|
ÖZET: Başvuru, Eleşkirt İlçesi Sanayi Sitesi’nin yol ve kavşak eksiklikleri nedeniyle yaşanan sorunları konu alıyor. Başvuran, mevcut yolun olmaması sebebiyle ciddi sıkıntılar yaşadıklarını ve daha önce verilen dostane çözüm kararına rağmen herhangi bir ilerleme kaydedilmediğini belirtmiştir. İlgili idare, Karayolları Genel Müdürlüğü, daha önce yan yol projeleri hazırlamış ve ihale süreçleri başlatmış olsa da, bu ihaleler çeşitli mahkeme kararları nedeniyle iptal edilmiştir. Sonuç olarak, yeni bir yapım ihalesinin gerçekleştirilmesi hedeflenmektedir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun incelenmesi sonucunda, idarenin gerekli işlemleri başlatmasına rağmen, ihalelerin iptal edilmesinin idarenin mevzuata uygun hareket etmediğini gösterdiğini tespit etmiştir. İdarenin, başvuruya konu yol ve kavşak için gerekli adımları atmadığı ve 5 yılı aşkın süredir ilerleme kaydedilmediği vurgulanmıştır. Bu nedenle, Kamu Denetçisi, Karayolları Genel Müdürlüğü’ne yeni bir işlem tesis edilmesi yönünde tavsiyede bulunmuştur. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruya konu yol ve kavşağın yapılması için gerekli adımların atılmasını talep etmiş ve ilgili idarenin bu konuda harekete geçmesi gerektiğini belirtmiştir. İdarenin, bu tavsiyeye uygun olarak 30 gün içinde işlem yapması zorunludur. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/16531-S.21.26496
BAŞVURU NO : 2021/10302
KARAR TARİHİ : 23/11/2021
TAVSİYE KARARI
KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Sanayi sitesinin yolunun ve kavşağının yapılması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 03/06/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Şikâyetçi dilekçesinde özetle; Eleşkirt İlçesi Sanayi Sitesinin yolunun ve kavşağının bulunmadığını, sanayi sitesinin yolunun olmaması sebebiyle büyük sıkıntılar çektiklerini, daha önce Dostane Çözüm
Kararı verilmesine rağmen herhangi bir gelişme olmadığını iddia ve ifade ederek, bir an önce sanayi kavşağının yapılması talebinde bulunmaktadır.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzca, verilecek karara esas olmak üzere başvuru belgesinde yer alan iddiaların doğruluğunun tespiti ve eğer mümkünse ilgili idare ile başvurucu arasında muhtemel bir dostane çözümün tesisi amacı ile
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma
gerçekleştirilmiştir.
2.1. Karayolları Genel Müdürlüğü’nden bilgi belge talebinde bulunulmuştur. Karayolları 12. Bölge
Müdürlüğü’ne tarafından gönderilen 12/07/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazıda özetle; “ … Bölge Müdürlüğümüz sorumluluk alanında bulunan 100-31 Kontrol Kesim Numaralı
Devlet Yolunun 30+000-33+500 kilometreleri arasına denk gelen kesimde Bölge Müdürlüğümüzce önceki yıllarda yan yol projesi hazırlanmış ve Genel Müdürlüğümüzce de onaylanmıştır. İlgi (b) ve (c) de tarafınıza hitaben yazılmış yazılarımızda da belirtildiği üzere, 2017 yılında ve akabinde 2018 yılında ilgili kesimdeki yan yol projesini de kapsayacak şekilde “Eleşkirt-Ağrı-Taşlıçay Yolu”nda eksik kalan işlerin yapılması için Bölge Müdürlüğümüzce ihaleye çıkılmıştır. Ancak, ihaleye katılan firmaların şikâyetleri üzerine Ankara 1. ve 10. İdare Mahkeme kararları gereğince her seferinde ilgili yapım işi ihalelerimiz tasfiye edilerek sonlandırılmıştır. Bu nedenle; 22/10/2019 tarihinde söz konusu kesim Bölge
Müdürlüğümüzce yeniden ihale edilmiştir. İhale süreci tamamlanan yol yapım işi kapsamında 20/11/2019 tarihinde sözleşme imzalanmış olup havanın fenni açıdan çalışmaya uygun olmadığı döneme denk gelmesi
nedeniyle iş yeri teslimi yapılmış olsa da fiili olarak çalışmalara başlanılamamıştır. Bununla birlikte, İnş. San. ve Tic. A.Ş. tarafından Karayolları Genel Müdürlüğü aleyhine söz konusu ihale ile ilgili 2019/552 sayılı dava açılmıştır. Dava neticesinde bu kez de Erzurum 3. İdare Mahkemesinin 03/12/2019 tarihli “dava konusu işlemin iptali” kararı gereğince yapım işi ihalesi 02/01/2020 tarihi itibari ile 3. kez tasfiye edilmiştir.
Yukarıda açıkça belirtilen ihale süreçlerinin akabinde söz konusu kesimde sağlanacak ödenekler nispetinde bir program dahilinde yeni bir yapım ihalesinin yapılması hedeflenmektedir.…” şeklinde belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir…
Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.
… ” hükmüne, 3.1. “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138’inci maddesinde; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” hükmüne, 4. 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmüne, 4.1. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliği’nin “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.” hükmüne, 5. Birleşmiş Milletler İnsan Haklarının Geliştirilmesi ve Korunması İçin Kurulan Ulusal
Kuruluşların Statüsüne İlişkin İlkeler/Paris Prensiplerinde; “…Ulusal kuruluşlar, yürürlükteki yasaları, mevzuatı ve yasa tasarıları ile yasa önerilerini incelerler ve metinlerin, insan haklarının temel ilkeleriyle uyumlu hale getirilmeleri için uygun gördükleri tavsiyeleri yaparlar; gerek gördükleri takdirde, yeni yasaların kabul edilmesini, yürürlükteki yasaların uyumlu hale getirilmesini ve idari önlemlerin alınmasını veya değiştirilmesini tavsiye ederler. Ulusal düzeyde yürürlükte olan yasaların, mevzuatın ve uygulamaların, insan haklarına ilişkin uluslararası belgeler ve mekanizmalarla uyumlu hale getirilmesini ve hayata geçirilmesini teşvik ederler ve sağlarlar.” düzenlemesine, 6. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı, karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlamak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemektir.” hükmüne, 6.1. “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde; … Kavşak : İki veya daha fazla karayolunun kesişmesi veya birleşmesi ile oluşan ortak alandır. …” hükmüne,
6.2. “Karayolları Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri” başlıklı 7’nci maddesinde; “Karayolları
Genel Müdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev ve yetkileri şunlardır:
a) Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliği yönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak, …
d) Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek, karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek ve onaylamak, …
g) Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında trafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri, aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleri yapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlanan projeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek, …” hükmüne, 7. 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un “Amaç ve kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde; “(1) Bu Kanunun uygulanmasında; … d) Devlet yolları: Belediyeler veya diğer kurumların sorumluluğunda bulunan yollar dışında kalan ve transit trafiği, illere, limanlara, tersanelere, hava alanlarına, demiryolu istasyonlarına, sınır kapılarına kesintisiz olarak ulaştıran ana karayollarını, … i) Karayolu: Trafik akışına imkân sağlamak üzere kamunun yararlanmasına açık olan arazi şeritleri, köprüler, tüneller, her türlü sanat yapıları, koruma yapıları ve diğer alanları, … ifade eder.” hükmüne, 7.1. “Görev ve sorumluluk alanındaki yol ağları” başlıklı 13’üncü maddesinde; “(1) Genel Müdürlüğün görev ve sorumluluk alanında bulunan karayolları; otoyollar, Devlet yolları ve il yolları olmak üzere üç sınıfa ayrılır. …” hükmüne, 8. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun “Kapsam” başlıklı 1’inci maddesinde; “Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin, özel idare ve belediyelerin alım, satım, hizmet, yapım, kira, trampa, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve taşıma işleri bu Kanunda yazılı hükümlere göre yürütülür.” hükmüne, 8.1. “İlkeler” başlıklı 2’nci maddesinde; “Bu Kanunun yürütülmesinde, ihtiyaçların en iyi şekilde, uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ve ihalede açıklık ve rekabetin sağlanması esastır.” hükmüne yer verilmiştir.
9. Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı,
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca, can ve mal güvenliği yönünden; karayollarında trafik
düzeninin sağlanması ve trafik güvenliğini ilgilendiren hususlarda alınacak tedbirler ile ilgili olarak, Yönetmelikte düzenlenmesi işaret edilen ve gerekli görülen diğer hükümleri ve bunların uygulanmasına ait esas ve usulleri belirlemektir.” hükmüne, 9.1. “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinin (b) bendinde; “… 18) Kavşak: İki veya daha fazla karayolunun kesişmesi veya birleşmesi ile oluşan ortak alandır. …” hükmüne, 9.2. 11’inci maddesinde; “Karayolları Genel Müdürlüğünün trafikle ilgili görev ve yetkileri; a) Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliği yönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparak tedbirleri almak ve aldırmak. …
f) Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında trafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri, aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleri yapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlanan projeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek.” hükmüne, /
9.3. “Yükümlülük” başlıklı 19’uncu maddesinde; “(Değişik:RG-1/9/2010-27689) İlgili bütün kuruluşlar, yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu oldukları karayollarında; a) Karayolu yapısını, b) Trafik işaretlerini, trafik güvenliğini sağlayacak şekilde yapmak ve bulundurmakla yükümlüdürler.” hükmüne, 10. Karayolu Altyapısı Güvenlik Yönetimi Hakkında Yönetmelik’in “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinde; “… Bu Yönetmeliğin uygulanmasında; c) Karayolu altyapısı: Karayolunu meydana getiren yol gövdesi, dolgu ve yarma şevleri, kenar hendekleri, refüjler, menfez, köprü, altgeçit, üstgeçit, tüneller gibi sanat yapıları, kavşaklar, karayolu-demiryolu kesişmeleri, yaya geçitleri, yola katılımlar ve ayrılmalar, pasif koruma tertibatları ile trafik işaret ve işaretlemeleri gibi karayolu sınır çizgileri içindeki yola ait her türlü yapı ve tesisi, ç) Karayolu altyapısı güvenliği: Karayolu altyapısının, yol kullanıcılarına ve trafiğin güvenli akışına sağladığı güvenlik etkisini, … ifade eder.” hükmüne yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
11. Kamu Denetçisi tarafından, şikâyete konu talebin karşılanması amacıyla ilgili idare tarafından işlemlere başlanarak gerekli iradenin gösterildiği, ancak yapılan 3 ihalenin de tespit edilen eksikliklere istinaden çeşitli sebeplerle mahkeme kararı ile iptal edildiği, söz konusu durumun ihalelerin idare tarafından ilgili mevzuatına ve usulüne uygun olarak gerçekleştirilemediğini gösterdiği, idare tarafından söz konusu işin yapılmasına ilişkin başlanılan işlemlerin 5 yılı aşkın bir süredir tamamlanamadığı, Kurumumuza verilen cevaplarda “ … sağlanacak ödenekler nispetinde bir program dahilinde yeni bir yapım ihalesinin yapılması hedeflenmektedir.…” şeklinde matbu cevaplar verildiği ve işin tamamlanmasına yönelik yeni bir çözüm iradesi gösterilmediği, Kurumumuz tarafından 10/11/2021 tarihinde ilgili idare ile yapılan görüşmede de bahse konu tarihlerden itibaren idare tarafından herhangi bir işlemin yapılmadığının teyit edildiği tespit edildiğinden başvuruya konu yolun ve kavşağın yapılması taleplerinin karşılanmasına ilişkin yeni bir işlem tesis edilmesi hususunda İdareye tavsiyede bulunulması yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. Şikâyet konusu özetle; Eleşkirt İlçesi Sanayi Sitesinin yolunun bulunmadığı, sanayi sitesinin yolunun olmaması sebebiyle büyük sıkıntılar çekildiği iddiası ile sanayi kavşağının yapılması talebi hakkındadır.
13. Karayolları 12. Bölge Müdürlüğü tarafından özetle; yolun Bölge Müdürlüklerinin sorumluluğunda bulunduğu; önceki yıllarda yan yol projesi hazırlandığı ve Genel Müdürlükçe onaylandığı; 2017 yılında ve akabinde 2018 yılında ilgili kesimdeki yan yol projesini de kapsayacak şekilde Bölge Müdürlüklerince ihaleye çıkıldığı; ihaleye katılan firmaların şikâyetleri üzerine Ankara 1. ve 10. İdare Mahkeme kararları
gereğince ilgili yapım işi ihalelerinin tasfiye edilerek sonlandırıldığı; 22/10/2019 tarihinde yeniden ihale edildiği ve 20/11/2019 tarihinde sözleşme imzalandığı; havanın fenni açıdan çalışmaya uygun olmadığı döneme denk gelmesi nedeniyle iş yeri teslimi yapılamadığı ve fiili olarak çalışmalara başlanılamadığı; söz konusu ihale ile ilgili açılan dava neticesinde bu kez de Erzurum 3. İdare Mahkemesinin 03/12/2019 tarihli
“dava konusu işlemin iptali” kararı gereğince yapım işi ihalesinin 02/01/2020 tarihi itibari ile 3. kez tasfiye edildiği; sağlanacak ödenekler nispetinde bir program dahilinde yeni bir yapım ihalesinin yapılmasının hedeflendiği belirtilmiştir.
14. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3’üncü maddesinde kavşak, “iki veya daha fazla karayolunun kesişmesi veya birleşmesi ile oluşan ortak alan” şeklinde tanımlanmış, 7’nci maddesinde yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliği yönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yapmak ve bu yerlerdeki trafik güvenliğini ilgilendiren kavşakları yapmak ve yaptırmak
Karayolları Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
15. Şikâyet dosyasına ilişkin yapılan ön incelemede; 15.1. Şikâyetçi tarafından aynı taleple 07/10/2019 tarihinde Kurumumuza yapılmış olan başvuruya ilişkin olarak 18/10/2019 tarihli Gönderme Kararı verildiği, Karayolları 12. Bölge Müdürlüğü tarafından söz konusu Karara istinaden gönderilmiş olan 28/10/2019 tarihli ve sayılı cevabi yazıda, “… gerekli proje çalışmaları yapılarak 2017 ve 2018 yıllarındaki ihaleler bünyesinde yapılarak tamamlanması hedeflenmiştir. Ancak, 2017 yılında Bölge Müdürlüğümüzce yapılan Yapım İşi İhalesi ve 2018 yılında yenilenen Yapım İşi İhalesi her seferinde ihaleye katılan isteklilerin şikâyeti neticesinde Ankara l. ve 10.
İdare Mahkemelerinin kararları gereğince tasfiye edilmek durumunda kalmıştır. Akabinde, Bölge
Müdürlüğümüzce yeniden ihale süreci başlatılmış, 22 Ekim 2019 tarihinde ihalesi yapılmıştır. İhale sürecinin tamamlanmasını müteakip, 2020 yılı çalışma sezonu İtibariyle ilgili dosya kapsamında Eleşkirt
Sanayi Yan Yolu ve Kavşağı yapım çalışması başlatılacaktır.” şeklinde belirtildiği, 15.2. Şikâyetçinin 03/07/2020 tarihli başvurusuna ilişkin olarak “ … ilgili idarenin çabası olduğu fakat önceki girişimlerin yargı kararı ile bozulduğu en son yapılan ihale ile ilgili olarak ihalenin kesin sonuçlanmasına bağlı olarak gerekli çalışmalara başlanacağı ve 2020 yılı başında tüm dünyada ve ülkemizde görülen Covid-19 pandemisi nedeniyle yaşanan gecikmelerin ölçülü olduğu değerlendirilmiş olup, idarenin yol ve kavşak yapımı için gerekli olan tüm çalışmaları 2020 yılı içerisinde tamamlayacağı kanaatine varılmıştır.” şeklinde belirtilerek 14/07/2020 tarihli Dostane Çözüm Kararı verildiği, 15.3. Şikâyetçinin 16/12/2020 tarihli başvurusuna ilişkin olarak ilgili idareden bilgi ve belge talebinde bulunulduğu, idarenin 20/05/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazısında yukarıda yer verilen 12/07/2021 tarihli ve 499211 sayılı cevabi yazıda belirtilen açıklamalara yer verilerek, “…Yukarıda açıkça belirtilen ihale süreçlerinin akabinde söz konusu kesimde sağlanacak ödenekler nispetinde bir program dahilinde yeni bir yapım ihalesinin yapılması hedeflenmektedir.…” şeklinde belirtildiği, bunun üzerine Kurumumuz tarafından “ … İlgili yazıdan da anlaşılacağı üzere şikâyete konu yol ve kavşak çalışmalarının yapılması hususunda ilgili idarenin çabası olduğu, daha önce üç defa ihale gerçekleştirildiği, ancak önceki girişimlerin yargı kararı ile bozulmasından ötürü işin tamamlanamadığı, hatta 20.11.2019 tarihinde sözleşme imzalandığı, buna karşın ihalenin tekrar tasfiye edildiği ve yeni bir yapım ihalesinin yapılmasının hedeflendiği tespit edilmiş olup, idarenin yol ve kavşak yapımı için gerekli olan tüm çalışmaları program dâhilinde tamamlayacağı kanaatine varılmıştır. … Bununla birlikte, makul bir süre içinde şikâyete konu hususlara ilişkin yeniden ihale açılmaması durumunda başvuranın tekrar başvuru yapabileceğinin hatırlatılması gerektiği değerlendirilmiştir.” şeklinde belirtilerek 01/06/2021 tarihli Dostane Çözüm Kararı verildiği, /
16. Şikâyete konu idare tarafından gönderilmiş olan cevabi yazı eklerinin incelenmesi neticesinde; 16.1. Kamu İhale Kurulu’nun 19/10/2016 tarihli kararında, “ … 31/05/2016 tarihinde açık ihale usulü ile yapılan 2016/141819 ihale kayıt numaralı … ihalesine ilişkin olarak … tarafından itirazen şikâyet başvurusunda bulunulmuş ve Kurulca alınan 20.06.2016 tarihli … karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmiştir. … anılan Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada … ihalede ilgili makine ve ekipmanların kendi malı olması şartının gerekliliğine dair somut bilgi ve belge veya kabul edilebilir bir gerekçe sunulmadığı … rekabet ve kaynakların verimli kullanılması ilkelerine aykırılık oluşturduğu görüldüğünden … davacı şirketin itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uyarlık görülmemiştir. … gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir. …
Açıklanan nedenlerle ihalenin iptaline oybirliği ile karar verildi.” şeklinde belirtildiği, 16.2. Karayolları 12. Bölge Müdürlüğü tarafından 31/05/2016 tarihli ihaleye ilişkin 03/11/2018 tarihli
Tasfiye Geçici Kabul Tutanağı düzenlendiği, 16.3. Kamu İhale Kurulu’nun 27/12/2017 tarihli kararında, “ … ihale kayıt numaralı …
ihalesine ilişkin olarak … tarafından itirazen şikâyet başvurusunda bulunulmuş ve Kurulca alınan
09.08.2017 tarihli … karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi
gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmiştir. … anılan Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada … ihalede söz konusu analiz formatlarının istekli olabileceklere verilmediği anlaşıldığından, bu hususun değerlendirilmesi gerekirken davacı şirketin itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uyarlık görülmemiştir. … gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. … Açıklanan nedenlerle ihalenin iptaline oybirliği ile karar verildi.” şeklinde belirtildiği, 16.4. Karayolları 12. Bölge Müdürlüğü tarafından 30/06/2017 tarihli ihaleye ilişkin 21/12/2018 tarihli
Tasfiye Geçici Kabul Tutanağı düzenlendiği, 16.5. Erzurum 3. İdare Mahkemesi’nin 03/12/2019 tarihli ve E:2019/552, K:2019/223 sayılı kararında
“… Kamu ihale mevzuatında yer alan ihale usullerinden biri olan pazarlık usulü ihalelerinin de 4734 sayılı
Kanun’un 5. maddesinde belirtilen temel ilkelere uygun olması gerektiği, pazarlık usulüyle yapılan ihalelere davet edilecekleri belirleme hususunda İdarelerin sınırsız bir takdir yetkisinin olmadığı, bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılması gerektiği, bu ihalelerin yargısal denetiminin şekli unsurlarla sınırlı kalamayacağı tabiidir.
Bakılan davada, 4734 sayılı Kanun’un 28. maddesinde, ilan yapılmayan ihalelerde ihale dokümanının sadece idare tarafından davet edilenlere satılacağı kurala bağlandığı görülmekte ise de; davacının ihaleye davet edilmemesi yönünde idarece kullanılan takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmadığı, davacının dahi ihale yapılmadan ihaleye davet yazısı gönderilmesi talebinin daha sonraki ihalelerde değerlendirileceği belirtilmek suretiyle reddedildiği, davalı idarece davacının ihaleye davet edilmemesini haklı ve makul kılan herhangi bir sebebin belirtilmediği, … önceki ihaledeki işi bitirmesi nedeniyle iş deneyim belgesi aldığı da dikkate alındığında, teklif vermeye davet yazısının gönderilmesi talebini içeren başvurusunun haklı ve makul bir sebep gösterilmeksizin reddedilmesinde ve davacının katılımının engellenmesi suretiyle gerçekleştirilen dava konusu ihalede hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. … Açıklanan gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline … karar verildi.” şeklinde belirtildiği tespit edilmiştir.
17. Kamu hizmetlerinin vatandaşlar için yaşamsal bir önemi bulunmaktadır. Kamu hizmetinin, halkın beklentileri doğrultusunda sunulması ve hizmet alıcılarının maddi ve manevi bakımdan tatmin edilmeleri,
kamu idarelerinin hızlı hareket edebilmelerine ve isabetli kararlar alabilmelerine bağlıdır. Kamu hizmetlerinin sunulmasında belirli standartların yakalanması için tüm kamu görevlilerinin uyması gereken kurallar belirlenmiştir.
18. Hukuk devleti ilkesi idarenin “belirlilik”, “istikrar”, “öngörülebilirlik” ve “haklı beklenti” ilkelerine uygun davranmasını içermektedir. Buna göre, idarenin vatandaşların güvenini boşa çıkaracak uygulamalardan kaçınması gerekir. Hukuk devletinde idareden beklenen açık ve güvenilir olma yükümlülüğüne uygun davranmasıdır. Haklı beklenti, idarenin ister bir taahhüt, isterse uzun süren bir uygulamasına güvenerek olsun, bireylerin bir çıkarları ya da lehlerine olan bir sonuca ulaşabileceklerini ya da edinebileceklerini ümit etmelerini ifade eder (Anayasa Mahkemesinin 31/01/2013 tarihli E. 2011/45 K.
2013/24 sayılı kararı).
19. Anayasa’nın 2’nci maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesinin önkoşullarından biri kişilerin hukuki güvenliğinin sağlanmasıdır. Hukuk devletinin sağlamakla yükümlü olduğu hukuki güvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. (Anayasa
Mahkemesinin 07/04/2016 tarihli ve E.2015/94, K. 2016/27 sayılı kararı) Hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bir devlette hukuk güvenliğinin sağlanması hukuk devleti ilkesinin yerine getirilmesi zorunlu koşullardandır. Bireyin insan olarak varlığının korunmasını amaçlayan hukuk devletinde vatandaşların hukuk güvenliğinin sağlanması zorunludur. Devlet açık ve belirgin hukuk kurallarını yürürlüğe koyarak bunları uyguladığı zaman hukuk güvenliği sağlanır. (Anayasa Mahkemesinin 18.10.2003 tarihli ve
E.2003/67, K.2003/88 sayılı kararı)
20. 02/03/2021 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Makamı tarafından kamuoyuna açıklanmış olan ve 30/04/2021 tarihli ve 31470 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2021/9 sayılı
Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile “İnsan Hakları Eylem Planı’nın uygulanması sürecinde tüm bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşların, görev ve sorumluluklarını Uygulama Takvimi çerçevesinde ve hassasiyetle yerine getirilmesi” şeklinde talimatlandırılan İnsan Hakları Eylem Planının “Hukuk
Güvenliği ve Hukuki Öngörü” başlığı altında “Hukuk devletinin temel ilkelerinden biri hukuk güvenliği ilkesidir. Bu ilkeye göre, hukuk kuralları hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, öngörülebilir, anlaşılır ve uygulanabilir olmalı, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı da koruyucu birtakım güvenceler içermelidir. (İnsan Hakları
Eylem Planı, s.38) Öngörülebilirlik ilkesi, hukuk güvenliği ilkesi ile de doğrudan bağlantılıdır. Bireyler, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların kamu otoritesine hangi müdahale yetkisini sağladığını, önceden bilecek durumda olmalıdır. Hukuki öngörülebilirliğin tam olarak sağlandığı bir sistem aynı zamanda bireylere hukuk kurallarının mutlaka hayata geçirileceği güvencesini verir. Hukuk, kişilerin makul ve haklı beklentilerini öngörülebilir kurallarla karşıladığı ölçüde güven verir. (İnsan Hakları Eylem Planı, s.38) Hukuk güvenliği, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de kanuni düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılmaktadır. (İnsan Hakları Eylem Planı, s.39)” şeklinde belirtilmiştir.
20.1. Kamu Denetçiliği Kurumuna atıf yapan söz konusu İnsan Hakları Eylem Planında belirtilen hususlar devletimizin iş ve işlemlerinde idarelerin davranış usulünü ve vatandaş odaklı bakış açısını ve yol haritasını göstermektedir. Ayrıca 2021/9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile de idareler tarafından dikkate alınma ve uygulanma zorunluluğu bulunmaktadır. Söz konusu Eylem Planında belirtilen hususların İdareler tarafından yapılacak iş ve işlemlerde takip edilmesi ve uygulanması gerekmektedir.
21. Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri İle Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte kamu görevlilerinin kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde, sürekli gelişimi, katılımcılığı, saydamlığı, tarafsızlığı, dürüstlüğü, kamu yararını gözetmeyi, hesap verebilirliği, öngörülebilirliği, hizmette yerindenliği ve beyana güveni esas alacakları; halkın günlük yaşamını kolaylaştırmayı, ihtiyaçlarını en etkin, hızlı ve verimli biçimde karşılamayı, hizmet kalitesini yükseltmeyi, halkın memnuniyetini artırmayı, hizmetten yararlananların ihtiyacına ve hizmetlerin sonucuna odaklı olmayı hedefleyecekleri; kamu hizmetlerini belirlenen standartlara ve süreçlere uygun şekilde yürütecekleri, hizmetten yararlananlara iş ve işlemlerle ilgili gerekli açıklayıcı bilgileri vererek onları hizmet süreci boyunca aydınlatacakları, çalıştıkları kurum veya kuruluşun amaçlarına ve misyonuna uygun davranacakları, ülkenin çıkarları, toplumun refahı ve kurumlarının hizmet idealleri doğrultusunda hareket edecekleri belirtilmiştir.
22. Anayasada, Devletin temel amaç ve görevleri arasında kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacak surette sınırlayan ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak olarak sayılmıştır.
23. Somut olayda şikâyete konu yolun ve kavşağın yapılması amacıyla projesinin hazırlandığı, bu projenin onaylandığı, 2017 yılında ve 2018 yılında yapılan ihalelerin mahkeme kararları gereğince tasfiye edilerek sonlandırıldığı, 22/10/2019 tarihinde yeniden ihale edilen ve 20/11/2019 tarihinde sözleşme imzalanan işin havanın fenni açıdan çalışmaya uygun olmadığı döneme denk gelmesi nedeniyle iş yeri teslimi yapılamadığı ve fiili olarak çalışmalara başlanılamadığı, 03/12/2019 tarihli mahkeme kararı uyarınca da 3.
kez tasfiye edildiği anlaşılmaktadır.
24. Anayasanın 138’inci maddesinde idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, yerine getirilmesinin geciktirilemeyeceği amir hükmüne yer verilmiştir. İdare tarafından şikâyete konu talebin yerine getirilmesi amacıyla gerekli işlemlere girişildiği, ancak mahkeme kararları uyarınca ihalenin tasfiye edildiği, idarenin işin bitirilmesine yönelik göstermiş olduğu irade nedeniyle de
Kurumumuz tarafından 2 defa Dostane Çözüm Kararı verildiği anlaşılmaktadır.
25. Bununla birlikte ihtiyaç olduğu yapılan işlemlerle kabul edilen şikâyete konu işe ilişkin yapılan ihalelerin tespit edilen eksikliklere istinaden çeşitli sebeplerle mahkemeler tarafından iptal edildiği ve 20/11/2019 tarihinde sözleşmesi imzalanan işin havanın fenni açıdan çalışmaya uygun olmadığı döneme denk gelmesi nedeniyle iş yeri teslimi yapılamadığı gerekçesi dikkate alındığında, ihale işlemlerinin ilgili mevzuatına uygun olarak yerine getirilemediği, işin yapılması hususunda gerekli dikkat ve özenin gösterilmediği; ayrıca idarenin 20/05/2021 tarihli ve 12/07/2021 tarihli cevabi yazılarında “… sağlanacak ödenekler nispetinde bir program dahilinde yeni bir yapım ihalesinin yapılması hedeflenmektedir. …” şeklinde belirtildiği, ancak ilk ihale tarihi de dikkate alındığında 4 yılı aşkın bir süredir tamamlanamayarak makul sürenin aşıldığı anlaşılmaktadır.
26. Şikâyetçinin iddiaları, İdarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; 26.1. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca can ve mal güvenliği yönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yapmak ve bu yerlerdeki trafik güvenliğini ilgilendiren kavşakları yapmanın ve yaptırmanın Karayolları Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında sayıldığı ve 4734 sayılı Kanun uyarınca yapılacak ihalelerde rekabet ve kaynakların verimli kullanılması ilkelerine uygun davranılması gerektiği, /
26.2. Şikâyete konu talebin karşılanması amacıyla ilgili idare tarafından gerekli iş ve işlemlere başlanarak gerekli iradenin gösterildiği, ancak yapılan 3 ihalenin de tespit edilen eksikliklere istinaden çeşitli sebeplerle mahkeme kararı ile iptal edildiği; söz konusu durumun ihalelerin idare tarafından ilgili mevzuatına ve usulüne uygun olarak gerçekleştirilemediğini gösterdiği, 26.3. İdare tarafından söz konusu işin yapılmasına ilişkin başlanılan işlemlerin 5 yılı aşkın bir süredir tamamlanamadığı, Kurumumuza verilen cevaplarda “ … sağlanacak ödenekler nispetinde bir program dahilinde yeni bir yapım ihalesinin yapılması hedeflenmektedir. …” şeklinde matbu cevaplar verildiği ve işin tamamlanmasına yönelik yeni bir çözüm iradesi gösterilmediği, Kurumumuz tarafından 10/11/2021 tarihinde ilgili idare ile yapılan görüşmede de bahse konu tarihlerden itibaren idare tarafından herhangi bir işlemin yapılmadığının teyit edildiği tespit edildiğinden başvuruya konu yolun ve kavşağın yapılması taleplerinin karşılanmasına ilişkin yeni bir işlem tesis edilmesi hususunda İdareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 27. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde şikâyet kapsamında bilgi ve belge talebinde bulunulan şikâyete konu
İdarelerin Kurumumuz bilgi ve belge talep yazılarına gerekçeli olarak cevap verdiği değerlendirildiğinden, idarenin iyi yönetim ilkelerinden “kararların gerekçeli olması”, “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı görülmüştür.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
28. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu
Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Erzurum
İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN
KABULÜNE;
İdare tarafından başvuruya konu yolun ve kavşağın yapılması taleplerinin karşılanmasına ilişkin yeni bir işlem tesis edilmesi hususunda KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
Kararın ŞİKÂYETÇİYE ve KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare
tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi