|
ÖZET: Başvuru, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından talep edilen ecrimisil ihbarnamesinin iptali ve ilgili parsellerin Diyanet İşleri Başkanlığı’na tahsis edilmesi amacıyla yapılmıştır. Başvuran, Beykoz’da imam olarak görev yapmakta ve cami lojmanında ikamet etmektedir. İddiasına göre, kendisine tahsis edilen konutun yanı sıra zorunlu olarak kullanmakta olduğu iki parsel için ecrimisil ödemesi yapılmaktadır. Başvuran, bu parsellerin de müftülüğe tahsis edilmesini ve daha önce ödediği ecrimisilin iadesini talep etmiştir.
Vakıflar Genel Müdürlüğü, başvuranın iddialarını değerlendirmiş ve ilgili parsellerin kullanımının cami görevlisi tarafından bahçe ve otopark olarak yapıldığını tespit etmiştir. Ayrıca, başvuranın ikamet ettiği konutun girişinin mevcut durumda zorunlu olarak bu parsel üzerinden geçilerek sağlandığı belirtilmiştir. İdare, başvuranın ecrimisil ödemesinin hukuka uygun olduğunu ifade etmiştir. Sonuç olarak, başvurunun ecrimisil ihbarnamesinin iptali ve parsellerin tahsisi talepleri reddedilmiştir. Ancak, başvuranın konutuna geçit hakkı tanınması yönünde Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne tavsiyede bulunulmuştur. Karar, Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından alınmış ve ilgili taraflara tebliğ edilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/10649-S.22.16424
BAŞVURU NO : 2022/3221
KARAR TARİHİ : 22/08/2022
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI
Ecrimisil ihbarnamesinin iptali talebi hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 28/02/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, Mah. Camiinde imam olarak görev yaptığını, cami müştemilatı olarak tahsis edilen parsel nolu alandaki lojmanda oturmakta olduğunu, daha önce 2008’den 2017’ye kadar geriye dönük tahsil edilenlerle birlikte sadece bu alan için ecrimisil ödemiş olduğunu, ancak eve girişte mecburen kullanmak zorunda olduğu 2 parsel ( ve parsel) daha bulunmakta olduğunu, bu iki parsel için Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün şahsından 2004 yılının 10. ayından itibaren ecrimisil almakta olduğunu, evin ekteki krokiye göre numaralı parsele de kaymış olduğunu, 2017’de halen oturmakta olduğu cami evinin üstünde bulunduğu nolu parselin Beykoz Müftülüğüne bedelsiz tahsis edilmiş olduğunu, daha önceden imam evinin parselde bulunmakta olduğunu, 1968-1969 kadastrosunda hatalı olarak Kartal
Tapu Müdürlüğü tarafından bu yerlerin Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmiş olduğunu, parseldeki evin duvarının halen bu alanda durmakta olduğunu, evin eski olduğu için yıkılmış olduğunu ve köylülerin / nolu parsele şimdiki lojmanı yapmış olduğunu, bu işlemler yapılırken bu alanların köy 2 tüzel kişiliğine ait olduğunu, oturmakta olduğu parselin 400 m olduğunu, evin giriş kapısının bulunduğu 2
80 m mecburi kullanım alanının tahsis edilmemesinin, ihmalden kaynaklandığını, ifade ederek, ve
parsellerin de müftülüğe veya ilgili kuruma tahsis edilmesini, şimdiye dek özellikle ve parseller için de ödediği ecrimisillerin tarafına ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden 08/04/2022 tarih ve S. sayılı; Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan 08.04.2022 tarih ve S. sayılı yazılarımız ile bilgi ve belge talep edilmiştir.
2.1 Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 25.04.2022 tarih ve sayılı cevabi yazısında; “Başvurucu
‘in ikamet ettiği konutun İstanbul İli, Beykoz İlçesi, parsel numaralı taşınmaz üzerinde kaldığı, mülkiyetinin Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait olduğu tespit edilmiştir. 2017 yılında mülkiyeti mazbut vakıflara veya Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait olup din görevlilerince meşruta olarak kullanılmakta olan 1093 adet taşınmazın her türlü bakım, onarım, tamirat ve diğer giderlerinin
Başkanlığımızca karşılanması kaydıyla bedelsiz olarak Başkanlığımız adına tahsisine ilişkin Vakıflar Genel
Müdürlüğü ile Protokol imzalanmıştır.
2.2. Anılan taşınmazın da bu protokol kapsamında 11/09/2017 tarihinde ‘e tahsis edildiği tespit edilmiştir. Ancak aynı mahalle ve parsellerle ilgili Başkanlığımızda herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Söz konusu protokolde ise geçmişte yapılan tahsisler ve tevhidler ile alakalı herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Başvurucunun mağduriyetinin giderilmesi için zorunlu kullanım alanına dâhil ve sayılı parsellerin Müftülüğe tahsisi ve bu parseller için alınan
Ecrimisilin iadesi hususunda Vakıflar Genel Müdürlüğü yetkilidir.
2.3.Ayrıca, bazı ilçelerde imam evinin bulunmaması ya da kötü durumda bulunması nedeniyle diğer kurumlara tahsisli bulunan lojmanlara görevlilerimiz yerleştirilebilmektedir. Ekseriyeti Vakıflar Genel
Müdürlüğü olmak üzere, ilgili kurumların da buralarda oturulan süreler için geriye dönük beş yıllık ecrimisil ihbarnameleri gönderdikleri ve cami görevlilerimiz aleyhine alacak davası açtıkları görülmektedir. Bilindiği üzere, Başkanlığımız genel bütçeli bir kamu kurumu olup, mülk edinememektedir. İhtiyaç duyduğu taşınmazları başta Hazine olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarından tahsis cihetiyle karşılamaktadır. Başta Hazine taşınmazlarına olmak üzere zaman zaman cami görevlilerimize bedelsiz imamevi tahsis edilmek üzere talepte bulunulmasına rağmen mevzuatta Diyanet İşleri Başkanlığına ait imamevlerinden kira alınmayacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı belirtilerek personelin maaşından kira kesilmesi ya da ecrimisil tahakkuk ettirilmesi gerektiği bildirilmektedir(örnek Ek:1). Nitekim Vakıflar Genel Müdürlüğü ile yapılan protokolde de vakıf kütüğünde meşruta kaydı olan taşınmazlardan cami görevlilerince kullanılanlar için bedelsiz tahsis yapılmış olup, cami görevlisinin bulunmadığı veya meşruta şerhi bulunmayan lojmanlara personelimizce kira ödenmeye devam edilmektedir. Bununla birlikte ülkemiz genelinde Cami Dernekleri
/ Vakıflar tarafından yaptırılmış pek çok camimizin müştemilatı içinde imamevi/ görevli lojmanı bulunmakta, buralarda cami görevlileri ikamet etmektedir. Öte yandan, Milli Emlak Genel
Müdürlüğünce 385 Nolu Milli Emlak Genel Tebliği kapsamında mülkiyeti Hazineye ait taşınmazların satışına başlanmış olup, Başkanlığımız merkez teşkilatına ait kamu konutlarının satışı da gerçekleşmiştir. Milli Emlak Genel Müdürlüğünce imamevleri de kamu konutu olarak değerlendirildiğinden satılabileceği öngörülerek ilgili mevzuatta değişiklik yapılarak özellikle satışı halinde telafisi güç sıkıntılar oluşturabilecek cami lojmanlarının satış kapsamı dışına çıkarılması 22/04/2019 tarihli yazımız ile talep edilmiş olup, taşınmazların teknik, geometrik, hukuki ve fiili özellikleri ile hizmet bütünlüğü açısından satışının değerlendirileceği Çevre ve Şehircilik Bakanlığının (Milli Emlak Genel Müdürlüğü) 30/12/2021 tarihli yazısı ile bildirilmiştir. Bunun dışında, cami görevlilerimize kira yardımı yapılması ile alakalı mevzuatımızda herhangi bir dayanak bulunmamakla birlikte, imkanlar ölçüsünde başta cami derneklerine olmak üzere yeni cami yapımlarında projeye imamevlerinin de dahil edilmesi tavsiye edilmekte ve cami projeleri bu haliyle onaylanmaktadır.
Başkanlığımız ile Vakıflar Genel Müdürlüğü arasında imzalanan ve 1093 adet taşınmazı kapsayan tahsis protokolü yazımız ekinde sunulmuştur.” 3. Vakıflar Genel Müdürlüğü, İstanbul Vakıflar II. Bölge Müdürlüğü’nün 07/06/2022 tarih ve Esayılı cevabi yazısında; Genel Müdürlüğümüz Vakıflar Meclisince mülkiyeti
Vakıflar Genel Müdürlüğüne veya Mazbut vakıflara ait camilerde görevli imam hatip, müezzin kayyım tarafından kullanılan taşınmazlarla ilgili olarak İdaremiz ile kullanıcıları arasında kira, ecrimisil vb.
konularda nizalar olduğu, derdest davalar bulunduğu konunun çözüme kavuşabilmesi için 1093 adet
taşınmazın camii görevlilerince ikamet olarak kullanılmak üzere her türlü bakım onarım, tamirat ve diğer giderlerinin ilgi Müftülük veya kullananlarca karşılanması kaydıyla 49 yıl süreyle Diyanet İşleri
Başkanlığına bedelsiz tahsisi Vakıflar Meclisinin 13.03.2017 tarih ve 194/214 sayılı kararıyla uygun görülmüştür.
3.1. Vakıflar Meclisi kararında meşruta olarak belirlenen Beykoz İlçesi, Köyü, parselde bulunan taşınmazda adı geçen camii görevlisi bedelsiz ikamet etmekte olup, daha önce de Beykoz İlçe
Müftülüğünce tahsisi talep edilen – parsellerin tahsisinin mümkün bulunmadığı bildirilmiştir.
Yerinde yapılan incelemede akarda kayıtlı ve sayılı parsellerin cami görevlisince bahçe ve otopark olarak kullanıldığı tespit edilmiştir. Adı geçen cami görevlisi ve parsellerde işgalci durumda olup ecrimisil işlemleri ilgili mevzuat çerçevesinde Bölge Müdürlüğümüzce devam ettirilmektedir. İlgilinin oturduğu lojman ekli fotoğraflardan da görüleceği gibi yola cephe olup evin giriş kapısı basit bir tadilatla yol tarafından açılarak sayılı parseldeki tecavüzün sonlandırılabilmesi mümkündür. Böylelikle parseldeki kullanımın son bulması durumunda herhangi bir işgaliye bedeli tahakkuk ettirilmesi söz konusu olmayacaktır.
hususlarına yer verildiği görülmektedir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4.Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının ‘Cumhuriyetin nitelikleri’ başlıklı 2’nci maddesinde, “Türkiye
Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk
Devletidir.”;
‘Kanun önünde eşitlik’ başlıklı 10’uncu maddesinin birinci fıkrasında, “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.”; beşinci fıkrasında ise, “Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.”,
‘Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında, “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ”; ‘İdarenin bütünlüğü ve kamu tüzelkişiliği’ başlıklı 123 üncü maddesinde; “İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir…”;
5.6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun; ‘Kurumun Görevi’ başlıklı 5 inci maddesinin
birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”; 6.08/09/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun “Kapsam” başlıklı 1’inci maddesinin birinci fıkrasında, “Genel bütçeye dâhil dairelerle katma bütçeli idarelerin, özel idare ve belediyelerin
alım, satım, hizmet, yapım, kira, trampa, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve taşıma işleri bu Kanunda yazılı hükümlere göre yürütülür.”, 6.1. ‘Ecrimisil ve tahliye’ başlıklı 75’inci maddesinde; “Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları, özel bütçeli idarelerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar ve
Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, idarelerin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz.” 7. 5018 Sayılı Kamu Malî Yönetimi Ve Kontrol Kanununun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8 nci maddesinde; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.” 7.1. ‘Mal yönetiminde etkililik ve sorumluluk’ başlıklı 48’nci maddesinde, “Kamu idarelerine ait malları edinme, kiralama, tahsis, yönetim, kullanma ve elden çıkarma işlemleri, mevzuatında öngörülen kurallar dahilinde hizmetin amacına uygun olarak verimlilik ve tutumluluk ilkesine göre yapılır. Bu ilkeye aykırı eylem ve işlemlerden doğacak zararlardan, malların yönetimi veya kullanılması hususunda yetki verilenler sorumludur.” 7.2. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun, “Taşınmaz tahsisi” başlıklı 47 nci maddesinde; “Kamu idareleri, kanunlarında veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen kamu hizmetlerini yerine getirebilmek için mülkiyetlerindeki taşınmazlarla Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerleri, birbirlerine ve köy tüzel kişiliklerine bedelsiz olarak tahsis edebilirler. Tahsis edilen taşınmaz, amaç dışı kullanılamaz. Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlarla Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerleri tahsis etmeye, kamu ihtiyaçları için gerekli olmayanların tahsisini kaldırmaya Çevre ve Şehircilik
Bakanlığı; diğer taşınmazları tahsis etmeye ve tahsisini kaldırmaya ise maliki kamu idaresi yetkilidir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin esas ve usuller Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. Kanunlardaki özel hükümler saklıdır.”, 8. 19/06/2007 Tarih ve 26557 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hazine Taşınmazlarının İdaresi
Hakkında Yönetmeliğin “Amaç” başlıklı 1 inci maddede; “(1) Bu Yönetmeliğin amacı; Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazların satışı, trampası, arsa veya kat karşılığı inşaat yaptırılması, kiraya verilmesi, ön izin verilmesi ve üzerlerinde irtifak hakkı kurulması, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kiraya verilmesi, ön izin ve kullanma izni verilmesi ile ecrimisil ve tahliye işlemlerine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.” 8.1.“Ecrimisilin tespit ve takdir edilmesi” başlıklı 85 inci maddede; (1) (Değişik:RG-10/4/201127901)Hazine taşınmazlarının kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde, tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde “Taşınmaz Tespit Tutanağı”na (Ek-8) dayanılarak, tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere bedel tespit komisyonunca ecrimisil tespit ve takdir edilir. (2) (Değişik:RG-10/4/2011-
27901) Ecrimisilin tespit ve takdirinde; İdarenin zarara uğrayıp uğramadığına ve işgalcinin kusurlu olup
olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekli, fiili ve hukuki durumu ile işgalden dolayı varsa elde ettiği gelir, aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurlar göz önünde bulundurulur. İşgalin şekli, Hazine taşınmazının konumu ve taşınmazdan elde edilen gelir gibi unsurlar itibariyle asgari ecrimisil tutarlarını belirlemeye Bakanlık yetkilidir. (3) Kiraya verilen, irtifak hakkı kurulan veya kullanma izni verilen taşınmazlarda sözleşmenin bitiminden sonra kullanımın devam etmesi hâlinde, varsa sözleşme veya resmî senetteki hükme göre işlem yapılır. Aksi takdirde işgalciler hakkında ecrimisil tespit, takdir ve tahsilatı yapılır. (4) Hazinenin paydaşı olduğu taşınmazların işgali hâlinde, Hazine payına tekabül eden miktar esas alınarak ecrimisil takip ve tahsilatı yapılır. (5) Bakanlık, uygulamada birliği sağlamak amacıyla, ecrimisilin tespit ve takdirine ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
9. 23.09.1984 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Konutları
Yönetmeliği’nin “ Konutlarda Oturanların Uyması Gerekli Esaslar” başlıklı 40 ıncı maddesinde; Kendisine konut tahsis edilen kiracılar, konutta oturdukları süre içinde aşağıda betirtilen esaslara uymak zorundadırlar….d) Konutların mimari durumunda ve iç tesisatlarda, kendiliklerinden değişiklik yapamazlar,”
düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
10. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvurunun kabulü gerektiği yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 11. Uyuşmazlık konusu özetle; Camii imamı olarak görev yapan, halen Diyanet İşleri
Başkanlığına tahsisli kamu konutunda oturmakta olan başvurandan, lojma bitişiğinde bulunan 2 parsel ( ve parsel) için Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce talep edilen 01.06.2019- 30.06.2021 tarihleri arasında kullanım bedeli olarak her bir parsel için 4000 er TL ecrimisil bedeli öngörülmek suretiyle ilgiliye gönderdiği toplam 8000 TL ecrimisil bedellinin iptali ile ve parsellerin de müftülüğe veya ilgili kuruma tahsis edilmesi, ve parseller için ödediği ecrimisillerin tarafına ödenmesi talebi hakkındadır.
12. Konuyla ilgili Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden alınan cevabi yazıda, yerinde yapılan incelemede akarda kayıtlı ve sayılı parsellerin cami görevlisince bahçe ve otopark olarak kullanıldığının tespit edilmiş olduğu, adı geçen cami görevlisinin ve parsellerde işgalci durumda olduğu, ecrimisil işlemlerinin ilgili mevzuat çerçevesinde Bölge Müdürlüğü’nce devam ettirilmekte olduğu, ilgilinin oturduğu lojman ekli fotoğraflardan da görüleceği gibi yola cephe olduğu, evin giriş kapısının basit bir tadilatla yol tarafından açılarak sayılı parseldeki tecavüzün sonlandırılabilmesinin mümkün olduğu, böylelikle parseldeki kullanımın son bulması durumunda herhangi bir işgaliye bedeli tahakkuk ettirilmesinin söz konusu olmayacağı ifade edilmiştir.
13.Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce gönderilen iki adet ecrimisil ihbarnamesinde, ve uncu parsellerin 44’er toplam 88 metrekarelik bir alanda bulunduğu, iki yıllık süre için anılan alan için 8000 TL tutarında ecrimisil tutarı hesaplaması yapıldığı, anılan parsellerin bahçe ve otopark olarak kullanıldığının tespit edilmesi nedeniyle ilgiliye ecrimisil uygulandığı belirtilmektedir.
14.Somut olayda, r’in ikamet ettiği konutun İstanbul İli, Beykoz İlçesi, Mahallesi parsel numaralı taşınmaz üzerinde kaldığı, mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait iken, 2017 yılında mülkiyeti mazbut vakıflara veya Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait olup din görevlilerince meşruta olarak kullanılmakta olan 1093 adet taşınmazın her türlü bakım, onarım, tamirat ve diğer giderlerinin
Diyanet İşleri Başkanlığı’nca karşılanması kaydıyla Diyanet İşleri Başkanlığı’na bedelsiz olarak tahsisine ilişkin Vakıflar Genel Müdürlüğü ile Protokol imzalanmış olduğu, inci parselde bulunan taşınmazın da bu protokol kapsamında 11/09/2017 tarihinde r’e tahsis edildiği tespit edilmiştir. Ancak tahsis edilen kamu konutunun kapısının uncu parsel tarafında bulunduğu, başvuranın eve giriş çıkış yapabilmesi için mevcut durumda zorunlu olarak bu parsel üzerinden geçmesi gerektiği tespit edilmiştir.
15. Kamu Konutları Yönetmeliği’nin “ Konutlarda Oturanların Uyması Gerekli Esaslar” başlıklı 40 ıncı maddesinde; Kendisine konut tahsis edilen kiracıların, konutta oturdukları süre içinde Konutların mimari durumunda ve iç tesisatlarda, kendiliklerinden değişiklik yapamayacağı açıkça düzenlenmiştir. Bu bağlamda, ilgilinin ikamet ettiği nolu parselde bulunan Diyanet İşleri Başkanlığı’na tahsisli kamu konutunda kendiliğinden mimari bir tadilat yapmak suretiyle kapının yerini değiştirmesi söz konusu olmayıp, öte yandan Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce kurumumuza gönderilen fotoğraflardan kamu konutunun tadilatla kapısının konulması öngörülen kısmının doğrudan sokağa açıldığı, herhangi bir bahçe payı bulunmadığı, bir metrelik bir kaldırım payı bulunduğu, kamu konutunun kapısının açılması için elverişli bulunmadığı değerlendirilmiştir.
16. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 747 nci maddesinde, taşınmazından genel yola çıkmak için yeterli geçidi bulunmayan malikin, tam bir bedel karşılığında bir geçit hakkı tanınmasını komşularından isteyebileceği düzenlenmiştir. Bu çerçevede inci parselde bulunan kamu konutunun giriş kapısından yola kadar olan kısım için, geçiş hakkı tanınması komşuluk hukukundan kaynaklanan bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır.
17. Öte yandan ilgili idarenin ecrimisil ihbarnamesinde, anılan toplam 88 metrekarelik alanın ilgili tarafından bahçe ve otopark olarak kullanıldığının tespit edildiği ifade edilmiştir. Hazine Taşınmazlarının
İdaresi Hakkında Yönetmeliğin “Ecrimisilin tespit ve takdir edilmesi” başlıklı 85 inci maddesinde, hazine taşınmazlarının kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde, … tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere bedel tespit komisyonunca ecrimisil tespit ve takdir edileceği, ecrimisilin tespit ve takdirinde; İdarenin zarara uğrayıp uğramadığına ve işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekli, fiili ve hukuki durumu ile işgalden dolayı varsa elde ettiği gelir, aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, … taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurlar göz önünde bulundurulacağı, ifade edilmiştir. Bu bağlamda, konuyla ilgili daha önce uyuşmazlığın Beykoz
İkinci Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görüldüğü, 2016-2019 yılları arasında kullanım için ecrimisil ödenmesine hükmedildiği, – parsellerin daha önce de Beykoz İlçe Müftülüğünce tahsisinin talep edildiği ancak tahsis işlemi yapılmadığı, başvuranın ve parsellerde işgalci durumda olduğu ecrimisil işlemlerinin ilgili mevzuat çerçevesinde uygulandığı değerlendirilmektedir.
18. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce şikayete konu
– parsellerin tahsisinin mevcut bulunmadığı ve uygun görülmediği gerekçesiyle, başvuru konusu taşınmaz için ecrimisil tahsil edilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idareler tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği anlaşılmaktadır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
20. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili
İdarenin işlemine karşı Beykoz Asliye Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, Başvuranın ecrimisil ihbarnamesinin iptali ile Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne tahsisli ve parsel nolu taşınmazların Diyanet İşleri Başkanlığına tahsis edilmesi talebinin REDDİNE, İlgili tarafından lojman olarak kullanılmakta olan nolu parselde bulunan kamu taşınmazı lehine geçit hakkı tanınması yönünde VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın, BAŞVURANA ve VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi