TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 20267-20267 |sayi|18745356-101.07.05.99-E.18745356-101.07.05.99-E.
BAŞVURU NO : 2018/7655 2018/ 7655
KARAR TARİHİ : 04/12/2018 |tarih|
RET KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : Hakimler ve Savcılar Kurulu
BAŞVURUNUN KONUSU : Emekli Kimlik Kartı verilmesi talebi hakkındadır .
BAŞVURU TARİHİ : 05/06/2018 5.6.2018
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran, Kurumumuza yaptığı başvurusunda, özetle;
1.1) 05/ 09/ 2008 tarihli olur ile 2802 sayılı Kanunun 51 inci maddesi uyarınca Adalet Bakanlığına
yazılı olarak başvurmak suretiyle 15/ 09/ 2008 tarihinden geçerli olmak üzere meslekten çekilme isteğinde bulunduğunu,
1.2) Ardından 5434 sayılı Kanunun 12 nci maddesi ve Geçici 192 nci maddesindeki kuraldan
faydalanmak üzere isteğe bağlı emekli sandığı mensubu olmak için 06/ 10/ 2008 tarihinde
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Sigortalı
Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığına başvurduğunu, ayrıca 2829 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi uyarınca hizmet sürelerini birleştirdiğini ve aynı Kanunun 5 inci maddesi ile Sosyal
Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında 24/ 05/ 1983 tarihli ve 2829 sayılı Kanunun Uygulama Esaslarıyla İlgili Yönetmelik uyarınca hizmetlerini ihya ettirdiğini,
1.3) SGK ile Adalet Bakanlığı ve diğer ilgili kurumlar ile yapılan yazışmalar sonrasında SGK
Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Sigortalı Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığının 07/ 01/ 2009
1 / 8tarihli yazısıyla 15/ 10/ 2008 tarihinden itibaren 5434 sayılı Kanunun 12 nci maddesine göre
emekli sandığı isteğe bağlı iştirakçi olarak ilgisinin kurulduğunun bildirildiğini, ardından SGK
Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Sigortalı Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığının 26/ 01/ 2009 tarihli yazısıyla bulunduğu kademe ve derecesi ile 4000 ek gösterge karşılığında her ay için yatırılması gereken toplam tutarın bildirildiğini,
1.4) Bunun üzerine emeklilik keseneği ve kurum karşılıklarını ait olduğu ay içinde 25 hizmet yılını
tamamlayıncaya kadar süresinde Emekli Sandığı hesabına yatırdığını, toplu ya da fasılalı olarak toplam altı aydan daha fazla süreye ilişkin emekli kesenekleri ile kurum karşılıklarını süresinde ödemeyenlerden olmadığını, 25 yıl doluncaya kadar Sandıkla ilişkilendirilme isteğinden vazgeçtiğini yazılı olarak bildirmediğini, diğer sosyal güvenlik kurumları ile zorunlu olarak ilgilendirilmesini gerektirir görevlerde çalışmadığını ya da çalışmaya başlamadığını, diğer sosyal güvenlik kurumlarından veya Sandıktan kendi çalışmasından dolayı aylık da bağlanmadığını,
1.5) SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığınca
Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğüne hitaben yazılan 22/ 03/ 2017 tarihli yazıyla ise
5434 sayılı Kanunun Ek 26 ıncı maddesi uyarınca ve 2014/ 15 sayılı Genelge doğrultusunda
alınacak emekliye sevk onayının gönderilmesinin istendiğini, bunun üzerine Türkiye
Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu Ek Madde 26 uyarınca alınan 03/ 04/ 2017 tarihli emeklilik onayının HSYK Genel Sekreterliği tarafından SGK Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri
Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığına gönderildiğini,
1.6) Bunun akabinde SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik
Daire Başkanlığınca Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğüne yazılan 11/ 04/ 2017 tarihli yazıyla Hâkim olarak emekliye ayrıldığının ve 01/ 04/ 2017 tarihinden itibaren tarafına aylık bağlandığının ve hak edilen miktarların bildirildiğini, ayrıca aylık ve ikramiye ödemelerinin
SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığı tarafından vadesiz tasarruf mevduatı hesabına gönderildiğini, halen her ay emekli Hâkim olarak aylıklarını da almaya devam etmekte olduğunu,
1.7) Bu durum üzerine HSK Genel Sekreterliğine gönderdiği 19/ 01/ 2018 tarihli dilekçesiyle Emekli
Kimlik Belgesi talebinde bulunduğunu ancak cevap verilmediğini, emekli kimlik belgesi verilmemesi durumunda silah taşıma ruhsatı alamayacağını ve kendisi ile yakınlarının Adalet
Teşkilatını Güçlendirme Vakfı Genel Müdürlük ve İktisadi İşletmelerinden hiçbir şekilde doğrudan yararlanmayacağını, dolayısıyla Emekli Kimlik Belgesi almak 5434, 2829 sayılı kanun ve ilgili mevzuattan kazanılmış hakkı iken, on yıllık kesenek, ödenek, maaşa bağlanma, emekli ikramiyesini hak etme ve emekliliğimle ilgili kurumlar arası tüm yazışmalarla hukuki gelişmelerin gündeme alınmadan reddedilmesinin ve hukuki durumumun on yıl öncesinde bırakılmasının menfaatlerini ihlal ettiğini ve hak kaybına yol açarak çok ağır mağduriyetine sebep olduğunu, konuyla ilgili olarak dosyasında bulunan bütün yazışmalar ile ilgili kanun ve yönetmelik maddelerinin emredici hükümlerinin dikkate alınmamasının kendisi ile eş ve çocuklarının da menfaatlerini ömürlerinin sonuna değin sürecek şekilde açıkça ihlal edilmesiyle sonuçlandığını ifade ederek; tarafına emekli hâkim unvanıyla Emekli Kimlik Belgesi verilmesini talep
2 / 8etmektedir .
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğinin 09/ 08/ 2018 tarihli ve sayılı yazısında;
2.1) Emekli kimlik kartının sadece mesleğini icra etmekteyken yaş haddinden veya kendi isteğiyle
emekli olanlara verileceğine dair Kurulca yürürlüğe konulmuş herhangi bir ikincil mevzuat bulunmamakta birlikte, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun müstakar uygulamasının bu yönde olduğu,
2.2) Bununla birlikte yürürlüğe konulma aşamasına getirilen “Hâkim ve Savcı Mesleki Kimlik Kartı
Yönetmeliği” taslağının emekli kimlik kartı ile ilgili maddesinde “Hâkimlik ve savcılık mesleğini icra ederken emekli olanlara” emekli kimlik kartı verilmesinin öngörüldüğü, Kurulun müstakar uygulamasının anılan Yönetmeliğe aktarılmasının planlamasının yapıldığı, ifade edilmiştir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının
3.1) “Sosyal güvenlik hakkı” başlıklı 60 ıncı maddesinde;
“Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir . Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar .”
3.2) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin
üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”
4) 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun
4.1) “Yeniden atanma” başlıklı 40 ıncı maddesinde;
“Hâkimlik ve savcılık mesleğinden kendi istekleriyle çekilen veya emekli olanlardan tekrar mesleğe dönmek isteyenler, mesleğe kabulde aranan nitelikleri kaybetmemiş olmaları koşulu ile ayrıldıkları tarihte almakta oldukları aylık derecesine eşit bir derecenin aynı kademesine
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca atanabilirler .
… Yukarıda yazılı atamalarda, isteklilerin mesleğe alınıp alınmayacakları Hâkimler ve
Savcılar Yüksek Kurulunca belli edilir .”
4.2) “Meslekten Çekilme” başlıklı 51 inci maddesinde;
“Hâkim ve savcılar, Adalet Bakanlığına yazılı olarak başvurmak suretiyle mesleklerinden çekilme isteğinde bulunabilirler .”
3 / 8… İzinsiz veya kabul edilir mazeretleri olmaksızın; görevlerini terk ederek bu terki kesintisiz on
gün devam ettirenler veya bir yılda toplam otuz gün göreve gelmeyenler meslekten çekilmiş sayılırlar .
Hâkimler ve savcılar siyasi partilere giremezler, girenler meslekten çekilmiş sayılırlar .
4.3) “Hâkimlik ve savcılık görevlerinin sona ermesi” başlıklı 53 üncü maddesinde;
“Hâkim ve savcıların :
… d) Meslekten çekilmeleri veya çekilmiş sayılmaları, … hallerinde görevleri sona erer .”
4.4) “Mesleki kimlik kartı” başlıklı 112/B maddesinde;
“Hâkim ve savcılar ile yüksek yargı organı mensuplarına verilen mesleki kimlik kartı, tüm resmi ve özel kurum ve kuruluşların iş ve işlemlerinde resmi kimlik hükmündedir .”
5) 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Kanunu’nun
5.1) “Kurulun görevleri” başlıklı 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında;
“Kanunlarda açıkça Bakanlığa verilenler dışında, hâkim ve savcıların tüm özlük işleri, Kurul tarafından yerine getirilir .”
5.2) “Genel Sekreterliğin oluşumu ve görevleri” başlıklı 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında;
“ Genel Sekreterliğin görevleri şunlardır :
… e) Hâkim ve savcıların izin ve emeklilik işlemlerini yürütmek .”
6) (Mülga) 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun;
6.1) 12 nci maddesinde;
“657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tâbi olarak en az on yıl çalıştıktan sonra, memurluktan çıkarılmış olanlar ile aynı Kanunun 96 ncı maddesi kapsamına girenler ve anılan
Kanunun 48 inci maddesinin (A) bendinin ( 5) numaralı alt bendinde aranan nitelikleri kaybedenler hariç olmak üzere herhangi bir nedenle memurluktan ayrılmış olanlar, memurluktan ayrıldıkları tarihten itibaren altı ay içinde yazılı olarak Sandığa başvurmaları ve emeklilik keseneği ve kurum karşılıklarını ait olduğu ay içinde Sandık hesabına yatırmaları şartıyla başvuru tarihini takip eden aybaşından itibaren Sandıkla ilgilendirilirler .
Sandığın diğer iştirakçileri de 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tâbi olanlar ile aynı esaslar çerçevesinde bu uygulamadan yararlanabilirler . … Bu şekilde Sandıkla ilgilendirilenler bu Kanunun uygulanmasında isteğe bağlı iştirakçi olarak kabul edilirler .
Yukarıdaki paragrafta belirtilenlerden, toplu ya da fasılalı olarak toplam altı aydan daha fazla süreye ilişkin emekli kesenekleri ile kurum karşılıklarını süresinde ödemeyenlerin isteğe bağlı iştirakçilikleri sona erer . … Diğer sosyal güvenlik kurumları ile zorunlu olarak
4 / 8ilgilendirilmelerini gerektirir görevlerde çalışmakta olan ya da çalışmaya başlayanlar ile diğer
sosyal güvenlik kurumlarından veya Sandıktan kendi çalışmasından dolayı aylık bağlanmış olanlar isteğe bağlı iştirakçi olamazlar .”
6.2) Ek 26 ncı maddesinde;
“5434 sayılı Kanun ve ona ek kanunlara göre Sandıkla ilgilendirilenlerin emeklilik işlemleri; … c) Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, belediye başkanları, illerin daimi komisyon üyeleri ile, Sandıkla ilgileri kesilmiş olup da bir kanunla bir kuruma bağlı olmaksızın iştirakçilik hakkı devam edenlerin, istek, maluliyet ve yaş haddi hallerinde daha önce Sandıkla ilgilendikleri en son kurumun en yüksek amirinin, bunlardan bu görevlerinden önce iştirakçiliği olmayanların son defa görev yaptıkları yer başkanının, … onayı ile tekemmül eder .” düzenlemelerine yer verilmiştir .
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın emekli kimlik
kartı verilmesi talebinin idarece reddedilmesine ilişkin işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı değerlendirildiğinden, başvurunun reddi gerektiği yönünde hazırlanan öneri
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
IV. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8) Başvuran, istifa ettikten sonra primlerini kendisi ödeyerek isteğe bağlı iştirakçi olarak emekli
olduğunu ve emekliye sevk onayının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından tanzim edildiğini ifade ederek kendisine Emekli Hâkim Kimlik Kartı verilmesini talep etmektedir .
9) Başvuran, 03/ 01/ 1990 tarihinde hâkim adayı olarak göreve başlamış ve 01/ 09/ 2008 tarihinde
görevden çekilme isteğinde bulunması üzerine 2802 sayılı Kanunun 51 inci maddesi kapsamında meslekten çekilme isteği 05/ 09/ 2008 tarihli Olur ile uygun görülerek 15/ 09/ 2008 tarihi itibariyle hâkimlik mesleğinden istifa etmiştir . Bunun akabinde, başvuran (Mülga) 5434 sayılı Kanun’un halen yürürlükte olan Ek 12 nci maddesi çerçevesinde isteğe bağlı iştirakçilik sisteminden yaralanarak Emekli Sandığı ile ilişkilendirilmiş; yatırdığı primler ve hizmet birleştirmeleri sonrasında 2015 yılında 25 fiili hizmet süresini tamamlamış ve 5434 sayılı
Kanun’un Geçici 205 inci maddesinde belirtilen 52 yaşını doldurduktan sonra 07/ 03/ 2017 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına başvurarak emekliye sevk edilerek kendisine emekli aylığı bağlanmasını ve emekli ikramiyesi ödenmesini talep etmiş; bunun üzerine Sosyal
Güvenlik Başkanlığının 22/ 03/ 2017 tarihli yazısıyla idareden başvuranın emekliye sevk onayının gönderilmesi istenmiş ve Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından tanzim edilen onaya istinaden 11/ 04/ 2017 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumunca başvurana emekli aylığı bağlanmıştır .
10) Sosyal hukuk devleti olmanın bir gereği olarak Anayasanın 60 ıncı maddesinde herkesin sosyal
güvenlik hakkına sahip olduğu ve Devletin bunu sağlayacak gerekli tedbirleri alacağı ve
5 / 8teşkilatı kuracağı düzenlenmiş, bu çerçevede tüm vatandaşların ve bakmakla yükümlü
oldukları kişilerin yaşamını bir düzen içerisinde sürdürebilmesini ve sağlık hakkından yararlanabilmesini teminen çeşitli sosyal güvenlik sistemleri kurulmuştur . Bu kapsamda ilgililerin emekliye sevk edilmeleri, emekli aylıklarının ödenmesi vb. iş ve işlemler sosyal güvenlik mevzuatında mevzuat çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının yetki ve sorumluluğunda yürütülmektedir .
11) Diğer yandan, kamu görevlilerinin hak ve yükümlülükleri ile özlük haklarına ilişkin hususlar,
bu bağlamda gerek görevleri sırasında gerekse emekliye sevkleri sonrasında elde edeceği haklar ilgili statü kanunlarında düzenlenmektedir . Bu sebeple, başvuranın emekli hâkim sayılıp sayılmayacağına ilişkin olarak hâkimler ve savcıların tabi olduğu 2802 sayılı Kanunda ve ilgili mevzuatta bakılması gerekmektedir . Söz konusu mevzuatta ise istifa ettikten sonra isteğe bağlı iştirakçilik yoluyla emekli aylığı bağlanan kişilerin emekli hâkim sayılacağı yönünde herhangi bir düzenlemeye rastlanamamaktadır .
12) Bilindiği üzere, kamu görevlisinin meslekte kalması disiplin işlemeleri sonucunda meslekten
çıkarılma, meslekten çekilmiş sayılma vb. ayrışık durumlar haricinde esas itibariyle belli şartlarda ilgilinin iradesine bağlanmıştır . Türk pozitif hukukunda istifa, şarta bağlı bir tasarruf olmayıp, kişinin kendi iradesiyle ilgili hukuki bir muameledir . İlgili kamu görevlisi istifa işlemiyle birlikte çalıştığı statünün ve mesleğin yükümlülüklerini yerine getirmeyi bırakmakta, bunun yanında statünün sahip haklarından faydalanmaktan kendi isteğiyle vazgeçmektedir .
13) Somut olayımız açısından, başvuranın emeklilik hakkından yararlanması, sosyal güvenlik
mevzuatı çerçevesinde yürütülen işlemler çerçevesinde gerekli yükümlülüklerin tekemmül ettirilmesi sonrasında elde edilmiş bir sosyal bir güvence statüsü olup, bu statünün mesleki statü ile karıştırılmaması gerekmektedir . Başvuranın isteğe bağlı iştirakçilik hakkından faydalanması sonrasında emekliliğe sevk onayının Hâkimler Savcılar Kurulu tarafından tanzim edilmesi, akabinde emekli ikramiyesinin idarenin bütçesinden karşılanması hususları, mevzuat gereğince başvuranın son çalışmış olduğu kurum olmasından kaynaklanan usuli işlemlerdendir . Bu kapsamda, ilgiliden ve ilgilinin çalıştıkları yerlerden temin edilen bilgi ve belgelerin mevzuata uygunluğu SGK tarafından denetlenerek iştirakçilerce emekli aylığı bağlanması ve ikramiye ödenmesi işlemlerini yerine getirilmekte ve ilgililer bir sosyal güvence sistemine dahil edilmektedir .
14) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri
Emeklilik Dairesi Başkanlığının 11/ 04/ 2017 ve sayılı yazısında başvuran hakkında “… sicil no’lu hakim iken emekliye ayrılan” başvuranın 25 yıl 1 ay hizmetine karşılık … TL aylık bağlandığı ifade edilmiş olsa da, Sosyal Güvenlik Kurumu
Başkanlığının ilgililerin statüsü hakkında belirleme yetkisi olmadığı açıktır . Bu çerçevede, matbu olduğu anlaşılan forma ilgilinin son çalıştığı kurum ve kadrosu nedeniyle yazılmış bir ibarenin ilgilinin mesleki statüsünü belirlemesi imkânsızdır .
15) Diğer yandan, kamu görevlilerinin istifa sonrasında göreve dönüşleri yine statü kanunlarında
düzenlenmekte, ilgilinin mesleğe dönme isteğinin kabul edilip edilmemesi konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı görülmektedir . Nitekim 2802 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesinde hâkimlerin ve savcıların mesleğe kabulü Hâkimler ve Savcılar Kurulunun takdirine bırakılmıştır .
6 / 816) Bu bağlamda, bahsi geçen işlemlerin Hâkimler ve Savcılar Kurulunca yerine getirilmiş olması
başvuranın yeniden mesleğe kabulü şeklinde değerlendirilmesine hukuken imkân bulunmamaktadır . Zira, yukarıda bahsedildiği üzere yeniden mesleğe alınmayı isteyen hâkim ve savcıların bu isteklerinin kabulü Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun takdirindedir .
Kanun koyucu tarafından idarenin takdirine bırakılmış bir hususun, sosyal güvenlik sisteminde faydalanılan başka haklar sonucunda otomatikman elde edileceğinin kabul edilmesi imkânsızdır .
17) Ayrıca, 5434 sayılı Kanun’un Ek 12 nci maddesinde, isteğe bağlı iştirakçilik sistemi
çerçevesinde en az 10 yıl 657 sayılı Kanuna tabi memur olarak görev yapmış olanlardan, herhangi bir nedenle memurluktan ayrılmış olanların, memurluktan ayrıldıkları tarihten itibaren belli şartlarda yazılı olarak başvurmaları halinde başvurmaları halinde Emekli Sandığı ile ilişkilendirilecekleri düzenlenmiştir . Başvuran ise 657 sayılı Kanuna tabi olarak çalışmamış olsa da, Sandığın diğer iştirakçilerinin de 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tâbi olanlar ile aynı esaslar çerçevesinde bu uygulamadan yararlanabilecekleri hükmü çerçevesinde
Sandıkla ilişkilendirilmiştir .
18) Madde metninden anlaşılacağı üzere, bu haktan sadece istifa etmiş olanlar değil, (Olağanüstü
Kanun Hükmünde Kararnamelerle ihraç edilenler, disiplinsizlik nedeniyle memuriyetten çıkarılanlar, meslekten çekilmiş sayılanlar dahil) her ne sebeple olursa olsun kamu görevinden ayrılmış olanların da yararlanabileceği anlaşılmaktadır . Sayılan diğer sebeplerle görevinden ayrılmış olanların da söz konusu maddeden yararlanarak emekli olmaları halinde son çalıştıkları meslekten emekli olmuş sayılmaları mümkün olmadığına göre, istifa etmiş olanların bunlardan ayrı tutularak emekli sayılmaları mümkün değildir . Kaldı ki, açıklandığı üzere, söz konusu madde çerçevesinde ilgililerin emekli olmalarının sağlanması sosyal devlet olmanın bir gereği olarak ilgilinin ve yakınlarının yaşam hakkı ve sağlık hakkı çerçevesinde sağlanan bir sosyal güvence imkan olup, mesleki statüye ilişkin bir husus değildir .
19) Bütün bunların yanında, başvuranın istifa ettiği tarihte birinci derecede olduğu ve 4000 ek
gösterge sahibi olduğu, 5434 sayılı Kanunun Ek 12 nci maddesi uyarınca her ay düzenli olarak ödemek durumunda olduğu emekli keseneklerini ve kurum karşılıklarını istifa etmeden önce ulaştığı son gösterge ve ek göstergeler esas alınarak ödediği, ancak istifa ettikten sonra emekli olana kadar geçen süreçte hâlihazırda çalışmakta olan hâkim ve savcıların sahip olduğu haklardan (kimlik kartı, silah ruhsatı, pasaport vs.) yararlanamadığı anlaşılmaktadır .
Başvuranın bu süreçte söz konusu haklardan yararlanamazken emeklilik sonrasında yeniden mesleğe geri dönmüşçesine emekli hâkim sayılması imkânsızdır .
20) Yukarıdan bu yana yapılan açıklamalar ve değerlendirmeler neticesinde, başvuranın
kendisine emekli kimlik kartı verilmesi talebinin idarece reddedilmesine ilişkin işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı herhangi bir husus tespit edilemediğinden başvurunun reddi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
21) 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiş olup; idarenin, başvuranın talebini reddederken
60 günlük cevap süresi geçtikten sonra dilekçesine cevap vermiş olması nedeniyle “kararın
7 / 8geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkesine uygun hareket etmediği tespit edilmiş olup, idareden
bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir .
V. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
22) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana
tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, İstanbul İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre başvurunun REDDİNE, Ret kararının Başvurana ve HÂKİMLER VE SAVCILAR KURULU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi