|
ÖZET: Başvuran, 3 Mart 2023 tarihinde EYT kapsamında emeklilik talebinde bulunmuş, ancak başvurusu üzerine yapılan incelemede gerekli şartları sağlayamadığı için talebi reddedilmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın daha önceki emeklilik taleplerinin yaş koşulunu karşılamadığı gerekçesiyle reddedildiğini belirtmiş, 3 Mart 2023 tarihli başvurunun ise incelendiğini ifade etmiştir. Başvuranın sigortalılık başlangıç tarihi 25 Haziran 1993 olup, 30 Nisan 2007 ile 18 Kasım 2013 tarihleri arasında limited şirket ortağı olduğu ve bu dönemde 4/1-(a) sigortalısı olarak prim ödendiği tespit edilmiştir. Ancak, 5510 sayılı Kanun gereği, başvuranın 4/1-(b) kapsamında sigortalı sayılması gerektiği belirtilmiştir.
Başvuranın emeklilik talebi, 25 yıl sigortalılık süresi ve 5675 gün prim ödeme gün sayısı koşullarına bağlıdır. Yapılan incelemede, başvuranın 5119 prim ödeme gün sayısına sahip olduğu, dolayısıyla emeklilik aylığına hak kazanamadığı sonucuna varılmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığını değerlendirmiştir. Ayrıca, idarenin başvuruya ilişkin süreçte makul sürede yanıt verdiği, ancak başvuranın hangi mercilere başvurabileceği konusunda bilgilendirilmediği için “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın emeklilik talebi, gerekli prim gün sayısının sağlanamaması nedeniyle reddedilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, idarenin uygulamalarında daha dikkatli ve tutarlı davranması gerektiğini vurgulamıştır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/11690-S.24.17767
BAŞVURU NO : 2023/12574
KARAR TARİHİ : 23.10.2024
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
Başvuranın emekli aylığının bağlanması talebi hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 05.08.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle; 03.03.2023 tarihinde EYT kapsamında emeklilik işlemleri için başvuruda bulunduğunu, aradan geçen zamana rağmen emeklilik işlemlerinin tamamlanmadığını ifade ederek emeklilik işlemlerinin tamamlanmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünden alınan
12.09.2024 tarihli ve sayılı – – sayılı yazıda özetle;
2.1. Başvuranın e-devlet platformu üzerinden gerçekleştirdiği; ilki 29.12.2022, sonuncusu 03.03.2023 tarihinde olmak üzere 4 adet emeklilik talebi bulunduğu, 2.2. Başvuranın 03.03.2023 tarihinden önceki tahsis taleplerinin yaş koşulunu sağlamadığı için reddedildiği, 03.03.2023 tarihinde yürürlüğe giren 7438 sayılı Kanun ile 08.09.1999 ve öncesinde sigortalılık başlangıcı bulunan sigortalılar için yaşlılık aylığı koşullarından olan yaş koşulunun aranmayacağı hüküm altına alınmış olup başvuranın 03.03.2023 tarihli tahsis talebinin incelemeye alındığı, 2.3. Söz konusu talebe istinaden başvuranın dosyasının incelenmesi sırasında 30.04.2007 ile 18.11.2013 tarihleri arasında limited şirket ortağı olduğu ve 01.11.2007 ila 28.02.2011 tarihleri arasında ortağı olduğu şirkette 4/1-(a) sigortalısı olarak adına prim ödendiği tespit edildiği, 2.4. 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 3 numaralı alt bendinde; anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları, diğer şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortakları 4/1-(b) kapsamında sigortalı
kabul edildiği; Kanunun 53 üncü maddesinin ikinci fıkrasında ise 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b)
bendi kapsamında sigortalı sayılanların kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı bildirilemeyecekleri hüküm altına alındığı, bu nedenle başvuranın geçersiz sigortalılık statüsünde ödenen primleri geçerli sigortalılık statüsüne aktarılmış olup hizmet bilgilerinin düzeltilmesi sonucunda; -4/1-(a) statüsünde 4219, -4/1-(b) statüsünden 450, -4/1-(c) statüsünde 450 olmak üzere toplamda 5119 prim ödeme gün sayısı olduğu tespit edildiği, 2.5. Başvuranın sigortalılık başlangıç tarihi 25.06.1993 olup 7438 Sayılı Kanunla 03.03.2023 tarihinden geçerli olmak üzere 5510 sayılı Kanuna eklenen geçici 95 inci madde ile 506 sayılı Kanunun geçici 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinde öngörülen yaş koşulu kaldırılmış olduğundan; 03.03.2023 tarihli yaşlılık aylığı tahsis talebi itibarıyla 25 yıl sigortalılık süresi ve 5675 gün prim ödeme gün sayısı koşullarını sağlaması gerektiği, başvuranın talep tarihi itibarıyla 25 yıl sigortalılık süresi koşulunu sağlamakla birlikte
5675 gün prim ödeme gün sayısı koşulu sağlanamadığından yaşlılık aylığı talebi reddedilerek 26.06.2024
tarihli talep ret belgesinin tarafına gönderildiği
İfade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine
Başvurma Hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun “Sigortalı sayılmayanlar” başlıklı geçici 81 inci maddesi; “…
B) 23/05/2002 tarihinde; …
k) Sigortalılık süresi 8 (dahil) yıldan fazla, 9 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 50 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 8 (dahil) yıldan fazla, 9 yıl 6 aydan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 54 yaşını doldurmaları ve en az 5675 gün, …
Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunmaları şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabilirler.
”, 6. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun “Sigortalılık hallerinin birleşmesi” başlıklı 53 üncü maddesi;
“…
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sayılanlar, kendilerine ait veya ortak oldukları
işyerlerinden dolayı, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı bildirilemezler.
…
Birinci fıkra hükmü saklı olmak üzere sigortalının, bu madde hükmüne göre sigortalı sayılması gereken sigortalılık halinden başka bir sigortalılık hali için prim ödemiş olması durumunda, ödenen primler birinci fıkraya göre esas alınan sigortalılık hali için ödenmiş ve esas alınan sigortalılık halinde geçmiş kabul edilir.”
Şeklindedir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuran hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun bulunmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran özetle, 03.03.2023 tarihinde yaptığı başvuru esas alınarak yaşlılık aylığının bağlanmasını talep etmektedir.
9. İdare tarafından özetle, başvuranın ortağı olduğu işyerinden 2007-2011 yılları arasında 4/1-(a)
kapsamında bildirilen sigortalı sürelerinin iptal edilerek 4/1-(b) kapsamına dönüştürüldüğü, 4/1-(a)
kapsamında ödenmiş primlerinin de 4/1-(b) kapsamına aktarıldığı ve başvuranın prim ödeme gün sayısının yeniden belirlendiği, son durumda 5119 prim ödeme gün sayısı olan başvuranın aylığa hak kazanmak için tamamlaması gereken prim ödeme gün sayısının 5675 gün olması nedeniyle aylık bağlanması talebinin reddedildiği ifade edilmiştir.
10. Bu çerçevede uyuşmazlığın, emekli aylığının bağlanması talebinde bulunduğu tarih itibarıyla başvuranın aylığa hak kazanma şartlarını taşıyıp taşımadığının tespitine dayandığı anlaşılmaktadır.
11. Dosya kapsamından; başvuranın idareye emeklilik talebiyle başvurduğu 2023 yılı Mart ayında 25 yıl sigortalılık süresi ve 5675 prim ödeme gün sayısı şartlarına tabi olduğu, aynı tarihteki SGK kayıtlarına göre sigortalılık başlangıç tarihi 25.06.1993 olan başvuranın 30 yıl sigortalılık süresi ile 5450 gün 4/1-(a),
450 gün 4/1-(c) kapsamında olmak üzere toplam 5870 prim ödeme gün sayısı bulunduğu, başvuranın
emeklilik talebi üzerine yapılan incelemede 30.04.2007 ile 18.11.2013 tarihleri arasında limited şirket ortağı olduğunun ve 01.11.2007 ile 20.10.2008 tarihleri arasında anılan şirketten 4/1-(a) kapsamında sigortalı bildirildiğinin tespit edildiği, bunun üzerine başvuranın 01.11.2007-20.10.2008 dönemine ilişkin sigortalılık statüsünün 4/1-(b) olarak yeniden belirlendiği, devamında başvuranın 21.10.2008 ile
28.02.2011 tarihleri arasındaki döneme ilişkin 4/1-(a) kapsamındaki sigortalılığının da ilgili dönemde
yürürlükte olan çakışan sigortalılık durumlarında önce başlayan sigortalılık statüsünün geçerli sayılacağı
yönündeki kural gereği 4/1-(b) kapsamına dönüştürüldüğü, buna göre 01.11.2007-28.02.2011 döneminde başvuran adına ödenen sigorta primlerinden işçi payına düşen kısımların 4/1-(b) kapsamına aktarıldığı, aktarılan tutarın ancak 01.11.2007-31.01.2009 dönemine (15 ay) ilişkin primleri karşıladığı, 01.02.2009-
01.03.2011 dönemine (25 ay) ilişkin primleri karşılamadığı, neticede prim ödeme gün sayısı 5119 olarak
tespit edilen başvuranın emeklilik talebinin reddedildiği anlaşılmıştır.
12. Emeklilik başvuruları 506 sayılı Kanun hükümleri esas alınarak yürütülen sigortalıların aylığa hak kazanma şartları aynı Kanunun geçici 81 inci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, 23.05.2002 tarihi itibarıyla sigortalılık süresi 8 (dahil) yıldan fazla, 9 yıl 6 aydan az olan erkeklere 25 yıllık sigortalılık süresini ve 54 yaşını doldurmaları ve en az 5675 gün prim ödenmiş olmak şartıyla emekli aylığı bağlanmaktadır. Diğer yandan 5510 sayılı Kanuna 03.03.2023 tarihinden geçerli olmak üzere 7438 Sayılı
Kanunla eklenen geçici 95 inci madde ile 506 sayılı Kanunun geçici 81 inci maddesinde öngörülen yaş koşulu kaldırılmıştır. Buna göre, somut olayda 03.03.2023 tarihinde emeklilik talebinde bulunan başvuranın aylığının bağlanabilmesi için 25 yıl sigortalılık süresi ve 5675 gün prim ödeme gün sayısı koşullarını sağlaması gerekmektedir.
13. Diğer yandan 5510 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının 01.03.2011 tarihinden geçerli olmak üzere 6111 sayılı Kanunun 33 üncü maddesiyle değiştirilmeden önceki halinde; sigortalıların, aynı anda 4/1-(a) ve (b) kapsamında çalışması halinde ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılacağı düzenlenmiştir. Fıkranın 01.03.2011 tarihinden itibaren yürürlükte olan halinde ise sigortalıların aynı anda 4/1-(a) ve (b) kapsamında çalışması halinde 4/1-(a) kapsamında sigortalı sayılacağı düzenlenmiştir. Bunun yanında, aynı maddenin ikinci fıkrasında 4/1-(b) kapsamında sigortalı sayılanların, kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı, 4/1-(a) kapsamında sigortalı bildirilemeyeceği, beşinci fıkrasında ise sigortalı sayılması gereken statüden başka bir statü için prim ödemiş olması durumunda, ödenen primlerin ve sürenin esas alınması gereken statü için ödenmiş ve geçmiş kabul edileceği düzenlenmiştir.
14. Buna göre, somut olayda başvuranın ortağı olduğu işyerinden 01.10.2008 tarihinden itibaren 4/1(a) kapsamında sigortalı bildirilemeyeceği, zorunlu olarak 4/1-(b) kapsamında sigortalı bildirilmesi gerektiği açıktır. Bunun yanında, işyeri ortaklığına bağlı 4/1-(b) kapsamındaki zorunlu sigortalılığı devam etmekteyken başvuran 21.10.2008 tarihinden itibaren başka bir işyerinden 4/1-(a) kapsamında sigortalı bildirilmeye başlanmışsa da başvuranın daha önce başlayıp devam eden 4/1-(b) kapsamındaki sigortalılığının, 4/1-(a) kapsamındaki sigortalılığa öncelik tanıyan yasal değişikliğin yapıldığı 01.03.2011 tarihine değin devam etmesi de yasal bir zorunluluktur. Aynı çerçevede, bahse konu dönem boyunca başvuran adına hatalı statüden ödenmiş primlerin geçerli statüye aktarılması da yasal bir zorunluluktur.
Nitekim başvuranın 01.10.2008-28.02.2011 döneminde çakışan sigortalılık sürelerine ilişkin işlemlerin, başvuranın tahsis talebi sonrası idarece yukarıda zikredilen çerçevede tesis edildiği, nihayetinde başvuranın prim ödeme gün sayısının ise 5119 olarak tespit edildiği görülmüştür.
15. Buna göre, sigortalılık başlangıç tarihi 25.06.1993 olan başvuranın, tahsis talep tarih itibarıyla 30 yıl sigortalılık süresi bulunduğu ancak prim ödeme gün sayısının 5119 olduğu, dolayısıyla aylığa hak kazanma şartlarından prim ödeme gün sayısı şartını tamamlamadığı anlaşılmaktadır.
16. Diğer taraftan 2019 yılından bu yana sigortalı olarak çalışmayan, idareye daha önce de tahsis talebinde bulunan ve söz konusu başvuruları yaş şartını karşılamadığı gerekçesiyle reddedilen başvuranın
prim aktarma işlemleri yapılmadan önceki SGK Tescil ve Hizmet Dökümünde toplam prim ödeme gün sayısının 5870 gün olarak yer aldığı görülmektedir. Bu durumda, son defa tahsis talebinde bulunduğu tarihte emeklilik için aranan yaş şartı kalkan, dolayısıyla anılan tarihte görüntülenen SGK kayıtlarına göre emeklilik şartlarını taşıdığı anlaşılan başvuranın, aksi yönde açık bir durum ortaya konulmadığı sürece emekli aylığının bağlanacağı yönünde bir beklentisi olduğunun kabulü gerekmektedir.
17. İdare hukukunda beklenti, idarenin faaliyetleri, uygulamaları veya işlemleri sonucunda, kişilerin bu işlem, uygulama veya faaliyette belirtilen durum veya taahhütlerin alacağı biçimler konusundaki öngörüsü ya da gerçekleşmesini beklediği şeydir. Bunların haklı beklenti niteliğine dönüşmesi için iki unsuru taşıması gerektiği söylenebilir. İlk unsur, beklenti doğuran bir durumun varlığı iken ikinci unsur beklentinin haklı olmasıdır. İdarece yaratılan beklentinin hukukça korunabilmesi ancak beklentinin haklı olmasına bağlıdır.
Haklı beklenti yarattığı iddia edilen durumun, idarenin bir tasarrufuna yani idarenin bireysel veya düzenleyici bir işlemine, uygulamasına, sözüne ya da bilgilendirmesine dayanması gerektiği gibi idarenin tasarrufuna güvenerek hareket eden kişinin, bu hareketinin sonucunda idarenin tasarrufunda öngörülen sonuca ulaşacağı noktasında bir beklentisi olmalıdır.
18. Bir beklentinin hukuken koruma görebilmesinin ön koşullarından biri beklentinin haklı (meşru)
beklenti seviyesine ulaşmasıdır. Haklı beklenti, bireyin kendisine güvenerek hareket ettiği lehine olan bir kanunda öngörülemez bir değişiklik yapılması ve bu öngörülemez değişikliğin herkes yönünden objektif olarak beklenebilecek bir beklentiyi sonuçsuz bırakması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gündeme gelmektedir. Ancak bir beklentinin hukuken korunabilmesi için anılan koşulların gerçekleşmesi yeterli olmayıp bu beklentinin korunmasına engel teşkil eden bir kamu yararının da bulunmaması gerekmektedir (AYM, E: 2015/41, K: 2017/98, T: 04/05/2017, §§ 245-247).
19. Bir başka açıdan ise haklı beklenti, makul bir şekilde ortaya konmuş icra edilebilir bir iddianın doğurduğu, mevzuatta belirli bir kanun hükmüne veya başarılı olma şansının yüksek olduğunu gösteren yerleşik ve istikrarlı bir yargı içtihadına dayanan, yeterli somutluğa sahip nitelikteki bir beklentidir.
Temelsiz bir hak kazanma beklentisi veya sadece hukukta mülkiyet hakkı yahut başkaca güvence altına alınan bir hak kapsamında savunulabilir bir iddianın varlığı haklı beklentinin kabulü için yeterli değildir
(AYM, E: 2020/13, K: 2020/68, T: 12/11/2020, § 21).
20. Somut olayda tahsis talebinde bulunduğu tarihteki Kurum kayıtlarında başvuranın aylığa hak kazanma şartlarını tamamlandığı görülmekteyse de söz konusu görüntünün sebebinin esasen geçmişte hatalı statüden yapılmış sigortalılık bildirimin anılan tarihte henüz tespit edilip düzeltilmemesi olduğu anlaşılmaktadır.
21. Bu durumda, başvuranın tahsis talebinde bulunduğu tarihteki SGK kayıtlarında 5870 olarak görünen prim ödeme gün sayısının esasen 5119 gün olduğu, aradaki farkın hukuken geçerli olmayan sigortalılık statüsünden yapılan hatalı bildirimlerin tamamının hizmet kayıtlarında görünmesinden kaynaklandığı, Kanunun 53 üncü maddesindeki açık hükümler göz önüne alındığında hatalı statüden yapılan bildirimlerinin düzeltilmesinin başvuran yönünden öngörülemez olmadığı, tahsis talep tarihi itibarıyla
SGK kayıtlardan görüntülenen sürelerin aylık bağlanması işlemlerinde doğrudan esas alınacağına yönelik herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığı gibi ne idarenin bu yönde yerleşik ve istikrarlı bir uygulaması ne de yargı makamlarının bu yönde yerleşik ve istikrarlı bir içtihadı bulunduğu hususları bir arada dikkate alındığında salt SGK kayıtlarında aylığa hak kazanma şartlarını kazandığı göründüğü için başvuranın
emekli aylığının bağlanması şeklinde korunması gereken haklı bir beklentiden söz edilemeyeceği, dolayısıyla başvurana emekli aylığı bağlanmaması yönündeki işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı
6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde
gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
23. Diğer taraftan somut olayda 2019 yılından bu yana sigortalı olarak çalışmayan ve daha önce de tahsis talebinde bulunan başvuranın sigortalılık kayıtlarının nihai halinin en son tahsis talep tarihinin (03.03.2023) üstünden yaklaşık 15 ay geçtikten sonra (26.06.2024) tespit edilerek başvurana bildirildiği anlaşılmıştır. Başvuranın eksilen günlerinin 5510 sayılı Kanunun geçici 63 üncü maddesi uyarınca durdurulan ve daha sonra sigortalıların talebi halinde ihya edilerek kazanılabilen 4/1-(b) kapsamındaki sürelerden olduğu, eksik günlerin yeteri kadarının ihya edilmesi halinde başvuranın aylığa hak kazanma şartlarını doldurabileceği ve aylığının bağlanabileceği göz önüne alındığında süresi içinde yapılmayan bildirimin başvuran yönünden mağduriyete yol açabileceği göz ardı edilmemelidir.
24. Anayasa’nın 2’nci maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan devlet olarak tanımlanmaktadır. Diğer yandan hukuk devleti ilkesi, idarenin “belirlilik”, “istikrar”, “öngörülebilirlik” ve “haklı beklenti” ilkelerine uygun davranmasını içermektedir. Buna göre, idarenin vatandaşların güvenini boşa çıkaracak uygulamalardan kaçınması gerekir.
25. Öte yandan idarenin “iyi yönetişim” ilkesine uygun hareket etme yükümlülüğü bulunmaktadır. “İyi yönetişim” ilkesi, kamu yararı kapsamında bir konu söz konusu olduğunda kamu otoritelerinin uygun zamanda, uygun yöntemle ve her şeyden önce tutarlı olarak hareket etmelerini gerektirir (AYM Kenan
Yıldırım ve Turan Yıldırım, B. No: 2013/711, 3/4/2014, § 68).
26. Sosyal güvenlik uygulamaları, çalışanlar bakımından tüm çalışma hayatını etkileyen, sosyal devlet olmanın gereği olarak kapsama alınan risklere karşı alınan bir güvence, devlet için ise bir ödev niteliğindedir. Emeklilik çalışanlar bakımından tüm çalışma hayatı boyunca varılmak istenen bir gaye, sosyal devlet olmanın gereği olarak yaşlılık riskine karşı alınan bir güvence, devlet için bir ödevdir. İdarenin kişilerin, sigortalıların bu hakkın kazanılmasına yönelik beklentiye sokacak davranışlardan kaçınması, kendi iş ve işlemlerinde ise yasaya uygun, gerekli dikkat ve özeni göstermesi beklenmektedir. Bu tür durumlara sebep verilmemesi için idarenin, hizmetin gerekleri göz önüne alınarak personelin eğitimi ve yetiştirilmesine ve kendi içinde kontrol ve denetim mekanizmalarına gereken önemi vermesi gerektiği, yine, yaptığı hataları düzeltirken iyi bir zamanlamayla, uygun bir şekilde ve en önemlisi tutarlı olarak hareket etmesi beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
27. 6328 sayılı Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21 inci maddesinde, Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması hâlinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda incelemenin altı ayda bitirilememe gerekçesi, dava açma süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu ve yargı yolu başvurana 25.01.2024 tarih ve – – sayılı yazı ile bildirilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verilmiştir.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi