| İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi E: 2022/1759 K: 2023/338 |
|
ÖZET : Dava; ecrimisil istenilmesine ilişkin ecrimisil ihbarnamesi ile bu ihbarnameye yapılan itiraz üzerine düzenlenen ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından bu yerin kiralandığı, ticari gelir elde ettiği taşınmaz tespit tutanağıyla belirlendiği, Maliye Bakanlığı yazısı incelendiğinde de, bu alanda kültür merkezi yapılacağına dair bir istisnaya rastlanmadığı, kaldı ki kıyı kenar çizgisi içerisindeki yerlerde bu tür sabit tesisler de yapılamayacağı anlaşıldığından davacının fuzuli şagil olarak kabul edilmesi gerektiği, bedele ilişkin olarak da önceki dönem ecrimisil bedeli güncellenerek hesaplanması nedeniyle ecrimisile ait tesis edilen dava konusu işlemlerde herhangi bir hukuka ve dayanılan düzenlemelere aykırı husus bulunmadığı sonucuna varılmıştır. İSTEMİN ÖZETİ : Kocaeli ili, Karamürsel ilçesi, Kayacık Mahallesi, Kavak yöresi ile Belediye plajı arasındaki dolgu alanında bulunan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer statüsündeki 176.000 m² yüz ölçümlü taşınmazın 669,78 m²’si üzerine sosyal tesis ( kültür merkezi ) yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 06.11.2013-05.11.2018 tarihleri arası dönem için 18.463,68-TL ecrimisil istenilmesine ilişkin 12.10.2021 tarih ve E.1941807 sayılı ecrimisil ihbarnamesi ile bu ihbarnameye yapılan itiraz üzerine düzenlenen 03.01.2022 tarih ve E.2604455 sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan davada; 01/02/2022 tarihli ara kararı ile, dava dilekçesi ekinde sunulan, 30.12.1981 tarih ve MİLE:3314-5197/81 şb. 3/2 Md/35237 sayılı “kullanma izni hk.” konulu Maliye Bakanlığı yazısına konu alanın ecrimisile konu alan ile aynı olup olmadığı hususu davalı idareye sorulduğu, davalı idare tarafından anılan yazıya konu alanın dava konusu alanın dışında başka bir alan olduğu yönünde dosyaya herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, denizden doldurma suretiyle kazanılan alanların, Kıyı Kanunu ve ilgili mevzuata uygun olarak kullanılmak şartıyla Maliye Bakanlığı tarafından büyükşehir belediyelerinin tasarrufuna bırakılacağı, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 13.07.2005 tarihinden itibaren, bu yerlerdeki kullanımlar için ecrimisil belirleme ve isteme yetkisinin de büyükşehir belediyesine geçtiği anlaşılmakla birlikte, dava konusu alanın 47,500 m²’lik kısmının kullanımının 30.12.1981 tarih ve MİLE:3314-5197/81 şb. 3/2 Md/35237 sayılı “kullanma izni hk.” konulu Maliye Bakanlığı yazısına istinaden davalı idareye geçtiği, bu durumda, davaya konu alanın tamamının tasarruf yetkisinin davalı idarede olmadığı, alanın 47.500 m²’lik kısmı yönünden kullanım yetkisinin davacı Karamürsel Belediye Başkanlığında olduğu, davalı idare tarafından ecrimisile konu yapının kendi tasarruf yetkisi içerisinde kalan alanda yapıldığına ilişkin de bir belge sunulamadığı anlaşıldığından dava konusu ecrimisil ihbarnamesinde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin Kocaeli 1. İdare Mahkemesi verilen 31/05/2022 tarih ve E:2022/112, K:2022/911 sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu, söz konusu alanın davacıya kullanılması konusunda herhangi bir izin verilmediği iddialarıyla kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir. SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Sekizinci İdari Dava Dairesince gereği görüşüldü: KARAR : Dava; Kocaeli ili, Karamürsel ilçesi, Kayacık Mahallesi, Kavak yöresi ile Belediye plajı arasındaki dolgu alanında bulunan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer statüsündeki 176.000 m² yüz ölçümlü taşınmazın 669,78 m²’si üzerine sosyal tesis ( kültür merkezi ) yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 06.11.2013-05.11.2018 tarihleri arası dönem için 18.463,68-TL ecrimisil istenilmesine ilişkin 12.10.2021 tarih ve E.1941807 sayılı ecrimisil ihbarnamesi ile bu ihbarnameye yapılan itiraz üzerine düzenlenen 03.01.2022 tarih ve E.2604455 sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle açılmıştır. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesinde, “Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları, özel bütçeli idarelerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, idarelerin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz. ” hükmüne yer verilmiştir. 13.07.2005 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15.maddesinde de, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesi hükümlerinin belediye taşınmazları hakkında da uygulanacağı hükmü yer almaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Kıyılardan yararlanma” başlıklı 43. maddesinde “Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir. Kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanılış amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden yararlanma imkan ve şartları kanunla düzenlenir.” hükmü yer almaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 715. maddesinde, sahipsiz yerler ile yararı kamuya ait malların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu kuralına yer verilmiştir. 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun “Doldurma ve Kurutma Yoluyla Arazi Kazanma ve Bu Araziler Üzerinde Yapılabilecek Yapılar” başlıklı 7. maddesinde, kamu yararının gerektirdiği hallerde, uygulama imar planı kararı ile, deniz, göl ve akarsularda ekolojik özellikler dikkate alınarak doldurma ve kurutma suretiyle arazi elde edilebileceği, bu arazilerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu, özel mülkiyete konu olamayacağı kuralı yer almaktadır. 14.04.1930 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 1580 sayılı Belediye Kanunu’nun ( Mülga ) “Belediye Hududu Dahilinde Belediyelere Ait Mallar” başlıklı 159. maddesinde ” ( Değişik madde: 25/02/1998 – 4342/33 md. ) Belediye sınırları içinde sahipsiz arazi mahiyetindeki seyrangah, harman yeri, koruluk ve bataklıkların ve belediye marifetiyle deniz, nehir ve gölden doldurulmuş olan yerlerin ve yıkılmış kale ve kulelerin metruk arsaları ve enkazının tasarruf, idare ve nezareti kaffei hukuk ve vecaibi ve varidatı ile beraber belediyelere devrolunur.” hükmü yer almakta idi. 24.12.2004 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 5272 sayılı Kanun ( Mülga ) ile 1580 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. 5272 sayılı Kanun 5393 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır. 13.07.2005 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediye tasarrufunda yerler” başlıklı 79. maddesinde “Diğer kanunlarla getirilen hükümler saklı kalmak üzere, mezarlıklar ile belediye sınırları içinde bulunan ve sahipsiz arazi niteliğinde olan seyrangâh, harman yeri, koruluk, dinlenme yerleri, meydanlar, bataklık, çöp döküm sahaları, yıkılmış kale ve kulelerin arsaları ve enkazı ve benzeri yerler belediyenin tasarrufundadır. Belediye tarafından deniz, akarsu ve gölden doldurma suretiyle kazanılan alanlar, Kıyı Kanunu ve ilgili mevzuata uygun olarak kullanılmak şartıyla Maliye Bakanlığı tarafından belediyelerin, büyükşehirlerde büyükşehir belediyelerinin tasarrufuna bırakılır.” hükmüne yer verilmiştir. Konu ile ilgili Danıştay ve Yargıtay kararlarında ise, Danıştay Onyedinci Dairesinin 26.04.2016 tarih ve E:2015/3463, K:2016/3252 sayılı kararında, “…13/07/2005 tarih, 25874 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 79. maddesi ile; denizden dolgu vasıflı alanların kullanım ve tasarruf hakkı, Kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte doğrudan doğruya Belediyelere geçmemektedir. Bununla birlikte Devletin hüküm ve tasarrufunda olan bu yerlerin Kıyı Kanununa ve ilgili mevzuata uygun kullanılmak şartıyla Maliye Bakanlığı tarafından belediyelerin tasarrufuna bırakılacağı belirtilmiştir. Kullanım ve tasarruf hakkının belediyeye geçebilmesi için Maliye Bakanlığı tarafından, denizde yapılan dolgu işleminin 5393 sayılı Belediye Kanununun 79. maddesindeki ifadesiyle ”Belediye tarafından deniz, akarsu ve gölden doldurma suretiyle kazanılan alanlar” kapsamında olduğu araştırılarak, bu kapsamda ise Kıyı Kanunu ve ilgili mevzuata uygun olarak kullanılacağına ilişkin Belediyeden yazılı beyan, ( protokol, taahhütname vb. ) alınmak suretiyle tasarruf hakkı ilgili Belediyeye bırakılacaktır. Buradaki tasarrufun belediyeye bırakılmasından bir mülkiyet devrinin anlaşılmayacağı, taşınmazın ”devletin hüküm ve tasarrufu” altında kalmaya devam edeceği açıktır. Yasa gereği doğrudan doğruya bir devir sözkonusu olamayacağından Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazları idare etmekle görevli davalı idarenin dava konusu taşınmazdan ecrimisil isteme yetkisi bulunmaktadır.”…”; Danıştay Onuncu Dairesinin 31.01.2018 tarih ve E:2017/990, K:2018/263 sayılı kararında, “…13/07/2005 tarih ve 25874 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 79. maddesi ile, denizden dolgu vasıflı alanların kullanım ve tasarruf hakkı Kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte doğrudan doğruya Belediyelere geçmemektedir. Bununla birlikte Devletin hüküm ve tasarrufunda olan bu yerlerin Kıyı Kanununa ve ilgili mevzuata uygun kullanılmak şartıyla Maliye Bakanlığı tarafından belediyelerin tasarrufuna bırakılacağı belirtilmiştir. Kullanım ve tasarruf hakkının belediyeye geçebilmesi için Maliye Bakanlığı tarafından, denizde yapılan dolgu işleminin 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 79. maddesindeki ifadesiyle, ”Belediye tarafından deniz, akarsu ve gölden doldurma suretiyle kazanılan alanlar” kapsamında olduğu araştırılarak, bu kapsamda ise Kıyı Kanunu ve ilgili mevzuata uygun olarak kullanılacağına ilişkin Belediyeden yazılı beyan, ( protokol, taahhütname vb. ) alınmak suretiyle tasarruf hakkı ilgili Belediyeye bırakılacaktır. Dosyadaki bilgi ve belgelerden, sözkonusu alanın 06/06/2005 tarihli Maliye Bakanlığı onayı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin tasarrufuna bırakıldığı görüldüğünden 06/06/2005 tarihine kadar davalı idarece ecrimisil istenebilecektir. …”; Danıştay Sekizinci Dairesinin 27.09.2016 tarih ve E:2016/2860, K:2016/7295 sayılı kararında, “…Anılan yasa hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, belediyelerce deniz, akarsu, tabii ve suni göllerden doldurma suretiyle kazanılan ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerin herhangi bir koşul yada sınırlama öngörülmeksizin ilgili Belediyelere bırakılması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır…Oysa, yukarıda açıklandığı üzere, dolgu vasıflı olmakla birlikte bir kamu hizmetine tahsisli olan veya kiraya verilenler ile üzerinde kullanım izni tesis edilen yerlerin kullanımının, tahsis veya kira sözleşmesinde belirtilen süre ve şekilde 5393 sayılı Yasa’nın 79/2 maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ilgili belediyenin idaresinde yürütülmesi gerekmektedir…”; Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 02.02.2010 tarih ve E:2009/14948, K:2010/872 sayılı kararında, “…5393 sayılı Belediyeler Kanununun 79. maddesinin Maliye Bakanlığından alınacak izinle belediyelerin tasarrufunda bıraktığı denizden doldurma yerler Kıyı Kanunu’nun yapılmasına izin verdiği yasada sayılan yukarıda sıralanan yerlerdir. Yoksa, denizden doldurularak kazanılar arazilerin Yasada sayılanlar dışında başka bir amaçla tasarruf edilmek üzere belediyelerin kullanımına bırakılacağı düşünülemez. Kaldı ki, eldeki davada Maliye Bakanlığı tarafından davacı belediyeye verilmiş bir izin de bulunmamaktadır…” gerekçelerine yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; Kocaeli ili, Karamürsel ilçesi, Kayacık Mahallesi, Kavak yöresi ile Belediye plajı arasındaki dolgu alanında bulunan Devletin Hüküm ve Tasarrufu Altındaki Yer statüsündeki 176.000 m² yüz ölçümlü taşınmazın 669,78 m²’si üzerine sosyal tesis ( kültür merkezi ) yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinin mahallinde tutulan taşınmaz tespit tutanağı ile tespit edildiği, düzenlenen tespit tutanağı uyarınca Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce oluşturulan Komisyonca hazırlanan ecrimisil kıymet takdiri kararıyla 06.11.2013-05.11.2018 tarihleri arasındaki dönem için ecrimisil bedelinin 18.463,68-TL olarak belirlenmesi üzerine davacı adına dava konusu ihbarnamelerin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Dava dilekçesi ekinde sunulan, 30.12.1981 tarih ve MİLE:3314-5197/81 şb. 3/2 Md/35237 sayılı “kullanma izni hk.” konulu Maliye Bakanlığı yazısıyla, söz konusu yerin tasarrufunun belediyeye bırakıldığı öne sürüldüğünden bu hususun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Bu itibarla, uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için Dairemizin 22.11.2022 günlü ara kararıyla, Maliye Bakanlığının 30.12.1981 tarihli ve 3314-5197/81 Şb. 3/2 Md/35237 sayılı işlemiyle Kocaeli ili, Karamürsel ilçesi, Kayacık Mahallesi, Kavak yöresi ile Belediye plajı arasındaki dolgu alanında bulunan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer statüsündeki 47.500 m²’lik alan için Karamürsel Belediyesine kullanım izni verildiği anlaşıldığından, Milli Emlak Genel Müdürlüğünden; 1-Yukarıda belirtilen “Kullanma izni” konulu 30.12.1981 tarihli ve 3314-5197/81 Şb. 3/2 Md/35237 sayılı Bakanlık Olurlu işlemin halen yürürlükte olup olmadığının sorulmasına, 2-Bu alana yönelik izin eki krokinin veya bu alanın sınırlarını gösteren kadastral haritanın, 3-47.500 m²’lik alanın ve dava konusu yapının üzerinde ayrı ayrı renkli kalemle işaretlendiği izne konu imar planı paftasının istenilmesine, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığından; Belediye Kanunu’nun 79. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında, Kocaeli ili sınırlarında hangi ilçelerdeki hangi dolgu alanlarının belediye tarafından yapıldığı ve hangi dolgu alanlarının Bakanlık tarafından belediyenin tasarrufuna bırakıldığının sorularak, buna ilişkin Bakanlık Onayı ile listenin ve var ise alana yönelik krokinin istenilmesine, davalı idareden; 1-Yukarıda belirtilen 30.12.1981 tarihli ve 3314-5197/81 Şb. 3/2 Md/35237 sayılı Bakanlık Olurlu işlemine konu alana yönelik krokinin veya bu alanın sınırlarını gösteren kadastral haritanın, 2-Sosyal tesis ( kültür merkezi ) binasının 47.500 m²’lik alanın Onay işleminde yer alan istisnalar içinde yer alıp almadığı, 3- 47.500 m²’lik alanın ve dava konusu yapının üzerinde ayrı ayrı renkli kalemle işaretlendiği sözüedilen izne konu 1/1000 ölçekli imar planı paftasının istenilmesine, davacıdan: 1-Yukarıda belirtilen 30.12.1981 tarihli ve 3314-5197/81 Şb. 3/2 Md/35237 sayılı Bakanlık Olurlu işlemine konu alana yönelik krokinin veya bu alanın sınırlarını gösteren kadastral haritanın, 2- 47.500 m²’lik alanın ve dava konusu yapının üzerinde ayrı ayrı renkli kalemle işaretlendiği söz konusu izne konu 1/1000 ölçekli imar planı paftasının istenilmesine, karar verildiği, ara kararı gereği gönderilen bilgi ve belgelerden, Maliye Bakanlığı izin eki herhangi bir kroki, imar planı paftası veya kadastral haritaya rastlanmadığı belirtildiği görülmektedir. Ancak, aynı yerin önceki dönemi olan 06.11.2008-05.11.2013 tarihleri arasında fuzulen işgali nedeniyle davacıdan 13.441,47-TL ecrimisil istenilmesi üzerine açılan davada, Kocaeli 2. İdare Mahkemesinin 31.12.2014 gün ve E:2014/173, 2014/1310 sayılı kararıyla mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna istinaden davacının fuzuli şagil olarak kabul edildiği, söz konusu kullanım nedeniyle ecrimisil ödemesi gerektiği kararlaştırıldığı, bu kararın kanun yolundan geçerek kesinleştiği, bilirkişi raporunda, kültür merkezi yerinin kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında kaldığı vurgulandığı, öte yandan bu davada olduğu gibi buraya ait Maliye Bakanlığı izninin bulunduğu, işgalci olmadığı yolundaki iddianın da öne sürüldüğü, mahkemece bu itiraza ilişkin olarak söz konusu alanın Karamürsel Belediyesine devredildiğine ilişkin herhangi bilgi ve belge dava dosyasında bulunmadığından itibar edilmediği görülmektedir. Diğer taraftan, davacı tarafından bu yerin kiralandığı, ticari gelir elde ettiği taşınmaz tespit tutanağıyla belirlendiği, 47,500 m²’lik kısmın kullanımına ait 30.12.1981 tarih ve MİLE:3314-5197/81 şb. 3/2 Md/35237 sayılı “kullanma izni hk.” konulu Maliye Bakanlığı yazısı incelendiğinde de, bu alanda kültür merkezi yapılacağına dair bir istisnaya rastlanmadığı, kaldı ki kıyı kenar çizgisi içerisindeki yerlerde bu tür sabit tesisler de yapılamayacağı anlaşıldığından davacının fuzuli şagil olarak kabul edilmesi gerektiği, bedele ilişkin olarak da önceki dönem ecrimisil bedeli güncellenerek hesaplanması nedeniyle ecrimisile ait tesis edilen dava konusu işlemlerde herhangi bir hukuka ve dayanılan düzenlemelere aykırı husus bulunmadığı sonucuna varılmıştır. SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, davalı idare istinaf başvurusunun kabulüne, Kocaeli 1. İdare Mahkemesinin 31/05/2022 tarih ve E:2022/112, K:2022/911 kararının kaldırılmasına, davanın reddine, dava aşamasında davacı tarafından yapılan 438,40TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasında davalı idare tarafından yapılan 241,50TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca belirlenen 5.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, artan posta ücretinin karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine, 2577 sayılı Kanun’un 45. maddesinin ( 6 ) bendi uyarınca kesin olarak, 01.02.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
|
| ÖZET: İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi, Kocaeli’nin Karamürsel ilçesindeki dolgu alanında devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazın fuzuli işgali nedeniyle ecrimisil talebini incelemiştir. Davacı, 669,78 m²’lik alan üzerine sosyal tesis inşa ettiğini iddia ederek ecrimisil ihbarnamesinin iptalini istemiştir. Mahkeme, davacının fuzuli şagil olarak kabul edilmesi gerektiğine ve ecrimisil işlemlerinin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Sonuç olarak, davanın reddine ve davacıdan yargılama giderlerinin tahsil edilmesine hükmedilmiştir. |