|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, mülkiyet hakkına dayalı ecrimisil istemi ile yolsuz tescile dayalı tapu iptali ve tescil taleplerini içeren bir uyuşmazlığı ele almaktadır. İlk Derece Mahkemesi, asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar vermiştir. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırarak davanın yeniden görülmesi için dosyayı geri göndermiştir. Yeniden yapılan yargılama sonucunda, asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, asıl davanın ecrimisil talebinin reddinin doğru olduğunu belirtmiş, taşınmaz üzerindeki enerji nakil hattının mülkiyet hakkına el atma teşkil etmediğini ifade etmiştir. Ayrıca, kamulaştırma işleminin tamamlanmadığı ve dolayısıyla yolsuz tescilden bahsedilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, birleştirilen davanın da reddi yerinde bulunmuştur. Sonuç olarak, temyiz başvuruları esastan reddedilmiş, ancak vekalet ücreti yönünden yapılan hatanın düzeltilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkeme, maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıların mirasçılarına verilmesine karar vermiştir. Bu durum, hukuki süreçteki usul eksikliklerinin giderilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir. |
5. Hukuk Dairesi 2024/4382 E. , 2024/9891 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3532 Esas, 2023/2944 Karar
DAVA TARİHİ : 27.04.2012
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/579 Esas, 2022/224 Karar
Taraflar arasındaki mülkiyet hakkına dayalı ecrimisil istemine ilişkin asıl dava ile yolsuz tescile dayalı tapu iptali ve tescil, aksi halde irtifak kamulaştırması yapıldığı ancak tapuda tescilin sağlanamaması nedeniyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 17 nci maddesi uyarınca irtifak hakkı tesisi istemine ilişkin birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl dava davacısı ile birleştirilen dava davacısı … Genel Müdürlüğü vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl dava davacısı ile birleştirilen dava davacısı … Genel Müdürlüğü istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi karar asıl dava davacısı ile birleştirilen dava davacısı … Genel Müdürlüğü vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Aydın ili, …, Türkmen Mahallesi Musluk mevkinde bulunan 315 ada 11 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, dava konusu taşınmazın şehir merkezinde, arsa talebinin yoğun olduğu bir yerde olup çevre yoluyla bağlantılı, elektrik, su ve altyapısı yapılmış bir alanda kaldığını, bu yüzden m² fiyatının oldukça yüksek olduğunu, taşınmaz üzerinde kamulaştırma şerhi bulunduğunu, bu şerhlerin dışında … tarafından taşınmaz üzerinde herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmaksızın, yüksek gerilim hattı geçirildiğini, davacının arazisinin üzerinden geçirilen yüksek gerilim hattı nedeniyle taşınmazın önemli ölçüde değer kaybettiğini, kullanım ve mülkiyet hakkının sınırlandırıldığını, taşınmazın çevresinde yapılaşmanın yoğun olduğunu, fakat üzerinden geçen yüksek gerilim hattı nedeniyle taşınmazın inşaat alanının azaldığını ve değer kaybına uğradığını, taşınmaza kanuna aykırı olarak, kamulaştırmasız el atılması nedeniyle zarara uğradığını belirterek, …, Türkmen mahallesi, Musluk mevkiinde kain 315 ada 11 parsel sayılı tapu kaydının iptali ile davalı adına tapuya tesciline, bu tescil karşılığı taşınmazın bedelinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline, taşınmazın, dava tarihinden itibaren geriye doğru 5 yıllık ecrimisil bedeli olarak 1.000,00TL’nin davalı idareden tahsiline, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, her iki alacak için dava tarihinden itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 124 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca taraf değişikliği ile … Genel Müdürlüğü davalı konumuna getirilmiş, tazminat istemine ilişkin dava tefrik edilmiştir.
2. Birleştirilen davada davacı … Genel Müdürlüğü vekili dava dilekçesinde özetle; Aydın ili, …, Türkmen Mahallesi Musluk mevkinde bulunan 315 ada 11 parsel sayılı taşınmazın üzerinde bulunan 2942 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin ( b) bendi uyarınca tapu kaydına konulan şerhine hilafen taşınmaz üzerinde yapılan yolsuz tescile dayalı tapunun iptaline aksi halde kamulaştırma işlemi tamamlandığı için 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 nci maddesi gereği taşınmazın 1800 m²lik kısmı üzerine idare lehine irtifak hakkı tesis ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız davanın reddini talep etmiştir.
2. Birleştirilen davada davalı asıl davada davacı … vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu taşınmazı icrada yapılan ihale ile satın aldığını, yolsuz tescil olmadığını, kamulaştırma işleminin yapılmadığını, eski malik zamanında yapılan bir işlem olup olmadığını bilmediklerini fakat tapuda ferağ verilmediğinden işlemlerin tamamlanmamış olduğunu belirterek davanın reddinin talep edildiği görülmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava davacısı ile birleştirilen dava davacısı … Genel Müdürlüğü vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Asıl dava davacısı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz üzerinden geçen enerji nakil hattının da taşınmaz mülkiyetine haksız bir müdahale teşkil edeceğinin tartışmasız olduğunu, ecrimisil taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, birleştirilen davadaki taleplerin reddine karar verilmesinin isabetli olduğunu; ancak hükmedilen vekâlet ücreti yönünden ret gerekçesine göre davalılar yararına ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Birleştirilen dava davacısı … Genel Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; tapu kaydına kamulaştırma şerhi konulan taşınmazla ilgili yapılacak herhangi bir tasarrufun şerhi koyan idareye bildirilmesi ve idarenin muvafakat vererek şerhin kaldırılmasına onay vermesi halinde ancak taşınmazda tasarruf edilebileceğini, ancak dava konusu taşınmazın tapu kaydında bulunan şerhe rağmen 22.07.2011 tarihinde … adına kayıtlı taşınmazın … adına tapuda usulsüz olarak tescil edildiğini, tapu sicilindeki kaydı bilmediğini ileri süren davacının bu şekilde ecrimisil talep etmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerine kurulan 1.894,91 m² irtifak hakkının … Genel Müdürlüğü adına tesciline karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, birleştirilen dava yönünden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, zira tapu iptali talebi için harca esas değer olarak tapudaki kayıt olan 135.300.00 TL, tescil talebi için ise harca esas değer olarak maktu harç esas alınması gerekmekteyken İlk Derece Mahkemesine sunulan bilirkişi raporunda taşınmaz bedeli olarak belirlenen 726.423,00 TL’ye göre vekâlet ücreti hesaplanmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın konusu tefrik sonucu sadece ecrimisil talebine ilişkin olup, dava konusu taşınmazdan enerji nakil hattının geçtiği ve hattın izdüşümünde davacının tasarrufunun devam ettiği yani mülkiyet hakkına el atmanın olmadığı görüldüğünden, ecrimisil talebinin reddine karar verilmesi doğru olup, asıl dava davacısı vekilinin bu konudaki istinaf talebi yerinde bulunmamış, dava konusu taşınmaza, ilgili şerhin 17.06.1993 tarihinde işlendiği, ancak şerhten itibaren 6 ay içerisinde kamulaştırma davasının açılmadığı, taşınmazın cebri icraya konu olup mevcut hali ile terkine tabi hale gelen şerhin engel olmaması nedeniyle davacı … adına ihale sonrası tescil edildiği, bu hali ile yolsuz tescilden bahsedilemeyeceğinden birleştirilen davadaki ilk talebin reddine karar verilmesi ve belirlenen değerine göre vekâlet ücreti takdir edilmesi yerindedir. Birleştirilen dava terditli açılmış olup ikinci talep, 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 nci maddesine dayalı tescil istemine ilişkin olduğu, dosyaya sunulan kamulaştırma evraklarına göre, dava konusu taşınmazın eski maliki … …’a ait olduğu dönemde kamulaştırma işlemlerinin başlatıldığı, 23.09.1992 tarihinde kamulaştırma kararı alınan 1800 m² irtifak alanı için kıymet takdirinin 21.600.000 ETL olarak yapıldığı, kamulaştırma kararı alınan tüm taşınmazları kapsayacak şekilde 1.629.692.500 ETL olan toplam bedelin Etibank’a 27.05.1993 tarihinde depo edildiği, bankaya kime ne kadar ödeme yapılacağına ilişkin liste verildiği, kamulaştırma kararının İzmir 2.Noterliğinin 981 yevmiye nolu tebligatın “…’ya 05.02.1996 tarihinde tebliğ edilmiştir” açıklamasını içerdiği, … …’a yapılması gereken tebligatın hangi sebeple M.Kara’ya yapıldığı ve bu şahsın … … ile bağlantısının ne olduğunun açıklanmamış olduğu, bunun haricinde 21.09.1992 tarihli Kuşadası Hisar gazetesinde ilan edildiği, … …’a kamulaştırma bedelinin ödenip ödenmediğinin araştırıldığı, Ziraat Bankası tarafından verilen cevabi yazıya göre kamulaştırma bedelinin ödendiğine ilişkin bir kaydın olmadığı, davacı idare tarafından ödemenin de ispatlanmadığı görülmüştür. Bu hali ile yapılan tebligatın usulsüz olduğu ve ödemenin ispatlanmadığı açık olduğundan, kamulaştırmanın tamamlandığından bahsetmek mümkün olmadığından ve kamulaştırma işlemi 1.800,00 m²lik irtifaka ilişkin olup taşınmazdan geçen enerji nakil hattının 1.894,91 m² olup kalan kısım için alınmış olan ek kamulaştırma kararının da olmadığı görüldüğünden, tescil talebinin de reddine karar verilmesinin de yerinde olduğu anlaşıldığından asıl dava davacısı … vekili ve birleştirilen dava davacısı … Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava davacısı … vekili ve birleştirilen dava davacısı … Genel Müdürlüğü vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Asıl dava davacısı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Birleştirilen dava davacısı … Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, … olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki ecrimisil ve tescil hususundadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesi
3. 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl dava davacısı … vekilinin tüm, birleştirilen dava davacısı … Genel Müdürlüğü vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Birleştirilen davanın niteliği gereği birleştirilen dava davalıları lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Asıl dava davacısı … vekilinin temyiz itirazlarının reddine, birleştirilen dava davacısı … Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; (2) numaralı bendini (D) alt bendininin hükümden çıkartılması, yerine ”Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 9.200,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılar … ve … miraşçılarına (… ve …’a) verilmesine,” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Asıl dava davacısı …’dan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Birleştirilen dava davacısı … Genel Müdürlüğünden peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.