ÖZET: Başvuran, Adalet Bakanlığı’na ait emanet eşya deposunda bulunan havlu, askılı kemer ve el işi malzemelerinin kendisine teslim edilmediğini iddia ederek Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvuruda bulunmuştur. 29 Şubat 2024 tarihinde yapılan başvuruda, bu eşyaların verilmesi veya idare gözlem kurulunun bir karar alması talep edilmiştir. Ayrıca, sabit geliri olmayan hükümlülerin temel ihtiyaçlarını kargo yoluyla temin etmelerine izin verilmesi istenmiştir.

İdare, başvuranın Kırşehir S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunduğunu ve eşyaların teslim edilmemesinin Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik gereği güvenlik endişeleri nedeniyle olduğunu belirtmiştir. Başvuranın, emanet eşya deposundaki eşyaların teslimi için daha önce yaptığı başvuruların da benzer gerekçelerle reddedildiği ifade edilmiştir. İdare, başvuranın el işi malzemesinin teslim edildiğini, ancak havlu ve askılı kemer taleplerinin güvenlik zafiyeti oluşturabileceği gerekçesiyle kabul edilmediğini açıklamıştır.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın taleplerinin reddedilmesine ve kargo yoluyla gelen eşya taleplerinin güvenlik gerekçeleriyle karşılandığına karar vermiştir. Başvuranın sabit geliri olmadığına dair iddiaları da, ailesinin düzenli olarak para yatırdığına dair belgelerle çelişmektedir. Sonuç olarak, başvuranın talepleri reddedilmiş ve bu kararın gerekçeleri detaylı bir şekilde açıklanmıştır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/8192-S.24.12841

BAŞVURU NO : 2024/3145

KARAR TARİHİ : 07.08.2024

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın emanet eşya deposunda bulunan eşya ve el işi malzemesine yönelik talepleri hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 29.02.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle, emanet eşya deposunda adına kayıtlı olan havlu, askılı kemer ve el işi malzemesinin ceza infaz kurumu idaresince hukuksuz ve keyfi olarak tarafına teslim edilmediğini iddia ve şikâyetle, söz konusu eşyaların ve el iş malzemesinin tarafına verilmesini veya idare gözlem kurulu tarafından bu konuda bir karar alınmasını; ayrıca sabit geliri olmayan hükümlülerin temel ihtiyaçlarını kargo yoluyla temin etmelerine izin verilmesini talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünden

21.03.2024 tarihli ve – – sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup,

adı geçen Genel Müdürlüğün 17.05.2024 tarihli ve – – –

sayılı cevabi yazısında:

2.1. Başvuranın hâlihazırda Kırşehir S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmakta olduğu; 2.2. Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik uyarınca, hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumlarına ilk girişleri esnasında eşya kotası göz önünde bulundurularak eşyanın ilgilisine teslim edildiği ancak, kota aşımı olması ya da ceza infaz kurumunun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüreceği yönünde kanaat oluşan eşya ve maddelerin emanet eşya deposuna kaldırıldığı; 2.3. Başvuranın 06.10.2023 tarihli dilekçesiyle bahse konu başvurusunda yer alan talepleriyle aynı minvalde Genel Müdürlüklerine başvuruda bulunduğu, Genel Müdürlüklerinin 11.10.2023 tarihli ve sayılı yazısıyla gereğinin takdir ve ifası ile yapılan işlem sonucundan adı geçene bilgi verilmesinin istenildiği, Bafra T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun 01.11.2023 tarihli ve

– – sayılı yazısıyla gerekli bilgilendirmenin yapıldığı, söz konusu bilgilendirme hakkında ilgili makamlara herhangi bir itirazın bulunmadığı; 2.4. Ceza İnfaz Kurumlarında, Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında

Yönetmelik’in başvuru konusuna ilişkin düzenlemeleri içeren “Giyim eşyaları” kenar başlıklı 7 nci maddesi, “El işi faaliyetleri” kenar başlıklı 14 üncü maddesi ve “Eşyaların Nakilleri” kenar başlıklı 17 nci maddesi uyarınca işlem tesis edildiği; 2.5. Ayrıca, başvuranın emanet para hesabında yapılan tetkik neticesinde ailesi tarafından düzenli olarak hesabına para yatırıldığının tespit edildiği, diğer yandan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve

Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik’in “Hükümlüler ile kuruma dış yardım ve bağışlar” kenar başlıklı 143 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde “Hükümlüler, infaz sırasında ve salıverilme sonrasında, her zaman ilgili kurum ve kuruluşlardan yardım talep edebilirler.” hükmünün yer aldığı, başvuranın barındırıldığı her iki ceza infaz kurumunda da genel bütçe tarafından maddi durumu olmayan hükümlü ve tutuklular için temel, kişisel, yaşam alanı temizlik malzemeleri ile iç çamaşırı gibi eşya temininnin yapıldığı ancak, başvuranın her iki Kurumdan da böyle bir talepte bulunmadığı; 2.6. Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik’in yukarıda anılan “El İşi Faaliyetleri” kenar başlıklı 14 üncü maddesinde düzenlenen hüküm uyarınca, başvurana kargo ile gelen el işi malzemesinin ‘miktar ve içerik yönünden kontrol edilmesinin güç olduğu ve güvenlik sorunu oluşturacağı’ değerlendirilerek teslim edilmediği, el işi malzemelerinin Kurum kantininden temin edilmesi gerektiği; 2.7. Anılan Yönetmelik’in “Giyim eşyaları” kenar başlıklı 7 nci maddesi uyarınca adı geçene kargo yolu ile gelen havlunun ‘emici özelliği nedeniyle uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin sıvılaştırılıp bu tür ürünlere nüfuz ettirilmek suretiyle ceza infaz kurumuna girebileceği, söz konusu maddelerin x-ray cihazında tespit edilememesi durumunda güvenlik zafiyetine neden olacağı, hükümlü ve tutukluların söz konusu ürünü

Kurum kantininden temin etmeleri gerektiği’, başvuran tişört ve eşofman gibi eşyanın da emici özelliği olduğunu beyan etmişse de bu tür ürünlerin havlu kadar emici özelliğe sahip olmadığı, tişört benzeri ürünlerin kantinden temininin hükümlü ve tutuklulara maddi yük oluşturacağı kanaati ile kargo yolu ile gelen ürünlerin tesliminin yapıldığı; 2.8. Başvuranın dilekçesine konu kemerin ‘klasik kemer tipinde değil, askılı kemer şeklinde olduğu ve amacı dışında kullanılabileceği’ değerlendirildiğinden, emanet eşya deposunda muhafaza altına alındığı; Açıklamalarına yer verilmiştir.

3. Kırşehir S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nün 11.07.2024 tarihinde Kurumumuz kayıtlarına

giren e-posta yazısında, başvuranın el işi malzemesi, havlu ve askılı kemer taleplerine yönelik olarak:

3.1. Kurumlarında yapılan UYAP incelemeleri sonucu Kırşehir S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığı tarafından alınan 13.05.2024 tarih ve sayılı kararın yazıları ekinde sunulduğu; 3.2. Başvuranın emanet eşya deposunda bulunan eşyaların teslimine ilişkin taleplerini yargıya taşıdığı, hükümlünün talepleri hakkında Kırşehir İnfaz Hâkimliği ve Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararın yazıları ekinde sunulduğu; 3.3. Başvuranın el işi malzemesine yönelik talebinin olması halinde kurum kantini ve emanet eşya deposunda bulunan, şahsına ait el işi malzemesine erişiminin olduğunun anlaşıldığı, 12.01.2024 tarihinde talebi doğrultusunda istemiş olduğu eşyaların başvurana teslim edildiği, eşya teslim makbuzunun yazıları ekinde sunulduğu; Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 4.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13 ncü maddesinde (Değişik: 3/10/2001-4709/2 md.); “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”, 4.2. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes … maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.” 4.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin ilgili fıkralarında; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir.

Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir.

(Mülga üçüncü fıkra: 7/5/2010-5982/8 md.)

(Ek fıkra: 7/5/2010-5982/8 md.) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

(Ek fıkra: 7/5/2010-5982/8 md.) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu

Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.

…” 5. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un, 5.1. “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6 ncı maddesinin ilgili fıkralarında;

“(1) Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir:

a) Hükümlüler ceza infaz kurumlarında güvenli bir biçimde ve kaçmalarını önleyecek tedbirler alınarak düzen, güvenlik ve disiplin çerçevesinde tutulurlar.

b) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin düzenli bir yaşam sürdürmeleri sağlanır. Hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten yoksunluk, insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddî ve manevî koşullar altında çektirilir. Hükümlülerin, Anayasada yer alan diğer hakları, infazın temel amaçları saklı kalmak üzere, bu Kanunda öngörülen kurallar uyarınca kısıtlanabilir.

f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur.

g) Hükümlünün infazın amacına uygun olarak kanun (…) ve yönetmeliklerin belirttiği hükümlere uyması zorunludur.”, 5.2. “Oda ve eklentilerinde bulundurulabilecek kişisel eşyalar” başlıklı 35 inci maddesinde; “Kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin oda ve eklentilerinde bulundurabilecekleri veya bulunduramayacakları kişisel eşya, gıda, tıbbî malzeme ve diğer ihtiyaç maddeleri yönetmelikle düzenlenir.”, 5.3. “Yönetim tarafından alınabilecek tedbirler” başlıklı 49 uncu maddesinin ilgili fıkrasında;

“Kurumun düzeninin ve kişilerin güvenliklerinin ciddî tehlikeyle karşı karşıya kalması hâlinde, asayiş ve düzeni sağlamak için Kanunda açıkça belirtilmeyen diğer tedbirler de alınır. Tedbirlerin uygulanması, disiplin cezasının verilmesine engel olmaz.”, 6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun, 6.1. “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin ilgili fıkralarında; “(1) Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” , 7. 29.03.2020 tarihli ve 31083 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik’in, 7.1. “Oda ve eklentilerinde bulundurulabilecek kişisel eşya” başlıklı 80 inci maddesinde; “(1) Kapalı kurumlarda bulunan hükümlülerin oda ve eklentilerinde bulundurabilecekleri veya bulunduramayacakları kişisel eşya, gıda, tıbbi malzeme ve diğer ihtiyaç maddeleri Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”, 7.2. “Hükümlüler ile kuruma dış yardım ve bağışlar” başlıklı 143 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde; “ç) Hükümlüler, infaz sırasında ve salıverilme sonrasında, her zaman ilgili kurum ve kuruluşlardan yardım talep edebilirler.”, 8. 17.06.2005 tarihli ve 25848 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarında

Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik’in, 8.1. “Giyim eşyaları” başlıklı 7 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında, “Hükümlülerin koğuş, oda ve eklentilerinde (Değişik ibare:RG-31/1/2023-32090) üç çift ayakkabı, bir çift terlik, bir adet kemer ve gerektiği kadar iç çamaşırı ve çorap ile aynı tür eşyadan 6 adedi geçmeyecek ve toplamda 30 parçayı aşmayacak şekilde; başörtüsü, fular, içlik, havlu, bornoz, palto, manto, mont, ceket, hırka, pantolon, etek, elbise, eşofman, gömlek, kazak, pijama, tişört, kravat, kaşkol, 25/11/1925 tarihli ve

671 sayılı Şapka İktisâsı Hakkında Kanuna aykırı olmayan bir adet şapka bulundurulmasına izin verilir.

Hükümlüler; ceza infaz kurumu dışından getirilmesine izin verilen giyim eşyalarından eskiyenlerini, yenileriyle değiştirebilir.” 8.2. “El işi faaliyetleri” başlıklı 14 üncü maddesinde, “Hükümlülerin, gerekli malzemeler kantinden temin edilmek koşuluyla, el işi faaliyetlerini, ceza infaz kurumlarının uygun bölümlerinde yapmaları esastır.

Ceza infaz kurumunun güvenliğini bozmamak kaydı ile bu faaliyetlerin devamına koğuş, oda ve eklentilerinde izin verilebilir.

Maket bıçağı, tornavida gibi kesici ve delici alet ile boyama ve yapıştırmada kullanılan madde ve malzemelerin koğuş, oda ve eklentilerinde bulundurulmasına izin verilmez.” 8.3. “Eşyaların nakilleri” başlıklı 17 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında, “Hükümlüyü başka bir ceza infaz kurumuna nakleden ceza infaz kurumu, hükümlünün eşyalarını, eşya teslim tutanağına ayrıntılı bir şekilde kaydeder ve bu eşyalardan hangilerinin hükümlünün koğuş veya odasında bulundurulmasına izin verildiğini belirtir.

Hükümlünün naklen geldiği ceza infaz kurumunun koğuş veya odasında bulundurulması mümkün olmayan eşyaları kuruma kabul edilmez ve ailesine iade edilmek üzere tutanakla muhafaza altına alınır.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin hazırlanan

“Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran Bafra T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmaktayken, emanet eşya deposunda adına kayıtlı olan havlu, askılı kemer ve el işi malzemesinin haksız ve keyfi olarak tarafına teslim edilmediğini iddia ve şikâyet etmiş, Kırşehir S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakli sonrasında da şikâyetlerinin devam ettiğinden bahisle söz konusu eşyaların ve el işi malzemesinin tarafına verilmesini ayrıca sabit geliri olmayan hükümlülerin temel ihtiyaçlarını kargo yoluyla temin etmelerine izin verilmesini talep etmiştir.

11. İdareden temin edilen belgeler ve Kurumumuz şikâyet yönetim sistemi üzerinde yapılan incelemelerden; 11.1. Başvuranın Kurumumuza yaptığı başvurusunda yer alan talepleriyle aynı minvalde 06.10.2023 tarihli dilekçesiyle Genel Müdürlüğe yaptığı başvuru üzerine, gereğinin takdir ve ifası ile yapılan işlem sonucundan adı geçene bilgi verilmesinin istenildiği; Bafra T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun

01.11.2023 tarihli yazısıyla başvuranın konu hakkında bilgilendirildiği, bu bilgilendirme üzerine ilgili

makamlara herhangi bir itirazının bulunmadığı, hâlihazırda Kırşehir S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmakta olduğu; 11.2. Başvuranın 06.11.2023 tarihinde Kurumumuza bu hususu şikâyet konusu ettiği, idari başvuru yolunun tüketildiği dosyası kapsamından tespit edilemeyen başvuru ve eklerinin incelenmek üzere

11.12.2023 tarihli Gönderme Kararı ile Bakanlığa iletildiği, Bakanlığın başvuranın iddialarına yönelik

19.02.2024 tarihli ve – – sayılı cevabi yazısının, 15.03.2024

tarihli ve – – sayılı yazıları ile Kurumumuza iletildiği; 11.3. Başvuranın tarihinde Bakanlığın yanıtına (Bkz. par. 2.6-2.8) itiraz ederek bir kez daha

Kurumumuza başvuruda bulunduğu, işbu başvurusunda el işi malzemesine yönelik olarak, talebine konu

0.2 mm kalınlığında ve bileklik yapımında kullandığı lastiğin kantinde satılmadığını, lastiğin tamamının

değil 50 cm veya 20 cm olarak verilmesine de razı olduğunu belirterek talebini yinelediği; havlu talebine yönelik olarak, sabit bir gelirinin olmadığını, ailesinden kargo ile gönderilen eşyalar ile kişisel ihtiyaçlarını karşıladığını, öte yandan kargoların eğitimli köpekler tarafından arama yapılmadan tesliminin yapılmadığını belirterek İdarenin açıklamalarına itiraz ettiği; askılı kemer talebine yönelik olarak, söz konusu kemeri Diyarbakır 3 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda kullandığını, ilgili mevzuatta bir adet kemer olarak geçtiğini, klasik veya askılı kemer olarak bir ayrıma yer verilmediğini belirterek, talebini yinelediği; 11.4. Ayrıca, başvuranın 06.11.2023 tarihli başvurusundaki talebine ek olarak, sabit geliri olmayan hükümlülerin temel ihtiyaçlarını kargo yoluyla temin etmelerine izin verilmesini talep ettiği; Hususları anlaşılmıştır.

12. Başvuran, emanet eşya deposunda adına kayıtlı havlu, askılı kemer ve el işi malzemesinin teslimini veya bu konuda İdare ve Gözlem Kurulu tarafından bir karar alınmasını ayrıca sabit geliri olmayan hükümlülerin temel ihtiyaçlarını kargo yoluyla temin etmelerine izin verilmesini talep etmektedir.

13. İnfaz rejiminde izlenmesi gerekli amaçlar ve uyulması zorunlu ilkeler, ceza infaz kurumu uygulamalarına yönelik olarak Kurumumuza yapılan şikâyetlerin değerlendirilmesinde öncelikli olarak ele alınmakta olup, hapis cezalarının infazında gözetilmesi gereken temel ilkelere 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 6 ncı maddesinde yer verilmektedir. Buna göre, hükümlüler, ceza infaz kurumlarında güvenli bir biçimde ve kaçmalarını önleyecek tedbirler alınarak düzen, güvenlik ve disiplin çerçevesinde tutulurlar; ceza infaz kurumlarında hükümlülerin düzenli bir yaşam sürdürmeleri sağlanır; hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten yoksunluk, insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddî ve manevî koşullar altında çektirilir; hükümlülerin, Anayasada yer alan diğer hakları, infazın temel amaçları saklı kalmak üzere, bu Kanunda öngörülen kurallar uyarınca kısıtlanabilir; ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması ve hükümlünün infazın amacına uygun olarak kanun ve yönetmeliklerin belirttiği hükümlere uyması zorunludur.

14. Hükümlü ve tutukluların koğuş, oda ve eklentilerinde bulundurabilecekleri kişisel eşyalara ilişkin düzenlemeye ise 5275 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu maddede, kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin oda ve eklentilerinde bulundurabilecekleri veya bulunduramayacakları kişisel eşya, gıda, tıbbî malzeme ve diğer ihtiyaç maddelerinin Yönetmelik ile düzenleneceği hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda Kanun, hükümlü/tutuklukların hangi eşyaları bulundurabileceklerine ilişkin düzenleme yapma yetkisini yürütme organına vermiştir.

15. Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik ile hükümlülerin oda ve eklentilerinde bulundurulabilecek eşyaların sayısı, niteliği, hacmi ve bunların temin edilme şekilleri açıklığa kavuşturulmuştur. Bahse konu Yönetmeliğin “Giyim eşyaları” kenar başlıklı 7 nci maddesinde, hükümlülerin koğuş, oda ve eklentilerinde bulundurmalarına izin verilen eşyalar tek tek sayılmak suretiyle belirtilmiş, bu eşyalar arasında başvuruya konu “bir adet kemer” ve “havlu”ya da yer verilmiş; “El işi faaliyetleri” kenar başlıklı 14 üncü maddesinde de hükümlülerin, gerekli malzemeler kantinden temin edilmek koşuluyla, el işi faaliyetlerini, ceza infaz kurumlarının uygun bölümlerinde yapmalarının esas olduğu, ceza infaz kurumunun güvenliğini bozmamak kaydı ile bu faaliyetlerin devamına koğuş, oda ve eklentilerinde izin verilebileceği, hüküm altına alınmıştır.

16. Somut başvuruda talebe konu eşya ve el iş malzemesinin başvurana verilmemesine gerekçe olarak

İdare tarafından (bkz. 2 no.lu par.) özetle, yürütülen iş ve işlemlerin mevzuata uygun olduğu ayrıca Kurum güvenliğini tehlikeye düşürebileceğinin değerlendirildiği belirtilmiş, başvuran İdarenin bu açıklamalarına cevaben ayrıntılarına 11.3 numaralı paragrafta yer verildiği üzere itiraz etmiştir.

17. Başvuruya konu talepler hakkında Kurumumuzca yürütülen inceleme ve araştırma sonucunda ulaşılan bilgi, bulgu ve değerlendirmelere aşağıda başlıklar halinde yer verilmiştir.

Kargo yolu ile gönderilen ve emanet eşya deposunda bulunan havlunun teslimine yönelik talep 18. Başvuru konusu iddialar ve talep kapsamında Anayasa Mahkemesi kararları (Mehmet Reşit Arslan (5), B. No: 2013/4342, 23/3/2016, Mehmet Çelebi Çalan (2), B. No: 2014/5674, 8/6/2017, Ahmet Temiz (7), B.

No: 2014/804, 8/6/2017, Murat Türk (4), B. No: 2015/19665, 28/6/2018, H.Ç., B. No: 2017/25580, 2/6/2020) incelendiğinde, başvurunun Anayasa’nın “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” kenar başlıklı 17 nci maddesinin uygulama alanı kapsamında kaldığı anlaşılmıştır.

19. Somut olayın değerlendirilmesine dayanak Anayasanın 17 nci maddesinin birinci fıkrasında herkesin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu hüküm altına alınmış olmakla, bu düzenleme Sözleşme’nin 8 inci maddesinde yer verilen özel hayata saygı hakkı kapsamında güvence altına

alınan fiziksel ve zihinsel bütünlüğün korunması hakkına karşılık gelmektedir (H.Ç., B. No: 2017/25580, 2/6/2020, §22).

20. Tutuklu ve hükümlülerin hak ve özgürlüklerine, bu kapsamda “kişinin maddi ve manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi” hakkına yönelik olarak getirilen çoğu sınırlama esasen ceza infaz kurumunda tutulmanın doğasından kaynaklanan kısıtlamalar mahiyetindedir. Ceza infaz kurumunda tutulma durumu, doğası gereği tutulan kişiyi otomatik olarak bazı hak ve özgürlükleri kullanmaktan mahrum bırakır. Ceza infaz kurumunda tutulan bir kimsenin Anayasa’da yer alan hak ve özgürlüklerden her yönüyle yararlanması işin mahiyeti ve tutulmanın amacıyla bağdaşmaz. Bu bağlamda kamu makamlarının tutuklu ve hükümlülerin hak ve özgürlüklerinin sınırlandırılması hususunda diğer kişilere yönelik kısıtlamalara nazaran daha geniş bir takdir yetkisine sahip olduklarının kabulü gerekir. Bu çerçevede Anayasa

Mahkemesince de tutuklu ve hükümlülerin hak ve özgürlüklerinin sınırlandırılmasında Anayasa’nın ilgili maddelerinde öngörülen sınırlama sebeplerine ek olarak ceza infaz kurumunun disiplini ve güvenliğinin

sağlanmasının da bir sınırlama sebebi teşkil edebileceği değerlendirilmektedir (Emre Sönmez, B. No:

2019/890, 13/1/2022, § 39).

21. Anayasa’nın 17 inci maddesi incelendiğinde, kişinin maddi ve manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi hakkına yönelik sınırlama ve müdahaleler yönünden özel bir sınırlama sebebine yer verilmediği görülmektedir. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihadına göre özel sınırlama nedeni öngörülmemiş hak ve özgürlüklerin de o hak ve özgürlüğün doğasından kaynaklanan bazı sınırları bulunmaktadır. Ayrıca Anayasa’nın başka maddelerinde yer alan hak ve özgürlükler ile devlete yüklenen ödevler özel sınırlama sebebi gösterilmemiş hak ve özgürlüklere sınır teşkil edebilir (Emre Sönmez, §38).

22. Yukarıdaki paragraflarda ilgili mevzuatına yer verildiği üzere, havlu, Ceza İnfaz Kurumlarında

Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik uyarınca hükümlülerin koğuş, oda ve eklentilerinde bulundurmalarına izin verilen eşyalar arasında sayılmaktadır. Başvuranın iddiası, İdarenin söz konusu eşyayı yanında bulundurmasına izin vermediğine ilişkin değil, ailesinden kargo yoluyla gelen havlunun tarafına teslim edilmeyerek emanet eşya deposuna alınmasına yönelik uygulamanın haksız ve keyfi olduğuna ilişkindir.

23. İdare tarafından havlu tesliminin reddine gerekçe olarak, kargo yolu ile gelen havlunun emici özelliği nedeniyle uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin sıvılaştırılıp bu tür ürünlere nüfuz ettirilmek suretiyle ceza infaz kurumuna girebileceği, söz konusu maddelerin x-ray cihazında tespit edilememesi durumunda güvenlik zafiyetine neden olacağı, hükümlü ve tutukluların söz konusu ürünü Kurum kantininden temin etmeleri gerektiği ancak, başvuran tişört ve eşofman gibi eşyanın da emici özelliği olduğunu beyan etmiş olsa da bu tür ürünlerin havlu kadar emici özelliğe sahip olmadığı belirtilmiş, tişört benzeri ürünlerin kantinden temininin hükümlü ve tutuklulara maddi yük oluşturacağı kanaati ile kargo yolu ile gelen ürünlerin tesliminin yapıldığı, yönünde açıklamada bulunulmuştur. Başvuran cevaben, sabit bir gelirinin olmadığını, ailesinden kargo ile gönderilen eşyalar ile kişisel ihtiyaçlarını karşıladığını, öte yandan kargoların eğitimli köpekler tarafından arama yapılmadan tesliminin yapılmadığını belirterek, İdarenin açıklamalarına itiraz etmiştir.

24. Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik hükümleri incelendiğinde, havlunun, hükümlülerin koğuş, oda ve eklentilerinde bulundurmalarına izin verilen eşyalar arasında sayıldığı görülmekle birlikte, kantinden temin edilme şartının arandığı eşya ve malzemeler arasında (“Mutfak teşkilatı olan ceza infaz kurumlarında bulundurulabilecek gıda maddeleri” kenar başlıklı 4 üncü, “Yeme ve içmede kullanılan araç ve gereçler” kenar başlıklı 6 ncı, “Elektrikli eşyalar” kenar başlıklı 9 uncu, “Temizlik” kenar başlıklı 13 üncü, El işi faaliyetleri kenar başlıklı 14 üncü ve

“Bulundurulabilecek hayvanlar ile diğer eşyalar” kenar başlıklı 15 inci maddeleri), havluya açıkça yer verilmediği görülmüştür.

25. Bununla birlikte, anılan Yönetmelikteki düzenlemelerin hapis cezalarının infazında gözetilmesi gereken temel ilkelerin yer aldığı 5275 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinden (bkz.par.13) bağımsız olarak ele alınamayacağı, bu çerçevede hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında düzen, güvenlik ve disiplin çerçevesinde tutulmalarının ve tutulmanın hükümlünün ıslahı amacına uygun olarak sürdürülmesinin esas olduğu, güvenlik zafiyetine neden olacağı gerekçesiyle başvurana kargo yoluyla gelen havlunun verilmemesinin ceza infaz kurumunda bulunmanın bir sonucu olarak ve somut olayın koşullarında makul gereklilikler nedeniyle katlanılması mümkün ve muhtemel tedbirlerden olduğu değerlendirilmiştir.

26. Başvuran, İdarenin kargo yoluyla gelen havlunun güvenlik zafiyeti oluşturabileceği yönündeki ret gerekçesine, kargoların eğitimli köpekler tarafından arama yapılmadan tesliminin yapılmadığını belirterek itiraz etmişse de, İdare ile yapılan görüşmelerden, ceza infaz kurumlarının tamamında narkotik köpeklerin sürekli olarak bulundurulamadığı, kargoların açılmadan narkotik köpeklerince kontrolünün yapıldığı, kargonun hükümlünün huzurunda yetkililerin katılımıyla açıldığı, bu çerçevede narkotik köpek uygulamasına her zaman başvurulmasına imkân olamayabileceği, kurumun düzen ve güvenliği açısından böyle bir riskin göze alınamayacağı belirtilmiştir. Başvuranın sabit bir gelirinin olmadığı, ailesinden kargo ile gönderilen eşyalar ile kişisel ihtiyaçlarını karşıladığı yönündeki iddiasına ilişkin olarak ise İdareden temin edilen belgelerden, başvuranın emanet para hesabına ailesi tarafından düzenli olarak para yatırıldığı, ayrıca ihtiyaç hâlinde Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı

Hakkında Yönetmelik’in 143 üncü maddesi uyarınca hükümlünün her zaman ilgili kurum ve kuruluşlardan yardım talep edebileceği anlaşılmakla, bu gerekçenin kabul edilebilir olmadığı değerlendirilmiştir.

27. Öte yandan, Kırşehir S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan iletilen belgelerin incelenmesinden, 09/05/2024 tarihinde gerçekleşen Kurum Müdür görüş talebi çerçevesinde başvuranın emanet eşya deposunda yer alan birçok eşyasının teslim edilmemesini şikâyet konusu ettiği ancak havlu teslimini şikâyet konusu olarak dile getirmediği, konu hakkında alınmış bir İdare ve Gözlem Kurulu Kararı da olmadığı görülmüştür. Ayrıca emanet eşya işlemlerine ilişkin Kırşehir S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu web sitesi üzerinde yapılan incelemelerden, havlunun Kuruma kabul olmayan eşya listesinde yer aldığı, Kurum kantininden temin edileceğinin genel kural olarak belirlendiği ve bu hususun Kuruma kabullerde hükümlü/tutuklulara duyurulduğu anlaşılmıştır.

28. Bu çerçevede yasal dayanakları bulunan, İdare tarafından makul gerekçelerle açıklanan, mahpuslar tarafından katlanılması mümkün ve muhtemel tedbirlerden olduğu değerlendirilen başvuruya konu havlu teslimine ilişkin İdarenin uygulamasının, Anayasa’nın 17 nci maddesi bağlamında aranan asgari ağırlık eşiğine ulaşmadığı, başvuru konusu tedbirin ceza infaz kurumunun güvenliğinin sağlanması amacına yönelik olduğu, İdarenin kurum güvenliğini gözetmesinin kamu yararı gereği olduğu, ceza infaz kurumunda düzen ve disiplinin sağlanması amacıyla yapılan müdahalenin ölçüsüz olduğunun söylenemeyeceği ve talebin reddi gerektiği değerlendirilmiştir.

Kargo yolu ile gönderilen ve emanet eşya deposunda bulunan el işi malzemesinin teslimine yönelik talep 29. Kırşehir S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nün 10.07.2024 tarihli yazısı ve ekinde yer alan

12.01.2024 tarihli ve numaralı Eşya Teslim Makbuzunun incelenmesinden, başvuranın talebine

konu el işi malzemesinin (Bileklik İp A 20 ve Boncuk) başvurana teslim edildiği anlaşılmıştır. Başvuran, Kurumumuza konu hakkında ilk şikâyet başvurusunu ilettiği 06.11.2023 tarihinde Bafra T Tipi Kapalı Ceza

İnfaz Kurumunda barındırılmakta olup şikâyetini yinelediği tarihinde Kırşehir S Tipi Kapalı

Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmaktadır. Bu süreçte, başvuranın nakil olarak geldiği Kırşehir S Tipi

Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünce Kurumumuza yapılan şikâyet başvurusu öncesinde 12.01.2024 tarihinde başvurana el işi malzemesinin tesliminin yapıldığı tespit edildiğinden şikâyetin yerinde olmadığı ve reddi gerektiği değerlendirilmiştir.

Emanet eşya deposunda bulunan askılı kemerin teslimine yönelik talep 30. Kırşehir S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nün 10.07.2024 tarihli yazısı ve ekinde yer alan evrakın incelenmesinden; başvuranın 09.05.2024 tarihli Müdür görüş talebine istinaden yapılan görüşmeler neticesinde, emanet eşya deposunda sıralanan eşya taleplerine ilişkin Kurum Müdürlüğü İdare ve Gözlem

Kurulu Başkanlığı tarafından 13.05.2024 tarihinde sayılı Kararın alındığı, söz konusu Karar’da, “Talep konusu kemerin askılı şeklinde olduğu, havalandırmada pusula gönderme aleti olarak kullanılabileceği, mevzuatımızda askılı kemere yer verilmediği, kurumumuz asayiş güvenliği dikkate alındığında güvenlik zafiyetine mahal oluşturabileceğinden dolayı hükümlünün askılı kemer talebinin

REDDİNE” denildiği; başvuranın Kırşehir S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem

Kurulu Başkanlığı’nın bahse konu kararına yaptığı itirazın Kırşehir İnfaz Hâkimliği’nin 04.06.2024 tarih ve / Esas, / Karar sayılı kararı ile reddedildiği, Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin

27.06.2024 tarihli ve / D.İş. sayılı Kararı ile de Kırşehir İnfaz Hakimliği’nce verilen kararın usul

ve yasaya uygun olduğu belirtilerek itirazın reddine karar verildiği, tespit edilmiştir.

31. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmelik’in “İnceleme ve araştırma devam ederken şikâyet konusu hakkında dava açılması” başlıklı 29 uncu ve “Karar verilmesine yer olmadığına dair karar” başlıklı 34 üncü maddeleri gereği, başvuru konusu talep hakkında Kurumumuz nezdinde inceleme ve araştırma devam ederken dava açıldığı anlaşıldığından başvuranın askılı kemerin teslimine yönelik talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

Sabit geliri olmayan hükümlülerin temel ihtiyaçlarını kargo yoluyla temin etmelerine izin verilmesine yönelik talep 32. İdarenin dosyası kapsamına sunduğu bilgi ve belgelerin incelenmesinden, başvuranın işbu talebini, kargo yoluyla ailesinden gelen havlunun güvenlik zafiyetine neden olabileceği gerekçesiyle İdarece reddi üzerine, sabit bir gelirinin olmadığını, ailesinden kargo ile gönderilen eşyalar ile kişisel ihtiyaçlarını karşıladığını ileri sürerek, Kurumumuza şikâyet konusu ettiği anlaşılmıştır.

33. Başvuranın ailesinden kargo yoluyla gelen havlunun tarafına teslim edilmemesine yönelik şikâyetine yönelik incelemeye yukarıda ayrıntılı olarak yer verilmekle birlikte, İdareden konu hakkında temin edilen belgelerden, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında

Yönetmelik’in “Hükümlüler ile kuruma dış yardım ve bağışlar” kenar başlıklı 143 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde, hükümlülerin, infaz sırasında ve salıverilme sonrasında, her zaman ilgili kurum ve kuruluşlardan yardım talep edebileceklerinin düzenlendiği, başvuranın barındırıldığı her iki ceza infaz kurumunda da genel bütçe tarafından maddi durumu olmayan hükümlü ve tutuklular için temel, kişisel, yaşam alanı temizlik malzemeleri ile iç çamaşırı gibi eşya temininin yapıldığı anlaşılmıştır. Başvuranın, her iki Kuruma yönelik bu kapsamda yaptığı başvurunun reddedildiği yönünde bir iddiası olmadığı gibi

İdareden temin edilen belgelerden bu yönde resmi bir başvurusunun olmadığı anlaşılmıştır.

34. Bu çerçevede başvuranın sabit geliri olmayan hükümlülerin temel ihtiyaçlarını kargo yoluyla temin etmelerine izin verilmesi yönündeki talebinin genel nitelikli ve soyut bir başvuru niteliği taşıdığı görülmekle, reddi gerektiği değerlendirilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme 35. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idarelerin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazılarının süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği değerlendirildiğinden idarenin iyi yönetim ilkelerinden “dürüstlük”, “makul sürede karar verme” “nezaket”, “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik” ilkelerine uygun davrandığı tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

36. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Kırşehir İnfaz Hâkimliğine dava yolu açıktır.

V. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle, Başvuranın, kargo yoluyla gelen ve emanet eşya deposunda yer alan el işi malzemesinin ve havlunun teslimine ilişkin talepleri ile sabit geliri olmayan hükümlülerin temel ihtiyaçlarını kargo yoluyla temin etmelerine izin verilmesi yönündeki taleplerinin REDDİNE; Başvuranın emanet eşya deposunda bulunan askılı kemerin teslimine yönelik talebi hakkında KARAR

VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA;

Kararın, Başvurana ve Adalet Bakanlığı’na tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi