ÖZET: Başvuru, emekli aylığı bağlanması talebiyle ilgili olarak Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) yapılmıştır. Başvuran, 7438 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesiyle birlikte, yalnızca 4/1-(c) statüsündeki hizmetlerinin dikkate alınarak emekli aylığı bağlanmasını istemiştir. Ancak SGK, 2829 sayılı Kanun gerekçe göstererek, başvuranın talebini reddetmiştir. Başvuran, emeklilik için gerekli şartları sağladığını ve yalnızca 4/1-(c) kapsamındaki hizmetlerinin esas alınarak aylık bağlanması gerektiğini belirtmiştir.

SGK’nın açıklamalarında, başvuranın son yedi yıllık hizmet süresi içinde en fazla 4/1-(a) statüsünde fiili hizmet süresinin bulunduğu ve bu nedenle 4/1-(c) statüsünden emekli aylığı bağlanamayacağı ifade edilmiştir. Ayrıca, başvuranın 4/1-(b) statüsünde prim borcunun bulunduğu da belirtilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın yalnızca 4/1-(c) kapsamındaki hizmetlerinin dikkate alınarak emekli aylığı bağlanabileceğine dair tavsiyede bulunmuştur.

Sonuç olarak, başvurunun kabul edilmesi ve başvuranın emekli aylığının 4/1-(c) statüsünden bağlanması yönünde işlem yapılması önerilmiştir. İdarenin bu tavsiyeye uyması için 30 gün içinde gerekli işlemleri yapması gerektiği hatırlatılmıştır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/16263-S.23.25567

BAŞVURU NO : 2023/9813

KARAR TARİHİ : 20.12.2023

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Başvuranın hizmet birleştirilmesi yapılmaksızın tarafına 4/1-(c)

BAŞVURUNUN KONUSU :

kapsamında emekli aylığı bağlanması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 11.07.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; birden fazla sigortalılık statüsü kapsamında hizmeti bulunmaktayken kamuoyunda EYT düzenlemesi olarak bilinen 7438 sayılı Kanun’un çıkması üzerine sadece 4/1-(c) kapsamındaki 21 yıl 10 aylık hizmeti dikkate alınarak tarafına emekli aylığı bağlanması talebinde bulunduğunu, ancak aksi yönde yerleşik yargı içtihadı bulunduğu halde 2829 sayılı

Kanun gerekçe gösterilerek talebinin reddedildiğini belirterek sadece 4/1-(c) kapsamındaki hizmetleri esas alınarak tarafına emekli aylığının bağlanmasını ve emekli ikramiyesinin ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 24/08/2023 tarihli ve S. sayılı bilgi ve belge isteme yazısına cevaben

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 26/10/2023 tarihli ve E- – – sayılı yazıda; 2.1. Yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarının ilk defa uzun vadeli sigorta kollarına tabi olunan tarihlere göre farklılık gösterdiği, 08/09/1999 tarihi ve öncesinde ilk defa sigortalı olanlar, 09/09/1999 ile 30/04/2008 tarihleri arasında ilk defa sigortalı olanlar, 01/05/2008 ve bu tarihten sonra ilk defa sigortalı olanların farklı hak kazanma koşullarına tabi olduğu, 2.2. Başvuranın sigortalılık başlangıç tarihinin 01/09/1994 olduğu, buna göre 08/09/1999 (dâhil)

tarihinden önce sigortalı olanların 4/1-(b) statüsünden yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarının 1479

sayılı Kanun’un geçici 10’uncu maddesini ikinci fıkrasına göre belirlenmekte olup kademelendirilmiş yaşa göre belirlendiği, ancak 7438 sayılı Kanun’la yaş koşulu kaldırıldığından kadın sigortalılar için 20 tam yıl (7200 gün) koşulunu sağlayanların yaşlılık aylığına hak kazandığı, 2.3. 08/09/1999 (dâhil) tarihinden önce sigortalı olanların 4/1-(a) statüsünden yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarının ise 506 sayılı Kanun’un geçici 81’inci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendine göre belirlenmekte olup yine 7438 sayılı Kanun’la yaş koşulu kaldırıldığından anılan bent uyarınca 24/05/1994-23/05/1995 tarihleri arasında sigortalılık başlangıcı bulunan kadın sigortalıların 20 yıl sigortalılık statüsü ve 5750 prim ödeme gün sayısı koşullarını yerine getirdikleri takdirde yaşlılık aylığına hak kazandıkları, 2.4. Başvuran vekilinin 4/1-(c) statüsü üzerinden müvekkiline aylık bağlanması talebinin tarihi olan 31/03/2023 itibarıyla başvuranın toplam prim ödeme gün sayısının 9795, sigortalılık süresinin ise 28 yıl 6 ay 30 gün olduğundan başvuranın hem 4/1-(a) hem de 4/1-(b) statüsünde yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarını sağladığı, 2.5. Başvuranın yalnızca 4/1-(c) statüsündeki hizmetleri dikkate alındığında 21 yıl 9 aylık hizmetiyle emekli aylığına hak kazandığı, 2.6. 19/10/2023 tarihi itibarıyla başvuranın 4/1-(b) statüsünde geçen hizmetlerine ait 86.392,85 TL prim borcunun bulunduğu, 2.7. Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin “Prim ödeme yükümlüsü kendisi olup yazılı istek tarihi itibariyle prim borcu olanların aylık başlangıç tarihinin tespiti” başlıklı ek 8’inci maddesinin; “Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında hizmet olarak değerlendirilen süreler dahil olmak üzere prim ödeme yükümlüsü kendisi olup aylık bağlanması için yazılı istekte bulunduğu tarih itibarıyla prim borcu olanların tahsis talebi, borcun ödendiği tarih itibariyle geçerli sayılır ve bağlanacak aylıklar borcun ödendiği tarihi takip eden aybaşından itibaren başlatılır.” hükmünü amir olduğu, 2.8. Dolayısıyla başvurana 4/1-(b) veya bunun dışında bir statüden emekli aylığı bağlanması durumunda yaşlılık aylığının, 4/1-(b) statüsündeki hizmetlerine ilişkin borcun ödenmesi kaydıyla borcun ödendiği tarihi takip eden ay başından itibaren başlatılacağı, 2.9. 5510 sayılı Kanun’un “Bu Kanundan önce yürürlükte bulunan sosyal güvenlik kanunlarına tâbi geçen çalışmalar için bağlanacak aylıkların hesabı” başlıklı geçici 2’nci maddesinin yedinci fıkrasında; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı veya iştirakçi olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra aylık talebinde bulunanlardan, farklı sosyal güvenlik kurumlarına ya da bu Kanunda belirtilen sigortalılık hallerinden birden fazlasına tabi olanlara aylık bağlanmasına esas alınacak kanun, bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre tespit olunur ve bunlar hakkında, bu Kanunun geçici maddelerindeki hükümler uygulanır.” hükmüne, 2.10. 2829 sayılı Kanun’un “Aylığı bağlayacak kurum” başlıklı 8’inci maddesinin birinci fıkrasında ise; “Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.” düzenlemesine yer verildiği,

2.11. Başvuran vekilinin müvekkiline 4/1-(c) statüsünden yaşlılık aylığı bağlanmasını talep ettiği 31/03/2023 tarihi itibarıyla başvuranın son 7 yıllık (2520 gün) fiili hizmet süresi içinde 4/1-(a) statüsünde

1091 gün, 4/1-(b) statüsünde 874 gün ve 4/1-(c) statüsünde ise 555 gün prim ödeme gün sayısının

bulunmakta olup anılan tarih itibarıyla son 7 yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan statü 4/1-(a) olduğundan tarafına 4/1-(c) statüsünden yaşlılık aylığı bağlanmasına imkân bulunmadığı, ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler.(..)”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun; 5.1. “Yaşlılık sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları” başlıklı 28’inci maddesinin onuncu fıkrası; “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen sigortalılara yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için ayrıca, yazılı talepte bulunduğu tarih itibarıyla genel sağlık sigortası primi dahil kendi sigortalılığı nedeniyle prim ve prime ilişkin her türlü borcunun olmaması zorunludur.”, 5.2. “Bu Kanundan önce yürürlükte bulunan sosyal güvenlik kanunlarına tâbi geçen çalışmalar için bağlanacak aylıkların hesabı” başlıklı geçici 2’nci maddesinin son fıkrası; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı veya iştirakçi olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra aylık talebinde bulunanlardan, farklı sosyal güvenlik kurumlarına ya da bu Kanunda belirtilen sigortalılık hallerinden birden fazlasına tabi olanlara aylık bağlanmasına esas alınacak kanun, bu

Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre tespit olunur ve bunlar hakkında, bu Kanunun geçici maddelerindeki hükümler uygulanır. Ancak, bunlardan bu Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına girmeyenlere 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaz. Bu Kanunla mülga 2829 sayılı

Kanuna göre 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanması gerekenlerden, bu Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına girmeyenler için, bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri esas alınır. (a)

bendi hükümlerinin uygulamasına esas alınacak kanun, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında geçen süreler hariç, bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenir. Bu Kanuna tabi hizmetlerle 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine tabi sandıklarda geçen hizmetlerin birleştirilmesinde de bu fıkra hükümleri esas alınmak suretiyle bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.”, 5.3. “5434 sayılı Kanun’a ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 4’üncü maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları; “(…)Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu

Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi

olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.(..)

Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır.(..)”, 6. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun Geçici 205’inci maddesi; “Bu

Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte; Kadın iştirakçilerden 20, erkek iştirakçilerden 25 fiili hizmet yılını dolduranların istekleri üzerine emekli aylığı bağlanır.(..)”, 7. Mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin

Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un; 7.1. “Amaç” başlıklı 1’inci maddesi; “Bu Kanunun amacı; çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle ilgililerin sosyal güvenliklerinin sağlanması usul ve esaslarının düzenlenmesidir.”, 7.2. “Hizmet sürelerinin birleştirilmesi” başlıklı 4’üncü maddesi; “Kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilir.

Ancak, hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, bu Kanun hükümleri uygulanmaz.”, 7.3. “Aylığı bağlayacak kurum” başlıklı 8’inci maddesi; “Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.

Ancak, malullük, ölüm, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa göre yaş haddinden re’sen emekli olma (Ek ibare: 27/1/2000 – 4505/1 md.) süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır.”, 8. 12/05/2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal

Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin; 8.1. “Yaşlılık aylığının başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanması” başlıklı 57’nci maddesinin ikinci fıkrası; “Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçen hizmetlerle birlikte Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında aylık bağlanacağı durumlarda, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçen hizmetler, prim ve prime ilişkin her türlü borçların ödendiği tarih itibarıyla geçerli sayılır ve aylık bu tarihi takip eden ay başından itibaren başlar.”,

8.2. “Prim ödeme yükümlüsü kendisi olup yazılı istek tarihi itibariyle prim borcu olanların aylık başlangıç tarihinin tespiti” başlıklı ek 8’inci maddesi; “Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında hizmet olarak değerlendirilen süreler dahil olmak üzere prim ödeme yükümlüsü kendisi olup aylık bağlanması için yazılı istekte bulunduğu tarih itibarıyla prim borcu olanların tahsis talebi, borcun ödendiği tarih itibariyle geçerli sayılır ve bağlanacak aylıklar borcun ödendiği tarihi takip eden aybaşından itibaren başlatılır.”, hükmünü amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusuna ilişkin hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran özetle; 7438 sayılı Kanun’la yaş koşulunun kaldırılmasıyla birlikte 4/1-(c) kapsamında emeklilik için gerekli şartları sağlamasına rağmen hukuka aykırı bir şekilde hizmet birleştirilmesi yapıldığını ve emekli edilmediğini belirterek sadece 4/1-(c) kapsamındaki hizmetlerinin esas alınıp emeklilik dilekçesi verdiği tarihi takip eden ay başından itibaren emekliliğe bağlı haklarının tarafına ödenmesini talep etmektedir.

11. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle; 2829 sayılı Kanun uyarınca sigortalıların farklı statülerde hizmetlerinin bulunması durumunda son 7 yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan statüden kişilere aylık bağlanması gerektiği, buna göre başvuranın son 7 yıllık fiili hizmet süresi içinde en fazla 4/1-(a) statüsünde fiili hizmet süresi olduğundan kendisine 4/1-(c) statüsü üzerinden yaşlılık aylığı bağlanamayacağı, ayrıca başvuranın 4/1-(b) kapsamında prim borcu bulunduğundan tarafına herhangi bir statüden aylık bağlanması için 4/1-(b) statüsündeki hizmetlere ilişkin borcun ödenmesinin gerektiği belirtilmiştir.

12. Bu çerçevede uyuşmazlığın; başvuranın, emeklilikte yaş koşulunu kaldıran 7438 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra hizmet birleştirmesi yapılmadan 4/1-(c) statüsü üzerinden emekli aylığı bağlanabilecek durumda olmasıyla beraber 4/1-(b) kapsamındaki prim borcu dikkate alınmadan 4/1-(c)

statüsündeki hizmet süreleri üzerinden tarafına emekli aylığı bağlanıp bağlanamayacağı konusunda ortaya çıktığı görülmektedir.

13. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; başvuranın sigortalılığının 5434 sayılı Kanun kapsamında -5510 sayılı Kanun’a göre 4/1-(c) statüsünde- 01/09/1994 tarihinde başladığı, kendisinin 15/06/2016 tarihine kadar 4/1-(c) statüsünde kamu görevlisi olarak çalışma hayatına devam ettiği ve bu tarihte yaş koşulunu taşımadığı için emekli aylığına hak kazanmadan görevinden ayrıldıktan sonra 16/06/2016 tarihinde 4/1-(a) statüsü kapsamında sigortalı hale geldiği, 26/06/2019 tarihine kadar bu statüde sigortalılığını devam ettirdikten sonra 27/06/2019 tarihi itibarıyla 4/1-(b) statüsünde sigortalı olduğu, bu tarihten günümüze kadar olan süreçte ise 4/1-(b) statüsünden sigortalılığının devam ettiği, söz konusu 4/1-(b) prim borcunun bu dönemde bildirilen sigortalılık sürelerinden kaynaklı olduğu, 7438 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinin ardından başvuran vekilinin 31/03/2023 tarihinde müvekkiline 4/1-

(b) hizmetlerinin dikkate alınmaksızın 4/1-(c) statüsünden yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunduğu, ancak Sosyal Güvenlik Kurumunun 2829 sayılı Kanun gereği başvuranın son 7 yıllık hizmet süresi içinde en fazla fiili hizmet süresinin 4/1-(a) statüsünde olmasından dolayı 4/1-(c) statüsü üzerinden tarafına yaşlılık aylığı bağlanamayacağını ve ayrıca kendisinin 4/1-(b) prim borcu bulunduğunu belirterek 16/06/2023 tarihli cevap yazısında tahsis talebini reddettiği görülmüştür.

14. Bilindiği üzere 2829 sayılı Kanun’un 1’inci maddesinde kanunun amacı olarak; çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle ilgililerin sosyal güvenliklerinin sağlanmasının usul ve esaslarının düzenlenmesi belirlenmiştir. Bu çerçevede Kanun’un 4’üncü maddesinde; kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet sürelerinin, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirileceği; ancak hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde bu kanun hükümlerinin uygulanmayacağı, 8’inci maddesinde; birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanırken son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca ancak kanunda sayılı istisna hallerinde (malullük, ölüm, yaş haddinden resen emekli olma, süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi) tabi oldukları son kurumca kendi mevzuatına göre aylık bağlanacağı düzenlenmiştir.

15. Bahsi geçen Kanun’un 4’üncü maddesinde hizmet sürelerinin kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirileceği ve hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde kanun hükümlerinin uygulanmayacağı açıkça düzenlenmiş olmakla beraber, bir kurumda geçen hizmet sürelerinin aylık bağlanmasına yeterli olması halinde diğer kurumlarda geçen hizmet sürelerinin de birleştirileceği yönünde açık bir hükme ise yer verilmemiştir. Mevcut SGK uygulamalarında ise birden fazla statüde hizmeti bulunan sigortalılar için hizmet birleştirmenin zorunlu olarak uygulandığı görülmektedir.

16. Diğer taraftan birden fazla statüde hizmeti olup tek bir statüdeki hizmetinden dolayı aylık bağlanabilecek durumdaki sigortalıların, haklarında zorunlu olarak hizmet birleştirmesi uygulanmamasına ilişkin talepleri geçmiş dönemde gerek yargı organlarına gerekse Kurumumuza intikal etmiştir. Yargı organlarınca konuya ilişkin verilmiş içtihat niteliğinde kararlar (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06/02/2002 tarihli ve 2002/21-132 E., 2002/139 K.; 10/03/2010 tarihli ve 2010/10-126 E., 2010/133 K.; 15/1/2014 tarihli ve 2013/235 E., 2014/9 K.; 12/02/2014 tarihli ve 2013/486 E., 2014/89 K.; Danıştay

On Birinci Dairesinin 17/01/2017 tarihli ve 2013/389 E., 2017/17 K.) bulunduğu gibi konu hakkında

Kurumumuzca verilmiş Tavsiye Kararları da bulunmaktadır (B.No: 2013/53, 21/10/2023; B.No:

2018/9732, 22/01/2019; B.No: 2020/3689, 21/08/2020; B.No: 2020/88998, 11/01/2021; B.No:

2021/16193, 16/03/2022).

16.1. Anılan kararlarda özetle; yasanın (2829 sayılı Kanun) amacı lafzıyla çelişiyorsa lafza değil öze önem verilmesi gerektiği, yorumda asıl olanın adalete uygun sonuca kavuşmak olduğu, bir kanun hükmünün yasaya konuluş amacına aykırı sonuç doğuracak şekilde yorumlanmasının hukuk ilkelerine ve yasanın hem sözü hem de özü ile uygulanmasını öngören Medeni Kanuna uygun olmayacağı, aynı külfete katlanan insanların aynı haklara sahip olmasının sağlanmasının geçerli bir çözüm yolu olduğu, sosyal güvenlik kurumlarının görevinin kapsama aldıkları kişilere koruma garantisi sağlamak olduğu, sosyal sigortaların nimet-külfet dengesi üzerine kurulan kurumlar olduğu, külfetin yani çalışıp prim ödemenin

karşılığının alınmamasının sosyal güvenlik sitemiyle bağdaşmadığı, böyle bir uygulamanın kabul edilemeyeceği, aksi bir düşüncenin sisteme olan güveni ortadan kaldıracağı, daha da önemlisi yükümlülüklerini zamanında yerine getirenlerin bir anlamda cezalandırılmış olacağı, bunun sosyal adalet duygusunu aşındıracağı, fazla prim ödeyen sigortalının az ve az prim ödeyen sigortalının fazla aylık alabilmesinin üstün görülemeyeceği, 2829 sayılı Kanun’un amacının tek sosyal güvenlik kurumundaki hizmeti aylık bağlanmasına yeten değil yetmeyen sigortalı ve hak sahiplerine aylık bağlanmasının sağlanması olduğu, farklı sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmetleri bulunan ilgililerin ancak bu hizmetlerin birleştirilmesi halinde aylık bağlanmasına hak kazanmaları durumunda hizmet birleştirmesinin zorunlu olduğu ve bu uygulamaya göre tabi oldukları sosyal güvenlik kurumunun belirleneceği, tek başına bir çalışmanın aylık bağlanmasına yeterli olması halinde kişinin, tüm sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmet sürelerini birleştirmeye zorlanamayacağı, kural olarak şartları oluşuyorsa 2829 sayılı Kanun’a göre hizmet birleştirmesi yapılmadan yaşlılık aylığı bağlanabileceği açıklanarak 2829 sayılı Kanun’a göre kişilerin hizmet birleştirmeye zorlanamayacağı belirtilmiştir.

16.2. Yine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10/03/2010 tarihli ve 2010/10-126 E., 2010/133 K. sayılı kararında 2829 sayılı Kanun’un Genel Gerekçesine ilişkin yapılan değerlendirmede; “Bu kanunun çeşitli sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi işlerde çalışanları, bu işlerde geçen sürelerinin ziyan olmadan birleştirilmesi ve bir düzene bağlanması amacı ile sigortalılar lehine getirildiği, bununla birlikte sigortalının kendisine daha avantajlı bir kuruma geçerek kötü niyetli bir şekilde buradan daha iyi şartlarla emekli olma şeklindeki işlemleri ise bir kural altına alma ve kurumlar arasındaki kaymaları önleyerek, belirli kurallara bağlama amacıyla çıkarıldığı açıklanmaktadır. Ayrıca kanunla getirilen sistemde, kişinin kendi elinde olmayan sebeplerle görevden ayrılmasını gerektiren malullük ölüm ve 5434 sayılı TC Emekli Sandığına göre yaş haddinden emekli olma hallerinin her kurumun kendi mevzuatı içerisinde bırakıldığı ve bu suretle hak kayıplarına sebebiyet verilmemesinin sağlandığı belirtilmiştir.

Yine bu anılan kanunun uyuşmazlıkla ilgili madde gerekçesinde ise; Bu madde ile; hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle yapılacak aylık bağlanma işlemlerinde, son sosyal güvenlik kuruluşu mevzuatının uygulanmasından kaynaklanan kolaylık ve istismarların önlenmesi amacı ile yeni bir düzenleme yapıldığı ifade edildikten sonra, kişilerin ellerinde olmayan nedenlerle görevlerinden ayrılmalarını gerektiren malullük, ölüm, 5434 Sayılı Kanun uyarınca yaş haddinden resen emekliye sevk edilme halleri için istisna getirildiği, maddenin son fıkrasında birleşik hizmet süresi üzerinden bu madde ile getirilen şartları haiz olmadıklarından aylık bağlanamayacaklar hakkında uygulanacak işlemin belirtildiği açıklanmıştır. O halde bu yasa ile, bir kurumdaki sigortalılık süresinin emeklilik için yeterli olmaması durumunda farklı sosyal güvenlik kurumlarına tâbi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesinin bir sisteme bağlanması; sigortalıların hak kayıplarının yaşanmamasının yanı sıra, son olarak avantajlı şartlar sunan bir kuruma geçip, buradaki kısa süreli bir çalışma sonucunda son tâbi olduğu kurumdan emekli olma şeklinde gerçekleşen kurumlar arasındaki kaymaları önlemek amacı ile çıkarıldığı anlaşılmaktadır.” denildiği görülmektedir.

17. Bu çerçevede, tek bir statüden aylık bağlanabilmesi durumunda hizmetlerin birleştirilmesinin zorunlu olduğuna dair mevzuatta açık bir hüküm bulunmadığı ile 2829 sayılı Kanun’un amacının özetle bir kurumdaki sigortalılık süresinin emeklilik için yeterli olmaması durumunda farklı sosyal güvenlik kurumlarına tâbi olarak geçen hizmet sürelerinin ziyan olmadan birleştirilmesi ve kurumlar arasındaki

/

kaymaları önlemek olduğu göz önüne alındığında, bir statüdeki hizmetlerin tek başına aylık bağlanmasına yeterli olması halinde kişinin tüm sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmet sürelerini birleştirmeye zorlanamayacağı ve hizmet birleştirmesi yapılmadan yaşlılık aylığının bağlanabileceği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, somut olayda sadece 4/1-(c) kapsamındaki hizmetleri esas alınmak suretiyle aylık bağlanabilecek durumda olan başvurana sadece 4/1-(c) kapsamındaki hizmetleri esas alınarak ve hizmetleri birleştirilmeksizin aylık bağlanması gerektiği değerlendirilmektedir.

18. Diğer taraftan, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 57’nci maddesinin, sigortalılara birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlandığı durumlarda, 4/1-(b) kapsamındaki hizmet sürelerinin ancak söz konusu sürelere ilişkin her türlü prim ve prime ilişkin borcun ödenmiş olması kaydıyla geçerli sayılacağını ve aylığın borcun ödendiği tarihi takip eden ay başından başlayacağını düzenlediği, ancak hizmetlerin birleştirilmediği durumlar için herhangi bir hüküm içermediği görülmektedir. Bu durumda, somut olayda tek bir statüdeki hizmeti aylık bağlanması için yeterli olan ve hizmetleri birleştirilmeksizin aylık bağlanması gerektiği değerlendirilen başvuran hakkında anılan hükmün uygulanmasına yer olmadığı değerlendirilmektedir.

19. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, sadece 4/1-(c) kapsamında geçen hizmetleri esas alınarak aylık bağlanabilecek koşulları taşıyan başvuranın, 2829 sayılı Kanun’a göre hizmetlerini birleştirmeye zorlanmasının yasanın amacıyla örtüşmeyeceği ve prim borcu bulunmasının aylığının bağlanmasına engel bir durum olmadığı değerlendirildiğinden, başvurana sadece 4/1-(c) kapsamındaki hizmetleri esas alınarak aylık bağlanmamasının ve buna bağlı olarak aylık başlangıç tarihinin 4/1-(b)

kapsamındaki borcunun ödenmesi koşuluna bağlanmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.

21. Diğer taraftan, başvuruya ilişkin yapılan inceleme sırasında Sosyal Güvenlik Kurumunca hizmet birleştirilmesinin zorunlu olduğu ve bunun tek istisnasının tüm hizmetler toplamının aylık bağlamaya yeterli olmaması olduğu gerekçesiyle, tek başına bir çalışmadan dolayı aylık bağlanabilecek durumda olan sigortalıların taleplerinin reddedildiği görülmektedir. Buna karşın, 2829 sayılı Kanun’un amir hükmünün, yargı organları ve Kurumumuz nezdinde istikrarlı bir şekilde tek başına bir çalışmanın aylık bağlanmasına yeterli olması halinde kişinin, tüm sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmet sürelerini birleştirmeye zorlanamayacağı, kural olarak şartları oluşuyorsa 2829 sayılı Kanun’a göre hizmet birleştirmesi yapılmadan yaşlılık aylığı bağlanabileceği şeklinde yorumlandığı ve bu yönde kararlar verildiği, bunun neticesinde Sosyal Güvenlik Kurumunca ilk başvuruda reddedilen taleplerin bu kez

mahkeme kararları gereği yerine getirildiği anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, idarenin işlemlerinde ve diğer faaliyetlerinde benzer nitelikte ve istikrar kazanmış emsal yargı kararlarını ve gerekçelerini dikkate alması beklenmektedir. Bu yolla idarenin gereksiz yargılama masraflarını azaltacağı, uygulamalarını hukuka uygunluğu önceden belirlenmiş bir standarda ulaştıracağı ve yargı mercilerinin iş yükünde hafifleme olacağı değerlendirilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

22. 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararı’nın idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle;

BAŞVURUNUN KABULÜNE,

Başvuranın hizmetlerinin birleştirilmemesi talebi kabul edilerek tarafına emekli aylığı bağlanması yönünde işlem tesis edilmesi hususunda SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Bu kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare

tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğunun idareye hatırlatılmasına, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi