onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, bir davacının emekli aylığının kesilmesi ve yeniden bağlanması talebi üzerine yapılan yargılama sürecini ele almaktadır. Davacı, belirli bir tarihler arasında çalıştığını iddia ederek, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) iptal ettiği emekliliğinin yeniden tesis edilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının çalıştığını kanıtlayan belgeler ve tanık beyanları doğrultusunda davayı kabul etmiş, SGK’nın işlemlerinin iptaline ve emekli maaşlarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar vermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, SGK’nın istinaf başvurusunu değerlendirirken, İlk Derece Mahkemesi’nin kararını yerinde bulmuş ve davacının çalıştığını kanıtlayan belgelerin yeterli olduğunu belirtmiştir. Temyiz aşamasında, SGK’nın itirazları, tanık beyanları ve sevk irsaliyeleri gibi delillerin incelenmesi sonucunda, kararın usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını onayarak, davacının haklılığını tescil etmiştir. Bu karar, emeklilik haklarının korunması ve sosyal güvenlik sisteminin işleyişi açısından önemli bir içtihat oluşturmaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2023/8806 E.  ,  2024/8434 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/1067 E., 2023/1219 K.
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : … 4. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2019/499 E., 2022/596 K.

    Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile kesilen emekli aylığının yeniden bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesi istemli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı … …’ya ait olup “Fatih Mah.1891 Sk. No:99 …/… (… Tekstil) adresindeki havlu, bornoz, fason dikimevinde bir süre çalıştığını, çalıştığı süre içinde nakliye, getir-götür ve makine bakım işleri yaptığını, çalışmalarının 01.06.2011-30.04.2012 tarihleri arasındaki döneminin, SGK denetmenlerinin fiili çalışma olmadığı raporu ile iptal edildiğini, bu iptalle birlikte müvekkilinin 01.02.2015 tarihinden itibaren olan emekliliği de iptal edilerek kendisine yersiz ödemeler çıkartılarak bunların ödenmesinin istendiğini, oysa müvekkilinin, bu işyerinde fiili olarak çalışmış olduğunu, hatta sevk irsaliyelerinde ve mal teslimatında da müvekkilinin adının geçtiğini, imzasının olduğunu, esasen müvekkili daha uzun süreli çalışmış olup sadece bu döneminin iptal edildiğini, maaşlarının elden ödendiğini, kendilerinin SGK’ya yeniden maaş bağlanması konusunda başvurduklarını, ancak olumlu yanıt alamadıklarını, hal böyle olunca bu davayı açmak zorunda kaldıklarını beyanla; müvekkilinin, davalı … …’nın işyerinde 01.06.2011 ile 30.04.2012 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a bendi kapsamında sigortalı olduğunun tespit ve tesciline, müvekkilinin 01.02.2015 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a bendi kapsamında emekli olduğunun tespitine ve emekli maaşlarının faizi ile birlikte ödenmesine, müvekkilinin iptal edilen emekliliği sebebi ile davalı SGK’ya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    II. CEVAP
    1-Davalı Kurum vekili, cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve yersiz açılmış bir dava olup reddi gerektiğini, SGK’nın 2.1392.01.01.1094682.020.01-85 sicil sayılı dosyasında işlem görmekte olan diğer davalı … …’ya ait fason dikiş atölyesi işi yapılan işyeri hakkında … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü denetmeni tarafından 26.05.2016 tarihli ve 2016/AÇ/048 sayılı araştırma inceleme raporunun düzenlendiğini, bu rapora istinaden davacının çalışmalarının iptal edildiğini, 26.05.2016 tarihli ve 2016/AÇ/048 sayılı araştırma inceleme raporu düzenlenirken işyerinden sigortaları bildirilen kişilerin ifadelerine müracaat edildiğini, ifadeleri alınan kişilerin beyanlarında, davacı …’ı tanımadıklarını, ayrıca işyeri sahibi olarak diğer davalı … …’yı tanımadıklarını, işverenin … olduğunu beyan etmiş olduklarını, denetmen tarafından yapılan tespitler neticesinde davacının çalışmalarının fiili olmadığının tespit edildiğini ve diğer davalıya ait işyerinden bildirilen tüm bildirimlerin iptal edildiğini, bu tür hizmet tespiti davaları kamu düzenini ilgilendirdiğinden davanın hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ispatlanması gerektiğini, çalışma konusu işin niteliği, devamlılık gösterip göstermediği, başlangıç ve bitiş tarihleri konusunda dinlenecek tanıkların, tespiti istenen sürede işyerinde çalışan kişilerden olması veya işyerini yakından bilen ve tanıyanlardan seçilmesi, tanık beyanları ile yazılı belgelerin birbirini teyit etmesi gerektiğini, davacının işverene ait işyerinde şahsi dosyası var ise bunun getirtilmesi, ayrıca varsa puantaj cetvelleri ve ücret tediye bordrolarının da getirtilmesi, bordrolarda davacının imzasının bulunup bulunmadığına bakılması, ayrıca işveren nezdinde tutulan defter, fatura, makbuz gibi kayıtlar getirtilerek bu belgelerde davacının çalışmasını kanıtlayacak bir unsur olup olmadığının denetlenmesi gerektiğini beyanla; davanın reddini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen bordro tanıkların beyanları, sevk irsaliyelerindeki davacının imzasının bulunması dikkate alınarak, davanın kabulüne, davacının, davalı Kurumca iptal edilen sigortalı hizmet bildirimlerinin yapıldığı 01.06.2011-30.04.2012 tarihleri arasında davalının … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 1094482.20 sıra numaralı işyerinde 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a bendi kapsamında hizmet akdine tabi zorunlu sigortalı olarak çalıştığının tespiti ile tesciline, davacının 01.02.2015 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a bendi kapsamında emekli olduğunun tespitine ve belirtilen tarihten itibaren ödenmesi gereken aylıklarının ayrı ayrı her bir aylığa hak kazandığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı SGK tarafından davacıya ödenmesine, davacının iptal edilen emekliliği sebebiyle davalı SGK’ya borçlu olmadığının tespitine, karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Kurum denetmeni tarafından yapılan tespitler neticesinde davacının çalışmalarının fiili olmadığının tespit edilmiş olduğunu, diğer davalıya ait işyerinden bildirilen tüm bildirimlerin iptal edildiğini, Kurum denetmeni tarafından dinlenen tanıkların davacıyı tanımadıklarını açıkça beyan etmiş olduklarını, Kurumun işleminin mevzuata uygun olduğunu, davanın reddinin gerektiğini belirtmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında toplanan delillere, 26.05.2016 tarih ve 2016/AÇ/048 sayılı SGK Denetmen Raporu içeriğine, davacının uyuşmazlık konusu 01.06.2011-30.04.2012 tarihleri arasındaki işyerinde geçen çalışmalarının fiili ve gerçek olduğunu doğrulayan bordro tanıkları ve davacı tanıklarının somut anlatımlarına ve özellikle de uyuşmazlık konusu dönemde düzenlenmiş olan ve altında davacının imzası bulunan sevk irsaliyeleri (27.09.2011, 30.11.2011, 16.02.2012, 23.02.2012 ve 14.03.2012 tarihli sevk irsaliyeleri) karşısında İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin karar ve gerekçesi doğru olup davalı Kurumun istinaf sebepleri yerinde bulunmamıştır gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili; istinaf gerekçeleri ile birebir aynı gerekçeler ile kararın bozulmasını istemiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile kesilen emekli aylığının yeniden bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesi istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86/9 uncu maddesi hükümleridir.

    3. Değerlendirme
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle tanık beyanları, sevk irsaliyeleri, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.