ÖZET: Başvuruda bulunan kişi, Diyarbakır’da Dicle Üniversitesi’nde yüksek lisans eğitimi görmekte ve burs başvurusunun reddedilmesi üzerine Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurmuştur. Başvurusunun gerekçesi, adli sicil kaydında yer almayan suçlardan dolayı burs veya öğrenim kredisi alamadığını öğrenmesi ve bu durumun eğitim hakkını ihlal ettiğidir. Başvuran, ilgili yönetmeliklerin geçmişe yürütülmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, 2023 yılı burs başvurusunun yeniden değerlendirilmesini talep etmiştir.

Gençlik ve Spor Bakanlığı, başvuranın burs talebinin reddedilmesinin gerekçesini, kesinleşmiş mahkûmiyetinin varlığına dayandırmıştır. 03.11.2023 tarihli Burs Yönetmeliği’nin ilgili maddeleri, kasten işlenen suçlardan dolayı hapis cezası almış kişilere burs verilmemesini öngörmektedir. Ancak, başvuranın cezasının infazı tamamlanmış olmasına rağmen, bu durumun burs alımına engel teşkil ettiği ifade edilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın eğitim hakkına yapılan müdahalenin hukuka uygun olmadığını belirterek, ilgili idareye tavsiyelerde bulunmuştur. Başvuranın durumu, eğitim hakkının korunması açısından önem taşımakta ve bu bağlamda yasal düzenlemelerin gözden geçirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. İdarenin, başvuranın durumunu dikkate alarak gerekli adımları atması önerilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/7079-S.24.11074

BAŞVURU NO : 2024/506

KARAR TARİHİ : 08.07.2024

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞI

HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI

CUMHURBAŞKANLIĞI İDARİ İŞLER BAŞKANLIĞI

Burs/öğrenim kredisi başvurusunun tekrar değerlendirilmesi talebi

BAŞVURUNUN KONUSU :

hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 10.01.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, Diyarbakır ilinde ikamet ettiğini, Dicle Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim dalında yüksek lisans eğitimine devam ettiğini, burs başvurusunda bulunduğunu, infazını tamamladığı ve adli sicil kaydında yer almayan suçlardan dolayı burs veya öğrenim kredisi alamadığını öğrendiğini, bu durumun eğitim hakkını ve eşitlik ilkesini ihlal ettiğini, Adli Sicil Yönetmeliği hükümleri kapsamında burs ve kredi başvurularında arşiv kayıtlarının esas alınmasının yanlış bir uygulama olduğunu, cezaların amacının ıslah etmek olduğu ve sürekli bir yasaklılık halinin devam etmesinin maddi varlığının gelişmesine engel olduğunu belirterek ilgili kanun maddesinin iptal edilmesini, 2023 yılı başvurusunun tekrar değerlendirilmesini ve geçmiş dönemler dâhil olmak üzere tarafına ödeme yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Gençlik ve Spor Bakanlığı Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğünün E- – – sayılı cevabi yazısında özetle: Gençlik ve Spor Bakanlığının 03.11.2023 tarihli ve 32358 sayılı Burs

Yönetmeliği’nin “Burs Verilmeyecek öğrenciler” başlıklı 10 uncu maddesinin (ç) bendinde “Kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ile kesinleşmiş mahkûmiyeti ya da affa uğramış olsa bile; … suçlarından kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunan.” hükmüne yer verildiği, /

3. Ayrıca 10.07.2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1 Numaralı Cumhurbaşkanlığı

Kararnamesinin 184 üncü maddesinin (h) bendi gereği, öğrencilere verilecek öğrenim kredisi, burs ve diğer yardımlara ilişkin hizmetleri yürütmek ve bunlara dair usul ve esasları belirlemek yetkisinin Gençlik ve Spor Bakanlığına ait olduğu, bu sebeple, kesinleşmiş mahkûmiyetin infaz aşamasında, infazının tamamlanmış olduğu aşamada, adli sicil kaydında bulunması aşamasında veya adli sicil arşiv kaydına aktarılmış aşamada olmasının önem arz etmediği,

4. Başvuranın başvurusunun ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde değerlendirildiği, hakkında kesin hükümle mahkûmiyet kararının bulunduğunun tespit edildiği ve bu sebeple de tarafına burs/kredi tahsisi yapılamadığı ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının ‘Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması’ başlıklı 13 üncü maddesinde, “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”, ‘Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi’ başlıklı 42 nci maddesinde, “Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tesbit edilir ve düzenlenir. Devlet, maddi imkânlardan yoksun başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacı ile burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar.”

, ‘Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı’ başlıklı 74 üncü maddesinde, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

7. 22/08/1961 tarih ve 10887 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve

Yurt Hizmetleri Kanununun ‘Amaç’ başlıklı 2 nci maddesinde, “Yurt içinde ve dışında yükseköğrenim gören öğrenciler için yurtlar yapmak ve bunların işletmesini sağlamak, beslenme yardımı yapmak, eğitim, sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerle milli ve manevi gelişmelerine katkı sağlamak, yükseköğrenim öğrencilerine kredi veya burs vermek, öğrencilerin yükseköğrenimlerini kolaylaştırmaktır.”, ‘Öğrenim kredisi’ başlıklı 14 üncü maddesinde; “Yüksek (…) öğrenim gören ve bu kanuna göre yapılacak yönetmeliklerle belirtilen esas ve şartlar içinde yeterlikleri ve ihtiyaçları tesbit edilen öğrencilere öğrenim kredisi verilir.”, ‘Yönetmelik” başlıklı 46 ncı maddesinde, “Bu kanunun uygulanmasına ait yönetmelik

Gençlik ve Spor Bakanlığınca hazırlanır.”,

8. 06/03/2004 tarih ve 25394 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5102 sayılı Yüksek Öğrenim

Öğrencilerine Burs, Kredi Verilmesine İlişkin Kanunun ‘Amaç ve Kapsam’ başlıklı 1 inci maddesinde, “Bu Kanunun amacı; yurt içinde ve dışında yüksek öğrenim gören öğrencilere burs, kredi ve nakdî yardım verilmesiyle ilgili esas ve usulleri düzenlemektir. …”, ‘Burs ve kredilerin verilmesi’ başlıklı

2 nci maddesinde; “Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu; yurt içinde yükseköğrenim gören ve bu

/

Kanuna göre çıkarılacak yönetmeliklerle belirtilen usul ve esaslar dâhilinde yeterlikleri ve ihtiyaçları tespit edilen öğrencilere burs/kredi verebilir.”,

9. 10/07/2018 tarih ve 304741 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı

Kararnamesinin ‘Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü’ başlıklı 188 inci maddesinde; “(1) Kredi ve

Yurtlar Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır: h) Öğrencilerin desteklenmelerine ilişkin politikaların tespiti amacıyla gerekli çalışmaları yapmak, ı) Öğrencilere verilecek öğrenim kredisi ve burslar ile kredi borcunun tespiti, takibatı ve tahsilâtı ile kredi teminatına ilişkin usul ve esasları belirlemek, kredi ve burs başvurularının alınması ve değerlendirilmesi ve ödeme işlemlerinin yapılmasını sağlamak. …”,

10. 32358 sayılı ve 03/11/2023 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Gençlik ve Spor Bakanlığı Burs

Yönetmeliğinin ‘Burs verilmeyecek öğrenciler’ başlıklı 10 uncu maddesinde, “(1) Aşağıda belirtilen öğrencilere burs verilmez; ç) Kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ile kesinleşmiş mahkûmiyeti ya da affa uğramış olsa bile; Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık veya cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, fuhuş, uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti, kullanımı, kullanımını kolaylaştırma, kullanmak için satın alma, kabul etme veya bulundurma, haksız mal edinme, şike ve teşvik primi suçlarından kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunan.”,

11. 32358 sayılı ve 03/11/2023 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Gençlik ve Spor Bakanlığı Kredi

Yönetmeliğinin ‘Kredi verilmeyecek öğrenciler’ başlıklı 8 inci maddesinde, “(1) Aşağıda belirtilen öğrencilere kredi verilmez: d) Kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ile kesinleşmiş mahkûmiyeti ya da affa uğramış olsa bile; Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık veya cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, fuhuş, uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti, kullanımı, kullanımını kolaylaştırma, kullanmak için satın alma, kabul etme veya bulundurma, haksız mal edinme, şike ve teşvik primi suçlarından kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunan…” düzenlemeleri bulunmaktadır.

12. 25563 sayılı ve 24.08.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar

Kurumu Burs-Kredi Yönetmeliğinin (Mülga) “Kesin Hükümle Mahkûm Olma Halinde Bursun

Kesilmesi” başlıklı 29 uncu maddesinde; “Herhangi bir suçtan dolayı haklarında altı ay ve daha fazla hapis, ağır hapis cezası ile kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunanların (cezası tecil edilenler hariç) bursları kesilir.”

13. 22881 sayılı ve 18.01.1997 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar

Kurumu Öğrenim Kredisi Yönetmeliğinin (Mülga) “Kesin Hükümle Mahkûm Olma Halinde Kredinin

Kesilmesi” başlıklı 30 uncu maddesinde, “Taksirli suçlar hariç, tecil edilmiş olsa dahi kasıtlı bir suçtan haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı verilenlerin kredileri kesilir.” hükmü yer almaktaydı.

IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

/

14. Başvuranın 12.10.2023 tarihinde yaptığı burs başvurusunun değerlendirilmesi ve sonuçlandırılmasında

03.11.2023 tarihli Resmi Gazete ile yürürlüğe giren Gençlik ve Spor Bakanlığı Kredi Yönetmeliği ve

Gençlik ve Spor Bakanlığı Burs Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasının mevzuat hükümlerini geçmişe yürüterek kanunların geriye yürümezliği ilkesi ile hukuki güvenlik ve dolayısıyla hukuk devleti ilkelerini ihlal ettiği gerekçeleriyle başvuranın burs/öğrenim kredisi talebinin değerlendirmeye alınması hususunda tavsiyede bulunulması önerilmiştir.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 15. Başvuran, Gençlik ve Spor Bakanlığına yapmış olduğu burs başvurusunun olumlu değerlendirilmesi talebiyle Kurumumuza başvuru yapmıştır.

16. Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre, başvuranın 12.10.2023 tarihi ve 10:32:28 saatinde e-Devlet üzerinden burs başvurusu yaptığı, hakkında Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/11/2017 tarihli ilamı ile terör örgütü propagandası yapmak suçundan 2 yıl bir ay hapis cezası verildiği, cezanın 03/05/2018 tarihinde kesinleştiği, infazın tamamlandığı ve başvuran tarafından sunulan adli sicil kaydı sorgulaması sonuçlarına göre başvuranın adli sicil kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır.

17. Başvuranın talebi ilgili idare tarafından kesin hükümle mahkûm olması ve adli sicil kaydı bulunması gerekçeleriyle reddedilmiştir.

18. Konuyla ilgili mevzuata bakıldığında, 32358 sayılı ve 03.11.2023 tarihli Resmi Gazete ile Gençlik ve

Spor Bakanlığı Burs Yönetmeliğinin yayımlandığı ve 24.08.2004 tarihli ve 25563 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Burs-Kredi Yönetmeliği’nin yürürlükten kaldırıldığı; yine 32358 sayılı ve 03.11.2023 tarihli Resmi Gazete ile Gençlik ve Spor Bakanlığı Kredi

Yönetmeliği’nin yayımlandığı ve 18.01.1997 tarihli ve 22881 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yüksek

Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Öğrenim Kredisi Yönetmeliği ile 17.12.1997 tarihli ve 23203 sayılı

Resmi Gazetede yayımlanan Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Katkı Kredisi Yönetmeliği’nin yürürlükten kaldırıldığı görülmüştür.

19. Değişiklikten önce 24.08.2004 tarihli ve 25563 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yüksek Öğrenim

Kredi ve Yurtlar Kurumu Burs-Kredi Yönetmeliği’nin “Burs verilemeyecek öğrenciler” başlıklı 9 uncu maddesinde “a) Kurumdan öğrenim kredisi veya burs almış olan öğrencilere, b) (Değişik bent: 6.2.20112011/27838 B.K.K.) 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 10 uncu maddesine göre burs verilen öğrenciler hariç olmak üzere, 5102 sayılı Kanunun 2 nci maddesi kapsamında yer alan kamu kurum ve kuruluşlarından burs almakta olan öğrencilere, c) Yetim maaşı ve nafaka alanlar dışında, asgari ücret düzeyinde aylık veya ücretle sürekli bir işte çalışan veya gelire sahip olan öğrencilere, d) Burs isteğinde bulunduğu tarihte okula giriş tarihi itibariyle bir öğretim yılı kaybı olan öğrencilere, e) Yabancı uyruklu öğrencilere, f) Polis akademisi öğrencileri ile askeri okul öğrencilerine, g) Ek süre öğrenim gören öğrencilere, h)Yüksek lisans öğrencilerinden hazırlık sınıfında öğrenim gören öğrencilere, k) Bu

Yönetmelik hükümlerine göre burs almaya yeterli bulunmayan öğrencilere, burs verilmez.” hükmü ile

“Kesin Hükümle Mahkûm Olma Halinde Bursun Kesilmesi” başlıklı 29 uncu maddesinde “Herhangi bir

/

suçtan dolayı haklarında altı ay ve daha fazla hapis, ağır hapis cezası ile kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunanların (cezası tecil edilenler hariç) bursları kesilir. Bir daha burs verilmez” hükmü yer almaktaydı (Benzer hükümler kredi açısından da mevcuttu). Dolayısıyla kesinleşmiş mahkûmiyet olması hali burs verilemeyecek haller içerisinde değil bursun kesilmesi gereken haller içerisinde düzenlenmişti.

20. Yapılan değişiklikle Gençlik ve Spor Bakanlığı Burs Yönetmeliğinin “Burs verilmeyecek öğrenciler” başlıklı 10 uncu maddesinde, “(1) Aşağıda belirtilen öğrencilere burs verilmez: ç) Kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ile kesinleşmiş mahkûmiyeti ya da affa uğramış olsa bile; Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık veya cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, fuhuş, uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti, kullanımı, kullanımını kolaylaştırma, kullanmak için satın alma, kabul etme veya bulundurma, haksız mal edinme, şike ve teşvik primi suçlarından kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunan…” hükmü, Gençlik ve Spor Bakanlığı Kredi

Yönetmeliğinin “Kredi verilmeyecek öğrenciler” başlıklı 8 inci maddesinde ise “(1) Aşağıda belirtilen öğrencilere kredi verilmez: d) Kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ile kesinleşmiş mahkûmiyeti ya da affa uğramış olsa bile; Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık veya cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, fuhuş, uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti, kullanımı, kullanımını kolaylaştırma, kullanmak için satın alma, kabul etme veya bulundurma, haksız mal edinme, şike ve teşvik primi suçlarından kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunan….” hükmü düzenlenmiştir.

21. Yapılan Yönetmelik değişikliği ile “Kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası” ile cezalandırılanların cezası infaz edilmekte olan ya da infaz edilen ayrımı gözetmeksizin burs verilmeyecek kişiler arasında sayıldığı, dolayısıyla bu kişilerin ömür boyu burs imkânından faydalanamayacağı anlaşılmaktadır.

22. Mülga “Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Burs-Kredi Yönetmeliğinin” bazı maddelerinin tamamı ile diğer bazı madde içeriklerindeki “kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunan öğrencilerin burslarının kesilerek bu kişilere bir daha burs verilmemesini” öngören hükümlerin iptali istemiyle açılan davada

Danıştay 8. Dairenin 21.01.2014 tarihli ve E:2011/2399; K:2014/62 sayılı Kararında: Ceza Hukuku açısından, cezanın suç işlenmesini önlemek (caydırmak) ve suç işleyeni ıslah yoluyla topluma kazandırmak amacı karşısında, kanunda öngörülen biçimde yerine getirilmiş bir cezanın kişilerin yaşamı boyunca belirli haklardan yararlanmasına engel oluşturmasında bu amaca uyarlık bulunmadığı; bu itibarla, herhangi bir suçtan dolayı haklarında altı ay ve daha fazla hapis, ağır hapis cezası ile kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunan öğrencilerin, cezalarının infazı süresince kendilerine sağlanan burstan yararlandırılmamaları hukuken kabul edilebilir ise de yasalarla belirlenen biçimde cezasını çeken öğrencilerin, sadece bu nedenle bir daha burstan yararlandırılmayacağına ilişkin hükümde hukuka uyarlık bulunmadığı …” belirtilerek dava konusu

Yönetmeliğin ilgili maddelerindeki “Bir daha burs verilemez” ibaresinin iptaline karar verilmiştir.

23. Danıştay kararında da bahsedildiği üzere suç işleyeni ıslah yoluyla topluma kazandırmak amacı karşısında, kanunda öngörülen biçimde infaz edilmiş bir cezanın kişilerin yaşamı boyunca belirli haklardan yararlanmasına engel oluşturması, Anayasa’nın “Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi” başlıklı 42 nci

maddesinin “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz… Devlet, maddi imkânlardan yoksun başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacı ile burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar…” hükümlerine aykırılık teşkil etmektedir. Zira eğitim öğretime devam edebilmek için öğrencilerin ulaşım, yemek, kırtasiye, sınav ve benzeri konularda maddi desteğe ihtiyacı olduğu açıktır.

24. Eğitim, Anayasa tarafından doğrudan güvence altına alınmış bir haktır. Ayrıca eğitim, çok özel bir kamu hizmeti olarak sadece doğrudan faydaları olan bir hizmet değil geniş sosyal fonksiyonları da olan bir hizmettir. Demokratik bir toplumda insan haklarının sağlamlaşması ve devamı için eğitim hakkının vazgeçilmez ve temel bir katkısı olduğu da aşikârdır (Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri, B. No: 2013/583, 10/12/2014, § 66).

25. Bu bağlamda bakıldığında, somut olayda başvuranın hakkında kesin mahkûmiyet kararı olması sebebiyle burs ve kredi hakkından faydalandırılmaması eğitim hakkına bir müdahale oluşturmaktadır.

26. Bu müdahalenin ihlal oluşturup oluşturmadığı noktasında ise Anayasa’nın “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13 üncü madde “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca

Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” hükmü esas alınmalıdır.

27. Yukarıda anılan müdahale Anayasa’nın 13 üncü maddesinde belirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 42 nci maddesinin ihlalini teşkil edecektir. Bu sebeple eğitim hakkına yapılan müdahalenin, Anayasa’nın 13 üncü maddesinde öngörülen ve somut başvuruya uygun düşen kanun tarafından öngörülme, haklı bir sebebe dayanma (meşru amaç) ve demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olmama kriterlerini sağlayıp sağlamadığının belirlenmesi gerekir (eğitim hakkı bağlamında bkz.

Özcan Zengin, B. No: 2020/4244, 23/2/2022, §§ 72-82; Özcan Bayrak, B. No: 2019/14060, 3/11/2022, §§ 39-48; ifade özgürlüğü bağlamında bkz. kararlar için bkz. Bekir Coşkun [GK], B. No: 2014/12151, 4/6/2015, §§ 53-55; Mehmet Ali Aydın [GK], B. No: 2013/9343, 4/6/2015, §§ 70-72). Bu bağlamda öncelikle müdahalenin kanuni dayanağının bulunup bulunmadığı incelenmelidir.

28. Temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması rejimini düzenleyen Anayasa’nın 13 üncü maddesinde hak ve özgürlüklerin “ancak kanunla” sınırlanabileceği temel bir ilke olarak benimsenmiştir. Bu bağlamda

Anayasa’nın 42 nci maddesi kapsamında korunan bir hakka yapılan bir müdahalenin kanunilik şartını sağladığının kabul edilebilmesi için söz konusu müdahalenin kanuni bir dayanağının bulunması zorunludur (eğitim ve öğrenim hakkının ancak kanunla sınırlanabileceğinin değerlendirildiği çok sayıda karar içinden bkz. Özcan Bayrak, B. No: 2019/14060, 3/11/2022, §§ 46,47; kanunilik şartına çeşitli bağlamlarda dikkat

çeken kararlar için bkz. Sevim Akat Eşki, B. No: 2013/2187, 19/12/2013, § 36; Tuğba Arslan [GK], B. No:

2014/256, 25/6/2014, § 82; Hayriye Özdemir, B. No: 2013/3434, 25/6/2015, §§ 56-61; Halk Radyo ve

Televizyon Yayıncılık A.Ş. [GK], B. No: 2014/19270, 11/7/2019, § 35).

29. Anayasa Mahkemesi daha önce pek çok kez temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasında kanunilik ölçütünün ilk olarak şeklî bir kanunun varlığını gerekli kıldığını belirtmiştir (Tuğba Arslan, § 96; Fikriye

Aytin ve diğerleri, B. No: 2013/6154, 11/12/2014, § 34). Anayasa’nın temel hak ve özgürlüklere müdahale eden şeklî anlamda bir kanunun varlığını şart koşmasının sebebi bunu biçimsel anlamda hukuk devletinin hem aracı hem de öncülü olarak görmesi nedeniyledir. Gerçekten de bir yasama işlemi olarak kanunlar, /

TBMM’nin iradesinin ürünüdür ve TBMM tarafından Anayasa’da öngörülen kanun yapma usullerine uyularak yapılırlar. Bu anlayış temel hak ve özgürlükler alanında önemli bir güvence sağlar (Eğitim ve

Bilim Emekçileri Sendikası ve diğerleri [GK], B. No: 2014/920, 25/5/2017, § 54; Halk Radyo ve

Televizyon Yayıncılık A.Ş., § 36). Bu sayede yürütme ve yargı organlarının yasamanın çizdiği ilke ve sınırlara bağlı kalması, hukuk düzeninde Anayasa’nın öngördüğü usule uygun olarak çıkarılan kanunların alt kademelerinde yer alan düzenlemelerle temel hak ve özgürlüklerin kolaylıkla sınırlandırılabilmesinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Anayasa Mahkemesi temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasında şeklî anlamda bir kanunun yokluğunu Anayasa’ya aykırılığın ağır bir biçimi olarak kabul etmektedir (Tuğba

Arslan, § 98).

30. Kanunilik ölçütü aynı zamanda maddi bir içeriği de gerektirir ve bu noktada kanunun niteliği önem kazanır. Bu anlamıyla kanunilik ölçütü, sınırlamaya ilişkin kuralın erişilebilirliğini ve öngörülebilirliği ile

kesinliğini ifade eden belirliliğini garanti altına alır (Metin Bayyar ve Halkın Kurtuluş Partisi [GK], B. No:

2014/15220, 4/6/2015, § 56; Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası ve diğerleri, § 55; Halk Radyo ve

Televizyon Yayıncılık A.Ş., § 37).

31. Belirlilik, bir kuralın keyfiliğe yol açmayacak bir içerikte olmasını ifade eder. Temel hakların sınırlandırılmasına ilişkin kanuni düzenlemenin içerik, amaç ve kapsam bakımından belirli ve muhataplarının hukuksal durumlarını algılayabilecekleri açıklıkta olması gerekir. Bu ilkeye göre yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu birtakım güvenceler içermesi gereklidir. Bir kanuni düzenlemede hangi davranış veya olgulara hangi hukuksal sonuçların bağlanacağı ve bu bağlamda kamusal makamlar için nasıl bir müdahale yetkisinin doğacağı belirli bir kesinlik ölçüsünde ortaya konmalıdır. Bu durumda bireylerin hak ve yükümlülüklerini öngörerek davranışlarını bu doğrultuda tanzim etmeleri mümkün olabilir (Hayriye

Özdemir, §§ 56, 57; Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası ve diğerleri, § 56; Halk Radyo ve Televizyon

Yayıncılık A.Ş., § 38; Metin Bayyar ve Halkın Kurtuluş Partisi, § 57; norm denetimine ilişkin kararlarda belirliliğe ilişkin açıklamalar için çok sayıda karar arasından bkz. AYM, E.2009/51, K.2010/73, 20/5/2010;

AYM, E.2011/18, K.2012/53, 11/4/2012).

32. Bireylerin kendilerine düşen yükümlülükleri öngörme ve davranışlarını ayarlama imkânını vermeyen normlar hukuk güvenliği ilkesini zedeler, bu da bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini engeller. Hukuksal durumların takdirindeki belirsizlik, temel haklar alanında getirilen güvencelerin işlevsiz hâle gelmesine neden olur (Sara Akgül [GK], B. No: 2015/269, 22/11/2018, § 108).

Bununla birlikte bir kuralın karmaşık olması ya da belirli ölçülerde soyutluk içermesi, bu nedenle hukuki yardım ile tam olarak anlaşılabilir hâle gelmesi veya kullanılan kavramların anlamlarının hukuksal değerlendirme sonucunda ortaya çıkması tek başına hukuken öngörülebilirlik ilkesine aykırı görülemez.

Ayrıca ilgili kanuni düzenleme temel haklara ne oranda müdahale ediyorsa söz konusu düzenlemede aranacak belirlilik oranı da aynı doğrultuda yükselecektir (Sara Akgül, § 109; Hayriye Özdemir, § 58).

33. Somut olaya bakıldığında başvuran, 2018 yılında kesinleşen ve infaz edilen 2 yıl 1 ay hapis cezasından dolayı burs ve kredi alamayacak kişiler kapsamında değerlendirilmiş ve bu haktan faydalandırılmamıştır.

İlgili idare söz konusu bahsi geçen işlemin dayanağı olarak Gençlik ve Spor Bakanlığı Burs

Yönetmeliği’nin “Burs verilmeyecek öğrenciler” başlıklı 10 uncu maddesinin “ç) Kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ile kesinleşmiş mahkûmiyeti ya da affa uğramış olsa bile; /

Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık veya cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, fuhuş, uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti, kullanımı, kullanımını kolaylaştırma, kullanmak için satın alma, kabul etme veya bulundurma, haksız mal edinme, şike ve teşvik primi suçlarından kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunan…” hükmünü göstermiştir. Anılan Yönetmeliğin

“Dayanak” başlıklı 3 üncü maddesinde ise 6/8/1961 tarihli ve 351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurt

Hizmetleri Kanununun 46 ncı maddesi, 3/3/2004 tarihli ve 5102 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi, 1 sayılı

Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 184 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 188 inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi ile 508 inci maddesi dayanak olarak gösterilmiştir. Ancak dayanak olarak gösterilen söz konusu Kanun ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ile kesinleşmiş mahkûmiyeti olan kişilerin (infazı gerçekleşmekte olan veya infaz edilen ayrımı gözetmeksizin) burs/kredi alamayacağına dair bir hüküm bulunmamaktadır.

34. Bu alanı düzenleyen bir kanun olmaması sebebiyle başvuruya konu işlem sadece bir yönetmelik hükmü uyarınca tesis edilmiştir. Ancak idarenin kanuni bir dayanak olmadan ilk elden temel hak ve hürriyetleri sınırlandırması mümkün değildir. Aksi durum kanun koyucunun getirmediği kısıtlamaların idari ve yargısal makamlarca oluşturulmasına ve uygulanmasına neden olabileceği gibi kısıtlamaların muhatabı olan bireylere yönelik keyfî uygulamaların yaygınlaşmasına ve bu kişilerin kamu otoritelerine karşı güvencesiz bir konuma düşmesine yol açabilir. Bu bağlamda temel hak ve hürriyetlere yönelik bir müdahale, demokratik toplum düzeninin korunması bakımından ne kadar gerekli olursa olsun salt idari bir işleme

dayanıyorsa bu tür bir müdahalenin kanunilik şartını sağladığından söz edilemez (Yunus Bulut, B. No:

2020/38826, 20/7/2023, § 59).

35. Devletin pozitif yükümlülüklerinin arttığı alanlarda özellikle da hizmetin sağlanması, sunumu ve düzenlenmesi gibi konularda- takdir yetkisi genişlemekte ve kamu makamları bu yetkiyi kullanırken bazı düzenleyici işlemlere ihtiyaç duymaktadır. Elbette ki idare ilk elden temel hak ve hürriyetleri sınırlandırmadığı müddetçe kendi tesis ettiği düzenleyici işlemlerle kamu hizmetlerinin yürütümünü sağlayabilir. Nitekim somut olayda idare burs ve kredi işlemlerini geniş ölçüde anılan Yönetmeliklere dayanarak yürütmektedir. Ancak konu ilk defa idarece tesis edilen düzenleyici bir işlemle temel hak ve hürriyetin sınırlandırması olduğunda idarenin bu düzenlemeyi bir kanuna dayanmadan ilk elden yapabilmesi mümkün değildir (Sude Ündeyici, B. No: 2020/34927, 6/3/2024, §§ 37).

36. Nihayetinde somut başvuruda, başvuranın infaz edilmesine rağmen kesinleşmiş mahkûmiyet kararı olduğundan bahisle bir ömür boyu burs ve kredi imkânından faydalandırılmaması suretiyle eğitim hakkına yapılan müdahalenin sadece bir yönetmelik hükmüne dayandığı, burs ve kredi hakkından yararlandırılmayacak öğrencilerin durumlarına ilişkin yeterli açıklıkta ve kesinlikte bir kanun hükmünün bulunmadığı görülmüştür.

37. Bu itibarla başvurucunun eğitim hakkına yapılan müdahalenin kanuni dayanağının olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Varılan sonuca göre müdahalenin meşru bir amacının bulunup bulunmadığının ve demokratik toplum gereklerine uygun olup olmadığının değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.

38. Sonuç olarak başvuranın eğitim hakkının yapılan müdahalenin kanunilik şartını taşımaması sebebiyle ihlal edildiği değerlendirilmiş olup ilgili idarenin işleminde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmamıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 39. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

40. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuruda tespit edilen hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için GENÇLİK VE SPOR

BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Başvuran ve başvuran ile aynı durumda olanların haklarını teminen Anayasanın 13 üncü maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kanuni düzenleme yapılması hususunda HAZİNE ve MALİYE

BAKANLIĞI, MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI, GENÇLİK ve SPOR BAKANLIĞI ve

CUMHURBAŞKANLIĞI İDARİ İŞLER BAŞKANLIĞI HUKUK ve MEVZUAT GENEL

MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURANA ve HAZİNE ve MALİYE BAKANLIĞINA, MİLLİ EĞİTİM

BAKANLIĞINA, GENÇLİK ve SPOR BAKANLIĞINA ve CUMHURBAŞKANLIĞI İDARİ

İŞLER BAŞKANLIĞI HUKUK ve MEVZUAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğ edilmesine,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ilgili idarece

bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/