|
ÖZET: Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile kesilen emekli aylığının yeniden bağlanması ve ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacının çalıştığına dair bildirimlerin gerçeği yansıtmadığı ve sahte olduğu gerekçesiyle asıl davayı reddetmiş, birleşen davada ise Kurumun yersiz ödemelerini kabul etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, ilk mahkeme kararını onayarak, davacının sunduğu delillerin geçersiz olduğunu ve Kurumun işlemlerinin yerinde olduğunu belirtmiştir.
Mahkeme, Sosyal Güvenlik Denetmen raporuna dayanarak, davacının emekli aylığına hak kazanmadığını ve yapılan bildirimlerin fiili çalışmaya dayanmadığını tespit etmiştir. Bu nedenle, davacının talep ettiği yeniden bağlanma ve ödenmeyen aylıkların iadesi talepleri reddedilmiştir. Temyiz aşamasında, davacı vekilinin ileri sürdüğü nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca onanmış ve davacının talepleri reddedilmiştir. Bu durum, Kurum işlemlerinin hukuka uygunluğunu ve davacının emekli aylığına hak kazanmadığını ortaya koymaktadır. |
10. Hukuk Dairesi 2024/7948 E. , 2024/10362 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2612 E., 2024/707 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/101 E., 2022/643 K.
Taraflar arasındaki asıl davada, Kurum işleminin iptali ile kesilen emekli aylığının yeniden bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesi, birleşen yersiz aylıkların tahsili istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı/birleşen davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/birleşen davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı vekili; davacının, dava dışı …’e ait 1079939.010 sicil numaralı iş yerinde fiilen çalışmadığı gerekçesiyle bu iş yerinden davacı adına bildirilen çalışmaların iptal edildiğini ayrıca yaşlılık aylığının kesilerek ödenen yaşlılık aylıkları ile sağlık giderlerinin ve bayram ikramiyesinin geri istendiğini, davacının haciz baskısı ile Kuruma 08.03.2022 tarihinde 4.000,00 TL, 23.03.2022 tarihinde 4.739,85 TL ve 23.03.2022 tarihinde 30,02 TL GSS ödemesi yaptığını, Kurum işlemlerinin yerinde olmadığını, davacının iptal edilen bildirimlerinin gerçek çalışmaya dayandığını, taleplerin de zamanaşımına uğradığını ileri sürerek yaşlılık aylığının kesilme tarihinden yeniden bağlanmasına ve ödenmesine, yapılan kesintilerin yasal faizleriyle birlikte davacıya iadesine, davacının Kuruma herhangi bir borcu bulunmadığının tespiti ile 9.926,82 TL, 158.251,38 TL, 9.736,99 TL tutarındaki borç bildirimlerinin iptaline, davacının haciz baskısı ile Kuruma ödediği tutarların ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Balıkesir 1. İş Mahkemesinin 2022/304 Esas sayılı dosyasında davacı Kurum vekili; …’e ait 2 8110 01 01 1079939 010 01 22 sicil sayılı iş yeri ile ilgili olarak Kurum denetmenlerince düzenlenen 2020/409125/01 sayılı raporda; davalı adına yapılan bildirimlerin fiili çalışmaya dayanmadığının ve iptal edilmesi gerektiğinin bildirilmesi üzerine anılan iş yerinden davalı adına yapılan bildirimlerin ve bağlanan yaşlılık aylığının iptal edildiğini ve 151.483,06 TL yersiz ödemenin davalı adına borç olarak kaydedildiğini ileri sürerek; davalıya 23.12.2012 tarihinden 23.12.2021 tarihine kadar yersiz ödenen aylıkların davalıdan istirdatına, bakiye 151.483,06 TL’nin her bir aylığın ayrı ayrı ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı Kurum vekilinin Kurum işleminin doğru olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile denetmen raporu, tanık anlatımları ile davacının, davaya konu edilen çalışma bildirimlerinin gerçeği yansıtmadığı, yaşlılık aylığı alabilmesi amacıyla eksik gün sayısını tamamlamak için yapılan gerçeğe aykırı bildirimler olduğu dolayısıyla sahte bildirimlerden dolayı sigortalılık sürelerinin iptali nedeniyle yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli sigortalılık süresi mevcut olmadığından ödenen yaşlılık aylıklarının yersiz ödendiği anlaşıldığından Mahkemenin asıl 2022/101 Esas sayılı dosyası yönünden, davanın reddine, mahkeme dosyası ile birleşen 2022/304 Esas sayılı dosyası yönünden, davanın kabulüne, 151.483,06 TL yersiz ödemeye ilişkin Kurum alacağının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı Kuruma verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/birleşen davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı/birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı adına çalıştığı işe giriş bildirgesi ile işten ayrılış bildirgesinin Kuruma verildiğini ve primlerinin düzenli olarak Kuruma ödendiğini, tüm resmi işlemlerin eksiksiz olarak yerine getirildiğini, aradan 10 yıl geçtikten sonra, davacının tüm sosyal güvenlik haklarının iptal edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya üzerinden birleştirme kararı verildiğini ancak bu davaya ilişkin dava dilekçesinin davacıya gönderilmeyip, sadece birleştirmeye ilişkin gerekçeli karar gönderildiğini, Kurumun açtığı istirdat davasının, usul ve yasaya aykırı şekilde açıldığını, asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu hizmet bildirimlerinin geçersiz sayılmasına dayanak teşkil eden 10.03.2020 tarih ve 2020/409125/01 sayılı Sosyal Güvenlik Denetmen raporunun içeriği ile yapılan tespitler, alınan beyanlar ve tutulan tutanaklar; iş yerinin kapsam ve kapasitesi nazara alındığında aralarında davacı/davalı …’ın da olduğu 77 kişi adına hizmet bildirimi yapılması hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi yapılan tüm bildirimlerin de geçersiz sayılmış olmaları, komşu iş yeri tanıklarının beyanları, Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından düzenlenen ve aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli sayılması gereken raporun aksinin yani geçersiz sayılan hizmet bildirimlerinin fiili ve gerçek çalışmaya dayandığının davacı/davalı … tarafından somut, yeterli ve inandırıcı delillerle kanıtlanamaması, dava konusu bildirimlerin geçersiz sayılmasından sonra kalan prim gün sayısı nazara alındığında adı geçenin tam veya kısmi yaşlılık aylığına hak kazanmasının da mümkün bulunmaması, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi hep birlikte değerlendirildiğinde; asıl davanın reddine ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine kararverilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı/birleşen davada davalı vekili istinaf gerekçeleri ile karar temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada Kurum işleminin iptali ile kesilen emekli aylığının yeniden bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile ödenmesi, birleşen davada ise istirdat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86/9 uncu maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, hastane kayıtları, dinlenilen taraf ve bordro tanıklarının beyanları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı/birleşen davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıdaki yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.