|
ÖZET: Düzce Belediyesi’nin 13.06.2019 tarihli meclis kararı ile yapılan imar planı değişikliği üzerine yapılan başvuru, Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından incelenmiştir. Başvuran, daha önce Emsal=3 olan yapılaşma koşulunun Emsal=2,4’e düşürülmesi ve bina kat sayısının beş ile sınırlandırılmasının, kendisine hak kaybı yaşattığını iddia etmiştir. Ayrıca, aynı ada içinde farklı emsal değerleri ve kat sınırları uygulanmasının adil olmadığını vurgulamıştır. Düzce Belediyesi ise, imar planı değişikliklerinin topoğrafik koşullar ve diğer gerekçelerle yapıldığını, bu değişikliklerin yasal çerçevede olduğunu belirtmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun incelenmesi sonucunda, Düzce Belediyesi’nin imar planı değişikliklerinin hukuka uygun olduğunu ve başvurunun reddedilmesi gerektiğini önermiştir. İmar planlarının, kamu yararını gözeterek hazırlanması gerektiği ve mevcut mevzuat çerçevesinde yapılacak değişikliklerin, kamu yararına uygunluk taşıması gerektiği ifade edilmiştir. Başvurunun reddi, ilgili idarenin kararlarının hukuka uygunluğu açısından değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, başvuru, Düzce Belediyesi’nin imar planı değişikliklerinin yasal ve kamu yararına uygun olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Başvuran, bu karara karşı Bolu İdare Mahkemesinde dava açma hakkına sahiptir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/9856-S.21.15927
BAŞVURU NO : 2021/1466
KARAR TARİHİ : 05/07/2021
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : DÜZCE BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Düzce Belediyesinin 13.06.2019 tarih 233 sayılı meclis kararı ile yapılaşma koşullarında yaptığı değişikliğin, değişiklik öncesi duruma getirilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 22/01/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Şikayetçi dilekçesinde özetle; Düzce ili köyü, pafta ada no parsel no olan, 1895,44 m2 lik arsalarının, imar planı daha önce Emsal=3 iken belediye tarafından 13.06.2019 tarihli 233 sayılı meclis kararıyla Emsal=2,4 olarak değiştirildiğini, ayrıca arsalarında bina kat sayısının beş ile sınırlandırıldığını, bu imar planı değişikliklerinden dolayı arsa üzerinde yapacakları toplam inşaat alanı haklarının azaldığını, bu nedenle Düzce Belediyesine imar planı ile ilgili itirazda bulunduğunu, itirazının belediye tarafından değerlendirildiğini ve imar palanındaki en son değişikliğin devam etmesi yönünde 09.12.2020 tarihli yazı ile karar verildiğini,
1.1. Yapılan en son değişiklik sonunda aynı ada içerisinde birbirine komşu iki parselden birine daha önce inşaatı başladığı ve halen yapılmakta olduğu için Emsal=3 uygulanırken arsalarına Emsal=2,4 uygulandığını,
1.2. Bu uygulamanın; 1) Aynı ada içerisinde birbirine komşu iki parselin birinde 14 katlı binanın (14 katlı kabası bitmiş halen yapımı devam eden) diğerinde ise 5 katlı binanın yapılacak olmasından dolayı şehircilik açısından çarpık bir kentleşmenin/görüntünün ortaya çıkmasına neden olduğunu, 2) Daha önce arsalarında Emsal=3 olan yapılaşma koşulunun Emsal=2,4’e indirilerek hak kaybına uğramış bulunduklarını, aynı zemin dayanım değerlerine sahip, aynı adada bulunan birbirine komşu iki parsele farklı farklı emsal değeri ve kat sınırı verilerek birbirinden farklı yapılaşma ruhsatı verildiğini, bu durumun adil olmadığını ve hakkaniyet ölçülerine uymadığına inandıklarını, 3) Belediyenin, itiraz dilekçesine karşı vermiş olduğu cevapta söz konusu arsasının bulunduğu bölgede üç kez (05.06.2014, 12.01.2018 ve
13.06.2019 tarihlerinde) imar planı değişikliği olduğunu ve ilk imar planı değişikliğine göre hak kaybının
söz konusu olmadığını ifade edildiğini, belediyenin bu cevabı ile bölgenin daha önce yapılan imar
planlarından en eski ve en düşük oranda yapılaşma koşulları olan imar planını (05.06.2014 tarihli)
referans alarak, yaptığı haksızlığı gizlemeye çalıştığını, günümüze daha yakın tarihli olan (12.01.2018 tarihli) imar planını haksızlık yaptığı ortaya çıkmaması için bilinçli olarak referans göstermediğini, bunun nedeninin daha güncel olan bu imar planına göre (12.01.2018 tarihli) yapılaşma koşullarında ciddi bir hak kayıplarının söz konusu olduğunu, belediyenin vermiş olduğu kararın adil olmadığını, hakkaniyete uymadığını ve haksızlığa yol açtığı için bu başvuruyu yaptığını ifade ve iddia ederek,
1.3. Düzce Belediyesi ile bağlantısı olmayan, yeterli hukuki bilgiye sahip imar planı ve şehircilik alanında uzman, tarafsız ve bağımsız bilirkişi incelemesi yapılarak hak kaybına uğramayacak şekilde emsal değerinin eski hale getirilmesi ve şehircilik açısından çarpık yapılaşma görüntüsünü ortaya çıkarmayacak şekilde kat adedinin makul oranda yükseltilerek mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kamu Denetçiliği Kurumumuzca şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla şikayet edilen idareden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Kurumumuzun bilgi-belge yazısına istinaden
Düzce Belediye Başkanlığı’ndan alınan 08.03.2021 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle, “İlgi yazınızda belirtilen, Düzce İli, İlçe, Mahallesi ( Köyü) ada numaralı parseli de kapsayan alan, eski Konuralp Belediyesinin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca 24/04/2013 tarih sayılı kararı ile tüzel kişiliğinin kaldırılarak Düzce Belediyesi
Belediye Sınırları içerisine katılması sonrası, Belediyemize teslim edilen imar planlarının, Düzce Kenti
Revizyon ve İlave İmar Planı Kararları ve Plan Notları ile bütünlüğünün sağlanması zorunlu hale gelmiştir.
Söz konusu parseli de kapsayan alanda Belediyemizce yapılan planlama çalışmasında yapılaşma koşulları
Taks 0.35, Kaks:1.60, bina yüksekliği 4 (dört) kat olarak belirlenmiş, ancak 05.06.2014 tarih 197 sayılı
Meclis Kararı ile onaylanan imar planında, yapılaşma koşulları E:3.00, bina yüksekliği: hmaks. serbest, olarak düzenlenmiştir. Süreç içerisinde özellikle topoğrafik koşullar nedeni ile uygulamada yaşanan sıkıntılar dikkate alınarak 12.01.2018 tarih 57 sayılı Meclis Kararı ile bina yüksekliği:25.00 olarak sınırlandırılmıştır. Mahallesi ( Köyü) ada numaralı parseli de kapsayan bölgede, topoğrafik koşullar nedeni ile uygulamada yaşanan sıkıntılar, itfaiyenin olası yangınlara müdahale kapasitesi ve yakın bölgede arkeolojik kalıntılarında bulunması gerekçeleri ile Belediye Meclisinin
13.06.2019 tarih 233 sayılı Kararı ile yapılaşma koşulları, Kaks:2.00 ve Kaks:2.40, bina yükseklikleri 4
(dört) ve 5 (beş) kat olarak belirlenmiştir.
2.1. Belediye Meclisinin 13.06.2019 tarih 233 sayılı Kararı ile yaptığı imar planı değişikliğine, söz konusu parsel sahibinin askı süresi içerisinde 19.07.2019 tarih 22817 havale sayılı dilekçe ile yaptığı itiraz, Belediye Meclisinin 08.08.2019 tarih 297 sayılı Kararı ile reddedilmiş, anılan Meclis Kararı 06.09.2019 tarih sayılı yazımız ile itiraz sahibine gönderilmiştir.
2.2. Söz konusu parseli de kapsayan alanda Belediye Meclisinin 13.06.2019 tarih 233 sayılı Kararı yapılan imar planı değişikliği, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 33. madde hükümlerine göre kesinleşmiş olup, konu ile ilgili Belediyemizce yapılacak bir işlem bulunmamaktadır.
2.3. Mahallesi ( Köyü) ada numaralı parsel sahibinin Kurumunuza yaptığı
09.09.2020 tarihli başvuru ile ilgili Kurumunuzun 18.09.2020 tarih 83703 sayılı Kararı, Belediyemizin
07.12.2020 tarih ve 09.12.2020 tarih sayılı yazıları ile cevaplanmıştır.” açıklamalarına yer
verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. … Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde;
“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğinin “Karar verme süresi” başlıklı 36. maddesinde “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”,
6. 3194 sayılı İmar Kanununun,
6.1. “Tanımlar” başlıklı 5 inci maddesinde; “… Nazım İmar Planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plandır. Uygulama İmar Planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır. …”,
6.2. “Mekânsal planlama kademeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde; “Mekânsal planlar, kapsadıkları alan ve amaçları açısından Mekânsal Strateji Planlarına uygun olarak; “Çevre Düzeni Planları” ve “İmar
Planları” kademelerinden oluşur. İmar planları ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanır. Her plan bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanır. Mekânsal strateji planlarında; kalkınma planı ile varsa bölge planları, bölgesel gelişme stratejileri ve diğer strateji belgelerinde ortaya konulan hedefler dikkate alınır. ….”,
6.3. “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8 inci maddesinde; “… b) İmar
Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Planlar, plan değişiklikleri ve plan revizyonları; kayıt altına alınmak ve arşivlenmek üzere Bakanlıkça oluşturulan elektronik ortama yüklenmek ve aynı sistem üzerinden Plan İşlem Numarası almak zorundadır. Planlar, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. … Kesinleşen imar planları veya parselasyon planlarına karşı kesinleşme tarihinden itibaren her halde beş yıl içinde dava açılabilir. …”,
6.4. “Ruhsat müddeti” başlıklı 29 uncu maddesinde, “Yapıya başlama müddeti ruhsat tarihinden itibaren iki yıldır. Bu müddet zarfında yapıya başlanmadığı veya yapıya başlanıp da her ne sebeple olursa
/
olsun, başlama müddetiyle birlikte beş yıl içinde bitirilmediği takdirde verilen ruhsat hükümsüz sayılır. Bu durumda yeniden ruhsat alınması mecburidir. Başlanmış inşaatlarda müktesep haklar saklıdır.”
7. 5393 sayılı Belediye Kanununun “Meclisin görev ve yetkileri” başlıklı 18 inci maddesinin (c)
bendinde; “Belediyenin imar plânlarını görüşmek ve onaylamak, büyükşehir ve il belediyelerinde il çevre düzeni plânını kabul etmek. …”,
8. 14/06/2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Mekânsal Planlar Yapım
Yönetmeliğinin,
8.1. “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinde; “…h) Mekânsal plan: 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca hazırlanan, kapsadıkları alan ve amaçları açısından üst kademeden alt kademeye doğru sırasıyla; mekânsal strateji planı, çevre düzeni planı ve imar planını, … i) Nazım imar planı: Mevcut ise çevre düzeni planının genel ilke, hedef ve kararlarına uygun olarak, arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, çeşitli kentsel ve kırsal yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere, varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/5.000 ölçekte, büyükşehir belediyelerinde 1/5.000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte, onaylı halihazır haritalar üzerine, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan planı, … k) Uygulama imar planı: Nazım imar planı ilke ve esaslarına uygun olarak yörenin koşulları ve planlama alanının genel özellikleri, yapının kullanım amacı ve ihtiyacı, erişilebilirlik, sürdürülebilirlik ve çevreye etkisi dikkate alınarak; yapılaşmaya ilişkin yapı adaları, kullanımları, yapı nizamı, bina yüksekliği, taban alanı katsayısı, kat alanı kat sayısı veya emsal, yapı yaklaşma mesafesi, ön cephe hattı, ifraz hattı, kademe hattı, ada ayrım çizgisi, taşıt, yaya ve bisiklet yolları, ulaşım ilişkileri, parkları, meydanları, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, gerektiğinde; parsel büyüklükleri, parsel cephesi ve derinliği, arka cephe hattı, yol kotu ve bu kotun altındaki kat adedi, bağımsız bölüm sayısı gibi yapılaşma ve uygulamaya ilişkin kararları, uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren ve varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/1.000 ölçekte onaylı halihazır haritalar üzerinde, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan planı, … ifade eder.”,
8.2. “Mekânsal planlama kademeleri ve ilişkileri” başlıklı 6 ncı maddesinde; “(1) Mekânsal planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından Mekânsal Strateji Planları, Çevre Düzeni Planları ve İmar
Planları olarak hazırlanır. Buna göre planlama kademeleri, üst kademeden alt kademeye doğru sırasıyla; Mekânsal Strateji Planı, Çevre Düzeni Planı, Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından oluşur. (2)
Mekânsal planlar, plan kademelenmesine uygun olarak hazırlanır. Her plan, planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe planların kararlarına uygun olmak, raporu ile bütün oluşturmak ve bir alt kademedeki planı yönlendirmek zorundadır. …”,
8.3. “Genel Planlama Esasları” başlıklı 7 nci maddesinde; “Bu Yönetmeliğe göre hazırlanacak her tür ve ölçekteki mekânsal planlar aşağıda yer alan planlama ilke ve esaslarına, planların hazırlanması ile ilgili standartlara, gösterim tekniklerine ve tanımlara uygun olarak yapılır: a) Planlar, kamu yararı amacıyla yapılır. b) Planlar; pafta, gösterim, plan notları ve plan raporu ile bir bütündür. c) Planlar, kademesine ve ölçeğine göre ve yapılış amacının gerektirdiği ayrıntı düzeyinde kalmak koşuluyla alt kademedeki planları yönlendirir. ç) Üst kademe planlar, alt kademesindeki planlara mekânsal nitelikte hedef koyan, yol gösteren ve ilke belirleyen plandır. …”,
8.4. “Standartlar” başlıklı 11 inci maddesinde; “İmar planlarının yapımı ve değişikliklerinde planlanan alanın veya bölgenin şartları ile gelecekteki gereksinimleri göz önünde tutularak kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarında bu Yönetmeliğin EK-2 Tablosunda belirtilen asgari standartlara ve alan büyüklüklerine uyulur. …”,
8.5. “İmar planı revizyonu ve ilaveleri” başlıklı 25 inci maddesinde; “(1) İmar planlarının ihtiyaca cevap vermediği veya uygulamasının mümkün olmadığı durumlar ile üst kademe plan kararlarına uygunluğunun sağlanması amacıyla planın tamamının veya plan ana kararlarını etkileyecek bir kısmının yenilenmesi için bu Yönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak imar planlarında revizyon yapılır. (2) İmar planlarının ihtiyaca cevap vermediği durumlarda, mevcut plana bitişik ve mevcut planın genel arazi kullanım kararları ile süreklilik, bütünlük ve uyum sağlayacak biçimde, bu Yönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak ilave imar planı yapılabilir.”,
8.6. “İmar planı değişiklikleri” başlıklı 26 ncı maddesinde; “ (1) İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır. (2) İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esastır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz. … ”
8.7. “Planların ilanı, itirazlar ve kesinleşmesi” başlıklı 33 üncü maddesinde; “1) Çevre düzeni planı ve imar planları onaylandığı tarihten itibaren en geç on beş iş günü içinde otuz gün süreyle herkesin görebileceği şekilde idarelerce tespit edilen ilan yerlerinde asılmak suretiyle ve idarelerin internet sayfalarında eş zamanlı olarak ilan edilir.
(2) İmar planlarının nerede ve nasıl görülebileceği mahalli haberleşme araçları ile yerel veya ulusal basında veya ilgili muhtarlıklarda duyurulur.
(3) Planların askıya çıkarıldığına ve askıdan indirildiğine dair tutanaklar ilgili birim amiri dahil iki imzalı olarak düzenlenir.
(4) Planlara itiraz, otuz günlük ilan süresi içinde idareye yapılır ve itirazlar idarece değerlendirilir.
İdarenin karar merciince itirazların reddedilmesi halinde, planlar başkaca bir onay işlemine gerek kalmaksızın red kararı tarihinde kesinleşir. İtiraz olmaması halinde planlar askı süresinin sonunda kesinleşir.
(5) İtirazlar; askı süresinin dolduğu tarihten itibaren en geç otuz gün içinde ilgili idare karar merciine gönderilir ve en geç otuz gün içinde karara bağlanarak planlar kesinleşir.
(6) İlan ve askı süresinde yapılan itirazlar üzerine idarelerce, planlarda değişiklik yapılması halinde planın değişen kısımlarına ilişkin olarak yeniden ilan süreci başlatılır.
(7) Onaylanmış planlarda yapılacak revizyon, ilave ve değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ Av. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Kamu Denetçisi tarafından dosya kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde, başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10. Uyuşmazlık konusu; başvuran, sahibi olduğu taşınmazın imar planının daha önce Emsal=3 iken
13.06.2019 tarihli 233 sayılı Düzce Belediye Meclisi kararıyla Emsal=2,4 olarak değiştirildiğini, ayrıca
arsalarında bina kat sayısının beş ile sınırlandırıldığını, bu imar planı değişikliklerine ilişkin Düzce
Belediyesine yaptığı itirazından netice alamadığını ifade ederek, daha önce daha önce inşaata başlayanların inşaat alanlarının çok daha yüksek olduğunu, hak kaybına uğramayacak şekilde emsal değerinin eski hale getirilmesi ve şehircilik açısından çarpık yapılaşma görüntüsünü ortaya çıkarmayacak şekilde kat adedinin makul oranda yükseltilmesi talebi hakkındadır.
11. İlgili İdare özetle, Düzce İli, İlçe, Mahallesi ( Köyü) ada numaralı parseli de kapsayan alanın, eski Konuralp Belediyesinin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca 24/04/2013 tarih sayılı kararı ile tüzel kişiliğinin kaldırılarak Düzce Belediyesi sınırları içerisine katılması sonrası, Düzce Belediyesine teslim edilen imar planlarının, Düzce Kenti
Revizyon ve İlave İmar Planı Kararları ve Plan Notları ile bütünlüğünün sağlanmasının zorunlu hale geldiği, söz konusu parseli de kapsayan alanda Belediye tarafından yapılan planlama çalışmasında yapılaşma koşulları Taks 0.35, Kaks:1.60, bina yüksekliği 4 (dört) kat olarak belirlendiği, ancak 05.06.2014
tarih 197 sayılı Meclis Kararı ile onaylanan imar planında, yapılaşma koşulları E:3.00, bina yüksekliği:
hmaks. serbest, olarak düzenlendiği,
11.1. Süreç içerisinde özellikle topoğrafik koşullar nedeni ile uygulamada yaşanan sıkıntılar dikkate alınarak 12.01.2018 tarih 57 sayılı Meclis Kararı ile bina yüksekliği:25.00 olarak sınırlandırıldığı, Mahallesi ( Köyü) ada numaralı parseli de kapsayan bölgede, topoğrafik koşullar nedeni ile uygulamada yaşanan sıkıntılar, itfaiyenin olası yangınlara müdahale kapasitesi ve yakın bölgede arkeolojik kalıntılarında bulunması gerekçeleri ile Belediye Meclisinin 13.06.2019 tarih 233 sayılı Kararı ile yapılaşma koşullarının, Kaks:2.00 ve Kaks:2.40, bina yükseklikleri 4 (dört) ve 5 (beş) kat olarak belirlendiği hususları belirtilmiştir.
12. 5393 sayılı Belediye Kanununun 18 inci maddesinin (c) bendinde; “Belediyenin imar planlarını görüşmek ve onaylamak, büyükşehir ve il belediyelerinde il çevre düzeni plânını kabul etmenin meclisin görev ve yetkileri arasında olduğu belirtilmiştir. 3194 sayılı İmar Kanununun, 6’ncı maddesinde; mekânsal planlama kademelerine ilişkin 8 inci maddesinde; İmar Planları; Nazım İmar Planı ve
Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Planlar, plan değişiklikleri ve plan revizyonları; kayıt altına alınmak ve arşivlenmek üzere Bakanlıkça oluşturulan elektronik ortama yüklenmek ve aynı sistem üzerinden Plan
İşlem Numarası almak zorundadır. Planlar, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi on beş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. … Kesinleşen imar planları veya parselasyon planlarına karşı kesinleşme tarihinden itibaren her halde beş yıl içinde dava açılabilir. …”, hükümlerine yer verilmiştir. Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 6’ncı maddesinde; mekânsal planlama kademeleri ve ilişkilerine, 7’nci maddesinde; genel planlama esaslarına, 11’inci maddesinde; imar planlarının yapımı ve değişikliklerindeki standartlara, 25’inci maddesinde; imar planı revizyonu ve ilavelerine, 26’ncı maddesinde; imar planı değişikliklerine ilişkin hükümlere yer verilmiştir. Bu kapsamda; belediye meclisince yapılacak plan ve plan değişikliklerinde söz konusu mevzuat düzenlemelerinin dikkate alınması gerektiği bir gerçektir.
13. Başvuranın uyuşmazlık konusuna ilişkin iddiaları ve buna bağlı talepleri dikkate alındığında, başvuruya konu taşınmazı da etkileyen imar planında yapılan değişikliklerin, imar mevzuatı hükümlerine uygun olup olmadığı hususlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
14. İmar planlamasının amacı, belediye ve mücavir alanlar ile bu alanların dışında, kamu ve toplum yararını gerçekleştirecek hukuki çerçevenin oluşturulmasıdır. Bu amacın gerçekleştirilmesinde hukuki boyut, başta
Anayasa olmak üzere, İmar Kanunu, diğer ilgili kanunlar ve imar yönetmelikleri olup; planlama mevzuatının amacı, Anayasanın belirlediği ilke ve hedefler doğrultusunda kamu yararını sağlamak olmalı, planlar da aynı ilke ve hedefler doğrultusunda uygulanmalıdır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E: 2010/5-
662, K: 2010/651, T. 15.12.2010)
15. Hukuk devleti ilkesi gereğince, imar planları ve bunları uygulanması amacıyla idarece yapılan düzenlemeler keyfi ve indi olmamalı; makul bir şekilde, meşru ve kamusal amaçların gerçekleştirilmesiyle ilgili, Anayasanın ikinci kısmında yer alan temel hak ve hürriyetlerle uyumlu, özellikle 35 inci maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkına saygılı olmalıdır. Ayrıca, idare imar planları ve bunları uygulamak amacıyla idari işlemler yaparken, hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak, Anayasa ve kanunlarca belirlenen usullerin takip edilmesi gerekir (H. Kalabalık, İmar Hukuku, Ankara 2005, s.101)
16. Anayasa Mahkemesi’nin, 20/03/2014 tarihli kararında; “İmar planları onaylanarak bağlayıcılık kazandıktan sonra, idare ve bireyler açısından bir takım hukuki sonuçlar doğurmaktadır. Bir başka ifadeyle imar planları, idare ve bireyler açısından bazı yükümlülükler meydana getirmekte ve özellikle mülkiyet haklarına ilişkin sınırlamalar öngörmektedir. Özel hukuk gerçek ve tüzel kişileri açısından, imar planlarının onaylanmasından sonra, özellikle imar sınırları içinde girecekleri her türlü imar ve yapı faaliyetlerinde imar plan ve imar programlarına uygun davranmak, her türlü yapı için ilgili idareden izin almak ve izin ilkelerine uygun olarak yapı inşa etmek yükümlülüğü doğmaktadır. …” şeklinde açıklamalara yer verilmiştir.
17. Danıştay 6. Dairesi’nin 18/12/2009 tarihli ve E. 2007/8058, K. 2009/12254 sayılı kararında; “İmar planlarının, planlanan yörenin bugünkü durumunun, olanaklarının ve ilerideki gelişmesinin gerçeğe en yakın şekilde saptanabilmesi için coğrafi veriler, beldenin kullanılışı, donatımı ve mali bilgiler gibi konularda yapılacak araştırma ve anket çalışmaları sonucu elde edilecek bilgiler ışığında, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlığı ile ilgili konular göz önüne alınarak hazırlanması gerekmektedir. Anılan ölçütlere göre hazırlanan imar planları zamanla planlanan alandaki koşulların zorunlu kıldığı biçimde ve yasalarda öngörülen yöntemlere uygun olarak değiştirilir. … plan değişikliklerinin amaç yönünden yargısal denetimi bu değişikliği zorunlu kılan nedenlerin irdelenmesi yoluyla yapılacaktır. Bu irdelemeden sonra sadece plan değişikliği yapılan alanın değil plan bütünlüğü göz önünde bulundurularak planlanan yörenin tümünün çevre, ulaşım, trafik gibi ilişkilerin kapsamlı bir biçimde ele alınarak, kamu yararına uyarlık bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir.
Ayrıca, imar planlarının yargısal denetimi sırasında şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı kriterlerinin yanı sıra özelliği itibariyle imar planının bütünlüğü, genel yapısı, kapsadığı alanın nitelikleri ve çevrenin korunması gibi olgular nedeniyle ‘üstün kamu yararı’ ilkesinin de gözetilmesi zorunludur.” şeklinde hüküm kurmuştur.
18. Söz konusu Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararlarından da anlaşılacağı üzere; özel hukuk gerçek ve tüzel kişileri, imar sınırları içinde girişecekleri her türlü imar ve yapı faaliyetlerinde, notları ve raporuyla
/
bir bütün olarak hazırlanan imar planlarına (Nazım imar planı, uygulama imar planı vb.) uygun davranmak zorunda olduğu gibi, idarelerin de bu uygunluğun sağlanması için gerekli iş ve işlemleri yapması gerektiği bir gerçektir.
19. Bununla birlikte Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinde, imar planı değişikliğinin; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılacağı belirtilmiştir. İmar planı değişikliğine ilişkin yapılacak denetimde ise şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı kriterlerinin yanı sıra özelliği itibariyle imar planının bütünlüğü, genel yapısı, kapsadığı alanın nitelikleri ve çevrenin korunması gibi olgular nedeniyle ‘üstün kamu yararı’ ilkesinin de gözetilmesinin zorunlu olduğu anlaşılmaktadır.
20. Kamu yararı kavramı, genel bir ifadeyle özel veya bireysel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yararı ifade etmektedir. Bütün kamusal işlemler, nihai olarak kamu yararını gerçekleştirmek hedefine yönelmek durumundadır (AYM, E.2010/30, K.2012/7, K.T.19/1/2012). Üstün kamu yararı kavramı, ortada birden fazla ve birbiri ile çelişen kamu yararı varsa, karar vericiler için birini diğerine tercih etmede ölçüt olarak kullanılmaktadır (Gökçe Gençay, “Ormancılıkta Kamu Yararı ”, İstanbul University
Journal of Faculty of Forestry, 2010/60, s.40)
21. Danıştay içtihatları incelendiğinde üstün kamu yararı kavramının birden fazla kamu yararının söz konusu olduğu planlama, sağlık, çevrenin korunması, orman alanlarının korunması, yeşil alan oluşturulması ve enerji faaliyetlerinde başvurulduğu görülmektedir. Bu kararlarda Danıştay tarafından “kamu yararı açısından dengeyi kurmak gerektiği”, “fayda zarar analizi”, “Üstün Kamu Yararı ilkesi” gibi kriterlerle imar planlarının ve imar plan değişikliklerinin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olması gerektiğini belirtmiştir (Danıştay 6. Dairesi, 18.12.2009, E. 2007/8058, K.2009/12254; Danıştay 6. Dairesi, 1998/2072 E. 1999/6209 K. sayılı kararı; Danıştay 6. Daire, 17.6.1997, E. 1996/5362, K. 1997/3020; Danıştay 6. Dairesi, 21.10.2004, E. 2004/5140, K. 2004/6795; Danıştay 6. Dairesi, 28.03.2014, E. 2013/1015, K. 2014/2428; Danıştay 6. Dairesi, 13.5.1997, E. 1996/5477, K.1997/2312)
22. Uyuşmazlık konusu somut olayda, Düzce İli, İlçe, Mahallesi ( Köyü)
ada numaralı parseli de kapsayan alanın, eski Konuralp Belediyesinin Danıştay İdari Dava Daireleri
Kurulunca 24/04/2013 tarih sayılı kararı ile tüzel kişiliğinin kaldırılarak Düzce
Belediyesi sınırları içerisine katılması sonrası, söz konusu parseli de kapsayan alanda Belediye tarafından yapılan planlama çalışmasında yapılaşma koşullarının; 05.06.2014 tarih 197 sayılı, 12.01.2018 tarih 57 sayılı ve son olarak şikayet konusu yapılan 13.06.2019 tarih 233 sayılı Belediye Meclisi kararlarıyla değiştirildiği tespit edilmiştir.
23. Şikayetçi, aynı ada içerisinde birbirine komşu iki parselden birinin diğerine göre daha önce inşaata başladığı için Emsal=3 uygulanırken arsalarına Emsal=2,4 uygulandığını ve bina kat sayısının 5 adetle sınırlandığını iddia ederek bu durumun adil olmadığı ve hakkaniyete aykırı olduğunu iddia etmekte ise de; İmar Kanununun 29 uncu maddesinde; “Başlanmış inşaatlarda müktesep haklar saklıdır.” hükmüne yer verildiği, söz konusu mevzuat düzenlemesi uyarınca, plan değişikliği halinde önceki plana dayanılarak verilmiş ruhsatların geçersiz hale gelmeyeceği ve önceki plana göre yapılan yapıların müktesep haklarının korunması gerektiği hususları bir gerçektir. Şikâyetçinin, başvuruya konu taşınmazda daha önceki imar planına göre başladığı bir inşaatı ve alınmış bir yapı ruhsatı olduğuna ilişkin bir tespit yapılamadığından, imar planı değişikliği ile getirilen sınırlamanın (emsal ve kat yüksekliğine) şikayetçinin kazanılmış haklarının ihlali niteliğinde olmadığı değerlendirilmiştir.
24. Yukarıdan bu yana tüm açıklananlar, şikâyetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 5393 sayılı Belediye Kanunu, 3194 sayılı
İmar Kanunu ve Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği uyarınca imar planlarını hazırlamanın, görüşmenin, onaylamanın ve imar planına uygun olarak bina yüksekliği ve yapılaşma koşullarını belirlemenin
Belediyelerin görev ve yetkisinde olduğu, anılan mevzuat uyarınca ilgili Belediye Meclisinin 13.06.2019 tarih 233 sayılı Kararı ile imar planı değişikliği yapıldığı, bu değişikliğe karşı şikayetçi tarafından yapılan itirazın Belediye Meclisinin 08.08.2019 tarih 297 sayılı Kararı ile reddedildiği, söz konusu parseli de kapsayan alanda Belediye Meclisinin 13.06.2019 tarih 233 sayılı Kararı yapılan imar planı değişikliğinin
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 33 üncü madde hükümlerine göre kesinleştiği,13.06.2019 tarih ve 233 sayılı son Belediye Meclis kararının gerekçelerine bakıldığında, “topoğrafik koşullar nedeni ile uygulamada yaşanan sıkıntılar, itfaiyenin olası yangınlara müdahale kapasitesi ve yakın bölgede arkeolojik kalıntılarında bulunması” yönündeki tespitlere dayanıldığı, dolayısıyla yukarıda yer verilen yargısal içtihatlarda belirtilen şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı kriterlerinin yanı sıra imar planının bütünlüğü, genel yapısı, kapsadığı alanın nitelikleri ve çevrenin korunması gibi kriterlerin ihlal edildiğine yönelik bir tespitin yapılamadığı, bahse konu gerekçeler karşısında şikayetçinin “hak kaybına uğramayacak şekilde emsal değerinin eski hale getirilmesi ve şehircilik açısından çarpık yapılaşma görüntüsünü ortaya çıkarmayacak şekilde kat adedinin makul oranda yükseltilmesi” yönündeki talebinin reddine yönelik idari işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
25. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin makul sürede karar verme ve kararların gerekçeli olması ilkelerine uygun şekilde Kurumumuza gönderildiği tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
26. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu “Ret
Kararının başvurana tebliği tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Bolu İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre; BAŞVURUNUN REDDİNE,
Kararın BAŞVURANA ve DÜZCE BELEDİYE BAŞKANLIĞI tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi