|
ÖZET: Başvuran, emekli maaşından yapılan kesintilerin haksız olduğunu iddia ederek, bu kesintilerin iade edilmesini ve haciz işleminin kaldırılmasını talep etmiştir. İlgili kesintiler, başvuranın daha önce ortağı olduğu bir şirketin prim borçlarından kaynaklanmaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın şirketin kurucu ortağı ve müdürü olarak bu borçlardan sorumlu olduğunu belirterek, haciz işleminin yasal çerçevede gerçekleştirildiğini ifade etmiştir. Ayrıca, başvuranın pandemi sürecinde yapılan kesintilere dair iddialarının da geçersiz olduğu vurgulanmıştır.
Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın emekli maaşına uygulanan haczin, ilgili yasal düzenlemeler çerçevesinde yapıldığını ve başvuranın borçlu şirketin prim borçlarından dolayı sorumlu olduğunu belirtmiştir. Haciz işleminin, 22/03/2020 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi öncesinde gerçekleştirildiği ve bu nedenle geçerli olduğu ifade edilmiştir. Başvuranın, haczin kaldırılması için gerekli teminatı göstermesi gerektiği de vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiştir. Başvuran, bu karara karşı yargı yoluna başvurma hakkına sahiptir. İlgili idare, başvuranın taleplerine yönelik yasal süreçleri ve başvuru yollarını açıkça belirtmemiştir, bu durum ise iyi yönetim ilkelerine aykırılık teşkil etmektedir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/87844-S.20.95752
BAŞVURU NO : 2020/72954
KARAR TARİHİ : 17/11/2020
RET KARARI
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Emekli aylığından, limitet şirket prim borcu nedeniyle yapılan kesinti hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 19/06/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılmış olan başvuruda; başvuran, BAĞ-KUR emeklisi olduğunu, yirmi yıl önce kapattığı işyerinin prim borcu nedeniyle emekli maaşına haciz konulduğunu, bu nedenle 560 TL kesinti yapıldığını, emekli maaşından aynı zamanda kredi ödemesinin de bulunduğunu, her iki kesinti nedeniyle geçinemez duruma geldiğini, emekli maaşından başka gelirinin bulunmadığını, pandemi sürecinde haciz işleminin yapılamayacağına dair
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi bulunmasına rağmen maaşından yapılan kesintilerin devam ettirildiğini belirterek yapılan kesintileri iade edilmesini ve haciz işleminin kaldırılmasını talep etmektedir
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Trabzon Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü
Karadeniz Sosyal Güvenlik Merkezinin konuya ilişkin 01/07/2020 tarih ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle; 2.1. Merkezlerinde işlem gören İNŞ. HARF. NAK. İTH. İHR. TİC. LTD.
ŞTİ.’nin ödenmeyen prim ve diğer borçlardan dolayı, şirket yetkilisi ödeme emri gönderildiği ve akabinde Kurumlarından almakta olduğu emekli maaşı üzerine taraflarınca haciz konulduğu, 2.2. İşverenden ödenmesi gereken borcun, merkezlerinde işlem gören İNŞ.
HARF. NAK. İTH. İHR. TİC. LTD. ŞTİ.’ne ait vadesi geçen sigorta primi, işsizlik sigortası
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
primi ve damga vergisi olduğu, işveren söz konusu şirkette üst düzey yönetici sıfatını taşıması nedeniyle kendisine ödeme emri gönderilerek hakkı ilgili kanun hükümleri gereği icra takibi başlatıldığı, 2.3. Uyuşmazlık konusu edilen borç amme alacağı olduğundan 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre icra takibi başlatıldığı, 5510 sayılı Kanun ve 6183 sayılı Kanunun ilgili hükümlerine istinaden ödeme emirleri gönderilerek borcun tahsili cihetine gidildiği, akabinde Kurumlarından almakta olduğu emekli maaşına haciz konulduğu, 2.4. Bahse konu işverenin söz konusu borçlu şirketin eski ortağı olmadığı, 27 Şubat 2008 tarihli ve 7008 sayılı yayımlanan Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 836 ncı sayfasından da anlaşılacağı üzere şirketin kurucu ortağı olduğu, aynı yayımın 837 nci sayfasında beş yıl süreli şirket müdürü olarak seçildiği ve ilgili borç döneminde bu sıfatı taşıdığı, 2.5. 6183 sayılı Kanunun 35 inci maddesi kapsamında uyuşmazlık konusu edilen borcun, şirketin tüzel kişiliğinden tahsiline yönelik işlemlerin yapıldı, söz konusu şirket tüzel kişiliğine ödeme emri gönderilerek icra takibine başlanıldığı, borçlu şirket adına kayıtlı taşınır/taşınmaz mal varlığı(gayrimenkul ve araç) araştırması yapıldığı, ancak herhangi bir kayda rastlanılamadığı, bu nedenle 5510 sayılı ile 6183 sayılı Kanunun ilgili maddeleri gereği şirket üst düzey yöneticilerine borcun tahsiline yönelik işlemler yapıldığı, 2.6. Başvuranın bahse konu haciz işlemleriyle ilgili merkezlerine 01/06/2020 tarihinde itirazda bulunduğu, 02/06/2020 tarihli ve sayılı yazıları ile kendisine ayrıntılı bilgi verildiği, söz konusu cevabi yazılarının 11/06/2020 tarihinde ikametgahında eşi tebliğ edildiği, 2.7. Başvuranın emekli aylığına taraflarınca konulan haczin 22/03/2020 tarihli ve 31076 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2279 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinden önce olduğu, söz konusu haczin 11/03/2020 tarihinde başvuranın emekli maaşı üzerine işlendiği, 2.8. Başvurana gönderilen 26/11/2018 tarihli ve sayılı 2010/8-2012/7. ay arası dönemleri içeren ödeme emrinin ikametgâh adresinde eşi tarafından 03/12/2018 tarihinde tebliğ alındığı, ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, 2.9. Başvuranın başvurusunda belirttiği üzere kendisine herhangi bir tebligat yapılmadan haciz işlemi uygulandığına yönelik herhangi bir bulguya rastlanılmadığı, 2.10. Başvuranın 12/07/2018 tarihli ve sayılı dilekçe ile söz konusu borçlu şirkete ait takibe konu sigorta primi, işsizlik sigortası primi ve damga vergisi borçlarının tamamını
7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun kapsamında 18 taksitte ödeme üzere yapılandırdığı ve bu kapsamda kendisine çıkarılan ödeme planını bizzat imzalayarak tebliğ aldığı, 2.11. Başvuranın söz konusu başvurusunda belirttiği üzere 22/03/2020 tarihli ve 31076 sayılı
Resmî Gazete’de yayımlanan 2279 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinden sonra herhangi bir haciz işlemi yapılmadığı, 11/03/2020 tarihinde haciz işleminin sisteme işlendiği,
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
2.12. Başvuranın itiraza konu talebinde belirttiği üzere yirmi yıl önce kapattığı iş yerine ait bir borca ilişkin haciz işleminin yapılmadığı, söz konusu şirketin 2010/8-2012/7 nci ay arasındaki prim ve diğer borçları için haciz yapıldığı, ayrıca şirket tüzel kişiliğinin sona erdiğine dair Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde herhangi bir kayda rastlanılamadığı, 2.13. Söz konusu borçlu şirkete ait mal varlığı araştırmasında şirkete ait herhangi bir taşınır/taşınmaz mal varlığı tespit edilemediği, bu sebeple takibe konu borcun şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine, 5510 sayılı Kanun ile 6183 sayılı
Kanunun ilgili hükümleri gereği şirket üst düzey yöneticilerine haciz işlemi yapıldığı, bu hususlar dikkate alındığında Merkezlerince yapılan iş ve işlemlerde herhangi bir isabetsizlik olmadığı, 2.14. 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi gereğince söz konusu şirketin takibe konu borçları için gerekli teminatın gösterilmesi ve uygun tutarda peşinatın yatırılması halinde başvuranın yazılı talebine istinaden emekli maaşına uygulanan haciz işleminin iptal edilebileceği, 2.15. 6183 sayılı Kanunun 71 inci maddesinin “…Asgari ücreti aşmayan aylık gelirlerin onda birinden fazlası haczolunamaz.” hükmü gereğince 11/03/2020 tarihinde emekli maaşına ¼ oranında uygulanan haciz işleminin başvuranın Kurumlarından almakta olduğu emekli maaşı tutarının net asgari ücretin altında olduğunun tespit edilmesi üzerine 15/06/2020 tarihinde söz konusu haciz oranının 1/10 olarak güncellendiği, İfade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.
5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun; 5.1. “Primlerin ödenmesi” başlıklı 88 inci maddesinin on altıncı fıkrasının birinci cümlesi ile on sekizinci ve yirminci fıkralarında; “Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanır. Kurum, 6183 sayılı Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır.
…
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
Kurumun 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen prim ve diğer alacakları amme alacağı niteliğinde olup, imtiyazlı alacaktır. Kurumun taraf olduğu her türlü dava ve icra takiplerinin kısmen veya tamamen aleyhe neticelenmesi halinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda yazılı tazminat ve cezalar Kurum hakkında uygulanmaz.
…
Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.” 5.2. “Devir, temlik, haciz ve Kurum alacaklarında zamanaşımı” başlıklı 93 üncü maddesinin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının birinci cümlesinde; “Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez. Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir.
Kurumun prim ve diğer alacakları ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak on yıllık zamanaşımına tâbidir.”
” 6. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun 6.1. “Limited şirketlerin amme borçları” başlıklı 35 inci maddesinde, “Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar.
Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.
Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.
6.2. “Tecil” başlıklı 48 inci maddesinde, “ Amme borcunun vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki veyahut haczolunmuş malların paraya çevrilmesi amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, borçlu tarafından yazı ile istenmiş ve teminat gösterilmiş olmak şartıyla, alacaklı amme idaresince veya yetkili kılacağı makamlarca; amme alacağı 36 ayı geçmemek üzere ve faiz alınarak tecil olunabilir.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
Şu kadar ki, amme borçlusunun alacaklı tahsil daireleri itibarıyla tecil edilen borçlarının toplamı ellibin Yeni Türk Lirasını (bu tutar dahil) aşmadığı takdirde teminat şartı aranılmaz.
Bu tutarın üzerindeki amme alacaklarının tecilinde, gösterilmesi zorunlu teminat tutarı ellibin
Yeni Türk Lirasını aşan kısmın yarısıdır. Cumhurbaşkanı; bu tutarı on katına kadar artırmaya, yarısına kadar indirmeye, yeniden kanuni tutarına getirmeye ve alacaklı amme idareleri itibarıyla bu hadler arasında farklı tutar belirlemeye yetkilidir…” 6.3. “Ödeme emri” başlıklı 55 inci maddesinde, “Amme alacağını vadesinde ödemiyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir “ödeme emri” ile tebliğ olunur…” 6.4. “Haciz” başlıklı 62 inci maddesinde, “Borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tesbit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarı tahsil dairesince haczolunur…”
5434 sayılı Kanuna göre ödenen aylıklar ile bu madde kapsamında bağlanacak aylıklar, memur
maaş katsayılarındaki artışlara göre yükseltilir. Ayrıca 5434 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra barem, teşkilat, kadro ve sair kanunlar ile aynı rütbe, kadro ve sair kanunlarda yapılacak değişiklikler sonucunda aylık tutarlarında meydana gelecek yükselmeler, aynı rütbe, kadro unvanı ve dereceden bağlanmış bulunan emeklilik, malullük ve vazife malullük aylıkları ile dul ve yetim aylıkları hakkında da uygulanır… ” 6.5. “Kısmen haczedilebilen gelirler” başlıklı 71 inci maddesinde, “Aylıklar, ödenekler, her çeşit ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama bağlı olmayan nafakalar, emeklilik aylıkları, sigorta ve emeklilik sandıkları tarafından bağlanan gelirler kısmen haczolunabilir. Ancak haczolunacak miktar bunların üçte birinden çok dörtte birinden az olamaz.
Asgari ücreti aşmayan aylık gelirlerin onda birinden fazlası haczolunamaz.”
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
7. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran, bir numaralı paragrafta da yer verildiği üzere bir dönem ortağı olduğu şirketin prim borcu nedeniyle emekli aylığından yapılan kesinti işlemlerinin kaldırılmasını ve yapılan kesintilerin iade edilmesini talep etmektedir.
9. İlgili idareden edinilen bilgi ve belgelerden, işveren İNŞ. HARF. NAK. İTH.
İHR. TİC. LTD. ŞTİ.’nin 2010/8-2012/7. ay arası dönemleri içeren sigorta prim borçları ve diğer borçlardan, başvuranın 27 Şubat 2008 tarihli ve 7008 sayılı yayımlanan Türkiye Ticaret
Sicili Gazetesi göre şirketin kurucu ortağı olması ve bu tarihten itibaren 5 yıl süre ile şirket
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
müdürü seçilmiş olması nedeniyle sorumlu olduğunu belirtmektedir. Mevcut durum itibariyle somut olayda, tüzel kişi işveren şirketin Kuruma olan sigorta prim borçlarından dolayı başvuranın sorumluluğuna gidilip gidilemeyeceğinin irdelenmesi gerektiği ortadadır.
10. Bu çerçevede belirtmek gerekir ki, Türk sosyal sigortalar sisteminin finansmanının ağırlıklı olarak prim rejimine dayanması nedeniyle Kurumun sosyal güvenlik politikalarını oluşturabilmesi, sosyal güvenlik sisteminin işlerliğini devam ettirebilmesi ve oluşan sosyal riskler yönünden gerekli sosyal sigorta yardımlarının sağlaması için sigorta primlerinin, zamanında ve eksiksiz olarak ödenmesini zorunlu kılmaktadır. Nitekim kanun koyucu
Kurumun en önemli gelir kaynaklarından olan primlerin zamanında ve düzenli olarak tahsilini güvence altına almak amacıyla tüzel kişi işverenler ile birlikte bazı gerçek kişilerin de sorumlu olmaları yönünde bir kısım düzenlemeler getirmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/10/2019 tarihli ve E: 2016/1364, K: 2019/1100 sayılı kararı. Kaynak: www.corpus.com.tr)
Nitekim 5510 sayılı Kanunu’nun 88. maddesinin yirminci fıkrasında, süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklar bakımından tüzel kişiliği haiz işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dâhil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcilerinin de müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları düzenlenmiştir. Kanun ayrıca istisnai olarak, hak sahiplerinin aylıklarının primlerin tahsili için haczedilmesine de cevaz vermiştir.
11. Bu itibarla; somut olayda, Kurumumuza gönderilen belgelerden başvuranın, 27 Şubat
2008 tarihli ve 7008 sayılı yayımlanan Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 836 ncı sayfasından
da anlaşılacağı üzere şirketin kurucu ortağı olduğu, aynı yayımın 837 nci sayfasında beş yıl süreli şirket müdürü olarak seçildiği ve ilgili borç döneminde bu sıfatı taşıdığı anlaşılmaktadır.
Bu doğrultuda Sosyal Güvenlik Kurumunca ödenmesi istenen, anılan işveren şirketin 2010/82012/7. ay arası dönemleri içeren sigorta prim borçları ve diğer borçlardan başvuranın sorumlu olduğu ve ilgili mevzuat hükmü gereğince başvuranın aylıklarının primlerin tahsili için haczedilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır. (Aynı yönde bk. Yargıtay Yirmi Birinci Hukuk
Dairesinin; 8/12/2016 tarihli ve E: 2016/13318, K: 2016/14850; 28/12/2016 tarihli ve E:
2016/14947, K: 2016/15729 sayılı kararları. Kaynak: www.corpus.com.tr )
12. Öte yandan, başvuranın ödenmesi istenilen prim alacağının 20 yıl öncesine ait olduğu ve zamanaşımı süresinin dolduğu iddiasının da irdelenmesi gerekmektedir. Bu noktada 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Kurumun prim alacaklarının, ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak on yıllık zamanaşımına tâbi olduğu görülmektedir. Halihazırda, somut uyuşmazlıktaki ilk aya ait prim borcu, 1/1/2011 tarihinde başlayan on yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Hal böyle iken 2010 yılı Ağustos ayı ve takip eden aylara ait uyuşmazlık konusu prim alacağı hakkında düzenlenen ödeme emrinin 03/12/2018 tarihinde başvuranın eşine tebliğ edildiği görüldüğünden zamanaşımı iddiasının da yersiz olduğu anlaşılmaktadır.
13. Başvuranın diğer bir iddiası ise pandemi sürecinde haciz işlemlerinin yapılamayacağına dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi bulunmasına rağmen bu süreçte maaşından yapılan kesintilerin devam ettirildiğidir. Başvuranın belirttiği 22/03/2020 tarihli ve 31076 sayılı Resmi
Gazete’de yayımlanan 2279 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde, kararnamenin yürürlük tarihinden itibaren 30/04/2020 tarihine kadar yurt genelinde yürütülmekte olan tüm icra ve iflas takiplerinin durdurulmasına ve bu çerçevede taraf ve takip işlemlerinin yapılmamasına, yeni
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
icra ve iflas takiplerinin alınmamasına ve ihtiyati haciz kararlarının icra ve infaz edilmemesine karar verildiği görülmüştür. Bu kapsamda somut olayda, başvuranın emekli aylığına uygulanan haczin 11/03/2020 tarihinde sisteme girildiği, dolayısıyla söz konusu işlemin yürürlük tarihi 22/03/2020 olan 2279 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi öncesinde yapıldığı anlaşıldığından başvuranın söz konusu iddiasının da somut dayanaktan yoksun olduğu kanaatine varılmıştır.
14. Diğer taraftan, başvuran aylığına uygulanan haczin kaldırılmasını da talep etmektedir.
Bilindiği üzere 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesinde, haczin tatbiki durumunda amme borçlusu çok zor duruma düşecek ise borçlunun yazılı talebi ve teminat göstermiş olması şartıyla amme alacağının 36 ayı geçmemek üzere tecil olabileceği belirtilmektedir. Şikâyet başvurusunun bu yönünle ilgili olarak idareden edinilen cevabi yazıda ise, başvuranın ortağı ve müdürü olduğu prim borçlusu söz konusu şirketin gerekli teminatı göstermesi ve uygun tutarda peşinatı yatırması halinde, başvuranın yazılı talebi üzerine emekli maaşı üzerine uygulanacak haciz işleminin iptal edilebileceği belirtilmiştir. Dolayısıyla hem ilgili mevzuat hem de idareden edinilen bilgi ve belgelerden, başvuranın emekli maaşı üzerindeki haczin kaldırılmasının bahsi geçen şirketin prim borçları nedeniyle gerekli teminatı göstermesi ve peşinat ödemesini yapmasına bağlı olduğundan halihazırda idare tarafından başvurunun bu yönüyle ilgili olarak tesis edilebileceği herhangi bir işlem bulunmadığı anlaşılmıştır.
15. Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuranın, bahsi geçen tüzel kişiliğe haiz işveren olan limited şirkette kurucu ortak ve müdür olarak bulunduğu döneme ait prim borcundan sorumlu olduğu, aylıklarının söz konusu prim borçları nedeniyle haczedilebileceği, dolayısıyla bu cihetle gerçekleştirilen Kurum işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı kanaat ve sonucuna ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin
Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Trabzon İş Mahkemelerine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
Bu kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
.