|
ÖZET: Başvuran, eğitim gerekçesiyle Kırıkkale’deki Ceza İnfaz Kurumu’na nakil talep etmiştir. Ancak 5275 sayılı Kanun’un 54. maddesi ve ilgili yönetmelikler, nakil için belirli şartların sağlanmasını zorunlu kılmaktadır. Bu şartlar arasında, talep edilen kurumda yer bulunması ve başvuranın disiplin cezası almamış olması gibi kriterler yer almaktadır. Başvuranın nakil talebinin reddedilmesinin hukuka uygun olduğu belirtilmiştir.
Somut olayda, başvuranın kapalı ceza infaz kurumunda bulunması nedeniyle tam zamanlı eğitim almasının mümkün olmadığı ifade edilmiştir. Ayrıca, başvuranın sunduğu öğrenci belgesinin güncel olmaması nedeniyle talebinin değerlendirilemediği tespit edilmiştir. Eğitim hakkının ihlali iddiası ise, Anayasa Mahkemesi tarafından kabul edilmemiştir. Sonuç olarak, başvuranın eğitim nedeniyle nakil talebi, mevcut mevzuat hükümleri çerçevesinde reddedilmiş, ancak ileride boşalma olması durumunda talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği tavsiye edilmiştir. Bu durum, ceza infaz kurumlarının işleyişi ve mahkûmların hakları açısından önemli bir hukuki değerlendirme sunmaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/10602-S.22.16350
BAŞVURU NO : 2022/8619
KARAR TARİHİ : 19/08/2022
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
Başvuranın, eğitim gerekçesiyle nakil talebine ilişkindir.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 15/06/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza şikâyet başvurusunda bulunan (TCKN: )
başvurusunda özetle; 20.01.2017 tarihinde tutuklandığını, 14.07.2018 tarihinde bulunduğu Sincan T Tipi
Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan idarenin kararıyla Bolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiğini,
2019 yılında YKS sınavına girdiğini ve Kırıkkale Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni kazandığını, bunun
üzerine eğitimine devam edebilmek amacıyla Keskin T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakil talebinde bulunduğunu, ancak nakil talebinin reddedildiğini, mağdur olduğunu ifade etmekte; nakil giderleri tarafından karşılanmak suretiyle Keskin T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna naklinin gerçekleştirilmesini talep etmektedir
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuz 22/06/2022 tarihli ve sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 20/07/2022 tarihli ve
– – sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
2.1. Adı geçenin infaz edilmemiş ve kaldırılmamış herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığı,
2.2. Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(e) bendinde ”İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması” ifadelerine yer verildiği,
2.3. Birçok ceza infaz kurumunda kapasitelerinin üstünde hükümlü ve tutuklu barındırıldığından, nakil taleplerinin incelenmesinde; kurumun kapasitesi, güvenliği ve hangi suç türüne ait odaların bulunduğu, kişilerin can güvenliğine ilişkin olarak, talepte bulunanın hasım olarak bildirdiği bir kişinin talep ettiği kurumda bulunup bulunmadığı gibi hususlar göz önünde bulundurulduğundan, her talebin uygun değerlendirilemediği,
2.4. Adı geçenin, isteğe bağlı naklini talep ettiği; Keskin T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesi 1100, mevcudu 1099, doluluk oranı %100, Eskişehir L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesi 1200, mevcudu 1490, doluluk oranı %124 olduğu, Delice Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun ise adı geçenin suç türü itibariyle konumuna uygun olmadığı,
2.5. 5275 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca (Eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usûllerine ısrarla karşı koyanlar) barındırılan kişilerin, yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılmak zorunda olduğu, dolayısıyla hükümlü ve tutukluların bahse konu kurumları talep etmesi halinde, talep eden kişilerin ceza miktarlarının ve örgütteki konumlarının dikkate alınarak ve incelenerek taleplerin değerlendirildiği,
2.6. Hükümlü ve tutukluların nakil taleplerine karşın yapılan işlemler ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken, siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanmakta olduğu,
2.7. Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların; hastalık, disiplin, güvenlik, özellikle toplu nakiller ve tutukluların mahkeme nedeniyle yapılan sevkleri sonucu, ceza infaz kurumlarının kapasitelerinin günaşırı değişmesine yol açtığı,
2.8. Bu nedenle; ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin nakil talepleri Genel Müdürlüğe ulaştığı anda, talep edilen kurumların kapasiteleri o günkü veriler göz önüne alınarak değerlendirildiği, diğer taraftan Genel Müdürlüğün 29.03.2022 tarihli ve E-35211520-249.01-2187/43371 sayılı yazısıyla 01-10
Nisan 2022 tarihleri arasında isteğe bağlı nakillerin açılacağının tüm Cumhuriyet başsavcılıklarına bildirildiği, adı geçenin de belirtilen tarihler arasında Genel Müdürlüğe vermiş olduğu dilekçe ile isteğe bağlı naklini talep ettiği ancak adı geçenin, naklini talep ettiği kurumların kapasitelerinin dolu olması nedeniyle Genel Müdürlüğün 29.04.2022 tarihli ve – – sayılı yazısıyla naklinin uygun görülmediği,
2.9. Yine Genel Müdürlüğün 25.05.2022 tarihli ve E-35211520-249.01-3288/71804 sayılı yazısıyla 01-
10 Haziran 2022 tarihleri arasında isteğe bağlı nakillerin açılacağının tüm Cumhuriyet Başsavcılıklarına
bildirildiği, adı geçenin de belirtilen tarihler arasında isteğe bağlı nakil talebinde bulunmamasından dolayı naklinin değerlendirilemediği,
2.10. Öte yandan eğitim nedenli nakil talebine ilişkin olarak da 05.06.2015 tarihli ve 167 No.lu Ceza İnfaz
Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler Hakkında Genelgenin “Eğitim ve Öğretim
Nedeniyle Nakil” başlıklı 19 uncu maddesinde ve 5275 Sayılı Kanun’un “Öğretimden yararlanma” başlıklı
76 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan hükümler değerlendirildiğinde, kapalı kurumda bulunan adı
geçenin yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereğince örgün eğitimden faydalanamayacağı, okulun kabul etmesi halinde ve masrafı kendisince karşılanarak ara, yılsonu, bütünleme ve mazeret sınavlarına katılabileceği,
2.11. Ayrıca adı geçenin eğitim hakkının ihlal edildiği iddiası ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunduğu, söz konusu başvuruya ilişkin olarak Anayasa Mahkemesinin 06.04.2020 tarihli kararında “başvurunun, açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna” karar verildiği,
2.12. Adı geçenin en son 09/06/2022 tarihinde annesi ve babası ile ziyaret gerçekleştirdiği, eşi ve ailesi ile düzenli olarak telefon görüşmesi yaptığı belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”;
3.2. “Kişinin dokunulmazlığı, maddî ve manevî varlığı” başlıklı 17. maddesinin 1. fıkrasında; “Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”,
3.3. “Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi” başlıklı 42. maddesinde; “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir.”
3.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4.
fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”,
4. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 4.1. “Yaşam hakkı” başlıklı 1. maddesinde; “Herkesin yaşam hakkı yasayla korunur. Yasanın ölüm cezası ile cezalandırdığı bir suçtan dolayı hakkında mahkemece hükmedilen bu cezanın infaz edilmesi dışında, hiç kimsenin yaşamına kasten son verilemez.”,
4.2. “Eğitim hakkı” başlıklı 2. maddesinde; “Hiç kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz. Devlet, eğitim ve öğretim alanında yükleneceği görevlerin yerine getirilmesinde, ana ve babanın bu eğitim ve öğretimin kendi dini ve felsefi inançlarına göre yapılmasını sağlama haklarına saygı gösterir.”
5. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/173 sayılı kararıyla kabul edilen, “Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin Prensipler
Bütünü”nün “Aile mensupları ve dış dünya ile iletişim kurma hakkı” başlıklı 19. maddesinde “Tutulan veya hapsedilen bir kimseye kanunda veya kanuna dayanan bir düzenlemede belirtilen makul şartlara ve sınırlamalara tabi olarak, özellikle aile üyeleri tarafından ziyaret edilebilme ve onlarla haberleşme gibi, dış dünya ile iletişim kurabilmesi için kendisine yeterli imkân verilir.’’ hükmü, ‘‘İkametgâhına yakın bir yerde tutulma hakkı’’ başlıklı 20. maddesinde; “Tutulan veya hapsedilen kişi talep ettiği takdirde, mümkün olduğu ölçüde ikamet ettiği yere makul uzaklıktaki bir tutukevinde veya hapishanede tutulmalıdır.”,
6. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun; 6.1. “İnfazda temel amaç” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”,
6.2. “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının ilgili bentlerinde; “Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir:.. c)
Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır.
Hükümlünün kanun, yönetmelik ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır…”,
6.3. “Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 9. maddesinde;“ Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik görevlilerine sahip, firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçerli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları tesislerdir. Bu kurumlarda bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemleri uygulanır. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde, Türk Ceza Kanununda yer alan; a) İnsanlığa karşı suçlardan (madde 77, 78), b) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82), c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188), d) Devletin güvenliğine karşı suçlardan (madde 302, 303, 304, 307, 308), e) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315), Mahkûm olanların cezaları, bu kurumlarda infaz edilir…”
6.4. “Nakiller” başlıklı 53. maddesinde “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.”,
6.5. “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54. maddesinde, “(1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c) Ceza infaz kurumlarında bulunulması gereken sürenin üç aydan fazla olması, d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, Gerekir…”,
6.6. “Eğitim programları” başlıklı 75. maddesinde; “ (1) Ceza infaz kurumlarında bulunduğu süre içinde hükümlüye, kişiliğini geliştirecek, eğitimini güçlendirecek, yeni beceriler elde etmesini, suç işleme eğilimini yok etmeyi sağlayacak ve salıverilme sonrasına hazırlayacak programlar uygulanır. (2)
Hükümlünün yaş, ceza süresi ve yeteneklerine öncelik verilerek ekonomik ve kültür durumuna uygun biçimde düzenlenen eğitim programları; temel eğitim, orta ve yüksek öğretim, meslek eğitimi, din eğitimi, beden eğitimi, kütüphane ve psiko-sosyal hizmet konularını kapsar.”
6.7. “Öğretimden yararlanma” başlıklı 76. maddesinde; “(1) Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitim evlerinde bulunan hükümlülerin örgün ve yaygın, kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin yaygın öğretimden yararlanmaları sağlanır.”
6.8. “Kapalı ceza infaz kurumu dışına çıkma hâlleri” başlıklı 92. maddesinde; “(1) Hükümlü; izin, hastaneye, Cumhuriyet Başsavcılığına veya duruşmaya sevk, eğitim, öğretim, işyurdu, cezanın ertelenmesi, salıverilme, nakil, deprem, sel gibi doğal afet ve yangın hâlleri dışında ve yetkili makamca verilmiş yazılı bir emir olmadıkça kapalı kurumun dışına çıkarılamaz. (Ek cümle: 15/8/2016-KHK-674/16 md.; Aynen kabul: 10/11/2016-6758/16 md.) 9 uncu maddenin ikinci fıkrasında yazılı suçlardan hükümlü ve tutuklu olanların, ceza infaz kurumu düzeni ile toplum güvenliğini tehlikeye düşürebileceği, terör örgütü veya diğer suç örgütü üyelerinin örgütsel amaçlı faaliyet ve haberleşmelerine imkân sağlayabileceği, yol, kalınacak ceza infaz kurumu ya da sınav merkezi veya okulda güvenlik açısından sakınca bulunabileceği değerlendirildiği takdirde kurum dışına çıkmaları Cumhuriyet başsavcılığı tarafından kısıtlanabilir.”
7. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
8. 29/3/2020 tarih ve 31083 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının
Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin;
8.1. “Hükümlünün radyo, televizyon yayınları ile internet olanaklarından yararlanma hakkı” başlıklı 75. maddesinde; “(3) Kapalı ve açık kurumlar ile çocuk eğitimevlerinde ancak eğitim ve iyileştirme programları çerçevesinde kurum yönetimince belirlenen yerlerde görsel ve işitsel eğitim araç ve gereçlerinin kullanımına izin verilebilir. Eğitim ve iyileştirme programları gerekli kıldığı takdirde denetim altında internetten yararlanılabilir. Hükümlü, odasında bilgisayar bulunduramaz. Ancak Bakanlığın uygun görmesi hâlinde eğitim ve kültürel amaçlı olarak bilgisayarın kuruma alınmasına izin verilebilir.
(4) Bu haklar, idare ve gözlem kurulu kararı ile tehlikeli hükümlü oldukları saptananlar veya örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabilir.
(5) İşlediği suçun nitelik ve işleniş biçimi göz önüne alındığında, toplum için ciddi bir tehlike oluşturan, kurumdaki tutum ve davranışlarıyla, suç işlemek amacıyla kurulan silahlı örgütün yöneticiliğini yapmaya devam eden, bu konuda herhangi bir yöntemle, kurum içi veya dışındaki kişilere talimat veya mesaj veren hükümlülerin, idare ve gözlem kurulu kararıyla televizyon yayınlarını izlemesine ve bilgisayar ile internetten yararlanmasına izin verilmez.”,
8.2. “Eğitim ve öğretim ile eğitim programları” başlıklı 88. maddesinde; “(1) Kurumlarda eğitim ve öğretim; hükümlüye yeni ve olumlu davranışlar kazandırmayı hedefleyen ve bu amacı gerçekleştirmek üzere beden, zihin, ahlâk ve duygu bakımından dengeli ve sağlıklı bir biçimde gelişmiş bir yapıya, özgür ve bilimsel düşünceye, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan hakları ve onuruna saygılı, yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek, bilgi, yetenek, beceri ve davranışlarını geliştirmek, birlikte çalışma ve iş görme alışkanlığı kazandırarak yaşama hazırlamak, kendilerinin geçim ve mutluluklarını sağlayacak faaliyetleri içeren hizmetlerin bütünüdür.
(2) Hükümlüye, kurumda bulunduğu süre içinde, kişiliğini geliştirecek, eğitimini güçlendirecek, yeni beceriler elde etmesini, suç işleme eğilimini yok etmeyi sağlayacak ve salıverilme sonrasına hazırlayacak eğitim programları uygulanır.
(3) Eğitim programları; temel eğitim, orta ve yüksek öğretim, meslek eğitimi, din eğitimi, beden eğitimi, kütüphane ve psiko-sosyal hizmet konularını kapsar.
(4) Eğitim programları, hükümlünün, yaş, cinsiyet, öğrenim durumu, ceza süresi, yetenekleri ve kültür durumuna uygun olarak hazırlanır.”
8.3. “Öğretimden yararlanma” başlıklı 89. maddesinde; “ (1) Açık kurumlar ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin örgün ve yaygın, kapalı kurumlarda bulunan hükümlülerin yaygın öğretimden yararlanmaları sağlanır.”,
8.4. “Kurum dışına çıkma hâlleri” başlıklı 126. maddesinde; “ (1) Hükümlü; izin, hastaneye, Cumhuriyet başsavcılığına veya duruşmaya sevk, eğitim, öğretim, işyurdu, cezanın ertelenmesi, salıverilme, nakil, deprem, sel gibi doğal afet ve yangın hâlleri dışında ve yetkili makamca verilmiş yazılı bir emir olmadıkça kapalı kurumun dışına çıkarılamaz”
8.5. “Hükümlülerin nakillerinde dikkat edilecek hususlar” başlıklı 127. maddesinin ilk fıkrasında; “Hükümlülerin nakillerinin 5275 sayılı Kanunun 53 ilâ 58 inci maddeleri hükümlerine göre gerçekleştirilir.”;
9. 26.07.2010 tarihli ve 31197 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kırıkkale Üniversitesi Önlisans ve Lisans Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği’nin “Kayıt dondurma” başlıklı 19. Maddesinde; “(1) Kayıt dondurma ile ilgili talepler, ders ekle-bırak döneminin sonuna kadar yapılabilir. Öğrenciler, belgeleyecekleri haklı ve geçerli mazeretleri veya öğrenim ve eğitimlerine katkıda bulunacak yurt dışı burs, staj ve araştırma imkânlarının doğması halinde, birim yönetim kurulu kararı ile en çok dört kez olmak üzere, toplam iki yıla kadar kayıt dondurarak izinli sayılabilirler. Sağlık sorunları nedeniyle kayıt dondurma işlemlerinde belirtilen sürenin uzaması durumunda, belgelendirilmiş haklı ve geçerli nedenler olmak kaydıyla, birim yönetim kurulunun teklifi ve Senato kararıyla bu sınır uygulanmayabilir.
(2) Sağlık, doğal afetler gibi önceden öngörülemeyen mazeretlerin olması halinde; belgelendirmek koşuluyla, ilgili birim yönetim kurulu kararıyla, dönem içerisinde de kayıt dondurulabilir.
(3) Askerlik sebebiyle kayıt dondurmak isteyen öğrencinin, terhis olacağı yıla kadar kaydı dondurulur.
(4) 18/8/2012 tarihli ve 28388 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yükseköğretim Kurumları Öğrenci
Disiplin Yönetmeliğine göre öğrencilik sıfatını kaldırmayan veya öğrenciliğini engellemeyen mahkûmiyet veya tutukluluk halinin olması sebebiyle kayıt dondurma talebinde bulunan öğrencinin kaydı, Senato kararıyla tahliye oluncaya kadar dondurulabilir.
10. Adalet Bakanlığının 05/06/2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan 167 sayılı Ceza
İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu Genelgenin,
10.1. “Hükümlülerin Kendi İstekleri İle Nakilleri” başlıklı 15. maddesinde, Kanunun ve
Yönetmeliğin “Kendi istekleri ile nakil” maddelerinde aranan şartlara ek olarak; ‘‘…h) Talep ettikleri ceza infaz kurumunda kendileri, diğer hükümlüler ve kurum açısından güvenlik riski oluşturmaması, ı) Disiplin
nedeniyle ayrıldıkları kurumlar hariç, talep ettikleri kurumlarda daha önce kalmış iseler, Bakanlıkça değerlendirilmek üzere; kendileri, diğer hükümlüler veya kurum açısından somut gerekçelerle güvenlik riski oluşturup oluşturmayacakları hususunda bu yer idare ve gözlem kurulunun taleple ilgili görüşünün alınmış olması, j) Bakanlık tarafından dönem itibariyle isteğe bağlı nakle kapatılmış olmaması, gerekir”,
10.2. “Eğitim ve Öğretim Nedeniyle Nakil” başlıklı 19. maddesinde; “(1) Hükümlüler eğitim ve öğretim nedeniyle; a) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, b) Eğitimini sürdürdüğüne dair eğitim kurumundan belge ibraz etmeleri, c) Talep edilen kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması, d) Tutuklulara tahsis edilmiş olmaması, e) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, f) Talep ettikleri ceza infaz kurumunda güvenlik riski oluşturmaması, koşuluyla, süreli veya daimi olarak Bakanlıkça başka bir ceza infaz kurumuna nakledilebilecektir. (2) Milli
Eğitim Bakanlığına veya Yüksek Öğretim Kurumuna bağlı okullara kayıtlı olan hükümlü ve tutukluların yılsonu, ara ve bütünleme gibi okullarında yapılan sınavlarına; kapalı ceza infaz kurumlarında kalanların dış koruma görevlileri, açık ceza infaz kurumu ve çocuk eğitimevi hükümlüleri ile bu kurumlarda kalmaktayken sınava katılmak amacıyla kapalı ceza infaz kurumlarına nakledilenlerin iç güvenlik görevlileri nezaretinde katılmaları sağlanacaktır.”
11. Genç Yetişkin Hükümlü ve Tutukluların Eğitim ve İyileştirme İşlemleri ve Diğer Hükümler
Hakkında 46/1No’lu Genelge’nin “Eğitim-Öğretim Çalışmaları” başlıklı 4. Bölümünün F Yüksek
Öğretim Çalışmaları başlığının;
11.1. Birinci fıkrasında “Herhangi bir yükseköğretim kurumuna devam ederken tutuklanan veya hüküm giyen öğrencilerin ya da ceza infaz kurumundayken üniversite sınavını kazanan hükümlü ve tutukluların kapalı ceza infaz kurumlarından, okullarının kabul etmesi durumunda, dış güvenlik görevlisi muhafazasında, açık ceza infaz kurumlarından iç güvenlik görevlisi nezaretinde ara, yılsonu, bütünleme ve mazeret sınavlarına katılmaları sağlanacaktır. Talebi olması hâlinde okullarının kabul etmesi koşuluyla kayıt dondurma işlemi yapılması için girişimlerde de bulunulacaktır.”,
11.2. Dördüncü fıkrasında; “Açık ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler, kurumla aynı
Büyükşehir belediyesi veya belediye sınırları içinde olan herhangi bir yükseköğretim kurumunda okuma hakkını kazandıklarında, okullarının kabul etmesi hâlinde, talepleri doğrultusunda, okullarına devam etmeleri ve örgün eğitimden yararlanmaları sağlanacaktır.”
11.3. 22/1/2007 tarihli ve 45/1 No.lu Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer
Hükümler konulu Genelge’nin “Hükümlü ve Tutukluların Nakil İşlemleri” başlıklı İkinci Bölümünün ilgili kısımlarında; “Hükümlü ve tutukluların, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakilleri yapılabilecektir.”
12. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında
REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek
12.1. “Temel İlkeler” başlıklı 3. maddesinde; ‘‘Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır.’’,
12.2. “Yerleştirme ve Barındırma” başlıklı 17.1. , 17.2. ve 17.3. maddelerinde; “Mahpuslar, mümkün olabildiğince evlerine veya sosyal rehabilitasyon ortamlarına yakın cezaevlerine yerleştirilmelidirler.”, “Cezaevlerine yerleştirmede, suçun devamlı takibi, güvenlik ve emniyet gerekleri ve tüm mahpuslara uygun
rejimlerin sağlanması ihtiyacı hesaba katılmalıdır.”, “ İlk yerleştirme ve sonradan yapılacak bir cezaevinden diğerine nakil konusunda, mümkün olabildiğince mahpusa danışılmalıdır.’’,
12.3. “Dış Dünya ile İlişki” başlıklı 24.4. ve 24.5. maddelerinde; “Ziyaretler için yapılan düzenlemeler, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır.”, “Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bunun için onlara “uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar.” , Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
13. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden
14. Başvuran 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; eğitim gerekçesiyle
Kırıkkale İlindeki Ceza İnfaz Kurumuna isteğe bağlı naklini talep etmektedir.
15. 5275 sayılı Kanunun 53-58. maddelerinde ‘Hükümlülerin nakilleri’ başlığı altında, nakile ilişkin hükümler düzenlenmiş, 54. maddede ‘Kendi istekleri ile nakil’ şartları düzenlenmiştir. 5275 sayılı Kanun, ilgili Yönetmelik ve 167 sayılı Genelge hükümlülerin, eğitim, öğretim nedeniyle başka ceza infaz kurumlarına yerleştirilmelerine yönelik emredici bir hüküm içermemektedir. Buna karşılık 5275 sayılı
Kanun, ilgili Yönetmelik ve 167 sayılı Genelge’de, ‘Kendi istekleri ile nakil’ hükmü kapsamında, maddede düzenlenen şartlar mevcut olduğu takdirde naklin mümkün olduğu düzenlenmiştir.
16. Anayasa’nın 42. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir.”
17. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ek Türkiye’nin taraf olduğu 1 No.lu Protokol’ün 2. maddesi şöyledir: “Hiç kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz.”
18. Mahkûmlar, Anayasa’nın 19. maddesi kapsamında hukuka uygun “bir mahkûmiyet kararına bağlı olarak tutma” şeklinde değerlendirilebilecek kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı dışında Anayasa’nın ve
Sözleşme’nin ortak alanı kapsamında kalan temel hak ve hürriyetlerin tamamına genel olarak sahiptirler (Hirst/Birleşik Krallık, B.No. 74025/01, 6/10/2005). Bununla birlikte mahkûmların temel hak ve hürriyetlere genel olarak sahip olmaları, bu hakların mahkûmlar için ceza infaz kurumu dışındaki bireyler kadar güvence altına alındığı anlamında değerlendirilmemelidir.
19. Eğitim hakkı için de aynı değerlendirme mümkündür. Tutuklu ve hükümlülerin eğitim hakkına yönelik değerlendirmelerde tutuklu ve hükümlüler açısından ceza infaz kurumunda bulunmanın doğal ve kaçınılmaz sonuçları göz önünde tutulmalıdır. Zira tutuklu ve hükümlülerin temel hak ve hürriyetlere genel olarak sahip olmaları, bu hakların tutuklu ve hükümlüler için ceza infaz kurumu dışındaki bireyler kadar güvence altına alındığı anlamında değerlendirilmemelidir. Ceza infaz kurumlarının işlevi ve amacı kapsamında tutuklu ve hükümlülerin hakları ceza infaz kurumuna girmekle zaten sınırlanmıştır. Temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmasına ilişkin olarak Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen kanunla, meşru bir
amaçla ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olarak ölçülü olma şartları gözetilerek mahkûmların haklarına yönelik sınırlandırma yapılması mümkündür.
20. AİHM de, “hükümlüler”in bir mahkeme tarafından verilen mahkumiyetin infazı için tutuldukları süreye karşılık gelen süre boyunca (Epistatu/Ramanya, B. No: 29343/10, 24/9/2013), “tutuklular”ın ise
devam etmekte olan bir yargılama esnasındaki yasal tutukluluk süresi zarfında (Baltan/Türkiye, B. No:
32777/09, 27/3/2012) tam zamanlı eğitime erişimlerinin engellenmesinin ek 1 No.lu Protokol’ün 2.
maddesinin birinci cümlesi kapsamında eğitimden yoksun bırakma olarak değerlendirilemeyeceği görüşündedir. Bu kapsamda AİHM, Sözleşme’ye hükümlü veya tutukluların ceza infaz kurumunda bulundukları süre zarfında fiilen eğitimlerine devam edememelerinin eğitim hakkını ihlal ettiğine ilişkin
başvuruları açıkça dayanaktan yoksun bulmaktadır (Durmaz, Işık, Unutmaz ve Sezal/Türkiye, B. No:
46506/99, 46569/99, 46570/99, 4/9/2001). Bunun yanı sıra başvurucunun öğrenci olduğu Kırıkkale
Üniversitesi, Önlisans ve Lisans Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği ile tutukluluk ve mahkûmiyet durumlarında, öğrencilere bu hallerin süresi kadar kayıt dondurma hakkı da tanınmıştır.
21. 27/07/2007 tarihli ve 46/1 Nolu Genelge’nin; 4/F-1’inci maddesi; “Herhangi bir yüksek öğretim kurumuna devam ederken tutuklanan veya hüküm giyen öğrencilerin ya da ceza infaz kurumundayken üniversite sınavını kazanan hükümlü ve tutukluların kapalı ceza infaz kurumlarından, okullarının kabul etmesi durumunda, dış güvenlik görevlisi muhafazasında ara, yıl sonu, bütünleme ve mazeret sınavlarına katılmaları sağlanacaktır.” hükmü yer almaktadır. Yer verilen mevzuat kapsamında devlete; tutuklanan veya hüküm giyen öğrencilerin derslere devam etmesini sağlamak adına pozitif bir yükümlülük yüklenmemiştir. Mevzuat kapsamında, devletin yükümlülüğü, okullarının kabul etmesi durumunda, tutuklu/hükümlülerin sınavlara katılmalarını sağlamak olarak belirlenmiştir.
22. Somut olayda; başvuranın mahkeme kararına bağlı olarak kapalı ceza infaz kurumunda bulunması dolayısıyla tam zamanlı lisans eğitimine katılabilmesi mümkün değildir. Yukarıda da değinildiği üzere; mevzuat kapsamında, devletin yükümlülüğü tutuklu/hükümlülerin okullarının kabul etmesi durumunda, dış güvenlik görevlisi muhafazasında ara, yıl sonu, bütünleme ve mazeret sınavlarına katılmalarını sağlamak ile sınırlıdır. Dosya kapsamına alınan belgeler doğrultusunda ilgili idarenin başvuranın talebi üzerine, başvuranın dilekçesi ekinde sunmuş olduğu öğrenci belgesinin güncel tarihli olmadığından dolayı eğitim nedeniyle nakil talebinin değerlendirilemediği ifade edilmiş ise de ilgili idarenin mevzuat kapsamında diğer yükümlülüklerini yerine getirdiği tespit edilmiştir.
23. Başvuranın, 5275 sayılı yasa 53. maddesi kapsamında eğitim, öğretim nedeniyle başka bir kuruma nakledilmeyi talep hakkı mevcuttur ancak talebinin yerine getirilebilmesi için aynı yasa 54. maddesi kapsamında yer alan ve 167 sayılı Genelge ile bu maddeye eklenen şartların da mevcudiyeti aranmaktadır.
Bu kapsamda, başvuranın nakil isteminde bulunduğu kurumların kapasitesinin dolu olduğu, ayrıca başvuranın hükümlü olduğu suç grubu dolayısı yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumunda barındırılması gerektiği ancak nakil isteminde bulunduğu kurumların tamamının yüksek güvenlikli olmaması, başvuranın barındırılabileceği oda sayı ve konumunun kısıtlı oluşu ve nakil talep edilen kurumlarda aynı suç grubundan tutuklu/hükümlülerin yoğunlukta olması dolayısıyla kurum güvenliğini zaafiyete uğratabileceği görülmekle, ilgili mevzuat kapsamında başvuranın nakil talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu, bununla birlikte; başvuranın barındırıldığı kurum ile öğrenci olduğu okul arasındaki mesafe, geçici sevk masrafları, v.b. etkenler dikkate alındığında, başvuranın halen Kırıkkale Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi olması ve nakil koşullarını taşıması kaydıyla (disiplin cezası almamış olması ya da kaldırılmış olması / nakil giderlerini peşin ödemeyi kabul etmeleri gibi) nakil talep edilen kurumlarda boşalma olması yahut nakil talep ettiği Kırıkkale iline daha
yakın illerde durumuna uygun ve kapasitesi müsait kurumların bulunması durumunda, nakil taleplerinin idarece yeniden değerlendirilmesi gerektiği, kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idareler tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
25. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam edecek, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili İdarenin işlemine karşı Ankara İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre;
BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİNE,
Başvuranın talep ettiği kurumlara nakledilmesi talebinin REDDİNE, Diğer yandan başvuranın halen Kırıkkale Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi olması ve nakil koşullarını taşıması kaydıyla, talep ettiği kurumlarda boşalma olması yahut nakil isteminde bulunduğu Kırıkkale iline daha yakın illerde durumuna uygun ve kapasitesi müsait infaz kurumlarının bulunması durumunda nakil talebinin yeniden değerlendirilmesi hususunda ADALET BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Adalet Bakanlığınca bu karar üzerine tesis
edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvurana ve Adalet Bakanlığı’na tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi