ÖZET: Başvuran, 1988 yılında devlet memuru olarak göreve başlamış ve 2014 yılında emekli olmuştur. Emekli hekim maaşlarına yönelik yapılan düzenlemeler çerçevesinde, 7146 sayılı Kanun ile 5434 sayılı Kanun’un Ek 84. maddesi gereği, emekli sağlık personeline ek ödemeler yapılacağı belirtilmiştir. Ancak, başvuranın talebi, son görev yaptığı pozisyonun kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından reddedilmiştir. Başvuran, bu durumun hem vicdani hem de hukuki açıdan adaletsiz olduğunu ifade ederek mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın emekli aylığının hesaplanmasında 5510 sayılı Kanun’un hükümlerine göre işlem yapıldığını belirtmiştir. Ancak, başvuranın ilave ödeme talebinin reddedilmesi, 5434 sayılı Kanun’un Ek 84. maddesi çerçevesinde yapılan düzenlemelerle çelişmektedir. İlgili mevzuat, emekli hekimlerin belirli koşullar altında ilave ödemeden yararlanabileceğini öngörmektedir. Başvuranın, son görevinde tabip kadrosunda çalışmadığı gerekçesiyle bu haktan mahrum bırakılması, hukuki belirlilik ilkesine aykırı olarak değerlendirilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın ilave ödemeden yararlandırılmaması işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı sonucuna varmıştır. Bu bağlamda, Sosyal Güvenlik Kurumu’na başvuranın ilave ödemeden faydalandırılması hususunda tavsiyede bulunulmuştur. İdarenin, bu karar üzerine gerekli işlemleri 30 gün içinde gerçekleştirmesi gerekmektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/12771-S.19811

BAŞVURU NO : 2019/11684

KARAR TARİHİ : 09/12/2019

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : İlave ödeme talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 26/06/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, 1988 yılında devlet memuru Pratisyen Hekim olarak göreve başladığını, 26 yıl 6 ay çalıştıktan sonra 16/01/2014 tarihinde emeklilik başvurusunda bulunduğunu, halen 5510 sayılı Kanunun 4/1-c kapsamında emeklilik maaşını almakta olduğunu, emekli hekim maaşlarında iyileştirme amacıyla çıkarılan 26/04/2018 tarihli ve 7146 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi ile eklenen 5434 sayılı Kanunun Ek 84 üncü maddesi ile emekli sağlık personelinin başka bir işte çalışmadıkları sürece emekli maaşlarına yasada tarif edilen ek ödemelerin ekleneceğinin belirtildiğini, tabip odasının itiraz ettiği “Kapsamdışı Tutulacak Hekimler” kapsamına da girmediğinden, basitçe yasanın tarif ettiği gibi 08/05/2019 tarihinde gelir getirici bir faaliyetinin olmadığını beyan ederek Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuruda bulunduğunu, ancak talebinin reddedildiğini, 4/1-c kapsamında son görev yaptığı Sarıyer Belediyesi Sağlık

İşleri Müdürlüğündeki görevinden emekliliğini istediğini, Emekli Sandığının da 26 yıl 6 ay devlet memuriyeti görevi üzerinden kazanılmış ikramiye ve maaşını düzenlediğini, son çalıştığı kurumdaki hekim ihtiyacı nedeniyle Belediye bünyesinde 4/1-a kapsamında ve yine hekim kadrosu ile birkaç yıl daha hekim olarak çalıştığını, Muğla iline taşındığı için görevinden ayrıldığını, hâlihazırda 4/1-c kapsamında aldığı emeklilik maaşından başka gelir getirici bir faaliyetinin bulunmadığını, 26 yıl devlet memuru hekim olarak çalıştıktan sonra aynı durumdaki meslektaşlarına sağlanan kazanılmış haktan bürokratik bir nedenle faydalandırılmamasının ne vicdana ne de hukuka uygun bulunmadığını belirterek mağduriyetinin giderilmesi için gerekenin yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 26/07/2019 tarihli ve … sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 06/09/2019 tarihli ve … sayılı yazıda ilgili mevzuat hükümlerine yer verilmek suretiyle özetle; 2.1. Başvuranın, 5510 sayılı Kanunun 4/1-(a) bendi kapsamında çalışmakta iken 22/04/2015 tarihinde işinden ayrılması ve emeklilik talebinde bulunması üzerine 01/05/2015 tarihinden itibaren mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri esas alınarak kendisine 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine göre 4/1-(c) kapsamında 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre emekli aylığı bağlandığı, 2.2. 03/08/2018 tarihli ve 30498 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 26/07/2018 tarihli ve

7146 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi ile 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı

Kanununa eklenen ek 84 üncü maddeyle haklarında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanmak suretiyle tabip veya diş tabibi kadro ve pozisyonları esas alınarak 4/l-(c) kapsamında emeklilik, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan ve aylıklarıyla birlikte makam tazminatı ödenmesine hak kazanamamış olan tabip ve diş tabiplerinden ilgili mevzuatına göre uzman olanlara (17.000) gösterge rakamının, uzman olmayanlara (13.000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda her ay emekli aylıklarıyla birlikte “ilave ödeme” yapılması hükme bağlandığı ve yapılacak bu ilave ödemenin, 7146 sayılı Kanunun yürürlüğe ilişkin 20 nci maddesine göre Ocak/2019 ayından geçerli olacağının düzenlendiğini, 2.3. Bu kapsamda, hizmet sınıfı veya tabi olunan personel kanunu veyahut görev yapılan kurum ve kuruluş ayrımı yapılmaksızın, kamu kurum ve kuruluşlarında tabip ve diş tabibi kadro ve pozisyonları esas alınarak haklarında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanmak suretiyle emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlananlar ile bunların aylık bağlanan dul ve yetimlerinden sosyal güvenlik destek primi dahil, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamında sigortalı sayılmayan ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamında çalışmayanlardan, – Son statüleri kamu görevlisi olmaları şartıyla mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden Kamu Görevlisi statüsünde emekli aylığı bağlananlar, – Tabip ve diş tabibi kadro ve pozisyonlarında görev yapmakta iken, herhangi bir nedenle bu görevlerinden ayrılan ve açıkta iken 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ve/veya 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sandıklara tabi olarak görev yapmaksızın, emeklilik talebinde bulunanların, – Son görevi tabip ve diş tabibi olanlar ile bu görevlerde bulunduktan sonra son kez kamu görevlisi statüsünde görev yapıp 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 43 üncü maddesinin (B) bendi kapsamında kariyerleri esas alınarak aylık bağlananların, – Tabip ve diş tabibi kadro ve pozisyonlarında görev yapmakta iken bu görevlerinden ayrılan ve 5510 sayılı Kanunun 4/1-e kapsamı dışında herhangi bir sigortalılık statüsü kapsamında ve/veya sosyal güvenlik kurumuna tabi çalışmaksızın, 5434 sayılı Kanunun mülga 12 ve geçici

218 inci maddeleri uyarınca isteğe bağlı iştirakçiliklerini sürdürmek suretiyle aylık

bağlananların, – Yurtdışında çalıştıktan sonra, 5434 sayılı Kanuna tabi olarak tabip ve diş tabibi kadro ve pozisyonlarında göreve başlayan ve bu kadro ve pozisyonları esas alınarak, 3201 sayılı Yurt

Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının, Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri

Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun uyarınca yurt dışında geçen hizmetlerini borçlanmak suretiyle aylık bağlananların, – Yurtdışında çalıştıktan sonra, 5434 sayılı Kanuna tabi olarak tabip ve diş tabibi kadro ve pozisyonlarında göreve başlayan ve bu kadro ve pozisyonları esas alınarak, haklarında sosyal güvenlik sözleşmeleri uygulanmak suretiyle hizmetleri birleştirilerek kısmi aylık bağlananların,

2019 yılı Ocak ayından itibaren ilave ödemeden yararlandırılmakta olduğunu,

2.4. Tabip ve diş tabibi kadro ve pozisyonlarında görev yapmakta iken, herhangi bir nedenle bu görevlerinden ayrılan ve açıkta iken 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ve/veya 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sandıklara tabi olarak görev yaptıktan sonra, mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına

Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilmiş hizmet süreleri esas alınarak emekli aylığı bağlananlar ile bunların aylık bağlanan dul ve yetimleri ise son olarak tabip ve diş tabibi kadro ve pozisyonlarında görev yapmadıklarından ilave ödemeden yararlandırılmadıklarını, 2.5. Başvuranın, 14/04/1988 tarihinde tabip unvanıyla 5510 sayılı Kanunun 4/l-(c) bendi kapsamında göreve başladığı, 16/01/2014 tarihinde çekilmiş sayılarak görevinden ayrıldığı, son olarak 5510 sayılı Kanunun 4/1-(a) bendi kapsamında çalışan ilgilinin 22/04/2015 tarihinde çalışmasını sonlandırarak tarafına emekli aylığı bağlanması talebi üzerine, mülga 2829 sayılı

Kanunun 8 inci maddesi hükümlerine göre son 7 yılı içinde hizmet süresi en fazla 4/1-(c) bendi kapsamında geçtiğinden ve 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olduğundan, 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre 01/05/2015 tarihinden itibaren tarafına 25 yıl 2 ay 5510 sayılı Kanunun 4/l-(c) bendi kapsamında fiili hizmeti, 3 ay 15 gün fiili hizmet süresi zammı ve 11 ay 16 gün 5510 sayılı Kanunun 4/1 -(a) bendi kapsamında çalışma süresi olmak üzere toplam 26 yıl 5 ay 1 gün hizmeti ve doktor unvanına ilişkin belirlenmiş olan emeklilik unsurları esas alınarak 1 inci derece 4 üncü kademe intibakı +3600 ek gösterge rakamı üzerinden emekli aylığı bağlandığı ve (25) tam hizmet yılına karşılık emekli ikramiyesi tahakkuk ettirildiği, 2.6. Başvuranın 09/05/2019 tarihli dilekçesi ile aylıklarına ilaveten ilave ödemeden yararlandırılması talebinin ise 13/06/2019 tarihli yazıları ile reddedildiği, 2.7. Son olarak 5510 sayılı Kanunun 4/1 -(a) bendi kapsamında çalıştıktan sonra mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden doktor unvanına ilişkin belirlenmiş olan emeklilik unsurları esas alınarak emekli aylığı bağlanan başvuranın, 5434 sayılı Kanunun ek 84 üncü maddesinde düzenlenen ilave ödemeden yararlandırılmaması işleminde Kurumlarınca yapılan herhangi bir yanlışlık bulunmadığı, belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun Ek 84 üncü maddesinde, “Bu Kanuna göre tabip veya diş tabibi kadro ve pozisyonları esas alınarak emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanmış olup, aylıklarıyla birlikte makam tazminatı ödenmesine hak kazanamamış olan tabip ve diş tabiplerinden ilgili mevzuatına göre uzman olanlara (17.000) gösterge rakamının, uzman olmayanlara (13.000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda her ay emekli aylıklarıyla birlikte ilave ödeme yapılır.

Birinci fıkra kapsamında yapılacak ödeme, ölenlerin mülga 67 nci maddede belirtilen aylığa müstahak dul ve yetimlerine mülga 68 inci maddede belirtilen oranlar üzerinden ödenir.

Bu madde kapsamında yapılacak ilave ödeme tutarları, ödemeyi izleyen iki ay içinde faturası karşılığında Hazineden tahsil edilir.

Bu madde uyarınca verilecek ilave ödeme, 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesi uyarınca yapılacak ek ödemenin matrahına dâhil edilmez.

Bu madde kapsamında ilave ödemeden yararlanacaklardan, sosyal güvenlik destek primi ödemek suretiyle çalışanlar dâhil herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olarak çalışanların ilave ödemeleri, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ay başından itibaren kesilir. Bu ödemeden yararlanma şartlarını kaybedenler en geç bir ay içinde durumu Sosyal

Güvenlik Kurumuna bildirmekle yükümlüdürler. Zamanında bildirimde bulunmayanlara yapılan ödemeler kanuni faiziyle birlikte geri alınır. Bu fıkra uyarınca ilave ödemeleri kesilenlerin, çalışmalarının sona erdiği tarih yazılı istek tarihi kabul edilerek ilave ödemeleri, çalışmalarının sona erdiği tarihi takip eden ay başından itibaren yeniden ödenmeye başlanır.

Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönem için geçmişe dönük herhangi bir ödeme yapılmaz.”

6. 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin

Birleştirilmesi Hakkında Kanun “Aylığı Bağlayacak Kurum’ başlıklı 8 inci maddesinde, “Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.

Ancak, malullük, ölüm, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa göre yaş haddinden re’sen emekli olma, süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır.” hükmü amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

7. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran özetle, 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen

Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun hükmü çerçevesinde kendisine 5434 sayılı Kanun hükmüne göre emekli aylığı bağlandığını, ancak 26/04/2018 tarihli ve 7146 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi ile 5434 sayılı Kanuna eklenen Ek 84 üncü madde çerçevesinde hekimlere ödenen ilave ödemeden son olarak tabip ve diş tabibi kadro ve pozisyonlarında görev yapmadığından bahisle faydalandırılmadığını belirterek gerekli incelemenin yapılmasını talep etmektedir.

9. Bilindiği üzere, Anayasanın 2 nci maddesinde Devletin temel nitelikleri arasında hukuk devleti ilkesine yer verilmiş olup, hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirlilik”tir. Bu ilkeye göre, hukuki düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi de gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup birey, yasadan, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir. Ayrıca, idarenin işlem tesis ederken hukuka bağlı olması ve hukuk kuralları içinde hareket etmesi hukuk devletinin bir diğer ilkesidir. Bu kapsamda, bir idari işlemin belli bir sebebe dayanması gerekmekte olup, idari işlemin dayanağı olan sebebin açıkça kanunlarda gösterilerek bağlı yetkinin bulunduğu durumlarda idarenin, kanunun koyduğu sınırlar içinde kalması, sebep ve konu yönünden kanun ile belirtilen koşullara uyması gerekir.

(AYM, 17/04/2008 Tarihli, E.2005/5, K.2008/93 sayılı Kararı).

10. İlgili mevzuata bakıldığında, başvuru konusu ilave ödemenin kimlere yapılacağı hususunun 5434 sayılı Kanuna eklenen ek 84 üncü maddede açıkça düzenlendiği, anılan maddenin birinci fıkrası uyarınca 5434 sayılı Kanuna göre tabip veya diş tabibi kadro ve pozisyonları esas alınarak emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanmış olup, aylıklarıyla birlikte makam tazminatı ödenmesine hak kazanamamış olan tabip ve diş tabiplerinin anılan düzenleme kapsamında yer aldığı, dolayısıyla ancak bu kişilere ilave ödeme yapılabileceği, yine söz konusu maddenin beşinci fıkrasına göre, söz konusu madde kapsamında ilave ödemeden yararlanacaklardan, sosyal güvenlik destek primi ödemek suretiyle çalışanlar dâhil herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olarak çalışanların ilave ödemelerinin, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden aybaşından itibaren kesileceği, bir başka ifadeyle emekli aylığı bağlandıktan sonra sosyal güvenlik destek primi ödemek suretiyle çalışanlara ilave ödeme yapılmasının mümkün olmadığı görülmektedir.

11. 5434 sayılı Kanuna göre tabip veya diş tabibi kadro ve pozisyonları esas alınarak emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanmış olanlara ilave ek ödeme yapılması hususuna ilişkin Askerlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede

Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin Genel Gerekçesinde; “… Tabip ve diş hekimi emeklilerine, emekli aylıklarına ilaveten ek bir ödeme yapılması öngörülmektedir. Özellikli tıbbi hizmetlerin belirlenerek ihtiyaca binaen verilmesinin teşvik edilmesi, hizmet arzı kapasitesinin artırılması ve gittikçe daha fazla beceri ve eğitim gerektiren bu işleri yapabilen tabiplerin ek ödeme tavanlarının esnetilmesi amaçlanmaktadır. Diğer taraftan, uluslararası sağlık hizmetlerinin kamu sağlık kuruluşlarında ve üniversite hastanelerinde verilmesini teşvik etmek ve bu alanda hizmet arzı kapasitesini artırmak amacıyla tabipler, tabip öğretim elemanları ile diğer sağlık çalışanlarına iş yükü ve iş güçlüğü de dikkate alınarak ilave ek ödeme yapılması amaçlanmaktadır. Ayrıca Teklif ile insan sağlığı hizmetlerinde çalışan sağlık mesleği mensuplarına, bir yıllık çalışmalarına 60 gün fiili hizmet süresi zammı uygulanması öngörülmektedir…” hususlarının yer aldığı görülmektedir.

12. Söz konusu ilave ödemeyi düzenleyen 4 üncü madde gerekçesinde ise; “Tabip ve diş hekimi emeklilerinin emekli aylıkları, aldıkları eğitimlerle ve yürüttükleri hizmetle mütenasip olmaktan çok uzaktır ve muadillerinin çok gerisindedir. Örneğin, öğretim üyesi, hâkim, subay gibi meslek mensuplarının emekli aylıklarının yaklaşık yarısı kadar emekli aylığı almaktadırlar. Bu sebeplerle tabip ve diş hekimi emeklilerine, emekli aylıklarına ilaveten ek bir ödeme yapılması öngörülmektedir.” hususları belirtilmektedir.

13. Anılan teklifin Plan ve Bütçe Komisyonu’nda; tabip ve diş tabiplerinin ilave aylık almalarını sağlayan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Ek 3 üncü maddesi uyarınca ödenen emeklilik primlerinin tamamı, yine kendilerince ödenmekte olduğundan, Teklifin 4 üncü maddesinde yer alan ilave ödemeyle 5510 sayılı Kanunun Ek 3 üncü madde kapsamında ödenen ilave aylıkların ilişkilendirilmesinin uygun görülmediği, bu kapsamda Teklifin Çerçeve 4 üncü maddesinin; düzenlemeyle getirilen ilave aylık alınmasındaki 5510 sayılı Kanunun ek 3. maddesi uyarınca ilave aylık almama şartının ve buna bağlı hüküm ve ibarelerin madde metninden çıkarılmasını teminen değiştirilmesi suretiyle kabul edildiği görülmektedir.

14. Somut olayda, başvuranın 14/04/1988 tarihinde tabip unvanıyla 5510 sayılı Kanunun 4/l-(c) bendi kapsamında göreve başladığı, 16/01/2014 tarihinde çekilmiş sayılarak görevinden ayrıldığı, son olarak 5510 sayılı Kanunun 4/1-(a) bendi kapsamında çalışan başvuranın 22/04/2015 tarihinde çalışmasını sonlandırarak tarafına emekli aylığı bağlanması talebi üzerine, mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi hükümlerine göre son 7 yılı içinde hizmet süresi en fazla 4/1-(c) bendi kapsamında geçtiğinden ve 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olduğundan, 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre 01/05/2015 tarihinden itibaren tarafına doktor unvanına ilişkin belirlenmiş olan emeklilik unsurları esas alınarak 1 inci derece 4 üncü kademe intibakı +3600 ek gösterge rakamı üzerinden emekli aylığı bağlandığı, 7146 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi ile 5434 sayılı Kanuna eklenen Ek 84 üncü madde çerçevesinde hekimlere ödenen ilave ödemeden faydalanmak için Sosyal

Güvenlik Kurumuna başvurduğu, ancak son olarak tabip ve diş tabibi kadro ve pozisyonlarında görev yapmadığından bahisle talebinin reddedildiği görülmüştür.

15. Başvuru konusuna ilişkin gerekli değerlendirmenin yapılabilmesini teminen 7146 sayılı

Kanun ile 5434 sayılı Kanuna eklenen Ek 84 üncü maddesi hükmüne bakıldığında, söz konusu mevzuat hükmünde 5510 sayılı Kanunun 4/1-a bendine tabi sigortalı çalışmakta iken emekliye ayrılan tabip/uzman tabiplerin 5434 sayılı Kanunun Ek 84 üncü maddesi uyarınca ek ödemeden yararlanamayacağına dair bir düzenlemenin ve kısıtlamanın bulunmadığı açıkça görülmektedir. Hal böyleyken başvuranın son olarak tabip ve diş tabibi kadro ve pozisyonlarında görev yapmadığından bahisle ilave ödemeden yararlandırılmamasının hukuki belirlilik ilkesiyle bağdaşmayacağı ortadadır.

16. Ayrıca daha önceki paragraflarda da değinildiği üzere, 7146 sayılı Kanun ile 5434 sayılı

Kanuna eklenen Ek 84 üncü maddesinde yapılması öngörülen ilave ödemenin, 5434 sayılı

Kanuna göre tabip veya diş tabibi kadro ve pozisyonları esas alınarak emekli olanların, emekli aylıklarının iyileştirilmesi, hizmet arzı kapasitesinin artırılması sağlık hizmetlerinin kamu sağlık kuruluşlarında ve üniversite hastanelerinde verilmesini teşvik etmek ve bu alanda hizmet arzı kapasitesini artırmak amacıyla getirildiği dikkate alındığında uzun yıllar kamu sağlık kuruluşlarında tabip olarak görev yapan ve kendisine 5434 sayılı Kanun kapsamında emekli aylığı bağlanan başvuranın, son olarak tabip ve diş tabibi kadro ve pozisyonlarında görev yapmadığından bahisle 5434 sayılı Kanunun Ek 84 üncü maddesi ile getirilen ilave ödemeden faydalandırılmamasının hukuk devletinin gereği olan “hakkaniyet ilkesi”ne de ters düşeceği değerlendirilmiştir.

17. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, hizmet birleştirmesi yoluyla

5434 sayılı Kanun kapsamında kendisine emekli aylığı bağlanan başvuranın, son olarak tabip

ve diş tabibi kadro ve pozisyonlarında görev yapmadığından bahisle 5434 sayılı Kanunun Ek

84 üncü maddesi ile getirilen ilave ödemeden faydalandırılmaması işleminin hukuka ve

hakkaniyete uygun olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin

Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

19. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Muğla İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuranın, 5434 sayılı Kanunun Ek 84 üncü maddesi ile getirilen ilave ödemeden faydalandırılması hususunda SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası

uyarınca, Sosyal Güvenlik Kurumunca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA

TEBLİĞİNE;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi