ÖZET: Başvuru, 4/1-b statüsünde geçen hizmetlere ilişkin primlerin iadesi talebine yönelik olup, başvuran, emekli aylığı hesabında dikkate alınmayan bu primlerin iadesini istemektedir. Başvuru sahibi, 4/1-a ve 4/1-b kapsamındaki prim ödemeleri üzerinden yapılan hesaplamalarda, yalnızca 4/1-a statüsündeki 8787 prim gününün dikkate alındığını, 4/1-b statüsünde 1772 prim günü bulunduğunu ve bu primlerin iade edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), başvuranın talebini, 5510 sayılı Kanun’un 31. maddesi gereği, yaşlılık aylığı almakta olduğu için reddetmiştir.

SGK’nın açıklamalarına göre, başvuranın 4/1-b kapsamındaki hizmetleri, mahkeme kararı gereği yaşlılık aylığı hesaplamasında dikkate alınmamıştır. Yargı kararları, başvuranın yalnızca 4/1-a statüsünden emekli aylığı alabileceğini ve 4/1-b statüsünden yaşlılık aylığına hak kazanamayacağını ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, başvuranın 4/1-b kapsamındaki prim ödemelerinin iadesi talebinin hukuka uygun olmadığı değerlendirilmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın 4/1-b statüsündeki hizmetleri için yapılan prim ödemelerinin iade edilmemesi gerektiği, SGK’nın bu konudaki işleminin hukuka uygun olduğu belirtilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin kabul edilmesi yönünde bir tavsiyede bulunmuş, ancak SGK’nın bu tavsiyeye uygun hareket etmesi gerektiği vurgulanmıştır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/6071-S.22.9299

BAŞVURU NO : 2021/19590

KARAR TARİHİ : 10/05/2022

TAVSİYE KARARI

Adres

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Emekli aylığı hesabında dikkate alınmayan, 4/1-b statüsünde geçen hizmetlerine ilişkin primlerin iadesi talebi hakkındadır

BAŞVURU TARİHİ : 15/11/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza 15/11/2022 tarihinde yapılan başvuruda başvuran; 4/1-a ve 4/1-b kapsamında olan prim ödemelerinde hizmet birleştirmesi yapmadan sadece 4/1-a statüsünde bulunan 8787 prim günü esas alınarak 01/07/2019 tarihli yargı kararı ile emekli aylığı almaya hak kazandığını, ancak 30/07/2013 tarihinden itibaren ödediği ve yaşlılık aylığına dahil edilmeyen 4/1-b kapsamında 1772 prim günü olduğunu, söz konusu primlerin 5510 sayılı Kanunun 31 inci maddesi gereği tarafına iade edilmesi için başvuruda bulunduğunu, ancak talebinin reddedildiğini, hizmetleri incelendiğinde 4/1-b kapsamında yaşlılık aylığı hak kazanma şartlarını sağladığını, 4/1-a statüsünden emekli aylığı bağlandığından 4/1-b statüsünden aylık bağlanma ihtimali kalmadığını ve böyle bir talebi olmayacağını, ayrıca 5510 sayılı Kanunda söz konusu primlerin ödenmeyeceğine ilişkin bir hüküm olmadığını ifade ederek, 4/1-b kapsamında ödediği primlere ilişkin toptan ödeme talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 16/12/2021 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden Sosyal

Güvenlik Kurumu Başkanlığından (SGK) alınan 08/01/2022 tarihli ve cevabi yazı ve eklerinin tetkikinden özetle;

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

2.1. Sigortalıya İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin kararı gereği sadece 5510 sayılı Kanunun 4/1-(a) bendi kapsamındaki hizmetleri dikkate alınarak yaşlılık aylığı bağlandığı, ilgilinin aylık bağlama işlemlerinde değerlendirilmeyen 4/1-(b) kapsamındaki hizmetlerinin toptan ödeme olarak ödenmesi talebinde bulunduğu, 2.2. Sigortalının malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasına tabi 01/10/1986-31/01/1989 ve 01/10/1990 ile 29/07/2013 tarihleri arası 5510 sayılı Kanunun 4/1-(a) bendi kapsamında 8787 gün, 30/07/2013-30/06/2018 tarihleri arası 1772 gün 4/1-(b) hizmetinin bulunduğu, 2.3. Sigortalının SGK aleyhine İzmir 9. İş Mahkemesinde esas sayı ile açmış olduğu davanın reddedilmesi üzerine yapılan itiraz neticesinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin

Dosya No, Esas numaralı istinaf kararında, 2829 sayılı Kanunun uyarınca hizmet birleştirmesi zorunluluğu öngören Kurum işleminin iptaliyle, davacıya salt 5510 sayılı Kanunun 4/1 -(a)

maddesi kapsamındaki prim ödeme gün sayısı üzerinden 01/07/2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği, üç aylık süre gözetilerek davacının hak ettiği aylıklarına 01/10/2019 tarihinden başlamak üzere yasal faiz uygulanmasına hükmedildiğinden, sadece 4/1-(a) hizmeti toplamı 8787 gün üzerinden 01/07/2019 tarihinden geçerli aylık bağlandığı,

2.4. Sigortalının 5510 sayılı Kanunun 4/1-(a) ve 4/1-(b) bentleri kapsamındaki tüm hizmetlerinin 2829 sayılı Kanun kapsamında bulunduğu, ancak, sigortalı hakkındaki kesinleşen mahkeme kararına istinaden sadece 4/1-(a) hizmetleri dikkate alınarak 1/07/2019 tarihinden geçerli aylık bağlandığı, 2.5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun “Yaşlılık toptan ödemesi ve ihya” başlıklı 31 inci maddesinde; Kanunun 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar ile bu Kanuna göre ilk defa (c) bendi kapsamında sigortalı olanlardan, herhangi bir nedenle çalıştığı işten ayrılan veya işyerini kapatan ve yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli yaş şartını doldurduğu halde malullük ve yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanamayan sigortalıya, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında ise kendi adına bildirilen, (b) bendi kapsamında ise ödediği malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin her yıla ait tutarının, primin ait olduğu yıldan itibaren yazılı istek tarihine kadar geçen yıllar için, her yılın gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek toptan ödeme şeklinde verileceğinin hüküm altına alındığı, 2.6. Sonuç olarak, yaşlılık toptan ödemesi yapılabilmesi malullük ve yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanamama şartına bağlandığından, 01/07/2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almakta olan

‘a 4/1-(b) kapsamındaki sigortalılığına ait olan ancak mahkeme kararı gereği aylık hesabında dikkate alınmayan primler nedeniyle yaşlılık toptan ödemesi yapılmasına imkan bulunmadığı, 2.7. Başvuru sahibine kesinleşen mahkeme kararına istinaden 4/1-a bendi kapsamında bağlanan aylıkta

Kanunun 4/1-(b) bendi kapsamında geçen süreleri dikkate alınamamış olmakla birlikte adı geçenin

SGK’den aylık alması nedeniyle söz konusu sürelerin Kanunun 31 inci maddesi kapsamında yaşlılık toptan ödemesi olarak ödenmesinin mümkün olmadığı, 2.8. Diğer taraftan, Anayasanın 138 inci maddesi gereği, kesinleşmiş yargı kararları değiştirilmeden uygulanmak zorunda olduğundan, yargı kararları sonucunda oluşan istisnai durumlar için mevzuat

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

düzenlemesi yapılmasına gerek olmadığı değerlendirildiğinden, ilgi yazınızda bahsedilen tavsiye kararı doğrultusunda Kurumumuzca yapılacak bir işlem bulunmadığı, açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında: “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler.”

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında: “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5. 27/5/1983 tarih ve 18059 sayılı Resmi Gazete yayımlanan 24/5/1983 tarihli mülga 2829 sayılı

Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un 5.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesi; “Bu Kanunun amacı; çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle ilgililerin sosyal güvenliklerinin sağlanması usul ve esaslarının düzenlenmesidir.” 5.2. “Hizmet sürelerinin birleştirilmesi” başlıklı 4 üncü maddesi; “Kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilir. Ancak, hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, bu Kanun hükümleri uygulanmaz.” 5.3. “Aylığı bağlayacak kurum” başlıklı 8 inci maddesi; “Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.” 6. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Yaşlılık toptan ödemesi ve ihya” başlıklı 31 inci maddesinde; “4 üncü maddenin birinci fıkrasının; (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar ile bu Kanuna göre ilk defa (c) bendi kapsamında sigortalı olanlardan, herhangi bir nedenle çalıştığı işten ayrılan veya işyerini kapatan ve yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli yaş şartını doldurduğu halde malullük ve yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanamayan sigortalıya, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında ise kendi adına bildirilen, (b) bendi kapsamında ise ödediği malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin her yıla ait tutarı, primin ait olduğu yıldan itibaren yazılı istek tarihine kadar geçen yıllar için, her yılın gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek toptan ödeme şeklinde verilir.

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

Bu Kanuna göre toptan ödeme yapılarak hizmetleri tasfiye edilmiş bulunanlardan, yeniden bu Kanuna tabi olarak malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olanlar, yazılı olarak müracaat etmeleri halinde, aldıkları toptan ödemenin ödeme tarihi ile yazılı istek tarihi arasında geçen yıllar için her yılın gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek bulunan tutarın ilgiliye tebliğ tarihini takip eden ayın sonuna kadar ödemeleri halinde, bu hizmetler ihya edilerek bu Kanunun uygulanmasında dikkate alınır.” hükmünü amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan

“Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8. Sigortalının malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasına tabi 01/10/1986 tarihi ila 29/07/2013 tarihleri arası

5510 sayılı Kanunun 4/1-(a) bendi kapsamında 8787 gün, 30/07/2013-30/06/2018 tarihleri arası 1772 gün

4/1-(b) bendi kapsamında hizmetinin bulunduğu, başvuranın hizmet birleştirmesi yapılmaksızın 4/1-a bendi kapsamında bulunan hizmetleri üzerinden aylık bağlanması talebiyle İzmir 9. İş Mahkemesinde dava açtığı, davanın ilk derece mahkemesinde reddedilmesi üzerine istinaf kanun yoluna başvurduğu, İzmir

Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince, 4/1-b hizmetleri dikkate alınmaksızın 5510 sayılı

Kanunun 4/1-a maddesi kapsamındaki prim ödeme gün sayıları üzerinden 01/07/2019 tarihi itibariyle başvurana yaşlılık aylığı bağlanması yönünde hüküm kurulduğu ve söz konusu hükmün Yargıtay tarafından onandığı, başvuranın bu sefer emeklilik hesabında dikkate alınmayan 30/07/2013-30/06/2018 tarihleri arası

1772 gün 4/1-(b) hizmetine ilişkin yapılan prim ödemelerinin iadesi talebiyle SGK’ye başvuruda

bulunduğu, SGK tarafından adı geçenin aylık alması nedeniyle söz konusu sürelerin Kanunun 31 inci maddesi kapsamında yaşlılık toptan ödemesi olarak ödenemeyeceği gerekçe gösterilerek talebin reddedildiği, bunun üzerine başvuranın 5510 sayılı Kanunun 4/1-b maddesi kapsamında yapılan prim ödemelerinin iadesi talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunduğu görülmektedir.

9. Somut olay kapsamında yapılan incelemede; başvuruya konu talebin başvuranın 4/1-b kapsamındaki hizmetlerinin iadesine ilişkin olduğu, İzmir 9. İş Mahkemesinde açılan dava konusunun ise 4/1-b kapsamındaki sigorta primlerinin dikkate alınmadan sadece 4/1-a kapsamında aylık bağlanması talebine ilişkin olduğu, dolayısıyla başvuruya konu talebin açılan davaya konu edilmediği tespit edilmiştir.

10. Kurumumuza yapılan başvuruya konu ihtilafın; emekli aylığı bağlanırken dikkate alınmayan 4/1-b hizmetlerine ilişkin primlerin iade edilip edilemeyeceği noktasında toplandığı görülmektedir.

11. Dosya kapsamında yapılan incelemede; başvuran ’ın İzmir 9. İş Mahkemesinde açtığı davanın reddedilmesi üzerine istinaf kanun yoluna başvurulduğu, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10.

Hukuk Dairesince, “Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

Hakkındaki 2829 sayılı Kanunun amacı: hiçbir Kurumdaki hizmeti tek başına aylık bağlanmasına yeterli olmayan sigortalı ya da hak sahiplerine, değişik Kurumlardaki hizmet süreleri birleştirilmek suretiyle aylık bağlanmasını sağlamak, bu suretle değişik Kurumlardaki hizmetlerin ziyan olmasını önlemek olup; bazı

Sosyal Güvenlik Kurumlarında geçen hizmet süreleri toplamının tek başına aylık bağlanmasına yeterli olması halinde, diğer Kurumlarda geçen hizmetlerin birleştirilmesinde; sigortalının ya da hak sahibinin iradesinin de bu yönde olması koşuluyla zorunluluk bulunmadığı yerleşik Yargıtay içtihatlarıyla belirlenmiş olduğundan, (Yargıtay HGK 07.03.2012 tarih ve 2011/21-814 E. 2012/132 K; E 10. HL), 2005/8394 E. 2005/12498 K. sayılı ilamları); aylık başvurusu yaparken, hizmet birleştirmesi yapılmaksızın, salt 5510 sayılı Yasanın 4/1 -a maddesi (506 sayılı Yasa) kapsamındaki sigortalılık süresi üzerinden aylık bağlanması istemini dile getiren davacı yönünden, 506 sayılı Yasanın Geçici 81/B maddesi uyarınca aylık koşullarının irdelenme zorunluluğu bulunduğundan; ilk derece mahkemesince, davalı Kurumun hizmet birleştirme zorunluluğunu öngören işleminin iptaline karar verilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Denilerek, “Yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için 2829 sayılı Yasa uyarınca hizmet birleştirmesi zorunluluğu öngören

Kurum işleminin iptaliyle; davacıya, salt 5510 sayılı Yasanın 4/1-a maddesi kapsamındaki prim ödeme gün sayısı üzerinden 01.07.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği; üç aylık inceleme süresi gözetilmek suretiyle davacının hakkettiği yaşlılık aylıklarının, 01.10.2019 tarihinden başlamak üzere, her bir aylığın ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gereğinin tespitine,” karar verilmiştir.

12. Hizmet birleştirmesi yapılmaksızın emekli aylığı bağlanması yönünde yargı organlarınca verilmiş içtihat niteliğinde kararlar (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06/02/2002 tarihli ve 2002/21-132 E., 2002/139 K.; 10/03/2010 tarihli ve 2010/10-126 E., 2010/133 K.; 15/1/2014 tarihli ve 2013/235 E., 2014/9

K.; 12/02/2014 tarihli ve 2013/486 E., 2014/89 K.; Danıştay Onbirinci Dairesinin 17/01/2017 tarihli ve 2013/389 E., 2017/17 K.) bulunmakla birlikte konu hakkında Kurumumuzca verilmiş 21/10/2013 tarihli ve 2013/53, 21/11/2016 tarihli ve 2016/2644 Karar No’lu Tavsiye Kararları bulunmaktadır.

13. Gerek başvuran ’a yönelik verilen kararda gerekse Yargıtayın yerleşik içtihatlarında; farklı statülerde çalışması bulunanların hizmet sürelerinin, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla, 2829 sayılı

Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazandığında birleştirileceği, hizmet sürelerinin toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde ise 2829 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmayacağının açıkça ortaya konulduğu görülmektedir.

14. Söz konusu kararlarda; SGK’nın, 2829 sayılı Kanunun hizmet birleştirmesinin zorunluluğuna yönelik hükmü gerekçe göstererek yaptığı idari işlemlerin, yine 2829 sayılı Kanunun hizmetlerin ziyan olmasını önlemek maksadına aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edildiği ve iradesinin bu yönde olması koşuluyla hak sahiplerine emekliliğe yeten statüden aylık bağlandığı görülmektedir. Somut olayda ise yaşlılık aylığı bağlanma koşullarının, 506 sayılı Yasanın Geçici 81/B-g maddesi kapsamında değerlendirildiği ve 11/06/2019 tarihinde gerçekleştiği gözetilerek 01/07/2019 tarihi itibariyle bağlanmasına karar verildiği görülmektedir.

15. Diğer yandan söz konusu kararlarda tek statüden aylık almaya hak kazanılması halinde aylık bağlanması yönünde hüküm kurulduğu ancak SGK’nın uhdesinde olmakla birlikte emekli aylığı hesabında dikkate

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

alınmayan diğer statülerdeki prim ödemelerinin ne olacağı hususunda herhangi bir değerlendirmeye yer verilmemesi ayrı bir uyuşmazlık ve çekişme konusunu oluşturmaktadır.

16. Bu kapsamda öncelikle SGK tarafından emekli aylığı hesabında dikkate alınmayan hizmetlere ilişkin prim ödemelerinin iade edilmeme gerekçesi irdelenecektir.

16.1. SGK, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun “Yaşlılık toptan ödemesi ve ihya” başlıklı 31 inci maddesinde; yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanamayan sigortalıya 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında ise kendi adına bildirilen, (b) bendi kapsamında ise ödediği malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin her yılın gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek toptan ödeme şeklinde verileceğinin hüküm altına alındığını, 16.2. Dolayısıyla, yaşlılık toptan ödemesi yapılabilmesinin malullük ve yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanamama şartına bağlandığından bahisle, mahkeme kararı gereği aylık hesabında dikkate alınmayan primler nedeniyle yaşlılık toptan ödemesi yapılmasına imkan bulunmadığı gerekçesiyle yaşlılık aylığı hesabında dikkate alınmayan primlerin iadesine yönelik talebin başvurana emekli aylığı bağlandığı gerekçesiyle reddedildiği görülmektedir.

17. Gerçekten de, 5510 sayılı Kanunun 31 inci maddesinde; herhangi bir nedenle çalıştığı işten ayrılan veya işyerini kapatan ve yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli yaş şartını doldurduğu halde malullük ve yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanamayan sigortalıya ödediği malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin her yıla ait tutarı, primin ait olduğu yıldan itibaren yazılı istek tarihine kadar geçen yıllar için, her yılın gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek toptan ödeme şeklinde verileceğinin düzenlendiği ve yaşlılık toptan ödemesine ilişkin şartların ortaya konulduğu görülmektedir.

18. Ancak, yukarıda yer verilen yargı kararları ayrıca başvuran hakkında verilen ve Yargıtay tarafından da onanan kararlardan görüleceği üzere başvuranın yaşlılık aylığı koşulları belirlenirken, 506 sayılı Yasanın

Geçici 81/b maddesi esas alınarak aylığın bağlandığı, 5510 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra, 30/07/2013 tarihinde başlayan 4/1-b statüsünde geçen 1772 gün hizmetinin ise dikkate alınmadığı görülmektedir. O halde hizmet birleştirmesi yapılmaksızın aylığı bağlanan başvuranın hizmetlerine yönelik toptan ödeme koşulları belirlenirken her statünün koşullarının ayrı ayrı belirlenmesi gerektiği değerlendirilmektedir. Dolayısıyla 4/1-a statüsünden tarafına yaşlılık aylığı bağlanan başvuranın, 5510 sayılı Kanunun yaşlılık aylığı bağlanamaması koşulu irdelenirken atıl durumda kalan 4/1-b hizmetlerine yönelik yaşlılık aylığı bağlanıp bağlanmayacağı hususuna ilişkin koşulların belirlenmesi ve toptan ödeme koşulunun bu çerçevede ortaya konulması gerekmektedir. Dolayısıyla 5510 sayılı Kanunun toptan ödeme koşullarını düzenleyen 31 inci maddesinin şartlarından olan yaşlılık aylığı alamama koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği hususu irdelenecektir.

19. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun E.2013/235 ve K.2014/9 sayılı Kararında, çifte sigortalılık üzerinden birden fazla yaşlılık aylığı bağlanamayacağına ilişkin yapılan değerlendirmede özetle; 19.1. “Sosyal güvenlik, toplumda yaşayan her kesimi hiçbir ayrım gözetmeksizin hayatın çeşitli sosyal risklerine karşı ekonomik güvence altına alarak yarın endişesinden kurtarmaya, toplumda yoksul ve muhtaç insanlara yardım ederek, onlara insan onuruna yaraşır en az yaşam düzeyi sağlamaya çalışır.

/

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

Böylelikle bir ülkede, sosyal adaletin ve sosyal devlet ilkesinin gerçekleştirilmesine hizmet eder. Sosyal edimler (yardımlar) sağlayan tüm alanlarda olduğu gibi, sosyal sigortalar da sosyal adalet ve sosyal güvenliğin gerçekleştirilmesi amacına hizmet etmeye ve insana, insan onuruna layık bir yaşam düzeyi sağlamaya yöneliktir. Sosyal güvenlik, sadece insanların geleceğini güvence altına almaya yönelik bir kurallar bütünü olmayıp, her şeyden önce bir sosyal program ya da politikadır. Bu politikada asıl hedef, insanların belirli sosyal risklere karşı ekonomik güvenliklerinin ve sosyal adaletin sağlanması ise de, bunun içinde durmadan değişen kural ve ilkeler, türlü yöntemler ve önlemler yer almaktadır. Bu niteliği itibarıyla sosyal güvenlik bir hukuk dalı olmaktan çok, bir sistemdir (Prof.Dr.A.Can Tuncay/Prof.Dr. Ömer Ekmekçi, Yeni Mevzuat Açısından Sosyal Güvenlik Hukukunun Esasları, 2’nci Bası, İstanbul 2009, s. 3, 5, 115).

19.2. Devletin, Anayasa’da güvence altına alınan sosyal güvenlik haklarının yaşama geçirilmesi için gerekli teşkilatı kurması ve diğer önlemleri alması, sosyal güvenlik politikalarını bilimsel verilere göre belirlemesi ve bunun için gerekli yasal düzenlemeleri yapması doğaldır. Sosyal sigorta programlarının sigortacılık ilkeleri ve çağdaş standartlarla uyumu ve malî açıdan sürdürülebilirliği, sosyal sigorta kuruluşlarının idarî ve malî etkinliklerinin artırılması için gerekli rejimin oluşturulmasını zorunlu kılar.

Nesnel ve sürekli kurallarla sağlam ve sağlıklı temellere oturtulmayan bir sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilir olması düşünülemez. Bu düzenin korunması Anayasa’nın 60’ıncı maddesinde yer alan sosyal güvenlik hakkının güvenceye alınması için de zorunludur (Anayasa Mahkemesi’nin 26.01.2011 gün ve 2008/109 Esas, 2011/25 Karar sayılı kararı).

19.3. Ülkemizde, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız

Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu, 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanunu, 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu, 5434 sayılı Türkiye

Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu olmak üzere beş ana sosyal güvenlik yasası bulunmakta olup, bu mevzuatlarda düzenlenen sosyal güvenlik hakkı, Sosyal Sigortalar Kurumu, kısaca Bağ–Kur olarak adlandırılan Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu ve Türkiye

Cumhuriyeti Emekli Sandığı tarafından yerine getirilmekte iken, öncelikle 20.05.2006 tarihinde Resmi

Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, örgütlenme yasası niteliğindeki 5502 sayılı Sosyal Güvenlik

Kurumu Kanunu ile kamu tüzel kişiliğine sahip, idari ve mali açıdan özerk Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)

kurularak, anılan üç kurum tek çatı altında bu Kurum’da birleştirilmiş, sonrasında mevzuat birliğini sağlamaya yönelik olarak, istisnaları dışında 01.10.2008 günü yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun kabul edilmiştir.

….

19.4. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kurularak, üç ayrı sosyal güvenlik kurumu, tek çatı altında birleştirilmiş, mevzuat birliğini sağlamaya yönelik olarak da, 5510 sayılı Kanun’un kabul edilmesi dikkate alındığında, sosyal güvenlik sisteminin yapısı itibariyle, çifte sigortalılık üzerinden birden fazla yaşlılık aylığına hak kazanmaya olanak vermediğinin kabulü gerekir. Öte yandan, çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle ilgililerin sosyal güvenliklerinin sağlanması amacı ile kabul edilen 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak

Geçen Hizmetlerinin Birleştirilmesi Hakkındaki Kanunun, 4.maddesinde aynı tarihlere rastlamayan çalışmaların birleştirilebilmesi için, birleştirilen çalışmaların toplamının aylık bağlanmasına yeterli

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

olması gerekmektedir. Bu nedenle aynı tarihlere rastlamayan çalışmaların her iki çalışmaların birleştirilmesinden, çalışmaların toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde birleştirilmeleri mümkün olmadığı gibi; tek başına bir çalışmanın aylık bağlanmasına yeterli olması halinde, kişinin tüm sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmet sürelerini birleştirmeye zorlamayacağı gibi, hizmet birleştirilmesi yapılarak yaşlılık aylığı bağlanan kişilerin, çalışmaya başlaması nedeniyle yaşlılık aylıklarının kesilmesi halinde, çalışmanın sona ermesi üzerine tekrar bağlanacak olan yaşlılık aylığının hesaplanmasında önceki hizmet birleştirmesinin değerlendirilmesini yasaklayan açık bir düzenleme de söz konusu değildir. Aksi düşünce bir kurumda geçen çalışmaların bölünerek iki farklı yaşlılık aylığı bağlanmasında değerlendirilebileceği sonucunu doğuracak olup bu ise 2829 sayılı

Kanunun amacına aykırı olduğu gibi, sosyal güvenlik sisteminin genel ilkelerine de aykırı olacaktır.”

Denilerek hem 5510 sayılı Kanuna göre çifte maaş alınamayacağı konusu açığa kavuşturulmuş hem de

2829 sayılı Kanuna göre hak sahiplerinin hizmet birleştirmeye zorlanamayacağı açıkça ifade edilmiştir.

20. Buradan hareketle 4/1-a statüsünden emekli aylığı bağlanan başvurana 4/1-b statüsünden aylık bağlanamayacağı ve aylığa 4/1-b statüsünden hak kazanamayacağı rahatlıkla söylenebilir. Bu çerçevede,

5510 sayılı Kanunun 31 inci maddesinde toptan ödemeye ilişkin yaşlılık aylığı bağlanmasına hak

kazanamama şartının gerçekleştiği de açıktır.

21. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvurana yargı kararı doğrultusunda hizmet birleştirmesi yapılmaksızın 5510 sayılı Kanunun 4/1-a statüsünden bağlanan emekli aylığı, çifte emekliliğe olanak vermeyen düzenlemelerle birlikte değerlendirildiğinde, 4/1-b statüsünde geçen hizmetleri için yapılan prim ödemelerinin başvuran için ikinci bir emeklilik hakkı yaratmayacağı dolayısıyla başvuranın 4/1-b statüsünden yaşlılık aylığına hak kazanamama koşulunu sağladığı ve toptan ödemeye ilişkin şartların gerçekleştiği değerlendirildiğinden, başvurana ilgili idare tarafından 4/1-b geçen hizmetlerine ilişkin primlerinin iade edilmemesine yönelik idari işlemde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunamamıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

22. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde, tam ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde

“kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, başvurana yönelik işlemlerinde başvuranın hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı tespit edilmiş olup, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

23. 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse dava açma süresinden (varsa) arta kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İzmir İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Başvuranın, yaşlılık aylığı bağlanırken dikkate alınmayan 4/1-(b) kapsamındaki hizmetlerinin 5510 sayılı Kanunun 31 inci maddesi kapsamında değerlendirilerek toptan ödeme şeklinde başvurana ödenmesi hususunda SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca

bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr