T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/15248-S.22.23351

BAŞVURU NO : 2022/9858

KARAR TARİHİ : 28/11/2022

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : ,TCKN:

BAŞVURUYA KONU İDARE : VAN GÜMRÜK MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu gereğince el konulan aracının iadesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 15/07/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza vekili aracılığıyla başvuruda bulunan (T.C Kimlik No:

başvurusunda özetle; plaka sayılı aracının Bitlis Sulh Ceza Hakimliğinin 22/05/2015 tarih ve / değişik iş sayılı kararına istinaden alıkonulmak üzere el konulmasına karar verilmesi nedeniyle tasfiye için Van Gümrük Müdürlüğüne teslim edilmek üzere alıkonulmasına karar verildiğini, daha sonra yapılan yargılama neticesinde Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/12/2021 tarih ve / sayılı kararında “aracın sahibine iadesine, araç tasfiye edilmişse tasfiye bedelinin sahibine iadesine, araç üzerindeki tedbir şerhinin karar kesinleştiğinde kaldırılmasına” şeklinde karar verildiğini ve bu kararın şikayet konu araç yönünden kesinleştiğini, söz konusu mahkeme kararının uygulanmasına yönelik olarak Van İl Gümrük Müdürlüğüne “ sayılı aracın iadesine, iadesi mümkün değilse aynı araç ve modelinin 2022 yılı güncel bedelinin tarafımıza ait hesaba yatırılmasına, aksi kanaate iseniz araç satış bedelinin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 16/2 maddesinde geçen ” Satılarak tasfiye edilen eşya veya taşıtların satış bedeli emanet hesabına alınır. Tasfiye edilen eşya veya taşıtların sahibine

/

iadesine karar verilmesi halinde, satış bedeli Gümrük Kanununun 180 inci maddesi hükümleri çerçevesinde el koyma tarihinden iade tarihine kadar geçen süre için kanuni faizi ile birlikte hak sahibine ödenir. Emanet hesabında bulunan tutarın hak sahibine yapılacak ödemeyi karşılamaması halinde aradaki fark, eşyanın imha edilmiş olması halinde ise imha edilen eşyanın bedeli, gümrük idaresince genel bütçenin ilgili tertibinden karşılanarak hak sahibine ödenir.” maddesine göre aracın alıkonulduğu tarih olan 22/05/2015 tarihinden işleyecek olan yasal faiziyle beraber aşağıda belirttiğimiz banka hesabına yatırılmasını vekaleten arz ve talep ederiz.” konulu bir dilekçe ile başvurduklarını, Van İl Gümrük Müdürlüğü tarafından 23/06/2022 tarihinde verilen cevapta “Tasfiye Yönetmeliği’nin 64’üncü maddesinin 4’cü fıkrasının (d)

bendinde İhale yoluyla satılan eşyanın yargı kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde talep edilmeyen emanetteki eşya bedeli döner sermayeye gelir kaydedilir. Diğer yollarla tasfiye edilen eşya için de yargı kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde talepte bulunulmaz ise ödeme yapılmaz.” hükmü gereğince talebin reddedildiğini belirterek; söz konusu olayla ilgili idarenin ret kararının kaldırılarak idareye yapılan başvurunun kabulü yönünde tavsiye kararı verilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 16/08/2022 tarih ve S. sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ticaret Bakanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Ticaret Bakanlığı tarafından gönderilen 22/08/2022 tarih ve E- sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

2.1 plakalı araçla ilgili olarak, Bitlis Sulh Ceza Hakimliğinin 22/05/2015 tarih ve D.İş

sayılı Alıkonma kararına istinaden tasfiye işlemlerine başlandığı, daha sonra Bitlis 1. Asliye Ceza

Mahkemesinin 16/03/2016 tarihli, / sayılı Müzekkerelerinde; söz konusu araç hakkındaki tasfiye işlemlerinin durdurulmasının talimatlandırıldığı ve tasfiye işlemlerinin durdurulduğu,

2.2 Akabinde Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/06/2016 tarihli, / Esas sayılı müzekkereleri

ile de “…ARACIN SAHİBİNE İADESİNE, araç tasfiye edilmişse tasfiye bedelinin SAHİBİNE

İADESİNE…” karar verildiğinin bildirildiği,

2.3 Söz konusu mahkeme kararına istinaden iade işleminin gerçekleşmesi için ruhsat sahibi

20/10/2016 tarih ve sayılı tebligat yazısı ile; Bitlis 1. Aliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2016 tarihli, / Esas sayılı kararıyla iadesine karar verilen plakalı aracın teslim alınması için yazının tebliğinden itibaren 30(Otuz) gün içerisinde Müdürlüğe müracaat edilerek teslim alınması, aksi taktirde 4458 sayılı Gümrük Kanunun 177. Maddesinin 2-b fıkrasına göre Gümrüğe terk edilmiş sayılacağından, tasfiyeye tabi tutulacağının bildirildiği, söz konusu yazının 07/11/2016 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen, başvuranın süresi içerisinde Müdürlüğe herhangi bir başvurusunun olmaması üzerine Van Tasfiye İşletme Müdürlüğünce 4485 sayılı Gümrük Kanununun 177. maddesinin 2b fıkrasına istinaden 21/07/2017 tarihinde Kapalı Teklif usulüyle bahse konu aracın satışını gerçekleştirildiği,

2.4 Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/11/2020 tarihli, / Esas sayılı yazılarıyla Mahkemelerin

17/02/2016 tarihli ve / Esas ve / Karar sayılı ilamı ile 09/09/2020 tarihinde kesinleştiğinin bildirildiği, 03/06/2022 tarihli ruhsat sahibi vekilinin dilekçesinde; mahkemesince iadesine karar verilen plakalı aracın veya araç bedelinin iadesinin istendiği,

2.5 Van Tasfiye İşletme Müdürlüğünün 09/06/2022 tarih ve sayılı cevabi yazısı ile Tasfiye

Yönetmeliğinin 64. maddesinin 4. fıkrasının d bendi hükmü gereğince yargı kararının 09/09/2020 tarihinde

/

kesinleştiği ve yönetmelikte yazılı süre içerisinde hak sahibi tarafından başvuru yapılmadığı gerekçesiyle bedelin ödenmesinin mümkün olmadığının bildirildiği belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

3.1 “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2.maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî

dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir”

3.2 “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35. maddesinde; “ Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar,

ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”

3.3 “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak

suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”,

3.4 “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40. maddesinde; “ Anayasa ile tanınmış hak ve

hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”,

3.5 “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4.

fıkralarında; “(3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. (4) Türkiye Büyük

Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

3.6 “Mahkemelerin Bağımsızlığı” başlıklı 138. maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme

organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesine göre; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. …”, 5. Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı’nın “Mülkiyet Hakkı” başlıklı 17. maddesinde; “mülkten yoksun bırakılma sonucunda, zamanında ödenecek adil tazminat” koşuluna yer verildiği, 6. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683. maddesinde; “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.”, 7. 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun; /

7.1 “Arama ve elkoyma” başlıklı 9. maddesinde; “(1) Kaçak eşya, her türlü silâh, mühimmat, patlayıcı

ve uyuşturucu maddelerin bulunduğundan şüphe edilen her türlü kap, ambalaj veya taşımaya yarayan diğer araçlar ile kişilerin üzerlerinde yapılacak arama ve elkoymalar, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza

Muhakemesi Kanunu uyarınca yerine getirilir. (2) Gümrük salonları ve gümrük kapılarında kaçak eşya sakladığından kuşkulanılan kişilerin üzeri, eşyası, yükleri ve araçları gümrük kontrolü amacıyla gümrük görevlilerince aranabilir. Yapılan arama sonucunda tespit edilen kaçak eşyaya derhal elkonulur. (3)

Gümrük bölgesine, Gümrük Kanunu gereğince belirlenen kapı ve yollardan başka yerlerden girmek, çıkmak veya geçmek yasaktır. Bu yerlerde rastlanacak kişi ve her nevi taşıma araçları yetkili memurlar tarafından durdurulur ve kişilerin eşya, yük ve üzerleri ile varsa taşıma araçları aranır. Yapılan arama sonucunda tespit edilen kaçak eşyaya derhal elkonulur.”

7.2 “Kaçak eşya naklinde kullanılan taşıta elkoyma” başlıklı 10. maddesinde; “(1) Bu Kanunda

tanımlanan suçların işlenmesinde kullanılan taşıtlara, Ceza Muhakemesi Kanununun 128 inci maddesinin dördüncü fıkrası hükmüne göre elkonulur. (2) 13 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girmesi, Türkiye’de sicile kayıtlı olmaması ya da soruşturma ve kovuşturma devam ederken, kaçakçılık suçunun işlenmesinde tekrar kullanılması halinde, elkonulan taşıt, elkoyma kararı veren mercilerce alıkonulur. Sahibinin taşıtın değeri kadar teminatı alıkoyma tarihinden itibaren otuz gün içinde gümrük idaresine teslim etmesi halinde, taşıt sahibine iade edilir. Aksi takdirde, tasfiye idaresi tarafından soruşturma ve kovuşturma sonucu beklenmeksizin derhal tasfiye olunur. (Mülga dördüncü cümle:4/11/2021-7341/13 md.) (…)9 (3) (Ek:4/11/2021-7341/13 md.) Kaçak eşya naklinde kullanıldığı şüphesiyle fiilen gümrük idaresine veya yediemine teslim edilmiş ve hakkında elkoyma kararı bulunmakla birlikte ikinci fıkra uyarınca alıkonulmayan taşıtlar, gümrük idaresince yapılacak tebligattan itibaren doksan gün içinde muhafaza ve diğer masraflar karşılanmak suretiyle sahibi tarafından teslim alınmaması halinde, tasfiye idaresi tarafından soruşturma ve kovuşturma sonucu beklenmeksizin derhal tasfiye olunur.

(4) (Ek:4/11/2021-7341/13 md.) Tasfiyenin satış suretiyle gerçekleşmesi halinde, satıştan elde edilen gelirden taşıtın muhafaza edilmesi ve satışı için gerekli olan bütün masraflar karşılandıktan sonra kalan miktar, kovuşturma sonucuna göre işlem yapılmak üzere emanet hesabına alınır. (5) İkinci fıkra hükmünün uygulanmasındaki değerden, kara taşıtlarında kasko değeri; deniz taşıtlarında, tekne ve makine sigortasına esas teşkil eden değer; sigortasız taşıtlar ile hava ve demiryolu taşıtlarında ise piyasa değeri anlaşılır.”

7.3 “Elkonulan eşyanın muhafazası” başlıklı 11. maddesinde; “(1) Kaçak şüphesiyle elkonulan eşya

ile 10 uncu maddenin ikinci fıkrası gereğince alıkonulan her türlü taşıt ve araç; miktarı, cinsi, markası, tipi, modeli, seri numarası gibi eşyanın ayırıcı özelliklerini gösterir bir tutanakla gümrük idaresine teslim edilir. (2) Gümrük idaresi, kaçak eşya ve taşıtların muhafazası için gerekli görülen yerlerde depo temin eder. (3) 10 uncu maddenin ikinci fıkrası hükümlerine göre alıkonularak gümrük idaresine teslim edilen deniz taşıtları, teminatla teslim alınmaması halinde, muhafaza ve zorunlu bakım giderleri sahiplerince ya da donatanlarınca karşılanmak üzere gümrük idaresince belirlenen liman işletme müdürlüğüne teslim edilir. Masraflar, sahiplerince ya da donatanlarınca karşılandığı sürece, taşıtın tasfiyesi yoluna gidilmez.

(4) (Değişik: 28/3/2013-6455/56 md.) Muhafazası özel tesis ve tertibatı gerektiren veya gümrük idaresinin depolama kapasitesini aşan eşya, özelliklerine göre doğrudan ilgili idarelere, bunun mümkün olmaması halinde büyükşehirler dahil ilçelerde kaymakam, illerde valinin uygun göreceği yerlere konulur. (5)

(Değişik:4/11/2021-7341/14 md.) Bu Kanun uyarınca el konulan ve ambalajlarında kamu kurumlarınca uygulanan bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaret bulunmayan tütün mamulleri, etil alkol, metanol, alkollü içkiler, makaron ve yaprak sigara kâğıdı ile ilaç, ilaç hammaddeleri, ilaç hammaddesi içeren ürünler, tıbbi cihaz ve malzemeler, ısıtılarak ya da yakılarak tüketilen ve nikotin içersin içermesin tütün mamulünü taklit eder tarzda kullanılan elektronik sigara ve elektronik nargile dahil her türlü mamul ve bu mamullerin tüketiminde kullanılan elektronik cihaz, aksam, yedek parça ve solüsyonlar el koyan idarelerce numune alınmak veya numune alınması mümkün olmaması halinde ayırt edici bilgilerin

tespiti yapılmak suretiyle tutanağa bağlanarak imha edilir. Ancak ilaç, ilaç hammaddeleri, ilaç hammaddesi içeren ürünler, tıbbi cihaz ve malzemeler ile etil alkolden imha haricindeki yöntemlerle tasfiye edilmesi uygun görülenler ilgili bakanlıkların görüşü alınarak Ticaret Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir. (6) (Ek: 28/3/2013-6455/56 md.) Kaçak akaryakıt hariç el konulan ve alıkonulan her türlü eşya, yük hayvanı ve taşıtların muhafazası, depolanması, yüklenmesi, boşaltılması, nakliyesi ve imhası gibi nedenlerle el konulduğu andan itibaren yapılan masraflar, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı döner sermaye işletmesi gelirlerinden karşılanır. Bu kapsamda yapılacak her türlü mal, araç, gereç ve hizmet alımlarında 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümleri uygulanmaz. (7) (Ek: 28/3/20136455/56 md.) Dördüncü, beşinci ve altıncı fıkralara ilişkin usul ve esaslar İçişleri Bakanlığı ve Maliye

Bakanlığının görüşü alınarak Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir. (8) (Ek:

28/3/2013-6455/56 md.) Kaçak akaryakıt, yakalandığı ildeki il özel idaresine, il özel idaresi bulunmayan yerlerde ise defterdarlığa, miktarı, cinsi ve özelliklerini gösterir bir tutanakla yakalandığı yerde teslim edilir. Kaçak akaryakıtın muhafazası, depolanması, yüklenmesi, boşaltılması ve nakliyesi gibi nedenlerle yapılan masraflar duruma göre il özel idaresi veya defterdarlık tarafından karşılanır.”

7.4 “Tasfiye” başlıklı 16. maddesinde; “(1) (Değişik: 28/3/2013-6455/58 md.) Bu Kanunda tanımlanan

suçların konusunu oluşturması dolayısıyla müsadere yaptırımının uygulanabileceği eşya, sahibine iade edilemez. Kaçak şüphesiyle el konulan kaçak akaryakıt hariç her türlü eşya hakkında, el koyma tarihinden itibaren altı ay, ancak eşyanın zarara uğraması veya değerinde esaslı ölçüde kayıp meydana gelme tehlikesinin varlığı veya muhafazasının ciddi külfet oluşturması halinde bir ay içinde, gerekli tespitler yaptırılarak soruşturma aşamasında hâkim, kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından tasfiye kararı verilir. Bu süreler içinde karar verilmemesi halinde eşya derhal tasfiye edilir. Bu fıkra kapsamında tasfiye edilecek eşyadan tasfiye edilmeden önce numune alınması mümkün olan durumlarda numune alınır, numune alınması mümkün olmayan durumlarda eşyanın her türlü ayırt edici özellikleri tespit edilir. (2)

(Değişik: 28/3/2013-6455/58 md.) Satılarak tasfiye edilen eşya veya taşıtların satış bedeli emanet hesabına alınır. Tasfiye edilen eşya veya taşıtların sahibine iadesine karar verilmesi halinde, satış bedeli Gümrük

Kanununun 180 inci maddesi hükümleri çerçevesinde el koyma tarihinden iade tarihine kadar geçen süre için kanuni faizi ile birlikte hak sahibine ödenir. Emanet hesabında bulunan tutarın hak sahibine yapılacak ödemeyi karşılamaması halinde aradaki fark, eşyanın imha edilmiş olması halinde ise imha edilen eşyanın bedeli, gümrük idaresince genel bütçenin ilgili tertibinden karşılanarak hak sahibine ödenir. (3) Elkonulan eşyanın iadesine karar verilmesi halinde, bu kararların uygulanmasında yürürlükte olan gümrük ve dış ticaret mevzuatı uyarınca işlem yapılır. (4) Bu Kanunun uygulamasında tasfiye, tasfiye idaresi tarafından

Gümrük Kanunu hükümlerine göre yapılır.” 8. 4458 sayılı Gümrük Kanununun;

8.1 “Tasfiye Edilecek Eşyaya İlişkin İşlemler” başlıklı 177. maddesinde; “…2. (Değişik: 28/3/2013-

6455/4 md.) Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümleri uyarınca; a) Tasfiye edilebilecek duruma gelen eşya, b) El konulan eşyanın mahkemesince sahibine iadesine karar verilmesi halinde, eşyanın teslim alınması için ilgilisine yapılan tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde teslim alınmayan eşya, 178 inci madde hükümlerine göre tasfiye edilir…”

8.2 178. maddesinde; “177 nci maddede belirtilen eşya;

a) İhale yoluyla satış suretiyle, b) Yeniden ihraç amaçlı satış suretiyle, /

c) Perakende satılmak suretiyle, d) Kamu kuruluşları ile özel kanunla kurulmuş vakıf ve derneklere tahsis edilmek suretiyle, e) İmha suretiyle, f) (Ek: 18/6/2009-5911/39 md.) Özel yolla, Tasfiyeye tabi tutulur.

(Ek ikinci fıkra: 18/6/2009-5911/39 md.) Tasfiye idaresi; ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşünü alarak insan, hayvan, bitki ve çevre sağlığı bakımından gerekli önlemleri almakla yükümlüdür. Tasfiyeye ilişkin usul ve esaslar (…)102 yönetmelikle belirlenir.”

8.3 180. maddesinde; “(Değişik : 18/6/2009-5911/41 md.) 1. (Değişik: 28/3/2013-6455/5 md.) 177 nci

maddenin birinci fıkrasının (b), (e), (f), (g) ve (k) bentlerinde ve ikinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen eşyanın satış bedelinden sırasıyla; a) Hizmet karşılığı alacaklar ve yapılmış masraflar, b) Gümrük vergileri, c) Satış için yapılmış masraflar, d) Para cezaları, ayrılarak hak sahiplerine dağıtılır. Bu bedellerin dağıtımından sonra artan para olursa, eşya sahipleri adına emanet hesabına alınır. Emanete alındığı tarihten itibaren bir yıl içinde alınmayan para ile 177 nci maddenin birinci fıkrasının diğer bentlerinde belirtilen eşyanın satış bedelinden bu fıkradaki usule göre yapılacak dağıtımdan sonra kalan para Gümrük ve Ticaret Bakanlığı döner sermaye işletmesine irat kaydedilir. 2. 177 nci maddenin ikinci fıkrasında belirtilen ve satış suretiyle tasfiye edilen eşya ve taşıtların satış bedelleri, Kaçakçılıkla Mücadele

Kanununun 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen taşıtlar için taşıtın muhafazası ve satışı için gerekli olan bütün giderler düşüldükten sonra, aynı Kanunun 16 ncı maddesindeki eşya ve taşıtlarda ise tamamı sahipleri adına emanet hesabına alınır. Bu tutarlar, eşya ile ilgili dava sonucunda iade kararı verilmesi halinde sahibine ödenir. (Değişik son cümle: 28/3/2013-6455/5 md.) Eşyanın sahibine iade edilmesine karar verilmesi halinde tasfiye edilen eşyanın gümrük vergileri iade edilmez, müsadere kararı verilmesi halinde satış bedeli Gümrük ve Ticaret Bakanlığı döner sermaye işletmesine irat kaydedilir. 3.

(Değişik: 28/3/2013-6455/5 md.) Tasfiye edilen eşya ve taşıtın satış bedelinden alınacak gümrük vergileri, eşya için gümrük beyannamesi verilmiş ise beyannamenin tescil edildiği tarihte, kaçak eşya için kaçak eşya tespit tutanağının düzenlendiği tarihte, söz konusu tarihler bilinmiyorsa tespit ve tahakkuk belgesinin düzenlendiği tarihteki vergi oranlarına göre belirlenir. 4. (Ek: 28/3/2013-6455/5 md.) Üzerlerinde satılamaz, devredilemez, haciz, rehin, ipotek gibi şerhler bulunan taşıtların tasfiyesinde, bu şerhler ayrıca bir işleme gerek olmaksızın, tasfiye kararı alındığı tarihten itibaren kalkmış sayılarak varsa tescil kayıtları buna göre düzeltilir ve tasfiyesi tamamlanarak birinci ve ikinci fıkra hükümleri çerçevesinde kalan para emanete alınır. Dava sonucunda taşıtın sahibine iadesine karar verilmesi halinde, şerhlere konu bedel ilgilisine ödendikten sonra kalan tutar ikinci fıkra hükmü uyarınca sahibine ödenir. 5. (Ek: 28/3/20136455/5 md.) Bu Kanun kapsamında yapılacak tasfiye işlemlerinde 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet

İhale Kanunu hükümleri uygulanmaz ve buna ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir. 6.

(Ek:24/10/2019-7190/6 md.) Bu madde kapsamında emanete alınan tutarların iadesi için, sahibine iadesine ilişkin mahkeme kararının kesinleştiği, diğerlerinde ise emanete alındığı tarihten itibaren bir yıl içinde yapılan başvurular kabul edilir.” 9. 25.06.2013 tarihli ve 28688 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Tasfiye Yönetmeliğinin; “Satış sonrasında yapılacak işlemler” başlıklı 64. maddesinde; “ (1) 4458 sayılı Kanunun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (b), (e), (f), (g) ve (k) bentlerinde ve ikinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen eşyanın satış bedelinden sırasıyla; a) Hizmet karşılığı alacaklar ve yapılmış masraflar karşılığı olarak yüzde onbeşi, b)

Gümrük vergileri, c) Satış için yapılmış masraflar karşılığı olarak yüzde ellisi, ç) Para cezaları, ayrılarak hak sahiplerine dağıtılır. Bu bedellerin dağıtımından sonra artan para olursa, eşya sahipleri adına emanet hesabına alınır. Emanete alındığı tarihten itibaren bir yıl içinde alınmayan para döner sermayeye gelir kaydedilir. (2) Perakende satış bedelinden eşyanın yurtiçinde satışı nedeniyle yürürlükteki mevzuat uyarınca ayrılması gereken vergiler ve mali yüklerin ayrılmasından sonra kalan tutar döner sermayeye gelir kaydedilir. Döner sermayeye gelir kaydedildiği tarihten itibaren bir yıl içinde eşya sahibinin ödeme talebine ilişkin başvurusunun bulunup bulunmadığı aranır. Başvurunun bu süre içerisinde olması halinde döner sermayeye gelir kaydedilen tutardan birinci fıkraya göre yapılacak hesaplamadan sonra kalan bedel döner sermaye bütçesinden karşılanır. Bir yıllık sürenin hesabında eşyanın en son satış tarihi esas alınır.

(3) 4458 sayılı Kanunun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının diğer bentlerinde belirtilen eşyanın satış bedelinden birinci fıkradaki usule göre yapılacak dağıtımdan sonra kalan para döner sermayeye gelir kaydedilir. (4) Kaçak eşya hakkında aşağıda belirtilen işlemler yapılır: a) Kaçak eşya naklinde kullanılması nedeniyle alıkonulan taşıtlardan ihale yoluyla satılanların satış bedelinden taşıtın teslim tarihine kadar oluşan ardiye ve diğer hizmetler karşılığı olarak satış bedelinin yüzde onbeşi ve satış için yapılmış masraflar karşılığı olarak satış bedelinin yüzde ellisi ayrıldıktan sonra kalan tutar ile ihale yoluyla satılan kaçak eşyanın satış bedeli emanete alınır. b) Diğer yollarla yapılan tasfiye sonucunda tahsil edilen bedel döner sermayeye gelir kaydedilir. c) Yargılamanın eşya veya taşıma araçlarının sahip veya taşıyıcısının lehine sonuçlanması halinde, (a) bendinde belirtilen eşyanın satış bedeli veya (b) bendinde belirtilen eşyanın 31 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen şekilde tespit edilen kıymeti, gümrük vergileri ve para cezaları ayrıldıktan sonra, yasal faiziyle birlikte döner sermaye bütçesinden hak sahibine ödenir. Faizin hesabında, elkoyma tarihinden bedelin iade tarihine kadar geçen süre esas alınır. ç)

Hakkında iade kararı verilen eşya için (c) bendi uyarınca yapılan ödemenin dışında bir bedelin ödenmesi gereken durumlarda bu bedel gümrük (Değişik ibare:RG-3/6/2018-30440) müdürlüğünce genel bütçenin ilgili tertibinden karşılanarak hak sahibine ödenir. d) İhale yoluyla satılan eşyanın yargı kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde talep edilmeyen emanetteki eşya bedeli döner sermayeye gelir kaydedilir. Diğer yollarla tasfiye edilen eşya için de yargı kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde talepte bulunulmaz ise ödeme yapılmaz. e) Eşyanın müsaderesine ilişkin kararın kesinleşmesi üzerine satış bedeli döner sermayeye gelir kaydedilir. f) Gümrük müdürlüğünce mahkeme kararının tasfiye idaresine bildirimi sırasında, eşya sahibi tarafından ödenmesi gereken gümrük vergileri ve cezaları da belirtilir. g) Tasfiye edilmemiş ve mahkemesince sahibine iadesine karar verilen kaçak eşyanın ardiye ve diğer hizmet ücretleri, 5607 sayılı Kanunun 11 inci maddesi uyarınca döner sermaye bütçesinden ödenir.

(5) 30 uncu maddenin onuncu fıkrasında belirtilen süreler geçtikten sonra gümrük idaresine ait ambarlara nakledilip tasfiye edilen eşyanın satış bedelinden, eşyanın teslim tarihine kadar oluşan ardiye ve diğer hizmetler karşılığı olarak hesaplanan yüzde onbeşinin yarısı, otuz gün içinde talep edilmesi halinde eşyanın bulunduğu son işletmeye ödenir. (6) Gümrük idaresi ve diğer işletmeciler tarafından verilmiş olan ardiye ve diğer hizmetler karşılığı ücretler için ödeme yapılması gereken durumlarda, satış bedelinden ayrılacak tutar satış bedelinin yüzde on beşini geçemez. Gümrük idaresi tarafından verilmiş ardiye ve diğer hizmetler karşılığı olarak ayrılan tutar döner sermayeye gelir kaydedilir. Perakende satılan, özel yolla tasfiye edilen veya imha edilen eşyayı muhafaza eden kişi ve kuruluşlara ardiye ve diğer hizmetler için işletme müdürlüğünce bir ödeme yapılmaz. (7) Bedelsiz verilen veya imha edilen eşya sahiplerine herhangi bir ödemede bulunulmaz. Ancak, 5607 sayılı Kanun uyarınca tasfiyelik hale gelen ve sahibine iadesine karar verilen eşyanın imha edilmiş olması halinde imha edilen eşyanın bedeli, gümrük idaresince genel bütçenin ilgili tertibinden karşılanarak hak sahibine ödenir. (8) Üzerlerinde satılamaz, devredilemez, haciz, rehin, ipotek gibi şerhler bulunan taşıtların tasfiyesinde, bu şerhler ayrıca bir işleme gerek olmaksızın, tasfiye kararı alındığı tarihten itibaren kalkmış sayılarak varsa tescil kayıtları buna göre düzeltilir ve tasfiyesi tamamlanır. 4458 sayılı Kanunun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (b), (e), (f), (g) ve (k) bentlerinde ve ikinci fıkrasında belirtilen eşya için, bu maddenin birinci ve altıncı fıkra hükümleri çerçevesinde işlem yapıldıktan sonra kalan para emanete alınır. Talep halinde veya varsa dava sonucunda taşıtın sahibine

/

iadesine karar verilmesi halinde, şerhlere konu bedel ilgilisine ödendikten sonra varsa kalan tutar hak sahibine ödenir. (9) (Ek:RG-31/12/2019-30995 4.Mükerrer) Bu madde kapsamında emanete alınan tutarların iadesi için, sahibine iadesine ilişkin mahkeme kararının kesinleştiği, diğerlerinde ise emanete alındığı tarihten itibaren bir yıl içinde yapılan başvurular kabul edilir.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

10. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran, 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; sayılı aracın iadesine, iadesi mümkün değilse aynı araç ve modelinin 2022 yılı güncel bedelinin iadesine, o da mümkün değil ise araç satış bedelinin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 16/2 maddesi gereğince aracın alıkonulduğu tarih olan 22/05/2015 tarihinden işleyecek olan yasal faiziyle beraber iadesine karar verilmesini talep etmektedir.

12. Somut olayda idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden;

12.1 Başvuranın, plakalı aracın sahibi olduğu, Bitlis Sulh Ceza Hakimliğinin 22/05/2015 tarih

ve / D.İş sayılı kararına istinaden alıkonulmak üzere el konulmasına karar verilerek, tasfiye için

Van Gümrük Müdürlüğüne teslim edildiği,

12.2 Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin / E. ve /86 Sayılı ve 17/02/2016 tarihli kararı ile

aracın sahibine iadesine, araç tasfiye edilmişse tasfiye bedelinin sahibine iadesine karar verildiği,

12.3 Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/03/2016 tarihli müzekkeresi ile malen sorumlunun

mahkemeye ibraz etmiş olduğu dilekçesine istinaden UYAP sisteminden yapılan sorgulamada plakaya dair kayıt bulunmadığının bildirildiği görülmekle, araç hakkındaki tasfiye işlemlerinin durdurularak plaka kaydının önceki şerhler ile birlikte açılmasının ve mahkemeye bilgi verilmesinin Van Gümrük

Müdürlüğüne bildirildiği,

12.4 Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/04/2016 tarihli müzekkeresi ile yapılan sorgulamada plakaya

dair kayıt bulunmadığının bildirildiği görülmekle, plaka kaydının önceki şerhler ile birlikte açılmasının ve mahkemeye bilgi verilmesinin Van Gümrük Müdürlüğüne bildirildiği,

12.5 Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/06/2016 tarihli, /345 sayılı müzekkereleri ile de

“…ARACIN SAHİBİNE İADESİNE, araç tasfiye edilmişse tasfiye bedelinin SAHİBİNE İADESİNE…” karar verildiğinin Van Gümrük Müdürlüğüne bildirildiği,

12.6 Van Gümrük Müdürlüğünün 20/10/2016 tarih ve E. sayılı yazısı ile; yazının tebliğinden

itibaren 30(Otuz) gün içerisinde Müdürlüğe müracaat edilerek aracın teslim alınmasının gerektiği, aksi taktirde 4458 sayılı Gümrük Kanunun 177. maddesinin 2-b fıkrasına göre Gümrüğe terk edilmiş

sayılacağından, tasfiyeye tabi tutulacağının bildirildiği, söz konusu yazının 07/11/2016 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği,

12.7 Başvuranın süresi içerisinde Müdürlüğe herhangi bir başvurusunun olmaması üzerine Van Tasfiye

İşletme Müdürlüğünce 4485 sayılı Gümrük Kanununun 177. maddesinin 2-b fıkrasına istinaden 21/07/2017 tarihinde Kapalı Teklif usulüyle bahse konu aracın satışının gerçekleştirildiği,

12.8 Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin / E. ve / K. sayılı ilamının 09/09/2020 tarihinde

Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği,

12.9 Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/11/2020 tarihli, / Esas sayılı müzekkereleri ile

ilamının 09/09/2020 tarihinde Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği Van Gümrük

Müdürlüğüne bildirildiği,

12.10 Başvuran vekilinin, 03/06/2022 tarihli dilekçesi ile mahkemesince iadesine karar verilen

plakalı aracın veya araç bedelinin iadesinin istendiği,

12.11 Van Tasfiye İşletme Müdürlüğünün 09/06/2022 tarih ve sayılı cevabi yazısı ile Tasfiye

Yönetmeliğinin 64. maddesinin 4. fıkrasının d bendi hükmü gereğince yargı kararının 09/09/2020 tarihinde kesinleştiği ve yönetmelikte yazılı süre içerisinde hak sahibi tarafından başvuru yapılmadığı gerekçesiyle bedelin ödenmesinin mümkün olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.

13. Kaçakçılık fiilleri ve yaptırımları ile kaçakçılığı önleme, izleme, araştırma usûl ve esaslarını belirlemek amacıyla çıkarılan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadale Kanununun 9. maddesinde; kaçak eşya, her türlü silâh, mühimmat, patlayıcı ve uyuşturucu maddelerin bulunduğundan şüphe edilen her türlü kap, ambalaj veya taşımaya yarayan diğer araçlar ile kişilerin üzerlerinde yapılacak arama ve el koymaların, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca yerine getirileceği, 10.

maddesinde ise; bu kanunda tanımlanan suçların işlenmesinde kullanılan taşıtlara, Ceza Muhakemesi

Kanununun 128 inci maddesinin dördüncü fıkrası hükmüne göre el konulacağı, Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen kaçak eşyanın, suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat içerisinde saklanmış veya taşınmış olması halinde el konulan taşıtın, el koyma kararı veren mercilerce alıkonulacağı, sahibinin taşıtın değeri kadar teminatı alıkoyma tarihinden itibaren otuz gün içinde gümrük idaresine teslim etmesi halinde, taşıt sahibine iade edileceği, aksi takdirde, tasfiye idaresi tarafından soruşturma ve kovuşturma sonucu beklenmeksizin derhal tasfiye olunacağı düzenleme altına alınmıştır.

14. Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesine giren ve çıkan eşyaya ve taşıt araçlarına uygulanacak gümrük kurallarını belirleyen 4458 sayılı Gümrük Kanununun “Tasfiye Edilecek Eşyaya İlişkin İşlemler” başlıklı 177. maddesinde; Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümleri uyarınca; el konulan eşyanın mahkemesince sahibine iadesine karar verilmesi halinde, eşyanın teslim alınması için ilgilisine yapılan tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde teslim alınmayan eşyanın, Kanunun 178. madde hükümlerine göre tasfiye edileceği düzenleme altına alınmıştır. Kanunun 178. maddesi ise; Kanunun 177. maddesinde belirtilen eşyanın ihale yoluyla satış suretiyle, yeniden ihraç amaçlı satış suretiyle, perakende satılmak suretiyle, Kamu kuruluşları ile özel kanunla kurulmuş vakıf ve derneklere tahsis edilmek suretiyle, imha suretiyle, özel yolla tasfiyeye tabi tutulacağını, Tasfiyeye ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirleneceğini düzenlemiştir.

15. 4458 sayılı Gümrük Kanununun 180. maddesinde ise; 177 nci maddenin ikinci fıkrasında belirtilen ve satış suretiyle tasfiye edilen eşya ve taşıtların satış bedelleri, Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen taşıtlar için taşıtın muhafazası ve satışı için gerekli olan bütün giderler düşüldükten sonra, aynı Kanunun 16 ncı maddesindeki eşya ve taşıtlarda ise tamamı sahipleri adına emanet hesabına alınacağını ve bu tutarların, eşya ile ilgili dava sonucunda iade kararı verilmesi halinde sahibine ödeneceğini, eşyanın sahibine iade edilmesine karar verilmesi halinde tasfiye edilen eşyanın gümrük vergilerinin iade edilmeyeceğini, bu madde kapsamında emanete alınan tutarların iadesi için, sahibine iadesine ilişkin mahkeme kararının kesinleştiği, diğerlerinde ise emanete alındığı tarihten itibaren bir yıl içinde yapılan başvuruların kabul edileceğini düzenlenmiştir.

16. Tasfiye Yönetmeliğinin “Satış sonrası yapılacak işlemler başlıklı” 64. maddesinde; ihale yoluyla satılan eşyanın yargı kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde talep edilmeyen emanetteki eşya bedeli döner sermayeye gelir kaydedileceği, diğer yollarla tasfiye edilen eşya için de yargı kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde talepte bulunulmaz ise ödeme yapılmayacağı düzenlenmiştir.

17. Somut olayda; başvuranın, plakalı aracın sahibi olduğu, Bitlis Sulh Ceza Hakimliğinin 22/05/2015 tarih ve / D.İş sayılı kararına istinaden alıkonulmak üzere el konulmasına karar verilerek, tasfiye için Van Gümrük Müdürlüğüne teslim edildiği, Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin

/ E. ve / K. Sayılı ve 17/02/2016 tarihli kararı ile aracın sahibine iadesine, araç tasfiye edilmişse tasfiye bedelinin sahibine iadesine karar verildiği, Van Gümrük Müdürlüğünün 20/10/2016 tarih ve E. sayılı yazısı ile; yazının tebliğinden itibaren 30(Otuz) gün içerisinde Müdürlüğe müracaat edilerek aracın teslim alınmasının gerektiği, aksi taktirde 4458 sayılı Gümrük Kanunun 177.

maddesinin 2-b fıkrasına göre Gümrüğe terk edilmiş sayılacağından, tasfiyeye tabi tutulacağının bildirildiği, söz konusu yazının 07/11/2016 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, Başvuranın süresi içerisinde Müdürlüğe herhangi bir başvurusunun olmaması üzerine Van Tasfiye İşletme Müdürlüğünce

4485 sayılı Gümrük Kanununun 177. maddesinin 2-b fıkrasına istinaden 21/07/2017 tarihinde Kapalı

Teklif usulüyle bahse konu aracın satışının gerçekleştirildiği, Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin

/ E. ve / K. sayılı ilamının 09/09/2020 tarihinde Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği bu kapsamda yapılan iş ve işlemlerin, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadale Kanunu ve 4458 sayılı Gümrük Kanununda düzenlenen mevzuata uygun yapıldığı değerlendirilmiştir.

18. Başvuranın; sayılı aracın iadesine, iadesi mümkün değilse aynı araç ve modelinin 2022 yılı güncel bedelinin iadesine, o da mümkün değil ise araç satış bedelinin 5607 sayılı Kaçakçılıkla

Mücadele Kanunu’nun 16/2 maddesi gereğince aracın alıkonulduğu tarih olan 22/05/2015 tarihinden işleyecek olan yasal faiziyle beraber iadesi” talebine ilişkin olarak;

18.1 Somut olayda; Van Gümrük Müdürlüğünün 20/10/2016 tarih ve E. sayılı yazısı ile; yazının

tebliğinden itibaren 30(Otuz) gün içerisinde Müdürlüğe müracaat edilerek aracın teslim alınmasının gerektiği, aksi taktirde 4458 sayılı Gümrük Kanunun 177. maddesinin 2-b fıkrasına göre Gümrüğe terk edilmiş sayılacağından, tasfiyeye tabi tutulacağının bildirildiği, söz konusu yazının 07/11/2016 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, Başvuranın süresi içerisinde Müdürlüğe herhangi bir başvurusunun bulunmadığı, Van Tasfiye İşletme Müdürlüğünce 4485 sayılı Gümrük Kanununun 177.

maddesinin 2-b fıkrasına istinaden 21/07/2017 tarihinde Kapalı Teklif usulüyle bahse konu aracın satışının gerçekleştirildiği, /

18.2 Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin / E. ve / K. sayılı ilamının 09/09/2020 tarihinde

Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği,

18.3 Başvuran vekilinin, 03/06/2022 tarihli dilekçesi ile mahkemesince iadesine karar verilen

plakalı aracın veya araç bedelinin iadesini istediği,

18.4 4458 sayılı Gümrük Kanununun 180. maddesinde ise bu madde kapsamında emanete alınan

tutarların iadesi için, sahibine iadesine ilişkin mahkeme kararının kesinleştiği, diğerlerinde ise emanete alındığı tarihten itibaren bir yıl içinde yapılan başvuruların kabul edileceğinin düzenlendiği, bu kapsamda mahkeme ilamının 09/09/2020 tarihinde kesinleştiği ve başvuranın 03/06/2022 tarihli dilekçesi ile iade talebinde bulunduğu dikkate alındığında; idarenin talebin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle tesis ettiği ret işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir.

19. Başvuranın dilekçe ekinde gönderilen Anayasa Mahkemesinin / Başvuru Numaralı ve 06/120/2017 tarihli kararına ilişkin olarak;

19.1 Anayasa Mahkemesinin / Başvuru Numaralı ve 06/120/2017 tarihli kararında özetle

; Anayasa Mahkemesinin çeşitli kararlarında, mülkiyet hakkına yapılacak müdahalelerin ancak mutlak manada şekli bir kanuna dayanması gerektiği açık olarak belirtildiği, bu olayda ise Bölge Müdürlüğünün iade etmeme işlemine gerekçe olarak gösterdiği Yönetmelik maddesinin herhangi bir kanun hükmüne dayanmadığı, nitekim 5607 sayılı Kanun’un 16. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre, satılarak tasfiye edilen eşyanın satış bedelinin emanet hesabına alınması ve tasfiye edilen eşyanın sahibine iadesine karar verilmesi halinde ise satış bedelinin el koyma tarihinden iade tarihine kadar geçen süre için kanuni faizi ile birlikte hak sahibine ödenmesi öngörüldüğü, hatta aynı maddede; emanet hesabında bulunan tutarın hak sahibine yapılacak ödemeyi karşılamaması halinde aradaki farkın, eşyanın imha edilmiş olması durumunda ise imha edilen eşyanın bedelinin, gümrük idaresince genel bütçenin ilgili tertibinden karşılanarak hak sahibine ödeneceğinin hüküm altına alındığı, bu hükümde, iade edilen eşyanın veya tasfiye bedelinin belirli bir süre geçtikten soma iade edilmeyeceği yönünde bir düzenlemeye ise yer verilmediğinden bahisle düzenleyici işlemin tek başına müdahalenin kanuniliği unsurunu sağlamayacağı gerekçesiyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verildiği anlaşılmıştır.

19.2 Anayasa’nın 35. maddesinin ikinci fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla

kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir. Öte yandan temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin genel ilkeleri düzenleyen Anayasa’nın 13. maddesi de “hak ve özgürlüklerin ancak kanunla sınırlanabileceğini” temel bir ilke olarak benimsemiştir. (Anayasa Mahkemesinin Başvuru No : 2022/9858 / 16/2/2017 tarihli Kararı)

19.3 Hak ve özgürlüklerin ve bunlara yapılacak müdahalelerin ve sınırlandırmaların kanunla düzenlenmesi

bu haklara ve özgürlüklere keyfi müdahaleyi engelleyen ve hukuk güvenliğini sağlayan demokratik hukuk devletinin en önemli unsurlarından biridir. Bununla beraber kanunla düzenleme zorunluluğu hakka yapılacak müdahalenin uygulanmasının kanun çerçevesini aşmayacak şekilde tüzük, yönetmelik, tebliğ ve genelge gibi yürütme organının çıkardığı ikincil düzenlemelerle yapılmasına mani değildir. (Anayasa

Mahkemesinin Başvuru No : 2022/9858 2012/1246, 6/2/2014 tarihli Kararı)

19.4 Mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerde ilk incelenmesi gereken ölçüt kanuna dayalı olma ölçütüdür.

Bu ölçütün sağlanmadığı tespit edildiğinde diğer ölçütler bakımından inceleme yapılmaksızın mülkiyet

hakkının ihlal edildiği sonucuna varılacaktır. Müdahalenin kanuna dayalı olması, iç hukukta müdahaleye ilişkin yeterince ulaşılabilir ve öngörülebilir kanun hükümlerinin bulunmasını gerektirmektedir (Türkiye İş

Bankası A.Ş. [GK], B. No: 2014/6192, 12/11/2014, § 44). Kanunun varlığı kadar kanun metninin ve uygulamasının da bireylerin davranışlarının sonucunu öngörebilecekleri kadar hukuki belirlilik taşıması gerekir. Bir diğer ifadeyle kanunun kalitesi de kanunilik koşulunun sağlanıp sağlanmadığının tespitinde önem arz etmektedir. (Anayasa Mahkemesinin Başvuru No : 2022/98582013/1301, 30/12/2014)

19.5 24/10/2019 tarihli ve 7190 sayılı Gümrük Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması

Hakkında Kanunun ile Gümrük Kanunun da değişiklik yapılması planlanmış ve Kanun 6. maddesi ile;

4458 sayılı Gümrük Kanununun 180. maddesine “6. Bu madde kapsamında emanete alınan tutarların

iadesi için, sahibine iadesine ilişkin mahkeme kararının kesinleştiği, diğerlerinde ise emanete alındığı tarihten itibaren bir yıl içinde yapılan başvurular kabul edilir.” fıkrasının eklendiği, Kanunun madde gerekçesinde; tasfiyelik hale gelen ve yapılan tasfiye sonucu emanete alınan tutarların iadesi için eşya sahiplerinin talepte bulunabileceği bir sürenin belirlenmesi gerektiği hususu belirtilmiştir.

19.6 Bu kapsamda değişiklikten önce Tasfiye Yönetmeliğinin “Satış sonrası yapılacak işlemler başlıklı”

64. maddesi ile getirilen süre sınırlamasının, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 180. maddesinin 6. fıkrasında düzenlenen süre sınırlaması ile desteklendiği ve kanunilik ilkesine de aykırılık oluşturmadığı değerlendirilmiştir.

20. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yapılan iş ve işlemlerin, 5607 sayılı Kaçakçılıkla

Mücadale Kanunu ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve Tasfiye Yönetmeliğinde düzenlenen mevzuata uygun yapıldığı ve idarenin işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde idare tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

22. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanununun 21 inci maddesinin birincisi fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ edildiği tarihten itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Van İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURAN VEKİLİNE ve VAN GÜMRÜK MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi