundukları, kargaşa çıkarmak için toplu olarak bağırmaya başladıkları, mahkeme heyetine yönelik sataşmalarda bulundukları, ayrıca mahkemeyi izleyen tutuklu yakınlarının kendi bölümlerinden çıkarak tutukluların bulunduğu bölgeye geçmeye çalıştıkları, salonda alınan yoğun güvenlik tedbirleri sayesinde olayların bastırıldığı ve tutukluların salondan çıkarılarak ceza infaz kurumlarına teslim ellikleri, ancak bu duruşmaların önümüzdeki dönemlerde devam etmesi nedeniyle aynı sorunların tekrar yaşanabileceği ve yaşanan kargaşa sırasında tutukluların ziyaretçilerin arasına karışarak firara teşebbüs edebileceklerinden” bahisle güvenlik önlemlerinin artırılması gerekliğini belirten yazı ve ekleri incelenmiştir.
3.4. Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüs Duruşma Salonunda yapılan yargılamalara FETÖ mensubu tutukluların yakınlarının da katılması nedeniyle kalabalıklaşmadan dolayı firar gibi müessif bir olaya meydan verilmemesi, örgüt mensuplarının kendi aralarında gizli haberleşmelerinin ve örgütsel faaliyetlerinin önlenmesi amacıyla, Sincan Cezaevi Jandarma
Tabur Komutanlığı’nın yazılarındaki hususlara dikkat edilerek duruşmalara sevk edilecek tutukluların mevsim koşulları da göz önünde bulundurularak yanlarına mont ve kaban gibi kışlık elbiselerinin verilmemesinin uygun olduğu değerlendirilerek” bildirilmiştir.
3.5. Sincan Cezaevi Jandarma Tabur Komutanlığı’nın duruşmalarda çıkan arbede ve güvenlik durumları nedeniyle bildirimde bulunması sonucunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve
Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün tarih ve sayılı belirtilen yazıları gereğince 22/01/2019 tarihinde Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nde yapılacak duruşmasında hazır edilmesi amacıyla kolluk kuvvetine teslimi ilgili yazılar kapsamında yapılmıştır.”
Bilgisi edinilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”; 4.1. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74.
maddesinin 3. ve 4. fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu
Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 5. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu’nun “Nakillerde alınacak tedbirler” başlıklı 58. Maddesinin ilgili fıkralarında; “(1) Hükümlülerin kuruma veya başka bir yere götürülüp getirilmesi sırasında, halkla bir araya gelmelerine ve başkaları tarafından görülmelerine engel olacak tedbirler alınır.
(2) Hükümlü, havalandırma ve ışık durumu yetersiz araçlarla, eziyet verici veya onur kırıcı şekilde nakledilemez. Nakil sırasında alınacak tedbirler, hükümlünün firarını önleyici ve yukarıdaki fıkrada yazılı engelleri gerçekleştirici sınırları aşamaz, birbirleriyle ve görevlilerle herhangi bir tartışmaya girmelerini engelleyici boyutları geçemez. “; 6. 21/1/2017 tarih ve 29995 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Yönetmeliği’nin “Tutuklu ve hükümlülerin soruşturma ve duruşmaya götürülmesine ilişkin görevler” başlıklı 25. maddesinde; “(1) Soruşturma ve duruşmalar için adli mercilere götürülecek tutuklu ve hükümlülerin isim listesi, infaz kurum müdürü tarafından, koruma görevini yürüten jandarma komutanına yazı ile bildirir. Jandarma komutanı muhafız devriyenin kuvvetini saptayarak hükümlü ve tutukluları istenilen yer ve zamanda hazır bulundurur.
(2) Hükümlü ve tutukluların gerek yolda gerek adliyede başkalarıyla görüşmelerine ve bir şey alıp vermelerine izin verilmez.
(3) Hükümlü ve tutuklular Cumhuriyet savcısının, hakimin ya da mahkemenin önüne götürüldüğünde, inzibat aletleri takılmış ise çıkarılır ve bağlı olmayarak girmeleri sağlanır.
Bu yerlerden çıkışta inzibat aletleri ilgili mevzuat kapsamında tekrar takılabilir.”; düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin
“Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 8. Ceza muhakemesinin amacı sanık hakkında, maddi gerçeğe ve muhakeme usulüne uygun olarak verilmiş, hukuki barış yaratan bir hüküm verilmesidir. Ceza muhakemesinin amacı her ne pahasına olursa olsun, maddi gerçeğe ulaşmak olmayıp, bu üç kriterin her zaman göz önünde tutulması gerekir. (ÖZBEK/DOĞAN/BACAKSIZ, Ceza Muhakemesi Hukuku, 12. Baskı, 2019, s.
42) Benzer şekilde, bugünün muhakeme hukukunda, şu üç hedefe birlikte varılmaya
çalışılmak gerektiği söylenebilir: Maddi gerçeğin araştırılması, insanlık onuruna saygı gösterilmesi ve masumları cezalandırma riskinin azaltılması. (YENİSEY/NUHOĞLU, Ceza
Muhakemesi Hukuku, 7. Baskı, 2019, s. 74.)
9. Ceza muhakemesi hukukunda fail ile mağdur arasındaki çıkarların denkleştirilmesi değil, devlet ile fail arasında doğan ve devlete ait cezalandırma yetkisinin kullandırılması söz konusudur. Devlet bu yetkisini milletin kendisinden alır, bu nedenle yargılama sonunda verilen hükmün baş kısmına ‘TÜRK MİLLETİ ADINA’ yazılır. (ÖZBEK/DOĞAN/BACAKSIZ, Ceza Muhakemesi Hukuku, 12. Baskı, 2019, s. 45) Nitekim Anayasa’nın “Yargı yetkisi” başlıklı 9’uncu maddesinde, yargı yetkisinin, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılmakta olduğu düzenlenmiştir.
10. Hakkaniyete uygun yargılamanın en önemli unsuru olan sanığın kendini savunma hakkından faydalanmasının ilk koşulu sanığın savunmasını yapabilmesi için mahkeme önünde hazır bulunma olanağına sahip olmasıdır. Suçla itham edilen herkes, iddiayı duymak ve karşı koymak ve savunmasını yapmak üzere mahkemenin huzurunda bulunarak yargılanma hakkına sahiptir. Duruşmada hazır bulunma hakkı, kişinin kendi davasının duruşmasına bizzat veya bir müdafi ile birlikte katılması anlamına gelmektedir. (Anayasa Mahkemesi, Başvuru
No:2013/724, 25/06/2015 tarih, § 26. )
11.Türk Ceza Kanunu madde 62’de, ‘Takdiri indirim nedenleri’ başlığı altında, failin yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı halinde, TCK. m. 61 uyarınca belirlenen cezanın indirileceği düzenlenmiştir. Söz konusu maddenin ikinci fıkrasında ‘Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir.
Takdiri indirim nedenleri kararda gösterilir.’ hükmü düzenlenmiştir.
12. Uygulamadaki doğruluğu tartışılır olsa da, kamuoyunda “takım elbiseye, kravata iyi hal indirimi” olarak adlandırılan ve TCK. m. 62’de “Takdiri indirim nedenleri” düzenlenmiştir.
13. Takdiri indirim nedenlerinin neler olabileceği, sınırlı olmamak üzere ve örnekler şeklinde belirlenmiştir. Yargılama sürecindeki davranışlar, sanığın kişiliği hakkında fikir verebileceğinden, cezanın bireyselleştirilmesi adına takdiri indirim nedenleri arasında sayılmıştır. Bu hususta, failin pişmanlığını, adaletin tecellisine katkısını, yargılamanın düzenine uyumunu gösteren tavır ve hareketler indirim nedeni olarak dikkate alınabilir.
(ARTUK/GÖKCEN/YENİDÜNYA, Ceza Hukuku Genel Hükümler, 10. Baskı, 2016, 905-906.)
14. Failin yargılama sürecindeki davranışları, kişiliği hakkında sonuçlar çıkarmaya elverişli olduğu takdirde cezanın belirlenmesinde değerlendirilmesi gereken unsur olarak kabul edilebilecektir. (KOCA/ÜZÜLMEZ, Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler, 12. Baskı, 2019, s. 697.)
15. Başvuran, Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nde görülecek duruşmasına giderken, ceketinin, kravatının çıkartılması ve yanında bulundurduğu kalemlerin bıraktırılması nedeniyle gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
16. İdarenin cevabi yazısı dikkate alındığında, yaşanabilecek her türlü olumsuzluğa karşı, gereken önlemleri almanın makul olduğu, idarenin çekincelerinin haklı olduğu açıktır.
Duruşma öncesi ve duruşma sonrası her türlü önlemi almak, idarenin görevidir. Nitekim başvuranın kalemine izin verilmemesi yönündeki tedbirin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
17. Muhakemede yer alan süjenin adı ne olursa olsun, ‘Türk Milleti Adına’ karar veren mahkemeye herkesin saygı göstermesi, bu saygıyı yalnız söz ve davranışıyla değil kıyafetiyle, temizliği ile duruşu ile de göstermesi gerekir. Kendi hakkında karar verecek bir mahkemeye her sanık tertipli şekilde çıkmak isteyecektir, geçmişten günümüze tüm yargılamalarda, sanıkların mahkemeye çıkarken özenli oldukları bilinen bir gerçektir.
18. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde, başvuranın ‘duruşma esnasında’ ceket ve kravatı olmadan çıkarılmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, duruşma öncesinde tedbir amaçlı, sanıklardan alınan eşyaların, duruşma esnasında verilmesinin uygun olduğu, bu hususta yargı dosyasındaki sayıya göre farklı önlemler alınması ve sanıkların mahkeme huzuruna çıkarken ceket ve kravat çıkarılması tedbirinin kaldırılması gerektiği kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından her idare tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece
“makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
20. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiği takdirde, BAŞVURUNUN KABULÜ ile; ‘Türk Milleti Adına’ karar veren mahkemeler nezdinde, sanıkların ceket ve kravatının çıkarılması tedbirinin kaldırılması yönünde ADALET BAKANLIĞI’na TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Adalet
Bakanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvurana ve Adalet Bakanlığına tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi