ÖZET: Başvuru, emekli aylığından yapılan kesintilerin kaldırılması ve iadesi talebiyle Sosyal Güvenlik Kurumu’na yöneltilmiştir. Başvuran, memur emeklisi olup, daha önce ortağı olduğu bir şirketin borçları nedeniyle maaşından kesinti yapıldığını ifade etmektedir. Şirketten ayrıldıktan sonra, bu borçlarla hiçbir ilgisi kalmadığını, ancak yine de kesintilerin devam ettiğini belirtmektedir. Başvuran, kesintilerin hukuka aykırı olduğunu ve kendisine tebligat yapılmadan işlem yapıldığını savunmaktadır.

Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın şirketin müdürü olduğu dönemdeki prim borçlarından sorumlu olduğunu açıklamıştır. Kurum, başvuranın 2009-2011 yılları arasında şirketin %95 hissesine sahip olduğunu ve bu nedenle borçların tahsilinde sorumluluğunun bulunduğunu belirtmektedir. Ayrıca, başvuranın zamanaşımı iddiasının da geçersiz olduğu, çünkü prim alacaklarının on yıllık zamanaşımına tabi olduğu ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin reddine karar vermiştir. Başvuranın, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilmemiştir. Başvuranın, idarenin kararına karşı yargı yoluna başvurma hakkı bulunmaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/87636-S.20.95425

BAŞVURU NO : 2020/56507

KARAR TARİHİ : 12/11/2020

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Başvuranın emekli aylığından, limitet şirket prim borcu

BAŞVURUNUN KONUSU :

nedeniyle kesinti yapılması hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 26/05/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran; memur emeklisi olduğunu, 2011 yılı Şubat ayında ortağı olduğu ve daha

sonra ayrıldığı şirket ile bugün hiçbir ilgisinin bulunmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu Mardin

İl Müdürlüğü tarafından emekli aylığına bu şirketin borçlarından dolayı bloke konulduğunu, başvurusu sonrasında blokenin kaldırıldığını, ancak Covid-19 salgını nedeniyle icra takipleri durdurulmuş olmasına rağmen, tebligat yapılmaksızın 2020 yılı Mart ayı döneminden bugüne

3072 TL tutarında kesinti yapıldığını, şirketten ayrıldıktan sonraki döneme ait ve o dönemki

şirket yetkililerinin sorumlu tutulması gereken borçtan sorumlu tutulduğunu, oysa talep edilen

Kurum alacağının kendisinin gerçekleştirdiği bir hukuki işlemden kaynaklanmadığı gibi sorumlu olduğu dönemde ödenmesi gerektiği halde ödenmeyen bir prim borcunun da söz konusu olmadığını, ayrıca söz konusu prim borcu hakkında şirket ve Kurum arasında ihtilafın bulunduğunu, bu kapsamda Mardin İdare Mahkemesince sayılı dosyada görevsizlik kararı verildiğini ve ihtilafın Mardin İş Mahkemesine taşındığını, öte yandan eşi tebliğ edilen borca ilişkin olarak 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, emekli maaşından kesinti yapılmasına muvafakat verilmedikçe kesintinin yapılamayacağını ve kendisinin de bu yönde bir muvafakatinin bulunmadığını, yapılan işlemin kanunsuz olduğunu ve ilgili memurdan şikâyetçi olduğunu belirterek emekli aylığından yapılan kesinti işlemlerinin kaldırılmasını ve emekli aylığından yapılan kesintilerin iade edilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Mardin Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün

başvuru konusuna ilişkin 26/6/2020 tarihli ve sayılı yazısında özetle;

2.1) sayılı sicil sayılı dosyada işlem gören

. unvanlı işyerine ait 2009/2 dönemine ait prim borcunun bulunduğu, 26/6/2020 tarihi itibarıyla 56.706,14 TL borcu kaldığı,

2.2) 29/1/2009 tarihli Mardin Ticaret Sicil Gazetesi’nde yapılan incelemede başvuranın söz

konusu şirketin %95 hissesine sahip olduğu, hissesinin yanında on yıllığına şirket kaşesi veya unvanı altında tüm resmi kurum ve kuruluşlarda şirketin bilcümle iş ve işlemlerinde ahzu kabza münferiden atacağı imza şirketi tam ve yetkili olarak her hususta şirketi temsil ve ilzam etmeye yetkili kılındığının, 9/2/2011 tarihli Mardin Ticaret Sicil Gazetesi’nde başvuranın sahip olduğu hisselerinin tamamını devrederek müdürlüğünün düşürülmesine karar verildiğinin anlaşıldığını,

2.3) Bu kapsamda başvuranın söz konusu şirketin 2009/1 dönemi ile 2011/2 dönemleri

arasında olan prim borçlarından müdürlüğünden dolayı sorumlu olduğu, sorumluluğunun devam ettiği sicil sayılı dosyanın 2009/2 dönemine ait ödenmemiş prim borcunun tahsili için 27/11/2019 tarihli ve sayılı ödeme emrinin 29/11/2019 tarihinde eşi tebliğ edildiği, dolayısıyla başvuran hakkında söz konusu şirketin hem hissedarı hem de müdürü olduğu ve ödenemeyen prim borçlarından dolayı

6183 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan bir takibin bulunduğu,

2.4) Öte yandan 26/6/2020 tarihi itibarıyla şirketin gayri faal ve icra takibinde olan borcunun

627.743,22 TL olduğu, (2010 model DFM markalı) plakalı ve (2011 model FORD markalı) plakalı araçların dışında şirket adına kayıtlı herhangi bir mal varlığının bulunmadığı, ayrıca şirket müdürlerinden ve de ödeme emri gönderildiği ve takip işlemlerinin devam ettiği,

2.5) Sonuç olarak başvuranın sorumlu olduğu dönemlere ait prim borcunun tamamını

ödemesi ya da 6183 sayılı Kanun’un 48. maddesine göre taksitlendirmesi halinde emekli maaşı üzerindeki haczin kaldırılacağı, emekli aylıklarına İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre değil,

5510 sayılı Kanun’un 93. maddesi gereği haciz uygulandığı,

Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine

başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet

Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5.

maddesinin birinci fıkrasında;

“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun;

5.1) “Primlerin ödenmesi” başlıklı 88. maddesinin on altıncı fıkrasının birinci cümlesi

ile on sekizinci ve yirminci fıkralarında;

“Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme

Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanır. Kurum, 6183 sayılı Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır.

…

Kurumun 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen prim ve diğer alacakları amme alacağı niteliğinde olup, imtiyazlı alacaktır. Kurumun taraf olduğu her türlü dava ve icra takiplerinin kısmen veya tamamen aleyhe neticelenmesi halinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda yazılı tazminat ve cezalar Kurum hakkında uygulanmaz.

…

Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.”

5.2) “Devir, temlik, haciz ve Kurum alacaklarında zamanaşımı” başlıklı 93.

maddesinin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının birinci cümlesinde;

“Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez. Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir.

Kurumun prim ve diğer alacakları ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak on yıllık zamanaşımına tâbidir.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

6) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya

kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

7) Başvuran, bir numaralı paragrafta da yer verildiği üzere bir dönem ortağı olduğu şirketin

prim borcu nedeniyle emekli aylığından yapılan kesinti işlemlerinin kaldırılmasını ve yapılan kesintilerin iade edilmesini talep etmektedir.

8) Diğer taraftan Sosyal Güvenlik Kurumu ise işveren

sigorta prim borçlarından, başvuranın 29/1/2009 – 9/2/2011 tarihleri arasında anılan şirkette müdür olması nedeniyle sorumlu olduğunu belirtmektedir. Şu durumda somut olayda, tüzel kişi işveren şirketin Kuruma olan sigorta prim borçlarından dolayı başvuranın sorumluluğuna gidilip gidilemeyeceğinin irdelenmesi gerekmektedir.

9) Hemen belirtmek gerekir ki, Türk sosyal sigortalar sisteminin finansmanının ağırlıklı

olarak prim rejimine dayanması nedeniyle Kurumun sosyal güvenlik politikalarını oluşturabilmesi, sosyal güvenlik sisteminin işlerliğini devam ettirebilmesi ve oluşan sosyal riskler yönünden gerekli sosyal sigorta yardımlarının sağlaması için sigorta primlerinin, zamanında ve eksiksiz olarak ödenmesini zorunlu kılmaktadır. Nitekim kanun koyucu

Kurumun en önemli gelir kaynaklarından olan primlerin zamanında ve düzenli olarak tahsilini güvence altına almak amacıyla tüzel kişi işverenler ile birlikte bazı gerçek kişilerin de sorumlu olmaları yönünde bir kısım düzenlemeler getirmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/10/2019 tarihli ve E: 2016/1364, K: 2019/1100 sayılı kararı. Kaynak: www.corpus.com.tr)

Nitekim 5510 sayılı Kanunu’nun 88. maddesinin yirminci fıkrasında, süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklar bakımından tüzel kişiliği haiz işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dâhil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcilerinin de müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları düzenlenmiştir. Kanun ayrıca istisnai olarak, hak sahiplerinin aylıklarının primlerin tahsili için haczedilmesine de cevaz vermiştir.

10) Bu noktada somut olayda, Kurumumuza gönderilen belgelerden başvuranın 29/1/2009

tarihli ve 7238 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edilen

Ortaklar Kurulu kararına göre, her hususta şirketi temsil ve ilzam etmeye yetkili kılındığı ve şirket müdürlüğüne getirildiği anlaşılmaktadır. 9/2/2011 tarihli ve 7748 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nden ise, 1/2/2011 tarihli ve 2011/2 sayılı

. Ortaklar Kurulu kararı ile başvuranın şirket müdürlüğünün sona erdiğinin tescil ve ilan edildiği görülmektedir. Bu doğrultuda Sosyal

Güvenlik Kurumunca ödenmesi istenen, anılan işveren şirketin 2009 yılı Şubat ayı dönemine ait prim borcundan başvuranın sorumlu olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. (Aynı yönde bk.

Yargıtay Yirmi Birinci Hukuk Dairesinin; 8/12/2016 tarihli ve E: 2016/13318, K: 2016/14850;

28/12/2016 tarihli ve E: 2016/14947, K: 2016/15729 sayılı kararları. Kaynak:

www.corpus.com.tr )

11) Diğer taraftan başvuranın ödenmesi istenilen prim alacağı bakımından beş yıllık

zamanaşımı süresinin dolduğu iddiasının da irdelenmesi gerekmektedir. Bu noktada 5510 sayılı

Kanun’un 93. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Kurumun prim alacaklarının, ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak on yıllık zamanaşımına tâbi olduğu görülmektedir. Şu durumda somut uyuşmazlıktaki prim borcu, 1/1/2010 tarihinde başlayan on yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Hal böyle iken 2009 yılı Şubat ayına ait uyuşmazlık konusu prim alacağı hakkında düzenlenen ödeme emrinin 29/11/2019 tarihinde eşine tebliğ edildiği görüldüğünden zamanaşımı iddiasının da yersiz olduğu anlaşılmaktadır.

12) Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuranın tüzel kişi işveren olan

limitet şirkette müdür olarak bulunduğu döneme ait prim borcundan sorumlu olduğu cihetiyle gerçekleştirilen Kurum işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

13) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede

yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliği’nin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece “kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

14) 6328 sayılı Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının

başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Mardin İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle başvuranın talebinin reddine;

Kararın başvurana ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi