|
ÖZET: Başvuru, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından emekli maaşının eksik hesaplandığı iddiasıyla yapılmıştır. Başvuran, 01.11.2015 ile 20.02.2017 tarihleri arasında eksik ödenen maaş ve ek ödeme farkı olarak 3.909,10 TL anapara ödemesinin yapıldığını, ancak bu döneme ilişkin yasal faizin ödenmesini talep etmektedir. SGK, başvuru sahibinin prim gün sayısının artırılmasıyla maaşının yeniden hesaplandığını belirtmiş, fakat yasal faiz ödemesi için mevzuatta bir düzenleme bulunmadığını ifade etmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, SGK’nın hatalı işlemleri nedeniyle başvuru sahibine eksik ve geç ödenen maaş farkları için yasal faiz ödenmesi gerektiği yönünde bir tavsiyede bulunmuştur. Anayasa ve ilgili kanunlar uyarınca, yersiz alınan primler ve geç ödenen maaşlar için yasal faiz talep etme hakkının bulunduğu vurgulanmıştır. Kamu Denetçisi, SGK’nın bu konuda mevzuat değişikliği yapmasını önererek, başvuru sahibinin talebinin hukuki ve hakkaniyet açısından geçerli olduğunu belirtmiştir. Sonuç olarak, başvuru sahibinin talebi kabul edilmiş ve SGK’ya, eksik ve geç ödenen maaş farklarına ilişkin yasal faizin ödenmesi için gerekli adımları atması tavsiye edilmiştir. Ayrıca, süresinde ödenmeyen alacaklar için hukuka uygun yasal faiz ödemesi yapılması amacıyla mevzuat değişikliği önerilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 10246-10246 |sayi|53878609-101.07.04-E.53878609-101.07.04-E.
BAŞVURU NO : 2017/2850 2017/ 2850
KARAR TARİHİ : 25/08/2017 |tarih|
TAVSİYE KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
(SGK)
BAŞVURUNUN KONUSU : Eksik ödenen aylıklara ilişkin yasal faizin ödenmesi talebi hakkında .
BAŞVURU TARİHİ : 26/03/2017 26.3.2017
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Şikâyet başvurusu dilekçesinde , emekli maaşının eksik hesaplandığı gerekçesiyle
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) tarafından emekli maaşının yeniden hesaplandığını, 01.11.2015- 20.02.2017 tarihleri arasındaki eksik hesaplanan maaş ve ek ödeme farkı olan 3.909,10
TL anapara ödemesinin yapıldığını ancak söz konusu döneme ilişkin maaş ve ek ödeme farkına ait yasal faizinin ödenmesini talep etmektedir .
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun 24/ 04/ 2017 tarih ve sayılı şikâyet konusuna ilişkin bilgi/belge isteme
yazısına istinaden, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 09/ 06/ 2017 tarih ve sayılı yazılarında; 2-a) Başvuru sahibinin 03/ 10/ 2015 tarihli tahsis talebine istinaden tarafına 01/ 11/ 2015 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığı, 25/ 01/ 2017 tarihli dilekçesi ile prim ödeme gün sayısına itiraz ettiği ve aylığının tekrar hesaplanmasını talep etmesi üzerine hizmetlerinin yeniden incelenmesi neticesinde prim ödeme gün sayısının 5860 günden 6383 güne yükseltildiği, aylığının yeniden hesaplanması üzerine 01/ 11/ 2015 – 19/ 02/ 2017 süresi içinde adına 3.909,10 TL birikmiş fark ödemesinin yapıldığı,
1 / 62-b) SGK tarafından sigortalılara yapılacak birikmiş gelir/aylık ödemelerinde faiz ödemesi
yapılacağına dair gerek 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda gerekse
Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde herhangi bir düzenleme bulunmadığından ilgiliye yapılan birikmiş fark ödemesinin faizsiz olarak yapıldığı, aylık miktarında oluşan değişiklikte sigortalının bir kusurunun olmadığı, Açıklamaları yapılmıştır .
III- İLGİLİ MEVZUAT
3) Anayasamızın ‘Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı’ başlıklı 74 üncü
maddesinin üçüncü fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir .”
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun ‘Kurumun görevi’ başlıklı 5 inci maddesinin
birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”
5) 5510 sayılı Kanunun 89’uncu maddesinin 3 üncü fıkrasında da; “Yanlış veya yersiz alınmış
olduğu tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanunî faizi ile birlikte geri verilir . Kanunî faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden aybaşından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır . Ancak Borçlar Kanununun 65’inci maddesi hükmü saklıdır .”
6) Yine Kanunun 96’ncı maddesinin ilk fıkrasında; “SGK tarafından işverenlere, sigortalılara, isteğe
bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemelerin, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edileceği, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınacağı” hükümlerine yer verilmiştir .
IV. KAMU DENETÇİSİ Özlem TUNÇAK’ IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7) Kamu Denetçisi tarafından yapılan değerlendirmede, Sosyal Güvenlik Kurumunun hatalı işlemi
sonucunda eksik ve geç ödenen maaş farkları bakımından başvuru sahibine ödenen maaş farklarına ilişkin yasal faizinin ödenmesi hususunda kuruma tavsiyede bulunulmasına ilişkin öneri Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8) Başvuru sahibi paragraf 1’de belirtildiği üzere, emekli maaşının eksik hesaplandığı gerekçesiyle
SGK tarafından emekli maaşının yeniden hesaplandığını, eksik hesaplanan maaş ve ek ödeme
2 / 6farkının anapara ödemesinin yapıldığını, ancak maaş ve ek ödeme farkına ait yasal faizinin
ödenmesini talep temektedir .
9) 5510 sayılı Kanunun 89 ve 96’ncı maddelerinde, yersiz alınan primler ile sigortalı ve hak
sahiplerine bu kanun kapsamında yapılan her türlü ödemelerin kanuni faizi ile birlikte geri ödeneceğinin açıkça belirtildiği, idarenin kendi kusurundan kaynaklanan ilgililere geç yapılan ödemelere faiz yürütülmesi idareye karşı talep edilecek bir “alacak” haline gelmektedir .
10) Anayasa Mahkemesinin E :2008 / 58 K:2011 / 37 no’lu şikayet konusu ile benzer bir kararında;
“Anayasada düzenlenen eşitlik; kuşkusuz ki mutlak bir eşitliği değil hukuki eşitliği ifade etmektedir .
Hukuki eşitlik ise; birbiriyle aynı durumda olanlara aynı kuralların uygulanması ve ayrıcalıklı kişi ve toplulukların yaratılmasının engellemesidir . Buna göre eşitlik ilkesi; aynı hukuki durumda bulunanlar için haklarda ve ödevlerde, yetkilerde ve sorumluluklarda, fırsatlarda ve hizmetlerde eşitliğin sağlanması ve ayrım yapmamayı gerektirir ki bu ilkeden devlet organları da muaf değildir .
10-a) Burada iki yönden kanun önünde eşitlik ilkesi mükellef aleyhine devlet lehine ihlal edilmiştir;
Öncelikle geciken tahsilatlara faiz uygulanması, ekonomik bir gereklilik olup; enflasyonist bir sistemde, geç tahsilat her iki taraf içinde aynı sonucu doğurur . Çünkü faiz; enflasyonist sistemde ekonomik değer kaybının tazmin aracıdır . Dolayısıyla geciken ödemelerde; alacaklı Devlet’te olsa mükellefte olsa aynı ekonomik kurala tabi olup faiz her ikisi yönünden de aynı önemde bir haktır .
Dolayısıyla devlet alacağına faiz uygulayıp mükellef alacağına (vergi iadesine) faiz uygulamamanın hukuki ve ekonomik izahı yoktur . Bunun sonucu hukuken, ekonomi kurallarına göre aynı konumda olan iki tarafa farklı muamele yapılması sonucu doğmaktadır .
10-b) Buradan da anlaşıldığı üzere, gerek kişi gerek devlet yönünden, alacağının zamanında ödenmemesi halinde, ekonomik varlıkta enflasyon sebebiyle azalma olmakta, bir nevi mülkiyet hakkı zarara uğramakta ve bu zarar faizle telafi edilmektedir . Hal böyle olunca da; mükellefe aylar-yıllar sonra iade edilen vergiye faiz işletilmemesi veya vade tarihinden sonraki dönemlerde işletilmesi kişi aleyhine mülkiyet hakkının ihlali sonucunu doğurmaktadır .” Açıklaması yer almaktadır .
11) Buna göre, kamu idarelerinin kamu gücüne dayalı yetkilerini kullanırken hatalı işlemleri nedeni
ile oluşan alacaklı-borçlu ilişkilerinin borçlu olan kamu kurumları lehine bozulmasına sebebiyet vermektedir . Sigortalıların yanlış hesaplama sonucu geç ödenen maaş farklarıyla ilgili olarak belli bir süre mülkiyetlerinde olması gereken bir meblağdan kullanma, tasarruf etme ve harcama şeklinde yararlanma imkanından mahrum kalmaktadırlar . Bu durum kişinin belli bir dönem için faiz gelirinden mahrum kalması sonucunu doğurarak genel yarar ile kişi yararı arasındaki dengenin bozulmasına yol açmakta, hukuk devletinde korunması gereken mülkiyet hakkının ihlaline neden olmaktadır .
12) Başvuru sahibine ödemesi yapılan maaş farklarının eksik ve geç ödenmesinden kaynaklanan faiz
ödenmesi talebinin İdare tarafından kanunda herhangi bir hüküm bulunmaması nedeniyle İdare tarafından tesis edilen işlemlerin mevcut yasa hükümlerine uygun olduğundan bahisle reddedilmesinin 5510 Sayılı Kanunun ilgili hükümleri kapsamında irdelenmesi gerekir . Buna göre
Kanunda yersiz alınan pirimler ile sigortalı ve hak sahiplerine bu kanun kapsamında yapılan her türlü ödemelerin kanuni faizi ile birlikte geri ödeneceği hükmünden hareketle de, mefhumu muhalifinden
3 / 6ikramiye farkına hak kazanan başvurucunun da yersiz tahsil edilen alacak gibi, idareye karşı alacaklı
durumunda bulunduğunun kabulü zorunludur
13) Sigortalıların aylıklarının geç ödenmesi hakkında, Danıştay 11’inci Dairesinin E :2001 / 4987
K:2003 / 4010 sayılı Kararında; emekliye ayrılan davacının, kazanılmış hak aylığı intibakının düzeltilmesi yolundaki başvurusunun idarenin yargı kararı ile hukuka aykırılığı saptanan işlemi nedeniyle eksik ödeme yapılmasından kaynaklanan parasal kayıplarının yasal faizleriyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiğine hükmettiği, 13-a) Yargıtay 10’uncu Hukuk Dairesinin E :2003 / 1132 K:2003 / 1895 sayılı kararında; davacının birikmiş aylıklarının faiziyle birlikte ödenmesi istemi konusunda, yaşlılık aylığının geç ödenmesi nedeniyle geciken süreler için faiz ödenmesi gerektiğine hükmedildiği, yine Yargıtay Hukuk Genel
Kurulunun E :2007 / 104 K:2007 / 63 sayılı kararında; yaşlılık aylığının geç ödenmesi nedeniyle yoksun kalınan tutarlar için yasal faiz uygulanması gerektiğine hükmedildiği, Mahkeme içtihatlarında açıkça yer almaktadır .
14) Kurumun hatalı işlemi sonucunda eksik ve geç ödenen maaşlar bakımından Sosyal Güvenlik
Kurumunun, kendi mevzuatlarında eksik yapılan ödemelere ilişkin bu ödemelere ayrıca yasal faiz uygulanacağına dair herhangi bir düzenleme bulunmadığından gerekçesi ile faiz ödemesi yapılamayacağı yönünde karar vermesinin, hukuk normlarının birbirleri ile kurgusunun belirleyen hukukun temel ilkelerinden olan genel kanunda yer alan hükme aykırı bir düzenleme özel kanunda yer almadığı takdirde genel kanunun uygulanması gerekmekte olduğu prensibine aykırılık teşkil ettiği değerlendirilmektedir .
15) Eksik veya geç ödenen maaşlar bakımından yasal düzenleme bulunmadığı gerekçesi ile faiz
talebini yeterli bulmayıp, sadece mahkeme kararı ile faiz verilmesinin, Kurum ile aylığını geç alan sigortalıların tekrar karşı kaşıya getirilerek davalı konumuna getirilmesi, bu konu da başvuruya benzer mahiyetteki kararları göz ardı edilerek, sigortalıların yeniden mahkemelere yönlendirilmesinin, Kurum aleyhine aylıkların geç bağlanması, eksik bağlanması sonucu açılan faiz davalarının büyük oranda kaybedildiği de düşünüldüğünde bu durumun kamu kaynaklarının israfına yol açacağı, birey devlet arasındaki ilişkileri ve hukuk güvenliği ilkesini zedeleyeceği, anlaşılmaktadır . Bununla ilgili olarak Sosyal Güvenlik Kurumunun hatalı işlemi sonucunda eksik ve/veya geç ödenen aylıklar bakımından sigortalıların faiz talebinde bulunmaları durumunda aylıkları faizleri ile birlikte ödemeleri hususunda Kamu Denetçiliği Kurumu’nun 25/ 11/ 2014 tarih ve 2014/ 2566 başvuru no’lu ile 21/ 07/ 2017 tarih ve 2017/ 428 başvuru no’lu “Tavsiye Kararları” yer almaktadır .
16) Sonuç olarak; başvuru sahibinin talebi, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat,
Kurumumuzun daha önceden verdiği Tavsiye Kararları, Uluslararası Sözleşmeler ve Yüksek
Mahkeme kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; faizin ekonomik açıdan bireyin elinde bulunan parasının bir fırsat maliyeti bir diğer ifadeyle paranın fiyatı olduğu da göz önüne alındığında, kişinin elindeki parayı başka birine ödünç vermesi ya da tarafına ödenmesi gereken tutardan yoksun kalmasının yoksun kalındığı dönemde o para üzerinden elde edilecek kazançtan mahrum olmasına sebep olduğu; sigortalılar tarafından eksik ve geç ödenen maaş farkları için yasal faiz uygulanmasının hukukun bir gereği olduğu gibi, hakkaniyetin de gereği olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır .
4 / 6B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
17) İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; şikâyet başvurusu kapsamında idarenin başvuranla ilgili işlemleriyle ilgili bilgi ve belgelerin, süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve
“makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket edildiği, ancak idarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir .
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
18) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye
tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare
Mahkemesinde yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle başvurunun KABULÜNE,
1) Sosyal Güvenlik Kurumunun hatalı işlemi sonucunda başvuru sahibine eksik ve/veya geç ödenen
maaş farklarına ilişkin yasal faizin ödenmesi,
2) Süresinde ödenmeyen kişi alacaklarının hukuka uygun yasal faiziyle ödenmesi adına mevzuat
değişikliğine gidilmesi hususlarında SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA VE SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren en geç 30 gün içerisinde karara yönelik cevabın Kamu Denetçiliği Kurumuna bildirilmesine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
5 / 66 / 6